Bugünden 1930'a 5,439,500 adet makale



Katalog


«
»

Pazartesi 9 Nisan 2018 haber 8 EDİTÖR: HAKAN AKARSU TASARIM: EMİNE BİLGET Korku militerleştirdi “Korkan insan korkutur. Korkutulan insan, korkutanın da korktuğunu kendi korkusundan ötürü fark edemez.”  Erdoğan’sız bir Türkiye için… Sadece gazetelerin yazıişleri masalarında değil, meyhane masalarında da, kahve olarak kara dediğini bugün aklamaya, püripak saymaya götürebiliyor insanı. Şimdi bakın mesela, bugün 2019 “obsesyonu” ile can ciğer kuzu sarması olunan Devlet Bahçeli için 2010 yılında başba Psikiyatr Dr. Engin Geçtan (19322018) “askeri”liğin değil, “sivil”liğin temsilciliğine soyunmuş bir “pasifist” idi ve partisinin başında, “Kürt savaşı” karşısında, “Barış Süreci”ne giden yolda Bahçeli ile sarmaş dolaş değil kanlı bıçaklı idi. MHP lideri ona göre kendisi ile ittifak yapılacak “yunmuş yı cereyanı”nın ölçüsü bellidir: Milliyetçilik, “kavmiyet davası” denilerek dibe vurdurulur. Bunun en uç noktada veciz mi veciz, ağır mı ağır bir ifadesi, 20’nci yüzyıl başında İngiliz sömürgeciliğinden kurtulma mücadelesi veren Hindistan’da, hane masalarında da, “cafe” masa kanken ne diyormuş Tayyip Er kanmış” bir milliyetçi karakter değil, olası bağımsızlıksonrası Hindu ço larında da, eş dost sofralarında da bazen hep, bazen sık sık aynı konu konuşuluyor, aynı sorulara cevap aranıyor: Seçim ne zaman? Seçimden nasıl bir sonuç çıkar? Ne yapılırsa Tayyip Erdoğan’sız bir Türkiye çıkar; ne yapılmazsa Erdoğan tepemize kazık kakar? Göz süzüp, çok gizli bilgilere sahipmiş gibi fısıltı tonunda konuşup “Bu sonbaharda seçim var. Yüzde 90. Hatta yüzde 99. Ekonomi daha fazla batmadan Erdoğan seçim yapmak zorunda” diyen de var… “Seçim olsa ne olur, olmasa ne olur abi? AKP fetbazları seçimi göstermelik hale getirdiler çoktan. Yani seçimin sonucu da, kazananı da şimdiden belli. Sandığa gitmek bu oyunun parçası olmak demek. Erdoğan ve tayfasına meşru olmadıklarını göstermek gerek. Sandığa gitmek aymazlıktır…” diyen de var… “Parlamento seçimine de, Cumhurbaşkanlığı seçimine de daha vakit var. Öncelik belediye seçimlerinde. Bak arkadaş, eğer muhalefet İstanbul ve Ankara’yı alır, İzmir’i de kaptırmazsa genel seçim de, başkan seçimi de belli demektir. İstanbul’u, Ankara’yı alan Türkiye’yi alır dememişler boşuna…” deyip başkanlık tartışmasını erken bulanlar da var. “Erdoğan aşağı indirildi mi AKP de bitti demektir. Yani hedef Erdoğan’sız bir Türkiye olmalı. Gerisi boş laf” diyen de var… Biliyorum bu “o da var, bu da var” dizisine sizler de kolaylık beş, on daha ekleyebilirsiniz. Ancak yine de “Erdoğan’ın karşısına kim ya da nasıl bir aday çıkarılırsa başkanlık seçimi kazanılabilir” sorusu hâlâ cevapsız… Galiba can alıcı soru da bu. HHH Bugüne kadar partilerin tepelerinden yapılan açıklamalara itibar edersek tablo şöyle: CHP bir aday adı ortaya atmadı. O, öncelikle muhalefetteki öteki partilerle ilkelerde anlaşmaya çalıştığını, bu amaçla temaslar yürüttüğünü belirtiyor. İYİ Parti, lideri Meral Akşener’i aday göstereceğini ilan etti bile. Saadet Partisi hâlâ Abdullah Gül üstüne bir hesap yapıyor gibi. Ama “Mütereddit Abdullah Efendi” diye anılmayı çoktan hak eden Gül’ün adaylığı galiba söz konusu olmayacak. O zaman da ilk turda Saadet Partisi adına Temel Karamollaoğlu yarışacak demektir. Ne kaldı? HDP kaldı. Eh o da Selahattin Demirtaş’ı aday göstermekten öte seçeneği olmadığını kavramış olsa gerek… HHH Bu tablonun anlamı çok yalın: Bu adaylar (CHP’nin henüz belli olmayan adayı da dahil) başkanlık seçiminin ilk turunda Tayyip Erdoğan’ın “yüzde 50 + 1” oy almasını önleyebilecekler mi? Bu başarılırsa ikinci tura en çok oy alan iki aday kalacak. Biri belli: Tayyip Erdoğan. Peki, öteki? Galiba bugünlerde yani şimdiden “öteki” sorusuna cevap aramak ve bulmak gerek. Yoksa… MT ahAMaH llalecaykiardaenlıikzmkuşleMbBaOaaührzışaikrğİ’çtkieonnbnsıe!ri iiÇdinnHreaaavğttllldaaelşşateamşhmaalzak;zıy!şla tirmekksmslkğddmşrmörnbmşçdnlkydDdlıaiiaiuüıüniaieeeaaüiaoiyüy,lc,raaauE.İOEFOkpnğnryük.eçdkenaicvtmgadrl.hrdalkidhgütoatmu“koubtaeydmdlDmvıçkanaaodeıririiekğğrtlezüeomiaydklynfüanıiergoiaünuaıillrtanyhğzpzlsaknattliükzleitnöacaniaişzidydigeoadsösşerz;eurıbt,eadynfat,ggadciteüjaeenyaeyitaDl.kvöbnilyaabmecokeyçeaütktçfdnrlşkt’anyeçrnieeeiçıeeidlılkıeniâimravıldpr,mkii”nlislinnmmğdaid.,rnlnskımrlseec,emayttldkdilegdırüiEabşaaideaıoidğıiemonmlokaeğeiıkyikrusrnartsrıikooiizgtrliye,ıakyfrdıalkctnı,ıgüykldzulioeknibliezltdedksdooş,oenupüeda’unrolmzıidi!khceiaeğuğdnuiaşivkm.e,trnar.nkğpe.dronviaarıar“iyiğekiydurukaispğlman,iialsynnsadrsaulgiuaayzseödİsifieanituurna,eBS3llröA0ğbtmmörkn‘ddşleğlomMrğgdloöl’ieşsmrmuhy’iteiaiee.eıyyeiıaıeıaBğğnknkıtıeiuı7eeaeayeçyhgylluNrrmnzlkıeötıel“EnEh,ocı,milAmçilzCşCdstcHalMsPtvGrkRMCüçrntcuua.cldnulneldtaci(Yes4,tds,3ğabaiağirldau”biedlıağraceiıüBsiiunaieeant2oenslmşaaİueeaiiaalliialıidşaeudftifari9ai0mnkbgiiMarinenmiüdkrnkrd,ailnksublmrsnd’nrazmnrşiçÜikaKtimlatittehrisliKsdeaaiseu,a,ö’baurCie.in,tkaiıeaieig.cliiımuüayiifkeirnımdovayşriakşçstaayandidCagnnmınıdşlnaanmmbkzsrtoafİrr4GekleebikriesAdymğirhmdkeniaedalEe2nmAz8kaCakepelmüoeleğilhakdirlşipağgrrlizdmdlg0HgveatuöoşiasıioaiaesitanheaAdu0rtg,yrai0saıaoeptrsnae’iyanseldSeÜueiaüaroörısnrtielnnyrşl(maaaaağelaçhNdisi1ttiübtlhbmikarlryrnçniöıyieazü8Hgmpnoâüliedğmeton.üryiEennkçdnanrnleirörkormğaoelyidıkiıükanğleavMlğananvldeşrmBlönırrıenviıBtkuüİanbığöÜlaeiamdbreçğabrikkiVtzüe,eedkakvndnı1agimülykiasrcUdlovaorrtvtasıliairavğ.uövsniÜum,dlznmebrGaörnelAeEtıaruldynreAiezaeGrnYieunüudışaaragği’drciAıeaşiyeirğeeiİemsi,naltotseenatrlğnlMnvmÖrbdteglğınrCtlsratrs,8,keegakyeiaiakytıttlagmeeÜiiihstşbkuetyrble‘mglkclpdı.asıauuüienie!m’eldeiiead’iatğmIÇellagaynviuociöğntokttaieyeömytztöa”ütğaÖğnEetdpaseGıYitçdiLkerdS.ülal,fieimipenilnmaöeeprl0riğü,e)mıkelt,grieüğireşaa9miimlıirçorüaÖsmBneteemak.eYöğlesktonvmarda..vpıırmiönlzCusnrzılamM1BeelCşlmzşanv,ürbaanmzyki0tösnyaürnnrteer’nkrSncealABatlveıauiosmirueaeseldıd1iHeeulüeBdieaauolnağlteee,ş’rofyaüankmhBlsytYknB’d,ianhlıaıübeepuşzentdimdreenünsfşrternvkhıkmaeemaDynnpannrfirkidıkmagiMaıaaaeeuıüokyorağcAorcçaTiiümfı,lnlomvlaesmapl.epşraasıü.tkıMcüzmüdHlbrmetçkknnd3ynkail9btienakıstnkeebsi,aaevilaseıutglekkmrSiıonl’ollSiıatmreezbhlçdaümçiryelk4üoer0irAndeauüaltsvmy1yuaıülsriuüHrcilbozunüızösatnaoalayuklmAytdeemaekıirvidraaknkaiıeetr’zrhnnzaeYsııa1oisrüsarjnytr’ğasarnuaıonreloücrra,rmAeur’nanis,zönknrk,aokautnag,ağagtikr,ı,saıHı:’aıijprltntmisirMlsesnalMıeygezMtötzeSobıiaria,nlbmd,lsöbaü4şııasM3lenşnkeluaİtaıaanraöerağmğc0keıeFy‘,kzizndllrdenlikoersuitaiadnöueçentalkklüaaağn0lmnn8saıa’mymaitiçdrıMr7’uGıdluyaeışnumacntorcdlytarhzr’aaükzieğbdüaı’ectnğ,lüioiklaifısaır.likmlaıituöle.eğırvmeteny)eleszlner0airkıindçiakaysnrtıkikeadglebitsldoçdaşğOuöaybm’cümhotiıaadsam0divlnaeütyiıuışeiit,v,ı:dzn.rdgniörcmeökeerr’aüialcziYlrede.üa?ıealayekmğnrrueıRıeliill,ErMfzGlk1rudyiylÇsçdlnny“bMymdyr“yNeaeşaeaiİaoçdYztmmğ9ltleioeeeeiueii9azaiaeıiüeionü0atinrnnğmşpyyimctriezcaa“HSOdnOallrtttn’rainsıahd7:2ls,ıknoulinnnikikidEnçççi.caeeıok0dliaonl.tİkitöantuzlei”ıakb“ıEL0nıkşuiezcinlvkiiiilizıle“ienymvpsuynu?nzuduOenlsyFmuyEallslieöliaao’,crlldmeflaa,aedni!rüAnlneaeiis,lrlklpdğarRivegrradaetd4ndedacğğaleeuiaıBemrıtdeuay’aitBnzde0inateşadrtllraştİlştyıelgmostsr,kiir’bariakid“alaöiatoçlaiaçisEıaeK,isssiy”daiseizaynnpaliiğöizcıSırsmçulareiabszibğiizşomcVööynazrkasiıir,npgienenylck.ğkıbaakvatötmıkrdibaslvi”da,Hiryaodlrn.eAhezeei”liaeeirnannRyckikaie;yÖnerynrflnatiemhnoaevrlölrdladıeoğdaç,clcğkinnl,biğıeemeikayrneoKinğee:ie.aaarğkmlnaear’lu,tİğkieee’2bırkiiEnAgekmtaaşloaığrtmttlielzkaihcümmniikaiatpmiia0snütaintirBnnR,srunkDiilsaehrbtmımav“iylldoT’1n,kmklEilD’Aıoşaütetdaypebueuukzaglgaerlzro”vül0emrıVrdmhvtöaıtdeNaecuvu.n,aeatüırnğaeoudmrmddyaemçınlnPeldTLyyaaaütlcakraoeusseaIlimaıiaKiüniiğbdömtollznsmrkTyiı,zanAii!Bat,nckkovtmtdslsmiAra.iiaııkaeaunimirsrmea“OelbalymyluidlsdV3aldlleereailitü,oar8ıleghtüititietiabğgaee’rdüüiosrztiıudeoirrltnakrnnlKçessikleıli:uuımrieidinrue,zfziulnbreğnl,llüeiaievlmiiiddklağzğatlaLeeieeriiişarimrrmldrarAmnigiitisiasnkeneöeeelıazniiidzğnddtlngkkmiGieedaAömett,ehnnaaiençööyğmiidkiüğğabçdİyişıTttybirrnaloireigeneerm’kiğedöm’rınttsatmirmmdaıarcmondğel.miicreüıEü,ıldaOıanmenmşğidnprgrdK.öüıdatiıkoüızyanğtiTlydüknloaiıteüaytnonmeEieüzşddğoauzeNaillyGmyKaeürlyblmdcyşvgdueeeaÖiaaüaıueuns,rrleLmkmpnrıniiiy3kRoninnutfkıessyi8ırtedmeiçrıeıeaemfiTsğlzta.adiidinnlaziiukHleaetylieAibıeıçenirirnğşyğğeı;mınd.nslsnsbsdJFlmmylVİObümrsdiridbeekVeRoytüaeaıt,aazıaaöeeuaanyirsrriüaankaaBükiheisrnraslkmkmbakilrdoemnglzavöoüDdgaemzınlrrzaheihpkifuaeaknıieneknyıürmiadllğkıerekaaaisproteğnzıAonçmeş“enudşnbeıOkıüItsmdklotBloal,lvnideddnıKtneaabarıiudeaüşatllalİeaira2nueöKzgaaaıBğçisaımntinbnrEraahrlrrnrrhndoapçİldlmhry“nt0lk’dr(oiekiametiiiuaaauvı.lbnogienvka,nynoılteişaadeaıhkMazüo’kdidDırnktrnSkegmFaoşiisllr.töeidatnuedkdnmbndıieiraMimahİıiıiölıriül.nilisç“Eso.ğamrnasnıBmKöbtllampeeeaulöaenşGOeoasEeeünğiahiiiuklrarütmBçıüsonadalaeğ,omismöAlzlıeorezksıoiarermşiaedzglnaanrişeÇkuerhklrçrzeeDnselinpşılMurssembmlıdenanoknençieınidnğaşrenilıttamdsnlrdıinlilnknrremesaüanamalinteoiaegdaianybadikieeeuavcİdliİnoltökoıuietaohtçzdnynkadöerribmzkkaıaridsapuilkdağ“lünibömki’rklylişaAoağirsaaekykoiızedneakrŞrgu’ihidercğnı”ulueöyauvıkcmymeerlıçfoeiyehsveerreazbvraüGalğrrkğlt.mMşsaaaaoolsil,orunmtlsaazenaeimnnuaneuuaauiriglkpmkamaleeannkcaglrcuüEinmtednmlnbklenrtrtrğeniutisdiduşsuonra’ezatceıf’eoçniadydrnAliiçerardrşibylsaiekkilinaleizgmimdknaaa.itilouerfuas”neitsda?akikrsEezzl.kiy!irtiitazçırasd”reıç,dieinkstaiennsl“Ef”kTEdsEmotsbgroblgKnldapiaydoivmsbamlzoıliDiiaçnâotaişkefreeeHeaşşrenlaeeaaaanaienkaiİayrağiseüçaHDHBDETKKKDÇİSDİHHİBpoTaumt,”ğgiççaianddrnrrnhşlunnlkddilpbkrr,e.bnÖköakyciiıeaızrnlbaaitmuaeeaareaeoeüalkDEmaşeaassşmaluüüealei,aueiaaâmabinkçzra!aRümlbdşinbğtatraşdb,ieavlyvavyncntğmedahbassıeirk,açlaşktçld:aggimaldenllhaçüiinkşalllmtdgnn!gtemra/dliaTkıtt,ae“illFytpinlinleeeaıeüyloğüeabşA/üerblrreayanıyasmıobl)adnt,İeveeeüiçtooiüeizndğanGbTiaisenartttdibuleilçmpışiİDıaöğyytrrkrşlpklnendvailyvı/,n,dlrnğpıyerdreaaai:hiıEdaınl,tşllpDuliiikeedlabniniaepnrtBsma,ilüuuöeetüdl“kmnn,ouirarreuNaalpmtrdeaeoureek:nilliuliligaeeşdlDieuudçıbnasvvnkuıüebhanmğsaksss”yt“ktmnvafyaimidlMdTToiAitrsmeinttivirleiaeıloesfaeeldleeirldaağnaliakrladai,dnçmçrtveisaiaeeTooldliaslen,nlcısrdedenmfkçetaşdlltvvorlr.enaiynnaluşropoAieşieTdacari,rorrippitniiaicmirp!rabeşbitctarliliTiılenlkaı:rttpiibiiLmeğüleır:goilgi,eaşegrnüğikillgkiersdiliıiiborrn:vkkAhiadmoikaeeyğuuskşoircacnnilaiHulyleaapektirtcierıönlreçuldmpeemjYlkürioakananvimmiHHeieimalraaehzlakçrssfççnarlirsl,yoerlakrjevHmiailmaiuk,eaalniyae,rıtTeatafcd!ddırisdüeeiaüaetedoHHoallşltnlyd’jlnldüıAohmiydlldüaaadkeeştgbıeHiiiirknnllılaıırdnallohleearıskğlşüaokieılımdbatikSaiirrlsadetHHreaişeeatken,iğstmosrişlitlviıdyhlaunlitkriArpaçamieablnuelırgnnnezimvkey:emtlrntçlairbe,ul:ıkrllvdiiad,iyRaii,anrelllsşıdilmlnrieçeösı!esnonsaaii”DeünebarıiidçeliiIaprmriafüatalnmdssdkteşMiu:dnisidllnradbti,d,cnivpeğie”edı,oeh*n,arordlrıitimeğoğçit:etenprtaaFbeeie,avbikvinbtcjemierüıidnrkaBeşnrıiığnvulıKndareğr*emldtlni.yikiaenssayrAeerrelruhtKnrimliaeliuırrioosdeerşieisaeeüilnrbaaeHşritştrneaemlkiri*edtydçraarclalitdrenmtemnkngdşeen.oiAkeeyadtari.ul,nbeokoairarngehv.otairyiarlDlöesnrpabşyıFa:.oihstrreeuğaudnlirşaily,righIsiiebr.tbrnl,orlR,eien.annlkszbğbsğindldAlykedesHmkenidvHmTbudeutsb,ılDiıdamsaeedoeatnerillloldeAeisyrrim,oh/ia:bukearliel,/eiırkiuvhn/eauieaniia,auaK,eüuaiiyaı,irbiinmlyTrlmtn/ialii!zkOİ“BYAl.ArşnnlknnvrniğedrrnşdşŞaüİAıoutbde.ı“uokgmiittıttmun”ılitadüsyusdmbçn,icşiçea”uğlekvurzMHsnngeleltlıüamiMiailbsaieekaa,bhilktyltnoduriİlnadiezetidiinbrlmühasötiublamıiienuiksybiiedlnm,aaaaklaliubmllzs,ç”madnlaaialhtaeçaieşyfidııllaiaisiiekkçiuhpepm,zütşrkünlHıendanşnrieştrşknıgmloiıttmdremrkıenmumapeıdsvainnikıiâfi.tbMeymkH”dnri)draürdmıalena,eihavnmnailş.eiçutinltakşmedzraza,unoenğei”lnet,Aealiimım“ıdeMraie)İtnisdidsdrzlİhtylizHofğİesentnmrdadysatailkimaiedsitıollükilmşşazlolraviiaersbnemHanlaenieaAşıznıufsteaılidimruanimşİtdldaetlrnedmnilyittamdalseeoasskatrlüi,nemamiiuıidılaatsKckııinMmln’’sanşTsraivmotncrnzdudğırıfedtçieeı.a:dteımeeüıtddieöadüi;’ueebimblelauglmkdaHntndderznnyiığŞıaksmmei’’nenrmam”kianiıoreıaal.yiddeaklöç.rnbğl.ülidvli.ritlö(cm.ysİalüeçidnnl.üleçiıihd’imseinhael“albrvnertişakyodniçkigtiiPaannkıonnkaieyidıinküaekt(eneteyrnbnakşstsiylıleeödnHdbilaiaidzialdyuıgyşdla“maetnsmğğadenelaiğlaçdiaiöelolaannnieliri,nnlkatluaıznriilnl)i:nahrğaezaiilremiaenmsrıiSn,dıiBkmfe(bnhe.suanda“anlnğeseaueaiiriitatdki,eetlitra,kll’lilii Seçilmiş yöneticiler, halkın ense KONUK YAZAR Süreyya SU ‘Kadınlarla el ele’ Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve Ulusla rarası Profesyonel Koçluk Derneği (ICF Türkiye) işbirliğinde dü on günlerde muhafazakâr toplumzenlenen ve kadınlara; çocuklarla iletişim, takdir kültürü, kendi Sda, dindar ailelerde yetişmiş bane güven, hayatla başa çıkma gi zı gençlerin deist ve ateist olduklarınabi konularda farkındalık kazandırmayı amaçlayan “Kadınlarla dair bir tartışma var. Genelde “Gençlikel ele” projesinde, bugüne kadar ÇYDD’nin 20 farklı merkezinde, elden gidiyor” fikirli bir tartışma ve yi260 kadına ulaşıldı. Proje koordinatörü Nuray Akme ne “Ay ben şok!” tepkisiyle karşılanıriç, ÇYDD Avcılar Ferhat Şenatalar Eğitim Evi’nde gerçekleştirdikleri yor. Aslında sosyolojik olarak gayet anpilot çalışma ile başladıkları pro jenin başarılı olmasıyla bunu yay laşılır ve modernleşme süreçlerine gögınlaştırdıklarını belirterek, po je kapsamında, ÇYDD’nin eğitim re doğal akışında bir momente karşılıklerine destek verdiği öğrencilerin anneleri ve gönüllü, toplam 6 otu gelen olgular hep böyle “Vah vah, tührumluk, farkındalık ve gelişim kazandırma amaçlı atölye çalışmala tüh” nakaratlarıyla “mahrı yaapltlıkelar”ınlıidya ainlattteı.laşa getirerek, politik olarakUkzaoyniçsionlyidareışaecta klar BndZrmbkıaaayeeBdkhmgmkaoıamşuşiohlkçausadeiaannenpaldmtrnıatnbBneallölaaashliyanmğıul/rliidmekfdnaeaeyasamskadunooiiin’lnçnnaaauauedrröllaçnaıtdzşılkruşgamvgFmkltztr2s‘e’ıeıoerüAa.eauslş5acmedknYtrhamceıkeançllau2ŞriatrekpgeanoıarIsi6y’bn.nijçıncokklllişaoiineKiiSıldrğu,Mmmnodytejicimhaaripilşlneüaaasazaur,ekaylen2akzdaı,nykrun3ccme7.ineıüszndleaes5kearnsİaçfaşieHnk’’augennt’oüyiabirzodaeayrdinuallaceiikazvriyellnnbiİşnaçkuiİesşeTdınrdismkknaiesa,aÜpnoettkiticlybkm7nnaae,eenNoaaral3ernkTkreıs2nklşaoOanfiobonişa0ş.pvurraa.,uyVueraeozun1llsuellezvclshAlro8aroionrueiıdebiıu;irlklTaftıiköadsüyynianj,dTna.rneleeaçreiüıOaainphnUdçymakliaeiöeünznyubüzvaakadzi,yaaey tidarın gözüyle sorunlaştırmaya çalışı yorlar; “sorunsallaştırma”ya değil... Bunun nedeni öncelikle tartışma nın etik bir zemine dayanmıyor oluşu. Yani sosyolojik bir olguyu ahlaki ola rak sorunlaştırmaya kalkışanlar, as lında toplumsal mühendislik projeleri nin tutmamasından dolayı, dindar ne Akıl üstün geliyor İmam hatiplerde anlatılan dini bilgilerdeki tutarsızlıkların, çelişkili bilgilerin öğrencilerde inanç sorunlarına yol açtığı belirtildi OZAN ÇEPNİ Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün şehirdeki dinci vakıflarla düzenlediği “gençlik ve inanç” konulu çalıştayda imam hatipliler için ilginç sonuçlar ve sorunlar tespit edildi. Hükümetin gözbebeği konumundaki imam hatiplerde, iktidarın beklediğinin ötesinde bir anlayış geliştiği ortaya çıktı. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ve İHL Meslek Dersi öğretmenlerinden oluşan 50 öğretmenin katıldığı çalıştayda, öğrencilerin anla 3 Nisan kitapları okuyan çocukların fıkhi olasinde boza pişiren, insanlara nispet yaparak ortalığı yakıp yıkan, belli rak kafalarının karıştığını gözlemledüşünce ve ideoloji sahiplerini en te mel vatandaşlık haklarından mahrum 2018 tarihli mişler!..etmeye kalkışan ceberut diktatörler değil, halkın hizmetkârlarıdırlar. Cumhuriyet O zaman bir komplo varsa eğer ortaHalka hizmet etmek yerine onu bölenler, aşağılayanlar, itip kakanlar, gazetesinde da, bunun Tayfun Atay’ın deyişiyle birhiç kuşkunuz olmasın, bir süre sonra hizmetkârlık görevlerinden affedilirler! YAŞASIN TEMEL İmam hatipliGÜRLÜKLER... HAK VE ÖZ“dinbaz” komplosu olduğunu söylemek gençlerin gerekir.YAŞASIN HUKUK DEVLETİ... DİREN DEMOKRASİ! rşHgisiahunHbneüeaola“lmeiaakznlrilabinkrkrçnseadagivızeKlelışeçeşeermğuçvi’ritintlaöiilmarlnlaıieeary.knöaör,nğyrBdcierıeeenainntkt’iiııimrdnkcgğeeıünfneaintbaıvmlamieyşüielSahktenüiüymyrirlaeaaphnnsmemogyıUnüaümlziekAe”gbuenAr,rtukiimnlbiaeaiçrrikıdnyegianbnenibrdrdçaieoazpkpnoateleksrinotıalirskauhynnegolrünaonzmlaaadrarmeaaymcakaınigçnhayöialarlüıidpşnrümteeığtğagüıke tiriyor. Diğer yandan da suç ortaklıkla“eğitime devam etme” ve “mührü kırma” ge rekçeleriyle dün yeniden mühürlendi. Mühürle rını örtmek için senaryo üretip konume sırasında dört Halkevleri üyesi sert müda hale ile gözaltına alındı. Halkevleri Kadın Sek tılan dini bilgilerdeki tutarsızlıklar nedeniyle deizme kaydığı, din dersi öğ yu saptırıyor.reteri Nebiye Merttürk, sosyal medya hesabın dan “Hukuksuzluğa direndiğimiz için gözaltın SOSYAL MEDYAYAretmeninin öğrencisine uygun rol mo ların öğrencilerde inanç problemlerine del olamadığı, çocukların sorularının neden olduğu belirtilerek “Hurafeler Deist gençler ile ilgili olarak konuşdayız. Buradan bir kez daha söyleyelim: Çocuk ların gülüşünü solduramayacaksınız” notunu ya yanıtsız kaldığı ya da bastırıldığı, MEB’in ders materyallerinin çocuklar değil yetişkinlere uygun ve yetersiz ol Ö Basketbolcu Şanlıduğu sonucuna ulaşıldı. İmam hatip öğretmenlerinin beş din addedilmektedir. Dini anlatan kişiler arasında yaşanan tartışmalar ve sunulan dini bilgilerdeki tutarsızlıklar gençlerde din düşüncesinin saygınlığına zarar vermektedir” denildi. DİKKAT ğretmenlerin sosyal medyada öğrencileri ile etkileşim içerisinde olduklarında bel paylaştı. l ANKARA / Cumhuriyet tuğum öğretmen arkadaşların ifadelerinden anladım ki konu gerçekten telaşla ve kafa karışıklığı ile değerlendi hastaneye kaldırıldıgrup halinde yaptığı müzakerelerle Gençlerin eşcinsellik konusundaki Psil projesinin gerçekleşmeyecek olmaoluşturulan çalıştayda, “İtikadî anlam tutum ve bakış açılarındaki değişida sorunları olan gençlerde özellikle min de tartışıldığı çalıştayda, “Eşcin sından dolayı dertleniyorlar.deizm inancı ön plana çıkmakta, ate sellik, pek çok lise öğrencisinde norizm bu bağlamda daha geride kalmak mal ve hatta sempatik görülebilmek Oysa, aynı zamanda toplumda Selefitadır” tespiti yapıldı. Öğrencilerin kö te ve bir sapkınlık olarak değil cinsel tülük meselesi çerçevesinde “Neden bir tercih olarak nitelendirilmekte lik de gençler arasında yayılırken benTanrı’nın yeryüzünde kötülüklere mü dir. Öğrenciler eşcinselliği özgürlük dahale etmediği ve sessiz kaldığı” so bağlamında anlamakta, özgürlüğün zer bir kaygı yaşanmıyor. Nitekim, tarrusu bir inanç problemi olarak değer ne olduğu öğrenciye yeterince anlatılendirildi ve kader, Allah’ın zatı ve ta lamamaktadır” sonucuna varıldı. Ça tışmalarda verilen örnekler başka olsavvuru, sabır, tevekkül gibi konuların anlaşılamadığı vurgulandı. lıştayda din dersi öğretmenlerinin mizacının sert olması ergenlik çağın saydı, sözgelimi, tesettürlü kızların arÇalıştayda din adamlarının birbiri ile çelişen açıklamaları da eleştiril daki öğrencilerin öğretmenle devamlı çatışma yaşamalarına neden oldu tnıddıkiü.şOsüçknöucaleylsarirlndşeiabakseifsedlaeinlyeevgcereibkdrildiieimnciiynaençaelğalitdşıimtniağ ii,imptğuuetauvçmembeoulunthşuatnuakrddtauaidğpecurtsabeeeğlkiraoıtrişlkdı io.ulumsuz yan çocukları okulu bırakıp evlenmek istediklerini veya “medreseye gidip hafız olacaklarını” söyleselerdi, hatta “Ben cihada gidiyorum” deselerdi as la gündeme bir sorun olarak gelmez, tartışılmaz, üstelik memnuniyetle ve “Gençlerin daha dindar olmaktan yana datrbrbnbmrbrnmeeeaaçiaieieırrr.aatntkBınzitcmksls“rdmlğcmrdulslylcsmdiiiatoıuieeğeiaieaziieiivirs2oriaıllaktngdaliyştdğk.ğehirimymaaeny,amgkreeeeKaienaa8mvmyetttiekrpteedberılröeyovemliöiYlanaennslmudieeıeğpaakdiazkygoezdarvynaŞzötrrleeslmmsheuysıireiaadmrğkdğanıeayrmlmçşpandalnatiuiraıiirgaipışagçıoclehadrmmulaivlriıdnltrımedrilönlhunvgblaadgımeıaleerrcnıcsaıaerhrrr,eNıimakysiesregcnl.etirrzeiaalilhiıiceeıkÖniamuntdinbaşlğbyıaephıvarairl’hinayutiinğarimaiieedeşmanannınaltinprpdurrnryegiednegasaçarıelılbgişıiçblrpioölklılaitaşkiadkkliiöylypraemlkallrşzkartunmeveoıeaeeyeriyar.ııiaekeetmentsjıoıtttblterımCnirlaanir,brm,noemiölmmtreırerşaklsa“asarideathaldeğsmÖtoiirehkemlzryfcmaodlnlrModnngrkiğlaaaaeeöddialeseeasaueeionrnisaıırnoğuark”rYrmgnYyİ”nrimndnkHülaıgepBuasılgounlHavte.dürlsinmzmdosarbılur.uzaeıdBnŞmşntŞlySdHşsreaieeeıaıaiııtaiaaaeknnnğH’nudksıylşDnnkaimsiidetıınicaiabngyrıılltıkdçablrııdvişntanile’’hiğkHsnurnneoeieaelçnnaHiuögıobilrirlaııaakynkyeıinnaçlykaıralysiimrnolltnnte”’ahsarkdittdbk(ğıdtlgikai”enla2orlkaniıöaa“edlıgrmluajl3bevNrısgtsieiuiHhöişdkAkeöa.eüte)gkeaTBb,alteazlrtyaeimtlsebnbABbeoadteısnimalartanoiırrueteHlaatl’bılmdücdgdaürasülşrkrbkHo.uadçueiepılrnlğiıiğei:oelb.knuanrsrcpeıordiMoırknlr.eıllsranuahsHaivlöyuömsYtçruloeeiiknnarinanae’ğymaaaayi’AıhMnusnnennarevyonmelRctunedniemalNeetnlrayvaueaunaeslrsseaesanBdmöiideankhiimıietakbleu’yanehdlnenvuhplhyavkğdakeaaizdkae.eaıueillreassekbŞitdözaaaliyşnilMnkmveRleuışe’uyhnrishkedmıinâtnuvekdmrDstbdvgangk‘yiğdetiEesuliuiiaŞttSaieaiiel,üarrieilağyiubblernunrYDnlsllinrnmaimeahillraiıyii.lhdtanoçseaerüoekAıaanltlremkyriryadrafemiko.eosaykleavkdlısilBrznıdaakvr,üo.sihayiar,uabtlrrılökaaıaomyidruağştltfâsp,liedluimnatlatnarlblaaearnguthiuaylhbratalinuamlısilnfierMekğnnitrıakbglsraıataeavfsnüaieeua,rtnnreomlyisdanıgrkşrdlaoa,agethıüuoıtemlanl“reyiilgngmnpSççdanoaluöeyebeoararaçvsrdaktıirrrlvnlaünarvedneıııteirnıknnneeanrunımsnnlddtoğabvi“kagü’aalguaukyddaaelod.öermdeyieynOyion.zrdrieılyçluüi”stairaimlnosvnüttsrzzerıaetendvdrzabo”oedaesikgblrıneeui:r çağ Müslümanlığıyla bile bağdaşmaya Sosyal medya dini yozlaştırarak ‘sözde dindar’lık durumu yaratıyor Dini paylaşım statü kazandırır cak bir dindarlık tanımı dayatılmaya çalışılıyor. Anadolu Selçuklu ve klasik Osmanlı dönemlerindeki dini çokluk ve dindarlık çeşitlerini bugün kendini dindar olarak adlandıranların havsalalarının alması mümkün değil. Böyle olunca idealize edilen dindarlığın genç kuşakların çoğu tarafından kabul gör mesi de mümkün değil. FİGEN ATALAY Teknoloji ve internet, dini de etkisi altına almaya başardı. Dijitalleşme ve sosyal medya, geleneksel ibadet biçimlerini değiştiriyor. Yapılan araştırmalar, sosyal medyanın dini yozlaştırarak sözde dindarlık durumu yarattığını gösteriyor. Ayrıca din algısının, mevcut siyasi iktidarların dine yaklaşımlarıyla doğrudan ilişkili olduğuna dair bazı verilere de ulaşılmış durumda. Ulaşılan en çarpıcı sonuç ise dinin insanlara sunduğu maneviyat etkisinin zayıfladığı, buna karşın statü kazandıran sosyolojik ve siyasi işlevinin ön plana çıktığı gerçeği. Söz konusu bulgular, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Doç. Dr. Şevki Işıklı danışmanlığında, Gelişim Üniversitesi öğretim üyesi Gamze Gezginci tarafından gerçekleştirilen “Dindar Facebook Etkisi” başlıklı master tezi araştırmasında elde edildi. Araştırmacılar, farklı sosyoekonomik profillere sahip aktif 200 Facebook kullanıcısına yönelttikleri bir dizi soruyla “dini içerikli paylaşımlar”ın analizini yaptılar. Din olgusunun sosyal medyadaki algılanış ve temsil biçimine, sunduğu fırsatlar ve getirdiği tehditlere dair yeni verilere ulaştılar. Araştırma sonuçlarından bazıları şöyle: DİNDAR GÖRÜNÜM ALDATICI: Facebook kullanıcıları, ‘’Dindar Facebook’’ görünümün aldatıcı olduğunu düşünüyor. Kullanıcıların çoğuna (%57,5) göre Facebook, kişilerin gerçek dini kimliklerini yansıtmaz PAYLAŞMAK RİYAKÂRLIK: Kişisel ibadetlerin paylaşımına dair kuşku ve mesafe çok daha yoğun. Kullanıcıların en az üçte ikisi (%67.5), bunun dindarlıkla örtüşmediğini, riyakârlık ve gösteriş olduğunu, paylaşan kişinin ibadetinin samimiyetine dair şüpheye yol açtığını düşünüyor. DİNİ YAŞAMA ETKİSİ YOK: Katılımcıların çoğu (%70.5), dini içerikli paylaşımların kullanıcılar üzerinde herhangi bir dindarlaştırma etkisinin olmadığını düşünüyor. Çünkü dini içerikli paylaşımların çoğu, toplum geneliyle uyumlu görünmek için paylaşıldığı düşünülüyor. Facebook’taki dini paylaşımların aslında bir tür riyakârlık ve gösteriş olduğu, bu yüzden de dini yozlaştırdığı görüşü, çok yaygın (%47). Dolayısıyla da ciddiye alınmıyor. BİLGİLER ŞÜPHELİ: Kullanıcılar, ‘’Dindar Facebook’’un sunduğu dini bilgilere şüpheyle yaklaşıyor. Neredeyse her dört kullanıcıdan üçü (%72), buradaki dini bilgilere güvenmiyor, onları güvenilir bulmuyor, bilgi kirliliği ya da işe yaramaz birer ıvır zıvır olarak görüyorlar. SİYASİ PARTİLER ETKİLİYOR: 15 yıldan beri iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin en büyük rakibi olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin dinî söyleme uzaklığı, Dindar Facebook’u zayıflatabilir. Neredeyse her iki kullanıcıdan biri, olası bir CHP iktidarın da “daha az dini içerikli paylaşım” olacağını tahmin ediyor. DİN HIZLA DİJİTALLEŞİYOR: Araştırmanın yazarı Gezginci’ye göre dijital dini; geleneksel dini kurum ve dinî kişiliklerin etkilerini azaltmaya başlamış durumda. Dijitalleşmeyle birlikte dinin psikolojik, manevi ve ruhsal etkisi kan kaybediyor, buna karşılık görsel ve göstergesel yeni bir dijital din ortaya çıkıyor. Dijital dinin görünümlerinden biri de sosyal medya, özellikle de Facebook. Kullanıcılar, dijital kimlik ve dijital mevcudiyetleri için dini kimliklerini ön plana çıkartmaya başlamış gibi görünüyorlar. Araştırmanın yöneticisi Doç. Dr. Şevki Işıklı’ya göre, dijital din, siyasi iktidarın egemenliğini fiilen uyguladığı alanlardan biri ve kullanıcılar bu durumun farkındalar. Bilinçli ve politik hareket ediyorlar. Sosyal medya hesaplarının takip edildiğini düşünerek bazen kendilerine otokontrol bazen de otosansür uyguluyorlar. Ayrıca artık tamamen çelişkili hal almış bir dini söylem ve dindarlık biçiminin toplumda yeniden üretilmesini bekleyemezsiniz. Selefiliğin resmi ideoloji olduğu Suudi Arabistan’daki dönüşüm çabaları bunu gösteriyor. Bir yandan gençlere hâlâ sanatla ilgilenmeyi haram sayıp, diğer yandan ekolojik sistemi bozacak şekilde doğaya müdahale etmenin helalini haramını tartışmazsanız; “Biz yaratılanı severiz, yaratandan ötürü” deyip yaratılana karşı sorumluluk etiğiyle davranmayıp, gayet kapitalist bir bilinçle doğal varlıkları sömürüp tüketirseniz din adına her şeyin meşruluğunu tartışmalı hale getirirsiniz. Bu da bazı inançlı gençlerin dini söylemi sorgulayıp vicdan olarak Tanrı’ya tutunma güdüsü ve hayata daha az müdahale eden bir yaratıcı arayışıyla  “deizm”e meylini beraberinde getirir. C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog