Bugünden 1930'a 5.353.610 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»
Yazarlar
Sayfalar

SAYFA CUMHURİYET 20 EKİM 2013 PAZAR 4 HABERLER GÖKÇEK ALAY ETTİ Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin gece baskınıyla yaptığı katliam hava aydınlanınca ortaya çıktı. Belediye Başkanı Melih Gökçek ise Twitter’dan yaptığı açıklamada, “Dün (önceki) gece arkadaşlar bana da sürpriz yapmışlar. Bir gecede ODTÜ yolunu açmışlar” dedi. ‘Giyotin’e Dair Sevgili, Le Monde’da yayımlanan belgeyi değerli yazar dostum Atila Alpöge getirdi. Belge, 9 Eylül 1977 yılında Marsilya’da kafası giyotin ile kesilerek idam edilen Hamida Candubi’nin infazında bulunan o dönem Marsilya’nın en kıdemli sorgu yargıcı olan Monique Mabelly’nin, sıcağı sıcağına tuttuğu notlar. Yargıç Mabelly’nin geçen yıl ölümünden sonra notlar, oğlunun eline geçiyor, o da 1981 yılında, François Mitterrand’ın adalet bakanı iken, idam cezasının kaldırılmasına önayak olan hukukçu Badinter’e iletiyor metni, idam cezasına karşı bir ömür mücadele vermiş bu hukuk adamı da, gazetede yayımlatıyor. Bayan Mabelly, o sırada bilmiyordu, ama tanıklık ettiği idam, Fransa’daki infaz edilmiş son ölüm cezasıydı. Gerçi idam 9 Ekim 1981’de kaldırılacak fakat 1977’den 1981’e kadar da ölüm cezaları uygulanmayacaktı. Sorgu yargıcı Mabelly, Hamida Candubi’nin idamına tanıklık ederken, bir ara kusmamak için kendini zor tuttuğu, bütün içini sessiz soğuk bir öfkenin kapladığını yazıyor. Çok ilginçtir. Albert Camus de, bu idam ile ilgili eserine babasıyla ilgili bir anısını naklederek başlıyor. Camus’nün anlattığına göre, 1914 savaşından az önce, çok vahşi bir şekilde bir çiftçi ailesini çocuklarıyla birlikte öldürdüğü için Cezayir’de idama mahkum edilen katilin infazında hazır bulunmak isteyen babası, eve döndükten sonra odasına kapanmış, kusmuş, daha sonra da o sabah gördüklerinden kimseye söz etmemiştir. HHH Giyotin ile ilgili bir öykü daha var ki, insandaki dehşet duygusunu daha da artırıyor. Kimya biliminin babası, büyük bilim adamı Lavoisier, Fransız Devrimi terör döneminde, idama mahkum edilir. Kafasının kesileceği günün arifesinde, dostu yine bilim adamı matematikçi Legrange’ı hapishaneye çağırır ona şunları söyler: Ben yarın ölüyorum. Ama bir noktayı çok merak ediyorum. Acaba kafa kesildikten sonra da beyin bir süre daha çalışmaya devam ediyor mu? Sorusundan sonra, ekler: Ben idam edilirken, gel ve iyice bak! Kafam sepete düştükten sonra gözlerimi iki kez kırparsam, anla ki, kafa kesildikten sonra da beyin bir süre daha çalışıyor. Legrange dostunun isteğini yerine getirir ve Lavoisier’nin, kafası sepete düştükten sonra gözlerinin iki kere kırpıldığını, dehşet içinde görür. Giyotinde can veren birçok değerli kişi arasında bulunan İstanbul doğumlu şair Andre Chenier ise, giyotine giderken şöyle haykıracaktı: Kesmeye hazırlandığınız bu kafada daha çok iş var! HHH Ne gariptir ki, Fransa’da, ayrıca bazı eski sömürgelerinde ve de bir süre Almanya’da idam cezalarının infazında kullanılan giyotin aletinin mucidi Dr. Joseph Ignace Guillotin, aslında ölüm cezasına karşı bir kişiydi. İcat ettiği alet ilk kez 1792’de bir hırsızın idamında kullanılan Guillotin’i adıyla anılan aleti tasarlamaya iten neden, infazın daha az acı verecek daha “insani” biçimde yapılması kaygısı olmuştu. Ölüm cezasına karşı olan insancıl doktorun buluşu ne gariptir ki, daha sonra kendi adıyla anılmaya başlanmıştır. Giyotin ile ilgili bir başka ilginç öykü de, bizzat Doktor Guillotin’in giyotin altında can vermiş olmasıdır. Gerçi bu iddia doğrudur, ama Guillotin ile can veren Dr. Guillotin Parisli Joseph Ignace değil, Lyonlu J.M.V, Guillotin’dir. Joseph Ignace Guillotin ise 1814’te yatağında ölmüştür. Bir başka ilginç nokta da, giyotinin tarihe karıştığı 9 Ekim 1981 günü idamın kaldırılması millet meclisi önünde görüşülürken, (ilk teşebbüs 1907’de Jean Jaures tarafından yapılmış, ama başarısız olmuştur) Le Figaro’nun yaptığı ankette Fransızların yüzde 62’si idama taraftarken, yalnızca yüzde 33’ünün karşı çıkmış olmasıdır. Ankara Büyükşehir Belediyesi ekipleri ODTÜ’de binlerce ağacı kesti. Bir tarih yol oldu Bir gecede orman kıyımı ALİCAN ULUDAĞ/MERT TAŞÇILAR ANKARA Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin önceki gece tarihi ODTÜ ormanına yaptığı baskının sonuçları dün ortaya çıktı. Binlerce ağaç kesilirken ormanın içinde yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda, 50 metre genişliğinde düz ve çamur bir arazi oluştu. ODTÜ’lü eylemciler kampusta ve 100. Yıl Mahallesi’nde toplanarak açılan yolda yürüdü ve katliamı protesto etti. Katliam sonrası kesilen bazı ağaçları ormandan çıkaran eylemciler, yanlarında getirdikleri fidanları da yola dikti. Belediye Başkanı Melih Gökçek ise Twitter’dan yaptığı açıklamada, “Dün (önceki) gece arkadaşlar bana da sürpriz yapmışlar. Bir gecede ODTÜ yolunu açmışlar” dedi. Günlerdir kamuoyunda tartışmalara neden olan ODTÜ ormanından geçecek otoban inşaatı için önceki gece yaşanan belediye baskını protesto edildi. ODTÜ yurtlarında ve 100. Yıl Mahallesi’nde toplanan öğrenciler ve mahalle sakinleri ellerine fidan, kürek ve kazmaları alarak yürüyüşe geçti. Yurtlarda toplanan öğrenciler üzerinde Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Arslan’ın fotoğraflarının bulunduğu ve “O ağaçları dikenleredir hınçları” yazılı pankart taşıdı. Öğrenciler, “Kes bakalım, kes bakalım, ağaçları kes bakalım. Kamyonu bırak, dozeri bırak, delikanlı kim bakalım”, “Her yer ODTÜ, her yer direniş”, “Gökçek elini ODTÜ’den çek”, “Gökçek yolun yol değil” sloganları attı. Açılan yolun A4 kapı noktasında buluşan grup, buradan Eskişehir Yolu tarafına doğru yürüdü. Yağmur altında yapılan yürüyüş devam ederken etrafı kesilen ağaçların yayılan kokusu sardı. Parçalanmış kökler eyleme katılanları isyan ettirdi. Yolun sonuna gelen eylemciler, ormanın içinde kesilerek atılan iki tane çam ağacını buradan omuzlayarak ortaya çıkardı. Eylemciler, daha sonra yanlarında getirdikleri fidanları toprağa dikti. Fidan dikim işlemine CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka da katıldı. Nazlıaka, İstanbul’dan gönderildiğini söylediği bir çam fidanını da eylemcilere teslim etti. Öğrenciler bir gece önce ağaçların söküldüğü yol inşaatına yaklaşık 10 fidan dikti. Eylem boyunca bir polis helikopteri de havadan yürüyüşü izledi. Polis itirazı kabul etmedi ODTÜ’den baskınla ilgili bir açıklama yapıldı. Açıklamada inşaatın hukuksuz olduğu dile getirilirken yapılan şikâyete karşın polis şiddetine kayıtsız kalındığı dile getirildi. Açıklamada şunlar kaydedildi: “İzinsiz olarak yerleşkeye girildiği ve yasadışı bir şekilde ODTÜ’nün mülkiyetinde bulunan ağaçların kaldırıldığı 10 Nisan Polis Merkezi’ne birkaç kez telefonla bildirilmiş; inşaatın ve ağaç kaldırma işleminin engellenmesi için yazılı olarak da başvurulmuştur. Ancak, Polis Merkezi yetkilileri bir önlem almamış ve yazılı başvuruyu da kabul etmemiştir. Yapılan müdahalenin yasal olmadığı, eşzamanlı olarak Belediye İnşaat Ekip Şefine de bildirilmiş, bu kişinin de yazılı tebligatı almayı reddettiği tutanak altına alınmıştır. Ancak, belediye ekiplerinin faaliyetleri sabah 06.30’a kadar sürmüştür.” AKADEMİSYEN SEMİH BİLGEN: Her fidan yeniden dikilecek Fidan dikiminin ardından ODTÜ öğrencileri adına akademisyen Semih Bilgen açıklama yaptı. ODTÜ Öğretim Üyesi Semih Bilgen, bir gecede bütün işi bitirmek adına binlerce ağacın katledildiğini söyledi. Buna tepki gösteren öğrencilerin ve mahalle halkına polis şiddetiyle yanıt verildiğini dile getiren Bilgen, “Bunlar da yetmezmiş gibi eli sopalı paralı askerler, ODTÜ Mezunlar Derneği üyelerine küfürler, tehdit ve taşla saldırdılar. Üstelik burası, üniversiteden 49 yıllığına yapişletdevret modeli ile kiralanmış ve özel mülkiyet kimliği olan bir yerdir. Bu araziye hiçbir bildirim ve görüş alınmadan girilmiştir. Dün gece (önceki gece) yaşanan bu ağaç katliamı kabul edilemez bir durumdur. ODTÜ tarihi ve geleneğinin ayrılmaz bir parçası olan orman, öğrencilerin, çalışanların ve akademisyenlerin emeğiyle var olmuş, Ankara halkına armağan edilmiştir. Dün yaşanan ağaç katliamı yalnızca ODTÜ’ye değil tüm Ankara halkının değerlerine yapılan bir saldırıdır. Halkın görüşlerine değer vermeyen Büyükşehir Belediyesi bu değerleri umursamadığını bir kez daha göstermiştir. Tüm bu saldırılara karşı ODTÜ bileşenleri olarak bozkırı yeşertmeyi bildiğimiz gibi katledilen bu alanları yeniden halka kazandırmak için çalışmayı bir an bile bırakmayacağız. Gerekirse her bir fidanı yeniden dikeceğiz” dedi. ‘Gökçek yolun yol değil’ Katliam sonrası kesilen bazı ağaçları ormandan çıkaran eylemciler, yanlarında getirdikleri fidanları da yola dikti. (Fotoğraflar: MERT TAŞÇILAR / Ajanslar) Kesimi görüntülemek isteyen gazeteciler ve yurttaşlar tartaklandı, taşlandı Eli sopalı işçiler işbaşında! MERT TAŞÇILAR ANKARA ODTÜ ormanı önceki gece yüzlerce belediye işçisi ve onlarca kamyon, kepçe, dozer ve iş makinesiyle düzleştirildi. İnşaat sahasının 500 metre yakınına kadar basın mensupları dahil kimse alınmadı. Belediye işçileri gelen gazetecileri tartaklayarak uzaklaştırdı. İçeriden bilgi almak isteyen basın mensuplarının sorularına ellerinde sopa olan bazı işçiler, “Bilmiyoruz kardeş. Bir şey bilmiyoruz. Hadi s..tir git buradan” diyerek yanıt verdi. İnşaatın başka bir bölümünde ise ağaç kesimlerinden görüntü almaya çalışan yurttaşlar işçiler tarafından taşlandı. Çalışma alanına gizlice girildiğinde ise ODTÜ ormanının içerisinde yaklaşık 50 metre genişliğinde düzlük açıldığı görüldü. ODTÜ’lü akademisyenler, plana göre 1.8 kilometre uzunluğunda olacak düzlükte onlarca ağaç bulunduğunu dile getirdi. ODTÜ Vişnelik tesislerinden ağaç kesimlerini izleyen ODTÜ’lü akademisyenlere polis biber gazıyla müdahale etti. Müdahale sırasında bir kadın akademisyen ODTÜ ormanının içerisinde yaklaşık 50 metre genişliğinde düzlük açıldı. çesiyle ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar, Ankara Valisi Alaaddin Yüksel’i aradı. İnşaatın durdurulmasını isteyen Acar’a Vali Yüksel, geri döneceğini söyledi. Edinilen bilgiye göre Vali Yüksel, Acar’ı yeniden bilgilendirmedi. ODTÜ Mezunları Derneği ise savcılığa başvurarak inşaatın hukuksuz olduğunu dile getirdi. Ağaçların kesildiğinin duyulmasının ardından CHP’li vekiller Aykut Erdoğdu, İlhan Cihaner ve Aylin Nazlıaka olay yerine geldi. CHP’li vekiller gece geç saatlere kadar arazide kaldı. emek Büyükşehir Belediyesi’nden! Öte yandan çalışmalar nedeniyle çıkacak çatışma ihtimaline karşı bölgeye yüzlerce çevik kuvvet polisi ve sivil polis sevk edildi. 6 TOMA ve 10 Akrep de inşaat çalışmalarını korudu. Hukuksuz olduğu belirtilen inşaat çalışmasını polislerin koruması hem ODTÜ öğrencileri hem de inşaatın bulunduğu 100. Yıl Mahallesi sakinleri tarafından tepkiyle karşılandı. Polisin yemeği ise bölgeye gönderilen bir Büyükşehir Belediyesi aracı tarafından sağlandı. Y ayağından yaralandı. O anların tanığı Kamil Kancıoğlu, yaşananları şu sözlerle aktardı: “Saat 9 civarında haber vermeden 40’dan fazla kamyon, greyder, iş makineleri geldiler. Çitleri yıkarak araziye girdiler. Şu anda benim gördüğüm yüzlerce ağaç söktüler. Eli sopalı işçiler de burada bekliyor. Biz ise olayı izlemek için toplanmıştık. Anons yapılmadan gaz atıldı. Bir akademisyen arkadaşımız ayağından yaralandı. Basın mensuplarını olay yerine almıyorlar. Bir gazeteciyi darp ettiler. Olay yerine yalnızca Beyaz TV’yi aldılar.” İnşaatın hukuksuz olduğu gerek Rektör Vali’yi aradı
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog