Bugünden 1930'a 5,452,219 adet makale



Katalog


«
»

Salı 6 Şubat 2018 EDİTÖR: ALPER İZBUL TASARIM: EMİNE BİLGET Kutuplaşıyoruz! haber 5 Türkiye’de artık ‘sakıncalı’ konular, aile içinde bile konuşulamıyor. AKP, CHP ve MHP’lilerin ‘ötekisi’ HDP’liler. DİLEK ŞEN Ortaklaşılan tek konu ise Suriyelilerin evlerine dönmesi İstanbul Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nce yapılan “Türkiye’de Kutuplaşmanın Boyutları” başlıklı araştırmanın sonuçları açıklandı. Türkiye’nin 16 ilinde yaşayan 2 bin 4 kişiyle ve İstanbul’daki AKP, CHP, HDP, MHP taraftarıyla yapılan araştırma, tüm parti taraftarlarının “ötekisi”nin HDP taraftarları olduğunu, “sakıncalı bulunan konular”ın aile ve arkadaşlar arasında bile konuşulamadığını, herkesin kendi takip ettiği medyayı tarafsız bulduğunu ve toplumun en çok “Suriyelilerin evlerine dönmesi” konusunda uzlaştığını ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, katılımcıların kendilerini en yakın hissettikleri siyasi parti, yüzde 43 oranıyla AKP. İkinci sırayı yüzde 21.5 ile CHP, üçüncü sırayı 11.5 ile MHP alıyor. HDP taraftarları, diğer tüm parti taraflarlarınca “en uzak hissedilen parti taraftarı” olarak tanımlanıyor. Araştırmaya katılanlar arasında en fazla dışlandığını düşünen parti taraftarlarının da HDP’liler olduğu görülüyor. HDP taraftarlarının yüzde 43’ü karakollarda, yüzde 35’i devlet dairelerinde, yüzde 31’i iş başvurularında kendilerine kötü davranıldığını düşünüyor. Parti taraftarları, diğer parti taraftarları ile kendilerini karşılaştırdıklarında, kendilerini ahlaki olarak daha üstün görüyor. Katılımcıların, “ülkesi yararına çalışan”, “vatansever”, “onurlu”, “zeki”, “cömert”, “açık fikirli” gibi sıfatların tamamını kendi parti taraftarlarına atfetti Araştırmanın sunumunu İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Emre Erdoğan ile Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci yaptı. TERÖR VE EKONOMİK KRİZ ENDİŞESİ Gelecekle ilgili kaygılarda ise ortaklaşma söz konusu. Katılımcıların yüzde 90’ı terör saldırısı olmasından, yüzde 51’i ekonomik kriz çıkmasından endişeleniyor. Katılımcılara göre, Türkiye’nin en önemli sorunu işsizlik. Buna karşın “Ülkemizin durumu iyiye gidiyor” diyenlerin oranı ise yüzde 48. “Suriyelilerin evlerine dönmesi” ortaklığın en geniş görül düğü konu. “Suriyeliler evlerine gönderilmeli mi” sorusuna “Evet” yanıtı veren AKP’lilerin oranı yüzde 83.2, CHP’lilerin yüzde 92.8, HDP’lilerin yüzde 75, MHP’lilerin ise yüzde 88. Amerika Birleşik Devletleri, tüm katılımcılara göre en büyük tehdit. “Avrupalı devletler, Türkiye’yi parçalamak istiyor” görüşüne katılanların oranı da yüzde 87. ği görülüyor. Buna karşılık, diğer parti taraftarlarının özellikleri ise “kötü sıfatlar” ile tanımlanıyor. “Ülkeye tehdit oluşturan”, “bencil”, “iki yüzlü”, “zalim”; bu sıfatlardan bazıları. Siyasi kutuplaşmanın önemli göstergelerinden biri de parti taraftarlarının diğer parti taraftarlarına karşı hissettikleri mesafe. Araştırma sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 79’u kızlarının en uzak hissettikleri partinin taraftarlarından biriyle evlenmesini istemiyor. Yüzde 74’ü o partinin taraftarlarıyla iş yapmak, yüzde 68’i de çocuklarının o partinin taraftarlarından birinin çocuğuyla oynamasını istemediğini belirtiyor. Katılımcıların yüzde 64’ü, “OHAL uygulaması hakkında bir tartışmaya” aileleriyle yedikleri bir yemekte katılabileceğini söylüyor. Arkadaşlarıyla yedikleri bir yemekte bu tartışmaya katılacağını söyleyenlerin oranı ise yüzde 57. Mahalle toplantısında bu konuyu tartışacaklarını söyleyenlerin oranı yüzde 45 iken, Facebook ve Twitter’da tartışabileceklerini söyleyenlerin oranı ise yüzde 25. Bu oranlar, katılımcıların, “sakıncalı bulunan konuları” aile ve arkadaşlar arasında bile konuşmaktan çekindiğini gösteriyor. Araştırma, herkesin kendi takip ettiği medyayı tarafsız bulduğunu gösteriyor. CHP taraftarları, Halk TV, Fox TV, CNN Türk ve Cumhuriyet’i tarafsız bulurken AKP taraftarları, A Haber, Sabah, Yeniçağ ve TRT 1’in tarafsız olduğunu düşünüyor. Seçim için yeni Bozdağ:Piyasaların canlandırılması için önemli düzenlemeler olacak vergi reformu paketi Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, hükümetin yeni bir vergi reformu paketinin hazırlandığını açıkladı. Rusya’nın Afrin bölgesinde hava sahasını kapatmadığını vurgulayan Bozdağ, Türk tanklarına yönelik saldırıda kullanılan silahın Rus menşeli olduğu iddiası için de “Kesin bilgiye ulaştıktan sonra menşeini açıklayacağız” ifadesini kullandı. Bozdağ, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında, ABD’nin Afrin bölgesindeki YPG’ye TIR’larla silah yardımı yapmaya devam ettiği iddiaları için “Afrin bölgesine yaptığı bir silah yardımı tespit etmiş değiliz. Diğer bölgelerde silah yardımı yaptığına dair somut veriler de yok” değerlendirmesini yaptı. Vergi reformu Bozdağ, yeni vergi reformu paketinin hazırlandığını açıkladı. Bozdağ, “Maliye Bakanımız paketi Bakanlar Kurulumuza sundu. Paket özellikle mali yüklerin azaltılması ve piyasanın canlandırılması hususunda önemli değişiklikler içeriyor” dedi. Bozdağ, “Mükelleflerin ileriye dönük dönemler için, sonraki dönemden devreden KDV’sinin iadesine imkân sağlanıyor. 2018 öncesi dönemlere ait iade edilmeyen KDV’nin iadesinin önü açılıyor. Üç ay içerisinde iade edilmeyen KDV’ye faiz ödemesi getiriliyor. Okul, hastane, yurt, huzurevi ve ibadethane yaptıran hayırseverlerin imalat, mal alım ve hizmet alımı karşılığında ödedikleri paralardan ve bütün bu alım satımların tamamına KDV istisnası getiriliyor. İkinci el gayrimenkul ve taşıt ticaretindeki KDV matrahı daraltılıyor, vatandaşımızın lehine önemli değişiklikler getiriliyor. Ayrıca kat karşılığı inşaat Ergin Ergül kimdir? AKP hükümetinin, AİHM’deki görev süresi 30 Nisan 2017’de dolan yargıç Işıl Karakaş’ın yeri için daha önce gönderdiği ve Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Ergin Ergül’ün içinde yer aldığı üç isimli liste mülakatlar sonunda AİHM yargıçlığı için “yetersiz” bulunmuştu. Twitter hesabının biyografi kısmında kendisi ile ilgili “Genel Kamu Hukuku Doçenti, İnsan Hakları, Mevlana Bilgeliği” ifadelerini kullanan Ergül, yönetimi kayyıma devredilen Koza Altın İşletmeleri’ne 25 Ocak 2017’de yö netim kurulu başkanı olarak atanmıştı. AİHM’ye ‘kayyım’ atandı CANAN COŞKUN Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türk yargıcı Işıl Karakaş’ın gazeteciler Şahin Alpay ve Mehmet Altan’ın başvurularına ilişkin dosyadan çekilmesi üzerine yerine kayyım yönetimindeki Koza Altın İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı olan Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Ergin Ergül atandı. Anayasa Mahkemesi’nin hak larında hak ihlali kararı vermesine karşın yerel mahkemelerce bu kararın tanınmaması nedeniyle tahliye edilmeyen gazeteciler Şahin Alpay ve Mehmet Altan’ın avukatlarına AİHM tarafından dosyada görevli Türk yargıç Işıl Karakaş’ın çekildiği bildirilmişti. Bildirimde, Karakaş’ın AİHM İçtüzüğü’nün hâkimlerin davalara katılmama, davalardan çekilme veya muaf tutulmasını düzenleyen 28. maddesi gereğince baş vurulardan çekildiği belirtilmişti. Bildirimde bu durumda yargıçların yerlerine yapılacak atamanın düzenlendiği 29. madde gereğince AİHM Başkanı tarafından dosyaya Ergin Ergül’ün atandığı kaydedilmişti. Ergin Ergül, Beril Dedeoğlu, Yusuf Aksar, Famile Arslan, Bilal Çalışkan’ın isimleri Işıl Karakaş’ın dışında Türkiye tarafından görevlendirilmiş yargıçlar listesinde yer alıyor. l İSTANBUL yapan işletmelerin KDV matrahı da düşürülüyor” dedi. Afrin için de paket Bozdağ ayrıca Kilis ve Hatay illeri ile ilgili olarak da, “Kilis ilinin tamamı için, 31 Aralık 2017 öncesindeki vergi borçları ve sosyal güvenlik prim borçları 31 Aralık 2018 tarihine kadar ertelenmiştir. Aynı şekilde Hatay ili, Hassa, Kırıkhan, Kumlu, Reyhanlı, Yayladağı ve Altınözü ilçelerinde ikamet eden sigortalılar ve işverenlerin de Ocak ayı içine denk gelen kurum alacaklarının 28 Şubat 2018’e kadar ertelenmesine ve hem vergi hem sigorta primlerinin de 6 ay süreyle tamamının ertelenmesine karar verilmiştir” açıklamasını yaptı. Yerli Whatsapp Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 2. Ordu’nun Hatay’daki harekât merkezine yerli haberleşme uygulaması “PTTMessenger” ile canlı bağlantı gerçekleştirdi. Bozdağ da “PTTMessenger” için “Bu bir nevi Whatsapp’ın yerli ve milli olanıdır. Kamu kurumları bunları kullanacak daha sonra vatandaşların kullanımına da açılacak. Whatsapp’tan daha güvenli bir sistem geliştirildi” bilgisini verdi. l ANKARA/Cumhuriyet Şopen Sokağı... Bir fotoğraf düştü önüme, bir bakış yaşamın içinde büyüdü, yüceldi... Damardan boşalan kan gibi ılık ve uğultulu son lodoslar esmeye başladı... “Mavi gözlü dev”, gecenin derinliğinde çaldı kapımı... Ben, o sırada gökyüzünün beyazını laciverde boyamaya koyulmuş, seyir defterine minnacık bir not düşmüştüm: “Yıldızları sakladım senin için!..” Fotoğrafı elime alıp iri siyah gözlerini çıkardım ve önüme koyup konuşmaya başladım... Şair, “Bugün ben çok yorgunum” dedi koltuğa otururken. O saatte Varna’dan bir ses duyuldu, Karadeniz yine hırçın ve dalgalıydı. İstanbul kıpkızıl çizgilerle bölünmüş, Boğaz sıcak ve koyu bir karanlığa gömülmüştü. Şair yerinden kalktı, birden balkona çıktı, mırıldanmaya başladı: “Ne güzel şey hatırlamak seni; Ölüm ve zafer haberleri içinden, hapiste ve yaşım kırkı geçmiş iken... Ne güzel şey hatırlamak seni: bir mavi kumaş üstünde unutulmuş olan elin ve saçlarında vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının... İçimde ikinci bir insan gibidir seni sevmek saadeti...” Her şey geç saatte başlamıştı. Şair dert yüklüydü, şair hüzünlüydü... Laciverdin içine sakladığım yıldızlar bir süre sonra özgürlüklerine kavuştu. Dedi ki: “En güzel deniz: henüz gidilmemiş olandır. En güzel çocuk: henüz büyümedi. En güzel günlerimiz: henüz yaşamadıklarımız. Ve sana söylemek istediğim en güzel söz: henüz söylememiş olduğum sözdür...” Geceydi ve ben umut yüklü gemilerde okyanusa açılmıştım... Çıplak ve merhametsiz bir çığlıkta umudu arıyordum... Şair bana bakıp gülümsüyordu... Gözlerimi yumup öylece kaldım. Paris metrosunda mıyım, yoksa Moskova’da Kızıl Meydan’da mıyım, anımsamıyorum... Birden şimşek çaktı, gök gürledi. Çok korktum. Fotoğrafa bir kez daha baktım, ona sarıldım. Bilinmeyen bir evrende tek başımaydım. Çığlık çığlığa uyandım... Bir düş görmüştüm!.. HHH Bir fotoğraf düştü önüme, son lodoslar yeniden esmeye başladı... Koyu ve karanlık bir gecede tek başımaydım. Umutsuzluğun o dayanılmaz yalnızlığı içinde tren saatlerini yakalamaya başlamıştım. Önce gözlerine baktım, kir piklerine dokundum. Çocuksu yürek atışlarından bir şeyler çıkarmaya çalıştım. Saçları ay ışığıydı, kirpikleri lacivert... Şair ayağa kalktı. Sinirliydi.. Dedi ki: “Saçları saman sarısı kirpikleri mavi...” O sırada silah sesleri duyuluyordu. Belki de Şopen Sokağı’nda mavi balıklı bir afişe ateş ediyorlardı. Kurşun seslerini bizden başka duyan yoktu... O anda bir yıldız kaydı. Hiç beklenmedik bir konuk kapıyı çaldı. Hüznü kucaklayan bir başka şair Pablo Neruda “Denizkızı ile Sarhoşlar Masalı”nı anlatmaya başlamıştı. Uzak bir aşkın rengindeydi gözleri. Umutsuz ve yankısız bir sesin yakınındaydı. Dudakları ise mercan ışığında titriyordu. Çıplaktı, çünkü bilmiyordu giysileri... Tren saatini beklemeye başlamıştım... Varşova’da Bristol Oteli’nden ayrıldım... Vera’nın uykudan uyanışını o gece şairden dinledim. Yağmurda bir beyaz taş gibi parıldayan kadını Pablo’nun kolunda gördüm. Varşova caddeleri bomboştu.... Bir ölüm anını hiç düşünmeden belki de Attila József’le konuştum. “Tren alıp götürüyor beni. Sana geliyorum./ Kimbilir belki bugün kavuşmak üzere./ Alnımdaki yangın söner böylece./ Ve belki şöyle diyeceksin tatlı fısıltınla: Git yıkan, ılık suyu açtım/ AI bu havluyu kurun./ Karnın açsa, ısıt eti ye./ Yatağın her zamanki gibi benim yatağım.” HHH Önüme bir fotoğraf, yüreğime hüzün düştü... Yağmur gece yarısı başlamıştı. Bu kez bir evin balkonundan Şopen Sokağı’na bakıyordum. Kayıp yakınları yürüyordu... Mavi balıklı bir afiş delik deşik olmuştu... Mavi gözlü bir güzel kadın ise yılların içinden bir çiçek gibi ılık sesiyle telefonda konuşuyordu biraz hüzünlü: “Saçlarını maviye boyamış dün gece. Sabah saat dokuzda da çıkıp gitti.” Yağmur damlacıkları balkonu ıslatmıştı. Ben Şopen Sokağı’nda olup bitenleri şaşkınlıkla izlerken bir kız geçti simsiyah saçları ve iri kara gözleriyle Andre Breton’u çıldırtırcasına. Hava görklü bir barbunya rengindeydi. Şopen Sokağı’nda insanları kurşuna diziyorlardı. Bir kadın o kan gölü içinde sevgilisine sesleniyordu: “Seni öyle özledim ki dün gece mutlaka yanımda olmalıydın...” Şopen Sokağı’nda kadınlar ve çocuklar ağlıyordu. Mavi gözlü şair ise öfkeli ve üstelik hüzünlüydü... Şopen Sokağı’nda mermiler uçuşuyordu... YALOVA TEŞVİKİYE BELEDİYESİ AKP’li başkana yolsuzluktan ihraç Hakkındaki yolsuzluk iddialarıyla AKP Yalova İl Disiplin Kurulu’na sevk edilen Yalova’nın Çınarcık ilçesine bağlı Teşvikiye Beldesi Belediye Başkanı Ahmet Meydan’ın partiden ihraç edilmesine karar verildi. Ahmet Meydan, Teşvikiye beldesinde kum plajının bulunduğu 240 dönümlük mesire alanını, Teşvikiye Belediyesi’nce 2016 yılında, Orman Bakanlığı’ndan 29 yıllığına kiralamıştı. Mesire alanıyla ilgili olarak adı açıklanmayan bir Arap yatırımcı dolandırıldığını iddia ederek AKP Genel Merkezi’ne başvurmuş, bunun üzerine Meydan ihraç istemiyle AKP İl Disiplin Kurulu’na sevk edilmişti. l FARUK KIRTAY/ YALOVA CHP’LİLER SALONU TERK ETTİ Çorum’da yeni başkan seçildi Çorum Belediye Başkanı AKP’li Muzaffer Külcü’nün 30 Ocak’ta görevinden istifa etmesinin ardından belediye meclisi, yeni belediye başkanını seçmek üzere toplandı. Toplantıda konuşan CHP Meclis Grup Başkanı Necdet Biçer, “Demokrasi ayıbı yaşıyoruz. İstifa gerekçesini bilmiyoruz. Seçmenin oyları yok sa yıldı. Bu şartlar altında seçim yapılıyor. Ama sorumluluğumuz gereği iyi şeylerde katkı vereceğiz. Seçime katılmıyoruz” dedi ve CHP grubu belediye meclisini terk etti. İlk turda 20 AKP’li ve 1 MHP’li üyenin oyunu alan AKP’nin adayı olan Belediye Başkan Yardımcısı Zeki Gül başkan seçildi. l SEYFETTİN METE/ ÇORUM C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog