Bugünden 1930'a 5,457,467 adet makale



Katalog


«
»

Salı 14 Ağustos 2018 6 Neyin mücadelesi kimin savaşı? Kriz koşullarının ağırlığı ve yarattığı duyarlılık verilen tepkileri de etkiliyor. Bazen 24 Haziran sonrasında iktidarın tacizkâr imalarının rövanşını alma isteğini tetikliyor, bazen duyulan endişenin büyüklüğü yapay ortaklıklar yaratıyor. Aynı gemideyiz çağrıları, vatan haini nidalarına karışıyor. Eleştiri sevinç, çaresizlik, küstahlık olarak anlaşılıyor. Açıkcası insanlara yön verecek veya onları rahatlatacak liderlikler de rasyonel bir sağduyu yerine hamasete yaslanıyor. Kriz zemini zaten fazla sarih olmayan kavram dünyasını da iyice karmaşıklaştırıyor. Biraz körün fili tarifi gibi, yaşanan durumun nedenleri, sonuçları, tarifi ve isimlendirilmesi konusunda kavramlar uçuşuyor, gelişi güzel kullanılıyor. En yaygın kullanılan ve galiba en çok kafa karıştıranların başında da “emperyalist saldırı” ve “antiemperyalizm” meselesi geliyor. En temel soru hep ortada kalıyor: Saldıranın kimliği ve niyeti saldırıya uğrayanı ve çatışmanın niteliğini tanımlamaya yeter mi? Sağın antiemperyalist geçmişi Türk sağını besleyen ve kökleri Osmanlı’nın çözülme dönemine uzanan ideolojik çizgilerde kuvvetli bir antiemperyalist geri plandan bahsedilebilir. Çok kolay harekete geçirilebilen beka kaygıları da gerçek bir çöküş deneyiminin ürünüdür. Ancak Türk sağı içindeki antiemperyalizm, sol kavramsallaştırmanın hayli uzağında bir “düşman” tanımı üzerinde biçimlenir. Bu dış düşman tarifi, sömürü ilişkisinden çok kültürel (dinietnik) olarak kendisinden farklı olanı işaret eder. Özellikle soğuk savaş döneminin iki kutuplu dünyasında, Türk sağı kapitalist Batı’dan yana saf tuttu. Dönem dönem gerilimler ortaya çıkmış olsa da bu tercih sağ siyaset reflekslerini biçimlendirdi. 6. Filo’yu protesto edenlere saldırıdan Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının asılmasına, 70’li yıllardaki çatışma döneminden 80’lerin neoliberal saldırısına kadar çok meselede bu tavır belirleyici oldu. NATO gibi Batı ile en kritik anlaşmalar, sağ iktidarlarca zafer havasında yapıldı. Türkiye sağının “işler yolundayken” değil de işler sarpa sardığında antiemperyalizmi hatırladığı ve genellikle kendi savunmasını genişletmek için başvurduğu bir argüman olduğu söylenebilir. Hatta antiemperyalizm şeklinde telaffuzundan da pek hoşlanılmaz. Genellikle sağ hareketlerin antiemperyalist tutumları olduğuna ilişkin değerlendirmeler ya sol kavramları kullanarak iktidarları desteklemeye çalışan kalemlerden ya da antiemperyalist damarı abartma eğilimindeki soldan gelir. AKP’nin emperyalistlerle hikâyesi Antiemperyalist reflekslere söyleminde verdiği yer açısından AKP, sağ partiler yelpazesinde hayli gerilere düşer. AKP içinden çıktığı Milli Görüş hareketinden çok, farklı dönemlerde AP ve ANAP’ın temsil ettiği Batı kapitalizmiyle entegrasyon politikalarının heveslisi çizgiye daha yakındır. Zaten, sağ popülizm içindeki AB’ye ayak direyen Batı karşıtı direnci kırıp, küreselleşme için geniş bir rıza üretme iddiasıyla ortaya çıkmış ve dış muhataplarından destek görmüştü. Ekonomik programını dünyaya açılmak kadar, belki daha çok küresel sermayeye ülkeyi açmak olarak kurgulayan AKP, neoliberal model teklemeye başlayıp trend tersine dönene kadar emperyalizmi hiç mesele etmedi. Bu yoldaki uyarıları köhnemiş ideolojik takıntılar olarak aşağıladı, şimdikine benzer ablukalar geçirmiş iktidarları “ülkeyi bir tüpe muhtaç etmiş olmakla” daha 24 Haziran’da bile suçladı. Irak’ın işgalinde, Suriye ve Libya hamlelerinde de kampı belliydi. Bugün de Erdoğan’dan, antiemperyalizm kavramını duymak pek mümkün değil. Onurdan, kıskançlıktan, saldırıdan veya dik durmaktan söz eder ama emperyalist sömürüden asla. Son olarak NYT makalesinde de vefa görmemiş kadim dost havasını bırakmadığı görüldü. Çünkü, Türkiye’ye diz çöktürmek isteyen ABD’yi Suriye’ye, şimdi kendisini köşeye kıstıran finans 6. Filo’nun Türkiye’ye gelişi ve askerlerinin antiemperyalist solcular tarafından denize dökülmesi bir eylem biçimi olarak öne çıkarken, sağın bu tavra karşı bakışı aradaki farkı ortaya koyuyordu. hükümranlığını Türkiye’ye davet eden Erdoğan, bu tercihinden değil, sonuç alamamaktan pişman. Antiemperyalist olmak Belirli bir tarihsel kesitte, belirli bir coğrafyada ve belirli bir durumda, söz konusu aktörlerin niyet ve sicillerinin uygun olup olmadığına bakılmaksızın onların pozisyonlarına ilişkin saptamalar yapılabilir. Yani bazen aktörlerinin tercihlerinden bağımsız ve bazen onların tercihleri hilafına bazı roller ortaya çıkabilir. Dolayısıyla, AKP ve Erdoğan da şimdiye kadar gösterdikleri performansa rağmen, ondan bağımsız ve zorunlu olarak bir emperyalist saldırı altında kalmış olabilir. Peki bu durum Erdoğan’ı antiemperyalist bir lider yapmaya ve herkesin etrafında kalkan oluşturması mecburiyetine yeter mi? Emperyalistlerle papaz olmak antiemperyalist etiketini sağlar mı? Çeşitli gerekçelerle iktidarı desteklemeyi gerekli görenlerin bu kavramı istedikleri gibi kullanma hakkı var mı? Bir de ekonomik gerekçelerle açıklanamayacak sonuçlar saldırının kanıtıysa, savaşı ekonominin gerekleriyle açıklanamayacak kişi ve yöntemle yapma ısrarı neyin kanıtı sayılmalı? T.C. BEYŞEHİR İCRA CEZA MAHKEMESİ’NDEN ESAS NO: 2018/134 Esas Müşteki vekili mahkememize verdiği şikâyet dilekçesinde, şüpheli Beygross Gıda İnş. Oto. Nak. San. Tic. Ltd. Şti adına karşılıksız çek keşide etmek suçundan cezalandırılmasını talep ettiği, şirket yetkilisi Tayfun Kırıcı’nın şüpheli olarak dosyamıza eklendiği, yapılan araştırmalara rağmen şüpheli Tayfun Kırıcı’nın adresi tespit edilemediğinden tebligat yapılamamış olması nedeniyle, adı geçene ilanen tebligat yapılmasına karar verilmiş olup; CMK 145 ve 253, İİK 349.md. gereğince ekli dilekçedeki suçtan savunmanızın alınması için 11/10/2018 günü saat 10:20’da mahkememize gelmediğiniz takdirde yokluğunuzda yargılamaya devam edileceği, ´bu suçtan sorumluluğunuzu kabul edip etmediğiniz´alacaklının suçtan doğmuş olan zararının tümünü veya bir kısmını veya zararlarını gidermeyi kabul edip etmediğinizi bildirmeniz gerektiği hususu şikâyet dilekçesi ve duruşma günü tebliği yerine geçmek üzere ilanen tebliğ olunur. 06/08/2018 Resmi ilanlar: www.ilan.gov.tr’de (Basın: 852053) T.C. BEYŞEHİR İCRA CEZA MAHKEMESİ’NDEN ESAS NO: 2018/142 Esas Müşteki vekili mahkememize verdiği şikâyet dilekçesinde, şüpheli Beygross Gıda İnş. Oto. Nak. San. Tic. Ltd. Şti adına karşılıksız çek keşide etmek suçundan cezalandırılmasını talep ettiği, şirket yetkilisi Tayfun Kırıcı’nın şüpheli olarak dosyamıza eklendiği, yapılan araştırmalara rağmen şüpheli Tayfun Kırıcı’nın adresi tespit edilemediğinden tebligat yapılamamış olması nedeniyle, adı geçene ilanen tebligat yapılmasına karar verilmiş olup; CMK 145 ve 253, İİK 349.md. gereğince ekli dilekçedeki suçtan savunmanızın alınması için 11/10/2018 günü saat 10:40’da mahkememize gelmediğiniz takdirde yokluğunuzda yargılamaya devam edileceği, ´bu suçtan sorumluluğunuzu kabul edip etmediğiniz´alacaklının suçtan doğmuş olan zararının tümünü veya bir kısmını veya zararlarını gidermeyi kabul edip etmediğinizi bildirmeniz gerektiği hususu şikâyet dilekçesi ve duruşma günü tebliği yerine geçmek üzere ilanen tebliğ olunur. Resmi ilanlar: www.ilan.gov.tr’de (Basın: 852078) T.C. BEYŞEHİR İCRA CEZA MAHKEMESİ’NDEN ESAS NO: 2018/131 Esas Müşteki vekili mahkememize verdiği şikâyet dilekçesinde, şüpheli Beygross Gıda İnş. Oto. Nak. San. Tic. Ltd. Şti adına karşılıksız çek keşide etmek suçundan cezalandırılmasını talep ettiği, şirket yetkilisi Tayfun Kırıcı’nın şüpheli olarak dosyamıza eklendiği, yapılan araştırmalara rağmen şüpheli Tayfun Kırıcı’nın adresi tespit edilemediğinden tebligat yapılamamış olması nedeniyle, adı geçene ilanen tebligat yapılmasına karar verilmiş olup; CMK 145 ve 253, İİK 349.md. gereğince ekli dilekçedeki suçtan savunmanızın alınması için 01/10/2018 günü saat 10:07’da mahkememize gelmediğiniz takdirde yokluğunuzda yargılamaya devam edileceği, ´bu suçtan sorumluluğunuzu kabul edip etmediğiniz´alacaklının suçtan doğmuş olan zararının tümünü veya bir kısmını veya zararlarını gidermeyi kabul edip etmediğinizi bildirmeniz gerektiği hususu şikâyet dilekçesi ve duruşma günü tebliği yerine geçmek üzere ilanen tebliğ olunur. 07/08/2018 Resmi ilanlar: www.ilan.gov.tr’de (Basın: 852085) T.C. BEYŞEHİR İCRA CEZA MAHKEMESİ’NDEN ESAS NO: 2018/133 Esas Müşteki vekili mahkememize verdiği şikâyet dilekçesinde, şüpheli Beygross Gıda İnş. Oto. Nak. San. Tic. Ltd. Şti adına karşılıksız çek keşide etmek suçundan cezalandırılmasını talep ettiği, şirket yetkilisi Tayfun Kırıcı’nın şüpheli olarak dosyamıza eklendiği, yapılan araştırmalara rağmen şüpheli Tayfun Kırıcı’nın adresi tespit edilemediğinden tebligat yapılamamış olması nedeniyle, adı geçene ilanen tebligat yapılmasına karar verilmiş olup; CMK 145 ve 253, İİK 349.md. gereğince ekli dilekçedeki suçtan savunmanızın alınması için 01/10/2018 günü saat 10:10’da mahkememize gelmediğiniz takdirde yokluğunuzda yargılamaya devam edileceği, ´bu suçtan sorumluluğunuzu kabul edip etmediğiniz´alacaklının suçtan doğmuş olan zararının tümünü veya bir kısmını veya zararlarını gidermeyi kabul edip etmediğinizi bildirmeniz gerektiği hususu şikâyet dilekçesi ve duruşma günü tebliği yerine geçmek üzere ilanen tebliğ olunur. Resmi ilanlar: www.ilan.gov.tr’de (Basın: 852093) T.C. İSTANBUL 14. SULH HUKUK MAHKEMESİ’NDEN İLANEN DUYURULUR SAYI: 2016/1023 Esas (İLAN) Davacı GÜLSÜM ÖZDEMİR ile HASIMSIZ arasında mahkememizde görülmekte olan Gaipliğe Karar Verilmesi davası nedeniyle; 37528221662 TC kimlik numaralı SERHAT CEM AVCI’nın bugüne kadar yapılan araştırmalarda kanuni mirasçılarının bulunmadığı anlaşılmakla, Muris SERHAT CEM AVCI’nın kanuni mirasçıları olduğunu iddia eden şahısların ilanın yayınlandığı tarihten itibaren en geç 1 yıl içerisinde mahkememize müracaat etmeleri, aksi takdirde miras sebebiyle istihkak davası açma haklarının saklı kalmak üzere mirasın GÜLSÜM ÖZDEMİR’e geçeceği TMK’nun 594. Maddesi uyarınca ilan olunur. 15/11/2017 Resmi ilanlar: www.ilan.gov.tr’de (Basın: 837425) haber EDİTÖR: ALPER İZBUL TASARIM: FUNDA YAŞAR ER Dolar imparatorluğu ve TR için yeni bir politik vizyon ABD şüphesiz ki dünya siyaset ve ekonomi arenasında istediği zaman tek başına keyfi hareket eden, bazen BM’yi araç olarak kullanan veya buna bile ihtiyaç duymadan kararlarını, senaryolarını uygulamaya koyan bir “haydut devlet” niteliğinde. Emperyalizmin şanında bu vardır. Özellikle “yara alan” bir “vahşi” saldırganlaşır. ABD’nin dünya tahtında tartışılmaz egemenliği artık yok. Ama dünya üzerinde askeri gücü bir tehdit. Bu gücün yanında ABD’nin egemenliğini ayakta tutan bir de dolar gücü var. Dolar imparatorluğu, tüm ABD’nin ana ekonomik gücü. Trilyonlarca doların mesela karşılığı yok ama bir imparatorluk parası olarak hâlâ büyük bir değişim aracı gücüne sahip. Her ülkenin depoları dolarla, Amerikan hazine bonolarıyla dolu. Mesela sadece Çin’in elinde 1.2 trilyon dolarlık Amerikan varlığı var. Ekim 2017’ye göre, Japonya 1 trilyon 93 milyar, İrlanda 312, Brezilya 320, Cayman Adaları 270, İsviçre 254, İngiltere 226, TR 60 milyar kadar Amerikan varlığına sahip. 2015 rakamlarına göre (daha yenisi vardır) ülkelerde tutulan toplam 8 trilyon döviz rezervinin yüzde 63’ü dolar cinsinden. Başlı başına büyük bir ekonomik güç. Dolar varlığı ülkelerin de zenginlikleri durumunda! ABD bir süredir doları değerlendiriyor. Ekonomik milliyetçilik programı ve dünyaya açtığı ticaret savaşı sonuçlarının bir lehte göstergesi olarak da kalkınma hızı yüzde 4 oldu! Dolar faizi yüzde 2.5’e yaklaştı. ABD mesela çelik üretimini koruyor, ama ABD’de buna karşılık her şey pahalanıyor, mesela bir inşaat maliyeti bir yıl önceye kıyasla yüzde 25 kadar arttı! Dolar imparatorluğu sınırlanmalı  Çin’in bu konuda çok dikkatli gelişimi var. Bölgesel işbirliklerinde dolar yerine ulusal paraların dolaşımı sağlanabilir. ABD’nin keyfi kararları AB’yi de müthiş rahatsız ediyor. Mesela TL’ye Trump’ın körüklediği panik atak, AB’yi de endişelendirdi. ABD ile AB arasında her alanda makas açılıyor. Ticaret savaşları, askeri harcamalar, NATO, İran’a ambargo... Tüm bunlar, Vahşi Batı Kovboyuna karşı aslında neredeyse tüm dünyayı doğal müttefik yaptı. Burada İran somut bir durum. Bu örnekte Çin, Rusya ambargoya uymayacak. AB direniyor, yönetimler karşı çıkıyor ama bazı şirketler ilişkilerini askıya aldı, bunların ABD’de yatırımları satışları fazla. Kaybeden Trump olmalı  Bir dayanışma ağı ile, Trump’ın kovboy tehditlerini boşa çıkartacak bir dayanışmaya girilebilir. Trump’ın bu tehditleri sonunda ülkesine zarara dönüştürülebilir. ABD bu gidişle pahalandığı için ihracatı da darbe yiyor. Kovboy ambargoyu deleni kara listeye alırız diyor ya, o gücü yok. Eğer Trump saldırganına bir şekilde karşı çıkılmazsa, herkes kaybedecektir.  Doları değişim aracı ve depo para olarak değerini azaltacak her adım önemli. Bu çerçevede kripto paraların önemi daha da artacak. ABD’nin dünyayı saran internet şirketlerine ve ürünlerine vergiler giderek artacak, artmalı. Avrupa ile Rusya’nın ve Türkiye’nin çıkarları ortaktır. Türkiye şüphesiz ki AB ile ilişkilerini daha da güçlendirecek adımlar atarsa, hukuk devleti, kurumsal yönetişim ve iletişim, basın özgürlüğü konularında AB’ye yaklaşırsa, kendine sağlam bir kale yaratmış olur. Her türlü atağa karşı! Suriye kilidini açın! Rusya ile AB arasında da yeni bir dönem başlamalı, Türkiye akıllı yönetilirse, bu konuda Rusya ile ilişkileriyle aracı bile olabilir. Bu çerçevede Türkiye’nin önünde en önemli engel Suriye’deki artık bitirilmesi gereken politikasıdır. Şam İran Rusya Türkiye dostluğu Ortadoğu’yu emperyalistin at koşturduğu bir kriz alanı olmaktan çıkartır. Bunun için iktidara yeni bir ufuk çizgi gerekir. RTE, “Atatürk’ün ‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ politikası esasımızdır” dedi. Düne kadar bu politikayı pasif bulurdu, eğer Türkiye’yi bu bağlamda geleneksel çizgisine oturtma niyeti varsa, Suriye’de temel bir değişikliğe gitmek zorunda. Bu kilidi açarsa Ankara, önü açılır, rahatlar, yeni olanaklar ortaya çıkar. Açamazsa, Türkiye yalnız kurt olarak kalmaya mahkumdur, her türlü saldırıya da açık olarak. Geçici, mevsimsel değil, uzun vadeli ittifaklara gidilmeli. C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog