Bugünden 1930'a 5,419,774 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAĞLIK sibelbahcetepe@gmail.com Çarşamba 31 Ekim 2018 Ölümcül patlama8 EDİTÖR:SİBELBAHÇETEPETASARIM: BAHADIRAKTAŞ Kılıktan kılığa gericilik! “Cumhuriyet neden önemli” sorusunu hâlâ sormak acı elbette. Kimilerine göre yanlış kurulmuş Cumhuriyet, oysa dönemin koşullarına bakıldığında mucize gerçekleşmiş. Dış düşmanla mücadele olanak yaratmış, son derece zeki biri olan Mustafa Kemal, büyük hayali Cumhuriyeti kurmayı başarmış. Devrimdir Cumhuriyetin kurulması, hep vurguluyorum. Sandıktan ne Mustafa Kemal çıkardı o gün, ne de Cumhuriyet! Yazık ki büyük kitleler yararına olan gelişmeleri hemen kavrayamıyor. Padişahın mülküdür içinde yaşayan herkesle birlikte devlet. Mesele mülk, kul olmaktan çıkıp bağımsız karar veren bireye varmaktır. Doğrusu bunun başarıldığı konusunda da derin kuşkularım var. Bugün de seçime girse Mustafa Kemal sandıktan çıkmaz, emin olun! Devrimcilerin yazgısıdır bu. Demokrasi iyi bir yönetim biçimi değil. Daha iyisi gelene dek bununla idare edeceğiz. Kaldı ki bizde demokrasi uzak hayal. Yığınlar, vasatlık, cehalet, bayağılıkta uzlaşır, sonucunda sandıktan hep kendine benzeyen çıkar. Felsefecilerden oluşan yönetim biçimi de pek cazip olmazdı kuşkusuz, ancak aydınlanma değerlerinin egemen olduğu düzene gereksinim duymak hakkımız. Saray varsa soytarı da olacak elbet. Yeniden saray günlerine döndüğümüze göre kul olmaya dünden hazır birileri öncülük edecekler. Diyeceğim: sultanın mülküne dahil olmaya rıza gösteren kimseler ile kavga etmek zorundayız. Seçkinler memleketi yönetsin gibi tez öne sürecek değilim. Ancak eğitimli, iyi yetişmiş insanlardan oluşan toplum istemek hakkımız. Bu nasıl olacak? Elbette ideolojik tercihle... Başka türlü söylersek, eşitlikçi demokrasi (sosyalist) olabilmesi için çabalamalıyız, buna uygun eğitim düzeni kurmalıyız. Peki, şimdiki milli eğitim ne tür insan yetiştiriyor? Tam da saraya, sultana uygun bir müfredat söz konusu! Din dersi dayatması insan haklarına aykırı, lakin artık salt din dersleri değil tüm dersler benzer yöne işaret ediyor. Bilimden uzak, hamaset içeren, güncel yaşamda çocuğa hiçbir katkısı olmayan zırvalarla kafalar dolduruluyor. Yetişen kuşak bencil, kaderci, gerici olacak. Teknolojiyle iç içe olmak, iyi eğitim görüldüğü anlamına gelmez. Etik sorunlara duyarsız, her meseleyi Tanrı’ya havale eden bir kuşakla karşılaşacağız. Milli Eğitim Bakanı’na getireceğim sözü. Nedense Cumhuriyetçi çevreler pek umutlandı Ziya Selçuk’tan. Kimdir Ziya Bey? Bakanlık öncesi özel okul sahibi biri! Piyasa iktisadına uygun anlaşılan... Muhafazakâr olduğu yakın çevresince söyleniyor. İyi eğitimciymiş. Hangi özelliğiyle? Mesela zorunlu din dersleri konusunda bir cümlesini duyan var mı? Ya da imam hatipleşme sürecine itirazına rastladınız mı? Olamaz elbette. Saray kendine kulluk etmeyen kimseyi herhangi bir göreve getirmez. Ancak ustaca tercih yapıyor RTE. Öyle birini seçiyor ki, laiklerin ağzına bir parmak bal çalıyor. Sanıyorlar ki özel gün ve bayramlara eklenen Cumhuriyet anmaları, kutlamalarıyla iş hallolacak. Açıkça göz boyama bu. Çöken, yıkılan Cumhuriyetin neyini kutlayacak çocuklar okulda? RTE bir zaman Kürt ve Alevi açılımı yaptı. Sonucunda Kürt sorunu içinden çıkılmaz hale geldi, Aleviler her tür hakarete maruz kaldı, çocukları zorla Sünnileştirilmeye devam ediyor. Ziya Bey de böyle toplantılar düzenledi. Kimi Cumhuriyetçiler bunu görev saydı, gitti. Sonuç daha fazla din dersi, çarpıtılmış tarih bilgisi, kutsanan cehalet oldu! Bunu görmek lazım! AKP ile herhangi işbirliğine oturup, oradan sonuç elde etmek mümkün değildir. Reha Çamuroğlu, Zafer Üskül, Ertuğrul Günay örneklerini anımsayın. Anımsayın ve onlara benzemeyin. RTE kendi inancı, ideolojisi dışında kimseye yaşam hakkı tanımadı, tanımayacaktır. Bu böyle bilinmeli. 29 Ekim kutlamalarının halka inmiş olması son derece önemli. Lakin hangi bayramı kutluyoruz, bunun üzerine düşünmeliyiz. Nasıl memleket istiyoruz, nasıl gelecek hayal ediyoruz? Büyük diğer tehlike “Hamaset Atatürkçülüğü”dür. Devrimci kökünden koparılmış, küresel kapitalizme eklemlenmiş, salt yaşam biçimine indirgenmiş Atatürkçülük sonunda AKP’ye hizmet eder, unutmayın. Bugün devrimci Cumhuriyete ihtiyacımız var. KHK mağduru iki öğretmene tutuklama KHK ile işinden edilen öğretmenlerden Nursel Tanrıverdi ve Selvi Polat önceki gün Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda ki direnişlerinin 86. haftasında yapmış oldukları basın açıklaması sırasında gözaltına alınmışlardı. Savcılık ifadelerinin ardından dün mahkemeye sevk edilen Tanrıverdi ve Polat tutuklandı. l Haber Merkezi Doç. Dr. Eren Erdem: Beyin anevrizması belirtileri, baloncuğun yerine ve büyüklüğüne göre değişir. Bazen hiç belirti vermez. Gelişen görüntüleme yöntemleri sayesinde artık anevrizmalar kolaylıkla teşhis edilmektedir Ölümle sonuçlanabilen beyin anevrizmaları, her yaşta ortaya çıkabiliyor ve genellikle belirti vermiyor. Sinsi hastalığın en belirgin habercisi ise şiddetli baş ağrısı. Girişimsel Nöroradyoloji Uzmanı Doç. Dr. Eren Erdem, gelişen teknoloji sayesinde anevrizmaların artık patlamadan da teşhis edildiğini belirterek “Belirtileri, baloncuğun yerini ve büyüklüğüne göre değişir. Bazen ufak anevrizmalar hiç başağrısı bile yapmaz, ne zaman ki patlar o zaman tanınır. Ancak gelişen görüntüleme yöntemleri sayesinde artık bu tip anevrizmalar da kolaylıkla teşhis edilmektedir” diyor. Doç. Erdem, anevrizmanın atardamarların duvarında oluşan “baloncuk” şeklindeki patolojik genişlemeler olduğunu anlatıyor. Anevriz maların en sık yerleştiği bölgelerin beyin atardamarları ve aort damarı olduğunu vurgulayan Erdem, “Anevrizmaların tipleri var. Normal bir balona benzeyen ve de bütün damarın tamamının gelişmesi şeklinde olan anevrizmalar” diyor. Toplumda görülme sıklığının yüzde 34 arasında olduğunu anlatan Erdem, anevrizmanın oluşma nedenleri hakkında ise “Genetik ya da bazı kalıtımsal hastalıklar nedeniyle olabiliyor. Anevrizmayı tetikleyen durumlarda var, örneğin tansiyon, sigara içmek gibi” bilgilerini veriyor. Kanamadan teşhis Anevrizma ile ilgili son 10 yılda teşhis olanaklarının arttığına dikkat çeken Erdem, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde artık pek çok hastanın anevrizmasının kanamadan tes Doç. Dr. Eren Erdem pit edildiğini anlatıyor. Geçmeyen ağrı “Tabii ki yine kanayan hasta oranı maalesef az değil” diyen Erdem, şöyle devam ediyor: “Her baş ağrısı anevrizma diye düşünülmemeli. Anevrizmada devamlı ve hep aynı yerde olan ağrı olur. Anevrizma için halk arasında saatli bomba tabiri kullanılır. Tedavide açık ve kapalı ameliyat tekniği kullanılır. Artık açık ameliyat gerektirecek anevrizma sayısı yüzde 5’lerin altında. Yüz de 5’lik dilime giren anevrizmalar lokasyon olarak da çok tehlikeli yerde olan, tedavi edilebilir ama riski çok daha fazla olan anevrizmalardır. Kapalı yöntemde kasıktan giriyoruz, damar yolunu kullanarak beyindeki bütün damarlara ulaşabiliyoruz. Balonun patlamaması için bir şekilde içine kanın gitmesini engellemeniz gerekiyor. Ülkemiz beyin anevrizması ameliyatlarında çok iyi bir durumda ama bu ameliyatların standartı yok. Bu işin eğitimini almış, tecrübeli bir kişinin yanında deneyim kazanmış kişiler yapmalı ama bunları yapmadan, belli yere gelmeden, bir lisans almadan yapan insanlarımız var. Bu riskli bir durum. Teknoloji çok geliştiği için damar yolundan yaptığımız ameliyatlarda ölüm riski yüzde 23’lerde. Ameliyatlar anevrizmanın zorluğun ve yapan kişinin becerisine göre 45 dakika ile 3 saat arasında sürebiliyor. ” Anevrizması patlayacakken tespit edildi ABD’de yaşayan 50 yaşında Shile Dorothy Alain adlı kadın şiddetli baş ağrısı şikâyetiyle gittiği doktorda anevrizmasının olduğu ve patlama riskinin yüksek olduğu belirtilince acil ameliyata alındı ve sağlığı na kavuştu. Alain, şiddetli baş ağrısı şikâyetiyle gittiği hastanede yapılan tetkiklerin ardından beyin anevrizması ile karşı karşıya olduğunu gördü. Anevrizmanın şekilsel bozukluğu nedeni ile patlama riskinin de yüksek olabileceği de belirtildi. Doktorlar acil müdahale edilmesi gerektiğini söylediler. Alain, 1 saat süren kapalı ameliyat ile beyin damarına kataterle ulaşıldı ve anevrizmasına müdahe le edildi. Ameliyatı yapan Doç. Dr. Eren Erdem, “Koil tekniği ile doldurarak patlama riski indirildi. Erdem, “Bir gece hastanede takibini yaptığımız hastamızı ertesi gün ağrısız bir şekilde evine uğurladık” dedi. Kanama riski olur Beyin anevrizması, beyin atar damarlarındaki zayıf bir noktadan damarın balonlaşmasıdır. Bu balonlaşma genellikle damardaki kas dokusundaki zayıflıktan veya yetersizlikten meydana gelir. Anevrizmalar için korkulan en büyük risk ise patlayarak beyin zarları arasında kanama oluşturması ve hatta kişinin yaşamını yitirmesine neden olmasıdır. Belirtilere dikkat Anevrizma belirtileri şöyle: • Baş ağrısı • Göz arkasında ağrı hissi • Bulantıkusma • Göz kapağında düşüklük • Çift veya bulanık görme gibi şikâyet ve bulgular oluşturabilir. Shile Dorothy Çapraz böbrek nakli operasyonunun ardından sağlığına kavuşan Ermira Mehmeti (solda oturan) ve Borislav Bobev (sağda oturan) “Birbirimizi hiç tanımıyorduk, artık hiç ayrılmayacağız” dediler. ‘Böbrek kardeşi olduk’ Aynı kaderi paylaştılar, Türkiye’de çapraz nakille sağlıklarına kavuştular l Böbrek yetmezliği yaşayan Makedonyalı Ermira Mehmeti ve Bulgaristanlı Borislav Bobev kadavradan ve yakınlarından kendilerine uygun böbrek bulamayınca Türkiye’ye geldi. l İstanbul’da yolları kesişen Ermira ve Borislav’ın eşleri çapraz böbrek nakliyle birbirlerine can verdi. Sağlığına kavuşan Ermira ve Borislav, böbrek kardeşliğinin bir ömür boyu süreceğini söyledi. Makedonyalı Ermira Mehmeti’nin böbrek yetmezliği 3 yıl önce ortaya çıktı. Daha ön Türkiye’de arayışlara girdik” dedi. Farklı ülke aynı kader ce herhangi bir rahatsızlığı olmadı Bulgaristan’da yaşayan Borislav ve ğı için hastalığını öğrendiği zaman Hristina Bobev çifti de kaderleri de büyük bir şok yaşayan Mehmeti’nin hiç tanımadıkları Mehmeti çiftinden böbreğini kurtarabilmek için ilk baş farklı değil. Böbrek yetmezliği yaşa larda ilaç tedavisi uygulandı. Tedavi yan Borislav Bobev’e de doktorlar na ye karşın durumu gittikçe kötüleşen kil olması gerektiğini söyledi. Uygun Ermira’ya doktorlar böbrek nakli olması gerekti Sık rastlanan böbrek bağışı çıkmayan Borislav Bobev’e bir durum değilğini söyledi. Ülkesinde nakil ol eşi Hristina böbreğini vermek istedi. An mak için sıraya giren Ermira’nın bek Doç. Dr. Sabri Tekin ve cak eşinin böbreği Doç. Dr. Gökhan Temiz, şun uyumsuz çıkan Bo lediği böbrek bir ları söyledi: “Canlıdan canlıya rislav da Ermira türlü çıkmayınca eşi Ramadan Mehmeti böbreğini bağışlamak istedi. yapılan böbrek nakillerinde en büyük sorun kan grubu uyumsuzluğudur. Ailesinde kan grubu uymayan vericisi bulunmayan nakil bekleyen hastalar için en önemli seçenek çapraz nakillerdir. Birbirine göre aynı yaş Mehmeti gibi diyalizle hayata tutunmaya çalıştı. Türkiye’de nakil olmak için araş e‘Uşmimuddiu’ m Tek umudunun eşinin bağışlayacağım böbrek olduğunu grupları, sağlık durumları benzer du tırmalara başla rumda olan çiftleri seçmeye çalı yan Mehmeti ve şıyoruz. Bütün şartların uyması ve çiftlerin hastanemizin veri havuzunda bulunması büyük bir şans.” Bobev çiftinin yolları İstanbul’da kesişti. Memorial Ataşehir Hastanesi Or söyleyen Ermira, olumsuz gan Nakli Bölümü siste haber karşısında diyalize gire minde kayıtlı olan iki ailenin rek hayata tutunmaya çalıştı. Meh eşlerinin çapraz şekilde böbrekle meti, “Diyalizle hayatı devam ettir rin uygun olduğu belirlendi. İki ai mek çok zor. Kadavradan ne zaman le de yapılan ek tetkiklerde Ermiböbrek çıkacağı da belli değildi. Çap ra Mehmeti’nin eşi Ramadan’ın raz nakil de Makedonya’da çok yaygın olmadığı için nakil ameliyatla Borislav Bobev’e, Borislav’ın eşi Hristina’nın da Ermira’ya böbrek rının çok iyi yapıldığını bildiğimiz vermesine karar verildi. Parasetamol ‘empati’yi azaltıyor Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi’nde yapılan bir araştırmada, dünyada en sık kullanılan ağrı kesici ve ateş düşürücülerin içinde bulunan parasetamol adlı etken maddenin, “empati”yi azalttığı tespit edildi. ABD Ohio State Üniversitesi’nde yapılan bir anket sonucu “parasetamol” alan grubun, vahşet fotoğraflarından ve görüntülerinden daha az etkilendiğinin raporlanması üzerine DEÜ Tıp Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri TÜBİTAK destekli bir bilimsel araştırma başlattı. Çalışma kapsamında Türk araştırmacılar, deney hayvanları olarak belirlenen tüm sıçanlarla 12 gün boyunca, Japonya’daki bilim insanlarının da kullandığı “empati düzeneğinde” çalıştı. Düzenekteki suyla dolu bölümünde boğulmak üzere olan bir deney hayvanını kapıyı açarak kurtarmayı öğrenen bazı sıçanlara, “ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaçlarda kullanılan parasetomol” verildi. Parasetamol almayan gruptaki hayvanların, boğulmak üzere olanları hemen kurtardığı, az ve orta doz ilaç alanlarda kurtarma süresinin uzadığı tespit edildi. Yüksek doz alan sıçanlar ise boğulmak üzere olan deney hayvanlarına kayıtsız kaldı ve onları kurtarmak için kapıyı açmadı. DEÜ Fizyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nazan Uysal Harzadın, parasetamolün bugün dünyada en güvenilir olarak bilinen etken maddelerden biri olduğunu belirterek “Ancak bu ilaçları kullanırken de doktorlara danışmak gerekiyor” dedi.lAA En sağlıksız damar yapısına sahip ülkeyiz Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği’nin Antalya’da yapılan 15. Kongresi’nde konuşan derneğin Genel Sekreteri Prof. Dr. A. Kürşat Bozkurt, Türkiye’nin en sağlıksız damar yapısına sahip ülkelerinden biri olduğunu belirterek “70 yaşın üzerindeki 3 erkekten birinde damar sertliği var. Bu oran Fransa’da, Almanya’da düşük, ABD bizimle yarışıyor. Japonlar çok daha sağlıklı. Türkiye damar sertliği açısından birinci ülke. Bunun nedenleri kötü beslenme, çok sigara kullanımı ve genetik eğilimdir” dedi. Bozkurt, uçak ve otobüslerde uzun süre yolculuk yapanlardan pencere kenarında bulunan yolcuların koridorda oturan kişiye göre 8 kat daha fazla toplar damar hastalığına yakalanma riski taşıdığına dikkati çekti. C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog