Bugünden 1930'a 5,432,306 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

KULTUR anatçı Zülfü Livaneli, Doğan Kitap tara Zülfü Sfından yayımlanan son kitabı “Gölgeler” Livaneli’den ile Hepsiburada Yazar Söyleşileri’ne konuk yeni kitap müjdesi oldu. Livaneli etkinlikte “Kaplanın Sırtında” ismini verdiği yeni romanı üzerinde çalıştığı ifade etti. Öte yandan “Konstantiniy ye Oteli” kitabında geçen bir bölüm olan “Edebi ve Ebedi Gölgeler”den ilham alarak yazdığı yeni romanı “Gölgeler”i bir saygı duruşu olarak nitelendiren yazar, okuyucularından gelen olumlu tepkilerden çok mutlu olduğunu dile getirdi. Adım adım Troya14 EDİTÖR: EMRAH KOLUKISA TASARIM: FUNDA YAŞAR ER 2018, Troya yılı ilan edildi ve kente dair projeler peş peşe hayata geçmeye başladı. Troya ile ilgili kapsamlı bir araştırma kaleme alan Rüstem Aslan ile Troya’yı adım adım gezdik Dünyanın en önemli antik kentlerinden Troya, 1998 yılında UNESCO Dünya Mi koymak gerektiğini bir örnekle açıklıyor. Aslan, tüm Çanakkale’yi, Kaz Dağları’nı, rası Listesi’ne adını yazdırmış Gökçeada ve Bozcaada’yı hat tı. Kentin listeye girişinin 20’nci senesi olması dolayısıyla 2018, “Troya Yılı” ilan edildi. Troya ORHUN ATMIŞ ta Yunanistan’ı görebildiğiniz kalıntıların tepesinin ziyaretçiler nedeniyle aşırı derece Müzesi’nin de yakın zamanda açılışı de aşındığını, onlarca eski fotoğrafı nın yapılmasıyla birlikte antik ken karşılaştırarak fark ettiğini söylüyor. ti ziyaret edeceklerin sayısının bu dö Şimdi o tepe, ahşap yol ve korkuluk nem 1 milyonu bulması bekleniyor. larla insanların etkisinden arındırıl Troya Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı mış, daha düzenli hale gelmiş. Prof. Dr. Rüstem Aslan da tarih ve ede Gezi boyunca Troya kazılarının sü biyat meraklıları için “Yeni Başlayanlar recini en başından bugüne kadar an İçin Troya” isimli bir inceleme kitabı ka latan Aslan, Troya hakkında sıkça ya leme aldı. Rüstem Aslan’ın sürükleyici pılan bir yanlışı da düzeltiyor ve ken ve yalın anlatımıyla yazdığı araştırma, tin Yunan kültürüne mal edildiğini, an Doğan Kitap’tan satışa çıktı. cak Troyalıların Anadolulu olduğunu di Rüstem Aslan, 1988 yılında Prof. Dr. le getiriyor. Rüstem Aslan, zaman za M. Osman Korfmann’ın başlattığı yeni man çeşitli zorluklarla karşılaşsa da öm dönem Troya kazılarına öğrenci olarak rünü Troya’ya adamaktan vazgeçmemiş. katılmış; daha sonra ise yüksek lisans ve Şu an bile Troya’yı insanlara nasıl daha doktorasını yine Prof. Korfmann’ın ya doğru ve güzel bir şekilde tanıtabileceği nında Almanya’da Troya ve Troas üzeri nin projelerini üretiyor. ne yapmış bir isim. Doğan Kitap’ın Troya kazılarına düzenlediği basın gezisinde ‘Troya Kültür Rotası’ de bir grup gazeteciye antik kenti anlattı. Öte yandan, Çanakkale Valiliği’nin Troya, 3 bin yıl önceki uygarlıkların ka himayesinde Çanakkale Tarih ve Kül lıntılarını izlemeye olanak sağlayan bir tür Vakfı tarafından sürdürülebilir tu kent. Ziyaretçiler, bu zamana kadar ya rizm çalışmalarına katkı sağlamak, tu pılan kazılar nedeniyle, aslında bir höyü rizm alanındaki istihdamı artırmak ve ğün içinde zaman tünelinde dolaşıyorlar. turizmin yerel kalkınma boyutuna dik Yani, kalıntıların arasında yürürken bir kat çekmek amacıyla “Gelecek Turizm an için binlerce yıl önce, kentin bir soka de” ve “Troya Kültür Rotası” projesi yü ğındaymış hayaline kapılabilirsiniz. rütülüyor. Saha çalışmalarına başla Troya Müzesi’nin inşası hızla sürer nan “Troya Kültür Rotası” projesiyle, ken, ören yerinin içinde de birtakım dü Ezine ve Ayvacık ilçelerine bağlı köyle zenlemeler yapılmış ve yapılmaya de rin yürüyüş ve bisiklet yoluna kavuşa vam ediyor. Engelliler için ayrıca ah cağı belirtiliyor. Projeyle, Troya Kültür şap bir yolun inşası sürerken Aslan, zi Rotası’nın tescillenerek “Kültür Rotası” yaretçilerle kalıntılar arasına mesafe kapsamına girmesi planlanıyor. ‘Yeni başlayanlar için’ Deneyimli arkeolog Rüstem Aslan, Troya kitabını 5 bölüm halinde yazmış. İlk bölümde “Mitolojik Troya”yı okuyorsunuz. O meş hur, “İlyada Destanı”nda da anlatılan Troya Savaşı, bu bölümde tüm yönleriyle kaleme alınmış. İkinci bölümde o destanı 2 bin 700 yıl önce yazıya geçiren Homeros’u, “Büyük ozan, büyük bilmece: Homeros” başlığı altında tanıma fırsatı buluyorsunuz. Üçüncü bölümde ise Troya’nın izi sürülüyor. “Hisarlık, Troya’ya dönüşürken” isimli kısımda kentin asırlar sonra nasıl bulunup gün yüzüne çıkarıldığının maceralı hikâyesi yer alıyor. Dördüncü bölümde “Troya’nın arkeolojik mirası”na bakış atılıyor. Alttan üste doğru Troya’nın on kenti anlatılırken, günümüzdeki Troya’ya kapı açılıyor. Son bölümün başlığı ise “Mitoloji gerçeğe dönüşüyor.” Bu bölümde önceki bölümlerden öğrenilenler pekiştirilerek bir sonuca varılıyor. Rüstem Aslan kultur@cumhuriyet.com.tr Cuma 27 Temmuz 2018 Murakami’ye sansür! Japonya’nın ve dünyanın en çok satan yazarlarından Haruki Murakami’nin son kitabı “toplum ahlakına aykırı” öğeler içerdiği gerekçesiyle bazı ülkelerde sansüre takıldı. Şubat ayında yayımlanan “Killing Commendatore” kitabı Hong Kong’da mahkeme tarafından “uygunsuz” bulundu. Eşinden boşanmış 36 yaşındaki bir ressam kadının hikâyesinin anlatıldığı kitabın uğradığı sansür, ülke genelinde son dönemde artış gösteren sansür uygulamasından da rahatsız okuryazar, akademisyen ve sanatçı çevresi tarafından tepkiyle karşılandı. Kararın duyurulmasının ayrından 21 farklı grup tarafından ortak olarak yayımlanan dilekçede bunun “Hong Kong’lular için utanç verici” olduğu söylenirken Murakami’nin kitabının Hong Kong Kitap Fuarı’nda satılmasına yönelik imza kampanyası da başlatıldı. “Killing Commendatore”, Doğan Kitap tarafından kasım ayında Türkçede de yayımlanacak. Disko Kraliçesi Gloria Gaynor geliyor “I WIll SurvIve” isimli şarkısıyla müzik dünyasının unutulmaz isimleri arasına giren Amerikalı efsane şarkıcı Glo ria Gaynor, 9 Ağustos’ta Bodrum’da sahne alacak. Gayrimenkul şirketi Nef’in özel davetlisi olarak sahneye çıkacak olan ‘Disko Kraliçesi’ Gloria Gaynor, 1978 yılında yayımladığı ve müzik tarihinin en başarılı parçalarından biri olarak kabul edilen “I Will Survive” isimli şarkısıyla, dünya listelerinde uzun süre bir numarada kalmayı başarmıştı. Tiyatro festivalinde 11 bin çocuk Kadıköy Belediyesi’nin Selamiçeşme Özgürlük Parkı Açık Hava Tiyatro’sunda düzenlediği, 11 Temmuz’da başlayan geleneksel Kadıköy Belediyesi Çocuk Tiyatro Festivali sona erdi. Festivali 11 bin 200 kişi ziyaret etti. Festivale her yıl geldiklerini ve aynı heyecanı yaşadıklarını belirten çocuklar, tiyatroyu çok sevdiklerini ifade etti. Bir başka çocuk ise “Tiyatroyu çok seviyorum, açık havada tiyatro izlemek çok daha güzel” dedi. ‘Edebiyat Meseleleri’ ekranda Edebiyatçı Doğuş Can Delihasan’ın hazılayıp sunduğu “Edebiyat Meseleleri” adlı program bugün ilk bölümüyle Cem TV ekranlarında olacak. Her cuma günü saat 16.30’da yayımlanacak programın ilk konuğu Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Çelik. Programda klasik edebiyatın temel kavramları “aşk, şiir, mazmunlar” ele alınacak. Yine seks ve kadın teşhiri.. Karikatürcüler Oğuz Aral’ı andıİddialı bir gençlik ve yaz filmi gösterimde: Kısmet, Sevgilim: İlk Şarkı Paris’te restoranlarda çalışarak sürdürdüğü tıp eğitimini senaryo yazarlığına heves ederek yarıda bırakan, amatörce fotoğraf da çeken, arap genci Amin (Shain Boumedine), 1994’ün ağustosunda Fransa’nın güneyindeki büyüdüğü sahil kasabasına, kalabalık aile evine dönüyor yaz tatilini geçirmek üzere. Akdeniz güneşi altında, masmavi gökyüzüyle denizin kesiştiği harika bir coğrafyada, eski tanıdıklarıyla plaj eğlenceleriyle vakit geçirip aile lokantası, makarnalıkuskuslu yemek masaları, plajlarla barlar arasında, sürekli izlediği, anlamaya çalıştığı karşı cinsi gözlemleyerek takılan ve yaz tatilinin tadını çıkarmaya bakan, kadın “muamması” karşısındaki toy ve çekingen Amin’in hikâyesini “erkek gözünden” anlatıyor, Tunus asıllı Fransız yönetmen Abdellatif Kechiche, “Mavi”deki gibi yine tekrarlarla 175 dakikaya uzattığı yeni filmi “Mektoub, My Love: Canto UnoKısmet, Sevgilim: İlk Şarkı”da. Malum, iki genç kadının tutkulu beraberliğini, sevişmelerini anatomik detaylarla gözümüze soktuğu, 3 saatlik “La Vie d’AdeleMavi En Sıcak Renktir”le (2013) Cannes’da Altın Palmiye’yi alan Kechiche yine o gözalıcı, sıcak ama özünde çıplak kadın bedenini sergilemeye dayanan, cinsellik sömürücüsü, maço tarzını yineliyor geçen yıl Venedik’te dünya prömiyerini yapan bu “Kısmet”le. Amin’in kadın avcısı kuzeni Tony (Salim Kechioche) ile unutamadığı çocukluk arkadaşı ve eski göz ağ rısı Ophelie’yi (bana 1980’lerin İtalyan seks kraliçesi Serena Grandi’yi anımsatan Ophelie Bau) çatır çutur sevişirken pencereden röntgenlediği, ateşliden öte, nerdeyse hardporno denebilecek, (seyirciyi de dikizci yerine koyan) bir sevişme bölümüyle başlıyor “Kısmet”. Tatile gelmiş, 2 Nice’li Fransız dilberine de (Tony’nin baştan çıkarıp yüzüstü bırakacağı Charlotte’la kart zampara amcanın yatağa atmak istediği, çıtı pıtı biseksüel Celine’e) rehberlik eden Amin, uzak denizlerde görevli bir bahriyeliyle nişanlı olduğunu bildiği Ophelie’yi kuzeniyle ateşli bir sevişme sırasında görmekten şaşkın. Ancak çıplak fotoğraflarını çekmek istediği Ophelie’yle büyük ölçüde yönetmenin alterego’su diyebileceğimiz Amin’in arasındaki film boyunca eyleme dökülmeyen bir gizli çekim de apaçık belirgin. Bir başka Altın Palmiyeli filmin (Laurent Cantet’nin yönettiği “Sınıf”ın da) yazarı olan François Begaudeau’nun bir diğer romanından serbestçe uyarlanmış “Kısmet”te kadınların güzel, çekici ama güvenilmez oldukları ima ediliyor Ophelie’nin şahsında. Kechiche’le Ghalia Lacroix imzalı, bildik basmakalıp durumlardan öte yeni bir şey söylemeyen içi boş senaryosu, bayat disko müzikle ri ve yorucu uzunluğu bir yana, nispeten ilk kez kendi adlarıyla kameranın önüne geçmiş, genç oyuncuların çabası, başarılı görselliği, oyuncu yönetimi ve popo ağırlıklı, pornomsu ama akıcı anlatımıyla izlenebilir kılınmış “Kısmet”le yine kadın bedeni ve seks teşhirciliği üzerinden iş tutan, öncelikle gişe başarısına odaklanmış, sözüm ona beylik bir yaz ve gençlik filmi tezgahlamış yönetmen Kechiche. Mandıracı ve lokantacı ailesinin keçilerine bakan Ophelie’nin yardımıyla keçinin doğumunu fotoğrafladığı o belgeselimsi sekansın ardından diskoda kendilerinden geçercesine kalça sallayan kadınların topluca dans görüntülerini dakikalarca sürdürerek kadının ancak doğurmaya yaradığını düşündürten yönetmen Kechiche’in zihni hep bel altı çalıştığı anlaşılıyor. Abuk sabuk sofra muhabbetlerinden, suda deve güreşi sahnelerinden, plajdaki mayolu, bikinili, dolgun kadınların yakın plan çekimlerinden geçilmeyen bu film tamamen röntgenci erkek bakışının kadını cinsel nesneye dönüştürmesinin ürünü özetle. Fransızca, İngilizce, İtalyanca karışımı, çorbamsı adından anlaşılacağı gibi Kechiche’in devamını çekip hatta bir üçlemeye dönüştüreceği söylenen bu “Kısmet”in ikinci, üçüncü şarkısı da ufukta anlaşılan. Karikatürcüler Derneği’nin 38’inci kez düzenlediği “Uluslararası Nasreddin Hoca Karikatür Yarışması”nın jüri üyeleri, usta karikatürist Oğuz Aral’ın 14’üncü ölüm yıldönümünde Kadıköy Belediyesi Karikatür Evi’ni ziyaret etti. Türkiye’den Erdoğan Başol, Metin Peker, İbrahim Tuncay, Şevket Yalaz, Bulgaristan’dan Anatoliy Stankulov, Hırvatistan’dan Mojmir Mihatov, İran’dan Rahim Baghal Asghari Baghmisheh’den oluşan jüri üyeleri, Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu ile bir araya geldi. Oğuz Aral anısına Karikatür Evi önüne dikilen kendi heykeli ve en sevilen karakterlerinden biri olan Avanak Avni heykeli ile birlikte poz veren topluluk Oğuz Aral’ı andı. Angelopoulos’un arşivi kül oldu Yunanistan’ın başkenti Atina’nın Mati beldesinde çıkan yangında Yunan yönetmen Theo Angelopoulos’un evi de yandı. Yunan basınından Prtothema.gr’de yer alan habere göre ünlü yönetmenin eşi, 2012 yılında geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Angelopoulos’un tüm belge, kitap ve gün ışığına çıkmamış tüm birikiminin evle birlikte yandığını ifade etti. Yangının olduğu gün kızı ve torunuyla Mati’de bulunduklarını söyleyen Angelopoulos, “Evim tamamen yandı. Eşimin kitapları, ona adanmış kitaplar, yazışmalar, tüm belgeler yandı” dedi. C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog