Bugünden 1930'a 5,498,966 adet makale



Katalog


«
»

Perşembe 31 Ağustos 2017 2 haber EDİTÖR: MÜNEVVER OSKAY / ELİF TOKBAY TASARIM: ŞÜKRAN İŞCAN 1500 yıllık manastırda RES manzarası Hatay’ın Samandağ ilçesinde bulunan 1500 yıllık Saint Simeon Manastırı ve Arap Alevilerinin kutsal kabul ettiği El Arabi ziyaretgâhı rüzgâr enerjsi santralı (RES) türbinlerinin inşaatları nedeniyle tahrip ediliyor. Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi Hatay İl Başkanlığı, Saint Simeon Manastırı’nda yaptığı açıklamayla durumu protesto etti. Açıklamada, “Hasankeyf’i dinamitleyenler, baraj suları altında bırakmaya çalışanlar, Sur’u yıkanlar kimlerse şimdi bu toplumun inançsal değe ri El Arabi’ye ye, tarihi Saint Simeon Manastırı’da gözünü dikmiş durumda. Özellikle göçmen kuşların sefer yollarını seçiyorlar. O yollardaki hava akımlarını yok ediyorlar. Güvenilir ve temiz enerji adı altında güzel şehrimiz Antakya’nın en önemli değeri inanç turizmi ve tarihi kültürel yapılarına saldırı başlamıştır” denildi. UNESCO adayıydı “Saint Simeon Manastırı ve El Arabi ziyareti RES türbinleri işgali altında” denilen açıklamada şu bilgiler verildi: “1. derece turizm SİT alanı ve kesin korunma altında olan Saint Simeon Manastırı’nın içini, bitişiğini ve çok yakın çevresini kırıp, çukur açmış, beton dökmüş, çatı, kulübe, türbin vb. ucubeler dikmiştir. Saint Simeon Manastırı tahrip olmuştur. Saint Simeon UNESCO dünya mirası geçici listesindeyken, kültürel yapının bütünlüğünün bozulması nedeniyle bu türbinler kaldığı müddetçe manastırımız dünya mirası kalıcı listesine hiç giremeyecektir” denildi. l Yurt Haberler Saint Simeon Manastırı, UNESCO geçici listesinde. Akyaka ‘sakin’lik arıyor Yeşili, mavisi ve sessizliğiyle ünlü belde sakinleri eski günlerini özlüyor Gökova’nın koynunda, sırtını Sakartepe’ye yaslamış, Ağa Han mimarlık ödülü sahibi Nail Çakırhan evleriyle tanınan Ak yaka, eski “sakin” günlerini arıyor. Yeşili, mavisi ve ses sizliği nedeniyle yıllar dır buraya dinlenme ye, huzur bulmaya ge len turistler, yöreden elini ayağını çoktan YUSUF ÖZKAN çekmiş. Yerlerini ise, sadece tüketmek isteyenler almış. Kaz ve ördeklerin özgürce do laştıkları Kadın Azmağı kıyılarında, fahiş fiyat uygulayan “beach club lar”, kafeler yer alıyor. Öyle ki, için de sadece 4 küçük köftenin yer al dığı yarım ekmek, 14 liradan satılı yor. Çeyrek ekmek isteyenler ise da ha şanssız. İçinde sadece 2 köftecik bulunuyor. Yıllardır müdavimlerinin azmağı özgürce izlediği ahşap köprü de, güvenlik gerekçesiyle tel örgü lerle kapatılmış. Tel örgüler üzerin de asma kilitler dikkat çekiyor. İsyan ettirdi Hızlı değişim, Akyaka’da yıllardır sürdürülebilir turizm için uğraşanları da isyan ettiriyor. Bunlardan biri, Nail Çakırhan’ın, İlhan Selçuk’un, Oktay Akbal’ın, Halet Çambel’in ve daha nice değerin yanı başındaki isim, işadamı ve turizmci Hamdi Yücel Gürsoy. Gürsoy, Akyaka’nın kimliğinden hızla uzaklaştığını vurgulayarak, beldede yaşayanlara “Akyaka’ya sahip çıkma” çağrısı yapıyor. Geçen günlerde limana kadar eşiyle yaptığı yürüyüşte gördüklerine inanamadığını, şu sözlerle anlatıyor: “Akşam plaj kumlarının üzerine işletmeler sandalyelerini, masalarını koymuş. Baktım bir masada gençler ayçekirdeği çitliyor, kabuklarını yerlere atıyor. Gittim hemen yanlarına, uyardım. ‘Amca bunlar doğadan geldi, doğaya gidiyorlar’ karşılığını verdiler. Hemen ileride bir gürültüyle irkildik. Dondurmacıymış, çana vuruyormuş. Az ötesinde tuvaletlerin kokusundan durulmuyor. Limanda da nereden geldikleri bilinmeyen onlarca tur teknesinden çığırtkanlık yapı Müdavimlerinin Kadın Azmağı’nı özgürce izlediği ahşap köprü, güvenlik gerekçesiyle tel örgülerle kapatıldı. Tellere asılı kilitler dikkat çekiyor. Plajlar gürültülü, fiyatlar el yakıyor. lıyor. Çok değil, birkaç yıl öncesine kadar böyle bir manzara yoktu. Akyaka hızla elden gidiyor. Bu sadece benim değil, burada yaşayan, ‘değişimden’ rahatsız olan herkesin sorunu. İlgililere sesimizi duyurmalıyız. Herkes elini taşın altına koymalı.” Muğla’nın Ula ilçesine bağlı Akyaka, 2011 yılında “sakin şehir” (cittaslow) ağına kabul edildi. l AKYAKA / AKBÜK ‘İNSANLAR KAÇMAKTA HAKLI’ Akyaka’dan ayrılıp Milas’a doğru yol aldığınızda sizi cennet köşesi Akbük karşılıyor. Ancak çarpık turizm anlayışı, cenneti cehenneme çevirmeyi başarmış. Önce aracınızla koya girmek isterseniz, otopark ücreti saat farkı olmaksızın 10 lira. Zar zor yer bulduktan sonra, tüm sahili kaplayan şezlonglara doğru yöneliyoruz. Hepsi numaralandırılmış. Denize geçmek için küçücük aralıklar bırakılmış. Çift halinde kiralanıyorlar ve tanesi 10 lira. Yani tek şezlong kiralayamamak bir yana, çiftine 20 lira ödemek zorundasınız. Paralı plaj yok... Orada bulunan yerli bir turist çift, yakınmamıza eşlik ediyor. “Herkes bu tatilde Yunan adalarına akın olduğunu konuşuyor. Biz de birçok kez gittik. İnsanlar kaçmakta haklı. Orada paralı tek bir plaj bile yok. İnsanlar bedavaya araçlarını koyup bedavaya tertemiz denizlere giriyorlar. Bizim şu rezilliğimize bak.” Biraz sonra iliştiğimiz bir kafede, gazetelere göz gezdiriyoruz. Sadece Yunanistan’ın Sakız Adası’na geçenlerin şimdiden 7 bin kişiyi bulduğu, Kos, Rodos, Midilli adalarının da Türklerle dolup taştığı yazıyor. Acı acı gülümsüyoruz... rFeisntiokreeeedvilelceerki Antalya’nın Finike ilçesin de 150 yıllık geçmi şe sahip ve çoğu kul lanılmayan 33 ev, res torasyon çalışmala rının ardından turiz me kazandırılacak. Cumhuriyet’in ilanıy la 1923 yılında beledi ye statüsüne kavuşan Finike’de, çoğu kulla Atatürk sevgisi binaların dış cephelerinde... nılmayan, 10’u tescilli 33 ev, es jenin yok olmaya başlayan tari ki kimliğine yeniden kavuşturu hi eserlerin geleceğe kazandırıllacak. Antalya Valiliği öncülü ması amacı taşıdığını söyledi. ğünde gerçekleştirilecek proje Karabayram, “Yapılar geçmiş nin yapım işini Finike Belediye teki depremler nedeniyle ciddi si üstlenecek. Tarihi evlerin bi sıkıntılar yaşamış. Çatı örtüsüne rinde de Atatürk sevgisi işlendi. kadar yenilenecek. Yapılar terk 1 Ekim 1938 tarihinde yapılan edilmiş durumda” diye konuştu. evin duvarlarında, Atatürk ve İs Finike Belediye Başkanı AKP’li met İnönü’nün kabartmaları yer Osman Kaan Sarıoğlu ise, bu evalıyor. Antalya Rölöve ve Anıtlar lerde mübadeleden önce RumlaMüdürü Cemil Karabayram, pro rın da yaşadığını söyledi. l DHA 31 Ağustos’ta: Korku ve çaresizlik zinciri kırılırken 95 YIL ÖNCE DÖKÜLEN KANLARLA KAZANILAN ASKERİ ZAFER SONUNDA KURULAN BU CUMHURİYET TOPRAKLARINDA: Adım adım, korkunun ve çaresizliğin hâkim olduğu tam bir “Baskı ve Korku İmparatorluğu” kurdular! Önce, teşebbüs bile edilmiş olmayan bir “Darbe” suçlamasıyla, tüm toplumu baskı altına aldılar... Şimdi FETÖ diye Terör Örgütü ilan ettikleri Cemaatle birlikte, Birinci Silivri Trajedisi’nde, sahte delillerle, gizli yalancı tanıklarla hukuku ve adaleti katlettiler, insanları paldır küldür hapsettiler, bütün üniversiteleri, medyayı, sivil ve asker bürokrasiyi korkuttular, sindirdiler... Sonra hırsızlık, arsızlık, rüşvet ve yolsuzluk suçlamalarıyla birbirlerine düştüler... İttifakın FETÖ kanadı, ordu içindeki yuvalanmış hücreleriyle, AKP’nin “Allah’ın lütfu” diye nitelediği bir “Askeri Darbe” girişiminde bulundu... İttifakın öteki kanadı AKP, asker ve sivil bürokrasi içinde örgütlenmesine destek verdiği ve darbe teşebbüsünde bulunabilecek güce eriştirdiği bu eski müttefikinin “Darbe Girişimini” bahane ederek, kendi “Sivil Darbesini” yaptı... Bu arada komşularda ve Türkiye’de din adına veya etnisite adına terör yapan illegal örgütlerin güçlenmesine göz yumulmuştu. Adalet mekanizması ise, “Tutuklama kararı veren Sulh Ceza Hâkimlikleri”, “Gizli tanık”, “Gizli bilirkişi”, “Sanığa tebliğ edilmeyen suç”, “Terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt propagandası yapmak suçu” gibi icatlarla iyice yozlaştırıldı... “Yetmez ama ‘Evet’ ” 12 Eylül 2010 ve “Mühürsüz” 16 Nisan 2017 Halkoylamalarıyla, Anayasa Mahkemesi, Yüksek Seçim Kurulu ve Hâkimler Savcılar Kurulu, siyasetin, daha doğrusu tek bir kişinin, emrine verildi... Meclis devre dışı bırakıldı... Toplumun bütün kesimleri iyice baskı altına alındı, korkutuldu ve sindirildi: Çantalarda bile “Hırsız” yazan pankart taşımak suç oldu... İktidarı eleştiren her türlü gösteri, hapis tehdidiyle karşı karşıya bırakıldı... Sosyal medya özel olarak denetlenmeye başlandı; lise öğrencileri attıkları tvitlerden dolayı evlerinden gözaltına alındı... Stadyumlarda herkesin oturduğu yer saptandı, tezahürat yapanlar “Terör Örgütü” suçlaması kapsamına alındı... Tarafsız olarak seçilen ama sonradan AKP Genel Başkanı olan Cumhurbaşkanı’nı eleştirmek, tarafsız Cumhurbaşkanını koruyan ceza maddesiyle hakaret kapsamında değerlendirilerek, olanaksız hale getirildi... Milletvekilleri, Belediye Başkanları hapsedildi... Bu arada ilan edilen OHAL KHK’leri ve “İkinci Silivri Trajedisi” uygulamaları sonucunda, siyasal nedenlerle hapsedilenlerin sayısı kırk bini, işten atılanların sayısı yüz elli bini buldu. Türkiye Cumhuriyeti’nin bittiği, Parlamenter Demokrasinin sonlandırıldığı, “Atı alanın Üsküdar’ı geçtiği”, yeni bir devletin kurulduğu, iktidar çevrelerinde dile getirilmeye başlandı. HHH Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran 30 Ağustos Zaferi’nin 95’inci yılında, Türkiye Cumhuriyeti’ne yeniden sahip çıkma zorunluluğunun oluştuğu bugün, fazla söze hacet yok; Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi: “Adaletin yok edildiği, korku, endişe ve çaresizlik duygusunun toplumu teslim aldığı bir süreçte milyonlar adalet için yürüdü. Adalet yürüyüşü, korku zincirini kırdı. Cesaret ve umudu ateşledi.” İŞTE ADALET KURULTAYI, YAKILAN BU “CESARET VE UMUT ATEŞİNİN” DEVAMIDIR... KÖKÜ 19 MAYIS’LARDA, 23 NİSAN’LARDA, 30 AĞUSTOS’LARDA VE 29 EKİM’LERDE YATAR! DİREN UMUT... DİREN CESARET... DİREN ADALET... DİREN CUMHURİYET... DİREN DEMOKRASİ! Körfez ülkelerinde yarıştırılıyorlar Daire fiyatına tazı Şanlıurfa’da Abbas Öztürk, babasından kalma tazı yetiştirme merakına hobi olarak başladı. Öztürk, tazıların Körfez ülkelerinde yarıştırıldığını ve değerli olduğunu öğrenince evinde baraka yaptı. Öztürk, yetiştirdiği tazıları, 5 yıldan bu yana Dubai’nin yanı sıra Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkelerine satıyor. Öztürk, “İyi bir tazı yavrusu aldım. Şimdi bu tazıma 200 bin lira fiyat biçtiler. ‘Beyaz Şimşek’ adını verdiğim tazım çok hızlı” dedi. l DHA C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog