Bugünden 1930'a 5,498,322 adet makale



Katalog


«
»

Cumartesi 5 Ağustos 2017 EDİTÖR: SERKAN OZAN TASARIM: SERPİL ÜNAY yok,İnidcdeilaemvaerHİDEDMAEDLKRİİALEKNIYİNPAODEMKRAEDDAE Cumhuriyet iddianamesini hazırlayan savcı Yasemin Baba’nın ByLock kullan dığı iddiasıyla tutuklattırdığı muha sebe çalışanımız Emre İper hakkın da hazırlanan iddianamenin detay ları ortaya çıktı. Savcı Baba, İper’in telefonunda inceleme yapmaksı zın, ByLock kullanıcısı olduğunu id dia etti. İper’in MİT TIR’ları haberi nin ardından Erdoğan’ın ‘bedel ödet me’ yaklaşımına karşı yazarlarımı zın ve çalışanların imzalarının bu lunduğu ‘Sorumlu be nim’ metninde imza sının bulunmasını de lil kabul eden savcı Ba ba, dosyasındaki boşlu CANAN COŞKUN ğu İper’in Twitter paylaşımlarıyla doldurmaya çabaladı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılı ğı Basın Suçları Soruşturma Büro su savcılarından Yasemin Baba, id dianamede İper’in ‘silahlı terör ör gütüne üye olma’ suçlamasıyla 15 yıldan 22.5 yıla kadar hapsini ta lep etti. Savcı Baba, iddianamesi ne delil olarak, İstanbul 27. Ağır Ce za Mahkemesi’nde yargılaması sü ren Cumhuriyetçilerin dosyasındaki HTS raporunu, MİT ve Mali Suçlar la Mücadele Şube Müdürlüğü’nün hazırladığı ByLock raporlarını, Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu’ndan alınan HTS kayıtlarını, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dai re Başkanlığı (KOM) raporu, Terör le Mücadele Şube Müdürlüğü’nün (TEM) dijital delillere ilişkin incele me raporu ve İper’in Twitter payla şımlarını koydu. 4 aydır sürüncemede Savcı Baba, İper hakkındaki soruşturmayı 17 yazar ve yöneticimizin yargılandığı Cumhuriyet ana dava dosyasından ayırdığını belirterek, başka bir soruşturma numarası üzerinden soruşturma işlemlerine başlandığını iddia etti. Savcı Baba, bunun ardından İper’in tutuklu olması sebebiyle dosyayı sürüncemede bırakmamak adına dosyayı tek 121 gündür tutuklu bulunan muhasebe servisi çalışanımız İper hakkında iddianame hazırlayan savcı, telefonunda inceleme yaptırmadığı İper’in ByLock kullanıcısı olduğu iddiasını, Emniyet’in raporuna dayandırdı YİNE TWEET’E SARILDI MANŞETİ DELİL YAPTI Savcı Baba, delil üretme çabasıyla İper’in Twitter paylaşımlarını da dosyaya ekledi. İper’in 6 Mayıs 2016 tarihli dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaşadığı gerginlik sonucunda istifa etmesi ve siyasiler ve yazarlar tarafından ‘Pelikan darbesi’, ‘Saray darbesi’ olarak nitelenen bu olayla ilgili ‘darbe’ kelimesini içeren tweet’ini delilden saydı. Baba, mayıs ayında paylaşılan tweet’in ‘15 Temmuz darbe girişiminden kısa süre önce yazıldığını’ öne sürerek, ‘darbe’ ifadesinin büyük harflerle yazılmasının da dikkat çekici olduğunu savundu. Emre İper Savcı Yasemin Baba, dosyadaki boşluğu doldurma çabasıyla son hamle olarak, İper’in isminin Mayıs 2015’te yayımlanan MİT TIR’ları haberinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Haberi yapan bedelini ağır ödeyecek’ yaklaşımı nedeniyle gazetemizin 2 Haziran 2015 nüshasında çok sayıda yazar ve yöneticimizin imzasının bulunduğu ‘Sorumlu benim’ metninin altında imzasının bulunmasını suç olarak yorumlamaya çalıştı. Öte yandan bu iddianame de Cumhuriyet ana soruşturma iddianamesinde olduğu gibi ilk olarak Sabah gazetesine servis edildi. rar ayırdığını ifade etti. Oysa savcı Baba, Cumhuriyet iddianamesinin 4 Nisan’da Sabah gazetesine servis edilmesinin ardından 5 Nisan’da gazetemizin ulaştırma servisi çalışanı Yavuz Yakışkan, bir gün sonra da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016’da başlattığı bir soruşturma kapsamında Emre İper’i gözaltına aldırmıştı. Dosyanın sürüncemede kalmasını istemeyen savcı Baba, 1 yıl önce başlatılan bu soruşturma kapsamında gözaltına aldırana dek İper’i ifadeye de çağırmamıştı. Üstelik, İper’in Cumhuriyet ana dosyasının iddianamesinde ismini ByLock kullanıcısı olarak görmesi nedeniyle savcılığa sunulmak üzere hazırlanan telefonun yedeklemesi de Baba’nın dosyasında yer alıyordu. Ancak Baba’nın iddianamesi bu yedeklemeye ilişkin 4 ay boyunca hiçbir işlem yapılmadığını ortaya koydu. Gizlilik hassasiyeti Savcı Baba, telefon incelemesi yerine İper’in telefon baz bilgilerinin yer aldığı HTS raporundan yola çıkarak, Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu’ndan ‘ByLock programı için kiralanan sunuculara hangi gün ve saatte erişim sağladığına ilişkin’ rapor istedi. Raporda İper’in ‘söz konusu sunucuya ilk defa 26 Ağustos 2014’te bağlantı yaptığı, takip eden tarihlerde aynı IP numarası ile toplamda 204 bağlantı kaydının görüldüğü ve son bağlantının 13 Eylül 2014’te yapıldığı’ öne sürüldü. İddianamede bu rapordan yola çıkarak KOM Daire Başkanlığı’nın analiz raporu hazırladığını belirten savcı Baba, rapora ek olarak darbe girişimi sonrası hakkında işlem yapılan kişilerle irtibat sayısı ve tarihiyle ilgili listeyi içeren CD gönderildiğini, ancak ‘soruşturmaların devam etmesi ve taraf sıfatının süreç içerisinde değişebilecek olması sebebiyle’ kapalı zarf içerisinde gönderildiğini belirtti. Savcı Baba, bunu soruşturmaların gizliliğini ihlal etmemek adına yaptığını öne sürdü. Sorular hâlâ yanıtsız Oysa dosyaya sunulan adli bilişim uzmanı Koray Peksayar’ın İper’in telefonunun yedeklemesine ilişkin raporunda ise, ByLock adlı yazılımın kurulduğuna ya da kurulup kaldırıldığına dair ize rastlanmadığı kaydedildi. Savcılığın erişimin sağlandığı ilk gün olarak kabul ettiği 26 Ağustos 2014’ten sonra ‘takip eden tarihlerde’ de ByLock sunucusuyla bağlantı kurulduğu iddiasına karşılık Peksayar, raporunda, 26 Ağustos 2014’ün programın kurulma tarihi mi mesajlaşma tarihi mi olduğu bilgisinin eksik olduğunu kaydetmişti. Savcı Baba, iddianamesinde buna yanıt vermediği gibi, ByLock kullandığını iddia ettiği İper’in mesaj içeriklerinin de tespit edilemediğini belirtti. Öte yandan Peksayar, raporunda, soruşturmada suç tarihi olarak belirtilen 26 Ağustos’u kapsayan 24 Ağustos 201429 Ağustos 2014 tarihleri arasında telefonda hiçbir dosyaya erişim yapılmadığını ve hiçbir dosya oluşturulmadığını tespit etti. IMEI geçerli değil Baba, iddianamesinde İper’in kullandığı telefona ait olduğunu öne sürdüğü 14 haneli bir IMEI numarasına yer verdi. Söz konusu IMEI numarası ile ilgili, adli bilişim uzmanı Peksayar, raporunda “Bu numaranın IMEI numarası olabilmesi için 15 haneden oluşması gereklidir. Bu numara 14 hane olup, 1 hanesi eksiktir” demişti. HAKARET İDDİASI Gazeteci Polat ifade verdi Evrensel Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, Cumhurbaşkanı’na hakaretten ifade verdi. Polat, gazeteci Craig Shaw’un “The Black Sea” sitesinde 26 Mayıs 2017 tarihinde yayımlanan ve “Malta Files, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ailesi ile Sıtkı Ayan ve Azeri iş adamı Mübariz Mansimov arasındaki milyon dolarlık petrol tankeri ortaklığını ortaya çıkarıyor” ifadelerine yer verilen “Erdoğan Ailesinin Gizli Offshore Anlaşması” başlıklı haberini, 28 Mayıs 2017 tarihli köşe yazısında aynen yayımlamış ve “Erdoğan ailesiyle ilgili bu iddialara muhatapları ne diyor?” diye sormuştu. Polat’ın yazısı mahkeme kararı ile internet sitesinden kaldırılmıştı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın avukatının şikâyeti üzerine, Polat hakkında soruşturma açıldı. Polat dün sabah Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasıyla ifade verdi. İfadesinde, “Craig Shaw’un haberinde herhangi bir hakaret ifadesi bulunmadığını, kendi yazısının başlığındaki sorunun da hakaret içermediğini” belirten Polat, “Dünyanın başka ülkelerinde yayımlanabilen Türkiye ile ilgili bir haberin, Türkiye’de yayımlanamamasını halkın haber alma hakkı açısından kabul edilebilir bulmadığım için köşemde yer verdim. Soru sormayı bıraktığınız zaman, gazeteciliği de bırakmış oluyorsunuz. Sorumun arkasındayım” dedi. Polat’ın avukatı Mustafa Söğütlü de, müvekkilinin yazısında hakaret bulunmadığını ve yazının, basın ve ifade özgürlüğü açısından Anayasa ile uluslararası sözleşmelerin koruması altında bulunduğunu belirtti. l İSTANBUL / Cumhuriyet Mücadeleye devam edeceğiz Türkiye Yayıncılar Birliği İkinci Başkanı Fahri Aral ve Yayıncılar Birliği üyesi yayınevleri gazetemize destek ziyaretinde bulundu. Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Orhan Erinç’in karşıladığı yayınevi heyetinden Fahri Aral, “Gazeteyle ilgili süreç bitmedi, devam ediyor. Bizlerde bu sürece yayıncılar olarak destek veriyoruz. Özellikle Turhan Günay biz yayıncıların üzerinde birleştiği değerli bir isimdir. Tahliye olanlar için seviniyoruz, tutuklular için de her zaman desteği esirgemeyip mücadeleye devam edeceğiz” dedi. Ziyarete, İstos Yayın’dan Seçkin Erdi, İletişim Yayınevi’nden Erkan Akpınar, Ayrıntı Yayınları’ndan Burhan Sönmez ve Ruhan Bilkay, Tekin Yayınevi’nden Selnur Aysever, Yayıncılar Telif Hakları ve Lisanslama Meslek Birliği’nden (YAYBİR) Hakan Tanıttıran, Alef Yayınev’den Sinan Kılıç, Pencere Yayınları’ndan Muzaffer Erdoğdu, Kor Kitap’tan Onur Öztürk, Sel Yayıncılık’tan İrfan Sancı, Yordam Kitap’tan Hayri Erdoğan ve Günnur Aksakal, Günışığı Kitaplığı’ndan Mine Soysal, Nota Bene Yayınları’ndan Mehmet Emre Battal, Evrensel Basın Yayın Genel Yayın Yönetmeni Cavit Nacitarhan, Detay Yayınları’ndan Sedat Demir ve Baran Güzel katıldı. Ayrıca Türkiye Yazarlar Sendikası üyeleri de gazetemize destek ziyaretinde bulundu. Gazeteci Erdoğan Alayumat’ın tutukluluğuna itiraz edildi IŞID’cilerle aynı nezarette Gaziantep’in İslahiye ilçesinde 13 Temmuz’da gözaltına alınan ve Hatay’a sevk edilen dihaber muhabiri Erdoğan Alayumat, 4 gün gözaltında tutulduktan sonra “Devletin gizli kalması gereken sırlarını ifşa etmek” iddiasıyla tutuklandı. Avukat Suphi Zarif, Hatay 2. Sulh Ceza Hâkimliği’ne başvurarak Alayumat’ın tutukluluğuna itiraz etti. Zarif, itiraz dilekçesinde şu ifadeleri kullandı: “Alayumat’ın hazırladığı haberler nedeniyle casuslukla suçlanması, aslında gazetecilik mesleğinin casuslukla suçlanmasıdır. Bu suçlama akıl dışıdır. Suçlamaya konu bilgisayar ve diğer ekipmanların imajları tarafımıza verilmemiştir. Dolayısıyla aleyhte verileri kabul etmiyoruz. Alayumat 14 gün boyunca gözaltında IŞİD şüphelileri ile aynı hücre de tutulmuştur. İfadesi bu şekilde yormak ve korkutmak suretiyle alınmıştır. Yasak sorgu yöntemidir. Erdoğan Alayumat’ın sabit ikametgâh sahibi olması, kaçma şüphesinin bulunmaması, delillerin toplanmış olması, suç vasfının değişme ihtimalinin bulunması dikkate alınarak tutuksuz yargılanmasını talep ediyoruz.” l Yurt Haberleri haber 11 ULUSLARARASI ÇAĞRI: Fransız gazeteciyi bırakın Uluslararası basın örgütle ri Türkiye’de tutukla nan Fransız gazete ci Loup Bureau’nun serbest bırakılması nı istedi. Duvar’da yer alan habere göre Sınır Tanımayan Gazeteci Loup Bureau ler ve Avrupa Gaze teciler Federasyonu’nun aralarında ol duğu çok sayıda grup, 27 yaşındaki ga zetecinin acilen serbest bırakılma çağ rısı için bir araya geldi. Gazeteci örgüt leri, Bureau’nun özgürlüğü için Fran sız hükümetinden elinden gelen çabayı sarf etmesini de talep etti. Bureau’nun Şırnak’ta tutuklanmasının ardından Fransız Dışişleri Bakanlığı gazetecinin durumunu yakından takip ettiklerini açıklamıştı. Fransız gazeteciye konso losluk erişimi sağlamak için çalışmala rın sürdüğü aktarılmıştı. 26 Haziran’da Irak üzerinden Türkiye’ye giriş yaparken Habur Sınır Kapısı’nda gözaltına alınan Fransız ga zeteci Bureau, YPG ile ilgili haberleri ne deniyle “terör örgütüne yardım ve ya taklık” suçlamasıyla karşı karşıya. l Haber Merkezi ÇAVUŞOĞLU’NDAN ÇİN’E: O haberleri kaldıracağız Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, Çinli mevkidaşı Vang Yi ile ortak basın toplantısında, Türk medyasındaki Çin karşıtı haberleri ortadan kaldırma sözü verdiği belirtildi. “Çin’in güvenliğini kendi güvenliğimiz gibi görüyoruz. Gerek bölgemizde gerek Türkiye’de Çin’e yönelik hiçbir olumsuz faaliyete kesinlikle izin vermiyoruz” diyen Çavuşoğlu, AFP ve Reuters ajanslarına göre “Çin’i hedef alan haberleri silmek için önlem alacaklarını” da söyledi. Ayrıca Çinli kaynakların, Çavuşoğlu’nun Uygur Türklerinin ayrılıkçı örgütü Doğu Türkistan İslami Hareketi’ni terör örgütü listesine almayı taahhüt ettiğini söylemesi dikkat çekti. Bunun üzerine Dünya Uygur Kurultayı Sözcüsü Dilxat Raxit, Deutsche Welle Türkçe’ye “Türk Dışişleri Bakanı’nın açıklamaları bizi şaşırttı ve endişelendirdi. Çin’in amacı ekonomik baskı yoluyla Uygurların siyasi haklarını kısıtlamak. Ancak Türk halkının yanımızda durmaya devam edeceği konusunda umudumuz sürüyor” dedi. l Dış Haberler YORUM ÜYESİ GÖZALTINDA Spor yapmak suç mu oldu? Okmeydanı’nda bir spor salonuna yapılan baskında gözaltına alınan Grup Yorum üyesi Helin Bölek’in annesi kızının serbest bırakılmasını istedi. Kızı hakkında herhangi bir yakalama kararı olmadığını söyleyen anne Aygül Bilgi, “Müzik yapıyorlardı onu engellediler. Şimdi de spor salonunda gözaltına alınıyorlar. Spor yapmak suç mu” diye sordu. Okmeydanı’nda hafta başında Berkin Abatay Spor Salonu’na yapılan operasyonda gözaltına alınan Helin Bölek’in annesi kızının gözaltına alınma gerekçesinin bildirilmediğini söyledi. Cumhuriyet’e konuşan Aygül Bilgi, “Kızım spor yaparken salona gidiliyor ve arama kararını gösteriyorlar. Kızım yapılanın hukuksuz olduğunu söyleyince ‘Savcı içeride kim varsa onları da getirin’ dedi yanıtını alıyor. Peki, halktan kimse olsa ne olacaktı diye sorduğunda ‘Onları da alacaktık. Suçları yoksa zaten bırakılır’ deniliyor” diye sordu. Kızına emniyette bir gün su verilmediğini öne süren anne Bilgi, “Avukatlara aileden birileri de su ve şeker getirebilir deniyor. Ancak oraya gittiğimizde alınamayacağını söylediler. O gün emniyette susuz kaldı. Önceden konsere gitmeyin diyorlardı şimdi sporda yapmayın diyorlar. Spor yapmakta mı suç oldu? Haksız yere gözaltına alınan çocuklarımızın bırakılmasını istiyoruz” diye konuştu. l İSTANBUL / Cumhuriyet C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog