Bugünden 1930'a 5,439,171 adet makale



Katalog


«
»

Salı 17 Temmuz 2018 EDİTÖR: ÖZGÜR ÖZKÜ / TAMER KAYAŞ TASARIM: İLKNUR FİLİZ Gazeteciliği yargıladı koltuğu kaptı YAHRSGKITİGSAEEYN1’2AELÜ10YK0EU,RSDUEAÇLNUTIİ,ŞDTÜANY’A Cumhuriyet davasına bakan, Mehmet Altan’a ilişkin AYM kararını uygulamayan mahkeme başkanı Orkun Dağ, Yargıtay üyesi yapıldı Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK), Yargıtay üyeliğine 100, Danıştay’a ise 12 kişi nin atamasını gerçekleştirdi. 24 Ara lık 2017’de yayımlanan kanun hük münde kararnameyle Yargıtay’da 100, Danıştay’da 16 yeni üyelik kadro su oluşturulmuştu. Bu üyelerin atanması için, 6 aylık süre şar ALİCAN ULUDAĞ tı getirilmiş, ancak süre, 24 Haziran’da dolmuştu. Süre şartının bağlayıcı olmadığını düşünen HSK Genel Kurulu, 24 Haziran seçimleri sonrasına bıraktığı atama kararna mesini dün tamamlandı. Kararnamede en dikkat çeken isim, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Abdurrahman Orkun Dağ ol du. Dağ, Cumhuriyet davasına bakan 27. Ağır Ceza’nın başkanlığını yapı yordu. Dava boyunca Cumhuriyet ga zetesinin yayın politikasını yargıla yan mahkeme, 25 Nisan’da kararını açıklamış ve 12 Cumhuriyetçiyi “ör güte yardım” suçundan 3 ile 8 yıl ara sında çeşitli hapis cezalarına çarptır mıştı. Cumhuriyet soruşturmasını yü rüten başsavcı vekili Mehmet Akif Ekinci de geçen yıl Erdoğan tarafın dan HSK üyeliğine atanmıştı. Ekinci, dün yayımlanan kararnamede Orkun Dağ’ın atamasının altına imza attı. AYM’yi yok saydı Hâkim Orkun Dağ, 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görev yaparken Anayasa Mahkemesi’nin Mehmet Altan kararını da uygulamayarak anayasayı çiğnemişti. Bunun üzerine Altan’ın avukatları, üst mahkeme olan 27. Ağır Ceza’ya itiraz etmiş; başkanlığını Dağ’ın yaptığı 27. Ağır Ceza, AYM kararını tanımayarak Altan’ı tahliye etmemiş ve itirazı reddetmişti. Cumhuriyet avukatlarının Mehmet Altan kararını emsal olarak gösterip Akın Atalay, Murat Sabuncu ve Ahmet Şık’ın tahliye edilmesi başvurusunu da 27. Ağır Ceza reddetmişti. 17 Aralık’ın hâkimi 17 Aralık operasyonunda tutuklanan eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan ile Rıza Sarraf’ın adamı Abdullah Happani’nin ara PEKER’İN GEREKÇELİ KARARI sİnufçazsateyıhlmdiaddi ı Üsküdar’da 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümünde yaptığı konuşmada, “Suç işlemeye alenen tahrik etmek” suçundan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan mafya lideri Sedat Peker’in beraatına karar veren mahkeme, gerekçeli kararını yazdı. Kararda “Terör örgütlerine karşı devlet ve milletin yanında olmak her Türk vatandaşının borcu ve görevi olduğu” vurgulandı. Peker söz konusu konuşmasında “Cezaevleri de bir gün basılacak. Ancak onların hayal ettiği gibi değil. Dışarıda yakaladıklarımızın hepsini ağaçlara, bayrak direklerine astıktan sonra cezaevlerine de gireceğiz. Onları cezaevlerinde de asacağız. Boyunlarından asacağız bayrak direklerine” demişti. İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesi, 21 Haziran 2018 tarihli duruşmada, “Suç işlemeye alenen tahrik etmek” suçundan yargılanan Peker’in beraatına karar vermişti. Mahkemenin Hâkimi Volkan Çetinkaya, gerekçeli kararda şu ifadelere yer verdi: “Sanık ile müdafiinin savunmaları, konuşmanın yapıldığı tarihin darbe teşebbüsünün yıldönümü olması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın sözlerinin muhatabının FETÖ / PDY isimli terör örgütü üye ve sempatizanları olduğu, sanığın sözlerinden genel olarak devlet ve hükümete karşı yeni bir darbe girişiminde ya da eylemde bulunulması halinde milletin aynı şekilde ve daha şiddetli olarak karşılık vereceği anlamının çıktığı, bu sözlerin de herhangi bir suç oluşturmadığı, zira ismi ne olursa olsun terör örgütlerine karşı devlet ve milletin yanında olmak her Türk vatandaşının borcu ve görevi olduğu, sanığın bu görevini kendi dünya görüşü çerçevesinde, yargılamaya konu sözleri ile kendince ifa ettiği, anılan bu sözleri sarf ettikten sonra herhangi bir şiddet içerikli olay ya da eylemin de baş göstermediği anlaşılmakla, sanığın beraatına...” l İSTANBUL / Cumhuriyet Kardeşi DE atandı Atamalarda AKP’ye yakın isimlerin ağırlıklı olduğu belirtildi. Bunlar arasında HSK Başkan Vekili Mehmet Yılmaz’ın İstanbul’da savcı olarak görev yapan kardeşi Sabri Yılmaz da yer alıyor. Yargıyı yöneten kurum olan HSK’nin başkan vekilinin, birinci derece yakını olan kardeşini Yargıtay üyeliğine atamasının, yargının etik ilkelerine aykırı olduğu ifade edildi. Listede 20’ye yakın ismin ‘milliyetçi kadrodan’ , 810 ismin ise ‘sosyal demokratlardan’ belirlendiği öğrenildi. Kararnameyle bakanlık bürokrasisi de Yargıtay’a taşındı. Adalet Bakanlığı’nda bürokrat koltuğunda oturan 18 kişi, Yargıtay üyesi yapıldı. ERDOĞAN’DAN 4 İSİM HSK, Danıştay üyeliğine 12 kişi atadı. Bunlardan Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Musa Heybet ile Yüksek Müşavir Kemal Açıkgöz, bakanlık kadrolarından geldi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da, Abdurrahman Madan, Ahmet Murat Altuğ, Şaziye Fırat Civelek ve Tayyibe Kaycıoğlu’nu seçti. larında bulunduğu 6 kişiyi tahliye eden, piyanist Fazıl Say’a Ömer Hayyam şiirini paylaştığı için 10 ay hapis cezası veren hâkim Hulusi Pur’un Yargıtay üyesi yapılması da dikkat çekti. Pur, son olarak İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başkan olarak görev yapıyordu. FETÖ çatı davası Atanan diğer isimlerin büyük çoğunluğunu, FETÖ ile mücadelede öne çıkmış isimler oluşturuyor. FETÖ/PDY’ye ilişkin ana soruşturmayı yürüten ve bu kapsamda Fethullah Gülen’in arasında bulunduğu 73 kişiye dava açan Ankara Savcısı Serdar Coşkun, Yargıtay üyesi ol du. Ankara’da Başsavcı Vekili Mehmet Odabaşı, Aytekin Canikli, Kozmik Oda soruşturmasında takipsizlik kararı veren savcı Tekin Küçük, Ankara Savcısı Velihattin Eldemir de Yargıtay’a gidenlerden. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik Marmaris’te yapılan suikast girişimi iddianamesini yazan eski Muğla Başsavcısı ve halen Yargıtay savcısı olan Necip Topuz artık görevini Yargıtay üyesi olarak sürdürecek. Öksüz döneminin savcısı 6 başsavcı da Yargıtay üyeliğine atandı. Küçükçekmece Başsavcısı Ali Doğan, Kastamonu Başsavcısı Bülent Kantarcı, Ankara Batı Başsavcısı Ergün Şahin, İzmir Başsavcısı Mustafa Doğru, Malatya Başsavcısı Orhan Usta, Şanlıurfa Başsavcısı Sadi Doğan, Yargıtay’da yerini aldı. Adil Öksüz Sincan Adliyesi’nde serbest bırakıldığında terör suçlarından sorumlu başsavcı vekili olarak görev yapan Şahin, daha sonra Ankara Adliyesi’ne başsavcı vekili olarak atanmış, yanında Adil Öksüz’ün serbest bırakılmasında ihmali olanların dosyasını getirmişti. Şahin, Öksüz’ün firarında ihmali olduğu gerekçesiyle bazı asker ve polislere dava açmıştı. MHP lehine karar verdi Ankara Adliyesi Adalet Komisyonu Başkanı İsmail Ulukul da Yargıtay üyesi oldu. Ulukul, MHP’de muhaliflerin yaptığı olağanüstü kurultaydaki tüzük değişikliklerinin yürütmesini durduran asliye hukuk mahkemesi hâkimiydi. Bu karardan sonra komisyon başkanı yapılmıştı. l ANKARA ‘Cumhuriyet’e dokunan kazanır’ Cumhuriyet davasında 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası alan gazetemiz İcra Kurulu Baş kanı Akın Atalay: “Ahmet’e (Şık) cezaevinde na zire yapmak için söylediğim slogan doğrulanı yor: (Cumhuriyet Gazetesi’ne) Dokunan Kazanır! İki yıl önce iddianameyi imzalayan Başsavcı ve kili (Mehmet Akif Ekinci) HSK üyesi se çilmişti. Tutuklama kararını veren ve itirazen inceleyen dönemin sulh ce za hâkimleri (İst. 9 ve 10) Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı yapılmıştı. Şim di de fantastik bir kararla ağır ceza lar veren mahkemenin (İst. 27. ACM) başkanı Yargıtay üyesi olarak seçildi. Yargıç lara ve savcılara subliminal filan değil, apaçık mesaj veriliyor: Cumhuriyet’e do Akın Atalay kunan kazanır!” ‘Düşündürücü atama’ Mehmet Altan’ın avukatı Figen Çalıkuşu: “İstinaf ikinci dairesi, Mehmet Altan’ı tahliye ederken çok önemli bir karar vermiş, AYM kararları herkesi bağlar demişti. Buna uymak zorundadır her kurum. 26. ve 27. Ağır Ceza’nın kararları uygun değildir dedi. Bu durumda anayasa hükmünü ısrarla 4 kez uygulamadılar. Yargıtay üyeliğine atanan Dağ da bu karara imza atanlardan birisi. Böylesine bir süreçte bunun gözardı edilmiş olması, anayasa hükmüne rağmen bunu uygulamayan bir yargıcın atanması hukuk güvenliğinin halen oturmadığını gösteriyor. Biz bu hâkimi de HSK’ye şikayet etmiştik. Böylesine bir terfi düşündürücü. Anayasayı yok sayan bir yargıçsanız, bu soruşturma konususuysa önce bunun üzerinde durulması gerekirdi.” ‘YARGIDA KADININ ADI YOK’ Yargıçlar Sendikası Başkanı Ayşe Sarısu Pehlivan, Yargıtay ve Danıştay’a yapılan üye atamalarında sadece 4 kadının olmasına ilişkin açıklama yaptı. Yargıda kadının adının olmadığını ve beklenen isimlerin olduğunu belirten Pehlivan, “Kararları nedeniyle tebrik ve teşekkür ataması yapılmış. İçtihat üretecek kişilerden ziyade bakanlık bürokratlarına yer bulmak için yapılan atama görüntüsü var. Sendikamız üyeleri yine yok sayılmış. Üreten hukukçularımız görmezden gelinmiştir. Ne diyelim. Vatana mille te hayırlı olsun” diye tepki gösterdi. ‘Biz halkız, ezmen bizi’ 301 madencinin hayatını kaybettiği Soma katliamının acılı anneleri, Soma’dan başladıkları yürüyüşü HSK önünde bitirdi. Polis ailelere biber gazıyla müdahale etti 301madencinin hayatını kaybettiği Soma katliamı davasında çıkan kararı protesto etmek için Soma’dan yürüyüş başlatan ailelerin Ankara’da Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) önünde yaptığı basın açıklamasına polis ekipleri, biber gazıyla müdahale etti. Soma katliamında çocuklarını kaybeden acılı aileler, mahkemenin 11 Temmuz’da verdiği kararı protesto etmek amacıyla Soma’dan yürüyüş başlattı. Ankara’daki ilk durakları HSK olan madenci annelerinin, CHP milletvekillerinin de katıldığı basın açıklamasına polis biber gazıyla müdahale etti. Ailelerin avukatlarının da biber gazından etkilendiği müdahale sonrası avukatlardan bazılarının gözaltına alınmaya çalışıldığı görüldü. NECATİ SAVAŞ Adalet istediler Çocuklarını kaybeden aileler müdahale sonrası yaptıkları basın açıklamasında “adalet” istediler. Seslerinin duyulmasını isteyen aileler facianın yaşandığı maden ocağının sahiplerine verilen cezanın hukuksuzluğundan yakınarak, “Evlatlarımızın hakkı yerde kaldı, yazıklar olsun sizin adaletinize. Bizim çocuklarımızın ölümünün bedeli 15 yıl mı” diye sordular. Hayatını kaybeden evlatlarının toprağını yanlarında getiren acılı anneler, “Askere giden fakir çocuğu, madene giden fakir çocuğu, hiç zengin çocuğunun öldüğünü duyup da haber yaptınız mı siz. Hep 15 Temmuz’u yayımlamayın bizi de gösterin” dediler. İstinaf mahkemesinden çıkacak karardan umutlu olduklarını dile getiren maden ci yakınları, “Avrupa’da bir bakan, işçisi ya da vatandaşı ölünce istifa ediyor ama bizimkiler korumalarla dört dörtlük korunuyor. Yukarıdakiler duyun bizim sesimizi, biz sizin halkınızız, ezmen bizi, yeterince ezdiniz zaten, 440 tane çocuk yetim büyüyor. Vebalinin altında olmayın, vicdana gelin. Bunların bedelini istiyoruz biz, hukukla yönetilmek istiyoruz. Eğer bu hukukla yönetilmiyorsak kaldırsınlar hukuk devletini” dedi. ‘Bir daha yaşanmazdı’ Soma katliamında hayatını kaybe Ailelerin Kızılay’daki madenci anıtına karanfil bırakması da yasaklandı. Aileler haklarını aramak için Ankara’ya geldiklerini, önlem alınmazsa katliamların devam edeceklerini belirttiler. den madencilerden Uğur Çolak’ın babası İsmail Çolak da “Benim emekli olduğum ocakta 301 tane evlat işverenin, sendikanın ve siyasal iktidarın ihmalleri sonucunda katledildiler. Çıkan son mahkeme kararını kabul etmiyoruz. Bundan dolayı iki annemizle birlikte il il, ilçe ilçe gezerek HSK’ye derdimizi anlatmaya geldik. Bu davada emsal bir karar çıksaydı bir daha Soma’lar, Ermenek’ler yaşanmaz. Adalet bu davada göçük altında kaldı” diye isyan etti. l ANKARA / Cumhuriyet haber 11 Hâkim ORKUN DAĞ Atanınca duruşmayı bıraktı SEYHAN AVŞAR “Örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” iddialarıyla tutuklu bulunan Etkin Haber Ajansı (ETHA) muhabirleri İsminaz Temel, Havva Cuştan ile Ezilenlerin Hukuk Bürosu avukatları Özlem Gümüştaş ve Sezin Uçar’ın da aralarında olduğu 13’ü tutuklu 23 kişi 9 ay sonra dün ilk kez yargıç karşısına çıktı. Duruşma sırasında Mahkeme Başkanı Abdurrahman Orkun Dağ, Yargıtay üyeliğine atandığını öğrendi. Verilen aranın ardından Dağ’ın yerine Halit İçdemir’in mahkeme başkanlığına atanmasıyla heyet değişti. İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada ilk olarak tutuklu avukatlarından Özlem Gümüştaş savunma yaptı. İddianamenin polis tarafından hazırlanan fezlekenin aynısı olduğunu vurgulayan Gümüştaş, “Savcı ESP’den bir ‘terör örgütü’ yaratmaya çalışıyor. Biz bu ülkede inandığımız değerleri, ölümlereyaralanmalara rağmen koruyor, direne direne siyaset yapıyoruz. Suruç’ta canlı bomba saldırısına uğradık, 33 mücadele arkadaşımızı kaybettik. Ankara katliamında ilçe yöneticimiz Ziya Saygın’ı kaybettik. Buna rağmen bağlıyız bu topraklara” dedi. Avukat Sezin Uçar ise devrimcilerin avukatlığını yaptığını, kadına yönelik şiddete karşı mücadele ettiğini ve Kürt halkına karşı işlenen insanlık suçlarına ortak olmadıkları için tutuklu olduklarını söyledi. Uçar’ın ardından savunmasına başlayan İsminaz Temel, “ETHA’nın muhalif haber çizgisinden dolayı yargılanıyorum. Gazetecilik de haber yapmak da suç değildir” dedi. Havva Cuştan ise, “Özgür basın geleceğini savunuyorum. Bunu da insani vicdanım için yapıyorum” diye konuştu. Davaya bugün devam edilecek. Duruşma öncesi ESP’liler, hukuk örgütleri ve gazeteciler adliye önünde basın açıklaması yaptı. “Özgür basın susturulamaz, tutuklu gazetecilere özgürlük”, “Özlem Gümüştaş ve Sezin Uçar’a özgürlük” pankartları açıldığı eylemde tutuklu avukatların, gazetecilerin, ESP üyelerinin fotoğrafları taşındı. l İSTANBUL erdem gül beraat etti Gazetecilik kazandı CANAN COŞKUN Gazetemiz Ankara Temsilcisi Erdem Gül, mühimmat yüklü MİT TIR’larına ilişkin haberleri nedeniyle yargılandığı dosyada devletin gizli kalması gereken belgelerini temin etmek ve açıklamak suçlarından beraat etti. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 6 Mayıs 2016’da MİT TIR’ları davası kapsamında devletin gizli kalması gereken belgelerini açıklama suçlamasıyla gazetemizin eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar’a 5 yıl 10 ay, Ankara Temsilcimiz Erdem Gül’e de 5 yıl hapis cezası vermişti. Yargıtay, temyiz incelemesi sonucu Mart 2018’de Dündar’ın 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası alması, Gül’ün de beraat etmesi gerektiğini belirtmişti. Bozma kararının ardından İs Erdem Gül tanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün görülen ikinci duruşmaya Erdem Gül ve avukatları Bülent Utku, Tora Pekin ve Fikret İlkiz katıldı. Duruşmaya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatları Hatice Özay ve Sara Duran da katıldı. Duruşmada savcı Mehmet Yeşilkaya mütalaasını açıkladı. Sır vasfını kaybetti Mütalaada, Gül’ün 12 Haziran 2015 tarihli “Jandarma var dedi” haberinin Dündar’ın 29 Mayıs 2015 tarihli haberinin ardından devlet sırrı vasfını kaybettiği belirtildi. Bu nedenle devlet sırrı niteliğindeki bilgileri casusluk maksadıyla açıklamak suçunun unsurlarının oluşmadığı ifade edildi. Gül’ün dava konusu haberinin Adana’da TIR’ların durdurulmasına ilişkin soruşturma evrakına dayandığını kaydeden savcı Yeşilkaya, “Erdem Gül’ün bu bilgi ve belgelere ne zaman ulaştığının belli olmadığı gibi, devlet sırrı niteliğindeki gizli bilgileri hususi gayretle temin ettiğine veya Dündar’ın temin etme eylemine iştirak ettiğine dair kesin bir delil yoktur” ifadelerini kullandı. Savcı Yeşilkaya, öte yandan Gül hakkındaki davanın Basın Kanunu çerçevesinde dava açılması için öngörülen 4 aylık süreden sonra açıldığını da ifade ederek, Gül’ün beraatına talep etti. Savcının mütalaasının ardından mahkeme dosyayı karara bağlayarak Gül’ün beraatine karar verdi. Örgüte yardım davası İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Mayıs 2016’da hükmü açıklarken, Dündar ve Gül’e yöneltilen örgüte yardım suçlamasına ilişkin dosyanın ayrılarak başka bir esas numarası üzerinden yürütülmesine karar vermişti. Gül’ün Dündar, CHP Milletvekili Enis Berberoğlu ile birlikte yargılandığı bu davaya çarşamba günü İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edilecek. l İSTANBUL C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog