Bugünden 1930'a 5,439,500 adet makale



Katalog


«
»

Çarşamba 22 Ağustos 2018 2 ‘Kadın isterse her şey olur’ haber EDİTÖR: HAKAN AKARSU TASARIM: FUNDA YAŞAR ER Şiddet gördüğü için eşinden boşanan, yakalandığı kanseri de yenen 40 yaşındaki E.A. kadınlara örnek oldu İLAYDA KAYA İki çocuk annesi 40 yaşındaki E.A ilerlemiş mesane kanserini yendikten sonra hayata sıkı sıkı sarıldı ve kendi ayakları üzerinde durmayı başardı.13 yıl evli kaldığı sürede eşinden şiddet gördüğünü söyleyen E.A., eşinden ayrıldıktan sonra kendi işini kurmaya karar verdi. E.A., KOSGEB’ten (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı) destek alarak Şişli’deki 19 Mayıs Mahallesi’nde kendi güzellik merkezini kurdu. 4 yıldır bu merkezi işleten E.A. “Kadınlar isterse her işin üstesinden gelebilir. Bizler birisine muhtaç kalmak zorunda değiliz. Her şeyi, istediğimiz gibi, çok güzel bir şekilde yaparız. Yapabiliriz. Yeter ki kendimize güvenelim. Yeter ki çalışalım” dedi. Yaşadıklarını gazetemize anlatan E.A. evlendikten 1 hafta sonra eşinden şiddet görmeye başladığını söyledi. E. A., “Psikolojik sorunları vardı. 2 kızım var. Büyük kızım doğduğunda bir dakika bile ağlamasına, ses çıkarmasına katlanamıyordu. 1999 yılıydı. Kızım 6 aylıktı o zaman. Mamasını ısıtmaya gittim. O sırada onun kucağındaydı. Kızımın çığlığına gittim baktım ki kızıma yumruk atmış. Diğer gün el kadar bebeğin elmacık kemiği mosmordu” dedi. Evliliği boyunca gördüğü şiddetin dozunun giderek arttığını ve boşanma kararı aldığını kaydeden E.A., “Her şeyden kısıtlamaları vardı. Beni evden dışarı çıkarmıyordu, yasaktı. Vurmuyordu, bıçak çekmeye başlamıştı. Ölümle burun burunaydım. ‘Seni doğrayacağım’ diyordu” diyerek yaşadıklarını anlattı. Evlilik sürecinde çalışmadığını belirten E.A., iflas yaşadıktan sonra ev işlerine, çocuk bakmaya gitmeye başladığını söyledi. 2013 yılında boşandığını, 1 ay sonra ise 3. evre mesane kanseri hastası olduğunu öğrendiğini belirten E.A., şöyle konuştu: “Çok sarsıntılı bir döneme girdim. Tedavi sürecim başladı. Tedavi için Malatya’ya taşındım. Bir süre çocuklarla orada kaldım. Ama sığamadık oraya, çocuklar kabullenemedi, taşındık. Düzenli bir gelir yoktu. Devletten destek oluyordu, ilaçlarımı alıyordu ama çocuklara yetemiyordum.” ‘Başardım diyebiliyorum’ E.A sağlık sorunlarıyla çocuklarını okutmaya çalıştığını söyleyerek, “Çocukların velayetleri bendeydi ve nafakayı doğru dürüst yatırmıyordu. Haftanın 2 günü ev temizliğine gidiyordum, 5 günü çocuk bakıyordum. Asla vazgeçmedim” dedi. Hastalık döneminde akrabasının tavsiyesiyle KOSGEB’e başvurduğunu dile getiren E.A., “KOSGEB’den desteği alacağım zaman güzellik salonu işletelim fikri ortaya çıktı. Kadınlara yönelik, piyasaya hitap eden bir iş diyerek fikir sıcak geldi. ‘Ya batacağım ya çıkacağım bir şansımı deneyeyim’ dedim ve dik durdum. Sıkıntılı dönemlerden geçtik ama şimdi ayaktayım. KOSGEB’den 30 bin TL geri ödemesiz, 70 bin de faizsiz kredi aldım. Onu da 2 yıl sonra ödemeye başlıyorsun taksitlerini de kendin belirliyorsun” diye konuştu l İSTANBUL E.A.: Kadınlar isterse her işin üstesinden gelebilir. Bizler birisine muhtaç kalmak zorunda değiliz. Her şeyi, istediğimiz gibi, çok güzel bir şekilde yaparız. Yapabiliriz. Yeterki kendimize güvenelim. Yeter ki çalışalım. ‘Kadınlara ve LGBTİ bireylere öncelik veriyoruz’ Güzellik merkezinde özellikle kadınlara, eşcinsel ve trans (LGBTİ) bireylere öncelik verdiğini kaydeden E.A, “Aslında biz, hayattan yana darbe yemiş olan insanlar olarak birlik oluşturduk” diye konuştu. E.A.,“Dışlanan bir kitle var. Bir de heryerde kabul görmeyen insanlar sizin yanınızda çoğalıyor. Aslında biz, hayattan yana darbe yemiş olan insanlar olarak birlik oluşturmuş olduk. Bu kitleyle çalışmaya başlayınca, onların yaşadığı zorlukları da gördüm. Ben kadın olarak hastalık, çocuklar, ayakta kalma mücadelesi derken geçim derdi yaşadım. Onlar da kendi kimliklerine ulaşmaya çalışırken ayakta durmaya çalışıyorlar. Bir yerde aynı durumu yaşıyoruz. ‘Nasıl birlik olabiliriz’ dedim ve elimden gelen yalnızca onlara uygun fiyatlarla hizmet vermekti. Ben de onlara indirim yapıyorum. En başta da çok destek oldular. Gayretimi görünce referans oldular ve devamı geldi. İlerliyoruz” dedi. Ürünler kumbaraya mamalar ORMANA ‘Beyaz gömleği çıkartıp çiçekli şalvarımı giydim’ ODTÜ İşletme mezunu Aslı Aksoy, 13 yıl süren profesyonel yöneticilik kariyerini bırakarak toprakla uğraşmaya başladı Geride duran başarılı kariyerini bir kenarda bırakıp toprağın ona verdiği güç ile üretim dolu bir hayata adım atan Aslı Aksoy, hayatını “Toprak, toprağına kök salmak, kendi memleketimde ticari değer yaratacak bir üretim modeli, hayalim olmuştu” diye tanımlıyor. ODTÜ İşletme mezunu Aslı Aksoy, 13 yıl süren profesyonel yöneticilik kariyeri sırasında “Aklımın bir köşesinde toprakla uğraşmak vardı” diyor. New York’ta tanıştığı kuşkonmaz ile hayallerine bir adım daha yaklaşan Aksoy, “Ana vatanı bizim coğrafyamız olmasına; Ege’de yabani türlerinin kısmen bilinmesine karşın genel olarak ülkemizde tüketiminin çok zayıf olması, burada potansiyel bir fırsat olduğuna inancımı kuvvetlendirdi ve çıkarttım beyaz yaka gömleğimi, giydim çiçekli şalvarımı” diyor. Kuşkonmaz üretimine devam eden Aksoy bir yandan da sağlığa faydalarıyla bilinen sade yağ üretimi yapıyor. n Tarım çalışmalarına nasıl başladınız? İstanbul’da doğal ve organik ürünler üreten bir firmada Pazarlama Müdürü olarak çalışırken 2014 Aralık ayında Ortaca’da 2.5 dönüm lük ilk kuşkonmazlığımı kurdum. Aldığım olumlu sonuçlar ve öğrenme sürecimi takiben, 2015 Aralık ayında, Muğla’nın bu kez Yeşilçam Köyü’nde 24 dönümde ilk büyük kuşkonmaz tarlamı kurdum. Kasım 2016’da İstanbul’daki işimden ve hayatımdan istifa ederek, köye yerleştim. n Sizi destekleyen en önemli etken neydi? Ailem! Başta babam! Dikimden tarlanın çapasına, her şeyi birlikte yaptık onunla. Eğer tüm kariyerinizi bırakıp o güne kadar sadece romantik düzeyde ilgilendiğiniz toprağa dönme kararını verdiyseniz, en önemli destek önce en sevdiklerinizden, ailenizden geliyor... n Kadın gücünü çalışmaları nızda nasıl var ettiniz? Bana bu işe başlarken yapamazsın dediler. Tarlayı kiralamışım fidelerimi dikiyorum, kahvedekiler bıyık altından gülüyor. Tarlalarda sadece kadınlar çalışıyorken bana bu iş kadın işi değil diyorlar. Komşularım olan 7 kadın komşum ile başladık işe, ilk günden bugüne aynı çekirdek ekiple çalışıyorum. n Kuşkonmaz çalışmalarınızın size, çevrenize, çalıştı ğınız kadınlara ve ekonomiye nasıl bir etkisi oldu? Tohumundan elde edilen kuşkonmaz fidelerini tarlalara dikiyorsunuz. Fideler 2 yıl titiz bir bakımdan sonra üç yaşlarında azar azar ürün vermeye başlıyor. Her bahar toprağın belli bir ısı derecesine ulaşmasıyla uyanan kuşkonmaz kökleri sürgün vermeye devam ediyor. Köyümüzdeki hane sayımız 70’i geçmez. Yıl içinde yarattığımız iş potansiyeli ile 1115 haneye gelir kaynağı yarattık. n Sadeyağ aklınıza nere den geldi? Gökova’nın havasından suyundan mı, baharda doğanın coşturduğu envai çeşit otla beslenmelerinden mi, bizim köylerin ineklerinin sütünden yoğurt, o yoğurttan da enfes tereyağları yapılır. Babaannemden kalma alışkanlık, biz bu tereyağını alıp, sadeyağ yaparız. Yani tereyağının özünü, sütün saf yağını elde ederiz. Buzdolabına bile gerek yoktur saklamak için, kilerin serin bir köşesine dizi dizi sıralanır kavanozlar... Bozulmaz sadeyağ! n Sadeyağın faydaları ne lerdir? Kolay bozulmaz, enerji kazanımı ve kilo vermeye yardımcıdır. Yüksek ısıya dayanıklıdır, kolay yanmaz, sade yağda kızartma bile yapılır. Gözden çıkarılmış hayvanların beslenmesine aracı olan vicdani bir hareket: ormanamama.com LEYLA KILIÇ Ümit Akyüz 2012 yılından beri sıkı bir hayvan hakları savunucusu. Yıllardır tek başına ormanlık alanlara giderek, kimsesiz hayvanları besleyen Akyüz geçen yıl mayıs ayında kurduğu ormanamama.com sitesi üzerinden belediyelerin, insanların sokaklara, dağlara ve ormanlara bıraktığı hayvanların beslenmesine yardımcı oluyor. Ormanamama.com’da en ucuz maliyette mama satışı yaparak, siteden mama satın alan hayvanseverlerin aldıkları ürünleri en hızlı şekilde doğada mama dağıtımı yapan gönüllülere ulaştırıyor. Gönüllüler ise dağ bayır gezerek hayvanları besliyor. Akyüz ile Beykoz’da bir araya gelip ormana mama projesini konuştuk. ormanamama.com sitesinde hayvanları besleyen her gönüllünün bir kumbarası bulunuyor. Sa tılan mamalar bu kumbaralarda biriktiriliyor. Destek 15 kiloyu bulunca ise hayvanlara ulaştırılmak üzere kargoya veriliyor. ormanamama. com’un hayvanlara destek olmak isteyenler için bir aracı olduğunu söyleyen Akyüz, “Türkiye’de insanlar sokak hayvanlarına değer vermiyor. Ormanlarda tilki yaşar, kurt yaşar. Yani vahşi hayatta yaşamayı bilen hayvanlar yaşar. Ama Kurtköy’de Beykoz’da, Şile’de Alibeyköy’de binlerce çaresiz hayvan var. Sokaklarda olan hayvanlara bile bakmayan insanlar ormana gidip onları besler mi? Beslemiyorlar. Bu proje ile kuytu yerlerde aç kalan hayvanların beslenmesini sağlamayı amaçlıyorum” diyor. ‘Mesele vicdani’ Ormanamama.com üzerinden 400’e yakın hayvanseverin destek aldığını söyleyen Akyüz, “Bazen kumbarada biriken mama 10 kiloyu Ümit Akyüz’ün, bir trafik kazası sonucu arka iki bacağını kaybeden ve platin takılarak sağlığına kavuşan köpeği Hardal. buluyor, 5 kilosunu kendim yolluyorum çünkü nereye gideceğini ve nasıl bir aciliyeti olduğunu biliyorum” diyor. Yeni bir projeye adım atmak üzere olduğunu söyleyen Akyüz, toplumsal bir ihtiyaç haritası oluşturacağı bir internet sitesi kurma hazırlığında olduğunu belirtiyor. l İSTANBUL Kediye esnaf sahip çıktı Zonguldak’ta esnaf, tekmelenerek işken ce edilen ‘Ayşe’ adı verilen sokak kedisini para toplayarak ameliyat ettirdi. Sağlığına kavuşan kedi, 2 yıldır yaşadığı sokağa geri döndü. Meşrutiyet Mahallesi Tahir Karaoğuz Sokak’ta bulunan işyeri sahiplerinin 2 yıldır baktığı ‘Ayşe’ ismini verdikleri sokak kedisi, geçen hafta kimliği belirsiz kişi tarafından tekmelendi. İç kanama geçirme şüphesi bulunan kedi, acil olarak ameliyata alındı. Ameliyatın ardından bir süre yoğun bakımda kalan kedi, sağlığına kavuştu. C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog