Bugünden 1930'a 5,458,406 adet makale



Katalog


«
»

Perşembe 15 Şubat 2018 2 Nurten Öğretmen ilk 10’a girdiFİNİŞAALDİSATDMLUEIYRBUİIMRLLDİLGUYAATREDSER Samsun’un 22 bin nüfuslu Ayvacık ilçesindeki Ayvacık Anaokulu Müdürü Nurten Akkuş (33), geçen aralık ayında uluslararası bir vakıf tarafından ‘Dünyanın en iyi 50 öğretmeni’ arasına seçilmesinin ardından, ikinci elemeyi de geçerek ilk 10’a girdi. Haberi öğrenen Akkuş, Türkiye’yi finalde temsil edeceği ve dünyanın en iyi 10 öğretmeni arasına seçilen ilk Türk öğretmen olduğu için mutlu ve gururlu olduğunu söyledi. Haberi dün sabah öğrendiğini söyleyen Nurten Akkuş, “Bill Gates, vakfın internet sitesinden yayımladığı video ile 10 finalisti tüm dünyaya aynı anda açıkladı. Ben de öğrendiğimde büyük heyecan yaşadım. Büyük, çok büyük bir başarı. Dünyanın en iyi 10 öğretmeni arasına giren ilk Türk öğretmen olmak benim için çok büyük bir gurur. Ülkeme bu gurur yaşattığım için çok mutluyum. Şu an 10 finalist var ve 18 Martta Dubai’deki ödül töreninde birinci açıklanacak. O gün ülkemizin bayrağı da ilk kez finalistlerin olduğu sahnede yer alacak. Bu da ayrı bir gurur. Bir Türk öğretmen olarak bunu başardığım için ülkeme bu mutluluğu yaşattığım için çok mutluyum. İnşallah, Allah birinci olmayı ve ülkeme bu başarıyı kazandırmayı da bana nasip eder. Eğer 1 milyon dolarlık büyük ödülü kazanırsam, bu parayı öncelikle tüm dünyada, Suriye’de, Filistin’de savaş mağduru olan, Afrika’da açlıkla ve yoksullukla mücadele eden çocuklar için proje geliştirip, eğitim imkânı bulamayan çocuklar için harcayacağım” dedi. l DHA İNGİLİZ VARKEY VAKFI’NIN KÜRESEL ÖĞRETMEN ÖDÜLÜ Bill Gates Babalara masal anlattırdı Ayvacık Anaokulu Müdürü Nurten Akkuş, 2009’da okulda ‘Baba bana bir masal anlat’ projesi başlattı. Şu an 81 öğrenci ve 4 öğretmenin görev yaptığı anaokulunun öğrencilerinin babaları haftanın belirli günlerinde okula gelerek çocuklarının bulunduğu sınıflarda masal anlatmaya başladı. Akkuş, hazırladığı proje ile Sabancı Vakfı’nın ‘Fark Yaratanlar’ programına girdi. Ayrıca proje bazı üniversitelerde araştırma konusu olarak işlendi. Projesi Türkiye’deki 45 ilde uygulanmaya başlandı. Oyuncak kumbarası Akkuş ayrıca, 2014 yılında ‘Oyuncak kumbarası’ projesi başlattı. Proje kapsamında kumbaralarda toplanan oyuncaklar, ihtiyacı olan köylerdeki anaokullarına gönderildi. Yaklaşık 40 anaokuluna oyuncak ve kırtasiye desteği verildi. Proje kapsamında yaklaşık 5 bin oyuncak toplandı. Projeye Türkiye genelinden birçok kişi ve kurum destek verdi. Sosyal iletişim platformu Classloom tarafından verilen Eğitimde En İyiler Ödülleri’nde en iyi ikinci sosyal sorumluluk projesi seçildi. ‘İmkânsız ne varsaİZMİR’DEN OXFORD’A üstüne gidiyorum’ TEV BURSİYERİ ÖĞRETMEN, 15 ÖĞRENCİLİ OKULDA ÇALIŞIYOR Merhameti araştıracak İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Psikoloji Bölümü Son Sınıf Öğrencisi Büşra Elif Yelbuz, Oxford Üniversitesi’nde psikolojik araştırma yüksek lisansını dünya genelinde kazanan 13 kişi arasında yer aldı. Yelbuz, 2018 yılı Dünya Üniversiteleri arasında ilk sırada yer alan Oxford Üniversitesi’nde “merhamet” duygusu üzerinde akademik araştırmalar yapacak. Yelbuz, “Programa her yıl dünya genelinden sadece 13 kişi alınıyor. Oxford Üniversitesi’nde merhamet duygusu üzerine çalışacağım. Mutsuz ve negatif insanlara göre pozitif ve genel olarak kendisi ile barışık olan insanların neyi farklı yaptığını, nasıl pozitif kaldıklarını ve beyinlerinde ne gibi değişiklikler olduğunu incelemeyi istiyorum” dedi. l Eğitim Servisi TEV’den 59 gence burs Türk Eğitim Vakfı (TEV), Üstün Başarı Burs Fonu’ndan 20172018 öğretim yılında yararlanacak gençleri tanıttı. 33 ilden toplam 59 genç, 3 bin 67 aday arasından seçilerek TEV Üstün Başarı Bursu’nu almaya hak kazandı. TEV Yönetim Kurulu Başkanı Rona Yırcalı “50 yıldır Türkiye’nin eğitim vakfıyız. Gençlerimize yarım asırdır umut olmak için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi. TEV Üstün Başarı Bursu ile öğrencilere ayda ortalama 1120 TL’lik eğitim desteği sağlanıyor. l Eğitim Servisi Yavuz Kulaç TEV bursiyerleri ve yöneticileri bir araya geldi. Türk Eğitim Vakfı’ndan (TEV) aldığı üstün başarı bursuyla hayatının nasıl bambaşka bir noktaya geldiğini anlatan Adıyaman Gürgenli Köyü İlkokulu’nda sınıf öğretmenliği yapan Yavuz Kulaç, davetlilere duygusal anlar yaşattı. Konuşmasında hayat hikâyesindeki zorlu dönemeçleren bahseden Kulaç, ‘En dipte ve zorda olduğunuz zamanlar hayatınızın dönüm noktası olduğu anlardır. İşte o anlardan birinde hayatıma Türk Eğitim Vakfı girdi. Bana sağladığı maddi desteğin yanında en az onun kadar önemli bir şey daha verdi: Zaman. Artık çalışmak ve para kazanmak zorunda değildim, bu yüzden tamamen ken dimi geliştirmeye ayırabileceğim her gün 8 saatim daha oldu. Bu 6 aylık sürede yüksek lisansımı 3.95 ortalama ile tamamladım. TEV Akademi eöğrenme imkânı sayesinde birçok kişisel gelişim eğitimi aldım ve Türkiye genelinde önemli bir derece yaparak bilerek ve isteyerek seçtiğim bu okula atandım.” Köyde şu anda 15 öğrencisi olan Yavuz Kulaç ‘İmkânsız ne varsa üzerine gidiyorum ve köydeki her bireye ışık olmaya çalışıyorum’ dedi. Köyde şu anda 15 öğrencisi olan Yavuz Kulaç bazen günde sadece 2 saat su verilen köydeki okulu yıkıldığı için halen konteynerde ders veriyor. l Eğitim Servisi HES inşaatı ‘TAŞERON ŞİRKETİN TAŞERONUNDA ÇALIŞIYORUZ’ durdu, işçiler Rize’nin Küçükçayır köyünde yapımı süren ve 120 kişinin çalıştığı HES inşaatı, 10 gün önce iddiaya göre ekonomik sorunlar yaşayan şirket ta bilgi verilmediğini söyleyen işçiler alacaklarını istiyor. HES inşaatında çalışan Murat Balık, “Bize ‘İstediğiniz yere şikâyet edin’ dediler. Biz de herkesin imzası kilde bekleyişimiz sürüyor. Taşeron şirketin taşeronunda çalışıyoruz. İlk işi yapan parayı vermiş diyorlar, ama aradaki şirket paramızı vermiyor. Yetkili mıyorsunuz?’ demiyor. Ne olacağını bilmiyoruz” dedi. Vardiya çavuşu Hasan Cöm de, işverenin kendileri ile ilgilenmediğini söylüyor. Bıkalım, usanalım haklarını rafından durduruldu. 3 aydır pa nı alarak valiliğe dilekçemizi ver ler bize doğru düzgün bir açıkla diye bize şu an para vermiyorralarını alamayan işçiler, şan dik. Henüz yetkililer bizimle gö ma yapmıyor. Şu an biz yine de lar. Canımızı artık boğazımıtiyede 10 gündür bekliyor. Ba rüşmedi. 120 arkadaşımız peri çalışmak istiyoruz, ama ne para za getirdiler” diye konuştu. İş istiyor zı işçiler evlerine dönerken şantiyede bekleyen işçiler işverene ulaşmaya çalışıyor. Kendilerine şan bir vaziyette bekliyor. Kimi var ne iş makinelerinde mazot arkadaşlarımız izne gitti, kimisi var. Biri çıkıp bize ‘Burada yiyip koğuşta. 120 kişi mağdur bir şe içip yatıyorsunuz, neden iş yap çilerden Ali Elik ise, “Bizim çoluk çocuğumuz 3 ay ne yer ne içer” diye sordu. l DHA haber EDİTÖR: ELİF TOKBAY TASARIM: ŞÜKRAN İŞCAN Alınganlık neyin göstergesi? Afrin üzerine önce Başbuğ konuştu: “Afrin’de Mehmetçik çatışıyor, askerimiz çatışıyor, şehit oluyor. Asker çatışırken, şehit olurken siyasidir falan gibi söylemlerin tartışılma zamanları değil. Asker canını almış, görevini almış, görev için çatışıyor. Şehit oluyor, kanını akıtıyor. Böyle konuların gündeme getirilmesini doğru bulmuyorum. Türkiye geleceğin güçlü bir devleti olacak. Bugün de durumumuz zaten ortada, böyle bir devlet varken, siz küçük emeller peşinden gidip bunu YPG’ye, PYD’ye adeta Türkiye karşısında böyle bir tartışılması bile çok rahatsız ediyor. Bu rahatsız edici bir şey, bu mukayese edilecek, karşılaştırılacak bir konu değil. Bunu daha evvel de söyledik, ümit ediyorum sağduyulu hareket, sağduyulu bu olaya bakış nerede? Amerikan Birleşik Devletleri başta olmak üzere hakim olur ve bu yanlış maceradan vazgeçilir. Çünkü aynı şey devam ederse bakın Amerika Birleşik Devletleri çok şey kaybeder.” Cumhurbaşkanı Erdoğan İlker Başbuğ’un açıklamasına şöyle tepki verdi: “Bir Genelkurmay Başkanı’ndan, emekli de olsa, böyle bir açıklamayı duymak büyük bir talihsizliktir. Bir defa siyasete alet edildiğini söylemek onun haddine mi? Ülkesine saldıranlara karşı haddini bildirmek, asker kışlasının içinde oturup saldırıları izleyecek mi? Siyasete alet edildiğini neye dayanarak söylüyor? Gerekli cevabını alacak. Asıl Afrin harekâtını siyasete alet edenler beyefendinin hareket ettiği tiplerdir. Bunlar siyasete alet ediyor. Esed’in yanına kimler gidiyor bunu onlarla paylaşsın. Asla da bunu böyle konuşmasını tasvip etmemiz mümkün değil, yazıklar olsun.” MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de, İlker Başbuğ’u şu sözlerle eleştirdi: “Neymiş, Zeytin Dalı harekâtı siyasete alet edilmemeliymiş. Asker operasyondayken siyaset doğru değilmiş. Bunu söyleyen Genelkurmay eski Başkanı Sayın İlker Başbuğ’a sormak lazımdır, Afrin’i siyasete alet eden kim ya da kimlerdir? Kimi kastediyorsunuz? Siyaset, beka mücadelesini konuşmayacak da neyi konuşacaktır? Fok balıklarının nasıl yaşadığını mı yoksa nesli tükenen balinaları mı anlatalım?” Bu iki tepki üzerine Başbuğ’un kendi internet sitesinde bir açıklama yayımladı: “50 yıl hizmet ettiğim Türk ordusunun bir mensubu olarak almış olduğum eğitim ve devlet adamlığı kişiliğinin gereği olarak bugüne kadar yaptığım bütün konuşma ve değerlendirmelerde hiçbir zaman ne kişileri ne de siyasi partileri hedef alan bir sözüm olmamıştır. Ancak, Sayın Devlet Bahçeli’nin grup toplantısında yaptığı konuşmada şahsımı hedef alan maksatlı ve yersiz ithamları karşısında bir açıklama yapma gereği hasıl olmuştur. 07 Şubat 2018 tarihinde şahsıma yöneltilen bir soru üzerine ‘Afrin’de Mehmetçik çatışıyor, askerimiz çatışıyor, şehit oluyor. Asker çatışırken, şehit olurken siyasidir falan gibi söylemlerin tartışılma zamanları değil’ şeklinde bir yanıtım olmuştur. Zeytin Dalı Harekâtına ilişkin görüşlerim, düşüncelerim ve desteğim ortada iken, şahsıma yöneltilen değerlendirmeleri, yersiz ithamları ve üslubu kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Siyaset, elbette ülkenin güvenlik konularını, beka sorunlarını konuşmalı, değerlendirmelidir. Bunun aksi düşünülemez. Önemli olan, bir harekâtın ortasında ülkenin bütün unsurlarıyla bir bütünlük göstermesidir. Benim de her zaman altını çizmek istediğim husus budur. Sayın Cumhurbaşkanı’nın da konuşma içeriğimle ilgili olarak tam ve doğru bilgilendirilmediğini düşündüğümü belirtmek isterim. Ancak, beyanlarında geçen ‘gerekli cevabı alacak’ şeklindeki ifade ile bugüne kadar uğradığımız haksızlıklara yeni bir haksızlığın daha ilave edilebileceğinin kastedildiğini değerlendirmek istemiyorum.” HHH Uzmanlar, alınganlık nedenleri olarak şunları belirtiyorlar: Özgüven eksikliği; yani kendini zayıf, yetersiz görme. Eleştiriye kapalılık; yani katı, dogmatik yapı. Karşısındakini düşman görme; yani bir tür korku. Söylenenleri yanlış anlama; yani gerçeklerden kopukluk. HHH Elbette alınganlık da, bütün ruhsal ve zihinsel durumlar gibi, herkeste görülebilir... Ancak aşırısı hastalık belirtisidir. DİLERİM, İKTİDARA SİYASAL DESTEK AZALDIKÇA, BİZİ YÖNETTİKLERİNİ SANANLARIN ALINGANLIKLARI ARTMIYORDUR... YOKSA AŞIRI ALINGANLIĞIN SONU HİÇBİRİMİZ İÇİN İYİ OLMAZ! C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog