Bugünden 1930'a 5,418,095 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

KULTUR Gazeteci İsmet Gümüşdere anısına sergi Türk basın fotoğrafçılığının ustalarından Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyesi İsmet Gümüşdere için ölümünün 15. yılında Basın Müzesi’nde bir sergi açılacak. 22 Ekim Pazartesi günü saat 15.00’te açılacak sergide Gümüşdere’nin kızı Serpil Gümüşde re Altop’un yağlıboya tabloları ve İsmet Gümüşdere’nin fotoğrafları yer alacak. Altop’un yağlıboya çalışmalarında babası İsmet Gümüşdere’nin fotoğraflarındaki görüntüleri kullandığı serginin açılış konuşmasını TGC Başkanı Turgay Olcayto yapacak. 73 kuşağı yeniden12 EDİTÖR:eMRAHKOLUKISA TASARIM:İLKNURFİLİZ kultur@cumhuriyet.com.tr Salı 9 Ekim 2018 73 kuşağına mensup 11 çizer yıllar sonra bir araya gelerek sergi açıyor 70’li yılların sonunda Ankara’da genç karikatüristlerden oluşan grubun 11 çizeri yaklaşık 40 yılın üzerinde bir süre sonra tekrar bir araya geliyor. Sergi, Ali Fuat Süer, Ferit Avcı, Hatay Dumlupınar, Kamil Masaracı, Mehmet Altuğ, Mustafa Saryal, Nezih Danyal, Rüştü Erata, Sait Munzur, Turgay Karadağ ve Ümit Öğmel’in karikatürlerinden oluşuyor. Günümüzde karikatürist, tasarımcı, doktor ve sunuculuk gibi farklı meslekleri gerçekleştirseler de ortak nokta olarak karikatürde buluşuyorlar. Telaş ve sabır Etkinliği düzenleyenlerden, karikatürist Emre Yılmaz 40 yıl önce toplanan grubun önemini şu sözlerle anlatıyor: “Ankara’da Karikatür Atölyesi’nde 12 Ekim tarihinde sanatseverlere önemli bir kuşağa tanıklık etme ve tanışma fırsatı doğacak. Bu kuşak 73 kuşağı. 73 kuşağı temsil ettiği dönemde karikatürde var olan 73 kuşağı çizerleri 70’li yıllarda yolun henüz başlarındayken... durgunluğu kıran ve karikatürün yeniden sahne almasını sağlayan önemli bir kuşaktır. 73 kuşağının en önemli özelliği Tan Oral’ın 1981 yılında Milliyet Sanat Dergisi’nde yer alan yazısında çok güzel bir şekilde özetlenmiştir. O özellik bu kuşağın “telaş ve sabırı”dır. 70’li yılların Türkiye’sinde sanatın merkezi olan Ankara’da genç karikatüristlerden oluşan bu kuşağın temsilcileri benimsedikleri yeni çizgi anlayışıyla farklarını göstermişlerdir. Her zaman olduğu gibi o dönemde de yeni olanın yadırganmasına kulak as mayan bu inatçı çizer grubu sokakta, dergilerde, gazetelerde kısaca insanların ulaşabilecekleri her yerde sahne almıştır. 73 kuşağı elbette sayısız karikatüristin üretim yaptığı bir dönemdir. Günümüzde bu kuşaktan birçok usta karikatürist öncü görevi görmekte ve üretimlerine devam etmektedir. Sergide 73 kuşağının önemli temsilcileri arasında yer alan 11 çizer yer alıyor ve bu çizerler “11 Çizer 1 Arada” sergisi ile sanatseverleri bir döneme tanıklık etmeye davet ediyor.” 1 Kasım’a kadar Konur Sokak’taki Karikatür Atölyesi’nin ev sahipliği yapacağı sergi 12 Ekim’de saat 18.30’da açılacak. Ayrıca saat 20.00’de karikatüristlerin katılımıyla 70’li yıllardan günümüze Ankara ve sanat hayatının konu alınacağı eğlenceli bir söyleşi düzenlenecek. Sergi 1 Kasım’a kadar açık olacak. Sergi açılışı ve söyleşiye tüm sanatseverler davetli. kurtuluş arı ‘Kadıköy Tiyatro’nun temeli atıldı Dün temel atma töreni düzenlenen Kadıköy Tiyatro, Acıbadem Koşuyolu bölgesinde ulaşım ağlarının merkezinde inşa edilecek ve 8 bin 200 metrekare kapalı alana sahip olacak. Kadıköy Belediyesi, İstanbul’un en önemli tiyatro atmosferine sahip Kadıköy’e yepyeni bir tiyatro binası kazandırmak için yola çıktı. İstanbul’un önemli gösteri sanatları merkezlerinden biri haline gelecek ‘Kadıköy Tiyatro’ binasının temeli, tiyatro sanatçıları ile birlikte atıldı. Temel atma törenine Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu, CHP İstanbul milletvekilleri, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, ünlü sanatçılar Rutkay Aziz, Emre Kınay, Gülriz Sururi, Zihni Göktay, Orhan Aydın, Betül Şahin, Cem Davran, Tarık Şerbetçioğlu, Mert Fırat ile çok sayıda Kadıköylü katıldı. Törende konuşan Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu, “Sanatın gelişmediği hiçbir ülke ne sanayide, ne teknolojide ne de bilimde öne geçebiliyor. Biz bunu bildiğimiz için Kadıköy Belediyesi olarak 5 yıl içerisinde sanat ile ilgili çok fazla proje yaptık” dedi. ‘Kadıköy Tiyatro’ tiyatro oyuncularının, Kadıköy Tiyatrolar Platformu’nun, profesyonel tiyatro işletmecilerinin, sahneışık uzmanlarının görüş ve önerileri ile dünyadaki örnekleri dikkate alınarak projelendirildi. Sahne tasarımı, ses, ışık, prova odaları gibi farklı konularda ayrı ayrı toplantılar düzenlendi, konunun uzmanları projeye katkı sundu. Tiyatrocuların ihtiyaçları ve deneyimleri gözetilerek mimar Özgür Bingöl ve İlke Barka tarafından tasarlanan tiyatro binası için, Avrupa’daki 13 “blackbox” tiyatro salonu detaylı olarak analiz edildi. Seyir yeri ve sahne arasındaki ayrımların bir yana bırakıldığı ‘meydan sahne’ biçimiyle 360 derecelik bir izleme alanı olacak salonda oyunun niteliğine göre klasik sahne, orta sahne, meydan sahne, arena sahne, forum düzenlerinde de kullanılabilecek. Prova salonlarında tiyatrocuların 7/24 prova yapabileceği ve Acıbadem Koşuyolu bölgesinde ulaşım ağlarının merkezinde inşa edilecek olan Kadıköy Tiyatro, toplam 8 bin 200 metrekare kapalı alana sahip olacak. Bölünebilir salonlar, fuayeler, kafeterya ve prova odalarıyla bin kişiye ev sahipliği yapabilecek Kadıköy Tiyatro’da 7/24 sanat konuşulup, sanat izlenecek. l İSTANBUL/Cumhuriyet 6. Boğaziçi Film Festivali 10 film yarışacak Kültürsüzlük tavan yaparken Geçen akşam televizyona göz atıyorum ve birden baktım Haymana’nın AKP’li Belediye Başkanı, türkücü bir zat ve de saz ekibinden kişiler bir termal otelin havuzuna atladılar elbiseleriyle. Kendilerince eğleniyorlar, sırıtıyorlar, el çırpıyorlar ve yüzüyorlar ya da çimiyorlar... Debeleniyorlar güle oynaya... Bu tuhaf sahne havuza indirilen çiğköfte tabağından elkol girişilen ziyafetle bitiyor. Ya da yayın orada kesiliyor... Gerçekten üzüldüm... Hatta utandım da galiba... Bir belediye başkanı bulunduğu konumun farkında bu kadar mı olamaz? Nedir bu saygısızlık! Merak bu ya, belki birileri sorar bu yapılan işi. Tabii ki sorulmayacak. Çünkü, rahmetli Füsun Akatlı’nın tanımıyla “kültürsüzlüğümüzün kışını yaşıyoruz.” Zihin yapısına ilişmek Bir yanda, bu sadece bir örnek; eğitim sisteminin çöküşünü ve kültürsüzlüğümüzün kışının nasıl tırmandığını görüyoruz. Öte yanda ise, yine aynı temel nedenden dolayı şiddet almış başını tırmanıyor. Ardı arkası kesilmeyen cinsel istismar olayları ve cinayet suçları artık neredeyse sıradanlaştı... Hayvanların yaşam haklarının akla gelebilecek en korkunç şekillerde ellerinden alınması ise inanılmaz boyutlarda. Ağır işleyen adalet sistemi sanki ölenin/öldürülenin, insan ya da hayvan, genelde öbür tarafa gittiğiyle kaldığı bir mekanizma... Biz, bu denli kültürsüz, bu denli şiddet yanlısı bir topluma nasıl dönüştük? Eğitim bilimci Prof. Dr. Suat Sinanoğlu 1980 yılında yazdığı “Türk Hümanizmi” adlı kitabında tohumları Atatürk döneminde atılan kültür devrimi ilkelerine değinir ve 1950’lerden başlayarak bu ilkelerden verilen ödünler üzerinde durur. İnsanların zihin yapısına ilişmeden hiçbir toplumda hiçbir olumlu gelişme beklenemeyeceğinden söz eder ve de Atatürk’ün bu gerçeğin bilincinde olduğunu vurgular. Ne yazık ki onun “insan aklına güvenen yeni bir toplum yaratma” uğraşları özellikle 1950’lerle birlikte yaşanan kırılmalarla bugünleri hazırladı. 2000’lerden sonra bu kırılmalar daha da onulmaz yaralar açtı her alanda... “Türk Hümanizması” kitabının amacını “[...] Türk insanına eleştiri ruhunu ve yaratma gücünü sağlayacak yeni bir eğitim sisteminin ilkelerini saptamak” olarak belirler Prof. Sinanoğlu. Bugün üzerinde daha da titizlikle durulması gereken bir teşhistir bu kanımca... Aynı şekilde, “Aydınlanma Felsefesi, Devrimler ve Atatürk” başlı incelemesinde Macit Gökberk, aydınlanma düşüncesinin yerleşmediği toplumlardaki erozyona değinecek ve Atatürk’ün bu gerçeği çok iyi bildiği için bilim, hukuk, eğitim, güzel sanatlar alanlarında sağlam projeler üretilmesine öncülük ettiği gerçeğini paylaşacaktır. Ve nasıl unutabiliriz Hasan Âli Yücel’in I. Türk Neşriyat Kongresi’nde 1939’da söylediği şu sözleri? “Hümanizma ruhunun ilk anlayış ve duyuş merhalesi insan varlığının en müşahhas şekilde ifadesi olan sanat eserlerinin benimsenmesiyle başlar.” Kültür erozyonu sarmalından sıyrılmak için düşünülmesi gereken çözümlerde elbette ki sanatın katılımcı yaklaşımları erken yaşlardan başlayarak eğitim sisteminin ayrılmaz bir parçası olarak ele alınmalıdır. Bu yıl 6’ncı kez düzenlenecek ve 26 Ekim’de başlayacak Boğaziçi Film Festivali’nin ulusal yarışma filmleri ve jürileri açıklandı. Başkanlığını usta yönetmen Serdar Akar’ın yapacağı ve oyuncu Begüm Birgören, yönetmen Andaç Haznedaroğlu, senarist Ercan Mehmet Erdem ve görüntü yönetmeni Mehmet Aksın’dan oluşan Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması Jürisi’nin seçeceği bir film, 100 bin TL değerindeki Büyük Ödül’e ulaşırken, festivalin ulusal kısa kurmaca ve belgesel film yarışmalarında 18 film toplam 50 bin TL Güvercin değerindeki ödüller için yarışacak. 3 Kasım’a dek sürecek festival de bu yıl 10 film jüri karşısına çıkacak. Banu Sıvacı’nın “Güvercin”, Burak Çevik’in “Tuzdan Kaide”, Cafer Özgül’ün “Sükut Evi”, Mahmut Fazıl Coşkun’un “Anons”, Murat Düzgünoğlu’nun “Halef”, Özkan Çelik’in “Babamın Kemikleri”, Ramin Matin’in “Son Çıkış”, Sefa Öztürk Çolak’ın “Güven”, Semir Aslanyürek’in “Kaos” ve Vuslat Saraçoğlu’nun “Borç” adlı filmleri yarışacak. Festivalle ilgili detaylı bilgi için: bogazicifilmfestivali.com 13 yıl sonra ilk kitap “Kuzuların Sessizliği” ve “Kırmızı Ej der” gibi çok satan roman ların yazarı Thomas Harris, 13 yıl aradan sonra yeni bir kitap yayımlayacağını duyurdu. Yazın dünyasının en ünlü canavarlarından, Thomas Harris sofistike ve psikopat yamyam Hannibal Lec ter karakterinin yaratıcısı Harris’in 2019’da çıkacak yeni kitabının adı ve içeriği hakkın da bir bilgi yok henüz. 21 Mayıs 2019’da çı kacak romana dair tek bilinen şey Hannibal Lecter karakteri ile ilgili olmadığı. Şayet bu doğruysa Harris, son 40 yıldır içinde Lecter olmayan ilk romanını yayımlamış olacak. C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog