Bugünden 1930'a 5,498,464 adet makale



Katalog


«
»

Salı 8 Ağustos 2017 EDİTÖR: DEMET YALÇIN GÜNEŞ TASARIM: FUNDA YAŞAR ERDOĞDU dizi 7 Urfalı Osman’ın yaşamöyküsü dsSaaenrliadrdoıl‘bailmuurkandcarada olmaz!’ dDedirttiDoktorlukhayaliylegecegündüzders çalışan Urfalı Osman, Sara hastalığına ‘yakalanınca toplumdan dışlanışını şu cümlelerle anlattı: Hastalık Topçlıulmdırbtaısrkısı Güneydoğu’da kadın nasıl küçük yaşta evlendirilip bir karanlığa sürükleniyorsa, erkek için de durum aynı... eğil 40 yıl önce, Güneydoğu’da şimdi bile kadınların olduğu kadar erkekler için de evliliğin zor olduğunu ve de toplum baskısıyla insanın aklını bile yitireceğini anlatıyor Kral Osman. Adını vermediği mahalledeki sevdiğinin de onu sevdiğini ama eğer onunla yakınlık kurarsa ailesi tarafından şiddete uğrayıp toplum tarafından da dışlanmaması için onunla alay ettiğini söyleyen Osman, gözleri dolarak anlatıyor o azap günleri: Toplum baskısı adamı çıldırtır. Bu baskı kadına da bir, erkeğe de. Buralarda kadın nasıl küçük yaşta evlendirilip bir ka bilinmiyordu. Delirdim sandılar. ranlığa sürükleniyorsa, erkek için de durum farksız. Ancak çok güçlü olman şart. Ya ‘ Sevdiğim kız bile bana deli diyordu. Doğu’nun toplum baskısı ni erkek maddi yönden güçlü olduğu kadar manevi olarak da güçlü olmalı. Örneğin aile büyükleri ben sara olmadan önce benim insan hayatını bitirebiliyor. le bir akrabamızın kızının evlenmesini uygun görmüşler. Sara olduğumu duyan aile bü Kavurucu sıcağın altında, Şanlıurfa’nın taş sokaklarında yürürken terzilerin ve çay ocaklarının olduğu büyük avlulu handa buluyorum kendimi. Sıcaktan bunalan bedenimi saçlarımdan kurtarmak için tepemde topuz yapmaya çalıştığım sırada karşıda duran boyacıyı görünce, yıpranan sandaletlerimin de toz içinde kaldığını fark edip yanındaki tabureye çöküveriyorum. Yöre halkı tarafından namıdiğer Kral Osman olarak anılan 60 yaşındaki boyacı, içtenlikte selamlıyor beni. Ardından çaylar söyleniyor. Bir eliyle ayakkabımı boyayan, diğer eliyle de sigarasından iki nefes çeken Kral Osman ile ilerleyen dakikalarda geçirdiği hastalık sonucu toplumdan nasıl dışlandığını ve bu nedenle hayallerine nasıl veda ettiğini konuşuyoruz. Acılarla dolu bir öykü... le hastalığı nüksetmiş. Teşhis epilepsi... Halk diliyle sara. O yıllar bu hastalığın ne olduğunu bilmeyen bir toplumda nasıl bir panik yaratıyorsa, Osman’ın Urfa’da yaşayan yakınları için de aynı algıyı yaratmış. O günlerde herkesin dilinde şu sözler, “Osman Sara teşhisi konunca okulla birlikte askerlik ve evlilik hayalleri de biten Urfalı Osman tası tarağı toplayıp İstanbul’a gelmiş. O gün bugündür de boyacılık yapıyor. yükleri beni linç etmek istedi. Aylarca sokağa çıkamadım. Ancak şimdi durum biraz daha farklı. Nüfus çoğaldı ve Urfalı aileler çocuklarının okuması için yurtdışına bile gönderiyorlar. Dışarıdan gelinler alınıyor. Giyimler modernleşti. Eskiden konaklarda yaşardık şimdi ise büyük havuzlu sitelerde yaşıyorlar. Aşiretcilik azaldı. Ancak o dönemler de bir de cebinde paran yoksa insan olmak bile zordu. En zoru da birlikte sokakta oynadığım, sırrımı paylaştığım ve ilkleri yaşadığım çoğu arkadaşım bile bana deli deyip geçti. Hastalığımın delilikle ilgisinin olmadığını anlatmaya çalıştım ama nafile. Cahillik zor. İnsanların kafasında yer etmişti bir kere. Damgalanmak ölümden beter. Zaten sağlıklı da olsan en geç 22’sinde evli bir erkek değilsen ya da 24’ünde bir erkek babası değilsen insan da sayılmazdın bu topraklarda. 6 yıl Urfa’da kaldım. Deli dediler ama hiçbir deliliğimi de görmediler. (Acılı bir gülümseme düşüyor yüzüne.) Ne acı ki insan, toplumun dayyattığı gibi yaşamayınca affedilmiyor. En kötüsü de kendi toprağında ve vatanında barınamıyor. Genç yaşında kansere yenik dü nasıl doktor çıkacak ki Osman de şen babasının “Keşke oğullarım li... Deli... Deli... Deli...” dan biri doktor olsa”, deyip durmasıyla başlamış boyacı Osman’ın, namıdiğer Kral Osman’ın acılarla örülü öyküsü. Sara nöbetleriyle savaşırken, insanların küçümseyen bakışlarını ve de üzerine yapışan deli damgasını bir de Kral Osman’dan dinleye ‘Çilelerin tek nedeni cehalet’ O, 13 yaşındayken kanserle sava lim: Çok başarılı bir öğrenciydim. şan babasının, ‘Cerrah gelmiş ya Hayalini kurduğum tıp fakültesine n Doğu’da toplum baskısının sade cek kadar azalır. Geçmişinden kurtul mut Tuncer’in de destekleriyle düğü ralarım sarıyor / Söyle doktor söy gitmeye 1 yıl kalmıştı. Doktor olup ce kadını değil. Aynı zamanda er mak ve üzerine yapışan deli damgası nü yapılır. Şimdiki karısıyla girdikle le ölecek miyim?’ türküsünü her annemin yüzünü güldürecek, ba keği de delirteceğini söylediniz. nın tüm izlerini silmek adına, 18 yıl ri yuvada iki çocuğu olur biri kız bi mırıldandığında, bu sözler ok gi bamın arzusunu yerine getirip kar Aynen öyle. Bu topraklarda kadın boyunca ekmek teknesi olan boyacı ri erkek. bi saplanırmış Osman’ın minik kalbine... İşte o an doktor olmayı her şeyden çok istemiş. İki yıl geçen arada babasını kaybeden Osman, bu hayalini gerçekleştirmek için deşlerime de faydam olacaktı. Fakirlik bitecekti. Fakat olmadı. O hastalığın adını duyan değil yardım etmek, “Salim’in oğlu deli olmuş” diye acımasızca yaftayı yapıştırdı. küçük yaşta evlenmemişse hiçbir değeri yoktur. Gerçi küçük yaşta evlendirilenin de değeri yok ama sadece sürüsüyle erkek çocuk doğuran kadın için şartlar daha iyi. sandığına Kral Osman yazısını yazdırır. Urfa’daki delilik, İstanbul’da yerini krallığa bırakır. Memlekete geri dönüş n Şu an Urfa’dasınız. İstanbul maceranız nasıl sonlandı. Memkete geçmişle hesaplaşmak için dönmüş gibisiniz. Ankara’da sağlık meslek lisesine Değil üniversiteye gitmek liseyi bikaydını yaptırmış. İple sarılı kah le bırakmak zorunda kaldım. Çocukla gelen statü Yaş olur 40. Hayatından çok şey geçmiştir. Umutları, hayalleri ve Aynen öyle. Neredeyse aradan bir ömür geçti ve beni sistemin dışın verengi valizine eşyalarıyla birlikte hayallerini de sığdıran delikanlı, bindiği otobüsün camına başını dayar dayamaz gelecek güzel günleri düşlemiş. Bir düş ki elindeki tıp diplomasıyla babasının mezarı başında, doktor önlüğüyle annesinin karşısında... Ver elini askerlik... Ardından iki alyansla sevdiceğinin ailesinin karşısında... Fakat düşlerden çabuk uyanılır ya! Ne yazık ki n Bu durumla nasıl başa çıktınız? O zamanki Urfa şimdiki kadar ka labalık değildi. Herkes birbirini tanırdı. Adım deliye çıkmıştı bir kere. Sokakta oynayan çocukların yanından üç kez şu kelimeyi duymadan geçemezdim. Deli Osman, Deli Osman... Tam üç kez Deli... Deli... Deli... Bu durum beni mahvetti. Mahallede sevdiğim kızın bile beni deli olarak andığını duydum. Aslında Yani kadının yerinin sağlamlığı tamamen doğurganlığı ve de doğurduğunun cinsiyetine bağlı. Erkek için de evlilik ve erkek çocuk sahibi olması toplumda edineceği statüyü belirliyor. Her şeyden önemlisi evlilikler ailelerin istediği kişilerle yapılıyordu. Çoğu damat gelini gerdekte görüyordu. Bu iki taraf için de kâbus gibi bir memleketine sırtını dönen Osman için şimdi bir yuva kurma vaktidir. Türkücü İbrahim Tatlıses ve Mah da bırakan bu topraklara meydan okumak için geri geldim. Artık Kral Osman olarak anılıyordum ama bir kral kendi vatanından başka bir yerde durabilir miydi? (Gülümsüyor.) 2008’de geri geldiğimde memleketimin çok değiştiğini gördüm. Ne beni dışlayan insanlar kalmıştı ne de o mahalle. Artık rahattım. Kral Osman’ın şimdiki tek ça Osman da erken uyanmış. en büyük hayalim tıp fakültesini bi şey. Hepsinin tek nedeni de bası, 18 yaşındaki kızı ve 16 ya 70’li yıllar... Bu yolculuğun üze tirip askere gidip sevdiğime kavuş kör cehalet. şındaki oğlunun tıp okuyup ha rinden tam iki yıl geçmiş. Öğret maktı. Ancak olmadı. Okul hayatım 80’li yılların başında yatlarını kurtarmaları... “Böylece menlerinin övgüyle bahsettiği ve bitti. Zaten askerlik yapamazdım. İstanbul’a giden Osman, bura hayallerimi onlar yaşatacak” di tıp fakültesini kazanacağına kesin Evlilik dersen... Kimse iş vermez da boyacılık yapmaya başlar. yor ve çocuklarına güzel bir ge gözüyle bakılan delikanlı sonun di. Nitekim vermedi de. Kaldı ki de Para kazandıkça morali de dü lecek hazırlamak için var gücüy cu sınıfta.... Ancak hayat yine ör liye kim kız verirdi? (Bir iç çekerek zelir, kendine güveni gelir. le çalışıyor 60’larındaki Urfalı müş ağlarını, aniden gelen bir kriz ikinci sigarayı yakıyor.) Sara nöbetleri ise yok dene Kral Osman. Ortaöğretime geçiş sonuçları açıklandı 173 bin 83 öğrenci tercih yapmadı 11Ağustos’ta açıklanması beklenen Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi (TEOG) sınav sonuçları açıklandı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), liselere yerleştirme sonuçlarını erkene çekerek sürpriz bir kararla 4 gün önceden yayımladı. MEB tarafından yapılan açıklamaya göre; 1424 Temmuz tarihlerinde yapılan tercihlerde 1 milyon 192 bin 660 öğrenciden 1 milyon 19 bin 577 kişi tercih yaptı. 173 bin 83 öğrenci de tercih yapmadı. Tercih yapan öğrencilerden 935 bin 241’i tercihlerinden birine yerleşti. Tercih yaptıkları halde tercihlerinden birine yerleşemeyen öğrenciler ise açık öğretim kurumlarına yerleşti. Açık öğretim kurumlarına yerleştirilen öğrenciler, istemeleri hâlinde, 1418 Ağustos, 2125 Ağustos ve 28 Ağustos6 Eylül tarihlerinde saat 17.00’ye kadar yerleştirme ye esas nakil başvurusunda bulunabilecek. Nakil başvuruları, herhangi bir örgün ortaokul müdürlüğünden boş kontenjan şartı aranmaksızın yapılabilecek. Öğrenciler yerleştirmeye esas nakil başvurusunda üç tercih yapacak ve bu tercihlerini bir ortaokul müdürlüğünden onaylatacaklar. Yerleştirmeye esas nakil sonuçları ise 18 Ağustos, 25 Ağustos ve 6 Eylül tarihlerinde ilan edilecek. l ANKARA / Cumhuriyet Ailesi okutmayınca polise sığındı Adana’da Seyhan ilçesinde oturan 15 yaşındaki E.Ç., ortaokulu bitirdikten sonra Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi (TEOG) sınavına girdi. İyi bir puan alan E.Ç. tercihlerini yapmak için okula gitmek istedi. Baba: Bu kadar yeter İddiaya göre anne M. ile baba S.V.Ç. “Kız çocuğunun bu kadar okuması yeter” diyerek karşı çıktı. E.Ç. de bunun üzerine evden kaçarak polise sığındı. Çocuk Şube Mü dürlüğü ekipleri, E.Ç.’nin psikolog eşliğinde ifadesini aldı. Tek hayalinin okuyup iyi bir yere gelmek olduğunu anlatan E.Ç. anne ve babasının buna izin vermediği için evden kaçtığını söyledi. Eve gitmek istemediğini söyleyen E.Ç. adli tıp birimine getirilerek sağlık kontrolünden geçirildi E.Ç.’nin anne ve babasının ifadesini aldı. Eve gitmek istemeyen E.Ç devlet korunmasına alınarak yurda yerleştirildi. Yetkililer E.Ç.’nin devlet tarafından okula devam ettirileceğini bildirdi. l DHA C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog