Bugünden 1930'a 5,499,166 adet makale



Katalog


«
»

Salı 8 Ağustos 2017 2 ‘Çarşaf altı tarihi eser kaçakçılığı’ IŞİD’in yağmaladığı tarih Türkiye üzerinden satılıyor, kurye ise kadınlar ABD’nin Wall Street Journal gazetesi IŞİD’in Suriye ve Irak’ta Palmira gibi antik şehirlerden yağmaladığı tarihi eserleri, Batılı ve Rus alıcılara satan iki aracı ile röportaj yaptı. Muhammed Hasan ve Ömer Cuma adlı aracılar, tarihi eserlerin önce Türkiye ve Lübnan gibi ülkelere kaçırıldığını buradan pazarlandığını ayrıntılarıyla anlattı. Aracılar, gazeteye IŞİD’in tarihi eser kaçakçılığının izlediği rotayı da anlattı. IŞİD Fırat Vadisi’nden çıkan mermer kabartma, Paris Orly Havalimanı’nda ele geçirildi. çirildiğini, aracılar, Türk polisinin dini nedenlerle çoğu zaman kadınları aramadığını iddia etti. Aracılardan Cuma, son olarak bu yöntemle bir Roma dönemi bronz heykelini Suriyeli bir kadının çantasında Türkiye’ye soktuğunu anlattı. Hasan da son olarak iki antik el yazması İncil’i Türkiye’nin güney şehirlerinden birinde 10 bin Avro karşılığı bir Rus alıcıya sattığını, Rus alıcının İncilleri bir sebze kamyonuyla Rusya’ya kaçırdığını kendisinin yüzde 25 komisyon aldıktan sonra geri kalanı IŞİD’e verdiğini aktardı. Gazetenin aracılara dayandırdığı iddiasına göre çok sayıda Suriye ve Irak kökenli kaçak tarihi eser Türkiye’de dolaşımda bulunuyor. Cuma, Musul’dan çıkarılan bir zümrüt takının Türkiye’de 600 bin dolara (2 milyon 120 bin TL) alıcı bulmayı beklediğini Lübnan’dan alıcıların bu parçanın peşinde olduğunu söyledi. Muhammed Hasan’ın elindeki Bizans dönemi İncil’in Türkiye’de satılmaya çalışıldığı iddia edildi. kazı yapması için bazı sempatizan ya da militanlarına kazı karnesi veriyor. Bu kazılardan çıkanları onlardan piyasa değerinin altında satın alıyor ve aracılar üzerinden yeniden satıyor. Gazetede Suriye ve Irak’tan yağmalanan tarihi eserlerin Türkiye sınırından genellikle çarşaflı kadınlar tarafından ge Mahzende bekliyor Gazetenin konuştuğu tarihi eser uzmanları, Suriye ve Irak’tan çıkarılan pek çok eserin bu şekilde Batı başkentlerine ulaştığını ancak çoğunun henüz sanat piyasasına sürülmediğini söyledi. Uzmanlar, geçmişte Nazi döneminde kaçırılan antik eserlerin piyasaya sürülmeden önce yıllarca bekletilmesi gibi, kimi sanat eserlerinin simsarların elinde bekletildiğini belirtti. Uzmanlar, Batı’da 20 kadar büyük galerinin gizli mahzenlerinde Suriye ve Irak kökenli bir çok tarihi eserin beklediğini söyledi. l Dış Haberler Eski Şimdi Uzungöl’de son yıllarda artan çarpık yapılaşma büyük tepki çekiyor. Erdoğan da felaketi gördü Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize İsmail Kahraman Kültür Merkezi’nde düzenlenen AKP Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Ayder ve Uzungöl’deki çarpık yapılaşmaya dikkat çekti. “Erdoğan, şuanki Ayder bizim temsilimiz olamaz. Biz Ayder’i kirlettik, rezil ettik. Ayder’i bu yapılanmayla değil kentsel dönüşüm ve değişimle inşallah hakikaten şanına yakı şır bir hale getireceğiz. Aynı şekilde İçişleri Bakanımız ile Uzungöl’ü konuştuk. Aynı değişim ve dönüşümüne Uzungöl’de de yapmamız lazım. Bunlar çekim alanı. Bunu yaptığımız anda buraya gelip gidenlerin sayısı çok fazla olur. Rize’de doğru dürüst bir otelimiz yok. Bazı arkadaşlarımızı teşvik ediyoruz. Onlar otel olayına girmeleri halinde Rize biraz rahatlayacak. Bu adım atılırsa o zaman çok daha turist çekecek” dedi. l İHA haber EDİTÖR: MÜNEVVER OSKAY / ELİF TOKBAY TASARIM: ZARİFE SELÇUK Hattuşa’nın acı yazgısı! Anadolu’da ilk imparatorluk başkenti Çorum Boğazkale’de Almanlara kazı izni verilmeyince yapılan sur duvarı yıkıldı... Anadolu’nun tarihini görmek, öğrenmek amacıyla, bir özel oto büs dolusu dostla, Çorum’a gittik... En az 15 kez gittiğim Çorum’dan, ancak bu kez hü zünle döndüm! Çorum ve çevresi, Anadolu’nun yerel halkı Hattiler’in (İÖ. 3 bin yıl) ana vatanı, son rasında da dışarı dan gelen Hititler’in (İÖ. 2. bin yıl) merke zi oldu. Gezi ÖAczagren güzergâhımız Anadolu’da ilk imparatorluk olan Hititler’in başkenti Hattuşa’yı (Boğazka le), komşu Arinna (Alacahö yük) ve Şapinuva (Ortaköy) kentlerini ve yöredeki 3 müze yi kapsıyordu... Çorum’a turist gelmez oldu! Bu eşsiz tarihsel yerleri görmek için, Çorum’a önceki yıl 25 binden fazla yabancı turist gelmiş... Ancak terör korkusu ve “Avrupa ülkelerini dışlama siyasası sonucunda”, geçen yıl yabancı turist sayısı 2 bine inmişti! Oteller ve lokantalar boştu. Bu nedenle bu tesislerde çalışanların pek çoğunun işlerine de son verilmişti. Almanlara izin yok! Kültür Bakanlığı, geçen yıl Hattuşa’da (Boğazkale) kazılar ve onarımlar yapan Alman Arkeoloji Enstitüsü’ne de “Almanya’nın dışlanması” nedeniyle izin vermemişti. Son gezimde Boğazkale’de görüştüğüm ve yıllardır kazılarda çalışan bazı tanıdıklar, özetle şu bilgileri verdiler. “Her yıl kazılarda; 3 kişi 12 ay, kazı döneminde 55 65 kişi 3 3.5 ay boyunca, ayrıca 5 7 usta da çalışırdı. Bunlardan 10 15 kişi onarımlarda görev yaparlardı. Çalışanların hepsi SGK’ye kayıtlıydılar. Emekli olanlara tazminatlarını da düzenli ödemişlerdi. Almanlar, her yıl burada 700 900 bin lira harcıyorlardı. Bu paradan yalnızca çalışanlar değil, yöre esnafı da çokça yararlanıyordu.” Alman kazı heyetinde, her yıl görev yapan 25 30 bilim insanının yüzde 40’ı Türk’tü. Bilim insanları arasında; Almanya, İtalya, ABD, İngiltere, Fransa, Avusturya’dan, arkeoloji, botanik, zooloji, metalürji, antropoloji, çeşitli filoloji dalları (Hititçe, Akadça, Hurrice) jeoloji, coğrafya, jeofizik uzmanları yer alırdı. 1982 yılından beri Hattuşa’da onarım çalışmalarını yürüten yerel ustalardan Abdullah Kahmazoğlu, basına yaptığı açıklamada, bugüne kadar 4 kazı başkanı ile çalışmalara katıldığını anımsatarak şunları söyledi: “Dedem, kazı başkanı Kurt Bittel ile babam da Peter Neve ile çalışmış. Oğlum da yazları burada çalışıyor. Yıkılmak üzere olan alanları onarıyoruz. Ben, 1985’te arkadaşlarımla bronz tablet bulmuştum. Çok heyecanlanmıştık, kazılarda çalışmak güzel bir duygu!” Sur duvarında yıkım Bir dönem Hattuşa kazı başkanlığı yapan Dr. Jurgen Seeher, Boğazkale’yi gezmek isteyenlere bir fikir versin diye, kenti çevreleyen 6.5 kilometrelik surun 65 metresini ayağa kaldırmaya 2013’te başlamış ve A Surların ayağa kaldırılması çalışmaları sırasında Hititler’in kullandıkları yöntemlere sadık kalındı. 1906’dan bu yana Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün çalıştığı görkemli Hattuşa, UNESCO Kültür Mirası listesinde yer alıyor. A1 Bakanlık, Alman bilim insanlarına 2016’da kazı ve onarım izni vermediği için, kerpiç surların A2 geçen yıl bakımları yapılamadı. A3 Surlar kar, yağmur ve güneşin etkisiyle yer yer önemli ölçüde yıkılmış. yapımı 3 yıl sürmüştü. Kerpiç tuğla üretim alanında konuştuğum Dr. Seeger şu bilgiyi vermişti: “Hititlerin kullandıkları yöntemlere sadık kalacağız. Hititler surları kerpiçten yapmışlardı. Temeldeki büyük taş temel kitle üzerine kerpiç tuğlalardan örülmüş, 7m yüksekliğinde bir duvar vardı. Deneysel arkeolojide dünya çapında bir ilki gerçekleştireceğiz. Hattuşaş’ı gezenle re o yılları yansıtmış olacağız!” Sonraki kazı başka nı Dr. Andreas Schach ner de bir konuşma mızda şunları söyle mişti: (Görsel A) “2 bin 400 ton kerpiç toprağı, 100 A4 ton saman ve 1500 ton su kullanıldı. Bunlar karıştırıla rak 64 bin adet kerpiç tuğla üretildi. Surların ayağa kaldı rılması çalışmaları sırasında Hititler’in kullandıkları yön temlere sadık kaldık. Kerpiç surun bakımı ve onarımı için her yıl, 5 kişi 2 3 ay çalışır.” Kültür Bakanlığı’nın Alman bilim insanlarına 2016’da kazı ve onarım izni vermediği için, kerpiç surların geçen yıl bakım ları yapılamamıştı. Kar, yağ mur ve güneş etkisiyle yer yer önemli ölçüde yıkıldıklarını dostlarla yaptığımız son gezide, görerek, hüzünlendim! (Görseller A1A2A3A4) HHH 1906’dan bu yana Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün çalıştığı görkemli Hattuşa, UNESCO Kültür Mirası listesinde bulunuyor. HHH Çorum’da AKP tepkisi! Görüştüklerim, Çorum İl Genel Meclisi’ndeki önemli bir gelişmeden, ayrıca söz ettiler. Alman Arkeoloji Enstitüsü, Boğazkale ören yeri sınırları içinde, Çevizliköm’de mülkiyeti kamuya ait bir hektarlık tarlanın Kültür Bakanlığı’na devredilerek “kazı ve onarım” çalışmaları yapılmasını önermiş. Ancak İl Genel Meclisi’nin AKP’li üyeleri, geçen yıl bu öneriye şu gerekçelerle karşı çıkmışlar: l Nurettin Karaca: “Alman enstitülerinin kazı yapmasını uygun bulmuyorum. Alman vakıflarının geçmişte istihbarat çalışmaları yaptıklarını anımsayalım. Arkeoloji ve tarih bakımından zengin bir ülke olarak kazıları kendimiz yapamıyorsak bu bizim eksikliğimizdir, yeter artık. Çalışmaları kendimizin yapma zamanı gelmiştir!” l Halil İbrahim Kaya: “Türkiye’nin kendi kazısını kendisi yapamayacak kadar acizse diyecek bir şeyim yok. Yetkililer umarız bir adım atarlar. Almanlar daha önce alıp götürmüşler. Yine aynısı olacaksa eserler toprak altında kalsın daha iyi!” l Mustafa Alagöz: “Alman meclisi, sözde soykırım yasasını kabul etmiştir. Milletler kendi tarihini kendileri incelemelidir. Türkiye’ye karşı tutumu belli olan Almanya’ya karşı bir tutum alınması gerekir.” l Abdullah Meteoğlu: “Kazılarda 100 yıldır yöre halkı da çalışıyor. Çalışma alanı 137 hektardır. Söz konusu alan bir hektara yakındır. Alman Enstitüsü ile ilgisi yoktur!” 16 Nisan halkoylamasında, Boğazkale ilçesinde yüzde 83, Çorum’da yüzde 65 “evet” oyu çıkmıştı! Bir kıyaslama Kültür Bakanlığı’nın denetiminde geçen yıl, arkeoloji, müze, kurtarma, kamu yararı kurtarma olmak üzere Türklerin yaptıkları, toplam 560 kazıya, güç bela “28 milyon liralık ödenek” ayrılabilmişti. Bir başka deyimle kazı başına ortalama 50 bin lira harcanabilirken, Almanlar Hattuşa’ya her yıl 700 900 bin lira harcıyorlardı! 30 Temmuz’da Milliyet gazetesinden bir haberden alıntı yapalım: “Erdek’te bulunan Kyzikos antik kentindeki kazı çalışmaları, ödenek yetersizliğinden erken bitirilecek. Kazılara bu yıl 70 bin lira ayrıldı.” Oysa kazı mevsimi daha yeni başlamıştı! “Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanı” Recep Tayyip Erdoğan’ın, 4 Temmuz’da açılışını yaptığı, İstanbul’da 2. Abdülhamitin Yıldız’daki Hamidiye Camisi’nin, onarımına “27 milyon lira harcandığını” da anımsayalım... Tek bir caminin onarımına 27 milyon lira, 560 bilimsel arkeolojik kazıya ancak 28 milyon lira! l Son dakika Almanlara bu yıl kazı izni verilmiş ve Hattuşa’da kazılara ve onarımlara başlanmış! C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog