Bugünden 1930'a 5,446,716 adet makale



Katalog


«
»

DUNYA Londra’da güvenliğe ‘kritik’ seviyesi Britanya’nın başkenti Londra’da metro istasyonunda önceki gün gerçekleşen, 29 kişinin yaralandığı bombalı saldırı sonrası güvenlik güçlerinin operasyonları sürüyor. IŞİD saldırıyı üstlendi. Yetkililer ise IŞİD’in bu tür durumlarda, faillerle irtibatı olsun ya da olmasın saldırıla rı üstlendiğine dikkat çekti. Ülkede terör alarmı en yüksek düzey olan “kritik” seviyesine çıkartılırken polis 18 yaşındaki bir şüphelinin liman kenti Dover’da gözaltına alındığını açıkladı. Şüphelinin buradan Fransa’ya geçmeye hazırlandığı tahmin ediliyor. Öte yandan Londra sokaklarında polis devriyeleri arttı. Bu kez ‘iptal et’ dediPazar17Eylül2017 dishab@cumhuriyet.com.tr EDİTÖR: BETÜL BERİŞE TASARIM: EMİNE BİLGET nilgun@cumhuriyet.com.tr 13 Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) 25 Eylül’de bağımsızlık referandumu düzenleme planının parlamentoda onaylamasının ardından bir kez daha referanduma karşı olduğunu açıklayan ABD’den dikkat çekici bir çıkış geldi. Washington hükümeti tarafından daha önce yapılan açıklamalarda referandumun ertelenmesi istenmişti, bu kez ise”iptali” ifadesi kullanıldı. ‘Tahrik edici’ Beyaz Saray’dan yapılan yazılı açıklamada “ABD, IKBY’nin bu ayın ilerleyen günlerinde referandum düzenleme niyetini desteklememektedir. Referandumun IŞİD’i bozguna uğratma ve kurtarılan bölgeleri istikrara kavuşturma çabalarına yönelik konsantrasyonu bozacağı defalarca vurgulanmıştır. Referandumun tartışmalı bölgeleri de kapsaması özellikle tahrik edici ve istikrar bozucudur” denilerek şu ifadeler kullanıldı: “Bu yüzden IKBY’yi referandumu Barzani cephesine daha önce bağımsızlık referandumunu ‘ertele’ çağrıları yapan Washington söylem değişikliğine gitti Erbil’de önceki gün düzenlenen eylemde, referanduma gidilerek oy verilmesi çağrıları yapıldı. iptal etmeye ve Bağdat’la ciddi ve temelli bir diyalog başlatmaya çağırıyoruz ki ABD bu bağlamda arabuluculuğa hazır olduğunu da defalarca ortaya koymuştur.” ABD’nin IŞİD’le Mücadele Özel Temsilcisi Brett McGurk de hafta içinde BM, ABD ve Britanya’nın Bağdat elçileri ile birlikte IKBY lideri Mesud Barzani ile bir görüşme gerçekleştirmiş ve heyet referandumun ertelenmesi için alternatif bir plan sunmuştu. Irak parlamentosu tarafından yasadışı ilan edilen referandum için Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da önceki gün katıldığı televizyon programında referandum kararını “akıl tutulmasından öte bir şey” olarak nitelendirerek “Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısının tarihinin 27 Eylül’den 22 Eylül’e çekildiğini, Türkiye’nin bu konudaki hassasiyetinin ne denli ileride olduğunun toplantıdan sonra görüleceğini” kaydetmişti. ‘İyi alternatif sunulmadı’ Barzani, dün Ninova’da yaptığı konuşmada ise referandum konusunda yine geri adım atmadı, sunulan planlara atıfla da “Alternatifler için zaman kalmadı” dedi. Barzani, “Hiç kimse daha iyi bir alternatifle gelmedi” ifadesini kullandı. İbadi: Ateşle oynuyorlar Bu arada BağdatErbil hattında gerilim her geçen gün artıyor. Irak Başbakanı Haydar İbadi’nin, “Kürtler bağımsızlık referandumu düzenleyerek ateşle oynuyor” dediği yerel medyaya yansıdı. Rudaw’ın haberine göre ise referanduma katılma kararı alan Kerkük’in İl Meclisi’nin feshedilmesi için Irak Parlamentosu’nda imza toplandı. Bağdat daha önce de referandum yanlısı Kerkük valisinin görevden alındığını duyurmuştu. Ayrıca dün Kerkük’te akşam saatlerinde bombalı saldırı gerçekleştiği, bir kişinin yaşamını yitirdiği, on kişinin yaralandığı haberi de gündeme düştü. Mursi’ye 25 yıl hapis cezası Mısır’da Temyiz Mahkemesi, İhvan destekli, devrik cumhurbaşkanı Muhammed Mursi hakkında “Katar adına casusluk yapma suçundan 25 yıl hapis cezası verilmesi” yönünde karar verdi. Daha önce bu suçlama çerçevesinde yargılandığı davada Mursi hakkında 40 yıl hapis kararı verilmiş, avukatları konuyu temyize taşımıştı. Mursi’nin avukatı AFP’ye verdiği demeçte, Temyiz Mahkemesi’nin bu dava çerçevesinde 15 yıl hapis cezası verilen gizli belgelerin çalınması suçlamasını düşürdüğünü, böylelikle cezanın 40 yıldan 25’e indiğini belirtti. Bunun da Mısır yargısında “ömür boyu” olarak verilen ceza olduğuna değindi. Temyiz Mahkemesi’nin aynı davada yargılanan diğer üç sanık hakkındaki idam kararını ise onadığına dikkat çekildi. Katar casusluk iddiaları suçlamalarını reddediyor. Son dönemde Suudi Arabistan ile Mısır’ın da aralarında yer aldığı blok “teröre destek vermek” suçlamasıyla Katar’a abluka uyguluyor. Mübarek rejiminin 2011’de devrilmesi sonrasında Mursi 2012’de bu koltuğa seçilmişti. Ancak ülkede karışıklık, protestolar hız kesmedi. İhvan merkezli politikalar yürüten Mursi, yaklaşık bir yıl sonra ise ordu darbesiyle devrildi, ardından ise ülkede eski Genelkurmay Başkanı, Savunma Bakanı da olan Sisi iktidarı başladı. Beş ayrı davadan yargılanan cezaevindeki Mursi, “Hapishaneler baskını” davasından idam cezasına çarptırılmış, ancak Yüksek Mahkeme kararı bozmuştu. Mursi, protestolarda şiddet olaylarına yol açma suçlamasından da 20 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. İran’dan yeni bomba çıkışı İran Devrim Muhafızları Ordusu komutanlarından Emir Ali Hacızade, İran’ın ABD’nin sahip olduğu “tüm bombaların anası” GBU43’ü geride bırakacak nükleer olmayan bir bomba geliştirdiğini açıkladı. İran’ın resmi haber ajansı IRNA’ya demeç veren Hacızade, “Savunma Sanayii Kuruluşu, İran HavaUzay Kuvvetleri’nin talimatı üzerine yaklaşık 10 ton ağırlığında nükleer olmayan bomba geliştirdi” dedi. Polise protesto ABD’de Anthony L. Smith adlı siya hi genci vuran beyaz polis memurunun beraat etmesinin ardından tansiyon yükseldi. Missouri eyaletindeki St. Louis kasabasında yüzlerce kişi, polis memuru Jason Stockley’in suçsuz bulunmasının ardından önceki gün sokağa döküldü. Barışçıl başlayan gösteriler ilerleyen saatlerde arbedeye dönüştü. Polis eylemcilere, göz yaşartıcı gazla müdahale etti. 9 güvenlik görevlisinin yaralandığı gösterilerde 23 kişi gözaltına alındı. 2011’de gerçekleşen olayda Stockley, kasten adam öldürmekle yargılanıyordu. Stockley, bir park yerinde uyuşturucu alışverişi yaptığı sırada gördüğü Smith’i uzun bir kovalamacanın ardından vurmuştu. Polis kamerası kayıtları ise Stockley’nin kovalamaca sırasında Smith’i öldürmekten bahsettiğini ortaya koymuştu. IsrıankıragüyçülkeleriniyorSouEpIŞlreiİKyDraae’iisn’myyee’oelnuindzbdoaaenğşkarliuandı IŞİD’e karşı Musul’da zafer ilan eden Irak güçleri, cihatçı militanların etkin olduğu Suriye sınırına yöneldi. Irak Savunma Bakanlığı, Suriye sınırına uzanan Akaşat kasabasının IŞİD’den geri alınması hedefiyle dün sabah itibarıyla geniş çaplı operasyon başlatıldığını duyurdu. Çok geçmeden de Akaşat’ın IŞİD’den kurtarıldığı açıklandı. Daha önceki operasyonlarda olduğu gibi Şii Haşdi Şabi de Irak güçlerinin taarruzunun ana bileşeni konumunda. Irak’ın batısında, Sünni Arap nüfusun yoğun olduğu Anbar vilayetinde, cihatçıların hâkim olduğu El Kaim’e yaklaşık 100 km. uzaklıktaki Akaşat kasabasının doğalgaz ve fosfat gibi çeşitli madenler açısından zengin bir bölge olduğuna dikkat çekiliyor. Irak kaynaklarına göre 2014’te IŞİD’in eline geçen kasabada yaklaşık 300 aile yaşıyor. Irak güçlerinin hedefinin IŞİD’in Fırat Nehri boyunca sınırdan temizlenmesi olduğu, bu çerçevede sınırda El Kaim’e yönelecekleri gelen bilgiler arasında. El Kaim’de yaklaşık 1500 IŞİD militanının olduğu iddia ediliyor. IŞİD’in bir diğer etkin olduğu alan ise ErbilBağdat arasında yüksek tansiyona yol açan Kerkük bölgesindeki Havice. Buraya yönelik operasyon için IKBY’nin tartışmalı referandum kara rının beklendiği iddiaları da daha önce basında yer almıştı. ‘Rusya SDG’yi vurdu’ Irak güçleri sınırı arındırma operasyonu sürdürürken Suriye tarafında da IŞİD’e karşı hamleler iki farklı koldan devam ediyor. Rusya ve İran destekli Suriye ordusu ile Ankara’nın terör örgütü gördüğü YPG’nin ana bileşeni olan, ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) özellikle Fırat çevresinde IŞİD’i kuşatmış halde. Suriye’de enerji zengini Deyr ez Zor’a yönelik bu iki ayrı cephenin IŞİD’i ortak düşman alırken diğer yandan da bölgede hâkimiyet sağlamaya yönelik Operasyona Haşdi Şabi milisleri de katılıyor. Oluşumdan bir birlik Necef’te askeri törende gövde gösterisi yaptı. mücadeye giriştiği gözleniyor. Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’ın danışmanı Buseyna Şaban, El Manar’a verdiği demeçte ordunun “SDG, IŞİD ya da ülkemizdeki gayrimeşru yabancı güçler... Onlara karşı savaşacağız” dedi. Şaban, SDG ’nin Deyr ez Zor’da IŞİD’e karşı “savaşmadan ilerlediğini” de öne sürdü. Bu arada Suriye ve Rus uçaklarının ülkenin doğusunda düzenlediği bombardımanda ilk kez SDG’yi hedef aldığı, 6 üyesinin yaralandığı haberi dün gündeme düştü. Kimi Rus yetkili iddiayı yalanlarken Pentagon’dan “birliklerin orada olduğu Rusya tarafından biliniyordu” çıkışı geldi. Bangladeş’e sığınan Arakanlıların sayısı her geçen gün artarken çocuklar da zorlu yaşam koşullarıyla yüz yüze. KRİZ BM’YE TAŞINIYOR Birleşmiş Milletler’e (BM) göre, Myanmar’da ordu şiddetinden kaçarak Bangladeş’e sığınan Arakan Müslamanlarının sayısı 400 bini aşarken dün Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina’nın krize çözüm bulmak için BM Genel Kurulu’na katılacağı açıklandı. Bu arada Bangladeşli yetkililer Cox’s Bazar bölgesindeki Kutupalong mülteci kampının yakınlarında 800 hektarlık bir alana yeni bir kamp kurulacağını, 14 bin barınak inşa edileceğini duyurdu. Bir kampta ise yardım dağıtılırken yaşanan izdihamda önceki gün bir kadın ve iki çocuğun hayatını kaybettiği iddiası gündeme yansıdı. Bangladeş hükümetinden de Myanmar’ın sürekli hava sahasını ihlâl ettiği suçlaması yükseldi. ‘Hedef ABD ile askeri denklik’ Kuzey Kore uluslararası tepkilere karşın önceki gün bir kez daha füze denemesi yaparken ülke lideri Kim Jongun “nükleer hedeflere ulaşacaklarını” söyledi. Kuzey Kore’nin resmi ajansı KCNA’nın haberine göre Kim, “Ülkesinin amacının ABD ile askeri bir denklik kurmak” olduğunu vurguladı. Böylelikle ABD’yi yönetenlerin Kuzey Kore’ye yönelik askeri seçeneği masaya getirmeye cesaret edemeyeceklerini kaydetti. Ayrıca Kim, yaptırımların ve ambargoların nükleer güç olmalarını engelleyemeyeceğini de söyledi. KCNA, Kim’in önceki gün gerçekleşen füze denemesini izlerkenki görüntüsünü de paylaştı. Kuzey Kore, BM Güvenlik Konseyi’nden art arda çıkan ağır yaptırım kararlarına rağmen hidrojen bombasının üstüne önceki gün bir füze denemesi daha yapmıştı. 29 Ağustos’taki gibi yine Japonya’nın üzerinden geçen orta menzilli balis tik füze, Kuzey Kore’nin bugüne kadarki en uzun uçan füzesi olmuştu. Pyongang yakınından ateşlenen füze, Japonya’nın kuzeyindeki Hokkaido Adası’nın üzerinden geçip denize düşmüştü. Füzenin fırlatılmasının ardından acil toplanan BM Güvenlik Konseyi, Pyongyang’ın bu adımının “provokatif olduğu” vurgusuyla eylemi kınadı. Öte yandan Moskova ile Paris’ten Kuzey Kore ile diyaloğa girilmesi çağrıları da geldi. Adalet Yürüyüşü’ndeki o insanlar nerede? Bu böyle daha ne kadar sürecek? Her türlü kırmızı çizgi daha ne kadar böyle kör kör gözüm parmağına aşılacak? Ayşenur Arslan dün Birgün’de kafasını çaresizlikten artık bir yerlere çarpmak isteğinden bahsediyordu. Acaba kaç kişi böyle yaşananlar karşısında “kafasını bir yerlere vurmak”, “kafayı sıyırmak” duygusunu paylaşıyor? Nuriye ve Semih 190 küsur gündür açlık grevindeler... Sadece “işlerini geri almak için” başlattıkları açlık grevi sürecinde üstlerine yapıştırılmadık terör markası kalmadı. Demir parmaklıklar ardındaki 4 aya yakın sürenin ardından nihayet sonunda perşembe günü duruşmaları yapıldı. Ama “yetersiz personel” gerekçesiyle duruşmaya getirilmediler. Gıyaplarında görülen davada “tutukluluklarının devamına” karar verildi. Üç gün önce Silivri’de de “Cumhuriyet” davası vardı. Türk basını için bir tarihi “ibret vakası”na dönüşen, gazete haberleriyle manşetlerin yargılandığı davada, gazetecilik dışında faaliyetleri olmayan arkadaşlarımızın keza gene “tutukluluklarının devamına” karar kılındı. Üstünler hukuku Bu korkunç haftada tek... Fransız gazeteci Loup Bureau “makus talihi” yendi. O da Macron sayesinde. Haziranda Habur kapısında “terör örgütüne yardım, yataklık” suçlamasıyla gözaltına alınan Bureau’yu tüm dış haber kaynaklarının açıkça vurguladığı gibi Macron’un telefonu kurtardı. 15 Ağustos’ta Türkiye Cumhuriyeti devlet başkanı ile konuyu telefonda özel olarak konuşan Macron, sonra akabinde ülkesindeki basına bir de “Dünya lideri olmak öyle dört kol çengi bir şey değil. Her on günde bir ben Erdoğan’la konuşmak zorundayım” diyerekten dert yanmıştı. Fransız meslektaşımızın salınmasına kuşkusuz ki çok sevindik ama bu vesileyle tam dört dörtlük bir “üstünler hukuku” örneğini de gördük. Gönül “hukukun üstünlüğünün” geçerli olmasını ve tüm masumların, tutuksuz yargılanabilecek tüm diğer tutsakların salınmasını isterdi. Hafta bu kadarla bitmedi. Son darbe ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik’in gözaltına alınmasıyla geldi. Vaktiyle “Hukuk bitti. Yargı Fethullahçıların eline geçti” diyerek hâkimlikten istifa eden hukuk adamı Çelik, kara mizah örneği olarak “FETÖ’cülükle” suçlanmaktaydı. FETÖ’cülük irtibatlandırmasının gerekçesi, Digitürk üyeliğini iptal etmesiydi. STV, Bugün gibi FETÖ’cü kanalların Digitürk’ten çıkartılmasının ardından Digitürk platformunu terk etmek, diğer deyişle “FETÖ bağlantısı tespit edilen pideciden pide ısmarlamak” örneğinde olduğu gibi bir suçluluk gerekçesi sayılabiliyordu. Digitürk’ten çıkan herkes bu teamülle “FETÖ bağlantılı” olmakla sorumlu/suçlu addedilebilirdi. Her biri kendi içinde çok düşündürücü ve bir hayli ürkütücü olan bu gelişmeler, sadece bir hafta içinde oldu. Adalet atılan ‘zar’ gibi Adalet bu şartlarda artık atılan bir zardan farksız. Kime “şeş”, kime “yek”in isabet edeceği belli değil. Başlı başına bu çok dehşet verici. Bir o denli dehşet verici olan, bu denli göz önündeki hukuk dışılıklara kitlelerin büyük ölçüde kayıtsız kalması. Dışardan Türkiye’ye bakanlar inanın trajik tabloyu bizden çok daha net görüyor. 25 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da yapılacak olan Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’nun toplantısına bizatihi bu gidişat nedeniyle Avrupa’nın önde gelen işçi sendikaları katılmayacak. Tepkiye gerekçe olarak Türkiye’de “basın özgürlüğünün” olmadığını ileri sürüyorlar ve ekliyorlar: “Kış lastiğinin ne zaman kullanılacağını bile KHK’ler belirliyor. Bu iş çok ileri gitti. Akademisyenler artık pizzacılık yapıyor!” Bizde kim, ne zaman acaba “Çok ileri gittiniz” diyecek? Adalet Yürüyüşü’ne katılan o insanlara ne oldu? 40 derecede niye o yolu yürüdüler? Banksy’den silah ticaretine karşı kampanya Dünyaca tanınmış grafiti sanatçısı Banksy, son çalışmasının satışından elde edilen 205 bin poundu Britanya merkezli Reprieve ile Silah Ticareti Karşıtı Kampanya’sına bağışladı. Ünlü sanatçının Uluslararası Silah Fuarı’nı protesto etmek için kurulan Uluslararası Silah Fuarı Sanat Sergisi’nde sergilenen ve açık artırmaya çıkarılan eserinde üç Predator İHA’sı çocukların çizdiği bir ev resmini bombalarken resmediliyor. Uluslararası Silah Fuarı’nı protestolar sırasında 100’den fazla kişi güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınmıştı. C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog