Bugünden 1930'a 5,499,814 adet makale



Katalog


«
»

Pazartesi 7 Ağustos 2017 4 BAE’den Türkiye’ye haber EDİTÖR: ALPER İZBUL TASARIM: ZARİFE SELÇUK radikal İslam uyarısı! Yoksa layık mıyız? Türkiye’nin, Katar krizi ile birlikte ilişkilerinin yeniden gerildiği Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Dış İlişkiler den Sorumlu Bakanı Enver Gargash, Ankara’ya “tarafsız kal” mesajı yol ladı. Gargash, Türkiye’nin İslamcı partilere verdiği siya si destekten ve Mısır’a karşı tutumundan ra hatsız olduklarını vur gularken, Türkiye’den DUYGU GÜVENÇ Müslüman Kardeşler ve Hizbul Umma üyesi 45 kişinin iadesi için de yanıt beklediklerini söyledi. Bakanın Cumhuriyet’in soruları na verdiği yanıtlar şöyle: n İki ülke ilişkilerinden ve Ka tar krizinin yansımalarından baş larsak... Türkiye bizim için çok önemli bir ülke; kapsamlı bir ticaretimiz var, 9 milyar dolar civarında. 4.5 milyar dolar Türklerin yatırımı. Önemli ekonomik bağımız var. Bu yüzden Katar krizinde görüşlerimi zi açıklamak çok önemli. En önem lisi, Katar’ın aşırıcı, cihatçı ve bazı olaylarda da terörist gruplara deste ği. Bir liste yayımladık. Bunların ço ğu, Suriye, Libya, Somali gibi ülke lerde El Şebab’a, El Kaide (EK) gibi örgütlere para aktarıyor. Bizim için Müslüman Kardeşler (MK), bölgede gördüğümüz terörizmin kaynağıdır. Tüm modern terörist cihatçı görüş ler ‘İslami gözüken bir toplumda ya şayabilirsiniz ama gerçekte İslami bir toplum değildir, meşru hedef tir’ diyen Seyyid Kutub’un görüşle rine dayanıyor. Bunun haricinde ay rıca eğer EK liderliğine bakarsanız; eskiden MK’den olduğunu görürsü nüz; mesela Osama Bin Ladin veya Eyman Zevahiri. KATAR FIRSATÇI n İbrahim Kalın, ‘Katar’ın terörizme destek verdiğine dair kanıt gösteremiyorlar’ diyor? Benim görüşüme göre fırsatçı. İdeolojik değil. Katar 1995’te İsrail delegasyonuna kapı açan ilk Körfez ülkesiydi. Sonra da Amerikan birlikleri Suudi Arabistan’ı (SA), Katar’a geçmek için terk ettiler. Yine bu fırsatçılığı görüyorsunuz. Sonra Katar’ın, Kaddafi, Esad, Hizbullah ile yakınlaştığını gördük. Arap Baharı’yla da Katarlılar siyasi İslam ile flört etmeye başladılar. Siyasi İslamcılara yeni bir podyum sağlayarak, öncülük etti ve 7 yıl sonra bu yürümedi. MK, Mısır’da toplum tarafından reddedildi. O zamandan beri Katar, milyarlarca doları İslamcıları, aşırıcıları desteklemek için harcadı. Esad’a karşı Suriye devrimi halkın devrimi olarak başladı ama bilinçli olarak radikalleştirildi. n BAE de muhaliflerin yanındaydı 2011’de... Öyleydik ve Suriyeli’lerin isteklerini desteklemeye devam ediyoruz ama önce siyasi çözüme ihtiyaç var. İkincisi de; Nusra ve benzer örgütlerin muhalif grupların büyük bölümünü oluşturmasından çok endişeliydik çünkü problem, ahlaki olarak zemindeki üstünlüğünü kaybetmektir. Eğer şimdi DAEŞ’li insanları görüyorsanız, bugün rejimi nasıl eleştirebilirsiniz? Her ikisi de birbirinden beter. Ve çok önceden uyardık. Yanıtın ne olduğunu biliyor musunuz? Sizin ülkenizden ve Katar’dan gelen yanıt, ‘bunlar sahadaki en iyi savaşçılar, önce savaşı kazanmamıza izin verin ve bunun için daha sonra endişeleniriz’ oldu. Davutoğlu döneminde, 201314 yıllarında. n Suriye’de sahada desteklediğiniz gruplar var mı? Hayır. Suriye savaşı radikalleştikçe, buradan çekilmeye ve daha çok siyasiinsani sürece konsantre olmaya başladık. İşlerin çok kötü gittiğini gördük, Nusra, cihatçılar ve diğerlerinin üzerine oynayanlar bahsi kaybetti ve açık ki bu bölgeye daha çok tehlike getirdi. Artık siyasi sürece ihtiyacımız var. nTürkiye’nin Katar ile Suriye’deki işbirliğini nasıl görüyorsunuz? Davutoğlu ile uzun süre önce yaptığım bir tartışmayı anımsıyorum. Dedim ki; “Sizce Türkiye, Suriye’deki siyasi pozisyonunda, manevra alanı kalmayacak kadar ilerlemedi mi?” O bana karşı çıktı. Ama geçmişe baktığımda, Türkler, Suriye muhalefetinde hep Müslüman BAE’nin Dış İlişkilerden Sorumlu Bakanı Cumhuriyet’e konuştu: ‘Türkiye’nin İslamcı siyasi partilere verdiği destekle ve Mısır’a karşı tutumuyla sorunumuz var’ İlkokuldaydık, anımsıyorum. Öğretmen. “Laiklik ne demektir” diye soruyordu. Biz de birbirimize bakıp “layık olmaktır” diyorduk. Öğretmen anlamadığımızı görüp anlatıyordu: Din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır, gibi açıklamalar. Biz gene birbirimizle bakışıyorduk. Haklıymışız. Laiklik anlaşılmazmış. Hâlâ anlaşılmadığına göre anlaşılmaz bir şeymiş. “Layık olmak” ise, gene haklıymışız, cuk oturuyor. İmamlar artık resmi nikâhı da kıyacakmış. İmam nikâhı denen uygulama bu denli yaygın olursa, şaşalım mı? Çocuk yuvaları için MEB (Milli Eğitim Bakanlığı demek oluyor), bir tarikat der neği ile anlaşma yapmış. Şaşalım mı? İlk laiklik karşıtı hareketler ortaya çıktı ğında ne olmuştu? “Yok canım, daha neler” diyenler vardı. “Ordu izin vermez, yapamazlar” diyen ler vardı. “Aydınlar ne yapıyor” diye kızanlar vardı. “Laikçiler toplumu anlamıyor” diyen liberallerimiz vardı. Sonra sonra laikliğin ağza alınışından korkulur oldu. “Canım, iki de bir bunlar söylenmez ki, bak böyle oy alınmıyor” diye susulması makbul oldu. Laik olamadık, anlaşıldı. Layık olduk diyelim mi? Böyle iyi mi ‘İADESİNİ İSTEDİKLERİMİZ İÇİN YANIT YOK’ oldu? “Bu toplum buna layık mı?” diye dövü nenlere soruyorum. Layık değilse bu toplum buralara nasıl geldi kardeşim? n Katar’a sunulan listedekilerden kaçı n BAE’nin bazı Gülencileri gönderdiği Doğru mu? Türkiye’de? doğru mu? Elbette değil. Darbe olayına çok şa Hiç fikrim yok ama Türkiye’de hak Krizin başında; burada yerleşik ol şırdık. Bunu zaman zaman gündeme kında hüküm bulunan bazı BAE vatan mayan, transfer geçiş yapan birilerini getirmek ve BAE’nin rol aldığını söyle daşları var. Sanırım 45 kişi var. Bazıla gönderdik. mek tamamen saçmalık. Biz, politika rı Müslüman Kardeşler bazıları daha da n BAE, darbe girişimi için 3 milyar do mız nedeniyle, dini, siyasi bir araç ola ötesi El Kaide, cihatçılara yakın olan lar vermiş. rak kullanarak muhafazakâr Müslüman Hizbul Umma Partisi üyesi. Tüm bu in ATATÜRK’ÜN ARAPÇAsanlar hakkında yasal hüküm var ve şu an onlar Türkiye’de. toplumların altını oyan birçok siyasi İslamcı grup tarafından hedef alındık. Saçmalık! BİYOGRAFİSİKardeşler’in şansını zorlu yordu. Bu doğru bir politika değildi. Suriye muhalefetini radikalleştirmediğimiz bir tutuma ulaşmalıydık. Başından itibaren siyasi süreçte ısrarcı olmalıydık. O‘ALSUTMANLUA AMA’ n Esad’ın koltuğu bırakması için zamana mı gerek var, yoksa kalabilir mi? KbMaiBy“MraBBuodnübiaargelAsgaisnikyryşodltoaıaüolmoanean’fmnrtguirssAüuEmranatiranntnadmykuafvr’aAoisKtüeaasübuktaiknfirsnar.ınirnrGekiibdtBusdüüçöetaihzAraelrerlşkagkAtüntgvdlekaaeönitabkibrytnğarerstiüıaimyenttihpcrnksüoidek,keüvuıerlgar’lkrmayküreöksrdtr’onvrüaıppiaaşiorefnngrAoey..id”siödkapBrArıaitantrğnaauranüipıiraıfyjMnlyşçiçıbapnnoııaatüaçlçeırltnAssoaa.,ı:lınOknoüybadomnfnicrarrllaaaeauzrnkrlwzıan. Pozisyonumuzu anlamanız gerek, bizim siyasi diyalog ile ilerlemeye ihtiyacı mız var. Birisinin gelip ‘Bu 13 madde üzerinde diyalog istiyorum’ demesi gerek. Katar’ın ‘Diyalog istiyorum ama bu 13 maddeyi tamamen reddediyorum’ dediği gibi değil. n BAE, İran ile en fazla ticaret yapan ülkeyken Katar ile işbirliğine neden karşı çıkıyorsunuz? Katar ile krizin ana nedeni İran HHH Şimdi buralara geldik mi? Buralar nereler? Düşman ceza hukuku uygulanıyor. İşte buralar. Ne miymiş “düşman ceza hukuku”? Alman ceza hukukçusu Günther Adolf tanımlamış. Yok öyle, suçlu bulunana kadar masum sayılmak. Sen, düşmansın, suçlusun. Egemenin izlenimi bu. Kanaati bu. Suçlusun. Öyle delil yokmuş, şahit yokmuş, bu hukukta yeri yok. Biz olmayanı uydururuz, bulunmayanı buluruz. Suçlusun, o kadar. Cezan da tehlikeli olma derecene göre verilir. Anlaşıldı mı acaba, düşman. Eğitim mi? Yok öyle evrim mevrim. Gâvur uydurmalarına paydos. Allah ne yarattıysa o. Çocuklara dinini öğreteceksin. Din iman. İtikat, ibadet. Gâvurun dilini de öğrenecek ki onları da hak dinine çevire. Bütün mektepleri imam hatip okulu Şu an mutabakat, Suriye’de kazananın Rusya olduğu. Astana sürecinin sonucunu, istikrar getirebilirse, olumlu görüyoruz. Ama daha geniş bir siyasi sürece ihtiyacımız var. Bu geniş siyasi süreç Esad’a bağlı; o kalacak mı? BAE bu konuda birkaç yıl önce bir dizi fikir sundu. Suriye’de, başkanın pozisyonunun artık önemli olmadığı, parlamenter sistem gibi. Esad’ın devam edebileceğini düşünmüyorum. Kalıcı bir çözümde böylesine büyük bir yıkımın büyük kısmından sorumluyken nasıl kalabilir ki? Ateşkes, istikrar sağlayacak her türlü girişimi memnuniyetle karşılarız ama Astana’da bizim temel sorunumuz; orada Arap bir unsur yok. nErdoğan’ın bölge turunun ardından Katar’da ne noktadayız? Türkiye çok çabuk Katar’ın pozisyonuna sempati duyduğunu açıkladı bu da Türkiye’nin bir arabuluculuk rolünü yok etti. ‘TARAF OLMA’ n Çünkü koşullardan biri Türk sınız? Konu zamanlama sorunu. Eğer 2014’te yürürlüğe konsaydı, kimse bununla ilgili endişelenmezdi. Ama kriz sırasında olması, Katar’ın, gerilimin tırmanmasından endişelendiğini gösteriyor. 3 yıl önce imzalanan bir anlaşmanın kriz sırasında uygulanması, zamanlaması, bizim farklı bakmamızı sağlıyor. Türkiye önemli bir ülke. Sanırım, tarafsız bir tutum alacak kadar akıllıdır ve Katar’a, siyasi sürece hazırlanmak için politikalarını gözden geçirmeyi tavsiye eder. ABD ile imzalanan muhtıra da olumlu. Emir aynı zamanda bizim 59 kişilik listemizin yeniden gözden geçirilmesi için kararname yayımladı. ‘TÜRKİYE İLE 2 SORUN’ n Türkiye’ye döndüğümüzde? Türkiye ile ilişkilerimizde iki şey önemli. Birincisi; bir çeşit siyasi İslamcılara birçok ülkede verilen destek ki bunun içerisinde benim siste değil. İran krizden faydalanmak isteyen taraf. BAE’nin her zaman İran ile ticareti büyüktü. İran’ın büyük yatırımları ise Katar’ın kuzey bölgesinde. Ki bu da Katar’ın temel geçim kaynağı. Bu boş bir argüman. ‘ÇIKARINA BAK’ n Türkiye’den Katar krizinde bundan sonra nasıl bir tutum almasını bekliyorsunuz? Türkiye önemli bir ülke ve söyleminin politikalarını yönetmesine izin vermemeli. Tüm taraflara olan dostluğu ve kendi gerçek çıkarları yol göstermeli. Türkiye, bu krize, ‘biraz zaman alacak bir kriz’ olarak bakmalı. Tüm taraflarla kanallarını açık tutması ve tüm taraflara, Katar dahil eşit mesafede durması önemli. n Türkiye ve Mısır arasında yakınlaşma görmeyi umuyor musunuz? Bu olmalı. Bence artık MısırTürk yakınlaşmasının zamanı geldi. Bunun için taraflar arasında uzun diyaloğa ihtiyaç var. Ama bizim açımızdan, bu ne kadar çabuk olursa bölge için o kadar iyidir. l ABU DABİ yapacaksın. Önce dinini öğrenecek, geri yanını sonra öğrenir. Sanat mekteplerine de bakacaksın. Oralarda ne oluyor? Öyle bale, opera falan gibi kültürümü ze yabancı şeylere uzak ol. Ebru var, hat sanatı var, hadi alaturka da olsun. Kemanı, piyanoyu da öğrensinler de çaldıkları bizim olsun. Osmanlıca, Arapça okuma yazma öğ reteceksin. Farsça da var da o biraz beklesin. İslam dünyasıyla birleşeceğiz. İslamın ilmi. İslamın hikmeti. Tarikatlar da sivil toplum kuruluşlarıdır. FETÖ, maazallah. Terör örgütüdür. Şimdilik muhalifleri o torbaya koyuyoruz. İktidarımızın başında da, içinde de F harfi bile yok. Aldandık, kandık, oldu bitti. Şimdi önümüze bakalım. HHH İlkokulda öğretmenimiz “Laiklik nedir” demişti de bilememiştik. “Layık olmaktır öğretmenim” demiştik. Laik olmayı hiç öğrenemedik. Layık olduğumuzu da yavaş yavaş öğreniyoruz... üssüydü, deniyor? Elbette bir açıdan. Ama bizim Türkiye’ye temel yaklaşımımız, tarafsız olmasıydı. Türkiye’nin bölgede birçok çıkarı var. Türkiye’nin taraf olmaması herkesin çıkarına. Söylemler, Türkiye’nin gerçek çıkarından daha önemli olmamalı. Türkiye’nin gerçek çıkarı siyasi olarak herkesle iyi ilişkilere sahip olmaktır. Ekonomik açıdan da Türkiye önemli bir ticaret ortağıdır. Bu kriz, Kuveyt’in arabuluculuğunun geliştirilmesiyle çözülmeli. Ama Katar tamamen inkâr pozisyonunu koruyor. Şu anda bulunduğumuz durum, Katar “Burada yanlış bir şey var, mimin altını oyan muhaliflere ev sahipliği yapmak da var. Bu benim için sorun. İkincisi de Mısır’a karşı söylem. Mısır’ı ve Suudi Arabistan’ı Arap dünyasının istikrarında temel unsur olarak görüyorum. Eğer biri Suudi Arabistan veya Mısır’ın altını oyarsa, bu benim dünyamın altını oyuyor demektir. Ben onun bir parçasıyım; küçük bir ülkeyim. Açıkça bizim Türkiye’nin İslamcı siyasi partilere verdiği destekle ve Mısır’a karşı tutumuyla sorunumuz var. n Bu siyasi partilerin isimlerini sayar mısınız? Müslüman Kardeşler, Libya’daki Çavuşoğlu ve Lavrov’dan Manila’da ‘Suriye zirvesi’ 50. Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) Dışişleri Bakanları toplantısı için Filipinler’in başkenti Manila’da bulunan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile açıklandı. Dışişleri Bakanı Mev lüt Çavuşoğlu, görüşmeye dair Twitter hesabından, “ASEAN DİB Toplantısı için bulunduğumuz #Manila’da Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Lavrov’la da bir araya lu ile Manila’da yüz yüze görüştükleri belirtildi. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Bakanlar Suriye’de çatışmasızlık bölgelerinin oluşturulmasını öngören anlaşmanın gerçekleştirilmesi, ateşkes rejiminin bunu çözmeliyim” diyene kadar de birçok grup, Suriye’deki birçok grup, vam edecektir. Dört Arap ülkesi olma birçok yerde... Türkiye ile ilişkileri bir araya geldi. İki bakanın, Suriye’de gelerek ikili bir görüşme pekiştirilmesi ve siyayaptık” mesajını paylaştı. si sürecin desteklenme yan bir şeyden kriz yaratmadı. ‘ZAMANLAMA SORUNU’ n Neden Türk üssünden rahatsız miz çok daha iyi olabilecekken, şu anda bizim çalışma düzenlememiz var. n O zaman Türk üssünün kapatılması gibi bir şart çözülebilir mi? gerilimi azaltma bölgelerinin kurulması ile bu ülkedeki çatışmaların sonlandırılmasını ele aldığı Rusya Dışişleri Bakanlığı resmi sayfasından yapılan açıklamada ise Lavrov’un Çavuşoğ si dahil olmak üzere Suriye’deki gelişmeleri ayrıntılı bir şekilde ele aldı.” l Haber Merkezi C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog