Bugünden 1930'a 5,466,700 adet makale



Katalog


«
»

Salı 14 Ağustos 2018 TASARIM: İLKNUR FİLİZ Gazeteciler Cemiyeti Temmuz ayı ifade ve basın özgürlüğü raporu haber 7 İş veren de yok gelecek planı da Gazetecilik saldırı altında Gazeteciler Cemiyeti’nin açıkladığı temmuz ayı ifade ve basın özgürlüğü raporunda, medyada yaşanan işten çıkarmalar, kapatılan gazeteler ve televizyon kanallarıyla ifade ve basın özgürlüğü ihlallerine yer verildi. Gazeteciler açısından “iş güvencesi” kaygısına yol açan gelişmelerin olduğu belirtilen raporda Demirören Holding’in, Doğan Medya Grubu’ndan satın aldığı kuruluşlardaki işten çıkarmalara değinildi. Ciner Holding’in 5 Temmuz itibarıyla Habertürk gazetesinin yayın hayatını sonlandırması ve Kültür TV’nin (KRT) de ağustos ayında kapatılacağı haberlerinin diğer önemli gelişmeler olarak raporda ön plana çıkarak medyadaki küçülmeye ve işsizliğe yeni halkalar olarak ekleneceği ifade edildi. Tutuklu CHP Milletvekili Enis Berberoğlu hakkındaki sürece de yer verilen raporda Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak’ın, “Panama Papers” belgelerini haberleştirdiği için dava ettiği gazetemiz muhabiri Pelin Ünker ile dayanışma çağrısı yaptıkları gerek çesiyle Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ve Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütlerine ait Twitter paylaşımlarına erişim engelleme kararı çıkartması da yer buldu. Raporda, gazetemiz muhabirlerinden Canan Coşkun’un ‘gizli tanığı ifşa’ suçlamasıyla iki yıl üç ay hapis cezası almasına da yer verildi. Kapatılan veya el değiştiren medya kuruluşlarının işsiz gazeteciler sayısını rekor seviyelere çıkarttığını kaydeden Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, “Mesleğimizde yaşanan işsizlik artışından endişeliyiz” dedi. Bilgin, Ciner Holding’in Habertürk’ün yayın hayatını, 5 Temmuz itibarıyla sonlandırmasını da üzüntüyle karşılıyoruz. Keza Habertürk örneğinde olduğu gibi internet üzerinden yayıncılığı, yeterli kabul etme yaklaşımı sonucunda, sektörde istihdam daralması yaşanacağı da gözlemleniyor” dedi. Bilgin, “Ayrıca Kültür TV (KRT) sahibi Didem Duyum’un da televizyon kanalını ağustos ayında kapatacağı haberini de üzüntüyle karşıladık” ifadelerini kullandı. l ANKARA/Cumhuriyet Ağır hasta Duran rapor bekliyor KHK ile kapatılan Radyo Rengin’in çalışanlarından Metin Duran, 4,5 ay önce hakkında “Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” iddiası ile verilen 3 yıl 3 ay 15 günlük hapis cezasının onanmasının ardından Nusaybin’deki evinde gözaltına alınarak cezaevine gönderildi. Geçirdiği kalp krizi nedeniyle felç kalan ve hafızasını yitiren Duran, cezaevine götürülür götürülmez, sağlık durumunun ciddiyeti nedeniyle Sincan Kapalı Cezaevi Kampusu içinde bulunan hastaneye yatırıldı. İhtiyaçlarını tek başına karşılayamayan Duran, Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) kendisi hakkında vereceği raporu bekliyor. l Haber Merkezi KHK ile ihraç edilen akademisyen Doç. Dr. Keleşoğlu: Öğrencilerimden adaletsizce mahrum bırakıldım “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisini imzaladıktan sonra hayatları de ğişen birçok akademisyenden bi ri olan İstanbul Üniversitesi’nden (İÜ) ihraç edilen Doç. Dr. Erhan Ke leşoğlu, “Yirmi sene ye yakın bir süredir çalışmakta olduğum işimden, mesleğim den, okulumdan, öğ ZEHRA ÖZDİLEK rencilerimden böylesine mesnetsiz ve adaletsizce mahrum bıra kılmak ruhumda kalıcı izler bıraktı; aile yaşantımız da etkilendi” diyor. Türkiye’yi ‘ev, mücadele ve umut’ olarak tanımlayan üç çocuk baba sı Keleşoğlu ile ihraç sonrası yaşadı ğı maddi manevi sıkıntıları, hakkın da açılmış davaları ve değişen haya tını konuştuk. Keleşoğlu, İstanbul Üniversite si Siyasal Bilgiler Fakültesi Ulus lararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi Bölümü’nde öğretim üyesi olarak gö rev yapmakta iken 29 Ekim 2016 ta rihinde 675 sayılı KHK ile kamu hiz metinden ihraç edildi. ‘Kimse istemiyor’ n İhraç öncesi ve sonrasında nasıl sıkıntılar yaşadınız? KELEŞOĞLU Ocak 2016 tarihinde basın açıklamasıyla duyurduğumuz barış talepli metnin imzacılarından birisiyim. Erdoğan’ın direkt bizleri hedef alan konuşmalarından sonra ortaya çıkan linç atmosferi nedeniyle derin bir kaygı hissettik. Bizim üniversitede de hakkımızda soruşturma açıldı. Bu soruşturma sonucunda ise sadece kınama cezası aldım. (Soruşturma ihracımdan sonra sonuçlandı) Neden atıldığımı halen bilmiyorum. Kamu hizmetinden ihraç sonrasında kamuvakıf fark etmez tüm üniversitelerde çalışma imkânımız engellendi. Ayrıca benim ve ailemin pasaportları iptal edildi. Dolayısıyla akademisyen olarak yur Erhan Keleşoğlu tiçi veya yurt dışında mesleğimi icra etmem fiilen yasaklandı. SGK’de hakkımızda düşülen KHK ile ihraç notu sebebiyle düzenli olarak bir işyerinde çalışmamızın önüne de engel çıkartıldı. Oluşturulan korku ikliminde hiçbir şirket KHK’li çalıştırmak istemiyor. Sendikamız ve dostlarımızın dayanışmasıyla hafiflese de maddi sıkıntılar yaşadık. Buradan sendikam EğitimSen’e ve bizimle dayanışan tüm dostlarımıza teşekkürü borç bilirim. İşin bir de manevi hasar boyutu var. Yirmi seneye yakın bir süredir çalışmakta olduğum işimden, mesleğimden, okulumdan, öğrencilerimden böylesine mesnetsiz ve adaletsizce mahrum bırakılmak ruhumda kalıcı izler bıraktı; aile yaşantımız da etkilendi. n Hakkınızda açılmış dava var mı? Veya sizin açtığınız bir dava var mı? KELEŞOĞLU Geçen nisanda barış imzası sebebiyle açılmış olan ceza davasında terör propagandası yapmaktan 15 ay hapis cezası al dım; hükmün açıklanması ise beş sene süreyle geri bırakıldı. Yirmiye yakın akademisyen arkadaşımız da aynı cezaya çarptırıldı. Yüzlercesinin davası sürüyor. Ayrıca Anayasa Mahkemesi ve idare mahkemesinde bizim açmış olduğumuz davalar da devam ediyor. n İhraç edilmenize bir gerekçe gösterildi mi? KELEŞOĞLU KHK ile atılan on binlerce kişi gibi ben de neden atıldığımı bilmiyorum. Terör örgütlerine üye, irtibatlı ve iltisaklı olmak gibi genel bir ifade ile atıldık. Ne savunmamız alındı, ne de aleyhimizde somut bir delil ve belge gördük. ‘Gelecek planı yok’ n Şu an neler yapıyorsunuz? Gelecek planlarınız nelerdir? KELEŞOĞLU Elbette barış, adalet ve eşitlik içerisinde yaşayacağımız günler de gelir. Şu an proje bazlı işlerde çalışıyorum. Gelecek planı yapma olanağım yok, o yüzden sadece günü yaşıyorum. l İSTANBUL İşadamlarına ceza yağdı Aydın’ın Nazilli ilçesinde, FETÖ/PDY’nin işadamları örgütlenmesine yönelik Aydın 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen, 18’si tutuklu, 74 sanığın yargılandığı davada karar çıktı. Aydın Gençlik Merkezi Fethi Sekin Toplantı ve Konferans Salonu’nda geçen pazartesi gününden itibaren yapılan duruşmanın dünkü oturumunda 63 sanığa 2 yıl 1 aydan 12 yıla kadar hapis cezaları verildi. Nazilli Ticaret Odası Başkanı Nuri Arslan’ın da aralarında bulunduğu 11 sanık ise beraat etti. Sanıklardan, FETÖ/ PDY’nin kentteki mütevelli heyetinde olduğu belirtilen iş adamı Mehmet Uzlu, 12 yıl hapis cezasına mahkum edildi. Ayrıca, davada yargılanan kayyum atanan Uğur Soğutma’nın eski sahiplerinden Muhammed Celali Takmaklı ve kardeşi Zeynel Abidin Takmaklı’ya “silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan 7’şer yıl 6 ay hapis cezası verildi. Fatih Takmaklı, Faysal Takmaklı, Takip Takmaklı ve Zehra Takmaklı ise “silahlı terör örgütüne yardım” suçundan 3 yıl 1 ay 15’er gün hapis cezasına çarptırıldı. l DHA ‘Aleviliği savundukları için hedef alındılar’ VEFAT BAYAR Ailesinin Ulu Çınarı, Emekli Edebiyat Öğretmeni İbrahim Bayar’ı kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Seni şimdiden özledik. Allah rahmet eylesin. Işıklar içinde uyu. 14 Ağustos Salı Öğle Namazına müteakip Aydın Merkez’deki “Bey Camii’nden” cenazemiz kalkacak, sonrasında Kemer Mezarlığı’na defnedilecektir. Eşin: Gülsefa Bayar Çocukların: AyhanGülnur Bayar, Emine Tolga Çetin ve MustafaGözde Gül Bayar Seni çok seven torunların: Arda, Serinay Günce, Aydan, Doruk, Egehan, Ege, Ata Dora ve Uras Arın Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, tutuklu olan Genel Başkan Yardımcısı Erol Yeter ve 16 üyesinin serbest bırakılmasını istedi Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) 24 Mart’tan bu yana tutuklu olan Genel Başkan Yardımcısı Erol Yeter ile 16 üyesinin serbest bırakılmasını talep etti. PSAKD Genel Sekreteri Onur Şahin, üyelerinin hukuksuz bir şekilde aylardır cezaevinde tutulduklarını belirterek “Yoldaşlarımız Erzincan’da Alevi varlığını savundukları için hedef alınmışlardır” dedi. PSAKD, bir itirafçının beyanlarıyla 24 Mart’ta “örgüte yardım ve yataklık”, “Cumhurbaşkanı’na hakaret”, “halkı kin ve nefrete sevk etmek” iddiasıyla Erzincan’da tutuklanan, aralarında Genel Başkan Yardımcısı Erol Yeter’in de bulunduğu 16 üye ve yöneticisinin haksız tutukluluklarına son verilmesini talep etti. PSAKD Genel Merkezi’nde düzenlenen ba sın toplantısında dernek adına açıklama yapan Onur Şahin, tutuklamalarda Alevilik inancı ve kültürü üzerinden yapılan çalışmaların suç sayıldığını belirtti. Mahkeme çağrısı Tutuklanan üyelerinin kadim bir Alevi toprağı olan Erzincan’da Aleviliğin yok edilmesi planlarına karşı ciddi bir direnç gösterdikleri için hedef alındıklarını belirten Şahin, “Yoldaşlarımız maden arama, yol yapma gibi bahanelerle Alevi köylerinin yaşam alanlarının zehirlenerek bu bölgelerin boşaltılması girişimlerine halkımızla birlikte karşı çıktıkları için hedef alınmışlardır. Yoldaşlarımız Aleviler için kutsal kabul edilen mekânlara el koyma veya el koyulamadığı yerlerde çeşitli şekillerde tahrip et me ve yok etme çalışmalarına direndikleri için hedef alınmışlardır. Yoldaşlarımız Erzincan’da cemevi yaptırma çabalarından dolayı hedef alınmışlardır” ifadelerini kullandı. Egemen güçlerin Alevi toplumunu Alevi örgütlülüğünden uzaklaştırarak asimile etmenin hesaplarını yaptığını dile getiren Şahin, iktidarın Alevileri örgütsüz, dağınık ve atomize olmuş bir şekilde hak ve hukukunu koruyamayan savunmasız bir topluluk haline getirmeyi amaçladığını belirtti. ‘Bizler binlerce yıldır her türlü saldırıya, baskıya ve katliama karşın bugüne kadar ayakta kalmayı başardık’ diyen Şahin, halkı 1516 Ağustos’ta Erzincan Polis Okulu’nda görülecek mahkemeye çağırdı. l ANKARA / Cumhuriyet C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog