Bugünden 1930'a 5,498,767 adet makale



Katalog


«
»

Salı 15 Ağustos 2017 4 Tarih yazmayı sürdürüyoruz hep Pazar günkü gazetelerde küçük bir haber vardı: “4x100 metre bayrakta tarih yazdık.” Londra Dünya Atletizm Şampiyonası’nda 4x100 bayrak yarışında finale kalmıştık. Garip bir milletizdir biz. Spor alanlarında, “Galip sayılır bu yolda mağlup” tesellisine muhtaç olmaktan kurtulduğumuz zamanlarda hep “tarih yazarız”. Yine de haberi önemsedim. Bak bu gerçek bir başarı dedim. Gerçi daha iki gün önce Azerbaycanlı Ramil Guliyev 200 metrede ipi göğüsleyip dünya şampiyonu olarak kürsüye çıkıyor, ulusal marşımızı çaldırıyordu. Onun yanı sıra da Kübalı Yasmani Copello 400 metre engellide Türkiye adına dünya ikincisi oluyordu. Haberi ilk okuduğumda, finale kaldığımız 4x100 yarışının, bu kez “devşirme” “atletlerimiz!”in bireysel başarıları değil, takımımızın kolektif performansı söz konusu olduğu için gerçekten iftihar edilecek bir başarı olduğunu düşündüm. Sonra takımı baştan sona okuyunca durum anlaşıldı. Finale kalan takım şu isimlerden oluşuyordu: Ramil Guliyev, Yiğitcan Hekimoğlu, J. Ali Harvey, E. Zafer Barnes. Adları okuyunca, takımın en az dörtte üçünün yine devşirme olduğu görülüyordu. 4x400’de piste çıkan gerçek yerli malı milli takım ise koştuğu yarışta sonuncu olarak elenmişti. HHH Yine de bir tarih yazılmıştı, ama acaba tam olarak ne yazılmıştı? Bu kez, Türkiye’nin armasını taşıyan devşirme veya kiralıklar Türkiye adına tarih yazmışlardı. Bu başarının toplumsal iftiharı hangi topluma aitti? Antikçağlardan beri, savaş sanatıyla yakın ilişkisinden dolayı egemenler de, toplumları da spora büyük önem verdiler. Durum modern çağlarda da sürdü, bu defa artık spor toplumların refah ve uygarlık gösterisindeki propaganda aracıydı. Bu yönüyle olduğu kadar, çağcıl kitlelerin toplumsal afyonlarından olması bakımından da, otoriter ve totaliter rejimler tarafından bolca kullanıldı ve kimi zaman da bu kullanım ters tepti. Üstün aryen ırk zırvasının peşindeki Hitler, 1936 Berlin Olimpiyatları’nı Nazi rejiminin propagandası açısında etkili bir silah olarak kullanmak için her türlü hazırlığı yapmıştı. Oyunlar başladığında, ABD’li “aşağı ırk” mensubu zenci Jesse Owens, 100, 200, 4x100 bayrak ve uzun atlatmada birinci gelerek, dört altın madalyayı birden alıp, Nazi diktatörünü morartıyordu. Ne gariptir ki, o gece bu zafer şerefine Berlin’deki Amerikan elçiliğinde verilen diplomatik resepsiyona, zaferin mimarı Owens davet edilmemişti. Ne de olsa 1930’larda ırkçılık konusunda kimsenin eli temiz değildi. HHH Toplumların sporu propaganda aracı olarak kullanmaları günümüze kadar sürdü. Artık spor, milyarların döndüğü bir sanayi alanı ve bir gösteridir. Osmanlılar döneminde de Cumhuriyette de, Türkiye’nin bir dönem güreş dışında hatırı sayılır sportif başarıları olmadı. Cumhuriyetin spor alanındaki bilançosunun genelde negatif olduğu söylenebilir. Bu durumu tersine çevirip uluslararası alanda bayrak gösterme başarısını ilk kazanan uyanık Turgut Özal oldu. Özal, Bulgarların yetiştirdiği bir sporcu olarak dünya markası haline gelen Naim Süleymanoğlu’nu Sofya’ya para ödeyerek, milli takıma tansfer edip devşirme sporcular dönemini başlattı. Bu dönemin öncüsü Naim Süleymanoğlu hiç değilse Türk kökenliydi. Ondan sonra, birçok renkten, ulustan, ırktan, kavimden devşirme sporcular, bizim adımıza zaferler kazandılar, bayrağımızı şerefle dalgalandırdılar. Bunları ne toplumumuz doğurmuş, ne de toplumumuz yetiştirmişti. Ama olsun, yine de bu devşirmeler, bizim adımıza zafer kazanıyor, tarih yazıyorlardı. Bir zamanlar Osmanlı’da da öyle değil miydi; devşirmeler, zaferlerimize imza atıp tarihimizi yazmıyorlar mıydı? Neyse devşirmeler sayesinde, çok özendiğimiz Osmanlı’nın şanlı dönemine benzemiştik. İran Genelkurmay Başkanı Ankara’da İran Genelkurmay Başkanı Mohammad Bagheri beraberinde kalabalık bir heyetle 3 günlük bir ziyaret için bugün Ankara’ya geliyor. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın daveti üzerine Ankara’ya gelen Bagheri’ye çok sayıda üst düzey askeri isim de eşlik edecek. Bagheri’nin çarşamba günü Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından da kabul edilmesi bekleniyor. Görüşmelerde gündemi Suriye ve bölgedeki gelişmelerin oluşturması bekleniyor. Ziyarette, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin eylülde yapacağını açıkladığı referandumun da ele alınması bekleniyor. Bagheri, referandumu “kabul edilemez” diye nitelemişti. l DUYGU GÜVENÇ / ANKARA haber EDİTÖR: ALPER İZBUL TASARIM: ZARİFE SELÇUK ‘Olmayan suç üzerinden iftira’ CHP’li Özel, Erdoğan’ın Berberoğlu ile ilgili iddialarına ilişkin, ‘Cumhurbaşkanı çıkıp, bu bilgi kendisine kimden, nereden gelmiş açıklamazsa iftiracıdır, müfteridir’ dedi CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın tutuklu bulunan CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’na ilişkin yaptığı açıklamaya tepki gösterdi. Özel, “Olmayan bir suçu varmış gibi gösterip milletvekilimizi anayasaya, Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı olarak içeride tutup onun üzerinden partimizin genel başkanına iftira atmaya çalışmak kadar ucuz bir siyaset olamaz. Bir suç varsa hepimiz işledik ama ortada bir suç yok” dedi. CHP’li Özel, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında Erdoğan’ın, Berberoğlu’na yönelik, “Eğer yakında, bu içeride olan zat ile alakalı Kılıçdaroğlu’nun bağlantısı çıkarsa şaşmayın ha. İçeriden değişik haberler alıyorum. ‘Buradan çıktım çıktım, çıkmadığım takdirde açıklamalarda bulunacağım’ diyor içerideki zat” sözlerini anımsattı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek tarafından başlatılan ve “trollerce” desteklenen Berberoğlu’na ilişkin algı operasyonunu Erdoğan’ın ülkenin gündemine taşıdığını söyleyen Özel, “Troller mi AKP’yi yönetiyor, AKP mi trolleri yönetiyor? Troller mi Recep Tayyip Erdoğan tarafından yönlendiriliyor yoksa Tayyip Erdoğan troller tarafından mı yönlendiriliyor” diye sordu. ‘Ajan mı yolladı?’ CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba’nın Berberoğlu’na yaptığı ziyaretlerde yanlarında bulunduğunu aktaran Özel şöyle konuştu: “Ülkenin Cumhurbaşkanlığı makamını işgal eden Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ‘Bana içeriden gelen bilgiler’ diyor, kendisine nereden bilgiler gelmektedir? Berberoğlu’nun Kılıçdaroğlu’na söylediğini iddia ettiği şeyi, genel başkan yardımcısına söylemiyor, ben grup başkanvekiliyim, kendisinin vekiliyim bir şey söyleyecekse bana söylemiyor, yüz yüze görüşüyor adalet yürüyüşünün ertesi günü Kemal Kılıçdaroğlu’na söylemiyor ama nasılsa söylemediği bu söz Cumhurbaşkanı’nın kulağına gidiyor. Cumhurbaşkanı çıkıp, bu bilgi kendisine kimden, nereden gelmiş, bunu açıklamazsa, iftiracıdır, müfteridir, bunu açıklamazsa Cumhurbaşkanlığı makamındaki kişinin doğrudan yalan söylediği tescil olmuş olur. Cezaevine mi gitmiştir, ajan mı yollamıştır? Cumhurbaşkanı’na, AK Parti Genel Başkanı’na şunu sorarlar, ne ihaneti, ne casusluğu, ne suçu. Ortada bir suç varsa, suçüstü yakalandığınız cihatçı örgütlere silah yollama suçudur. Yaptığınız iş, kendi suçüstü halinizi itiraf etmektir.” ‘Suç değil küstahlık var’ Ortada bir suç değil küstahlık olduğunu belirten Özel, suçunu başkasına iftirayla örtmeye çalışan bir bir parti genel başkanı bulunduğunu kaydetti. Özel, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’a şu uyarıyı yapıyoruz, olmayan bir suçu varmış gibi gösterip, milletvekilimizi anayasaya, Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı olarak içeride tutup onun üzerinden partimizin Genel Başkanı’na iftira atmaya çalışmak kadar ucuz bir siyaset olamaz. Bir suç varsa hepimiz işledik ama ortada bir suç yok. Önce bunu bilsinler” diye konuştu. ‘Ak, leş haline geldi’ AKP’nin 16 yıl önce “Erdemlilerler Hareketi” iddiasıyla kurulduğunu anısatan Özel, bunun “iftiracılar, kumpascılar” hareketine dönüştüğünü dile getirdi. Özel, “AK Parti olarak kurulan bir parti siyaseten leş parti haline gelmiştir. Bugün leş bir durumdadırlar. Üzerlerindeki kir katman katman olmuştur” dedi. Durumun metal yorgunluğundan öte olduğunu söyleyen Özel, partide Erdoğan dahil, tükenmişlik sendromu olduğunu kaydetti. Erdoğan’ın “Yeni 15 Temmuz’lara, Çanakkalelere hazır mıyız” sözlerine karşılık “Yeni Çanakkale nedir, karşında düşman ordusu mu var? Yeni 15 Temmuz nedir, karşında darbeciler mi var?” diye soran Özel, 15 Temmuz’da milletin hep birlikte demokrasiye sahip çıktığına dikkat çekti. Özel, “Şimdi, teşkilatında güç kalmadı, iktidar olacak halim yok, yeni 15 Temmuz’lara hazır... Bu darbeciliktir, bu darbe çığırtkanlığıdır. Bu seçimle gelenin seçimi kaybettiğinde gitmeme hazırlığı için teşkilatına değil de toplumdaki psikolojiye ‘Ben geldim ama gitmem’ demesidir. Gidiceksin kardeşim, tıpış tıpış gideceksin” dedi. l ANKARA (Cumhuriyet) Enis Berberoğlu: Benden suçlu ve iftiracı çıkmaz CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, yandaş basında çıkan ‘CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na mesaj gönderdirdiği’ iddialarına avukatları aracılığıyla yanıt verdi. Berberoğlu “Benden suçlu ve iftiracı çıkmaz” dedi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yaptığı konuşmada, tutuklu CHP milletvekili Enis Berberoğlu ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili bir iddiada bulunmuş, “Yakında Kılıçdaroğlu’nun içerdeki zatla bağlantısı çıkarsa şaşırmayın ha! Çıktım çıktım çıkamazsam konuşacağım diyor içerdeki. Bunlar hep FETÖ taktiği” demişti. Berberoğlu haksız ve hukuksuz mahkeme kararı ile 2 aydır bir koğuşta tek başına kaldığını belirterek açıklamasını şöyle devam ettirdi: “Görüştüğüm kişiler, beni ziyarete gelen 50 kadar CHP’li milletvekili ile avukatlarımdan ibarettir. Bu görüşmelerin tamamında neler konuşulduğu kendilerine sorulabilir. Ama hepsinde hukuki durumumu anlattığımı, adaletten umudumu kesmediğimi söylediğimi hatırlıyorum. Rivayet kipiyle aktarılan hususlarda yanılma veya yanıltma yoksa kötü niyet vardır. Son olarak şunu söylemeliyim ki adaletin tecelli etmesi engellenebilir, hukuken aklanmam gecikebilir, çektiğim eziyet uzayabilir. Ama hiçbir halde benden suçlu, iftiracı ve ortada bir suç olmadığı için itirafçı çıkmaz. Bu konuda başka bir açıklama yapmayacağımı kamuoyuna saygıyla duyururum.” l İSTANBUL/Cumhuriyet cletainkobv.laaemHdYye2aaürMadrlrmeğüiakttaıyniies,lnyüKsilmpgzooşiulmaigüinbrğlydaP’oudniylelyalseadbtuıeşuaşneirparr,yltmacaitaopdntaarmyialastdkişaraiybı.lAutpnenAiloğdıerşlkkdmuamüeakealsgetımnişlıtetibldtbsüdtıuii.iıybğYblpueiıüaarnsAşrramiüıdnnayaaalütyleıgşantüeda Her kesime çağrı ‘Adalet Kurultayı’nın tarihi belli oldu. 26 Ağustos’ta başlayacak kurultayda farklı görüşlerden birçok isme davetiye gönderildi İKLİM ÖNGEL CHP ile hükümet arasında CHP’nin Çanakkale’de düzenleyeceği Adalet Kurultayı ile ilgili ‘gün sayısı’ sorunu sona erdi. CHP beş gün isterken, hükümetin üç gün izin vermeyi planladığı Adalet Kurultayı için hükümetin orta yol bulduğu belirtildi. CHP’ye dün ulaşan yanıtta Adalet Kurultayı’na 2629 Ağustos tarihleri için toplam dört günlük izin çıktığı kaydedildi. CHP, Adalet Yürüyüşü’nün ardından 26 Ağustos Cumartesi gününden başlayacak şekilde her yıl 25 Nisan sabahı düzenlenen 57. Alay Yürüyüşünün kamp ve başlangıç noktası olan tarihi Gelibolu Yarımadası’ndaki Kocadere kamp alanında toplam 5 günlük bir Adalet Kurultayı yapacağını duyurmuştu. Ancak CHP hükümetten 30 Ağustos Zafer Bayramı da dahil beş gün isterken, hükümet üç gün için diretiyordu. Kurultayın yapılması için hükümet ile CHP arasında müzakereler düne kadar devam etti. Edinilen bilgiye göre CHP’ye yanıt dün ulaştı. Yanıtta 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı içine almayarak dört gün olarak izin verildiği bilgisi ulaştı. Manifesto açıklanacak Kurultay’da medya, inanç, insan hakları, sendikalılaşma gibi başlıkların yanı sıra devlette, seçimde, geçimde, yargıda yaşanan adaletsizlikler masaya yatırılacak. Açılışı Kılıçdaroğlu’nun yapacağı kurultayın sonunda bir ‘adalet manifestosu’ açıklanacak. Adalet Yürüyüşü’ne de destek veren; HDP, ÖDP, LDP, Saadet Partisi, Demokrat Parti gibi siyasi partilerin de yer aldığı geniş bir siyasi yelpazenin kurultayda yer alması bekleniyor. Dünya görüşleri birbirinden farklı birçok kişiye panelist olması için davet gittiği öğrenildi. Edini len bilgiye göre davet giden ve gitmesi beklenen bazı isimler şöyle: DİSK Genel Başkanı Kani Beko, Türkİş Genel Başkanı Ergün Atalay, MemurSen Genel Başkanı Ali Yalçın ile birlikte tüm sendika başkanları. İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Öztürk Türdoğan, AKP kurucularından Fatma Bostancı Ünsal, kayyım öncesi Mazlum Der Başkanı Faruk Ünsal, yazarımız Tayfun Atay, ilahiyatçı yazar İhsan Eliaçık, yazar Oya Baydar, Prof. Dr. Mehmet Bayraktar, yazar Murat Sevinç, İrfan Aktan. Bu isimlerin yanı sıra önde gelen Alevi derneklerinin de temsilcilerine panelist olmaları içir davette bulunulacak. Panellerin açık havada düzenleneceği kurultay süresinde yaklaşık 50 dönümlük koruma altındaki araziye çadır, konteynerler kurulacak. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu dahil tüm CHP’liler ve diğer tüm katılımcılar bu alanda konaklayacak. l ANKARA UGÖ’den mülteci gençlere destek BM’ye bağlı Uluslararası Göç Örgütü’nün (UGÖ) desteklediği ve gençleri hayallerindeki işi yapmak için cesaretlendirmeyi hedefleyen program dün İzmir’de Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde başladı. Genç girişimcileri özellikle de mülteci gençleri hedefleyen InnoCampus Girişim Hızlandırıcı Program ile 50 kadar genç 2 hafta boyunca kampusa kurulan konteynerler içindeki laboratuvar ve çalışma atölyeleri sayesinde projelerine nihai hallerini verecek. Gençler, program sonunda jüriye ve yatırımcılara sunum yapacaklar. Jürinin belirleyeceği en iyi projeler hibe desteği almaya hak kazanacak. InnoCampus, 2015’ten bu yana sürdürdüğü benzer çalışmalarına Türkiye genelinde mültecileri de dahil ediyor. Kuruluş bu sayede, ülkelerinden başka yerde yaşamak zorunda bırakılmış ve mülteci konumuna düşmüş gençlere de iş hayatına adım atmalarında yardımcı oluyor. l ANKARA/Cumhuriyet HDP’NİN VAN NÖBETİ BİTTİ ‘Erdoğan Çiller’i aştı’ HDP’nin Van’da Musa Anter Parkı’nda sürdürdüğü Vicdan ve Adalet Nöbeti dün sona erdi. Nöbete HDP Van milletvekilleri Lezgin Botan, Bedia Özgökçe Ertan, Adem Geveri, Nadir Yıldırım, Batman Milletvekili Mehmet Ali Aslan, Hakkâri Milletvekili Nihat Akdoğan, Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, Iğdır Milletvekili Mehmet Emin Adıyaman ile Şanlıurfa Milletvekili Dilek Öcalan, HDP, DBP Van il ve ilçe örgütleri katıldı. HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Van Milletvekili Nadir Yıldırım, “Ne zaman ki Öcalan susturulmaya, tecrit ve izalosyonla etkisiz kılınmaya çalışıldığında ülkede gerilim süreci başlamıştır. Gelinen aşamada görüyoruz ki Erdoğan, Çiller’i aşan bir pozisyona düştü. Değil ülkede, bölge düzeyinde kaosu, çözümsüzlüğü derinleştirecek tutumlar ve pratiklere girişti” dedi. HDP’nin nöbeti bugün İzmir’e taşınıyor. l DHA DBP’Lİ BAŞKANA GÖZALTI ‘Siyasetten çekilmeyiz’ Adana’da cumartesi günü gö zaltına alınan DBP Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan’ın pazar günü hakkındaki soruşturmanın yürütüldüğü Siirt’e götürüldüğü belirtildi. Arslan’ın gözaltına alındığı dosyada gizlilik kararı olduğu gerekçesiyle avukatlara bilgi verilmediği bildirildi. HDP MYK’den yapılan açıklamada “AKP hükümeti, bu gözaltı ile Kürt halkının siyasi temsilcilerine, demokratik alanda çalışma yapanlara söz söyleme hakkı tanımayacağı mesajını veriyor. ‘Siz demokratik siyaset alanından çekilin, demokratik siyaset alanında olanları rehin alırım, tasfiye ederim’ demek istiyor. Ama siyasi iktidar ne yaparsa yapsın, HDP ve bileşenlerinin demokratik siyaset alanından çekilmesi söz konusu olmayacaktır” denildi. l Yurt Haberleri C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog