Bugünden 1930'a 5,458,541 adet makale



Katalog


«
»

Perşembe 15 Şubat 2018 EDİTÖR: ALPER İZBUL TASARIM: FUNDA YAŞAR ER Hukuk rezaletini durdurunSDAEMVUİRNTMAŞA YAPTI: Tutuklu bulunduğu ana davada 15 ay sonra mahkemeye çıkarılan Demirtaş, Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 15 aydır tutuklu olmasına neden olan ana davada ilk kez mahkemeye çıktı. İddianamenin okun yargılamanın anayasaya aykırı olduğunu ve durdurulması gerektiğini söyledi. Demirtaş’ın talepleri reddedildi masına karşı çıkan Demirtaş, anımsatan Demirtaş, mahkeme kişi, bir anda suç iş mahkemeden dokunulmazlığı heyetine “Bu dosyada Meclis ka lemeye mi karar ver nın siyasi saiklerle anayasaya aykırı olarak kaldırıldığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’nde iptal davası açılması ve bu aşamada “durma” kararı verilmesi ni istedi. Yasama dokunulmazlığı ve rarı nerede? Yok. Elinizde Meclis kararı olmadan tam 15 aydır beni yüksek güvenlikli cezaevinde tutuyorsunuz” dedi. Anayasanın geçici 20. maddesinin bir Meclis kararı olmadığını dile getiren Demirtaş, buna karşılık bu deği di? HDP siyaseten tasfiye edilmek istendi” dedi. Dokunulmazlıkların kaldırılmasının ardından yürütmenin yargıya müdahale ettiğini örnekleriyle anlatan Demirtaş, “Bu suçu işleyen siyasetçiler ve yar ‘Bakan eliyle Öcalan talimatı getirdiler’ ALİCAN ULUDAĞ sorumsuzluğunun devam ettiğini dile getiren Demirtaş, mahkemeden “Bu hukuk rezaletine son verin” çağrı şikliğin de mahkeme için bağlayıcı olduğunu kaydetti. Demirtaş, “Ortaya bir çelişki çıkıyor, bunu giderme yetkisi Anayasa Mahkemesi’ndedir” dedi. Halen yasama sorumsuzlu gı mensupları adil yargı önünde hesap verecekler bir gün” dedi. ‘Bu vatanın evladıyız’ Mahkemeyi, “bu hukuk rezaletine son vermeyi” çağıran De Demirtaş, 2010 yılındaki anayasa değişikliğine ilişkin referandum, 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi ile 7 Haziran seçimlerine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Demirtaş, “Bu sında bulundu. Ancak mahke ğu ve dokunulmazlığının devam mirtaş, “Biz bu vatanın, toprak iddianamenin hukuki bir gerek me, yargılamada durma ve düşme kararı verilmesi ile AYM’ye gidilmesi taleplerinin tümünü reddetti. Demirtaş’ın tutuklu olduğu ve örgüt yöneticiliği suçlamasının yer aldığı 31 fezlekeyi içeren ana davanın ikinci duruşması Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Sincan Cezaevi içerisindeki 7 numaralı duruşma salonunda görüldü. 7 Aralık’taki duruşmaya kelepçe takmayı reddettiği için getirilmeyen Demirtaş, HDP Eş Genel Başkanlığı’nı bırakmasının ardından Edirne’den Ankara’ya önceki gün uçakla getirildi. Duruşmayı yeni seçilen HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Se ettiğini dile getiren Demirtaş, Erdoğan’ın geçmişte dokunulmazlıkların kaldırılmasına yönelik taleplere karşı çıkan açıklamalarını anımsattı. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, Demirtaş’ı usule ilişkin konuşması için uyardı. Demirtaş ise “Bunları dinlemeyecekseniz burada keselim, hiçbir şekilde savunma yapmayayım” karşılığını verdi. Başkan “Bizi tehdit etmeyin, başka konulara girmeyin” derken, Demirtaş, “Dokunulmazlığın kaldırılmasını Erdoğan istiyorsa girerim, devam edeceğim konuşmama. Belli ki şimdiden kararı vermişsiniz” yanıtını verdi. Konuşmasına devam eden Demirtaş, dokunulmazlığının siyasi ların evladıyız, Türkiye’nin parçasıyız. Bu ülkenin düşmanıyız diyemez kimse. Bu ülkenin paryaları değiliz” ifadesini kullandı. ‘AYM’ye gönderilmeli’ Demirtaş, sözlerinin sonunda mahkemeden 4 talepte bulundu. Dokunulmazlıklarının kaldırılmasını öngören anayasa değişikliği maddesinin anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne götürülmesi ve davada durma kararı verilmesini isteyen Demirtaş, mahkemenin dokunulmazlıkların kaldırılmasındaki anayasaya aykırı usulü eksikliklerin giderilmesi için dosyayı TBMM’ye iade etmesini talep etti. çesi yoksa siyasi bir gerekçesi olmalı. İş o gerekçe 2010 referandumu. 2010 referandumunda partim boykot kararı aldı. ‘Evet’, ‘hayır’ demedik. Değişikliğe itirazımız vardı” diye konuştu. Bu dönemde kendi üzerlerinde “Evet” oyu verilmesi için baskı oluşturulduğunu belirten Demirtaş şu iddialarda bulundu: “Bu dönemde Abdullah Öcalan’ın el yazısıyla İmralı’dan yazı getirdiler. Bakan’ın kendisi getirdi. Altında el yazısıyla Abdullah Öcalan yazan bir yazı. Niye? Referandumda, hem parlamentoda hem dışarıda ‘Evet’ oyu vermemiz için. İnkâr ederse tanıklarını buradan dinleteceğim. İşte ‘bunlar Apo’dan talimat alıyor’ diyenler bize İmralı’dan söz zai Temelli’nin arasında bulun saiklerle, anayasaya aykırı ola İddianamede suçlama konusu de kendilerince talimat adını ver duğu 30’a yakın HDP’li milletvekilli ile Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş da izledi. Davayı izlemek için Sincan Cezaevi’ne gelen Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Martin Erdmann’ın aralarında bulunduğu yabancı misyon temsilcileri polis tarafından içeri alınmadı. ‘Anayasaya aykırı’ Mahkeme Başkanı Murat İlhan, iddianameyi özetleyerek okumak istedi. Söz alan Demirtaş, “Bu iddianame cevap verilecek bir iddianame değil, anaya rak kaldırıldığını anlatarak, “Bu milli iradeye vurulmuş bir darbedir. Tek parti veya kişi milli iradeyi temsil edemez” dedi. Terör örgütü kurmak ve yönetmekle suçlandığını anımsatan Demirtaş, “Yargılanmaktan asla korkmuyorum. Bugüne kadar 1300 soruşturma açıldı hakkımda. Tamamı konuşmalarımla ilgili. Tek bir ceza almadım” dedi. ‘HDP hedefte’ Dokunulmazlıklarının kaldırılmasıyla ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın HDP’yi hedefe ko olan TBMM konuşmalarıyla ilgili mahkemenin kendisinin de “yasama sorumsuzluğuna girer” kararı vererek davayı düşürebileceğini kaydeden Demirtaş, mahkemenin Meclis konuşmalarını suçlama olarak okumaya kalkması halinde, “Bunlar Meclis konuşmamdır deyip okuyamazsınız diyeceğim. Sorarsanız açıkça anayasaya ve halkın iradesine aykırı işlem yaparsınız” dedi. Duruşmaya verilen ara sırasında jandarmalara Demirtaş’ın etrafında çember oluşturdu. Bu durum avukatlar ve vekillerin dikleri Öcalan’ın el yazısı ile belge getirdiler. Kabul etmedik.” Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı kast ederek, “Majesteleri öfkelendi tabii. ‘Hani bunlar Öcalan’dan talimat alıyordu’ demiş. ‘Biz Oslo’da çözüm süreci yürütürken sen misin benim anayasa değişikliğimi desteklemeyen’ deyip partimize karşı rest çeken kendisidir” ifadelerini kullandı. ‘Çekil baskısı’ Demirtaş, “2014 Cumhurbaşkanlığı seçimleri. Partim beni gösterdi ve aday oldum. 2014’te de İmralı Çözüm Süreci vardı. Yi saya aykırı bir şekilde düzenlen yan bir kampanya ve yargıla tepkisini çekti. Mahkeme, ara ne İmralı üzerinden adaylığımı miş” diyerek okumaya karşı çık ma faaliyeti yürüttüğünü ifade nın ardından Demirtaş’ın tüm geri çekme baskısı yaptı. Tanık tı. İddianameye konu suçlamaların önemli bir kısmının siyasi faaliyetlerinden, TBMM’deki konuşmalarından ibaret olduğunu dile getiren Demirtaş, 20 Mayıs 2016’da anayasaya ek geçici 20. maddenin eklenerek nisbi dokunulmazlığının kaldırıldığını, ancak bunun anayasaya aykırı olduğunu vurguladı. Anayasanın 83/2 maddesinde “Milletvekillerinin Meclis kararı olmadan sorgulanamayacağı, tutuklanmayacağı” hükmünü eden Demirtaş, “Yandaş gazetelere Demirtaş teröristtir manşetleri attırıldı. Bu kadar yayını Demirtaş uzaylı diye yapsaydılar, Türkiye’nin yarısı benim uzaylı olduğuma inanırdı. Oysa Meclis’e kimse emir veremez” diye konuştu. Demirtaş, ülkenin başkanlık sistemine geçmesi için kendisi ve arkadaşlarının içeri atıldığını, sahada HDP’nin kriminal hale getirildiğini belirterek, “1,5 yıl içinde 3 bin arkadaşımızı tutukladılar. Bu 3 bin taleplerinin reddine karar verdi. Mahkeme gerekçesinde anayasa değişikliklerinin sadece şekil yönünden incelenebileceğini, somut norm denetimi yapılamayacağını öne sürdü. Mahkeme Başkanı, “Sayın Demirtaş, fezleke fezleke mi savunma vereceksin” demesi üzerine milletvekilleri “siz” diye karşılık verdi. Avukatlar da buna itiraz etti. Mahkeme Başkanı, “Ben yargılamada hiçbir zaman senli benli hitap etmem” dedi. l ANKARA larım var. Burada İmralı’ya gidip gelen heyetler dahil olmak üzere tanıklarım var” diye konuştu. Bu anlattıklarının mahkemede tanıklarını dinleteceğini belirten Demirtaş, şunları kaydetti: “Koskoca bir Cumhurbaşkanı bir siyasetçiyle neden uğraşır. Parti olarak 7 Haziran seçimlerine girmeyelim diye İmralı üzerinden bize baskı yapmaya kalktı. ‘Çözüm sürecine aykırıdır, 2025 milletvekili neyinize yetmiyor’ dedi. Kabul etmedik, boyun eğmedik.” DHeDmP’dirteanşMpreoctliess’tteosu HDP grubu, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın bir yıl 3 ay 10 gündür tutuklu olduğu ve Meclis çalışmalarına katılmamasını protesto etmek için genel kurul çalışmalarına katılmama kararı aldı. TBMM Genel Kurulu’nda söz alan HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu Demirtaş’ın tutukluluk süresine vurgu yaparak, “Demirtaş olmadığı için Meclis’i protesto ettiklerini” belirterek, Meclis Genel Kurulu’na katılmayacaklarını söyledi. Bunun üzerine Meclis Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı ise oturuma ara verdi. Kemalbay açlık grevi başlattı HDP Kongresi öncesi HDP bileşenlerine dönük yapılan gözaltı operasyonu kapsamında önceki gün gözaltına alınan HDP eski Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, “haksız ve hukuksuz gözaltı ve soruşturma”ya karşı gözaltında açlık grevine başladığını açıkladı. Kemalbay, “İçeride, dışarıda mücadeleye devam. Biz kazanacağız, kadınlar kazanacak, halklarımız kazanacak” mesajı verdi. HVDaPtaknapPaatrıtlsisıni: Kemalbay Doğu Perinçek’in Genel Başkanı olduğu Vatan Partisi, TBMM’nin 3. büyük partisi HDP’nin kapatılması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu. Başvuru sonrası açıklama yapan Vatan Partisi Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı avukat Nusret Senem, “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nı göreve çağırıyoruz. HDP kapatılmalıdır. Türkiye Afrin’de ABD ve piyonlarıyla savaşırken HDP Meclis’te olamaz” diye konuştu. Cumhuriyet Gazetesi’nin 14.12.2017 tarihli nüshasının 5. sayfasında “Bürokratlar vurgunda birleşti” başlığı ile yayınlanan haberde vekil kılan SS. Yenişehir Ankara Konut Yapı Kooperatifi ile ilgili tamamen gerçek dışı iddia ve ithamlara yer verilmiştir. Kooperatifimiz, üyelerini bir konut sahibi yapabilme gayesiyle kurulmuş olup, yönetim kurulu, genel kuruldan aldığı yetkiyle arsa satın alma arayışına girmiş ve söz konusu haberde belirtilen arsayı bölgedeki rayiç bedelden, imarlı vaziyette adı geçen firmalardan vadeli olarak satın almıştır. Haberde belirtildiği gibi, abartılı kaba tabiri ile çok ucuza kapatılmış bir CEVAP VE DÜZELTME METNİ arsa değildir. Kooperatifimiz toplumun her kademesindeki kişilere açık olup halen üye kayıtları devam etmektedir. Haber kaynağı açıklamayı yapan Sayın Milletvekili dahil birkaç yıl sonra bitmesi muhtemel bir daireye sahip olmak için 395 bin TL’yi peşin olarak vermeye hazır olan herkese halen açık durumdadır. Yine haberde belirtildiği gibi önceden kurgulanmış ve üyeleri belirlenmiş Kooperatif statüsünde değildir. Tekzip konusu haberde müvekkilimin ismi ve üyelerinin meslekleri kasıtlı olarak yolsuz luk iddialarıyla yan yana getirilmiş, bu suretle haber kaynağı milletvekilinin açıklamalarıyla siyaset sahasındaki diğer muhataplarıyla birlikte, siyasi bir diyaloğun tarafı yapılmaya çalışılmıştır. Haber içeriğindeki isnatların etik olmadığından bahsedilirken tüm etik değerler ayaklar altına alınmış, haber başlığı ve haberin sunum şekli dahi başlı başına haberin niyetini ortaya koymuştur. Müvekkilime yöneltilen bu ağır ve çirkin isnatların kesinlikle kabul edilemeyeceği, hukuken himayesinin de mümkün olmadığı açıkça ortadadır. Okuyucularda müvekkilim ve üyeleri hakkında yanlış bir kanı oluşturmak ve müvekkilim ile üyelerinin mensubu olduğu meslekleri sırf siyasi kaygılarla yıpratmak amacıyla hazırlanan haberin kasıtlı ve sui maksatlı olduğu ve bu nedenle de basın ahlak ve ilkeleriyle ters düştüğü açıktır. Müvekkilimin şeref ve haysiyetine açık bir saldırı niteliğindeki yayınla alakalı sorumlu kişiler, Türk yargısı önünde hesap verecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 18.12.2017 SS. Yenişehir Ankara Konut Yapı Kooperatifi Vekili Av. Adem Keskin haber 5 Sevda... Bir kadın düş kuruyordu mavi zamanlar içinde. Bir kadın yorgun bir gecenin sabahında gülümsüyordu... Sanki uzun bir yolculuğa çıkmıştı kadın... Gri yalnızlıklarla çoğalan kent, yarı aydınlık bir günün içinde telaşları, heyecanları topluyordu usulca... Çocuklar uyanıyordu. Çocuklar anlatılan masallara inanmıyordu... Salonun tam orta yerinde duruyordu kadın. Kadın uzun boylu, iri gözlüydü... Bir şarkı ona yeni mevsimleri tanıştırıyordu... Erkekse uzun divanın üzerinde kadını izliyordu. Mor çiçekli perdeden bir ışık çizgisi boşluğa düşüyordu... Tutkular adım başı büyüyordu. Zamansız bir sevda kadının kirpiklerinde filizleniyordu. Umutla birleşen bir ses, sınırsız sevişmeleri çağırıyordu. Erkek o anda çok eskilere doğru yolculuğa çıkıyor; kimi kaçışların, terk edişlerin resmini çiziyordu. Kadın, erkeğe sokuldu ve kulağına bir şeyler fısıldadı. Soluksuz bakıştı ikisi de o anda. Bir tutku bedenlerini alev alev tutuşturdu... Her sabah yaşlı güneşle uyanan sevgililer gibiydi kadınla erkek... Kadın bir çığlık attı... Dedi ki: “Seni seviyorum!” Erkek, kadının saçlarını okşadı... Mavi zamanlar içinde düş kuran sevdiği kadına Philippe Chabaneix’in dizeleriyle yanıt verdi: “Senden gelir her ne varsa dünyada, Sensin acısıtatlısı gecelerimin. Değişmem saçlarını kıpkızıl yangınlara, Denizler kadar derin güzel gözlerin. Güneşlerinde doğmuşsun ekim akşamlarının, Hayatı sende bulurum ölümleri sende. Salt isteklerine bağlı ey tatlı kadın, Neylersin benden uzak kuzey ellerinde?” HHH O sabah yağmur yağıyor İstinye sırtlarına... Mavi zamanlar içinde düşler kuran kadın, siyah ipek çarşaflarda uyanıyor... O sabah kadının çocuksu yüreği “bir kuş gibi” çarpıyor... Erkek ise Yannis Ritsos’la buluşuyor İyonya Denizi’ne bakarken... Diyor ki: “Nasıl da güzelsin... Korkutuyor beni güzelliğin!..” İlkyaz ayının gümüş iç çekişleriyle bezenmiş şiirler gibi coşkulu bir günü kucaklıyor. Loş barları ve denizci meyhanele riyle gençleşmiş kente meydan okuyor... Uzak ve solgun çocukluğundan sıyrılıp akşam alacası bir kasabaya gidiyor birden. Çatılardaki kargaları ve hüzünlü gençliğini anımsıyor... Metin Altıok’un “Bir gün ölürüm” dediği dizelerinde sabahçı kahvelerini, umutsuz aşkları bir anı tüneğinde yaşıyor... Bir şeyler mırıldanıyor Metin’den, mavi zaman içinde düş kuran kadına duyurmadan: “Bunları yap sakın unutma,/ Mum yak bir aşkın sıcak anısına,/ Suyla hesaplaş, rüzgâra sür yüzünü,/ cesedini bul bir yokluğun kıyısında./ Bunları yap sakın unutma. Yasını tut günlerce ağla/ Mandalı düşmüş bir kapak/ Göğsünün kuşsuz kafesinde,/ Tak tak vururken sızlayan boşluğa,/ Yasını tut, günlerce ağla. Sonra git yeni bir aşkı bulmaya,/ Bir yağmur sonrasının/ Duru aydınlığında,/ Yıkanmış avlun, dinmiş avuntunla,/ Sonra git yeni bir aşkı bulmaya.” HHH Kadın, erkeğe bakıyor, erkek kadına... Son tren kalkışa hazırlanıyor... Artık gitme zamanı mı? Kadın, erkeğin burnuna götürüyor sağ elinin baş parmağını. Erkek kadının kirpiklerinden öpüyor... Sabah mı, gece mi hiç belli değil... O koskoca kent bir sabah grinin yalnızlığında çoğalırken, akşamın yorgun zamanı içinde kendini bulmaya çalışıyor... Kadın ve erkek salonun orta yerinde vedalaşıyor... O sırada çocuk çığlıkları duyuluyor sokakta. Yaşamın içinde açan çiçekler gülümsüyor. Erkek, kadına soruyor: “Ay mı yorgun yoksa güneş mi?” Kadın gülümsüyor: “Bana kalırsa ikisi de çok yaşlı...” Kadın saçlarını savuruyor mavi zamanın içinde düş kurmadan... Kadın kapıya yönelirken son kez bakıyor erkeğe... Tıpkı Anna Ahmatova gibi sesleniyor: “Artık aynı bardaktan içmeyeceğiz Ne suyu ne tatlı şarabı Erken sabahlarda öpüşmeyeceğiz, Ve birlikte gözlemeyeceğiz camdan akşamı. Sen güneşle soluklanıyorsun, ben ayla. Ama yaşamadayız bir aynı sevdayla.” Mavi zamanlar içinde düş kuran kadın çıkıp gidiyor... Homeros’un Hesperos’u anlattığı gibi şaşırıyor erkek... Gecenin karanlığında başka yıldızlar arasında kaybolan kadın belki de masaldaki gibi Atlas Dağı’nın tepesinden gülümsüyor... Kim bilir?.. Torba yasada ‘pasaport’ tartışması EMİNE KAPLAN TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, torba tasarı üzerindeki görüşmeler sürüyor. Tasarının, diplomatik, hususi (yeşil) ve hizmet damgalı pasaport sahiplerinin çocuklarına iş sahibi olmamaları ve öğrenci olmaları koşuluyla 25 yaşına kadar aynı tip pasaport verilmesine ilişkin Pasaport Yasası’nın 13. ve 14. maddelerinde değişiklik yapılmasını öngören 1. maddesi tartışma konusu oldu. Söz konusu madde, söz konusu pasaportları taşıyabilmeleri için “iş sahibi olmama” koşulunu kaldırarak, çalışan çocuklara da 25 yaşına kadar aynı hakkın tanınmasını öngörüyor. Hükümet temsilcileri, düzenlemeyle 1825 yaş aralığındaki gençlerin anne ve babasından dolayı kazanmış olduğu pasaport hakkının çalışması nedeniyle ortadan kalkmasının önüne geçilmesi ve gençlerin istihdamdaki payının artırılmasının amaçlandığını söyledi. CHP’li Utku Çakırözer, düzenlemenin suiistimale açık olduğunu vurgulayarak, “Anne ve babası diplomatik ya da yeşil pasaport sahibi olmayan bir vatandaşı düşünün, normal pasaportuyla bir ülkeye başvuracak ‘ben girişimciyim’ diyecek, ama bizden birinin oğlu kızı ‘girişimciyim’ diyecek ve diplomatik pasaportuyla girecek. Bizim buna ilişkin düzenleme yapmamız, bu ayrımcılığın altını çize çize çıkarmamız kabul edilemez” diye konuştu. CHP’lilerin “eşitlik ilkesine” aykırı olduğu gerekçesiyle yaptıkları tüm eleştiri ve itirazlara karşın AKP, düzenlemeden geri adım atmadı. CHP’nin, maddenin tasarı metninden çıkarılmasına ilişkin önergesi de kabul görmedi. l ANKARA HDP binasına silahlı saldırı Ankara’nın Şereflikoçhisar ilçesinin Ankara Caddesi üzerinde bulunan HDP ilçe binasına dün akşam Y.E. ile Ü.Z. tarafından pompalı tüfekle ateş açıldı. Silah sesleri çevrede endişe yaratırken, ihbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Sal dırıda içeride kimsenin bulunmadığı parti binasında yaralanan olmazken, saçmaların binanın duvarına isabet ettiği öğrenildi. Polis, saldırganlar Y.E. ile Ü.Z.’yi pompalı tüfekle yakalayarak gözaltına aldı. Zanlıların alkollü oldukları iddia edildi. l DHA C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog