Bugünden 1930'a 5,454,175 adet makale



Katalog


«
»

KULTUR Wa Wa Nee’nin solisti Paul Gray yaşamını yitirdi Avustralyalı pop müzik grubu Wa Wa Nee’nin solisti Paul Gray, 54 yaşında hayatını kaybetti. Gray, 4 yıldır kemik iliği kanseriyle mücadele ediyordu. Grup, 1980’lerde yaptıkları “Stimu lation”, “Sugar Free” ve “I Could Make You Love Me” gibi şarkılarla biliniyordu. Gray, 1989’da grup dağıldıktan sonra direktör olarak birçok müzikalde çalışmıştı. Perşembe 26 Nisan 2018 EDİTÖR: ORHUN ATMIŞ TASARIM: İLKNUR FİLİZ özgürlüDkedneizmdeekmtier.k..d‘İSsüetşfaüannsbdı’usüler’drdagüiDkslieenniriniz... Çocukluğumun ve ilk gençliğimin bütün yazları Suadiye’de bir bahçede geçti. Okullar kapanır kapanmaz haziranın ilk gününden başlayarak, ağustosun son gününe dek Suadiye, Çiftehavuzlar, Fenerbahçe kıyılarından her sabah denize girdim. Plajlardan ve sandallardan... Eğer otomobilli birini bulursak o zaman, daha uzaklara, güzeller güzeli göz kamaştırıcı Süreyya Plajı’na ya da Moda’ya uzanırdık. Deniz özgürlük demekti... Sonra çocuklarım henüz birer bebekken onlara Boğaz’ın buz gibi sularında akıntılara karşı yüzmeyi öğrettim. Ve büyükler “Bu da bir şey mi, biz Haliç’te yüzerdik” dedikçe hep çok kıskandım... Ulaştığım her deniz, yüzebildiğim farklı sular biraz daha özgürlük demekti... Bugün bırakın İstanbul sahillerinden denize girmeyi, o kumsallar çoktan yok edildi. Kıyılara döşediğimiz dolgular betonun; yollar, trafik canavarının hizmetinde. Denizle insan arasında beton ve trafik duvarları yükselttik... Kara ile deniz ilişkisini sadece görsel olarak değil, kavram, bilinç olarak da yok ettik! Nostaljinin söyledikleri Pera Müzesi’nde “İstanbul’da Deniz Sefası: Deniz Hamamından Plaja Nostalji” başlıklı sergiyi izlerken, İstanbul kent tarihi kadar kendi tarihimi de düşünüyordum. En baştan söyleyeyim: Muhteşem bir sergi! Çok katmanlı ve çok geniş bir yelpazeye yayılmış bir sergi. Sadece görsel belleği mize seslenmiyor. Aynı zamanda kentin sosyopolitik ve sosyokültürel özelliklerine ve değişimine de ışık tutuyor... Küratörlüğünü tarihçi, yazar ve akademisyen Zafer Toprak’ın yaptığı, özel ve kurumsal koleksiyonlardan derlenen, fotoğraf, dergi, karikatür, eşya ve kitap gibi orijinal malzemelerle hazırlanan sergi, evet, başlıkta da vurgulandığı gibi bir nostaljinin izini sürüyor... Ama bu sa dece “ah nerede o eski günler” notaljisi değil. Aynı zamanda Osmanlı’dan Cumhuriyete geçişte, hele hele günümüze ulaşmakta yapılanları yapılmayanları da sorguluyor… Bu nostalji, Cumhuriyetle birlikte gerçekleşen devrimi, yaşam tarzındaki köklü dönüşümleri; İstanbul sakinlerinin toplumsallaşmasını, doğaya açılımını ortaya koyuyor... 19. yüzyılın ikinci yarısından başlayarak denizden tahta perdelerle ayrılmış “deniz hamamları” suyla iç içe olan kentin kıyılarını kaplıyor... Kadınlara ayrı, erkeklere ayrı... Cumhuriyetin laiklik ilkesiyle birlikte kadın erkek demeden insan daha görünür hale geliyor. Halkın tümü değilse de, daha özgür olmak isteyen bölümü denizle barışıyor ve plajlara akın ediyor... 1920’lerden başlayarak plajlara olan rağbet... Plajlara akın kendi kültürünü kendi eğlencesini de yaratıyor. 60’ların ortalarına dek yükseliş sonra politik değişimle birlikte toplumun dönüşmesi... İster istemez Atatürk’ün bir sözü aklıma geliyor: “Denize inmek medeniyetin şiarıdır.” Yani uygarlık için denize inmek kaçınılmaz… Yani deniz özgürlüktür, çağdaşlıktır, uygarlıktır. Pera’dan İstanbul Araştırmaları’na Sergi Pera Müzesi’nden kardeş kurum İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’ne uzanıyor. Burada Yeşilçam filmlerindeki plaj sahnelerinden oluşan bir seçki; dönemin plaj konulu kitap, dergi, afiş ve karikatürleri yer alıyor… . Bu yıl 10. yılını kutlayan enstitü, Roma, Bizans ve Osmanlı uygarlıklarına damgasını vuran imparatorluklar başkenti İstanbul’a ilişkin müthiş bir hazine… Cumhuriyet dönemini de kapsayan, kentin tarihi, mimarisi, insanı ve kültürel yapısını irdeleyen yayınları, koleksiyonları dev arşivi, kütüphanesi ve etkinlikleriyle eşsiz bir merkez. Sergiye dönüyorum: 1930’ların fotoğrafları: Salacak’ta ya da Moda’da denize giren kadınlar... 1950’lerden başlayarak Milli Piyango biletlerine bakıyorum. Üzerlerinde bikinili kadınların resmi... Bugün böyle bir şey düşünebilir misiniz... Ayrıntılar muhteşem: Sergide çocukların deniz hamamına girme kurallarını (1904) ya da Cemal Süreya’nın 1955’te yazdığı “Hür Hamamlar Denizi” şiirinde kadınlar hamamındaki Güzin’le, erkekler hamamındaki Süleyman’ın öyküsünü de okuyabilirsiniz… Gidin görün saatler geçirin sergide (26 Ağustos’a dek sürüyor.) Evet, deniz hamamından, plaj kültürüne geçmek bir devrim niteliğindeydi... Denize küsüp, denizi başta kadınlardan, sonra insandan ayırmak, beton ve trafik duvarlarıyla ilişkisini koparmak ise her ayırımcı politika gibi, karşıdevrim... kultur@cumhuriyet.com.tr 15 Şişli Belediyesi, 30 Nisan’da Sabahattin Ali anmasına ev sahipliği yapacak. Cemil Candaş Kent Kültür Merkezi’nde 20.00’de başlayacak anma etkinliğinde, Levent Üzümcü’nün anlatımıyla Sabahattin Ali’nin hayatı, şiirleri ve Türkiye’de aydın olmanın zorlukları ele alı Sabahattin Ali, Şişli’de anılacak nacak. Romanları, öyküleri ve şiirleri ile toplumcugerçekçi Türk edebiyatının öncülerinden biri olan Sabahattin Ali’nin “Leylim Ley”, “Göklerde Kartal Gibiyim”, “Çocuklar Gibi”, “Aldırma Gönül” gibi unutulmaz eserleri, müzisyen Coşkun Öz ve Orkestrası tarafından seslendirilecek. Emek Yoğun Üretimden Kareler İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyeti’nin (İFMC) 75. kuruluş yıldönümü nedeniyle ilkini gerçekleştirdiği “İktisat’a Bakmak Hayata Bakmak” konulu fotoğraf yarışmasının ödül töreni önceki gün İktisatlılar Evi’nde yapıldı. Yarışmaya katılan 136 fotoğraf arasından macun, pekmez yapımı, çobanlık gibi emek yoğun üretimden kareleri fotoğraf sa natıyla belgeleyen Hakan Çöplü birincilik, Pınar Aslandağ ikincilik, Ferhat Keskin üçüncülük ödülünü kazandılar. Sema Karlıova, Gültekin Alkurt, Ahmet Özkan, Şahin Özkök, Ümran Kalafat ve Kazım Ulutaş’tan oluşan Seçici Kurul Mustafa Varol, Seyit Konyalı ve Mustafa Kocakoç’a da mansiyon verdi. Fotoğraflar 13 Mayıs’a kadar İktisatlılar Evi’nde sergilenecek. DİSK Korosu, 1 Mayıs’I işçi MARŞLARIYLA KARŞILIYOR DİSK çok sesli korosu, 1 Mayıs’ı devrim şarkıla yoruz” denildi. Ücretsiz konser tarihleri şöyle: 28 Nisan / rı, işçi marşları, halk türküle Ataşehir Belediyesi Mustafa ri söyleyerek karşılıyor. Ko Saffet Kültür Merkezi, 4 Ma rodan yapılan açıklamada, “Bu yıs / Sarıyer Belediyesi Yaşar daha başlangıç” diyenleri ‘Ha Kemal Kültür Merkezi, 11 Mayıs yır’ diyenleri ‘Adalet’ diyenle / Bakırköy Yunus Emre Kültür ri sesimize ses olmaya çağırı Merkezi Turan Tuzcu Sahnesi. Kapanış Venezüellalı İKnucrilabnu’ınluanldtıundaMontero’dan İş Sanat, 18. sezonun son klasik müzik konserinde, Venezüellalı piyanist Gabriela Montero’yu ağırlıyor. Gabriela Montero’ya bu konserde Birleşik Krallık’ın önde gelen yaylı orkestralarından Scottish Ensemble eşlik edecek. Gabriela Montero ve Scottish Ensemble, 15 Mayıs Salı akşamı saat 20.30’da Mozart ve Bach’tan Piazzolla’ya uzanan bir repertuvarla İş Sanat’ta olacak. Ayşe Kulin, Haliç Okumaları’nda Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü’nde her ay farklı bir yazarı okuyucuyla buluşturan “Haliç Okumaları”nın yedincisi, ünlü yazar Ayşe Kulin’in katılımıyla 2 Mayıs Çarşamba günü yapılacak. Ayşe Kulin, “Kanadı Kırık Kuşlar” eserinden bir bölümünü katılımcılara okuyacak ve hakkında merak edilenleri yanıtlayacak.Etkinlik herkesin katılımına açık olarak, Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü’nde 16.00 ila 18.00 saatleri arasında gerçekleşecek. 8. yüzyıldan kalma bir Kuran elyazmazının altında İncil’den pasajlar olduğu keşfedildi. Bu, bugüne dek İslam’ın kutsal kitabının yazımı için kullanılan ilk Hıristiyan belge olarak kayıtlara geçti. Keşfi yapan Fransız akademisyen Dr. Leonard Cellard kısa bir süre önce Christie’s Müzayede Evi’nin kataloğunu incelerken 8. yüzyıldan kalma bir Kur’an elyazmasıyla karşılaştı ve Arapça harflerin altında silik olarak Kıpti alfabesinden harfler olduğunu fark etti. Christie’s ile irtibat kuran Cellard daha detaylı bir araştırma sonucu söz konusu yazının Tanah’ın ve Eski Ahit’in bir bölümü olan Tesniye Kitabı olduğunu ortaya koydu. “Kur’an ve erken dönem İslam adına çok önemli bir buluş bu” diyen Cellard “Böylece iki dini topluluk arasında bir etkileşim olduğunu görmüş olduk” dedi. İlk bakışta bu önemli detayı kaçırdıklarını itiraf eden Christie’s yetkilisi Romain Pingannaud, “Çok çarpıcı bir buluş, çünkü bugüne kadar Arapça olmayan bir metnin üzerine yazılmış ilk Arapça örnek bu” dedi. Sayfalara 80 bin 120 bin pound arası bir fiyat biçen Christie’s elyazmasının Arap istilası sırasında Kıpti toplumunun hakim olduğu Mısır’da yapıldığının muhtemel olduğu görüşünde. Kuran yazı stilinin 8. yüzyıl ya da 9. yüzyıl başlarına ait olduğuna kesin gözüyle bakılsa da, altındaki Kıpti yazının hangi döneme ait olduğu tam olarak anlaşılamıyor ama uzmanlar yazının 7. yüzyıldan önce yazıldığı konusunda görüş birliğinde. Haydar Özay’ın Marx resimleri Almanya’da Karl Marx’ın 200. doğum yılı anısına Bremen’de düzenlenecek olan uluslararası sempozyuma Türkiye’den ressam Haydar Özay da Karl Marx için yaptığı iki resimiyle katılıyor. Bremen Uygulamalı Bilimler Şehir Üniversitesi, Ulaşım ve Gelişim Enstitüsü ile Postkoloniyal ve Kültürlerarası Bilimler Enstitüsü (INPUTS) tarafından, 45 Mayıs tarihlerinde Uygulamalı Bilimler Şehir Üniversitesi’nde, “Karl Marx, Markssizm ve Gelişmekte Olan Ülkeler” başlıklı bir sempozyum düzenlenecek. Sempozyumda, Marksist idealler, ütopyalar ve postkoloniyal yorumlamalar arasındaki bağlantılar ele alınacak ve Marksist perspektiften, postkoloniyal dönem okumaları yapılacak. Haydar Özay da Marx’ın 200. doğum yıldönümü anısına yaptığı iki resimle sempozyuma katkı sunuyor. Özay, 2015 yılında yaptığı Gezi Resmi ve son dönem peş peşe açtığı Nâzım Hikmet sergileriyle tanınıyor. Sempozyumun resmi internet sitesi: www.marxandtheglobalsouth.wordpress. com. C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog