Bugünden 1930'a 5,499,166 adet makale



Katalog


«
»

DUNYA Sarkozy’ye soruşturma Fransa’da eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy hakkında Katar’ın 2022 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmak için dağıttığı rüşvetlerden aldığı iddiasıyla so ruşturma açıldı. Savcılar, bu çerçevede Doha’nın ener ji şirketi Veolia’dan hisse alması ve futbol kulübü Paris SaintGermain’i satın alması anlaşmalarını inceliyor. İstihbarat, Park’ı seçtirmiş Güney Kore istihbarat servisi, 2012’deki başkanlık seçimlerini iki yıl öncesinden itibaren manipüle ettiğini, solcu Moon JaeIn’ye karşı Park Geun Hye’yi seçtirdiğini itiraf etti. İstihbarat servisi, siber savaş birimlerinin 30 ekip oluşturduğunu, sosyal medyadan seçmen iradesini yönlendirdiğini belirtti. Park en yakın dostu bir tarikat liderinin kızına devlet işlerinin dizginlerini verdiği nin ortaya çıkmasıyla bu yıl azledildi ve Moon seçimle işbaşına geldi. Cumartesi 5 Ağustos 2017 dishab@cumhuriyet.com.tr EDİTÖR: BETÜL BERİŞE Tü‘Brkoimyebüazkearrigndoesun’APVIŞOUİDLSİSTİDİRNDADİALEYSNAI Sevgili suçlu, geri dön... Avrupa’da güvenlik güçleri en çok aranan suçluları teslim olmaya ikna etmek için değişik bir yöntem geliştirdi. Europol (Avrupa Polis Teşkilatı), arananlar listesinin tepesindeki suçlular için özel kartpostallar bastırdı. Bunlardan birinde “Sevgili Arthur, bilirsin en iyi patates kızartması Belçika’da ve senin de özlediğini biliyoruz. Hadi gel, keyfini sür... Senin için güzel sürprizlerimiz var” ifadeleri yer alıyor. Artur Nawrocki, 2014’te Brüksel’de uyuşturucu ticareti suçlaması ile mahkum edilmiş ancak kaçmıştı. “En çok arananlar” listesindeki Faruk Haçi için ise Fransız polisi, üzerinde Eyfel Kulesi’nin olduğu bir kart bastırdı, “Sevgili Faruk, bilirsin Fransa’da hayat güzel... Yakında geri gelmeni umuyoruz. Seni özlüyoruz” denildi. Haçi, 2009’da silahlı soygunlardan gıyabında 20 yıl hapse mahkum edilmişti. Europol’ün basın danışmanı, asıl amaçlarının “insanların dikkatini çekmek” olduğunu ve benzer bir kampanya sayesinde Hollandalı bir grubun, biri Britanyalı üç kişinin yakalanmasına yardımcı olduklarını söyledi. Europol’ün internet sitesinde kartpostalların yanında suçluların fotoğrafları da yer alıyor. Kongo’da ölüm kol geziyor Orta Afrika ülkesi Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin (Kongo DC) Kasai bölgesinde bir yıldır süregiden şiddet, 850 bini çocuk, 1.4 milyon kişinin yerinden olmasına yol açarken Birleşmiş Milletler (BM) son üç ayda çocuklar dahil yüzlerce kişinin öldürüldüğünü rapor etti. “62’si çocuk 250’den fazla kişinin öldürüldüğünü” duyuran BM insan hakları şefi Zeyd Ra’ad Hüseyin “hükümete etnik temizliğe dönüşmeden şiddeti durdurma, milis güçlerine de silah bırakma çağrısı yaptı. Elmas zengini bölgede bir yılda öldürülenlerin sayısının 5003 bin 300 arası olduğu iddiaları var. Kaçıp kurtulanların uzuvları kesilmiş, bedenlerinde derin yaralar açılmış haldeki fotoğraflarını dağıtan Hüseyin, tanıkların diri diri yakılan, başları kesilen insanlardan söz ettiğini aktardı. Kurbanların 150’sinin Bana Mura milisleri, 79’unun Kamwina Nsapu milisleri, 22’sinin hükümet güçleri tarafından öldürüldüğü söyleniyor. 1997’den beri ülkeye hâkim Kabila yönetimine isyan eden Kamwina Nsapu isimli kabile liderinin bir yıl önce öldürülmesiye başlayan şiddetin aynı zamanda kabileler arası etnik bir yönü de var. Tusk meydan okudu Polonya’da iktidardaki sağcı Hukuk ve Adalet Partisi’nin (PiS) yargı reformları nedeniyle VarşovaAB ilişkilerinin gergin olduğu bir dönemde AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, 2010’da Rusya’da düşen ve aralarında Polonya Cumhurbaşkanı Lech Kaczyski’nin de bulunduğu ve 96 kişinin hayatını kaybettiği uçak kazası ile ilgili soruşturmada ifade verdi. Kaczynski’nin ikiz kardeşi ve PiS lideri Jaroslaw Kaczynski, Rusya ile işbirliği yapmakla suçladığı, dönemin başbakanı Tusk’ın ifadesi öncesi AB Konsey Başkanı’nın “Korkması için nedeni olduğunu” savundu. Kaczynski, “Polonya yasalarına uyulması gerektiğini” ifade etti. Tusk’un yanıtı ise “Korkmak için hiçbir nedenim yok ve Kaczynski beni korkutmuyor” oldu. Avustralya polisi, Sydney’de Avustralya polisinin geçen hafta ortaya çıkardığı yolcu geçen cumartesi günü düzenlenen terörle mücade uçağına saldırı girişiminde, zanlılara patlayıcı malzemesini bir le operasyonunda yakalanan iki erkek kardeşin yolcu uçağına bomba IŞİD’linin Türkiye’den hava kargosuyla gönderdiği savunuldu lı saldırı girişimine yönelik soruş Dabi’ye gitti. Halid Hayat, girişimin turmasında Türkiye bağlantısının önlenmesi üzerine bombayı demon ortaya çıkarıldığını duyurdu. Bu te etti. Yeni emir bekleyen Hayat kar çerçevede Türkiye’de bulunan bir deşler, IŞİD’den kimyasal saldırı emri IŞİD liderinin gönderdiği patlayıcı gelmesiyle kalabalık bir yerde zehir larla 15 Temmuz’da Birleşik Arap li hidrojen sülfür gazını yayacak bir Emirlikleri’nin (BAE) ulusal hava bombayla ikinci bir saldırı planladı. yolu şirketi Etihad’a ait bir yolcu 26 Temmuz’da saldırı planlarıyla ilgi uçağına bombalı saldırı girişimin li istihbarat alan Avustralya polisi 29 de bulunduğu ve girişimin şans Temmuz’da gerçekleştirdiği operas eseri hayata geçmediği açıklandı. yonla dört kişiyi yakaladı. Polis, saldırı girişimini Avustralya topraklarında “şimdiye kadar geliş ‘13. defa önlendi’ tirilen en komplike komplolardan had Havayolları’nın Sydney’den Abu Phelan, “Grubun planladığı tüm biri” olarak nitelendiriyor. Dabi’ye yapacağı tarifeli seferle bir ba saldırıları tamamen önlemiş durumda Dçaiğnetar skıanradkeoşyinm u şlar vulun içinde sokulması planlandı. Ha yız” dedi. Operasyon sonrası tutuklayat kardeşler kıyma makinesi içine sak nan Hayat kardeşlerin ömür boyu haladıkları bombayı başka bir kardeşleri pis cezasıyla yargılanması bekleniyor. Federal Emniyet Müdür Yardımcı nin bavuluna haber vermeden yerleş Gözaltına alınan diğer iki kişiden bi sı Michael Phelan’ın dünkü açıklama tirdi. Ancak checkin sırasında bavu ri serbest bırakılırken birinin sorgu larına göre; Halid Hayat (49) ve Mah lun çok ağır olmasından dolayı uçağa su devam ediyor. Adalet Bakanı Micha mud Hayat (32) adlı kardeşler bir IŞİD alınmaması üzerine bavulda bomba ol el Keenan ülkesine yönelik saldırı gi lideri tarafından Türkiye’den kargoyla duğunu bilen Halid Hayat, bavulu ala rişimlerinin 13. defa önlendiğini belir Avustralya’ya gönderilen patlayıcı par rak geri götürdü. Saldırı girişiminden terek polisi tebrik etti. Operasyonların çalarını kullanarak bir bomba hazırla habersiz olan ve adı bilinmeyen kar ardından Avustralya havalimanların dı. Bu bombanın, 15 Temmuz’da Eti deş ise 412 yolculu Ethiad uçağıyla Abu daki güvenlik sıkılaştırıldı. NUSRA’DAN TAHLİYE ARASI ÇATIŞMA Lübnan’ın Suriye sınırındaki Arsel’den Hizbullah’ın zafer kazanmasının ardından varılan uzlaşıyla tahliye edilen Nusra militanları, aileleri ve Suriyeli sığınmacılar, ilk etapta Suriye’nin orta bölgesindeki Hama’ya ulaştı. Tahliye operasyonu tamamlanırken Hama’da toplanan 8 bin kişi tekrar otobüslere binerek yola çıktı. Özellikle silahlı militanların Nusra’nın kontrolündeki İdlib vilayetine geçmesi öngörülüyordu. Ancak hemen ardından Hama’da Rusya destekli ateşkes anlaşmasını bozan Nusra ve bağlantılı grupların Suriye ordusuna karşı büyük bir saldırı başlattığı haberi geldi. Tel Bizam Tepesi ve Ma’an Kalesi çevresi şiddetli çatışmalara sahne oldu. 3 bin Ezidi kadın hâlâ esir IŞİD’in Irak’ta Şengal (Sincar) bölgesini ele geçirip Ezidileri katletmesi, kaçırması ve esir almasının üçüncü yıldönümü sebebiyle önceki gün Birleşmiş Milletler (BM), Kürtçe ve İngilizce bir açıklama yaptı. BM Suriye Soruşturma Komisyonu’nun açıklamasında “Ezidi soykırımının tanınması ve hâlâ IŞİD’in elindeki 3 bin ci varında Ezidi kadının kurtarılması” çağrısı yapıldı. Binlerce Ezidi erkeğin de kayıp durumda olduğu belirtildi. BM Irak Misyonu (UNAMI) da Ezidilere barınak sağlayan Kürt yönetimi ve halkına “asil fedakârlıklarından ötürü derin şükran sunduğunu” açıkladı. Öte yandan, Musul’un kurtarılmasının ardından Irak’taki varlığı bir kaç küçük bölgeyle sınırlanan IŞİD’in vahşet haberleri sürüyor. Ramadi’de toplu mezar Anbar eyaletinin Aralık 2015’te kurtarılan Ramadi kentinde yine toplu mezar bulunurken IŞİD tarafından başlarından vurularak infaz edilmiş 40 kişinin kemiklerine ulaşıldı. Mueller’den jüri hamlesi ABD’de başkanlık seçimlerine Rusya’nın kendisi lehine müdahale ettiği iddiaları Başkan Donald Trump üzerindeki baskıyı artırıyor. İddialarla ilgili başlatılan, eski FBI başkanı, özel savcı Robert Mueller’in liderliğindeki soruşturmada çalışmalarına geçen haftalarda başlayan “büyük jürinin” devreye girdiği açıklandı. Trump’ın oğlu Donald Trump Jr.’ın Rus yetkililerle yaptığı toplantıyla ilgili olarak büyük jüriye davet edileceği de iddialar arasında. veriyor. Trump Rusya’nın seçimlere müdahalesi iddiaları ile ilgili soruşturmayı “cadı avı” olarak nitelendiriyor. Bu arada Kremlin’den, Trump’ın Twitter hesabından yaptığı açıklamada, ülkesinin Rusya ile ilişkilerin “Tüm zamanların en düşük seviyesinde olduğunu” belirterek Kongre’nin Rusya’ya getirdiği yaptırımlara atfen “Bunun için Kongre’ye teşekkür edebilirsiniz” demesine “Trump ile aynı fikirdeyiz” yanıtı geldi. ‘Celp gönderildi’ Wall Street Journal gazetesinin haberine göre Trump’ın en büyük oğlu Donald Trump Jr ile Kremlin ile bağlantılı olduğu savunulan avukat Natalia Veselnitskaya arasında geçen yıl yapılan görüşmeyle ilgili daha fazla bilgi ve belge temin etmek için celp gönderildi. Mueller’in bu hamlesinin soruşturmanın aylarca sürebileceğine ve özel savcının daha agresif bir tutum takındığına işaret ettiği belirtiliyor. ABD sistemine göre, büyük jüriler yargılama yapıp, zanlıların suçlu olup olmadığına karar veremiyor ancak bir soruşturma kapsamında toplanan delilleri inceleyerek ve tanıkları dinleyerek, eldeki bulguların yargılama sürecini başlatmaya yeterli olup olmadığına karar TARTIŞMA YARATAN DÖNÜŞ... Rusya’nın seçimlere Trump lehine karıştığı iddialarının gölgesinde Demokrat ve Cumhuriyetçi Partililer arasındaki çekişme artarken Batı Virginia eyaletinin Demokrat Valisi Jim Justice’in Cumhuriyetçi Parti’ye transferi şaşkınlıkla karşılandı. Demokrat Parti yetkilileri Justice’in kendilerini bilgilendirmediğini belirtti. Demokrat Valiler Birliği’nden Justice’in bir Rus kömür şirketi ile anlaşmasından dolayı milyonlarca dolar kurumlar vergisi borcu olduğu ve bu borcun valiliği döneminde daha da arttığı iddiası yükseldi. VENEZÜELLA’DA KURUCU MECLİS GÖREVE BAŞLADI Ekonomik ve siyasi krizin pençesindeki Venezüella’da, muhalefetin boykot edip hile karıştığını öne sürdüğü seçimin ardından Kurucu Meclis (KM) dün işbaşı yaptı. Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun eşlik ettiği 500 küsur KM üyesi, sağcı muhalefetin çoğunluğu oluşturduğu meclisin de toplandığı binada bir araya geldi. Vatikan’ın gerilimi tırmandırdığını söyleyip ertelenmesini istemesine karşın yemin törenini Katolik bir rahip kutsadı. KM Başkanlığına eski Dışişleri Bakanı Delcy Rodriguez seçildi. Öncesinde muhaliflere yakın Başsavcılık, KM’nin toplanmasına mahkemeden yasak istedi. Vatikan, Maduro’dan güvenlik güçlerine muhalif gösterilerinde orantısız şiddet kullanmama emri vermesini talep etti. Papa, diyalog çağrısı ve arabuluculuk önerisini yineledi. Yeniden ev hapsi Maduro yönetimi ise geçen hafta ev hapsinden alıp cezaevine gönderdiği iki muhalefet liderinden Antonio Ledezma’yı yeniden ev hapsine çıkarıp gerilimi azaltma adımı attı. nilgun@cumhuriyet.com.tr 13 2030 vizyonu Evrimin “out”, cihatın “in” olduğu Türkiye’de, “müftü nikâhı”, sigara içen kadınların “edepsizliği” ve adı konmamış şeriat uygulamaları gündem yaratırken, Suudi Arabistan’da çiçeği burnunda yeni veliahtın “2030 vizyonu” konuşuluyor. Dünyanın en kapalı ve koyu şeriat ülkesi olarak tanıdığımız Suudi Arabistan’da, adının kısaltılmış harfleriyle anılan “MBS” Muhammed bin Selman “seküler” olarak tanımlanabilecek plan ve projelerle gündeme geliyor. Bunlardan en sonuncusu, “Suudi Arabistan’dan dev Kızıldeniz turizm atılımı” başlığıyla bütün dünyada haber oldu. Kısaca kimilerinin “bikini açılımı” olarak da tanımladığı bu yeni proje uyarınca, Suudi Arabistan’ın kuzeybatı Kızıldeniz kıyısı önümüzdeki yıllarda “turizme” açılacak. Mercan kayalıkları, uyuyan volkanlar ve UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan antik harabelerin bulunduğu bölgeye 5 yıldızlı oteller dikilecek. Bu “kurtarılmış bölgede” haremlikselamlık, kadınerkek, giyimkuşam ve yemeiçme kısıtlamaları olmayacak. Suudi Arabistan’a halen kimsenin turist olarak elini kolunu sallaya sallaya girip çıkamadığı düşünülecek olursa, ekonomiye yılda 4 milyar dolar katkı yapması umulan bu devrimci “açılımın” ne anlam taşıdığı anlaşılır. “Bikini açılımı” hayata geçirildiğinde, turistler Suudi Arabistan’a hiç vize almaksızın seyahat edebilecekler. MBS etkisi Bunlar hep haziranda bir saray darbesiyle sabık veliaht Muhammed bin Nayif’i alaşağı eden MBS’nin başının altından çıkan şeyler... Ancak “2030 vizyonu” salt turizm planlarıyla sınırlı değil. Büyük ve yeni ihtirasları olan veliahtın gözetimiyle misal “eğlenceden sorumlu bir yetkili kurul” da kurulmuş. Suudi Arabistan’daki her eğlence faaliyetinden sorumlu olan bu kurul, 2017 başından bu yana düzenlediği klasik müzik, rock konserleri; araba yarışlarıyla öne çıkıyor. “Sinema”nın “haram” sayılarak yasaklandığı ülkede kurul, ayrıca sinema salonları açmayı tartışıyor. Kültür ve sanat alanındaki gelişmeler, sadece “sinema hayalleriyle” bitmiyor. Riyad ve Cidde de “resim” ve evet yanlış anlamadınız “heykel” sergileyen pek çok modern sanat galerisi açılmış durumda. Haziran da Repubblica gazetesinde yer alan Riyad’da bir resim sergisi açılışında konuşan bir Arap ressam örneğin “Yalnız bir yıl önce asla böyle bir şey düşünülemezdi” diyerek şöyle devam ediyordu: “Böyle bir açılışta kadınlıerkekli bulunmamız olanaksızdı. İçeriye her an dalabilecek olan din polisi ‘muttava’, herkesi dağıtırdı. Artık pek ortada görünmüyorlar ve biz normal şekilde yaşayabiliyoruz.” Suudi Arabistan’da bir şeylerin değiştiği, on gün önce sosyal medyada mini eteğiyle olay yaratan bir kadının hiçbir ceza almamasıyla fark edilmişti. Saçları açık, mendil gibi bir etekle yolda yürürken YouTube’a poz veren kadın klasik refleksle önce “müstehcenlik”ten gözaltına alınmış, ama jet hızıyla ceza verilmeksizin serbest bırakılmıştı. Bu şaşırtıcı gelişme de gene “MBS etkisi” ile açıklanmıştı... Biz Udönüş yaparken Gelmiş geçmiş en genç taht vârisi olan 31 yaşındaki MBS, gelecek 13 yılda ülkeyi baştan kodlamak istiyor. Genç kral adayının “eğlence” olayına bunca sardırmasının nedeni, laf ola değil. Dünyanın en sıkıcı ve boğucu ülkesi Suudi Arabistan’da eğlence olanağı bulamayan “teba”, bu amaçla dışarıya her yıl 22 milyar dolar akıtıyor. Veliaht Prens bu parayı kısmen de olsa ülkeye geri çekmek istiyor. “2030 vizyonu”nu harekete geçiren en temel dürtü ekonomik. Petrol gelirlerinin düşmesi nedeniyle, çok büyük bir ekonomik krizle karşı karşıya olan “rejim”, gereğinde her şeyi yeniden düşünmek zorunda. Ekonomik saikler yanında “kadın” ve “gençlik” de değişimin lokomotifi. Suudi Arabistan nüfusunun yüzde 60’ını 30 yaş altı gençler oluşturuyor... Daha iyi eğitim olanaklarına kavuşan gençler ve kadınlar; sosyal medyada en son “mini etekli kız” örneğinde gördüğümüz gibi şaşırtan ve çok ilgi çeken kampanyalarla gündeme geliyorlar. “Direksiyon kampanyaları” ile konuşulan kadınlar, en son olarak sosyal medyada başlarındaki erkek velilere bayrak açan “Kendi velim benim!/I am my own guardian” inisiyatifi ile mücadelelerini sürdürüyorlar. “2030 vizyonu”nun arkasında böyle ilginç dip dalgalar var. Bizler yüz yıllık kazanımlarımızı sıfırlayan Udönüşlerle geri savruladuralım; Suudi Arabistan gibi bir ülke dahi yobazlığın ve bağnazlığın örtüsünü, utangaçça da olsa, aralamaya çalışıyor. Boşa dememişler: Herkes gider Mersin’e, biz gideriz tersine. Madeni su bastı Rusya’nın elmas de vi Alrosa’nın Sibirya’nın doğusundaki Mirnıy kentinde işlettiği bir madeni su bastı. Olay sırasında 142 işçinin çalıştığı madenden 133 işçi tahliye edilirken 9’undan haber alınamadığı, arama çalışmalarının sürdüğü açıklandı. Bir kraterdeki 120 Olimpik havuza denk gelen 300 bin metre küp su, madene girdi. C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog