Bugünden 1930'a 5,458,119 adet makale



Katalog


«
»

Salı 6 Şubat 2018 6 IŞİD’liyi ara ki bulasın! haber TASARIM: ŞÜKRAN İŞCAN Diyarbakır IŞİD emirinin 18 yıl hapsi istendi. Ancak gazetecileri, siyasileri tutuklu yargılayan hukuk atmosferinde, o IŞİD’li 2017’de tahliye edilmişti! Diyarbakır’da, 26 Ekim 2015 tarihinde IŞİD’in hücre evlerine düzenlenen, 7 teröristin öldürüldüğü, 2 polisin şehit olduğu operasyondan sonra haklarında dava açılan 18 sanıkla ilgili savcı mütalaayı mahkemeye sundu. 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ne verilen mütalaada, 5 sanığın beraatına karar verilmesi, aralarında IŞİD’in “Diyarbakır bölge emiri” olduğu iddia edilen N.T’nin de bulunduğu 13 sanığın ise 8 ile 27 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılması talep edildi. N.T., 20 Haziran 2017 tarihindeki duruşmada tahliye edilmiş, aralık ayında yeniden tutuklanmış ve 28 Aralık günü görülen duruşmada bir kez daha tahliye edilmişti. 2015’ten bu yana zincirleme hukuk skandalı şöyle gelişti: Savcının 18 yıl hapis cezası istediği N.T. (ortadaki), 2014’te Diyarbakır’daki Takva Eğitim Vakfı’nda basın açıklaması yapmış ve polisin kendisini etrafa yerleştirdiği ‘böcek’ adlı cihazla dinlediğinden yakınmıştı. Hücre evini kardeşi tutmuş! Ceza istenen sanıkların kendi aralarında birçok telefon görüşmesi yaptığının belirtildiği mütalaada, 13 sanığın IŞİD terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olarak faaliyet yürütmek suretiyle, “silahlı terör örgütü üyesi ol ‘Suriye’de bomba eğitimi aldı’ Türkiye’de eylem yapacak Savcılık mütalaasında serbest bırakılan ve IŞİD’in Diyarbakır emiri olduğu iddia edilen N.T. ile ilgili ayrıntılı değerlendirme yapıldı. N.T’nin alalade bir örgüt sempatizanı değil, eğitim almış ve ölüm eylemleri yapmaya hazırlanan bir terörist olduğu vurgulandı. Örgütün operasyon yapılan 2 hücre evinde sanığın parmak izinin tespit edildiğini belirten savcı, N.T’nin evinde yapılan aramada özel yapım bel korsesi ele geçirildiğini ve N.T. ve M.D’nin uzun namlulu silahlara ilişkin konuşmalarının tespit edildiğini hatırlattı. Zeynep Demir isimli tanığın, N.T’nin Suriye’de bomba eğitimi aldığını ve Türkiye’de eylem yapacağını söylediğini belirten savcı, sanığın aracında yapılan aramada tabanca ve 27 fişek ele geçirildiğini kaydetti. l DHA mak” suçunu işlediği kaydedildi. IŞİD’in bölge emiri olduğu iddia edilen N.T’nin kardeşi O.T.’nin aracında “gizlilik‘ konulu bir örgütsel doküman ele geçirildiğini belirten savcı, bu doküman ile örgütün hücre evinde ele geçirilen eğitim notla rının içeriğinin aynı olduğunu kaydetti. Sanık O.T.’nin çatışma çıkan hücre evinin kira sözleşmesini imzaladığını belirten savcı, tape kayıtlarında söz edilen bir Kalaşnikof marka silahın da bu sanığa ait olduğuna dikkat çekti. EBDSAİKYRİAOBRSABUŞA’KNKAUIRNNI: Aynı vekil mahkeme tutukluyor Milletvekillerinin, belediye başkanlarının, gazetecilerin, avukatların, insan hakları savunucularının gözaltına alındığı ve tutuklandığı bugünlerde IŞİD emiri olduğu iddia edilen N.T ve IŞİD sanıkların tutuksuz yargılanmasını gazetemize değerlendiren Diyarbakır Barosu’nun eski başkanlarından avukat Mehmet Emin Aktar, “Bu olayda, tutuksuz yargılama kararı veren bu mahkemelerin başka dosyalarda aynı gerekçeyi göz ardı ederek tutukluluğun sürmesine karar verdiğini görüyoruz. Böylece uzun süreli tutuklulukla sü ren yargılamalar ortaya çıkıyor. Milletvekili yargılamaları gibi, gazeteciler gibi, hak savunucuları gibi. Nitekim milletvekili yargılamalarında, IŞİD emirini tahliye eden aynı mahkemenin, milletvekilinin tutuklu yargılanmasına karar verdiğini ve tahliye talebini reddettiğini görüyoruz. Mahkeme tutumunu mevcut iktidara tehdit veya karşıtlık ya da onun açısından yorumluyor. Bu bakımdan dikkat çeken bir çifte standart ortaya çıkıyor. Ayrıca mahkemenin tarafsızlığı açısından da kuşku doğuruyor” diye konuştu. İNSAN KAÇAKÇISINDAN KORKUNÇ İTİRAF: 50 IŞİD’ciyi Türkiye’ye soktum İnsan kaçakçısı Ebu Ömer, Türkiye’ye kaçırdığı yaklaşık 50 IŞİD üyesinin çoğunun kadın kılığına girdiğini öne sürdü. New York Times (NYT) gazetesi, Suriye ile Türkiye arasında insan kaçakçılığı yaptığı belirtilen Ebu Ömer isimli bir kişiyle yaptıkları görüşmeyi yayımladı. “Türkiye’ye yaklaşık 50 IŞİD savaşçısını soktum” diyen Ebu Ömer, bu kişiler arasında Suriyelilerin de, yabancı savaşçıların da bulunduğunu söyledi. Ebu Ömer, Türkiye’ye girenlerin sınır güvenliğine yakalanmamak için genellikle kadın kılığına girdiklerini de öne sürerek şu ifadeleri kullandı: “Onları gördüğümde çok şaşırdım. Havalı giysiler, klasik kot pantolonlar giyiyorlar. Birçoğu kolye takıyor, kimliklerini olabildiğince gizlemeye çalışıyordu. Pasaportlarını botlarına saklıyorlardı. Tamamen tıraş olmuşlardı; IŞİD’ci olduklarını tahmin edemezdiniz. Birkaç sözcük dışında Arapça da konuşmuyorlardı.” İçeride sanık kalmadı n Operasyonda ele geçirilen ve tutuklanan O.T., O.U., M.B., V.Ö., N.T., M.D., M.İ., A.S., M.A., C.E., B.Y., İ.Ç., J.D., Ö.B., M.B., E.E. ile tutuksuz 2 şüpheli hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma”, “tehlikeli madde bulundurma” ve “Ateşli Silahlar Kanunu’na muhalefet” suçlarından 15’er yıldan 37’şer yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı. n 16’sı tutuklu 18 sanığın yargılanmasına 2016 yılında Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Davanın 25 Ekim 2016’da görülen duruşmasında 12 sanık ve 17 Ocak 2017 günü görülen duruşmada ise 1 sanık tahliye edildi. 20 Haziran 2017 günü yapılan duruşmada da aralarında IŞİD’in “Diyarbakır bölge emiri olduğu iddia edilen N.T’nin de bulunduğu 3 sanık tahliye edilirken, dosyada tutuklu sanıkların tümü serbest bırakılmış oldu. ‘Kuvvetli suç şüphesi var’ n Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, IŞİD’in Diyarbakır emiri olduğu iddia edilen N.T. hakkında kuvvetli suç şüphesi olduğunu belirterek tutuklanmasını istedi. Savcılığın talebini yerinde gören mahkeme, N.T’nin yeniden tutuklanmasına karar verdi. n Davanın 28 Aralık 2017’de görülen son duruşmasında ise N.T. bir kez daha tahliye edildi. n Savcı, yargılamaya ilişkin mütalaasını hazırlayarak 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sundu. Duruşma savcısı tarafından hazırlanan esas hakkındaki mütalaada, sanıklar J.D., B.Y., A.S., V.Ö. ve M.E.’nin “silahlı terör örgütüne üye olmak”, “Ateşli Silahlar Kanunu’na muhalefet”, “izinsiz patlayıcı madde bulundurmak” ve “resmi evrakta sahtecilik” suçlarından beraatları talep edildi. 8 sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 15 yıla kadar hapis cezası talep eden savcılık, IŞİD’in Diyarbakır emiri olduğu iddia edilen N.T. ve C.E.’nin ise “silahlı terör örgütüne üye olmak” ve “Ateşli Silahlar Kanunu’na muhalefet” suçlarından 18 yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını talep etti. Savcılık, sanıklardan M.İ’nin 22.5, İ.Ç’nin 8 ve M.D’nin ise 27 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi. Akkol, ölüm orucunda Silivri 9 No’lu Cezaevi’nde tutuklu bulunan Sabancı suikastı sanığı İsmail Akkol’un 8 gündür açlık grevinde olduğu öğrenildi. Akkol’un su ve şeker almayı da reddettiği belirtildi. Akkol’u cezaevinde ziyaret eden avukatı Duygu Demirel, “İsmail Akkol’un durumu çok kötüydü. Baygın haldeydi. Rengi tamamen sararmıştı. Dudaklarında ise susuzluktan çatlaklar oluşmuştu. Yutkunmakta ve konuşmakta güçlük çekiyordu. Tansiyonu çok fazla hareketliydi. Her gün revire götürülmesine rağmen tansiyonu oynamaya devam ediyor” dedi. l SEYHAN AVŞAR 13 ilde FETÖ baskınları Adıyaman merkezli 9 ilde FETÖ’nün askeri yapılanmasına yönelik yapılan operasyonda 13 kişi gözaltına alındı. Kırşehir merkezli Mardin ve Ankara olmak üzere 3 ilde düzenlenen FETÖ operasyonunda biri astsubay 3 kişi gözaltına alındı. Balıkesir’in Edremit ilçesinde FETÖ içerisindeki faaliyetlerinden dolayı hakkında soruşturma açılıp firari olarak aranan, örgütün ilçe eğitim danışmanı olan B.K. ile ilgili teknik takip başlatıldı. İzmir’de kaldığı belirlenen B.K. ile yine aynı suçtan firari olarak aranan eşi Z.K. de yakalanarak gözaltına alındı. l DHA/İHA 32 şüpheli adliyede Giresun merkezli 18 ilde yürütülen FETÖ’ye operasyonlarda gözaltına alınan aralarında Giresun Sahil Güvenlik Komutanı Ö.O’nun da olduğu 24 askeri personel, dün sabah Giresun Adliyesi’ne sevk edildi. Bolu merkezli 10 il ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) yapılan FETÖ operasyonunda, ankesörlü telefonlar aracılığıyla örgütün “mahrem yapılanması”ndaki kişilerle irtibat kurdukları iddiasıyla gözaltına alınan 14 şüpheli, adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin ifadelerinin alınmasının bugün akşam saatlerine kadar sürmesi bekleniyor. l DHA/İHA ‘Mahrem abi’ tutuklandı FETÖ/PDY terör örgütünün darbe girişimiyle ilgili Donanma Komutanlığı davasını firari sanıklarından Zabit Kişi, Kazakistan’da yakalandı. Kocaeli 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından iadesi talep edilen Zabit Kişi, Türkiye’ye teslim edildi. Kocaeli Emniyet Müdürlüğü’ne gönderilen Kişi’nin “Aydın‘ kod adını kullandığı, örgüt içerisinde üst seviyede “mahrem abi” konumunda bulunduğu ve “ByLock” kullanıcısı olduğu iddia ediliyor. Zabit Kişi, Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemlerin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. l DHA Savaş halk sağlığına iyidir, tüm hastalıkların panzehridir! CHP, üzerine gelen büyük dağın altında ezilebilir... Eski siyasiler yok. Hani Demirel’ler, Ecevit’ler, hatta ve hatta Özal’lar ve Erbakan’lar zamanında, siyasetin “kadayıf tepsisinin altı kızardı mı” tadında sürdürüldüğü, siyasilerin tatlı sert polemiklerle birbirlerini seçmen gözünde hırpalamaya çalıştığı dönemleri Türkiye çoktan geride bıraktı. Günümüzdeki racon, dur durak bilmeden ve engel tanımadan propagandanın tüm yalan ve çirkinliğiyle saldırmak. Söylenen lafın doğru veya doğru tarafı olması gerekmiyor. Şiddeti önemli. Durum şu: Yalanı en üst perdeden ve sanki tepeden tırnağa doğruymuş gibi söyleyeceksin. Sürekli. 10 kez, 20 kez, 41 kez söyleyeceksin aynı şiddette ve artık toplum tarafından doğruymuş gibi kabul edilecek, algılanacak. Dahası, bunu rakibin bile kabul edecek, ses çıkartamayacak. İktidarın adamı, vay savaşa karşı çıkanlar, savaş kötüdür, insan ölüyor diyenler biçiminde yazılar döktürecek. En alt perdeden barış istiyoruz bile demeden, savaş halk sağlığına zararlıdır diyenleri paldır küldür içeri atacaksın ve şiddetli bir yalan propagandayla bunların PKK’ci olduklarını durmadan tekrar ettireceksin çeşitli ortamlardaki borazanlarına. Kim demiş savaş kötüdür diye Şimdi söylenenin tersini dile getirin ve Türkiye’nin içine sokulduğu absürdlüğü görün: Savaş halk sağlığı için birebirdir, öyle ki tüm kanserleri öldürür, iltihapları giderir... Barış insan ve toplum katilidir... Barışmayın, sevişmeyin, savaşın! Beğendiniz mi bayım! Hayır, sizde utanacak yüz olduğunu hiç sanmıyorum. Ağzını açtığında, daha söz bile dışarı çıkmadan, ne demek istediğini anlayacak ve yakanıza yapışacak iktidar borazanı adalet gömücülerle dolu etraf. Yahu diyorsunuz, tiyatronun sahne arasında ve soruyorsunuz, Afrin’e askeri müdahalenin haklılığını Avrupa’ya, dünyaya anlatmaya çalışıyorsunuz, diplomatik ataktasınız.. Şu sırada iktidar için en önemli mesele... Ama savaş sağlığa zararlıdır diyen, bir anayasal kuruluşun, Türk Tabipleri Birliği’nin tüm yöneticilerini hedef gösteriyor, içeri alıyorsunuz, üstüne üstlük toplu saldırılara girişiyorsunuz.. Bu doğru mu? Bu kadarı ayıp değil mi? Ortada kamera olmadığı için serbest konuşuyor, bu kadarı fazla Orhan Bey, tabii ki yanlış... Yahu insanlar çok yumuşak itiraz ediyorlar, en alt seviyede bile ifade etme özgürlüğüne bu saldırı ayıp değil mi? Kamerasız ortamdayız, yani tabii, kem küm... Ama iktidardan üstlendiği görev yüreğinde hiçbir itiraz, kendi olma duygusunu bile bırakmamış. Kamera gelince sus pus... Sonra kırmızı plakalı kocca mercedesine binip, bu gece de görevini başarıyla yerine getirmenin siyasi huzuruyla evine yollanıyor. Vicdan? Saldırı çok yönlü ve büyük Şimdi propagandanın tamamen yalan üzerine kurulu, rakibi bu silahla yerle bir etmeye yeminli bir siyasi saldırı içinde ülke. Muhalefetin odağında, örgütlü güç olarak CHP var. Kurultayını yaptı. Yeni yönetimini seçti... Türkiye Afrin’de uzun sürecek görünen bir savaşa girdi. Teröre karşı operasyonlar şiddetlendikçe, kayıplar da artarsa eğer, iktidarın daha büyük bir şiddetle muhalefetin ve halkın üzerine yönelmesi beklenmeli. Olağanüstü ortamlarda, olağan muhalefet yapmak, yıkılmakla eşanlamlıdır. Muhalefet bu büyük saldırıyı nasıl karşılayacak? Nasıl bir yeni bir söylemeylem birliği ile, hem yalanları hem de halkın içine düştüğü durumu, 41 kez tekrarlayarak halka anlatacak? Demokrasi yok. Anayasa yok. OHAL ve savaş var. Ve ülkenin üzerine düşmekte olan, Himalayalar’dan kopup gelen bir dağ var. CHP bir varlık savaşı içinde olduğunun farkında mı? C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog