Bugünden 1930'a 5,414,003 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

Cumartesi 20 Ekim 2018 6 Trump’ın damadına Kaşıkçı suçlaması ABD Temsilciler Meclisi Teksas Vekili Demokrat Joaquin Castro, ABD Başkanı Trump’ın damadı ve başdanışmanı Jared Kushner’in, “Kaşıkçı’nın öldürülmesiyle ilgili olabileceğini” iddia etti. Amerikan CNN televizyonuna konuşan Castro, iddiasını desteklemek için birçok delil olduğunu ileri sürdü. Kushner’in Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’a bir suikast listesi verdiğine ilişkin iddiaları hatırlatan Castro, “Prens de bunun üzerine hareket etmiş olabilir” ifadesini kullandı. Castro, daha sonra Twitter’dan sözlerinin yanlış anlaşıldığını savundu. l Haber Merkezi BAE’den destek açıklaması Birleşik Arap Emirlikleri’nden Suudi Arabistan’a destek açıklaması geldi. Açıklamada, “Suudi yönetimini Kaşıkçı olayı üzerinden istikrarsızlaştırma çabalarına” karşı uyarıda bulunuldu. Suudi medyasında Kaşıkçı olayına atıftla Katar yönetimi hedef gösterildi. “Düşman devlet” olarak nitelenen Katar’ın olayı Suudi yönetimini istikrarsızlaştırmak için kullandığı kaydedildi. Pakistan’dan “Çölün Davosu” olarak bilinen konferansa katılım göstereceği açıklaması geldi. l Dış Haberler İngiltere ve Fransa takipte İngiltere Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt dün BBC radyosuna yaptığı açıklamada, “Bizim göstereceğimiz tepki kısmen Suudilerin göstereceği tepkiye bağlı olacak; burada olayı bizim kadar ciddiye alıp almadıklarına bakacağız. Fakat bu çok, çok ciddi bir olay” dedi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise Kaşıkçı olayının aydınlatılmasını beklediklerini belirterek, bazı politik ziyaretleri askıya aldıklarını söyledi. l Dış Haberler NYT: Generale yıkacaklar ABD’de yayımlanan New York Times (NYT) gazetesi, Suudi Arabistan’ın planlarından haberdar olduğunu belirttiği 3 kaynağına dayandırdığı haberinde “Suudi yöneticilerin, General Assiri’nin Muhammed bin Selman’dan Kaşıkçı’yı yakalaması için sözlü yetki aldığını ancak Assiri’nin bu yetkiyi ya yanlış anlayarak ya da yetkilerini aşarak gazeteciyi öldürdüğünü söyleyeceklerini” aktardı. ‘Türkiye ses kaydını Pompeo’ya dinletti’ Amerikan ABC televizyonu, Ankara’ya gelişinde ABD Dışişleri Bakanı’na Kaşıkçı’nın öldürüldüğüne ilişkin ses kaydının dinletildiğini iddia etti ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda “öldürüldüğüne” ilişkin ses kayıtlarını Ankara ziyareti sırasında dinlediği iddia edildi. Amerikan ABC televizyonunun bir Türk yetkiliye dayandırdığı haberinde, çarşamba günü, Ankara’daki temasları sırasında, Kaşıkçı’nın öldürüldüğüne ilişkin ses kayıtlarının Pompeo’ya Türk yetkililerce dinletildiği ve ABD Dışişleri Bakanı’na kaydın deşifresinin de verildiği öne sürüldü. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada iddiaları reddetti. Nauert, “Bakan Pompeo, Kaşıkçı’nın ortadan kaybolmasına ilişkin ne bir ses kaydını dinledi ne de kaydın deşifresini gördü” ifadesini kullandı. Çavuşoğlu: Deliller var Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da Kaşıkçı’yla ilgili, “Türkiye’nin Pompeo ya da herhangi bir Amerikalı yetkiliye herhangi bir ses kaydı vermesi söz konusu değil” dedi. Çavuşoğlu, “Elimizde bazı bilgiler ve deliller var. Türkiye’nin Pompeo ya da herhangi bir Amerikalı yetkiliye herhangi bir ses kaydı vermesi söz konusu değil. Akıbeti nedir, ne olmuştu, bunlar ortaya çıktıktan sonra tüm dünyayla paylaşacağız” ifadelerini kullandı. ABD Başkanı Trump da, “Suudi Konsolosluğu’ndaki olayla ilgili Pompeo’ya video ne gösterildi ne de verildi” dedi. ABD Temsilciler Meclisi ise Trump’a bir mektup göndererek Kaşıkçı’nın akıbetinin ‘Magnitsky Yasası’ kapsamında soruşturulmasını ve olayda Suudi Arabistan’ın rolünün olduğunun ortaya çıkması halinde, bu ülkeye güçlü ve kapsamlı yaptırım çağrısında bulundu. Katar merkezli Al Jazeera ajansı, Türk yetkililere dayandırdığı haberinde Kaşıkçı’nın nerede öldürüldüğünün tespit edildiğini yazdı. Haberde Suudi Arabistan’dan gelen 15 kişilik infaz timindeki Suudi otopsi uzmanı Salah Muhammad alTubaigy’nin Kaşıkçı’nın öldürülmesinden hemen sonra cesedini parçalara ayırmaya başladığı ileri sürüldü. l Dış Haberler NYT, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’a yakın isimlerden Maher Abdulaziz Mutreb’in 2 Ekim’de Cemal Kaşıkçı’dan birkaç saat önce Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’na girdiğine dair fotoğrafları yayımladı. CHP: Örtbas edilmesin CHP Grup başkanvekilleri Özel, Altay ve Özkoç, Meclis’e araştırma önergesi verip kapalı oturum yapılmasını istedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kaşıkçı için Meclis’te araştırma komisyonu kurulmasını istedi. Kılıçdaroğlu, “Kayıp gazeteci Kaşıkçı olayı tüm ayrıntılarıyla ele alınmalı, kapatmak istiyorlar” dedi. Kılıçdaroğlu, olayın Meclis Güvenlik ve İstihbarat Komisyonunda ya da kurulacak bir araştırma komisyonunda ele alınması gerektiğini belirtti. CHP Lideri, “Suudi konsolosun Türkiye’den ayrılmasına olay bilindiği halde izin verildiyse bu vahim” diye konuştu. Ardından CHP Grup başkanvekilleri Engin Altay, Engin Özkoç ve Özgür Özel imzasıyla Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın ortadan kaybolması ve bu süreç içinde yürütmenin eksikliklerinin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılması için dün TBMM Başkanlığı’na önerge verdi. Gerekçede “Hükümetin bu vahim hadiseyi pazarlık konusu yaptığı ve olayı örtbas etmeye çalıştığına dair endişelerin Türkiye’nin uluslararası itibarına ve gü SAVCI KONSOLOSLUK ÇALIŞANLARINI DİNLEDİ İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen Kaşıkçı soruşturmasında Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu çalışan 20 kişi Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda savcıya ifade verdi. İfade verenler arasında başkonsolosun makam şoförü, konsolosluğun teknik sorumlusu, santral görevlisi ve muhasebe sorumlusunun da olduğu öğrenildi. Başsavcılığı, 25 çalışanın daha ifadesine başvuracak. venilirliğine düşürdüğü gölge ancak TBMM’nin devreye girmesiyle giderilebilir” denildi. Meclis’te basın toplantısı yapan CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu’nun CHP’li üyelerinin hazırlayacakları raporu komisyon başkanına iletileceklerini belirterek “Bu konu üstü kapatılacak bir konu değildir. Bu konu, üstüne gidilecek ve deşilecek bir konudur” dedi. l ANKARA / Cumhuriyet TC. TRABZON 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NDEN (KAMULAŞTIRMA İLANI) DOSYA NO: 2018/597 Davacı Karayolları Genel Müdürlüğüne İzafeten 10 Bölge Müdürlüğü İle davalılar Alime Parlak, Ayşe Açıkgöz, Bekir Ulusoy, Birten Açıkgöz, Cavit Açıkgöz, Gökmen Armutcuoğlu, İhsan Açıkgöz, İlhan Açıkgöz, Nazan Memişoğlu, Nuran Sağlam, Nurşen Sağlam, Osman Ulusoy, Şaban Açıkgöz, Ticen Koban, Tuğba Kurt, Vedat Armutcuoğlu, Yıldıray Armutcuoğlu, Hamit Açıkgöz, Ömer Açıkgöz arasında mahkememizde görülmekte olan Kamulaştırma (Bedel Tespiti Ve Tescil) davası nedeniyle; Dava konusuTrabzon ili, Ortahisar ilçesi, Boztepe Mah. 989 ada, 137 parselsayılı 2.183,60 m²’lik taşınmazın 1.254,44 m²’lik kısmının kamulaştırılacağı, gayrimenkulün tapuda Alime Parlak, Ayşe Açıkgöz, Bekir Ulusoy, Birten Açıkgöz, Cavit Açıkgöz, Gökmen Armutcuoğlu, İhsan Açıkgöz, İlhan Açıkgöz, Nazan Memişoğlu, Nuran Sağlam, Nurşen Sağlam, Osman Ulusoy, Şaban Açıkgöz, Ticen Koban, Tuğba Kurt, Vedat Armutcuoğlu, Yıldıray Armutcuoğlu, Hamit Açıkgöz, Ömer Açıkgöz adına kayıtlı bulunduğu, Kamulaştırmayı yapacak olan idarenin Karayolları Genel Müdürlüğüne izafeten Karayolları 10. Bölge Müdürlüğü olduğu, Kamulaştırma Kanunu’nun 14. Maddesinde öngörülen süre olan 30 gün içersinde, tebligat veya ilan tarihinden itibaren kamulaştırma işlemine idari yargıda iptal veya adli yargıda maddi hatalara karşı düzeltim davası açılabileceği, Açılacak olan davalarda husumetin Karayolları Genel Müdürlüğü’ne yöneltileceği, Kamulaştırma Kanunu’nun 14. Maddesinde öngörülen süre olan 30 gün içinde kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal davası açması halinde, dava açtıklarını ve yürütmenin durdurulması kararı aldıklarını belgelemedikleri takdirde, kamulaştırma işleminin kesinleşeceği ve mahkemeye tespit edilen kamulaştırma bedeli üzerinden taşınmaz malın kamulaştırma yapan idare olan Karayolları Genel Müdürlüğü adına tapuda tescil edileceği, Mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinin hak sahipleri adına açılacak hesapta T.C. Ziraat Bankası T.A.Ş. Trabzon Şubesine yatırılacağı, Konuya ve taşınmaz malın değerine ilişkin tüm savunma ve delilleri tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde mahkemeye yazılı olarak bildirmeleri gerekeceği, Hususları 2942 sayılı kanunun 4650 sayılı kanunla değişik 10.cu maddesi 4 bendi gereğince ilanen TEBLİĞ olunur. Resmi ilanlar: www.ilan.gov.tr’de (Basın: 880675) T.C. RİZE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NDEN ESAS NO: 2018/705 Esas HÂKİM: ASİYE ŞULE GÖKDEMİR 120636 KÂTİP: ELİF TATAROĞLU 120095 Davacı TEİAŞ Genel Müdürlüğü tarafından mahkememizde açılan Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Tescil davasında verilen ara kararı gereğince; Mahkememize açılan işbu dava ile aşağıdaki isimleri yazılı malikler adına kayıtlı bulunan taşınmazların davacı idare lehine kamulaştırılmasına karar verildiği, 4650 Sayılı Yasa ile değişik 8. maddesine göre oluşturulan kıymet takdir komisyonu tarafından taşınmazların tahmini bedellerinin tespit edilmiş olduğu, aynı madde uyarınca davalılar ile hiçbir şekilde taşınmazların idare adına devri konusunda anlaşmaya varılamadığından bahisle kamulaştırmayı yapan idarece 2942 sayılı yasanın 10. maddesi gereğince taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile tesciline dair mahkememizde dava açılmıştır. 1 İşbu ilanın gazetede yayınlandığı tarihten itibaren 30 gün içinde kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal ve maddi hatalara karşı da adli yargıda düzeltme davası açılabileceği, 2 Açılacak davalarda husumetin davacı idareye yöneltileceği, 3 Kamulaştırma Kanunu’nun 14. maddesinde ön görülen süre içerisinde kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal davası açanların, dava açtıklarını ve yürütmenin durdurulması kararı aldıklarını belgelendirmedikleri takdirde, kamulaştırma işleminin kesinleşeceği ve mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedeli üzerinden taşınmaz malın kamulaştırma yapan idare adına tescil edileceği, 4 Mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinin hak sahipleri adına Rize Vakıflar Bankası Şubesine yatırılacağı, 5 Mahkememizce karar gereğince duruşma gününün 05/02/2018 günü saat 11:00’a bırakıldığı, Mahkememize yapılacak itirazların ve sunulacak belge ve bilgilerin duruşma tarihi esas alınarak mahkememize sunulması, 2942 Sayılı Yasanın 4650 S.Y. ile değişik 10. Maddesi 4. fıkrası gereğince ilan olunur. 16/10/2018 ESAS NO DAVA KONUSU TAŞINMAZ ADA PARSEL TAŞINMAZ MALİKİ 2018/705 Rize ili Merkez ilçesi Boğaz Mevki. 241 Ahmet Demirci ve ark. Resmi ilanlar: www.ilan.gov.tr’de (Basın: 880662) T.C. İSTANBUL ANADOLU 3. AİLE MAHKEMESİ’NDEN ESAS NO: 2016/920 Esas DAVALI: KAMİLE ORUÇ Yakacık Saray Restaurant Bar Dolayoba Caddesi. No: 42 Çarşı Mahallesi Kartal/ İSTANBUL Davacı Zafer ORUÇ tarafından aleyhinize açılan Boşanma davasının yapılan yargılamasında; Mahkemenizce bildirilen adresinize duruşma gününü bildirir davetiye çıkarılmış olup, adresinizden ayrıldığınız gerekçesiyle tebligat yapılamamıştır. Adres araştırmasından da bir netice alınamadığından sözlü yargılama duruşması gününün ilanen tebliğine karar verilmiştir. Sözlü yargılama ve hüküm için tayin edilen 15/11/2018 günü, saat 09:15’de yapılacak duruşmada; H.M.K. 186/1 maddesi uyarınca hazır bulunmadığınız halde yokluğunuzda karar verileceği hususu, sözlü yargılama ve hüküm için tayin edilen duruşma günü yerine geçerli olmak üzere, ilan tarihinden itibaren 7 gün sonra tebligat yapılmış sayılarak yokluğunda yargılamanın sürdürülüp karar verileceği hususu 7201 sayılı TK.nun 28 ve devamı maddeleri uyarınca ilanen tebliğ olunur. Resmi ilanlar: www.ilan.gov.tr’de (Basın: 880618) haber EDİTÖR: ÖZGÜR ÖZKÜ TASARIM: İLKNUR FİLİZ KaşıkçıtetikçiBrunsonErgenekon Şu halimize bakın. Son iki yıldır Türkiye dünya gündemine yargı kararları ile geliyor. Kimi davalar yurtiçinde iktidar ve muhalefet arasında krize yol açarken kimi davalar da ülkeler arası krize neden oluyor. Bir krizi bitirirken hoop yeni bir kriz. Siyasi erkin oluru ve talimatıyla açılan davalarda sanıkların yurtdışı bağlantısı yoksa vay haline. İddianamenin hazırlanması bile bırakın ayları, yılları buluyor. Yok eğer sanık başka bir ülkenin vatandaşı ise “al gülüm ver gülüm” pazarlığından sonra bırakılıveriyor. Bu tür sanıkları bırakırken ne verdiğimizi biliyoruz da ne aldığımızı kararı alan erkten başka bilen yok. İlk tutuklandıklarında kendi vatandaşları için kıyameti koparan ülkeye karşı “Burası muz cumhuriyeti mi? Yargı bağımsızlığı var” diye atarlanıyoruz. Sonra baskıların dozu yükselince, bir gecede mahkeme heyeti değişiveriyor, gizli tanıklar ifadesini geri çekiyor ve “Yaz kızım sanığın tahliyesine...” diye karar çıkıveriyor. Deniz Yücel’den sonra Rahip Brunson da aynı yöntemle “bye bye” deyip özel uçaklara binip gidiverdiler. Peki, Türkiye Cumhuriyeti kimliği taşıyanların davası ne olacak? Hiiç, dertlerine yansınlar. Akılları olsaydı onlar da bir ABD ya da AB kimliği alırlardı. HHH Bir arkadaşım Alzheimer hastası olan yakınını ziyaret için bu tür hastaların kaldığı bakımevine gidiyor. Bahçede bankta oturup yakınıyla hasbıhal ederken karşı bankta da yaşlı bir amca ile hemşirenin diyaloğuna tanık oluyor. Yaşlı amca emekli bir hâkim. Hemşire hâkim emeklisi amcanın ilacını vermeye çalışırken hâkim bey çok ciddi bir edayla hemşireye dönüp komut veriyor: Yaz kızım sanığın müebbet hapsine... Hemşire gülerek itiraz ediyor. Hâkim bey çok insafsızsınız. Bu ceza çok değil mi? Peki, o zaman iyi halden 15 yıl ağır hapsine... Bizim hâkimler de bu amca gibi ağızlarını müebbetten aşağı açmıyorlar. Sonra siyasi hava yumşuyor bir bakıyorsun müebbet hapsi istenen sanık tahliye oluyor. Meslektaşımız Enis Berberoğlu hakkında önce 25 yıl, sonra 5 yıl hapis cezası istendi. Hapisteyken milletvekili seçildi. Kararın dönem sonunda ertelenmesi ve Berberoğlu’nun serbest bırakılması gerekirken ve asıl önemlisi bu konuda “Balbay Kararı” diye bilinen emsal karar varken hukuksuz bir şekilde aylarca içeride tutuldu. Sonra serbest bırakıldı bırakılmasına ama karar evlere şenlik. Tam bir hukuk garabeti. TBMM’nin kararıyla istenirse bir günde yeniden hapse dönebilir. Selahattin Demirtaş’a o karar bile uygulanmadı. Osman Kavala’nın daha ortada iddianamesi bile yok. Neyle suçlandığı bile belirsiz. Daha doğrusu belirli de ortada delil yok. Allah izin verirse ve Kavala’nın da ömrü yeterse bir yerlerden bir şeyler bulunur. Bulunmazsa da artık gizli tanık manıkla delil sorunu çözülür. Biz bu hale niye mi geldik? Ergenekon, Balyoz ve bağlantılı bir dolu davada hukuk cinayeti işlenirken sessiz kaldık da ondan. Hatta kimimiz alkışladık, bu davaların savcısına, hâkimine, polis şeflerine “Demokrasi Kahramanı” muamelesi yaptık da ondan. Düşmanımızın düşmanını dost edindik de ondan. Kin beslediğimiz kişi ve kurumlarla hukuksuzluk üstüne bina edilmiş kumpas davalarıyla hesaplaşmak istedik de ondan. Bugün Ergenekon davalarının ilk duruşmalarının yıldönümü. Bu dava başlamadan sanıkları manşetlerden, köşe yazılarından, ekrandaki tartışma programlarından mahkum edip yargıladık ve darağaçlarını kurduk da ondan. Elimize tutuşturulan sahte diskleri, telefon dinleme kayıtlarını, sonradan oluşturulmuş sahte imzalı tutanakları yayımladık da, bi zahmet Silivri’deki duruşmalara gidip o uyduruk delillerin nasıl paçavraya çevrildiğine kulak bile kabartmadık. Ne toprağa gömülü silahların o günün gazetelerine sarılı olmasından işkillendik ne gizi tanıkların verdiği ifadelerin birbirini tutmadığını, sanıkların adlarını bile karıştırmalarına aldırdık. Gizli tanıklardan “Efe” denen savcı kılığındaki imamın “Munzur Dağları’ndan kene yakalayıp benim arabama koydular” zırvasına bile “Bu herif ne saçmalıyor yahu?” bile demedik. Yetmemiş gibi 2010 referandumunda yargıyı tek kişinin emrine verdik. Şimdi işin içinden çık çıkabilirsen. Bize sahip çıkacak başka bir ülkenin kimliği de yok ki cebimizde paçamızı kurtaralım. Bunlar yetmiyormuş gibi bir de Kaşıkçı cinayeti çıktı başımıza. Konsolos uçağa atlayıp uçtu gitti. Bu kez de konsolosu tutuklama yetkimiz var mı, yok mu, onu tartışıyoruz. Tutuklasan ne olacak, tutuklamasan ne olacak? Birkaç ay sonra onu da salacaktık nasılsa. Biz muz cumhuriyeti değiliz tabii ama çikita cumhuriyeti olmadığımızı da kimse söyleyemez. C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog