Bugünden 1930'a 5,439,500 adet makale



Katalog


«
»

Cumartesi 17 Şubat 2018 12 haber EDİTÖR: HAKAN AKARSU TASARIM: SERPİL ÜNAY Hikâyeyi bozmak, Kılık değiştirenler Yazar Özdemir İnce, geçtiğimiz günlerde kendi sitesinde yayımladığı bir yazısında, Uğur Mumcu’nun “dönek liboş” diye nitelediği canlı türünün özelliklerini sıralıyordu: “Bir grup insan sol siyasal sahneye muhtelif zamanlarda hep öncü olarak çıktılar, bir süre orada kaldılar, ardından sahneden ayrılmadan ve bir gerekçe göstermeden, sahne üzerinde ve herkesin gözleri önünde kılık değiştirerek yeni bir ‘öncü’ rolünü oynamayı sürdürdüler. Asla (!) yenilmediler, hep zafer kazandılar. Marksist, Leninist, Stalinci, Trockist, Enver Hocacı, Maocu, Castrocu, Guevaracı, Althusser’ci, Filistinci, Humeynici, modern, postmodern, postpostmodern, yapısalcı, DevGenç’ci (ve benzerleri) İkinci Cumhuriyetçi, Birikimci, Zamancı, Tarafcı, EvetHayırcı, hiper ve süper liberal, antikemalist, karşıdevrimci ve Cumhuriyet düşmanı oldular; dönüşüm ve değişimlerinde (güya) hep onlar haklıydılar ve her zaman şoför mahallinde oturmak istediler. Ben bunlara ‘Ana Rahmine Haklı Düşenler’ adını taktım ve bir ara ‘Yeni Mürteciler’ de dedim.” Gazetelerden öğrendik… Özdemir İnce’nin yazısında “yeni mürteciler” diye tanımladığı listede yer alan Murat Belge “risk” altında olduğu gerekçesiyle Türkiye’yi terk ederek İngiltere’ye yerleşmeye hazırlanıyormuş. Murat Belge biliyorsunuz, AKP sever akillerdendi bir zamanlar. Niyazi Berkes’in yıllar önce okuduğumuz “Unutulan Yıllar” adlı kitabında, Murat Belge’nin babası Burhan Belge ile ilgili bir anıya rastlamıştık. Murat Belge’nin de kitaplarını yayımlayan İletişim Yayınları arasından çıkan kitabın (1997, 2. Baskı) 87. sayfasında Berkes, şöyle aktarıyordu anısını: “… (Burhan Belge) bana ansızın söylediği bir söz beni yerimden zıplatmıştı. Şaka ediyor gibi bir yanı yoktu. ‘Niyazi, bilir misin, ben bir fikir orospusuyum’ dedi. Benim salaklaştığımı görünce devam etti: ‘Bir orospu kim para verirse onunla yatmaz mı? İşte ben de onlardan biriyim. Yalnız parasını aldığımız iştedir aradaki fark.’ Ne diyeceğimi şaşırdım.” İç politika uğruna ABD’nin Irak’ı paramparça edip bu ülkenin kuzeyinde aşiret ağası Barzani’nin Amerikan mandası kurmasına neden olan savaş için tezkereye imza atmadı mı? Attı. O tezkere, Çorlu havaalanından tutun Afyon’a, İstanbul Boğazı’ndan tutun Konya’ya, Taşucu’ndan tutun Silopi’ye değin Türkiye’nin her yerine 70 bin ABD askerinin konuşlanmasını içermiyor muydu? İçeriyordu. Sözde “çözüm süreci”nde, sırtlarında askeri elbiseleri, omuzlarında silahları ile PKK’lilerin, “Hasan Abi” dediği gazeteci, “akil” dediği Baskın Oran, Oral Çalışlar, Hülya Koçyiğit, Yılmaz Erdoğan ve benzerlerinin gözetiminde kentlere inmesine göz yummadı mı? Yumdu. O PKK’liler, Güneydoğu kentlerini işgal edip hendekler kazmadı mı? Kazdı. Barzani’nin peşmergeleri, kendi bayraklarını dalgalandıra dalgalandıra Türkiye topraklarından geçip Kobani’ye gitmediler mi? Gittiler. PYD Kobani Kantonu Eşbaşkanı Enver Müslim, o peşmergelerin gelişinin bölgedeki Kürtlere moral verdiğini söylemedi mi? Söyledi. Şimdi ne oluyor peki? 17 ŞUBAT 2018 SAYI: 33736 İmtiyaz Sahibi: CUMHURİYET VAKFI adına Orhan Erİnç İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay Genel Yayın Yönetmeni MURAT SABUNCU Yazıişleri Müdürü Yazıişleri Müdürü (Sorumlu) Haber Koordinatörü Bülent Özdoğan Faruk Eren Aykut Küçükkaya Reklam Direktörü Deniz Tufan Rezervasyon ve Planlama Koordinatörü Bülent Gürel l Görsel Yönetmen: Hakan Akarsu l Ekonomi: Olcay Büyüktaş l Dış Haberler: Mine Esen l Spor: Arif Kızılyalın l Gece: Ayça Bilgin Demir l Yurt Haberler: Selin Görgüner l Fotoğraf: Uğur Demir l Düzeltme: Mustafa Çolak Web Koordinatörü: Oğuz Güven editor@cumhuriyet.com.tr Ankara Temsilcisi: Erdem Gül Güvenevler Mah. Güneş Cad. No: 8/1 Çankaya 06690 Ankara Tel: (0312) 442 30 50 İzmir Reklam Tel: (0232) 441 12 20 0530 430 74 17 Okur Temsilcisi: Güray Öz guray@cumhuriyet.com.tr Yayın Kurulu: Orhan Erinç (Başkan), Güray Öz (Bşk. Yrd.), Ali Sirmen, Hikmet Çetinkaya, Emre Kongar, Şükran Soner, Hakan Kara. l Muhasebe Müdürü: Günseli Özaltay l Satış Dağıtım Müdürü: Tunca Çinkaya Yayımlayan ve Yönetim Yeri: Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık AŞ. Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sk. No: 2 34381 Şişli/İstanbul Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Faks: (0212) 343 72 64 eposta: posta@cumhuriyet.com.tr Reklam Yönetimi: Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık AŞ. Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sk. No: 2 34381 Şişli/İstanbul Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Faks: (0212) 251 98 68 eposta: reklam@cumhuriyet.com.tr Yaygın süreli yayın Baskı: DPC Doğan Medya Tesisleri Hoşdere Yolu 34850 Esenyurt/İstanbul Dağıtım: Doğan Dağıtım Satış Pazarlama Matbaacılık Ödeme Aracılık ve Tahsilat Sistemleri AŞ Esenyurt/İstanbul Cumhuriyet’te yer alan haber, yazı ve fotoğrafların yeniden yayım hakkı saklı tutulmuştur. İzin alınmadan ve kaynak göstermeksizin yayımlamak Basın Kanunu gereğince hukuki ve cezai yaptırıma tabidir. İstanbul Ankara İzmir İmsak 06:24 06:09 06:31 NAMAZ VAKİTLERİ Güneş Öğle İkindi 07:49 13:24 16:18 07:32 13:09 16:04 07:53 13:31 16:29 Akşam 18:47 18:33 18:58 Yatsı 20:07 19:51 20:14 hakikati söylemek Dış politika odaklı siyasi gündem bütün hızıyla devam ediyor. Hız deyince, düz bir yolda artan bir süratten değil de kıvrak ve seri manevralarla iler leyen baş döndürücü bir yolculuk tan bahsediyoruz. İç politika gün demini de esir alan bu meselelerde sürekli yeni “perdeler” açılıyor. Al manya ve dolayısıy ANALİZ la AB ile ilişkilerde “naziler, haçlılar” ge riliminden “yeni bir sayfa açma” aşama sına gelindi. Başba kan Binali Yıldırım, KEMAL CAN Merkel’le kameralar karşısına geçerken Deniz Yücel’in tah liyesi haberi geldi. Cumhurbaşka nı Erdoğan ile ABD Dışişleri Baka nı Tillerson’ın saatler süren görüş mesinden “Osmanlı tokadı” sesi gel mediği gibi, Türkiye’nin “Menbiç’te birlikte hareket etmeyi” önerdiği açıklandı. Dışişleri Bakanı Çavuşoğ lu da, “sertliğin” daha çok iç kamu oyuna dönük olduğunu söyledi. Almanya ile ilişkiler, imzalanan zırhlı araç modernizasyonu anlaş ması, gazeteci Deniz Yücel’in tah liyesiyle biraz normalleşse; ABD, daha önce de söz vermiş olduğu için kolayca yapabileceği YPG’nin Menbiç’ten doğuya çekilmesini sağlayarak geçici olarak harareti düşürse, iç politikada ne değişir? Aslında pek fazla bir değişiklik olmaz. Beş ay önce Trump Erdoğan görüşmesinde atılan manşetlerdeki “hiç olmadığı kadar yakınız” iddiasından bugüne nasıl gelindiyse, aynı hızda geri viteste gidilebilir. “Türk’ün gücünü gördüler” denir ve yeniden ihtiyaç olana kadar “şeytan batı” dosyası “yedeğe” çekilir; “Afrin kaldıracının” etkisi biraz azalır, “tam destekçiler” ve yeni “antiemperyalist” mücahitler ortada kalır. Fakat, dış politika gündemini belirleyen aktör, “anlatılan hikâye” aynı kalır. Apar topar tahliye Gelelim daha geçen yaz, üstelik de muhalefet tarafından çok önemli bir gündem başlığı haline getirilmiş “adalet” meselesine. Türkiye’nin, bu alanda da, “hakikat” ile “uydurulmuş gerçek” arasında kaybolmuşluğu devam ediyor. Siyaset öyle gerektirdiği için bir yıl iddianamesiz gözaltında tutulan gazeteci, yine siyaset öyle gerektirdiği için apar topar hazırlanan iddianame ile tahliye ediliyor. Ve bu bir yıl boyunca yaşanan skandalın utancını üstlenen kim se olmuyor, hukuksuzluğu konuşmakla değil, “bahşedilmiş” sonuçlara sevinmekle avunuyoruz. Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararı tanımayan mahkemeler “Türk milleti adına” yargılamaya devam ediyor. Yetmezmiş gibi ağırlaştırılmış müebbet cezaları veriyor. Altı milyon oy almış partinin genel başkanı aylar sonra çıkartıldığı mahkemede, “Kendilerini İmralı’dan emir almakla suçlayanların Öcalan’dan mektup taşıdığını” anlatıyor, medyada tek satır yer almıyor. Yüzde yediye “çıkartılmış” büyümeye rağmen ne hikmetse işsizlik düşürülemiyor. Sahnede ekonomi bürokrasisi, bankalar ve uluslararası lobilerle bir kavga tablosu gösterimdeyken faiz, enflasyon ve döviz el ele yükselmeye devam ediyor. “OHAL ile meseleniz ne, sizin için getirdik” denilen iş çevrelerinin ve uluslararası sermayenin iddia olunduğu gibi “demokrasi âşığı” filan olmadığı, kârda ve iştahta bir sıkıntı yaşanmadığı her gün kanıtlanıyor. Herkesin “kıskandığı” çılgın projelerde onlarca işçi ölüyor, itirazlar, grevler yasaklanıyor. Seçimin ucu görünmeden, tarihi açıklanmadan seçim ekonomisi kuralları işletiliyor, “her şey yolunda” denilmesine rağmen birbiri ardına “canlandırma paketleri” devreye giriyor. Tuzağı boşa çıkartmak Türkiye’nin yaşamakta olduğu bütün kritik gündemlerde, “hakikat” ile “anlatılan” arasındaki makas gittikçe açılıyor. Siyaset, “gerçekler” tarafında değil, “anlatılan” tarafında yapıldığından ve kimse “hakikate” yatırım yapmadığından, gündem kolay “kurgulanıyor”, durum da fazla değişmiyor. Çünkü, “anlatılanı” merkeze aldığınızda, onun doğru olmadığı üzerine muhalefet yapsanız bile aslında “anlatı” besleniyor. “Emperyalizmle mücadele” hikâyesini kabul edip, iktidarı bu “mücadeledeki” başarısı hakkında eleştirmeye kalktığınızda hikâye de, hikâyenin asıl sahibi de yerinde durmaya devam eder. “Tuzağı boşa çıkartmak için” anayasaya aykırılığını bile bile dokunulmazlıkları kaldırmaya evet derseniz, siyaseti gerçeğin değil tuzağın alanına taşımış olursunuz. Örnekleri daha da artırmak mümkün ama işin özeti; siyasetin eleştirmek için bile olsa “anlatılanla” uğraşmak yerine “hakikatle” daha çok temas etmesi ve daha önemlisi bunu gündeme taşıyabilir olması gerekiyor. BABANIN FETÖ’DEN CEZAEVİNDE OLDUĞU VE AİLENİN ENGELLİ MAAŞIYLA GEÇİNMEYE ÇALIŞTIĞI ÖĞRENİLDİ Anne oğlunu öldürüp intihar etti Denizli’de anne Seher Baş, yüzde 99 engelli Serebral Palsi hastası 17 yaşındaki oğlu Eyüp Öztürk’ü av tüfeğiyle başından vurarak öl dürdükten sonra, aynı silahla kendini de vurarak intihar Engelli etti. Seher Baş’ın 1 yıl önce oğlu Eyüp boşandığı eşi İbrahim Öztürk’ün Türkiye Cum huriyeti Devlet Demir Yolları’nda görevli olduğu ve FETÖ/PDY soruşturması kapsamında görevinden ihraç edilerek tutuklanıp, cezaevine konulduğu öğrenildi. Anne Baş ile oğlunun engelli maaşı ile belediyeler ve komşulardan gelen yardımlarla geçinmeye çalıştıkları öğrenildi. Son zamanlarda psikolojik sorunlar yaşayan anne Baş’ın sık sık komşularına, “Oğlumu da öldürüp intihar edeceğim” dediği ileri sürüldü. 18 ay sonra beraat 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Denizli’de yaşananlar nedeniyle açılan dava sonuçlandı. Denizli’de beraat eden askerler göreve dönmek istiyor SERTAÇ EŞ Darbe girişimi sırasında yaşananlar nedeniyle, Denizli’de açılan dava sonuçlandı. Darbe yargılamalarının ilk sonuçlanan davasında mahkeme heyeti 63 askerden 56’sının beraatı, 7’sinin ise cezalandırılması yönünde hüküm kurdu. Cumhuriyet savcısı kararı temyiz ederken, temyiz gerekçesinde yer almayan askerler görevlerine dönmek için Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na başvuruda bulundu. FETÖ’nün 15 Temmuz 2016 tarihinde TSK içindeki mensupları aracılığıyla gerçekleştirdiği darbe girişimi sonrasında açılan davalardan ilk sonuçlanan Denizli davası oldu. Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yargılamasında 1’i vatani görevini yapan er olmak üzere 63 asker sanık yer aldı. Sonuçlanan yargılamanın ardından mahkeme kararıyla 56 asker beraat etti, aralarında dönemin 11. Komando Tugay Komutanı da olmak üzere 7 as ker cezalandırıldı. Mahkemenin yargılamaya ilişkin gerekçeli kararında, delilleri ortadan kaldırma suçundan ceza alan er dışında 6 muvazzaf subay, ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Haklarında beraat kararı kesinleşen askerlerden bazıları Kara Kuvvetleri’ne başvurdu. Bu askerler, kuruma dönmek ve özlük haklarının kendilerine iade edilmesini sağlamak amacıyla oluşturulan komisyonun inceleme sonrası vereceği kararı bekliyor. l ANKARA KİM KİME DUM DUMA BEHİÇ AK behicak@yahoo.com.tr FETÖ soruları böyle çalmış Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın FETÖ’nün ÖSYM yapılanmasına ilişkin hazırladığı iddianame, soruların nasıl çalındığını gözler önüne serdi. ÖSYM’deki sunucular üzerinde 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemeler sonucunda 3 adet inceleme raporunun düzenlenerek dosyaya ibraz edildiğini açıklandı. Savcılığın bilgi notuna göre, soruşturmada “Soruların sızdırılmasının ÖSYM Soru Hazırlama ve Geliştirme Daire Başkanlığı’nda olduğu, kurumda çalışmayan bilgisayar mühendisi olan örgüt üyesi şüphelinin hazırlamış olduğu bir yazılımı Soru Hazırlama ve Geliştirme Daire Başkanlığı’ndaki bilgisayarlara kurduğu, ÖSYM’de görevli örgüt üyesi olan şüphelilerin bilgisayarlara sanal bir sunucu kurdukları, sınav sorularının basım işlemi için METEKSAN’a götürülmek üzere Sır Cihazına yükleme işlemi yapıldığı sırada bir kopyasının da sistem üzerinde usulsüz olarak tutulduğu ve daha sonra sınav sorularının ÖSYM’de görevli örgüt üyeleri olan şüpheliler tarafından sanal sunucudan alınarak dağıtıldığı tespit edilmiştir” sonucuna ulaşıldı. Soruşturmada 6’sı eski ÖSYM çalışanı toplam 10 şüpheli hakkında dava açıldı. l ANKARA/Cumhuriyet ÇİZGİLİK KAMİL MASARACI kamilmasaraci@gmail.com Boydak ailesinden 7 kişi gözaltında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen FETÖ soruşturması kapsamında, darbe girişiminin ardından TMSF tarafından mallarına el konulan Boydak ailesinden 9 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Kayseri, İstanbul ve Ankara’da düzenlenen eşzamanlı operasyonlarla Mehmet Emin, Ayşe, Sema, İbrahim ve Merve Boydak yakalanarak önceki gün gözaltına alındı. Dün Sami Boydak da gözaltına alınırken, aranan kişiler arasında bulunan Yusuf Boydak ise emniyete kendisi geldi. Boydak ailesinden 7 kişinin sorgularının sürdüğü belirtildi. l DHA HSK 17 hâkim ve savcıyı açığa aldı! Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK), 17 hâkim ve savcıyı FETÖ soruşturmaları kapsamında açığa aldı. Açığa almalarla ilgili olarak HSK Başkanvekili Mehmet Yılmaz’dan açıklama geldi. HSK Başkanvekili Yılmaz, “HSK’nin FETÖ terör örgütüyle iltisaklı hâkim savcılarla ilgili çalışmaları tamamlanmış değil. Bilgiler geldikçe güçlü, inandırıcı, kanaat verici bilgiler geldikçe onların doğruluğu hakkında da gerekli araştırmaları yaparak hızla HSK yine adımlarını atmaya devam ediyor” dedi. C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog