Bugünden 1930'a 5,498,464 adet makale



Katalog


«
»

Salı 8 Ağustos 2017 EDİTÖR: HAKAN AKARSU TASARIM: ZARİFE SELÇUK Nazlıaka tutuklu insan hakları savunucusu Üstün’le görüştü ‘Suçsa hep birlikte işledik’ Büyükada operasyonunda gözaltına alındıktan sonra tutuklanan insan hakları savu nucusu İlknur Üstün, Sincan Cezaevi’nden “Kadınlar yoksul ve yoksun olmasınlar; eğitim gör sünler, tacize, te İlknur Üstün cavüze uğramasınlar istiyoruz. Eğer bu suçsa biz bu suçu hep birlikte işledik ve işliyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yasama çalışmasında bulunanlar, kamu idaresinde bu çalışmalara destek verenler de bu suça ortaktır” mesajını verdi. Ankara Bağımsız Milletvekili Aylin Nazlıaka, İstanbul Büyükada’da gözaltına alındıktan 13 gün sonra mahkemeye çıkarılan, adli kontrol şartı ile serbest bırakıldıktan sonra hakkında yakalama kararı çıkartılması ile tutuklanan Kadın Koalisyonu’ndan İlknur Üstün ile Sincan Cezaevi’nde görüştü. Nazlıaka’nın aktardıklarına göre, kadınların özgürlüğü ve eşitliği için mücadele ettiklerini dile getiren Üstün, “Bu müca deleyi en demok ratik zeminde ve şeffaf biçimde yaptık. Biz hep şiddetsiz bir dünya talep ettik. Bu talebimizi bundan sonra da seslendirmeye devam edeceğiz” dedi. Üstün, taleplerinin açık ve haklı olduğunu belirtirken “Kadınlar yoksul ve yoksun olmasınlar; eğitim görsünler, tacize, tecavüze uğramasınlar istiyoruz. Biz bunları Meclis’te yasa yaparak, kamu idaresinde politika oluşturmaya çalışarak, belediyelerde kadın dayanışma merkezleri kurarak gerçekleştirmeye çalıştık. Eğer bu suçsa biz bu suçu hep birlikte işledik ve işliyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yasama çalışmasında bulunanlar, kamu idaresinde bu çalışmalara destek verenler ve tüm çalışma yaptıklarımız da bu suça ortaktır o zaman” dedi. k‘İporinkukyooprmlaars’ ından Nazlıaka ise, Üstün’ün yaşamını kadınların eşitlik mücadelesi ne adadığını belirterek, “Kadınların ayrımcı politikalarla yok sayılmasına ve katledilmesine karşı sağlam duvardır o. Ezilenler için de bir sığınak. İlknur bu mücadeleyi meşru ortamlarda vermiştir, hiçbir örgüt üyeliği bulunmamaktadır” dedi. Üstün’ün Erdoğan’ın imzaladığı İstanbul Sözleşmesi’nde, kadına yönelik şiddeti önleme amaçlı yasalarda emeğinin olduğunu belirten Nazlıaka, “İlgili Bakan veya bu milletvekillerinden biri de çıkıp ‘İlknur Üstün’ü serbest bırakın’ demiyor ya, pes doğrusu! Demek ki iktidara pamuk ipliğiyle bağlılar ki ipin kopmasından çok korkuyorlar. Biz bu haksızlığı kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz. Yargıyı kendi arka bahçesine çevirerek siyasi kararlara imza atan bu sistem de tıpkı diğer tiyatro yargılamalar gibi çökecektir. İlknur’un tutuklanması iktidarın kadın düşmanlığının açıkça ilanıdır” ifadelerini kullandı. l ANKARA (Cumhuriyet) Baskılar sürüyor Tutuklu Gülmen ile Özakça, açlık grevindeki 153. gününü de zorla götürüldükleri hastanede geçirdi. İki eğitimcinin avukatı Barkın Timtik hâlâ gözaltında, destekçilerine ise işkence iddiası var “İşimi geri istiyorum” talebiyle 153. gündür açlık grevinde olan tutuklu eğitimci Nuriye Gülmen ile Semih Özakça hastanede tutulmaya devam ediyor. Açlık grevindeki 153. gününü geride bırakan iki eğitimcinin avukat Barkın Timtik ile beraberindeki iki kişi Cumartesi gününden bu yana gözaltında. Timtik için verdikleri dilekçelerine yanıt alamayan ve savcıyla görüşemeyen avukat Ayşegül Çağatay ve Özgür Yılmaz, dün savcılık önünde cüppeleriyle oturma eylemi yaptı. Çağatay ile Yılmaz da gözaltına alındı. İHD İstanbul şubesi, Beşiktaş’ta açlık grevindeki eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ile ilgili yapılan basın açıklamasında gözaltına alınan İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri ve ikisi gazeteci 43 kişi hakkında İHD İstanbul şubesinde basın açıklaması yaptı. İHD Eşbaşkanı Av. Eren Keskin’in okuduğu açıklamada, “AİHM maalesef son zamanlarda aldığı kararlarla devletler mahkemesi gibi davranmaya başladı. İç hukukun tüketilmesini istemek Türkiye gibi bir yerde bir iç hukukun olduğuna inanmaktır. AİHM bu nu çok iyi biliyor ki Türkiye şu an da gerek iç hukukunu gerekse uluslararası sözleşmeleri yerle bir etmiş durumda. Arkadaşlarımız saatlerce polis arabasında havasız ve susuz bırakıldıklarını söylediler. Birçok insana yoğun fiziki işkence uygulanmış örneğin yönetim kurulu üyemiz Doğan Özkan MS hastası olmasına rağmen vücudundaki morlukları gözlerimle gördüm. Fiziki işkencenin yanında özellikle kadınlara ve ne yazık ki kadın polisler tarafından cinsel taciz yoğun olarak uygulanmıştır” dedi. l İSTANBUL/Cumhuriyet Nuriye Gülmen Semih Özakça iddianame hazırlandı Tolu’nun 15 yıl hapsi isteniyor Alman vatandaşı tutuklu gazeteci Meşale Tolu hakkında “terör propagandası yapmak ve terör örgütüne üye olmak” suçlamalarıyla 15 yıl hapis cezası isteniyor. Deutsche Welle Türkçe’nin haberine göre; Türkiye’de gözaltına alınıp, tutuklandıktan sonra 1112 Ekim tarihlerinde ilk kez hâkim karşısına çıkacak Meşale Tolu hakkında 15 yıla kadar hapis cezası istemi ile iddianame hazırlandığı bildirildi. Etkin Haber Ajansı (ETHA) için görev yapan Tolu, “terör örgütü propagandası yapmak ve terör örgütüne üye olmakla” suçlanıyor. İddianamede 30 Nisan’da ev baskınıyla gözaltına alınarak, 6 Mayıs’ta tutuklanan Tolu’nun MLKP üyesi olduğu iddia ediliyor. Meşale Tolu görev yaptığı ETHA’da çalışan 17 gazeteciyle birlikte hâkim karşısına çıkacak. Tolu’nun eşi de kendisinden önce tutuklandığı için, çiftin iki yaşındaki çocukları dönüşümlü olarak ebeveyniyle cezaevinde kalıyor. Meşale Tolu’nun tutuksuz yargılanıp yargılanmayacağı 22 Ağustos’ta incelenecek. Federal hükümet Tolu’nun davasını, diğer tutuklu Alman vatandaşlarının davası gibi yakından izliyor. Dışişleri Bakanlığı “Tolu’nun tutuksuz yargılanması ve yargı sürecinin hukuk devleti ilkelerine uygun şekilde yürütülmesi talebimizin arkasındayız” açıklamasını yapmıştı. l Haber Merkezi Damat adaleti Çelik’e uğramıyor Metris T1 tipi cezaevinde kalan hasta mahpus Cengiz Sinan Halis Çelik, mesane kanseri ve ağır derecede epilepsi hastası SEYHAN AVŞAR Örgüt üyesi olduğu gerekçesiyle müebbet hapis hükümlüsü olan ve şu an Metris T1 tipi cezaevinde kalan hasta mahpus Cengiz Sinan Halis Çelik, mesane kanseri ve ağır derecede epilepsi hastası. Adli Tıp Kurumu’nun (ATK), “Cezaevinde yalnız kalamaz” raporuna rağmen cezaevinde, tek kişilik hücrede tutulmaya devam ediyor. Çelik’i ziyaret eden Özgürlükçü Hukukçular Platformu üyesi Raziye Öztürk Turgut, Çelik’in epilepsi nöbeti tutarsa diye ortak alanda bulunan havalandırmaya çıkıp kameranın önünde oturduğunu belirterek, “Bir şey olursa kameradan görüp müdahale etsinler diye orada oturuyor. Durumu ağır. Cezaevi yönetimi ise hiçbir şey yapmıyor” dedi. İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) hasta mapuslar listesinde ağır hasta olarak ismi bulunan ve 20 yıldır cezaevinde olan Cengiz Sinan Halis Çelik, yaklaşık 4 ay önce mesane kanseri teşhisi konularak ameliyat edildi. İddiaya göre Çelik tüm taleplerine rağmen kontrole götürülmedi. Avukat Raziye Öztürk Turgut, onkoloji doktorunun verdiği ilaçların cezaevi revirindeki doktorlar tarafından, ‘Bu ilaçları kullanmanıza gerek görmüyoruz’ denilerek verilmediğini belirtti. Turgut, “Şu an Çelik’in dişleri dökülmeye başlamış. İdrarını yaparken yoğun bir acısı var. İdrarından kan geliyor. Hastaneye götürülmüyor. Hastaneye götürülmeme gerekçesi olarak ise asker yokluğu ya da yoğunluk gerekçe gösteriliyor” diye konuştu. Cengiz, geçtiğimiz haftalarda ise iddiaya göre elinde bayrak olan bir adli mahkum tarafından şişlenmiş, kaldırıldığı hastanede ise ikinci bir ameliyat geçirmek zorunda kalmıştı. Çelik’in tekerlekli sandalye kul Cengiz Sinan Halis Çelik, Adli Tıp Kurumu’nun “Cezaevinde yalnız kalamaz” raporuna rağmen cezaevinde, tek kişilik hücrede tutulmaya devam ediliyor. landığını söyleyen Turgut, “Sancıları çekilmez durumda derhal hastaneye götürülmelidir. Kemoterapi ve fizik tedavi görmesi lazım. Çelik, Metris Cezaevi’ne tedavi için getirilmişti. Tedavi için getirildiği cezaevinde tedavi edilmiyor. Zaten hücre olan T tipinde turuluyor. Normal şartlarda ağır hastalar için Metris R tipi cezaevi yapılmıştı. Çelik, oraya götürülmedi. Bu bile her şeyi gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı. l İSTANBUL haber 11 Denizer için Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı Serdaroğlu köyünde mezarı başında anma düzenlendi. Denizer Şemsi Denizer unutulmadı Türkİş Genel Sekreteri ve Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı iken 6 Ağustos 1999’da evinin önünde uğradığı silahlı sonucu öldürülen işçi lideri Şemsi Denizer, ölümünün 18. yıldönümünde pazar günü mezarı başında anıldı. Anma törenine siyasetçiler, sendikacılar, STK temsilcileri, GMİS’te görev yapmış yöneticiler, maden işçileri ve Denizer’in yakınları katıldı. Denizer’in mezarına kırmızı güller bırakıldı. Büyük greve önderlik etti GMİS Genel Başkanı Ahmet Demirci, “Denizer, Türkiye’de değil tüm dünyada sevgi ve saygıyla anılan bir sendika lideriydi. Denizer, 1990 yılındaki büyük grevimizde maden işçilerine ve 48 Ocak 1991 tarihlerindeki ZonguldakAnkara yürüyüşümüzde sayıları 150 bini bulan bölge halkına önderlik yapmış ve bu şanlı eylemi tek bir kişinin bile burnu kanamadan tarihe mal etmişti. Bu eylem, Türkiye ve dünyada emek ve demokrasi mücadelesinin altın sayfaları arasında yer almış ve günümüzdeki mücadeleye ışık tutmuştur” diye konuştu. CHP Zonguldak Milletvekili Şerafettin Turpcu, “Genel Başkanımızı kaybettikten sonra Zonguldak’ta, ülkemizde ve dünyada çok şeyler değişti. Bugün TTK’de çalışan sayımız 8 binlerin altına düştü. Yine bu bölgede Çatalağzı’nda doğduğumuz topraklar ithal kömürle zehirleniyor. 10 milyon ton tüketimin olduğu bir santrallar blokundan bahsediyoruz. Bunlar hep ithal kömürle çalışıyor. Yerin altında kömür yatıyor. Yerin üstünde iş bulamadığı için memleketini terk eden ve gerçekten çok alt seviyelerde yaşam mücadelesi veren Zonguldaklılardan, gençlerimizden bahsediyoruz” dedi. l Yurt Haberleri TRT’de ‘Organik Hoşaf’ finalde! TRTHaber ekranlarında yayımlanan “Bir fikrin mi var?” adlı yarışmada Türk televizyon tarihine geçecek bir olay yaşandı. “Batmayan Deniz Gözlüğü”, “Portatif Fizik Tedavi Cihazı” ve “Organik Hoşaf” fikirlerinin yarıştığı programda finale gitmeye hak kazanan proje “Organik Hoşaf” oldu. Twitter’de açılan “#organikhosaf” başlığı dün en çok konuşulan konular arasına girdi. Twitter kulanıcıları, “Evlat, eskiden Oscar kazanan organik yoğurt yapardım hey gidi günler hey”, “Organik hoşaf yılın buluşu bilim dünyası sarsılacak ”, “Bu saatten sonra Organik Hoşaf dan başka içecek içmem...” mesajlarını paylaşarak TRT’yi ti’ye aldı. l Haber Merkezi ÇYDD Barışa balon uçurdular Hiroşima Katliamı’nın 72’nci yıldönümünde Beylikdüzü Yaşam Vadisi’nde bulunan Japon Bahçesi’nde düzenlenen programda Hiroşima’nın etkisi ile yakalandığı çaresiz bir hastalık sonucu 12 yaşında ölen Sadako Sasaki’nin yarım kalan bin turna kuşunu “Barışa Uçan Turnalar Projesi” kapsamında ÇYDD çocukları tamamladı. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve Beylikdüzü Belediyesi’nin organize ettiği törene Beylikdüzü Belediye Protokolü, ÇYDD ve Japon Konsolosluğu temsilcileri katıldı. Törende konuşan ÇYDD Genel Başkan Yardımcısı Gülsün Kaya, “Biz Çanakkale’de bir metrekareye bin merminin düştüğü bir savaşın sonrasında kurulan bir ülkenin yurttaşlarıyız. Biz her zaman barış ve akıl diyoruz. Atatürk ilke ve devrimlerini korumak yaşatmak ve geliştirmek için varız. Bu geleneği de ve bu düşünceyi gelecek kuşaklara aktarıyoruz” dedi. Şair, yazar ve gazeteci Sunay Akın’ın Hiroşima ve Sadako Sasaki’yi anlattığı video gösteriminin ardından konuşan Japon Konsolosluğu Kültür Birimi’nden Akimi Yamada, “Japonya’da hâlâ atom bombası etkisi ile hasta olanlar var. Hiçbir ülkede savaş olmasın ve hepimizin dünya barışı için edilen dualar kabul edilsin” diye konuştu. ÇYDD’nin “Barışa Uçan Turnalar” projesi kapsamındaki bin turna kuşunu katlayan çocuklar, gökyüzüne bıraktıkları ve barışın simgesi olan sarı beyaz balonlar ile bir kez daha barış dilediler ve şarkılar seslendirdiler. l İSTANBUL/Cumhuriyet C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog