Bugünden 1930'a 5,459,040 adet makale



Katalog


«
»

Çarşamba 8 Ağustos 2018 8 haber EDİTÖR: SERKAN OZAN CHP’nin intiharı (mı?) Parmak hesabında yanlış yapmadıysam 24 Haziran’ın üstünden topu topu 45 gün geçti. 24 Haziran sabahını hatırlayın. Bizim mahallede farklı rüzgârlar esiyordu. Kimileri (çok sayıda kimileri) “Bitti bu iş. Güle güle AKP Reis’i; hoş geldin Muharrem İnce” türküleri çığırıyordu. O kadar iyimser olmayanlar “Kazanılır ya da kıl payı kaybedilir, ancak şu bir gerçek: Muhalefet üstündeki ölü toprağını silkip attı. Bu demokrasi için ve umutlanmak için esaslı bir nedendir” demekteydiler. Şimdi bir de 24 Haziran gecesini hatırlayın. “Bitti bu iş” diyenler derin bir düş kırıklığı yaşadılar ve “Hile yapıldı, oylar çalındı” cümlelerinde teselli bulmaya çabaladılar. “Sonuç ne olursa olsun, muhalefet canlandı. Başta CHP, Kemalistler, sosyal demokratlar, sosyalistler silkindi” diyenler ise o gece CHP’nin üstüne çöken yürek burkucu suskunluktan tedirgin oldular. Tedirginliğin boşuna olmadığı izleyen günlerde daha da belirginlik kazandı. Ana muhalefet partisi olarak belirgin bir ağırlık taşıyan CHP kendi içine döndü ve parti seçim yenilgisinden çok daha derin, çok daha yıkıcı bir iç çekişmenin içine yuvarlandı. Muharrem İnce seçim kampanyası boyunca, başta CHP tabanı olmak üzere aldığı hiç de küçümsenemeyecek kitle desteğini inanılmaz bir hızla tüketti, yitirdi. Kendini nasıl savunursa savunsun, parti içindeki çıkışı “Cumhurbaşkanı seçilemedim bari CHP’ye başkan olayım” diye özetlenebilecek bir rotaya girdi. “Genel Başkanıma karşı aday olmam. Amaaaa...” diye başlayan bir cümle kurdu ve arkasını getirdi: Ama örgüt isterse... Bu, genel başkanlık yarışı başlattığının diplomatik bir dille ilan edilmesiydi. HHH Nasıl gözden kaçırılabilir? Seçim gecesinden itibaren ülke, Cumhuriyet tarihinin en derin bunalımının içine düşmüştü. Sistem filan değil rejim değişmişti. Bu koşullarda aralarındaki derin ya da sığ, büyük ya da küçük farklılıkları bir yana bırakıp demokrasiyi, özgürlükleri, parlamenter demokrasiyi savunmak gibi tarihsel bir görev yüküyle karşı karşıya olan muhalefetin en büyük halkası CHP “Kılıçdaroğlu gitsin İnce gelsin. Yok yok, Kılıçdaroğlu kalsın”dan ibaret bir tercih tuzağının içine yuvarlandı. Yazık. CHP’ye değil, demokrasiye, özgürlüklere, parlamenter demokrasiye yazık. Nitekim AKP Reisi ve partisi “köpeksiz köyde değneksiz dolaşabilme” fırsatı buldu ve fırsatı kaçırmadı. Ülkeyi ekonomik, ancak salt ekonomik değil demokratik ve siyasal bir uçuruma sürükleme pahasına yeni rejim adım adım örülüyor. Kimilerinde öfke patladı. Kimileri çaresizliğin bunaltısına düştü. Kimilerinde siyasetten uzaklaşma, olup biteni umursamazlık kol gezmeye başladı. Bu sürüyor ve tırmanarak sürüyor. Evet, öne alınmazsa yedi ay sonra yerel seçimler var. Evet, burada AKP ve Reisi’ne özellikle büyük kentlerde tattırılacak bir yenilginin siyasal ve psikolojik değeri büyük. Ancak sorun bundan ibaret değil. Hiç değil. CHP’nin sorunu ve geleceği yerel seçim sonuçlarıyla bağlı değil. En azından delege düzeyinde ortasından bölünmüş bir partinin yerel seçimlerde başarı kazanabilmesi çok zor. Diyelim yerel seçimden CHP başarılı çıktı ya da başarısız kaldı. Artık bu önemli değil. Bir daha: CHP’nin sorunu bundan çok daha derin. Görünen o ki CHP istese de istemese de siyasal, ideolojik ve programatik bağlamda değişmek, dönüşmek ve ayrışmak zorunda. Bu zorunluluk kişilerden bağımsız bir siyasal gerçek. Kader değil gerçek. CHP bu dönüşümü, değişimi, ayrışmayı başarabilecek mi? Sorunun cevabını gazeteciler, CHP dışından analizler yapanlar değil CHP’nin bizzat kendisi verecek. Aklımın erdiği şu: CHP bu eşiği tüzük maddeleri, kişiler üstünden, yani makyaj tazeleme ile aşmayı tercih ederse bu onun kaçınılmaz intiharı olur... Göreceğiz... KESK’den komşuya dayanışma ziyareti KESK İstanbul Şubeleri Platformu, orman yangınlarında 96 kişinin yaşamını yitirdiği Yunanistan’a dayanışma ziyaretinde bulundu. Eğitim Sen İstanbul 3 No’lu Şubesi’nde düzenlenen basın toplantısında ziyarete ilişkin bilgi veren, KESK İstanbul Şubeler Platformu yürütme sözcüsü Erdal Güzel, böylesi zor dönemlerin el ele vererek ve dayanışmayla aşılabileceğini söyledi. Güzel, “Küresel kapitalizmin, maksimum kâr için tüm ekolojiyi, tüm insanlığı tehdit ettiği gerçeğini bir kez daha gözlemledik. Mati’de yaşananlar, tarım arazilerinin sanayiye açılması, şehirlerin betonlaşması, artan sera gazları ile yaşanan iklim değişiklikleri sonucu sel, yangın gibi afetlerin insanlığı tehdit ettiğinin acı tecrübesidir” diye konuştu. l İSTANBUL / Cumhuriyet Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin Enis Berberoğlu’yla Kararı Üzerine Düşünceler Haksızlık giderilmeli Prof. Dr. FAZIL SAĞLAM Emekli Anayasa Mahkemesi Üyesi fazil@saglam.biz Adı geçen kararı okuyup üzerinde değerlendirme yapmak üzere çalışırken Kemal Gözler’in, kitabının 2018 baskısı için hazırladığı aynı konudaki kısa yazısı bana ulaştı. Yazıda, milletvekili do kunulmazlığı kurumunun hukuki ni teliği ön plana çıkarılarak Yargıtay’ca yapılan yorumun bu nitelikle bağ daştırılamayacağı sonucuna varıl mıştı. Bu kısa yazıda özetle şu gö rüşlere yer veriliyor: “Yasama dokunulmazlığı sürekli değil, geçici niteliktedir. Milletvekilli ği sona erince, yasama dokunulmaz lığı da kendiliğinden sona erer. Ke za yasama dokunulmazlığını doğuran olay “seçim”dir. Yani bir kişinin ya sama dokunulmazlığına sahip olma sının sebebi onun milletvekili olarak seçilmesidir. Ne kadar seçim var ise, o kadar yasama dokunulmazlığı var dır. Her seçim, devam eden yasama dokunulmazlıklarını sıfırlar ve yenile rini başlatır. ... … Geçici 20’nci maddenin kapsa dçrdnbdrtdtdksiymgkzsy2knBnmnlsm2kYmBmimiçşaıuıaiaueuiareaiiu76uoeıioeooallnyeaainnğrriııiıa.A…mimnslbnn,şrnnnrl’’lmrninğskodDişkmmhınnldAşegayyuueabi2adduydiryrkıgoaakenalcckaebnarıByuuoalpll2i0aanüeeeothataommesnlgyiiıirraııallmürmrlzz6l2utnakyurdaanıanaçrıeyyel.eMgyügycnllamaasn’uıau7lişıınrkmnoeaa,aillmndsğ…ğğeneaktdblzziıksmaOnk’uamlyrssrisübkğcençııııellr’yaao.ailunnlaııuayk’aaatbaçnri”mmnuğkıiinaeıctnaeamsrElıruzıılln’smmvmoeuimlksdsnamdıraniinsnmaaasloakanğmşeylılağlealtödaliğauıaaarıa2a,ttüamslasredkakenlğydbeiıaüıomnndiötnınd0nlBısdanziloziraıadda,dvlmraılelralnetnılımi1eığcl’oaıararsmeadebbrıööbae,oypnikmgkaiesıtı6.slmaadkrsrloşdnaialönnyaetvk,aamldenaemaraieC.uamaizobrnaesueeoalyt.atçyolh,i.rlraaiekaıdlaızsıaainieKr,ğhmıs.kelyintahı3eıağiaallnkriiearsnen,Knlıamrratnrdlşoiaellıyrdeiektasn”mkleyyaen’ıddeyatm“daKaoddmonükıAlo,uroydoiivuralş.gr2TGbaiimdysyrpumiımszusşmdyBl0eucaBikaeaagemyptekrgao1usayiaemlrnukşMiçgsubaeaaçdsk5aekukklıkrilatlulzMiniamdaaku,alrcakanalyairltmaneuiasılnnalbkiynenamurdçrtmcıaıiıımyöccy(cğtlalmirlrı,anFemeyiasmkaaiüiüıızllkaşnydakıGG3gdnğeelmledıamnhalyıaymışzmea)eşıkialeçöeynbırdaralıpoatnalBzlnniıeaçltr.aageyibkıbdnaecüdslaSrouraaossiidşıeticacdurg.ğliaanşiııarçeıbüdrnlriıkianmeeBamhvlnmğlğ:iaiıyeeın2iieçanknmeşürrkluoıls0aıdat,iıçdkkunirn,aıÖ.mnnkmaaaiyorkmnibzdang,nrirüüuafmaTubıbi,nnukdleuöuaas,diymdnznn.kgmAakmlsillhbyndhkBTyrAlyiBmrğml9eecleeeıunıııuekiureüoaionluiuanıü2ualşniaaydattttnn.üaaelllşllmkrnvkiiyurarkalfeşşaadsıkdkaıMkBBdHuyrkövikığekngiyedrykbkcynoaMolnndeeoBadişKdyıBaıaeraıaeyarudneaoniamlnrlmmlktvrella)keaşraeekseuidütnmeeluscdiakedkdlauiadlsakşnlarlarrşdadyrleiobalruletaaaltBımasşnidıiitndkeamdnimzğtnünsalyniisnıtannr,ytluvğmralel.üeıeiıııkeduışgmayıl.ş”dubno’rMn’abeniğrnıinnTnvştnııkareesam“lülyminMvuytKlıım;memr8,d’üSaAlebaı’BşçnaayeazaelğnaAaoa3Crdacevidiirıadmaeaurak,tvlıronaklvicm’ndlıdkeaishouiyznaesiük,nuılelisaıibaruaılalnaztısmllyanieıcnieiehsurıari.a;i işlevini de yerine getirebilir. nen olguların anayasanın 83/2. maddesinin düzenlediği haller arasında IGG. eeKrnaeerklaçNreıonsriT:meÖmİzlieeşllkisi yer aldığını ileri sürmek mümkün değildir. Burada tek irtibatlı nokta, anayasanın 83/2.maddesinde yer alan “Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclis’in kararı olmadıkça tutula maz, sorguya çekilemez, tutuklana Yargıtay kararının temel gerekçe maz ve yargılanamaz” içerikli kura si geçici 20. maddenin 83/2. mad lın, yukarıda geçici madde metnin de karşısında özel hüküm niteliği ta de vurguladığımız “bu dosyalar bakı şımasıdır. Mahkemeye göre, Geçi mından” ibaresinin de açıkça göster ci 20. maddenin öngördüğü global diği gibi, yalnızca “20. madde kapsa çözüm, bu niteliği ile 83/2. madde mına giren dosyalar bakımından” uy ye göre, dokunulmazlığın her bir mil gulama dışı tutulmuş olmasıdır. Bu letvekili için ayrı ayrı işleme konulma bağlantı ise özelgenel norm ilişkisi sını öngören düzenlemenin yerini al ni değil, “Seçimden önce veya sonra maktadır. bir suç işlediği ileri sürülen bir millet 1) Bu bakış açısının geçerli olabil vekili, Meclis’in kararı olmadıkça tutu mesi için her şeyden önce özel ge lamaz, sorguya çekilemez, tutuklana nel ilişkisi bulunduğu ileri sürülen iki maz ve yargılanamaz.” kuralının uy normun zaman bakımından maddi gulanmasına getirilen geçici ve sınırlı yasa kavramında aranan sürekliliğe bir istisnayı ifade eder. sahip olması gerekir. Bu kurallardan biri sürekli, diğeri geçici ise, burada özel – genel norm ilişkisinden söz etmek yorum konusunda hatalı sonuçlara götürür. IDI.aİrsYtiosnruamKluarnaırlları 2) Ama bir an için bu belirleyici farklılığı görmezden gelsek bile, aca ba Yargıtay’ın özelgenel norm ilişki Bu ayırımın yorum kuralları bakı si içinde gördüğü iki kural bu nitelikte mından en önemli yanı, hukukta istis midir? Önce bunun ortaya konulması na kurallarının dar yorumlanması zo gerekir. Genel hukuk öğretisine göre, runluğudur. (Kemal Gözler, “Yorum iki hukuk normu arasında özelgenel İlkeleri”: Anayasa Hukukunda Yorum ilişkisinin doğabilmesi için, özel nor ve Norm Somutlaşması”, TBB Yayı mun uygulama alanının genel norm nı Ankara 2012, s. 50 vd). Oysa Mah tarafından kapsanması, başka bir de keme yorum yoluyla geçici bir istisna yişle özel normun düzenlediği bü kuralına anayasada yer almayan ve tün hallerin, aynı zamanda genel nor anayasa koyucu tarafından da amaç mun düzenlediği haller arasında yer lanmayan bir genişlik ve süreklilik ka alması gerekir. Özel normun vakıalar zandırmıştır. Bu yaklaşım yukarıda bütünü (Tatbestand) genel normun açıklanandan da vahim bir hukuksal tüm özelliklerini kendinde topladıktan hatadır. Çünkü geçici maddenin uy başka, en az bir ek özelliğe daha sa gulama kapsamı, başka bir deyişle hip ise, bu iki norm arasında özelge kuralının hangi dosyalarla ilgili olarak nel ilişkisi kurulmuştur. Bu durumda uygulanmayacağı, maddede yorum özel norm genel normun yerini alır ve gerektirmeyecek bir açıklıkta vurgu Yargıtay 16. Dairesi, Enis Berberoğlu hakkındaki davanın yeniden milletvekili seçildiği için durması ve Berberoğlu’nun tahliye edilmesi için yapılan başvuruyu reddetmişti. Bu karar üzerine Berberoğlu’nun avukatları, Yargıtay 17. Dairesi’ne itirazda bulunmuştu. Yargıtay 17. Dairesi’nin kararını önümüzdeki günlerde açıklaması bekleniyor. turma ve kovuşturma, Meclis’in yeniden dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır.” (AY m.83/4). “Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.” (AY m.11/1). Mahkeme, anayasa kurallarının bağlayıcılığını “zaruret” gibi sübjektif bir görüşle bertaraf ederse, o zaman bu zaruretin nereden kaynaklandığını sormak da her hukukçunun hakkı olur. Kaldı ki anayasanın 83/3. maddesi de sistematik yorum gereği göz önünde tutulması gereken bir başka kural içermektedir: “Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi hakkında, seçiminden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır; üyelik süresince zamanaşımı işlemez.” Olayda ilgilinin durumunun “ağır cezayı gerektiren suçüstü hali” veya “Anayasanın 14. maddesiyle ilgili durumlar” gibi istisnalar kapsamında olmadığı kararda oybirliği ile benimsendiğine göre, dava mahkumiyetle sonuçlansa bile, ceza hükmünün yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılacak, dolayısıyla ilgilinin herhalükârda tahliye edilmesi gerekecektir. KBIVüu.trAüannllalaüryğıanüsınaAçısından lanmıştır. Bu istisnayı, yeni bir seçim Anayasa kuralları, aralarında alt le yeniden kazanılmış bir dokunul üst ilişkisi olmayan bir bütünü ifade mazlığa yaymak, istisnaların dar yo eder. Anayasanın bütünlüğü, Anaya rumlanacağına ilişkin yorum kuralına sa Hukuku’na özgü temel yorum ku açıkça aykırıdır. rallarının başında gelir. Birbiriyle çeli KDIIIue.ğrKaellarlalserinkı dAyiçorımrsuıenmdan şen anayasa kuralları, her birine optimal anayasal etki sağlayacak bir denge gözetilerek yorumlanır. Bu yorumda, belli bir çıkar ya da değerin diğerine tercih edilmesine yol açacak bir tartı yapılmaz. Aksine, çatışan anayasa normlarından birini diğerine feda et meden, her birine optimal etki sağla Lafzi (sözel), genetik (tarihi), sistema yacak çözümler aranır. Anayasa Mah tik ve amaçsal yorum olarak gündeme kememiz AKP’ye yönelik kapatma da gelen klasik yorum kuralları bir bütün vasında bu ilkenin güzel bir örneğini dür. Aralarında hiyerarşik bir ilişki yok vermiştir. Bu davada demokrasi ile la tur. Bu bütünlük bir yana, Yargıtay ka iklik arasında zorunlu bir ilişkinin var rarını bu yorum kurallarının hiçbiri ile lığından söz edilmekte ve anayasanın bağdaştırmak mümkün değildir: 68/4. maddesinde yer alan yasakların 1) Kararda sözel yoruma hiç itibar “yalnızca laikliğe veya demokrasi ilkesi edilmemiş, geçici, istisnai ve sınırlı kap ne değil, ‘demokratik ve laik cumhu samda bir maddeden anayasanın bu riyet’ ilkesine aykırı olamayacağı, (do alandaki asıl maddelerini dışlayan ade layısıyla) her iki kavramın birlikte Tür ta sürekli bir madde yaratılmıştır. kiye Cumhuriyeti’nin niteliğini somut 2) Bizim “genetik yorum” olarak ad laştırdığı” vurgulanmaktadır. Böyle landırdığımız tari ce AYM, “Türkiye’de hi yorum, madde demokrasinin laikliğe nin oluşum sürecini gözönünde tutar. Bu husus kara Yasama dokunulmazlığı, seçilme hakkının ya da cumhuriyete feda edildiği” yönündeki iddiaları çürüten rın karşı oy yazısında kanun gerekçesinden alıntılar ya vazgeçilmez bir parçasıdır. Seçilme bir yaklaşım sergilemiş olmaktadır. Ne var ki Yar pılmak ve Adalet hakkının bir başka gıtay 16. Hukuk Bakanı ile Anayasa ve Adalet Karma Komisyonu Başka vazgeçilmezi seçme hakkıdır. Demokrasinin Dairesi’nin inceleme konusu kararı anayasa normlarıy nının açıklamaları temel unsurlarından olan la doğrudan ilgili ol na yer verilmek suretiyle somut bir biçimde örneklen bu hakları yok sayan bir yorum tarzının hukuk masına rağmen, kararda pratik uyuşum ilkesinin izini bul mektedir. Bunlardan en açık olanı, Anayasa ve Adalet Karma Komisyonu devletinde ve anayasal demokraside yeri yoktur. Hele bu tür anayasal mak mümkün değildir. Oysa somut olayda bu ilke gözetilmeden verilecek Başkanı’nın açıklamalarıdır. Bunu özetlemekle yetiniyoruz: “Anayasanın hakları, amacı pratik bir çözüm getirmek olarak açıklanan geçici ve her türlü karar, anayasa hukuku açısından havada kalmaya mahkumdur. 83/4.maddesi varlığını sürdürmektedir Buna göre, tek istisnai bir maddeye tabi kılmak, anayasal hakları Bu yorum kuralı olayda neden büyük bir önem taşımak rar seçilen milletve ikinci sınıf bir kategori tadır? Çünkü karar kili hakkında soruşturma ve kovuştur haline getirmiş olur. da seçilme hakkı ve bu hakkın anayasal ma yapılması meclis güvenceleri gözardı dokunulmazlığının yeniden kaldırılması edilmiştir. Oysa yasama dokunulmaz na bağlıdır. Bu kurala ilişkin herhangi bir lığı, seçilme hakkının vazgeçilmez bir düzenleme yapılmamıştır. Hüküm yerin parçasıdır. Seçilme hakkının bir baş de durduğu ve geçerli olduğundan tek ka vazgeçilmezi seçme hakkıdır. De rar bir seçim olması halinde seçilenle mokrasinin temel unsurlarından olan rin, dokunulmazlığı kaldırılan dosyalar bu hakları yok sayan bir yorum tarzının bakımından dokunulmazlığı yeniden ka hukuk devletinde ve anayasal demok zanacağı açıktır.” raside yeri yoktur. Hele bu tür anaya Yargıtay’ın bu kadar net bir açıkla sal hakları, amacı pratik bir çözüm ge mayı yok saymasını “hukuken” anlamak tirmek olarak açıklanan geçici ve istis ve açıklamak mümkün müdür? nai bir maddeye tabi kılmak, anayasal 3) Karar, sistematik ve amaçsal yo hakları ikinci sınıf bir kategori haline rum açısından daha da kusurludur. Sis getirmiş olur. Tutukluluk ve cezayı ön tematik yorumda gözö nünde tutulma plana taşıyan ve anayasal hakları, tu sı gereken anayasa kurallarına hiç itibar tuklama tedbirine ve ceza yaptırımına edilmemiştir. Yeniden milletvekili olarak feda eden bir zihniyeti yansıtmış olur. seçilmiş bulunan Berberoğlu’na anaya Bu açıdan Anayasa Mahkemesi’nin sanın yeniden dokunulmazlık sağladığı BALBAY kararının Yargıtay 16. Ceza kurallar, şu gerekçe ile uygulanmamış Dairesi çoğunluğunca hiç göz önünde tır: “… 27. dönemde yeniden milletveki tutmamış olması da bir başka önem li seçilmesi ile yargılandığı suçlar nede li bir eksikliktir. niyle yeni bir korumaya kavuşamayaca Sonuç Olarak: İtiraz aşamasında ğının ve hakkında anayasanın 83/4 ün Yargıtay 17. Ceza Dairesi’nin yukarı cü fıkrasının tatbik kabiliyeti bulunmadı da işaret ettiğimiz hata ve eksiklikleri ğının kabulünde zaruret vardır”. Bu za gidererek anayasaya uygun bir karara ruret nereden kaynaklanıyor? Anaya varması ve yargısal haksızlığı giderme sanın hangi kuralına dayanıyor? Hangi si en içten dileğimizdir. yorum kuralı ile destekleniyor? Gerek çede bu sorulara karşı doyurucu bir cevap bulmak mümkün değil. Oysa “tat Yazının tam metni bik kabiliyeti bulunmadığı” ileri sürülen madde açık bir anayasa kuralıdır: “Tekrar seçilen milletvekili hakkında soruş www.cumhuriyet.com. tr adresindedir C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog