Bugünden 1930'a 5,465,018 adet makale



Katalog


«
»

Cumartesi 21 Nisan 2018 10 MAHKEMEDEN JET HIZIYLA RET Meğer aydınlar alınganlık göstermiş! KEMAL GÖKTAŞ Afrin operasyonuna karşı AKP’li vekillere mektup gönderen aydınların, kendilerini ağır sözlerle eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında açtığı dava, birkaç dakika süren duruşma sonunda reddedildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında Afrin operasyonuna karşı AKP’li vekillere mektup gönderen 170 aydın hakkında söylediği ağır sözler nedeniyle açılan tazminat davası birkaç dakika süren duruşma sonunda reddedildi. Hâkim, ret gerekçesini Erdoğan’ın sözlerinde “matufiyet” olmamasına, yani “vicdansız, hain, ahlaksız, adi, terör yardakçısı” gibi sözleri kime söylediğinin belli olmamasına dayandırdı. Oysa Erdoğan açıklamasında aydınları hedef alırken açık açık “milletvekillerine mektup gönderenleri” kastettiğini söylemişti. Ankara Üniversitesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Baskın Oran’ın Erdoğan aleyhine açtığı davanın ilk duruşması dün Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Baskın Oran ve tarafların avukatı katıldı. Hâkim Bülent Katar, yasa gereği yapılması gereken ön incelemeyi yaptıktan sonra avukatlara ne diyeceklerini sordu. Oran’ın avukatı dilekçelerini tekrar ettiklerini belirtirken Erdoğan’ın avukatı Sinem Kabadayı, Erdoğan’ın bu sözleri kime söylediğinin belli olmadığını ve ayrıca bu sözlerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Hâkim Katar, bu beyanların ardından hemen davanın reddedildiğine ilişkin kararını açıkladı. Katar, sözlü olarak Erdoğan’ın sözlerinde matufiyet olmadığını belirtince Oran’ın avukatı “Peki, o kadar hakaret kâğıda mı edilmiştir?” diye tepki gösterdi. Hâkim Katar ise “Kararı bildirdim. Üstelik gerekçesini de söyledim” diyerek duruşmayı sonlandırdı. Gümbür gümbür kazandık Prof. Oran, karar ile ilgili olarak Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada “Erdoğan inkâr etmeyi seçti. Sözlerinin arkasında duramadı” dedi. Oran, Yargıtay’ın bütün içtihatlarının, böyle durumlarda isim vermenin zorunlu olmadığını, kimden bahsedildiği belliyse matufiyetin olduğunu söylediğini hatırlatarak şu örnekleri verdi: “Yargıtay bu konuda fevkalade katı. Mesela, Şubat 2011’de Müjdat Gezen, ‘AKP’ye yüzde 50 çıkmış. Aslında, Aziz Nesin kriterleri ne göre yüzde 60 çıkması lazım’ dedi, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ‘Matufiyet vardır. Davalı, AK Parti’ye oy verenleri aptal olmakla itham etmiştir’ diye karar verdi ve Müjdat Gezen, dava açan 15 AKP’liye 4’er bin lira tazminat ödedi. Dahası, Orhan Pamuk, ‘Türkler, bu topraklarda 30 bin Kürt’ü ve 1 milyon Ermeni’yi öldürdü’ deyince, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu şöyle dedi: ‘Davacıların Türk milletine mensup olmaları matufiyet için yeterlidir.’ Ama biz bu davayı gümbür gümbür kazandık. Çünkü en ufak eleştiriyi hakaret sayıp binlerce kişiyi tutuklatan ve mahkum ettiren Erdoğan, ifade özgürlüğüne sığındı. Zamanı gelir, ifade özgürlüğü herkese yarar, herkesin kulağına küpe olsun.” Hedefi belli değilmiş Erdoğan’ın avukatı Ahmet Özel’in mahkemeye verdiği savunmada, “Düşünce özgürlüğü, demokrasinin temel ilkesidir. AİHM’ye göre ifade özgürlüğü, devletin veya nüfusun bir bölümü için saldırgan, şok edici veya rahatsız edici bilgi ve düşünceler için de uygulanır. Bunlar çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gerekleridir. Bunlar olmaksızın demokratik toplum olmaz” denilmişti. Özel ayrıca Erdoğan’ın dava konusu sözlerle kimi kastettiğinin belli olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemişti. Oysa Erdoğan, 170 aydının AKP’li vekillere gönderdiği mektuba tepki gösterirken şunları söylemişti: “İsminin önünde profesör yazan, doçent yazan, kendini gazeteci, düşünür, siyasetçi diye adlandıran birilerinin niçin bu operasyonlardan rahatsız olduğunu açıkçası bilemiyoruz. Neymiş? Bunlar savaş karşıtıymış, neymiş bölgede çatışma istemiyormuş. Neymiş? Türkiye’nin sınırlarını korumasının yolu YPG ile sulh içinde yaşamasından geçiyormuş. Sonra da utanmadan bunu milletvekillerine göndermişler. Siz ne vicdansızsınız ya. Madem barışseversiniz niçin bölücü örgüt mensupları ailelerinin gözü önünde polislerimizi askerlerimizi şehit ederken üç maymunu oynadınız hainler? Be ahlaksızlar, be adiler siz ne konuşuyorsunuz ya? Siz bizimle neyin pazarlığını yapıyorsunuz?” Elçi’nin faillerini bulun Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin, 28 Kasım 2016’da Sur’da öldürülmesinin üzerinden 123 hafta geçti. Diyarbakır Barosu, her hafta olduğu gibi bu hafta da Diyarbakır Adliyesi önünde yaptığı açıklamada etkili soruşturma yürütülmesini ve Elçi’nin faillerinin bulunmasını istedi. Baro adına yapılan açıklamayı okuyan Diyarbakır Barosu Başkanı Ahmet Özmen, “Tahir Elçi soruşturma dosyasının yerelde çözülebilecek bir dosya olmadığını her fırsatta vurguluyoruz. Bu nedenle başta Cumhurbaşkanı olmak üzere tüm bakanlara sesleniyorum. ‘Tahir Elçi’nin faillerini bulunuz’ diyorum” diye konuştu. l DİYARBAKIR / Cumhuriyet haber EDİTÖR: SERKAN OZAN TASARIM: İLKNUR FİLİZ OHAL sürecinde seçime giden Türkiye’de her türlü etkinlik engelleniyor Yasak üstüne yasak 1 ÇEVRECİLER ENGELLENDİ Paneli de riskli buldular HAZAL OCAK Sinopluların İnceburun’da yapılması planlanan nükleer santrala karşı gerçekleştireceği miting OHAL gerekçe gösterilerek yasaklandı. Sinop Valiliği tarafından yasaklama yazısı dün sabah saatlerinde Sinop Nükleer Karşıtı Platform yetkililerine tebliğ edildi. Yazıda hem miting hem de bugün gerçekleşmesi planlanan panelin kamu düzeni ve güvenliği açısından risk olacağı belirtildi. Sinop Valiliği Emniyet Müdürlüğü’nden dün sabah erken saatlerde Sinop Nükleer Karşıtı Platform’una (NKP) tebliğ edilen yazıda bugün gerçekleşmesi planlanan “Çernobil’den Fukuşima’ya Nükleer Santrallar Gerçeği” konulu panel ile yarın yapılması planlanan “Sinop Nükleer Santral istemiyor” mitinginin yasaklandığı belirtildi. OHAL gerekçe gösterilen yazıda panel ve mitingin kamu düzeni ve güvenliği açısından risk oluşturacağı için yasaklandığı kaydedildi. Sinop NKP’nin Çernobil felaketinin 32. ve Fukuşima’nın 7. yılı nedeniyle yapmayı planladığı miting yerine yarın saat 13.00’te bir basın açıklaması ve söyleşi gerçekleştirecek. ‘Nükleere karşı yaşam’ Açıklamada, Elektrik Mühendisleri Odası yaptığı yazılı açıklamada “Sinop NKP’nin yanındayız Türkiye’nin dört bir yanında ortak ses veriyoruz. Biliyoruz ki nükleer santral seviciler önümüze engeller koymak istiyor. AKP’nin gerçekleri saklayarak, göz boyamak ve kamuoyunu aldatmayı hedefleyen girişimleri asla başarılı olamayacaktır. Yasaklar, baskılar bizlerin nükleere karşı yaşamı savunmasına engel olamayacak” denildi. Oda yarın saat 13.00’te Sinop NKP ile birlikte İstanbul NKP Bileşenleri olarak Beşiktaş Kartal heykeli önünde basın açıklaması yapacaklarını duyurdu. 2 HER ŞEY İZNE BAĞLANDI Adım atmaya bile izin yok Mardin merkez ve ilçelerde, kapalı ve açık alanlarda yapılacak toplantı, gösteri yürüyüşü, basın açıklamaları, anma töreni, stant açma, meşale yakma ve taşıma, oturma eylemi, protesto gibi tüm gösteriler, 19 Mart ile 19 Temmuz tarihleri arasında kaymakamlıklardan alınacak izne bağlandı. Mardin Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, şöyle denidi: “...Zeytin Dalı Harekâtı’nın protesto/provoke edilmesinin önlenmesi, terör örgütlerinin planlarının bertaraf edilmesi, kapalı ve açık alanlarda yapılacak toplantı, gösteri yürüyüşü, basın açıklaması, stand açma gibi her türlü etkinliklerde karşıt görüşlü grupların karşı karşıya gelmelerinin önlenmesi, Mardin genelinde tesis olunan huzur ortamı, milli güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ile düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetini güvence altına almak amacıyla kolluk kuvvetlerince gerekli emniyet tedbirlerinin zamanında alınabilmesi için, resmi kamu kurum ve kuruluşlarının düzenleyeceği resmi toplantı, tören, şenlik, karşılama, uğurlama gibi etkinlikler ile 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ‘İstisnalar’ başlıklı 4’üncü maddesinde sayılan haller dışında kalan kapalı ve açık yer toplantıları ve gösteri yürüyüşleri ile bir veya birden fazla kişi tarafından yapılacak olan basın açıklaması, anma töreni, stant açma (ticari olanlar hariç), meşale yakma ve taşıma, imza masası açma, oturma eylemi, çadır kurma, protesto, dilek feneri, dilek ağacı, flashmob etkinliği ve her türlü sahne oyunu olmak üzere el ilanı, bildiri, broşür dağıtılması, ilan, afiş, poster ve pankart taşınması ve asılmasının, 19 Nisan 2018 19 Temmuz 2018 tarihleri arasında kaymakamlıklardan alınacak izne bağlandığı kamuoyuna duyurulur.” l DHA 3 KADINLAR ALANA ÇIKIYOR Engel olmak isteyecekler KESK, DİSK, TMMOB ve TTB’li kadın üyeler, 1 Mayıs’ta ezilen kesimin ve kadınların da alanlarda olacağını kamuoyuna duyurmak için Eğitim Sen İstanbul 6 No’lu Şube binasında basın açıklaması gerçekleştirdi. Kadın Meclisleri üyesi Fidan Ataselim ise 1 Mayıs’ın işçiler ve emekçiler için öneminin büyük olduğunu vurgulayarak, “Bütün ezilenler için ise 1 Mayıs’ın çok farklı bir yeri var. Koca bir yıl boyunca hak arayan, ezilenlerin büyük bir kısmını oluşturan kadınlar olarak 1 Mayıs’ta da yerimizi almamız gerekiyor. Özellikle artan kadın cinayetleri, tacizler, tecavüzler, çocuklarla ilgili çıkarılmaya çalışılan yasalar için de 1 Mayıs’ta biz, kadın korteji kuruyor olacağız. Kadınları alana çağırıyoruz” dedi. TMMOB üyesi Nedret Durukan, son dönemde her kesimde baskıların arttığını belirterek, “İnsanların bir araya gelmesi, şenlik yapması insanlara ürkütücü geliyor. Geldiğimiz noktada da baskın bir seçim ile karşı karşıyayız. Bunların gerekçeleri OHAL oluyordu. Şimdi seçim yasağı diyecekler. Terör tehdidini öne sürecekler ve yine bir şekilde alanlarda olmamız engellenmeye çalışılacak. Günümüzde tutuklamalar çok yoğun, gazetecilerin, düşünen insanların içerde olduğunu biliyoruz. Kadınların mücadelesi çok güçlü ve çok kararlı. Biz her şeyi kadınlar gibi yapalım” ifadelerini kullandı. Ankara’da slogan yasak Ankara Valiliği, 1 Mayıs’ta kentte yapılacak kutlama için yapılan başvuruya “Sendikalar amaçları dışında faaliyette bulunamaz” yanıtını vermişti. Kürtçe tüm sloganları yasaklayan valilik, savaşa, gazetecilerin tutuklanmasına, nükleer santrallara, kadın cinayetlerine karşı sloganların ise sakıncalı olduğunu savunmuştu. l İSTANBUL / Cumhuriyet 8 aylık bebeğiyle cezaevinde ‘Çocuklar ölmesin’ dediği için 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Ayşe Öğretmen Anayasa Mahkemesi’nden beklenen karar çıkmadığı için kızıyla cezaevine girdi “Çocuklar ölmesin” dediği için 1 yıl 3 ay hapis ceza sı verilen öğretmen Ayşe Çelik, dün 6 aylık kızı Deran ile birlik te cezaevine gir di. İnfaz ertele me süresinin dol masına 2 gün ka la Çelik’in baş MAHMUT ORAL vurusunu gündeme alan Anayasa Mahkemesi’nden karar çıkmadı. Diyarbakır Cum huriyet Başsavcılığı 10 günlük infaz erteme talebini reddetti. Kanal D’de yayımlanan Be yaz Show’a telefonla bağlanarak “çocuklar ölmesin” diyen öğret men Ayşe Çelik hakkında “terör örgütü propagandası yapmak” iddiasıyla açılan davada 1 yıl 3 ay hapis cezası verildi. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, 2 Ekim 2017’de Çelik’in cezasını onadı. Ayşe Öğretmen, kızı Deran’a ilk altı ay evinde an ne sütü verebilmek için avukatı Mahsuni Karaman aracılığıyla 6 ay infaz ertelemesi talep etti ve cezanın infazı 20 Nisan 2018’e ertelendi. Süresinin dolmasına 2 gün kala geçen çarşamba gü nü Anayasa Mahkemesi (AYM), Ayşe Öğretmen’in bireysel baş vurusunu gündeme aldı. Ancak AYM’den karar çıkmadı. Bunun üzerine Ayşe Öğret men, avukatı Mahsuni Karaman, CHP milletvekili Zeynep Altıok Akatlı, HDP milletvekilleri Fe leknas Uca ve Ziya Pir ile bir likte dün saat 14.00 sıraların ÖZEL MAMA İSTENDİ Ayşe Öğretmen adliyeye 4 valizle geldi. Valizlerin çoğunda Deran bebeğin giysileri ve ihtiyaçları olduğu belirtildi. Çoklu alerji tanısı konulan 8 aylık Deran bebeğe cezaevinde uygun mama sağlanması için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçe verildi. da Diyarbakır Adliyesi’ne gitti. Ayşe Öğretmen’le dayanışmak için adliye önüne gidenler polis tarafından uzaklaştırıldı. Ayşe Öğretmen’in avukatı Mahsuni Karaman, infaz sürecinin 10 gün ertelenmesi için dilekçe ile başvuruda bulunacaklarını belirtti. Ancak, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı talebi reddetti. Bunun üzerine Ayşe Öğretmen CHP’li Altıok ve HDP’li Uca ile birlikte kızı Deran’ı ve eşyalarını almak için evine gitti. Zor şartlar altındayız Avukat Mahsuni Karaman, “Zor şartlar altında bu açıklamayı yapıyoruz. Bir seçim süreci ne giriyoruz. Bu seçim sürecine özellikle OHAL sırasında girilmesini eleştiren çokça gündem var. Herkes bu durumdan rahatsız. Yarın 10 kişi toplanıp nasıl seçim çalışması yürütecek, bunu merak ediyoruz. Bugün, burada, bu koşullar altında basın açıklaması yapmamız da mümkün değil. Ayşe Öğretmen daha önce 6 aylık bir erteleme almıştı. Bugün ertelemenin son günüydü. İşlemleri yapılıyor. Bugün Diyarbakır E Tipi Cezaevi’ne alınacak. Şu an hazırlığını yapmak üzere eve gitti. Bugün teslim olacak. Çocuğu ile birlikte cezaevine girecek. Herhangi bir erteleme söz konusu değil. Anayasa Mahkemesi bir karar verirse olabilir. Ana yasa Mahkemesi’nin 2 gündür gündemine aldığı yönünde bilgilerimiz var ama bize yansımış bir karar yok” dedi. OHAL değil sıkıyönetim HDP Diyarbakır Milletvekili Ziya Pir de “OHAL’de yaşıyoruz ama özellikle Diyarbakır’ da OHAL yok, sıkıyönetim var. Suçsuz bir öğretmen buraya teslim olmaya geldi. Ne kendisine ne de avukatına içeride olup bitenleri basın önünde anlatmak için bile izin veriliyor. İki ay sonra seçime gideceğiz. Şurada basına iki cümle bile konuşamayacaksak eğer bizler nasıl bir seçim çalışması yapacağız? Zaten Türkiye’de neredeyse iki yıldır ne hukukun üstlüğünü ne de yargının bağımsızlığı sağlandı. Bugün de bunun en üst noktasını yaşıyoruz. Hem buradan bu uygulamayı protesto ediyor, hem de bunları bütün Türkiye’de duysun diye söylüyorum; şu anda Diyarbakır’da OHAL değil, sıkıyönetim yaşanıyor” diye konuştu. Vekillerden destek Ayşe Öğretmen saat 17. 00 sıraların kucağıyla 6 aylık kızı Deran ile işlemler için adliyeye geldi. Ayşe Öğretmen’i, CHP milletvekili Zeynep Altıok ve HDP milletvekili Feleknas Uca yalnız bırakmadı. Öğretmen Ayşe Çelik, saat 17.50’de kızı Dera Diyabakır E Tipi Cezaevi’ne girdi. l DİYARBAKIR C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog