Bugünden 1930'a 5,446,863 adet makale



Katalog


«
»

DUNYA Almanya’da Rus vatandaşına terör gözaltısı Alman polisi başkent Berlin’de terör saldırısı planladığı şüphesiyle Rusya vatandaşı Magomed Ali C.’yi (31) gözaltına aldı.Yetkililer yaptıkları açıklamada Ali C.’yi 9 Ağustos’ta çıkarılan yakalama kararına istinaden gözaltına aldıklarını, şüphelinin apartman dairesinde arama yapıldığını belirtti. Açıklamada Rusya vatandaşının “devlete karşı ciddi bir suç hazırlığı içinde olduğu ve pat layıcı kullanarak suç işleme planı yaptığından” şüphelenildiği vurgulandı. Ali C.’nin Fransa’da geçen yıl gözaltına alınan Clement B. adlı kişiyle birlikte çalıştığının düşünüldüğü de aktarıldı. Güvenlik güçleri “Radikal İslamcı olan şüpheli, Clement B. ile birlikte patlayıcı üretmek istedi. Bunu Almanya’da kullanarak olabildiğince fazla insana zarar vermek için eyleme dökeceklerdi” ifadesini kullandı. Fransız polisi 2007 yılında Clement B.’nin evinde yapılan aramada silah, patlayıcı ve IŞİD bayrağı bulmuştu. Perşembe 23 Ağustos 2018 dishab@cumhuriyet.com.tr EDİTÖR: BETÜL BERİŞE TASARIM: BAHADIR AKTAŞ Trump için çember daralıyor RyBöuasşnyküaann’ndıı,neikkbiieasşoskkraui ynşatlıkurdrsmıemçacinmısınılnekdrıisankneadckaıanrrdbışaetkığyi ıAedBDi ‘Partisi, Trump’ı azledebilir’ Ezgi Kardeş Görev başındaki yaklaşık iki yılını, Moskova ile bağlantı iddialarını ve başrolünde olduğu bir dizi skandalı soruşturan yargı makamlarıyla “kavga halinde” geçiren ABD Başkanı Donald Trump’ın, devlet geleneğinin belli bir kesimi tarafından istenmediği şeklindeki görüş, oldukça yaygın. Son gelişmelerin olası yansımaları hakkında konuştuğumuz, gazetemiz yazarlarından Ergin Yıldızoğlu, ABD’de süreci belirleyecek üç ayrı noktaya işaret ediyor. Yıldızoğlu’na göre Paul Manafort ve Michael Cohen’in söz konusu davalarda alabileceği cezalar, yapısal olarak Başkan’dan ayrı bir hükümet gibi hareket edegelmiş olan güvenlik bürokrasisinin Trump’a baskısını artırmasına sebep olabilir. Yıldızoğlu ikinci olarak, kuvvetler ayrılığının oldukça güçlü olduğu ABD’de her ne kadar Başkan’ın affetme yetkisi olsa da, bunun Trump için ciddi yasal sonuçlar getirebileceğini ifade ediyor. Sürecin son ayağı olan siyasi boyutunda ise kasım ayındaki seçimlerin önemini vurguluyor. Yıldızoğlu’na göre, Cumhuriyetçi Parti ara seçimlerde yeniden çoğunluğu kazansa bile Trump’ın kendileri için olası risklerini önceden görerek azil sürecini başlatabilir. Bununla birlikte, Yıldızoğlu, özellikle Trump’ın eski kampanya yöneticisi Manafort’un, muhafazakâr Virginia’daki jüri kararıyla suçlu bulunmasının, bu eyalet başta olmak üzere birçok yerde sonuçları Demokratlar lehine dönüştürebileceğini ifade ediyor. Gelişmelerin, Rusya soruşturmasında doğurabileceği sonuçlara ilişkin ise özellikle Trump’ın eski kampanya yöneticisi Manafort’un geçmişindeki bağlantılarının bu konuda kritik önem taşıdığı görüşünde. Manafort’un yaklaşık 80 yıl hapis cezasıyla karşı karşıya kalabileceğini, bu nedenle yargıyla işbirliğine gidebileceğini söylüyor. Manafort, Rus oligarkları ve Ukrayna’yla bağlantıları nedeniyle Trump kampanyasından istifa etmişti. Başkanlık seçimlerine Rusya’nın kendisi lehine müdahil olduğu suçlamaları başını ağrıtan ABD Başkanı Donald Trump, kasım ayında yapılacak kongre ara seçimleri öncesinde, merkezinde eski ekibinden isimlerin olduğu soruşturmalardan art arda kötü haberler aldı. Trump’ın 2016 seçimlerindeki kampanya yöneticisi Paul Manafort, vergi kaçırma iddialarının araştırıldığı davada, jüri tarafından 18 suçlamanın sekizinden suçlu bulundu. Virginia eyaletinin Alexandria kentinde dört gün süren davanın sonucunda Manafort’un suçlu bulunduğu maddeler arasında, yabancı bankalardaki hesaplarını beyan etmemek ve spekülasyon yapmak bulunuyor. Karar duruşmasının tarihi ise netleşmedi. Başkanlık kampanyasında beş ay çalışan Manafort, Trump’ın Cumhuriyetçi Parti’nin adaylığını almasında kilit rol oynayan isimlerden biriydi. GsoörzulşetruRrmusaysaın d a Kararın, Trump’ın eski avukatı Michael Cohen’in mali yolsuzluk ve seçim finansmanına hile karıştırmakla suçlandığı davada itirafçı olmayı kabul ettiğinin açıklanması ile neredeyse aynı zamana denk gelmesi dikkat çekti. Cohen, Trump’la cinsel ilişkide bulunduğunu iddia eden Karen McDougal ve Stormy Daniels’a “sus payı” ödenmesiyle suçlanıyordu. New York’ta çıktığı mahkemede savcılarla anlaşma yaparak suçunu itiraf eden Cohen, doğrudan Trump’ın Cohen Trump Manafort adını geçirmezken söz konusu ödemeleri “bir siyasi adayın isteği üzerine” yaptığını ifade etti. Beyan edilmeyen ödemeler, seçim kampanyası finansmanı yasalarının ihlal edilmesi anlamına geliyor. Cohen için karar duruşması 12 Aralık’ta yapılacak. Cohen suçlu bulunursa 3 yıl ile 5 yıl arasında hapis cezası alabilir. ‘Trump’ın en zor günü’ Trump’ın ekibinde bir zamanlar kritik görevler yapmış olan bu iki isme yönelik soruşturmalara ilişkin gelişmeler özellikle seçim kampanyası ekibinin Rusya bağlantıları nedeniyle göreve başladığından bu yana eleştiri oklarının hedefindeki ABD Başkanı’nın azledileceği yönündeki iddiaları yeniden gündeme getirdi. Ülke basını, “Trump’ın en zor günü” olarak yorumladığı gelişmelerin, özel yetkili savcı Robert Mueller’in, Rusya’nın 2016’daki ABD başkanlık seçimlerine müdahil olduğu iddialarına yönelik soruşturmasına haklılık kazandırması açısından önemli olduğunu vurguladı. Trump cephesinden ise dün soruşturmaların “cadı avı” olduğu söylemleri bir kez daha yükseldi. Karara ilişkin ilk açıklamasını, Manafort’un yargılandığı Virginia’daki seçim mitingi öncesinde yapan Trump, davaların kendisiyle ilgisi olmadığını savunurken “Bu soruşturma önce Rusya’yla işbirliğini inceleme amaçlı başladı, şimdiyse bir cadı avına dönüştü” diye konuştu. Trump Twiter hesabından yaptığı açıklamada ise “Paul Manafort ve harika ailesi için çok üzülüyorum. ‘Adalet’ 12 yıllık bir vergi davasını, diğer şeylerin yanı sıra, ele alıp onun üzerinde muazzam bir baskı kurdu. O, Michael Cohen’in aksine ‘çözülüp’, bir ‘anlaşma’ elde etmek için hikâye uydurmadı. Bu cesur adama çok saygı duyuyorum” dedi. Twetlerinde Cohen’in kabul ettiği finansman ihlallerinin suç olmadığını öne süren ​Trump “İyi bir avukat arıyorsanız, Michael Cohen’in hizmetlerine başvurmamanızı şiddetle tavsiye ederim!” ifadelerini kullandı. Cohen’in avukatı Lanny Davis ise ABD basınına verdiği demeçlerde “Müvekkilinin Donald Trump hakkında bildiği her şeyi Mueller’a anlatmaktan mutlu olacağını” söyledi. Davis, yıllar boyunca Trump’ın şahsi avukatlığını yapan Cohen’in ‘Başkan ile ilgili neredeyse her şeyi bildiğine’ dikkat çekti. Cohen seçim kampanyası esnasında Trump’ın Demokrat Parti adayı Hillary Clinton hakkında bilgi almak için büyük oğlu Trump Jr, damadı Jared Kushner ve Manafort ile Rus avukat Natalya Veselnitskaya ile yapılan görüşmeden haberdar olduğunu iddia etmişti. ‘Sonun başlangıcı’ ABD basını, Trump’ın eski avukatının itirafçı olması, eski kampanya yöneticisinin ise suçlu bulunmasına geniş yer verdi. Bloomberg ve CNBC, “Trump’ın başkanlığının en korkunç gününü yaşadığını” manşetlerine taşıdı. Trump’ın, göreve geldiğinden bu yana “yalan haber yapmakla” suçladığı medya kuruluş larının başında gelen New York Times gazetesinde yer alan bir analizde ise “Trump, çifte darbeyle şoke oldu” başlığı dikkat çekti. Bostone Globe gazetesi köşe yazarlarından Michael A. Cohen ise 21 Ağustos tarihinin, “Trump’ın başkanlığının sonunun başlangıç günü” olarak hatırlanacağı görüşünü savundu. Washington Post gazetesi ise son gelişmelerin Başkan Trump’la ilgili soruşturmada bir dönüm noktası olduğunu kaydetti. Şimdi ne olacak? Bu gelişmeler sonrası ABD Başkanı’nın koltuğunda kalıp kalamayacağı tartışması alevlendi. Yasalara göre ABD Başkanı görevdeyken, hakkında dava açılamıyor. Ancak ABD tarihinin en büyük skandallarından Watergate deneyimi, Trump’ın merkezinde olduğu skandallarla benzerlik göstermesi açısından yol gösterici olabilir. New York Times gazetesine konuşan Watergate skandalı özel savcılarının danışmanı Philip Allen Lacovara, Trump’ın durumunun da tıpkı Nixon gibi “hakkında dava açılmamış suç ortağı” şeklinde değerlendirilebileceğini öne sürdü. Bolton’dan Virginia’da Trump karşıtları, ABD Başkanı Trump’ın da katıldığı mitingin yapıldığı binanın önünde protesto gösterisi düzenledi. yine Brunson kartı ABD Başkanı Donald Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, Ankara’ya “Rahip Andrew Brunson’ı serbest bırakırsanız kriz anında çözülür” mesajı verdi. Bolton, Türkiye’nin Katar’la yaptığı ticari anlaşmaların da Türk ekonomisine bir etkisi olmayacağı değerlendirmesinde bulundu. Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımasının ardından Ortadoğu için yeni bir “barış planı” açıklaması beklenen ABD yönetiminin üst düzey isimlerinden Bolton, bölgesel konularda görüşmeler yapmak üzere bulunduğu İsrail’de Reuters’ın sorularını yanıtladı. Türkiye hakkındaki sorulara yanıt veren Bolton, “Türk hükümeti Brunson’ı serbest bırakmayarak büyük bir hata yaptı. Her gün bu hatayı yapmaya devam ediyorlar. Bir Batılı ülke ve NATO müttefiki olarak doğru şeyi yaparak Brunson’ı şartsız serbest bırakmaları durumunda kriz anında çözülür” ifadelerini kullandı. NATO gündemde değil Bolton, Ankara ile yaşanan krizin Türkiye’nin NATO üyeliğini etkileyip etkilemeyeceği konusunda ise “Şu anda böyle bir gündem yok. Türk hükümetinin gayrimeşru bir şekilde tutukladığı Brunson ve diğer Amerikan va tandaşlarının serbest kalması için uğraşıyoruz ve bu meselenin çözülmesini bekliyoruz” şeklinde konuştu. ABD Başkanı Trump, Aralık 2016’da FETÖ ve PKK adına suç işlediği ve casusluk yaptığı iddiasıyla tutuklu yargılanan Rahip Brunson ile ilgili önceki gün yine Reuters’a yaptığı açıkla mada, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile “bir anlaşma yaptıklarını”, bu çerçevede kendisinin İsrail’de Bolton tutuklu Türkiye vatandaşı Ebru Özkan’ın serbest kalmasını sağladığını, buna karşılık da “Erdoğan’ın Rahip Brunson’ı salıvereceğini düşündüğünü” söylemişti. Brüksel’deki NATO zirvesi vesilesiyle 11 Temmuz’da bir araya gelen Trump ve Erdoğan’ın gündem maddelerinden birinin de Brunson olduğu gündeme yansımıştı. Bolton’a, ABD’nin Brunson krizi nedeniyle uyguladığı yaptırımların da etkisiyle Türk Lirası’nda yaşanan değer kaybının ardından Katar’ın Türkiye’ye 15 milyar dolar yatırım yapma sözü ve Türkiye ile Katar merkez bankalarının karşılıklı swap anlaşması da soruldu. Trump’ın danışmanı, bu soruya “Bunun Türk ekonomisine kesinlikle bir faydası olmayacak” sözleriyle yanıt verdi. BAHÇELİ: MESELE PAPAZ DEĞİL Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’ın Türkiye hakkındaki değerlendirmelerine MHP lideri Devlet Bahçeli yanıt verdi. “ABD’nin Türkiye’yi tehdit altına aldığını” savunan Bahçeli, “Bir papaz uğruna Türkiye ile ilişkilerini dostluk ve müttefiklik anlayışını yok farz edebilecek bir hataya düşen Trump’ın kafasında acaba ne vardır? Bu bir papaz meselesi değildir. Türkiye’ye darbe teşebbüsünün arka planı olan Amerika Birleşik Devletleri yoldaşlarını kurtarmak için bunu yapıyor. Şu an ABD’de kaçak olarak bulunan ve önümüzdeki günlerde vatandaşlık hakkı verilerek Türkiye’nin yargılamasını kurtarmaya çalıştığı 200’e yakın vatan haini vardır” şeklinde konuştu. l ANKARA/Cumhuriyet İsrail’den İran’a da yüklendi Bolton, Kudüs ziyaretinde Suriye ve İran konusunda da değerlendirmelerde bulundu. ABD’nin İran’da rejim değişikliği politikası olmadığını savunan Bolton “Bizim istediğimiz rejim tarafından radikal bir tavır değişikliğidir” dedi. İran’daki protestoların “komplo değil kötü yönetimden kaynaklandığını” savunan Bolton, ABD’nin İran’la yapılan nükleer anlaşmadan çekilmesinin ve bu ülkeye uyguladığı ekonomik yaptırımların etkisinin öngörülenden de büyük olduğunu öne sürdü. Bolton, Tahran’la anlaşmaya hazır olduklarını ancak Washington’ın talepleri karşılanmazsa, “İran’ın asla nükleer silah elde etmemesi için baskı yapacaklarını” ifade etti. Bolton, “Suriye’de sıkışıp kalan Rusya bu ülkenin yeniden inşasının maliyetini paylaşacak ortak arayışında. Bu durum, İran’ın Suriye’den çekilmesi için fırsat olarak değerlendirilebilir” şeklinde konuştu. Suriye’de krizin çözümü için tek ön şartlarının “tüm İranlı güçlerin çekilmesi” olduğunu söyledi. Bolton, İdlib’e yönelik kimyasal silah kullanımı durumunda ise “güçlü bir yanıt” vereceklerini belirtti. Bolton’ın sözlerine yanıt veren Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, Suriye’de yalnızca Rusya’nın değil ABD’nin de bulunduğunu hatırlattı. 7 FACEBOOKTWITTER Sahte hesap avı Rusya bağlantılı bir hacker saldırısını önlediğini açıklayan Microsoft’tan sonra sanal dünyada manipülasyonu engelleme gerekçesiyle yönelik bir adım da Facebook’tan geldi. Facebook, koordineli bir propaganda girişiminin parçası olan 650’den fazla sahte kişisel hesap, grup ve sayfayı sildiğini açıkladı. Hesapların İran ve Rusya bağlantısının tespit edildiği belirtildi. Facebook, İran adına propaganda yaptığı iddia edilen hesapların Basın Özgürlük Cephesi (Liberty Front Press) adında İran medyası tarafından kontrol edilen bir grup tarafından yönetildiğini açıkladı. ABD’li şirket, kapattığı hesaplar arasında Rusya askeri istihbaratına çalışan kaynaklarla bağlantıları olanların da bulunduğunu kaydetti. Sosyal medya ağı, 2016 ABD Başkanlık seçimlerinde Facebook üzerinden yayılan manipülasyon amaçlı yalan haberlerin yayılmasının önüne geçemedikleri eleştirilerine hedef olmuştu. Şirketin CEO’su Mark Zuckerberg, “Rusya’nın müdahalesini engelleyemediklerini” kabul ederek, özeleştiride bulunmuş, şirketin benzer olayların yaşanmaması için gerekli adımları atacağına ve önlemleri artıracağına işaret etmişti. Facebook’un yanı sıra Twitter da askıya alınan 284 hesabın İran’la direkt bağlantısının olduğunu tespit ettiklerini açıkladı. Bahreyn’den Katar’a vize engeli Suudi Arabistan, Bahreyn, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin başını çektiği ülkelerin “terörizme destek” gerekçesiyle geçen yaz Katar’a uygulamaya başladıkları ambargo sürerken Bahreyn İçişleri Bakanlığı, Katar vatandaşlarına vize verme işlemini durdurduğunu açıkladı. Bahreyn resmi ajansı BNA’nın haberine göre, İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Bu adımın komşularının haklarını, uluslararası hukuku düşünmeyen Katarlı yetkililerin sorumsuz tavırlarına bir yanıt olduğu” belirtildi. Bakanlık Bahreyn’de eğitim gören Katarlı öğrenciler ile halihazırda vizesi olanların bu uygulamadan etkilenmeyeceğini açıkladı. Söz konusu kararın süresine ilişkin bilgi verilmedi. Katar’a abluka uygulayan ülkeler, ilişkilerin düzeltilmesi için Doha yönetimine 13 maddelik talep listesi sunmuş, Katar ise uluslararası hukuka aykırı hiçbir talebin kabul edilmeyeceğini açıklamıştı. ‘NATO’ya karşı altyapımızı güçlendireceğiz’ Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinisto ile Soçi’de yaptığı görüşmenin ardından düzenlediği basın toplantısında, NATO’nun askeri varlığını Rus sınırlarına yaklaştırmasına karşı Rus ordusunun altyapısını güçlendireceklerini belirtti. Fin Cumhurbaşkanı’nın Baltık Denizi’ndeki gerilimin azaltılması talebine katıldığını belirten Putin, askeri uçuşlarla ilgili görüşme taleplerinin ise NATO tarafından reddedildiğini duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump’ın rahatsız olduğu Kuzey Akımı 2 doğalgaz projesine Avrupa’nın ihtiyacı olduğunu belirten Putin, ABD yaptırımları hakkında ise “Karşınızda Rusya gibi bir ülke varsa işe yaramaz” ifadelerini kullandı. Rusya’ya karşı yaptırım uygulamasını Trump’tan daha çok isteyenin ABD’deki egemen güçler olduğunu söyleyen Putin, “yönetici sınıf” olarak isimlendirdiği bu kesimin, yaptırım politikasının bir sonuç getirmeyeceğini anlamasını umduğunu da sözlerine ekledi. Öte yandan, Rusya Savunma Bakanlığı yetkilileri, Rus ordusunun Suriye’ye müdahalesine ilişkin veriler paylaştı. Operasyonlarda “434’ü general rütbesinde olmak üzere 63 bin Rus askerinin savaş deneyimi kazandığı belirtilirken, Rusya’nın müdahalesiyle Suriye ordusunun sahadaki kontrolünün yüzde 8’den yüzde 96.5’e çıktığı” kaydedildi. C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog