Bugünden 1930'a 5,500,335 adet makale



Katalog


«
»

Pazar 20 Ağustos 2017 10 haber EDİTÖR: SERKAN OZAN TASARIM: SERPİL ÜNAY Haklar yerle bir Mizaha sığının, kurtarıcıdır Öfff be!.. Ben bu asık suratlı, ciddi olmaya çalıştıkça sıkıcı olan siyasetten bıktım, usandım. Eğer siz de bencileyin, şu tatil aylarında “yazı müdürü yedeklemesi” kontenjanından haftada yedi gün Yazıişleri masasında oturmak zorunda kalsaydınız, günde üç rekat Yazıişleri toplantısı yapsaydınız siz de “Yandım Allah” der bıkar, usanırdınız. Yazıişleri masasında oturuyorsanız isteseniz de istemeseniz de, ilgilenseniz de ilgilenmeseniz de önünüzden haberler akar durur. Tekirdağ’da motosiklet kazasından Şırnak kırsalında çatışmaya, bu yılın fındık fiyatlarından Bodrum’da 50 liraya satılan lahmacuna, emekli maaşlarının bayramdan önce ödeneceği müjdesinden enflasyonun da, işsizliğin de çift rakamlı oranlardan aşağı inmemekte inat ettiklerine varıncaya kadar akar da akar. Tabii hepsinden önce siyaset esnafının bitip tükenmez açıklamaları, demeçleri, AKP’de olup bitenlerden, Akşener cephesinde olup biteceklere kadar siyaset deresi hep coşkun akar ve olan Yazıişleri masasında, Haber Merkezi’nde ağustos sıcağında çile dolduran gazeteci tayfasına olur... Okurlara yansımaz (Cumhuriyet ciddi gazetedir ya) ama o masalardaki mavralara, geyik muhabbetlerine, mizahın incesinden kalınına, çınlayan kahkahalara tanık olaydınız keyiflenirdiniz. Başlıkta dedim a, mizah kurtarıcıdır. Sığınırız. Sık sık... HHH Gözünüzden kaçmamıştır. Dış politikada da büyük uzman, diplomasi dilinin inceliklerine vakıf AKP Reisi önceki gün dünya lideri olmanın sorumluluğunu üstlendi ve Federal Almanya’da yaklaşan parlamento seçimlerine el koydu: Almanya’daki tüm vatandaşlarıma sesleniyorum. Bunlara sakın ola oy vermeyin hataya düşüp. Sosyal Demokratlar (SPD), Hıristiyan Demokratlar (CDU – CSU), Yeşiller... Sakın. Türkiye düşmanı olmayan partilere oy verin. Görünen o ki parlamentoya girebilecek seçmen desteğine sahip dördüncü partiyi unuttu: Die Linke, Sol Parti. Eksiği ben tamamlayayım. Sol Parti de ötekiler gibidir. Yani ona da oy verilmemeli. Geriye seçimlere katılan iki parti kaldı. Biri Republikaner (REP). Adlarının Türkçesi “Cumhuriyetçiler” ama kuruldukları 1983 yılından bugüne “Almanya Almanlarındır, yabancılar dışarı” diye böğürüyorlar ve Hitler hayranlıklarını hiç gizlemediler. Öteki AfD (Almanya için Alternatif). Yabancı düşmanlığı ve faşizan çizgilerinde Republikaner’le yarışıyorlar. Şimdilik burun farkıyla öne de geçtiler... Yani... Eyyy AKP Reis’inin öğüdüne uyup oy kullanacak Türkiye kökenli çifte vatandaş seçmenler! Sözüm sizedir: Oylarınızı ya AfD’ye ya Die Republikaner’e vermeniz gerek. Nedeni açık: Reisiniz oy vermeyeceğiniz partileri saydı, geriye bunlar kaldı. HHH Reis’i konuşunca onun Başbakanı durur mu? O da önceki gün ince bir diplomasi diliyle konuştu: Almanya, “bütün Avrupa Birliği benden sorulur” havasında, birlik adına racon kesiyor. Bu doğru değil. Şimdi bu zarif üsluba Başbakan Angela Merkel ya da Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel nasıl cevap verebilirler? Sanırım şöyle: Yok be koçum, rocan macon kesmiyoruz ağnadın mı? Bize kelek yapmaya devam ederseniz icabı halinde mangırları keseriz. Hani haberin olsun be anacım yani... HHH Bitmedi. AKP Reis’i önceki gün cuma namazı çıkışında gazetecilerle ayaküstü sohbet etti. Yeni doğan torunu üstüne sorular sordular ve Reis lafı gediğine koydu: Benim milletimin sayısının yükselmesi lazım. Darısı sizin de başınıza. Bilmiyorum gerekli adımları attınız mı? Atın artık. Anneeeee... Reis yatak odamıza da giriyor ve bu iş mizahı aştı... N’apsak, nereye sığınsak? 357 mahpusun durumu çok ağır İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Cezaevi Komisyonu üyeleri hapishanelerdeki hak ihlallerine, hasta tutukluların sağlık durumuna ve F tipi hapishanelerdeki tecrit koşullarına dikkat çekmek amacıyla dün 282. kez Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. 1025 hasta tutuklunun cezaevinde olduğuna dikkat çekilen eylemde bu hafta hasta tutuklu Abdullah Kalay’ın serbest bırakılması için çağrı yapıldı. İHD üyesi Maside Ocak, “357 hasta mahpusun durumu çok ağır” dedi. l İSTANBUL / Cumhuriyet ŞEYMA PAŞAYİĞİT TİHV’nin çalışmasına göre 2 yılda 252 kez sokağa çıkma Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV), Kürt meselesinin de yasağı ilan edildi, yasaklardan en az 1.8 milyon kişi etkilendi mokratik ve barışçıl yollar dan çözümüne ilişkin bütünlüklü bir program uygulanmayın Türkiye’nin yeniden çatışmalı bir ortama girdiği 2015’ten Ağustos’undan günümüze DÜNYA REKORU SUR’DAkadar geçen 2 yıllık süreçte neler olup bittiğini gözler önüne seren bir rapor yayımladı. Rapora göre; süresiz ve gün boyu so kağa çıkma yasağının ilk ilan ediliş ta rihi olan 16 Ağustos 2015’ten günü müze devam eden 2 yıllık süreçte top lam 11 il ve 45 ilçede 252 süresiz ve gün boyu sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Rapora göre; 2014 nüfus sayımı verilerin esas alındığında en az 1 mil yon 809 bin kişi; özgürlük, özgürlük ve güvenlik hakkı, özel ve aile hayatı na saygı hakkı, toplanma özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, din özgürlüğü, bilgi alma ve verme özgürlüğü, mülki yetin korunması hakkı, eğitim hakkı, işkence ve insanlık dışı ya da aşağıla yıcı muamele yasağı, yaşam hakkı ve vücut bütünlüğü hakkı olmak üzere en temel hakları ihlal edilerek yasaklar dan etkilendi. Süresiz veya gün boyu olmak üze re Diyarbakır’da 136, Mardin’de 42, Hakkâri’de 21, Şırnak’ta 13, Bitlis’te 12, Bingöl’de 7, Muş’ta 7, Tunceli’de 6, Batman’da 5, Elazığ’da 2, Siirt’te 1 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Fiilen bitti ama Hakkâri Şemdinli’de de dün gece itibarıyla 22.00 ile 05.00 arasında 5 günlük sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Diyarbakır’ın Kulp ilçesi, Hakkâri’nin Şemdinli ilçesi ve Muş Merkez ile Varto ilçesinde ise operasyonlar sona ermesiyle yasak fiilen sonlandırıldı ancak yasağın kalktığına ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. l ANKARA Diyarbakır’ın Sur ilçesinin 6 mahallesinde sokağa çıkma yasağı tam 1 yıl 8 ay 23 gündür sürüyor. Sur’da 28 Kasım 2015 tarihinde Cevatpaşa, Fatihpaşa, Dabanoğlu, Hasırlı, Cemal Yılmaz ve Savaş mahallelerinde ilan edilen “sokağa çıkma yasağı” hâlâ devam ediyor. Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin Dört Ayaklı Minare önünde vurulmasıyla başlayan yasak, dünya tarihinin en uzun süren sokağa çıkma yasağı özelliği taşıyor. Yasak ilanından sonra ilçe, 98 gün süren çatışmalı bir dönem geçirmişti. Resmi Gazete’de yayımlanan “acele kamulaştırma” kararına göre Sur’un 6 bin 300 parseli kamulaştırılmış ve kentte yıkım başlamıştı. Uluslararası Af Örgütü’nün hazırladığı rapora göre, yaklaşık 40 bin insanın Sur’dan göç ettiği belirtilmişti. Her şey olabilirAvukatları, Gülmen ve Özakça’nın sağlık durumunu açıkladı İZMİR TEPKİLİ ‘Göztepe örgütse üyesiyiz’ Akademisyen Nuriye Gülmen ile öğretmen Semih Özakça, açlık grevi direnişlerinin 165. gününe girdi. Gülmen ve Özakça’ya verilen destek eylemleri de dün Kızılay Meydanı’na taşındı. Gülmen ve Özakça’nın avukatı Oya Aslan ise “Nuriye açısından artık her şeyi bekleyebilir bir pozisyondayız. Semih’in vücut direnci yine biraz daha güçlü ama o da önemli bir eşikte” uyarısında bulundu. TAYAD üyesi iki kişi, her gün Yüksel Caddesi’nde İnsan Hakları Anıtı çevresinde yapılan Gülmen ve Özakça’ya destek eylemini Kızılay Meydanı’na, Kızılay Alışveriş Merkezi’ne taşıdı. İki kişi ellerinde “Nuriye ve Semih işe alınsın” parkartı ile açıklama yaptı. Bu kadar kolay mı? Açıklamada, “Bu adalet herkese lazım. Onlar gerçekten haksız yere atıldılar. Hiçbir yasaya tabi tutulmadan, hiçbir kovuşturmaya tabi tutulmadan, iki dudak arasında işten atıldılar. Bu kadar kolay mı? Bu bir onur meselesi. Onları açlıktan öldürmeye çalışıyorlar. Onlar haklarını istiyorlar. Adalet bir tek tek kişiye değil, halkımıza lazım” ifadeleri kullanıldı. Görüş sınırlaması Öte yandan, Gülmen ve Özakça’nın avukatı Oya Aslan önceki gün açlık grevindeki direnişçilerin sağlık durumları ile ilgili kritik bir uyarı yaptı. Aslan, “Nuriye’nin sağlık durumu önemli bir eşikte ve Nuriye açısından artık her şeyi bekleyebilir bir pozisyondayız. Vücut direnci yeterince güçlü değil enfeksiyon kapma riskiyle karşı karşıya. En son kardeşi iki gün önce refakatçi olarak kabul edildi. Semih’in vücut direnci yine biraz daha güçlü ama o da önemli bir eşikte” dedi. Sağlık durumlarının kritik olması sebebi ile avukat görüşlerinin sınırlandırıldığını aktaran Aslan, günde sadece 2 saat avukatları ile görüşebildiklerini ifade etti. l ANKARA / Cumhuriyet UMUTLARI ÇALDINIZ Galatasaray Meydanı’nda 647’inci kez bir araya gelen Cumartesi Anneleri bu hafta 1992 yılında gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Mehmet Ertak’ın akıbetini sordu. Oturma eyleminde konuşan Mehmet Ertak’ın oğlu Servet Ertak, babasının maden işçisi olduğunu anımsatarak, “Babam bir muhalifti; ama bu onu öldürmeniz anlamına gelmez. Eğer suçlu ise zaman içinde suçu tespit edildiğinde gereken cezayı çekerdi” dedi. 1990’lı yıllarda birçok faili meçhul cinayetin işlendiğini hatırlatan Ertak, tek isteklerinin me zar taşları olduğunu söyledi. Ertak, “Babalarımızın mezarını istiyoruz. 25 yıldır bizden ne çaldınız? Bizden geleceğimizi, annelerimizin umutlarını çaldınız” diyerek faillerin yargılanmasını adaletin sağlanmasını istedi. 23 Şubat 1995’te gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız geçen günlerde gözaltına alındığını anımsatarak “Oğlumun akıbetini açıklayın. Bana değil, oğlumu benden alanlara soruşturma açın. Sizin kimin savcısı olduğunuz belli. Susmayacağım. Adaletli savcı buluncaya kadar mücadele edeceğiz” dedi. l İSTANBUL / Cumhuriyet Tüm köy gördü ‘şahit yok’ dediler İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi tarafından “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” sloganıyla her hafta düzenlenen eyleminin 445’incisi İHD Diyarbakır Şubesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Eylemde, 24 Aralık 1993’te Bitlis’in Tatvan ilçesine bağlı Ulusoy köyünde gözaltına alınan ve bir daha haber alınamayan Ramazan ve Hamide Şarlı kardeşlerin akıbeti soruldu. İHD üyesi Hasan Yalçın, “1993’te Ulusoy karakolundaki görevliler hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Tüm köyün gözü önünde gözaltına alınan Şarlı kardeşlerin soruşturmasını, 2 yılda tamamlayan savcılık ‘şahit yok’ diyerek kovuşturmaya gerek olmadığına karar verdi. Devlet gözaltına aldığı kardeşlerin PKK tarafından kaçırılmış olabileceği iddiası üzerinde 1994’te dosya hakkında görevsizlik kararı verdi” dedi. l Yurt Haberleri HAKAN DİRİK Süper Lig’e yükselme maçındaki olaylar nedeniyle Göztepeli taraftarlar hakkında “örgüt soruşturması” başlatılması hem taraftarları, hem kulübü, hem de siyasileri ayağa kaldırdı. Göztepe kulübü, gelişen olaylara sessiz kalmadı. Kulüpten yapılan resmi açıklamada, Eskişehirli taraftarların da benzer soruşturmaya maruz kaldığı kaydedilerek “Soruşturmanın, 6222 sayılı kanun ile ilgili uygulamaların ötesinde, farklı boyutlarda olma ihtimaline binaen taraftarlarımızın herhangi bir mağduriyet yaşamaması için kulübümüz, tüm yetkili mercilerle görüşerek gerekli girişimlerde bulunmaya başlamıştır” denildi. Siyasilerin tepkisi daha sert oldu. CHP İzmir milletvekillerinden Atilla Sertel, “Göztepe örgütse, üyesiyiz. Bıçaklarla sahaya girenlere ses yok, İzmir’in çocuklarına örgüt. Yok öyle yağma” dedi. Tacettin Bayır, sosyal medyadan “Göztepe taraftarı mafya değildir, terörist değildir. Sadece Göztepelidir” mesajı yayınlarken, Tuncay Özkan ise “Göztepe taraftarı örgüt üyeliği ile suçlanıyor. Beşiktaş maçında sahaya kelebek bıçakla giren, rakip takımın üzerine yürüyen Konyaspor’a ise yaptırım yok! Göztepe’yi sahipsiz mi sandınız? Göztepe’yi sahipsiz sanıyorsanız yanılıyorsunuz!” paylaşımında bulundu. UniForce’tan açıklama Göztepe’nin taraftar organizasyonlarından UniForce Grubu da şu açıklamayı yaptı: “Yıllarca gittiğimiz her köy kasabada, her zorlu kavgada yanımızda olan ağabey ve kardeşlerimizin örgüt suçundan dolayı arandığını ve gözaltına alındığını öğrenmiş bulunuyoruz. Şampiyonluk maçında ve daha sonraki kutlamalarda taraftarımızın yaptıkları örgüt suçu sayılamaz. Yapılan yanlış uygulamadan bir an önce geri dönmesi, Emniyet Genel Müdürlüğü’ne ve İzmir milletvekillerimize çağrımızdır. Şampiyonluk kutlaması suç değildir.” l İZMİR Yıldırım bıçak cezasına müdahale sözü verdi Konyaspor’lular Süper Kupa’da sahaya bıçak atmıştı. Konya’da Konya Yüksek Hızlı Tren Garı ve Konya Lojistik Merkezi temel atma töreninde konuşan Başbakan Binali Yıldırım, Beşiktaş ve Konyaspor’un karşı karşıya geldiği Süper Kupa maçında yaşanan taraftar olaylarına atıfta bulunarak “Konyaspor’a verilen cezanın en hafif şekilde atlatılması için gereken gayreti göstereceğim” dedi. Samsun 19 Mayıs Stadı’nda Beşiktaş ve Konyaspor’un karşı karşıya geldiği maça taraftar olayları damga vurmuş, Konyasporlu bir taraftar sahaya bıçak fırlatmış, maçın bitiş düdüğünün ardından da çok sayıda taraftar sahaya girmişti. Yaşanan olaylar nedeniyle PFDK, Konyaspor’a 5 maç, Beşiktaş’a ise 1 maç seyircisiz oynama cezası vermişti. Tribünde ise “Nuriye ve Semih Yaşasın” pankartı açan Beşiktaş taraftarları tutuklanmıştı. l Haber Merkezi C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog