Bugünden 1930'a 5,440,253 adet makale



Katalog


«
»

Salı 14 Ağustos 2018 EDİTÖR: ALPER İZBUL TASARIM: ECE KURTULUŞ Oluç: Krizin kaynağı haber 5 hükümetin kararları HDP Sözcüsü Saruhan Oluç, dövizdeki yükselişin durdurulması için ‘Ahbap çavuş ilişkileri ve askeri harcamalara son verilmeli’ dedi HDP Sözcüsü Saruhan Oluç, dün toplanan Merkez Yürütme Kuru lu (MYK) toplantısının günde mine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Parti genel merkezin deki basın toplantısında, Cum hurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘ekonomik savaş’ ve ‘ekonomik teröristler’ ifadelerine değinen Oluç şunları söyledi: “Net ola rak ifade edelim ki ortada bir ekonomik savaş yoktur, yerli ve milli mücadele sürdürülmesi la fı tamamen hama settir. Ekonomik teröristler de yok tur. Olan, açıkça Saruhan Oluç var olan hükümetin istikrar getire ceğini ilan ettiği yeni sistemin, aldığı kararların yanlışlarından kaynaklanan bir krizdir. Bu açı dan bakarak durumu değerlen dirmezsek bu krizin önüne geç mek mümkün olmayacaktır. Or tada yanlış ekonomik ve poli tik tercihler vardır. Tüm karar ların müsebbibi ve uygulayıcısı Erdoğan ve ekonomi danışman larıdır, bakanlardan oluşan ku ruldur. Bunlar tek sorumludur lar. Yıllardır ülkeyi yöneten par tinin iktidarıdırlar. Bu sorumlu luk hiçbir şekilde denetlenemez hale gelmiştir.” Meclis’in acilen toplanması Demirtaş: partimin ve halkımın hizmetindeyim Cezaevinde bulunan HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, geçen günlerde yazdığı “HDP tatil havasından dönmeli” başlıklı makalede kendisi ve partisiyle ilgili yaptığı eleştirilerin farklı yöne çekilmek istediğine işaret ederek konuya açıklık getirdi. Demirteş, Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Partime yönelik öneri ve eleştirilerim, tamamen arkadaşlarıma güç verme amaçlıdır. Bunun dışındaki her yorum yanlıştır. Ben her daim, partimin ve halkımın hizmetindeyim. Şahsıma yönelik yorumlarda da, bütün arkadaşlarım dikkatli bir dil kullanmalıdır. HDP’yi güçlendirmek hepimizin boynunun borcudur. Bunun dışındaki hiçbir amaç meşru ve haklı olmaz. Kimsenin de HDP’yi zayıflatmaya gücü yetmez. Partimiz en kısa zamanda toparlanacak ve mücadelesini yükseltecektir” ifadelerini kullandı. l Haber Merkezi gerektiğini kaydeden Oluç, “Bu nedenle denge denetleme ve fren mekanizmalarının olmadığı kuvvetler ayrılığının ortadan kaldırıldığı bu dönemde bu krizin daha da derinleşmemesi için TBMM’nin acilen toplanması gerektiğini düşünüyoruz” dedi. Sendikalara, meslek örgütlerine ve STK’lere de çağrı yapana Oluç, “Halkın ekonomik sosyal zirvesini toplamak ve halkın alacağı önlemleri tartışmak acil bir ihtiyaçtır. Biz HDP olarak üzerimize düşeni yapacağız” ifadelerini kullandı. Krizin faturasının emekçilere ve işçilere kesildiğini vurgulayan Oluç, esas meselenin TL’nin değer kaybetmesi olduğunu söyledi. “Kamu emekçilerinin yılbaşından bugüne kayıpları dolar bazında yüzde 18, Avro bazında yüzde 11’dir. Asgari ücrete baktığımızda bu kayıplar dolar bazında yüzde 32, Avro bazında yüzde 42’dir” diye konuşan Oluç, emekçilerin yılbaşından bu yana çok büyük kayıplarla karşıya kaldığına, çalışan kesimde ciddi bir yoksullaşma olduğuna dikkat çekti. HDP sözcüsü şöyle konuştu: “Önümüzdeki aylarda bugün yaşanan finansal krizin gündelik yaşama nasıl yansıdığını göreceğiz. Türkiye’de her şey dövize endeksli. Mercimekten soğana kadar ithal ürünler söz konusu. Yaşanan bu kriz bir süre sonra yani eylül ve ekim aylarında beslenme sorunu yaratmaya başlayacak. Keza sağlık sektöründe benzer bir durumla karşılaşacağız. Bu ahbap çavuş kapitalizmine yatırılan kaynaklar bizi buraya getirdi. Bu sorunun aşılması için tartışırken üç konuya dikkat çekmek gerekir. Bi rincisi israf ekonomisi sonlandırılmalıdır. Ahbap çavuş ilişkileri sonlanmalıdır, üretime ve istihdama yönelmek gerekir. Üçüncüsü de askeri harcamalara, savaş harcamalarına son verilmelidir. Bu adımlar atılmadığı müddetçe krizin durdurulması mümkün değildir.” Tek adam yönetimi, kuvvetlerin birleştirilmesi, adalet ve yargının işlemez hale getirilmesi, üniversitelerin, medyanın ve tüm kurumların bir odağa bağlanması projesinin çöktüğünü, Türkiye’nin de çöküşle en büyük krizini yaşamaya başladığını kaydeden Oluç, “Yapılması gereken tek şey demokrasi ve hukuk mücadelesini yükseltmektir. Bu olmadığı müddetçe bugün ekonomik alanda görülen bu sıkıntılar yarın siyasal alanda da derinleşerek karşımıza çıkacaktır” dedi. El öpen vekile davet Meral Akşener’in listelerden sildiği İYİ Parti İstanbul Milletvekili Arkaz, Bahçeli’nin daveti üzerine MHP’ye geçmeye karar verdi OZAN ÇEPNİ İYİ Parti İstanbul Milletvekili Hayati Arkaz, TBMM’de milletvekili yeminleri sırasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin elini öpmesi ile başlayan krize son noktayı koydu. Genel Başkan Meral Akşener’in milletvekilleri ile bir araya geldiği ilk toplantıda sert eleştirileri ve “ilkelerimize uymayan partiyi terk etsin” ifadelerini kullandığı iddialarının ardından partiden uzaklaşan Arkaz, Bahçeli’nin isme özel ve ‘beklenmeyen’ davetinin ardından MHP’ye geçmeye karar verdi. Arkaz’ın önümüzdeki günlerde istifasını sunmasının ardından İYİ Parti’nin TBMM’deki vekil sayısı 41’e düşecek. ‘Büyük bir onur’ Davetle ilgili Cumhuriyet’e konuşan Arkaz, “Ben zaten ülkücü gelenekten gelen bir insanım. Liderimiz Bahçeli’nin daveti şereftir. Büyük bir onurla MHP’ye geçiyorum” dedi. Arkaz, istifasının kurultayda isminin listelerde yer almamasıyla ilgili olup olmadığı yönündeki soruya ise “Bir süredir partiden uzağım. GİK listesinde yer alıp almamak benim için önemli değil. Zaten kurultaya da gitmedim” yanıtı verdi. Bahçeli’nin defalarca aday adayı olmasına karşı MHP listelerinde yer vermediği Arkaz’ı şimdi davet etmesi, İYİ Parti kulislerinde “zamanlaması manidar” yorumuna neden oldu. Parti içinde, bu geçişe daha önce karar verildiğine ilişkin değerlendirmeler de dikkat çekti. ‘Memnuniyetle...’ İYİ Parti TBMM Grubu adına sosyal medya hesabından yapılan açıklamada Arkaz transferi, “Parti tabanımızda ve kamuoyunda ciddi tepki toplayan İstanbul Milletvekili Hayati Arkaz’ın partimizden ayrılması tabanımızda memnuniyetle karşılanmıştır. Gittiği yerde mutluluklar dileriz” ifadeleri kullanıldı. l ANKARA ‘Bahçeli transfer borsasını açtı’ Arkaz transferine ilişkin açıklama yapan İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın “Yıllar yılı milletvekili transferi yapmamayı bir ilke olarak benimseyen Sayın Bahçeli, bugün hem partimizin içişlerine karışmış, hem de ‘Milletvekili transfer borsasını’ açmak suretiyle, kendi ilkelerini kendi eliyle yerle yeksan etmiştir” dedi. Arkaz’ın yaklaşık bir ay önce “Benim partim İYİ Parti, Genel Başkanım Meral Akşener” sözlerini hatırlatan Aydın, “1 ayda ne değişti” diye sordu. Akşener ağırlığını koydu OZAN ÇEPNİ İYİ Parti’nin 2. Olağanüstü Kurultayı’ndan büyük destek ve güç ile çıkan Genel Başkan Meral Akşener, Genel İdare Kurulu’nun (GİK) yarısının üstünü çizmesinin ardından tüzükte de değişikliğe gitti. Yerel seçim çalışmasına 1 Eylül’de başlamayı planlayan İYİ Parti’de Akşener’in yeni yönetim kurulu, teşkilat üzerinde ‘tam yetkili’ hale getirildi. Kurultayda yapılan değişiklikle, “acil ve gecikmesinde sakınca bulunan hallerde il ve ilçe başkanları ile il ve ilçe yönetim kurullarına kısmen veya tamamen el çektirme” yetkisi el değiştirdi. Başkanlık Divanı’nda olan ve ilk GİK toplantısında sunulması gereken el çektirme kararı, Genel Başkan’ın yetkisine verildi. El çektirme kararları artık GİK yerine ilk toplantıda Başkanlık Divanı’na sunulacak ve Genel Başkan ile Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı bu konuda yetkili olabilecek. Partinin ilke ve kararlarına aykırı davranış ve faaliyetleri tespit edi Ekonomi kurmaylarını topladı İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, kurultayın ardından ilk iş olarak döviz kurundaki hareketlilik üzerine ekonomi ve dış ilişkiler kurmaylarıyla biraraya geldi. Toplantıya akademisyen Ümit Özdağ, eski büyükelçi Adnan Sezgin, eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, ekonomi bürokrasisinde uzun yıllar görev yapmış eski Devlet Bakanı Ayfer Yılmaz ile bir dönem Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü görevi de yürüten MHP eski Genel Sekreteri Cihan Paçacı katıldı. Toplantının ardından açıklama yapması beklenen Akşener’in, hükümetin alacağı tedbirler ve Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarının yansımalarını izlemek ve değerlendirmek üzere açıklamasını bugüne ertelediği belirtildi. Akşener’in basın toplantısını iptal ettiği saat ile Arkaz’ın MHP’ye geçiş açıklamasının aynı saate denk gelmesi ise dikkat çekti. len il ve ilçe yönetimleri için GİK, üçte iki çoğunluk sağlanması durumunda görevden el çektirilmesine karar verebilecek. Tüzüğün 7 maddesinde değişikliğe gidilen İYİ Parti kurultayında, ayrıca parti yönetimine ilişkin söylemlere karşı disiplin süreçleri de düzenlendi. Kurultayda, “Genel Başkan, GİK, Merkez Disiplin ve Danışma Kurulu üyeleri ile partinin milletvekilleri ve belediye başkanları aleyhinde sosyal medyadan, yazılı veya sözlü basın yolu ile asılsız iddialarda bulunmak ve bunları tekrarlamak” maddesi ile “Seçimlerde parti aleyhine çalışmalarda bulunmak” maddesinin cezası, “geçici çıkarma”dan “kesin çıkarma”ya dönüştürüldü. l ANKARA Var mısın umut toplamaya?.. Kimi zaman yıldızlar geçiyor yüreğimin içinden, mavilerle donatılmış ilk yaz... Renkli bir gecenin sabahında umutlarım, sevdalarım. Hâlâ “başı açık başı kapalı” tartışmaları yapılırken kadın ölümleri artıyor, kadınlar ötekileştiriliyor. Çiçeğe durmuş kayısının, bir ıhlamur ağacının yalnızlığı, bir çocuğun, kadının gözlerindeki umut, gençlerin çaresizliği... Hayatın penceresi, doğan güneş, şehit haberleri, viran evlerdeki gözyaşları. Başörtülü bir anne ağıt yakıyor oğlu için... Türk, Kürt, polis, asker, genç, yaşlı... PKK’nin polis lojmanlarına attığı bomba, ölen çocuklar, çarşıda karısıyla birlikte alışveriş yaparken öldürülen astsubay... Kürt çocukları Ceylan, Elif, Uğur... İki ateş arasında vurularak katledilen dedeler, babalar, gençler... Bir Türk, bir Kürt anne ve baba aynı gün şehit düşmüş oğullarını toprağa veriyor... Diyarbakır’da, Manisa’da... Pusu kurmak, çocukları öldürmek, yaşamları altüst etmek. Ezmek, ezdirmek, bombalı saldırı yapmak... Ayrımcılık! Zorbalık! Karanlık dehlizlerde dolaşmak. Başı örtülü, başı açık... Sana ne yahu! Bu ülkede 1213 yaşında çocuklar ölüyor, bombalar patlıyor. “Asit kuyuları, öldürelim de kurtulalım” deniliyor... Yalvarıyorum, umut toplayalım bugün... Bir kez daha “terör nereden gelirse gelsin insanlık suçudur” diyelim... Hem babasıyla birlikte polisin infaz ettiği 13 yaşındaki Uğur Kaymaz’ı, hem de Tunceli Ovacık’ta lojman girişinde teröristlerin katlettiği Savcı Murat Uzun’u anımsayalım. 21 yıl önce Gazi Mahallesi’nde yaşanan katliamı unutmayalım... Madımak’ı, Maraş’ı, Başbağlar’ı, Suruç’u, Ankara’yı, Sultanahmet’i. HHH Haydi gelin umut toplayalım bugün... Hayatı kucaklayalım, anılar denizini değil aydınlık günleri konuşalım, zor olsa bile... Ne ırk, ne din, ne mezhep, ne inanç, ne dil, ne renk ayrımcılığı yapalım... Acılarımız, büyük kayıplarımız saymakla bitmiyor... Buna karşın şafağın sökmesini bekleyelim... Tunceli akşamlarını yaşa yalım; Artvin’de, İzmir’de, Çanakkale’de çevre mücadelesi verenleri düşünelim biraz olsun. Onları ayakta alkışlayım! Malabadi Köprüsü’nde buluşup sevgiyi paylaşalım... Lice’de çay içelim, Hakkâri’de Sümbül Dağı’nı seyredelim... Haydi Sur’da, İdil’de umut toplayalım, insanlık adına haykıralım. Her şey Cemal Süreya’nın dizelerindeki gibi: “Umulmadık bir gün olabilir bugün Kan var bütün kelimelerin ardında” Kanlı olmasın hayatımız ve kelimeler... Ölüm olmasın. Cemal Süreya’nın şiirinde olduğu gibi var gücümüzle seslenelim: “Şu sesin, bulutlu sesin var ya, uçtan uca ters yüz ediyor geceyi Yataklar var konuşmak için, Öpüşmek için telefon kulübeleri Güneşler var, yıldızlar, samanyolları Karpuzlar gümbür gümbür kapılarda. Tanrılar sofrası amma karanlık Yiyemem tek lokma yiyemem orda. Şu senin tutkulu sesin var ya: Orda güzellik artı yara izi” Yaşanmışlıklar vardır, acı ve hüzünlü... Gelin acıları ve hüzünleri bir günlüğüne olsa bile bırakalım... Sesimizi çoğaltalım evrende. Çalmasın gökyüzünü kuşatan çanlar, ölümler olmasın... Barış çiçekleri açsın yaşadığımız binlerce yıllık coğrafyada. Umutlar çoğalsın, hayat zindan olmasın... HHH Bir huysuz acıyla değil, sevgiyle dokunacağız güllere, menekşelere... İnsana! Kırmalıyız bileklerimizdeki ve beyinlerimizdeki kelepçeyi. Karadeniz’deki coşku Ege’ye ulaşacak, Hakkâri’den Edirne’ye dek şenlik başlayacak... Var mısınız? Derin gecelerde karanlık gölgeler görmeyeceğiz, AVM inşaatı çadırlarında emekçiler cayır cayır yanmayacak... Demokrasi ve özgürlüklerin laiklik temelinde yükseleceğini savunacağız bıkmadan usanmadan... Var mısınız umut toplamaya?.. Alaattin Çakıcı Sincan’a nakledildi Kırıkkale’nin Keskin ilçesindeki T Tipi Kapalı Cezaevi’nde hükümlü bulunan ve Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi’nde tedavi gören suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı, dün sabaha karşı saat 05.00 sıralarında Sincan Kapalı Cezaevi’ne nakledildi. Çakıcı, 7 Haziran 2017 tarihinde de Bolu F Tipi Cezaevi’nden Keskin T Tipi Kapalı Cezaevi’ne nakledilmişti. Bir süre sonra sağlık durumu gerekçe gösterilerek Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi’ne kaldırılan ve burada tedavisi süren Alaattin Çakıcı’ya, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de geçmiş olsun ziyaretinde bulunmuştu. Çopaekırcaıs’nyıonna:d17amgölazraınltaı Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ender Coşkun’un yürüttüğü soruşturma kapsamında Çakıcı’nın adamlarına yönelik operasyon başlatıldı. Ankara Emniyeti Organize Suçlarla Mücadele ekipleri, savcılık talimatı üzerine Kırıkkale ve Ankara’da çok sayıda adrese baskın yaptı. Operasyon kapsamın da Çakıcı’nın avukatının da aralarında bulunduğu 17 adamı gözaltına alındı. Çakıcı’nın adamlarının Kırıkkale’de ev tuttukları, burada işadamı ve esnaftan haraç topladıkları iddialarına da yer verildi. Alaattin Çakıcı, Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi’nde özel odada tutulurken, hakkında düzenlenen ziyaretçi sınırını kaldıran sağlık raporu tartışmalara neden olmuştu. Ardından da Kırıkkale Başsavcısı Erdoğan Bayrakdar ile il sağlık müdürü ve hastane başhekimi görevden alınarak, haklarında soruşturma başlatılmıştı. l DHA C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog