Bugünden 1930'a 5,500,335 adet makale



Katalog


«
»

Pazartesi 28 Ağustos 2017 EDİTÖR: ALPER İZBUL TASARIM: EMİNE BİLGET ‘Din istismarı yoksa AKP de yoktur’ Adalet Kurultayı’nda ‘İnançta Adalet’ oturumunda konuşan isimler, Diyanet’in yapısını eleştirirken, laiklik ilkesinin din özgürlüğü için önemine vurgu yaptı İKLİM ÖNGEL Kurultayın öğleden sonraki bölümünde, KHK ile ihraç edilen Cihangir İslam’ın yönetiminde “İnançta Adalet” paneli düzenledi. Panelde söz alan konuşmacılar, şu görüşleri dile getirdiler: n İhsan Eliaçık (Antikapitalist Müslümanlar platformunun kurucusu): 15 senedir İslama ve dine hizmet ettiğini iddia eden bir hükümet var. Bu iktidar, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiç görülmedik şekilde din istismarı yapıyor. İktidardakiler, ranttan, ihaleden başlarını kaldırıp da gençlik nereye gidiyor diye bakmıyor. Bir yerde adalet varsa din vardır, adalet yoksa din de yıkılmıştır. Devlet adamının namaz kılması, oruç tutması, başını örtmesi, müftü nikâhı kıyması, müfredattan evrim teorisini çıkarması değil, 4 şeyi yapmasını bekleriz: İftira atmayacaksın, öldürmeyeceksin, tecavüzde bulunmayacaksın, çalmayacaksın. Bir devlet adamı ceketiyle gelip ceketiyle gitmelidir, miras bırakmamalıdır, tıpkı Hz. Peygamber gibi, tıpkı Mustafa Kemal gibi. Sizler iktidara talipseniz, onlardan daha iyi dini biliyor olmanız gerekir. Eğer inanıyorsanız, onlardan Allah’ın dinini almanız ve onlara bırakmamanız gerekir, eğer İnanmıyorsanız dini onlardan daha iyi biliyor olmanız gerekir aksi halde bu harami saltanatını yıkamazsınız. Adaleti herkes için isteyelim. Müslümansanız Ermeni için, Türkseniz Kürt için, Aleviyseniz Sünni için, öteki için adalet isteyin, Allah sizinle beraber yürüyecektir.” n Murtaza Demir (2 Temmuz Vakfı Başkanı): Din istismarı yoksa AKP de yoktur. Diyanet İşleri Başkanlığı kesinlikle kapatılmalıdır. Savcılık sınavını birincilikle kazanan bir yakınım, mülakatlarda sorulan sorular nedeniyle savcı olamamıştır. Mülakatlarda oruç tutulup tutulmadığı, namaz kılınıp kılınmadığı sorulmaktadır. Aleviler eline silah almayacak, mezhep boğazlaşmasının tarafı olmayacaktır. Kılıçdaroğlu’ndan Eliaçık’a alkış Panelin sonunda panelistler bir kez daha söz aldı. Eliaçık’ın ikinci konuşmasının sonunda “Herkesi çağıracağız, kimseyi dışlamayacağız, böylece kamu herkese ait olmuş olur, devlet 80 milyonun devleti olur. Ateistlerle, agnostiklerle, bizim gibi düşünmeyenlerle bir araya gelebilmeli, adalet ortak paydasında birleşebilmeli ve bu ülkeyi yeniden kurabilmeliyiz. CHP’li, HDP’li, PKK’li, ateist, agnostik değilim ama bunlarla beraber işin ucundan tutmaya ve adaleti bu ülkede ayağa dikmek için elimizi her şeyin altına sokmaya hazırız” ifadelerini kullandı. Bu sözler Kılıçdaroğlu tarafından da alkışlandı. n Fatma Bostan Ünsal (AKP kurucusu/insan hakları aktivisti): İslam’da hürlük çok önemlidir. Abdullah Gül, doğru olmadığı bir yasa önüne geldiği zaman hür insan davranışı gösterememiş, bir kanunu veto etme davranışı gösterememiştir. Anayasa Mahkemesi’nin bugünkü üyeleri, hür insan davranışı gösterememiş ve OHAL KHK’leriyle önlerine gelen başvuruyu görüşememiştir. Yüzbinlerce insan işlerinden atılmakta, yeniden işe girmekte zorlanmaktadır. İnsanlar sivil ölüme mahkum edilmektedir. n Pakrat Eskutyan (Agos gazetesi yazarı): Din ve adalet, yan yana hiç düşünemediğim kavramlar. Adalet yapısı gereği kapsayıcıdır. Dinler ise bizatihi bölücüdür, ayrıştırıcı, kutuplaştırıcıdır. Kendilerinden olma yanları münafık, küffar, zındık olarak tanımlamaktadır. Semavi dinleri kurduğumuzda takıyyeyi beraber yaptık. Kurduğumuz dine inananları yanımıza, inanmayanları karşımıza aldık. Siyaset, dini manipüle eden bir araçtır. Dinden adalet beklemeyelim ama dindarlara adaleti nasıl götüreceğimizi konuşalım. Takipçisi olduğum Marksist ideoloji, dinler için ‘toplumun afyonu’ demiştir. Marksizmin iktidar kurduğu ilk ortamda, daha önce sayısız örnekten farklı davranmadı ve inananlara zulüm üretti. Bunun altında eziliyorum. “Cemevi ibadethane midir” diye Diyanet’ten görüş istemek kadar büyük bir aymazlık olamaz. Ermeniler patriklerini seçmek istediğinde buna engeller koymak, aynı aymazlığın ürünüdür. l ÇANAKKALE ‘Tek çözüm laiklik’ n Tayfun Atay (Cumhuriyet gazetesi yazarı): Diyanet İşleri’nin Türkiye’de karşılaştırmalı din incelemeleri gibi bir motivasyonla hareket ediyor olması gerekir. İslam, Alevilik, semavi dinler, bunların mezhepleri üzerinde konuşmanın ötesinde totemizm konusunun da Diyanet’in bünyesinde ele alınabilmesi gerekir. Diyanet Türkiye’nin resmi din kurumu. Laik bir devletten söz edeceksek Diyanet’in bu ülkede bir inanca, bir tek mensubu olana bile eşit ve tarafsız bakabilmesi gerekir. İnançta adalette tek çözüm laikliktir. Çoğul toplum laikliğidir. Laiklikten başka, farklı inançların içinde yer aldığı bir toplumda inançta adaleti sağlamanın yolu yok. Farklı dinler arasında da devletin kendisini tüm bu gruplara eşit ve tarafsız şekilde sunmasının yolu, devleti yönetenler bir inança sahip olabilirler ama yönetirken belli bir inanca yakınlığın dışında kalabilmeyi tüm inançlara eşit mesafede olmayı başarabilmeliler. Başaramadıkları noktada bir cemaat, devletin içine kadar girip bir inanç doğultusunda devlete hâkim olacak noktaya gelir. Siyaseten dine oynayarak üretilen dinbazlık politikası en büyük zararı dinin kendisine veriyor. O yüzden dinin insanlar nezdinde değerinin konubilmesi için laikliğe ihtiyaç var. ‘Beklemeyin, gelin alın’ Kılıçdaroğlu, gençlerin ve kadınların siyasete daha fazla ilgi göstermesini istedi TTeuzrcaann’a’dyaannıt: ‘Adalet sözümüz onları sarhoş ediyor’ CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın sosyal medyadan paylaştığı, Adalet Kurultayı’nda içki içildiğine ilişkin görüntüleri, Gezi eylemleri sırasında camide içki tartışmalarına benzeterek, “Aynı dil ve üslupla aynı iftiralarla Adalet Kurultayı’nı karalama içindeler. Biz adaleti konuştukça, bu kadar güçlü bir Adalet Kurultayı yaptıkça onlar sarhoş oluyor. Bizim adalet sözümüz onları sarhoş ediyor demek. Varlığı iddia edilen, bizim görmediğimiz bu tür görüntülerin kesin olduğu konusunda kanaat sahibi ise o zaman şu şüphe kuvvetli bir şüphe haline geliyor, demek birileri planlı olarak bir şeyleri buraya soktular. Şehitlerin mekânında kimse içki içemez, buna da müsaade etmeyiz” dedi. Tezcan, Adil Öksüz ile ilgili iddiası üzerine isim benzerliği olan kişinin hakkında suç duyurusunda bulunmasını da değerlendirerek, “Vatandaş beni niye şikâyet edecek, gitsin savcıyı şikâyet etsin. Çünkü FETÖ’cü Adil Öksüz ile uçak yolculuğunu ilişkilendiren ben değilim, savcı” dedi. Tezcan, Başbakan Binali Yıldırım ile MHP lideri Devlet Bahçeli arasındaki Kuzey Irak referandumu tartışmasını ise “Kuzey Irak’ta bağımsız ayrı devlet kurma referandumu toprak bütünlüğünün ihlalidir, Irak’ın toprak bütünlüğü bölge açısından, Türkiye açısından önemlidir. Türkiye dış politikasında içeride şahin görülüp dışarıda durumu idare etme politikası izlemiştir. Referandum döneminde birlikte hareket ettiği MHP ile arasındaki bu itilaf iktidarın ikircikli tutumundan kaynaklıdır” dedi. İKLİM ÖNGEL CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kurultayın ikinci gününde 57. Alay için düzenlenen saygı yürüyüşünün ardından kadın ve gençlerin kaldığı çadırları ziyaret etti. Kılıçdaroğlu, kadınları ve gençleri siyasete davet etti. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Bu parti dünyanın en eski ve en köklü partilerinden birisiyse, bunun nedeni gençliğin bu partiye sürekli ilgi göstermesidir. Kuşaktan kuşağa demokrasiyi, bağımsızlığı, özgürlüğü, medya özgürlüğünü benimsemesindendir. Gençlerin ve kadınların daha fazla siyasete ilgi göstermelerini istiyorum. ‘Kenara çekilseler de bize alan yaratsalar’ diye beklemeyin. Alanı siz yaratacaksınız. Birileri size altın tabak için de siyaseti ikram emez. Siyaseti siz kendiniz alacaksınız ve kazanacaksınız. Odalarınızda oturursanız bu iş olmaz.” ‘Yüzde 49’u genişleteceğiz’ Dün ayrıca Gençlik Kolları Genel Başkanı Emre Yılmaz koordinasyonunda “Başka Bir Avrupa Mümkün” başlığıyla bir çalıştay gerçekleştirildi. İngiltere İşçi Partisi Gençlik Kolları Başkanı Caroline Hill, Belçika Sosyalist Partisi Gençlik Kolları Genel Başkanı Kasper Vanpoucke ve İtalya Sosyalist Partisi MYK üyesi Elisa Gamberdella’nın katılımıyla düzenlenen etkinlikte konuşan Yılmaz, “Referandum sürecinde Türkiye’de iki kampanya vardı. Biri, tek bir adamın kampanyası, diğeri ise kolektif bir kampanya. Yüzde 49’u genişleteceğiz. İngiltere İşçi Partisi’nin Momentum isimli grubundan ilham alarak yüzde 49’u büyütmeliyiz. Corbyn, son seçimlerde kişisel karizmasıyla beraber gençliği sandığa ve İşçi Partisi’ne yöneltti. Türkiye’de çok şey değişti, değişmeyen tek şey Erdoğan’ın koltuğunu koruması ve kendisini tek adam olarak ilan etmesi. Bu memleketin yürekli, onurlu, cesur insanları var. 1923 ruhunu 1968’e, 1978’e ve Gezi gençliğine taşıyan bir ruhu temsil ediyoruz. Gençlik siyaseti gerçek bulmadığından dolayı katılmıyor. Tükiye’de gençliğin yüzde 50’sinin bu memlekete dair umudu var. Bu ülkenin ‘Kahrolsun İstidbat Yaşasın Hürriyet’ sloganını defalarca haykıran gençleri var. Yarin yanağından gayri her yerde her şeyde hep beraber diyenlerin kazanabilmesini umuyoruz” ifadesini kullandı. ‘En güvenilir parti CHP’ Vanpoucke, “Erdoğan rejimi, Atatürk değerlerinin, Kemalizmin ve laikliğin Türkiye için ne kadar önemli olduğunu bir kere daha gösterdi. Türk kadınlarına, Belçikalı kadınların kazandığından 10 yıl önce oy kullanabilme hakkı tanınmıştı. Adalet Yürüyüşü’nde 1 milyondan fazla insanın yürümesi Avrupalıların büyük ilgi göstermesine neden oldu. Türkiye’de olan gelişmeleri kaygıyla takip ediyoruz, bu aynı zamanda Türkiye vatandaşlarının Avrupa’ya entegre olma olasılığını da kapatıyor. AB ile Türkiye arasındaki ilişkileri düzeltebilmek için güçlü bir CHP’ye ihtiyacımız var, çünkü AB ülkeleri için CHP Türkiye’deki en güvenilir siyasi parti” ifadesini kullandı. Hill ise Corbyn’in seçim kampanyasından örnekler verdiği konuşmasında, “Bu seçimlerde radikal bir manifesto önerdik. Sosyal medyayı etkili olarak kullandık, 10 milyonu aşkın insana ulaştık” diye konuştu. l ÇANAKKALE haber 5 CHP lideri Kılıçdaroğlu yürüyüşün ardından 57. Alay Şehitliği’ne üzerinde ‘Adalet’ yazılı çelenk bıraktı. 57. Alay kardeşliği 102 yıl öncesine, yine bu topraklara dönelim. 57. Alay’ın sabah içtiması nın alındığı Kanlısırt’ta bir hareket lilik var. 628 asker cepheye çıkma dan son hazırlıklarını yapıyor. Kimi silahını temizliyor, kimi baba ocağına mektup yazıyor, kimi de yağlı kırık buğday çorbasıyla şeker siz kuru üzüm ho şafını kaşıklıyor... Karargâhta ise 19. Tümen Ko mutanı Musta fa Kemal’in se si yankılanıyor: AKırzifılyalın “Kaymakam (Osmanlı’daki yarbay) bu yürüyü şün dönüşü yok, size taaruzu değil ölmeyi emre diyorum, Biz ölünceye kadar ge çecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve kumandanlar gelebilir.” Ardından Manastırlı Hüseyin Avni’nin gür sesi: “İstikamet Conk bayırı, koşar adım marş marş..” Sonrasında o 6.5 kilometre nasıl bitiyor, anlaşılmıyor bile. Yanlarında Mustafa Kemal ve süvarileri de var. Conkbayırı’na vardıklarında ina nılmaz bir kalabalıkla karşılaşıyor lar. 15 bin ile 20 bin arası İngiliz ve Anzak tepelere yürüyor. İşte tam o sırada bir şarapnel parçası isabet ediyor Mustafa Kemal’e; sendeli yor, ancak göğüs cebindeki köstek li saat genç Miralay’ın hayatını de ğil, Türkiye’nin geleceğini kurtarıyor belki de. Ve artık 58. Alay için şehit ol ma vakti. Binlerce İngiliz’in üzeri ne 10’arlı takımlarla gidiyor gence cik Alay. Mitralyöz ateşine göğüs ler siper ediliyor, 50,100, 200, 300, 400’üncü kayıp verildiğinde 19. Tü men, yetişiyor, Yarbay Avni ve arka daşlarının bedenleriyle açtıkları ge dikten sahile inen Mehmetçik, Ça nakkale Kara Savaşları’nın ilk zaferi ne imza atıyor. Gayrısız herkes ölüyor o gün 57. Alay’dan. Mustafa Kemal biraz ön ce hücum emri verdiği Hüseyin Avni’nin delik deşik edilen naaşının yanına geliyor: “Artık rütbesi Mi ralaydır (Albay), şehidimizi defne din..” diyor. İşte dün sabaha karşı CHP lideri ve ‘adalet’ sevdalıları, 102 yıl önce ki gibi 6.5 kilometrelik 57. Alay par kurundaydı. Adalet Kurultayı’nın ya pıldığı Kocadere’de tıpkı yüz küsur yıl önceki gibi gün ışımadan kalkıl dı, buğday çorbaları ve hoşaflar içil di, yola çıkıldı. Adalet yürüyüşün den idmanlılar, Çanakkale Savaşla rı’ndaki gibi koşarak aştı tepeleri. En önde Kemal Bey vardı. Kimi zaman Yasemin Cankurtaran, ki mi zaman Akif Hamzaçebi, Mahmut Tanal, Özgür Özel, Aykurt Nuhoğ lu öne geliyor, yorulan soluklanıyor, 57. Alay’ın kahramanları anılıyordu. Tepeye ulaştıklarında 628 aske rin yattığı anıta çiçek bırakılırken, bir yurttaşın ikram ettiği tayın Ke mal Bey’in gözlerini yaşartacaktı. Sonra tek tek isimleri okudu CHP lideri: Diyarbakır, Burdur, Van, Ha lep, Manastır, Trabzon, Kars, Ezi ne, Çanakkale, Bigalı şehitleri yan yana yatarken görüp “Ülkemiz bu mozaiğin üzerine kuruldu, bu ta banın üzerinde kalacak, bu kar deşliği bozmak isteyenlere karşı buradayız” dedi. CHP’nin yol hari tası belliydi ilk seçimler öncesi: 57. Alay Kardeşliği. Yürüyüş dönüşü panel ve çalış taylara geçildi. “Ekonomide adalet ve kadın” çalıştayına CHP lideri Kı lıçdaroğlu konuk olarak katılacak, “Kadına şiddet ve taciz” konusun da masaya yatırılan Türkiye gerçe ğinin parti programının öncelikli ko nusu olmasını isteyecekti. Ardından CHP’li vekil ve yöneticilerin yöneti mindeki çalıştaylarda, ‘Türkiye ger çeği’ tartışıldı, günün sonunda ortak görüş ise: “Adaletin, AKP sayesinde ülkeyi terk ettiği” yönündeydi... C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog