Bugünden 1930'a 5,498,464 adet makale



Katalog


«
»

Salı 15 Ağustos 2017 12 ‘Sanık protestoMuğla’daki duruşmada yoğun güvenlik önlemleri alındı. edilmekten rahatsız’ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Marmaris’te kaldığı otele, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi saldırı düzenleyen 1’i firari 37 darbeci askerin aralarında bulunduğu 43’ü tutuklu 47 sanığın Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına, iki günlük aradan sonra dün devam edildi. Savunma yapan Genelkurmay Başkanlığı Özel Kalem Müdürlüğü’nde ‘kurmay albay’ rütbesiyle görev yaptığı sırada tutuklanan Osman Kılıç, duruşma salonuna getirildikleri sırada temsili darağacı ve protestocuların önünden geçirilmesinden rahatsız olduğunu, böylelikle kendilerine işkence uygulandığını iddia ederek şikâyetçi oldu. HTS kayıtları ile ortaya çıkan yeni bilgi ve belgelerin kendisinin suçsuz olduğunu ortaya koyduğunu ileri süren Kılıç, 13 aydır tutuklu yargılandığını, kendileri yüzünden ailelerinin hayatlarının karardığını, avukatların kendilerini savunmak istemediğini iddia etti. Başkandan sert tepki Osman Kılıç, savunmasının sonunda mahkeme heyetine yönelik, “Bazı dedikodular var. Mahkeme heyetinizin müşteki avukatlarıyla yemek yediğine yönelik” dedi. Bu sırada sanığın sözünü kesen mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ, sert tepki verip, “Biz mi yemek yemişiz? Bu ispatlansın bugün istifa ederim. Bu iddiayı ortaya atanlar, özür dileyerek söylüyorum, şerefsizdir” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatlarından Halit Çokan ise söz alıp, “Yemin ederiz böyle bir yemek yenmedi” dedi. l Haber Merkezi Valinin telefonunda Öksüz’ün numarası Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından geçen yıl mart ayında başlatılan FETÖ operasyonunun ardından haklarında dava açılan 48’i tutuklu, 74’ü tutuksuz, Fetullah Gülen ile birlikte 6’sı firari toplam 129 sanığın yargılanmasına devam edildi. Davada Süleylan Demirel Üniversitesi (SDÜ) eski Rektörü Hasan İbicioğlu’nun da aralarında bulunduğu bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar hazır bulundu. Akşehir T Tipi Ceza İnfaz Kurumu’ndaki eski Isparta Valisi Memduh Oğuz ile bazı sanıklar da SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı. Davada örgütün kriptolu mesajlaşma programı olan “ByLock” ile ilgili Isparta Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü’nden gelen çözümlemeli tespit tutanakları duruşmada okundu. ‘Oğlumun konusu devlet sırrı’ ByLock kullandığı gerekçesiyle tutuklu bulunan eski Isparta Valisi Memduh Oğuz’un cep telefonuna avukatı olan ve yurtdışında olduğu öğrenilen oğlu Fatih Oğuz tarafından “fth” kullanıcı adıyla bu programın yüklendiği, programa eklenen isimler arasında Adil Öksüz’ün de bulunduğunun tespit edildiği belirtildi. Tutuklu sanık Memduh Oğuz ise ByLock kullanmadığını tekrarlayarak, programın oğlu tarafından yüklenip yüklenmediğini bilmediğini söyledi. “Adil Öksüz’ü tanıyor musunuz” sorusuna ise Oğuz, “70 yaşındayım hayatımda hiç görmedim” cevabını verdi. Avukat oğlunun savunmalara neden gelmediğine ilişkin soruya ise Oğuz, “Fatih Oğuz’un konusu devlet sırrı mahiyetinde, o yüzden konuşmayacağım” yanıtını verdi. l DHA ACI KAYBIMIZ İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Almanca Bölümü (197282) ve Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Alman Dili Eğitimi Anabilim Dalı kurucu öğretim üyesi yol gösterici hocamız Prof. Dr. ŞARA SAYIN’ı kaybetmiş bulunuyoruz. Hepimizin belleklerinde ve yüreklerinde yeri büyük olan, yazın ve kültür dünyamızın unutulmaz ismi hocamızın anısı önünde saygı ve sevgiyle eğiliyoruz. Alman Dili Eğitimi Anabilim Dalı UĞURLAMA Anabilim Dalımızın kurucularından, uzun yıllar Batı Dilleri Bölüm Başkanlığı ile Anabilim Dalımızın Başkanlığını yürüten ve bizleri yetiştiren Hocamız Prof. Dr. ŞARA SAYIN’ı bugün (15 Ağustos Salı) öğle namazından sonra Teşvikiye Camii’nden Feriköy Mezarlığı’na uğurluyoruz. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Alman Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Üyeleri haber EDİTÖR: HAKAN AKARSU TASARIM: ŞÜKRAN İŞCAN ‘Akar ile eylemDişli, savunmasını Akar üzerine kurmaya devam etti birliğindeydim’ Akıncı davasının 10. duruşmasında eski Genelkurmay Dönüşüm Dairesi Başkanı Tümgeneral Mehmet Dişli, sanık Akın Öztürk’ün, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın emriyle Akıncı Üssü’ne geldiğini, Öztürk’ün daha sonra Çankaya Köşkü’ne gelmek üzere, planlama gereği orada kaldığını kaydetti. Dişli, bu konuda en doğru ve net ifadeyi Orgeneral Akar’ın vereceğini söyledi. Dişli, bir başka soruya da “Ben 15 Temmuz’da sadece Genelkurmay Başkanı ile eylem birliği içinde oldum” yanıtını verdi. 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Akıncı Hava Üssü’ndeki eylemlere ilişkin dava, dün 10. celse ile devam etti. Duruşmada, eski Genelkurmay Dönüşüm Dairesi Başkanı Tümgeneral Mehmet Dişli’nin cuma günü yarım kalan çapraz sorgusu devam etti. Dişli’ye ilk olarak Akıncı Üssü’ndeki kamera kayıtlarının görüntüleri izlettirildi. Görüntülerin doğru olduğunu dile getiren Dişli koridorda telefonla konuşmasına ilişkin kayıtların, Genelkurmay karargahı ile görüşmelerine ait olduğunu söyledi. Mahkeme Başkanı Selfet Giray, Dişli’ye Akıncı Üssü’ndeki görüntülerini sordu. Görüntüleri kabul eden Dişli, telefonla görüşme yaptığı odayı anımsamadığını söyledi. Giray, Yaşar Güler’in 6 dakika sonra o odaya kapatıldığını belirtti. Dişli ise, “Öyle mi? Ben o odaya telefonla görüşmek için öylesine girdim. Yaşar Güler’in o akşam orada olduğunu ertesi gün Akın Öztürk aradığında öğrendim. Oraya kuvvet komutanları da getirilmiş, onları da sonradan öğrendim. Burnumuzun dibindelermiş, haberimiz yok” dedi. ‘Yoksa ölmek kolay’ Dişli, Akıncı Üssü’nde darbecilerin faaliyetlerini engellemeye yönelik kendisinin ve Orgeneral Hulusi Akar’ın bir faaliyeti olup olmadığı sorusuna da “13 ay sonra geriye baktığımda doğru işi yaptığımı savunuyorum. Bir general plan yapar, strateji yapar. Benim stratejim Sayın Komutanın güvenliğini sağlamak, onun emirleri doğrultusunda kriz planıyla bu işi en kısa sürede sonlandırmaktı. O anda hayatta kalmak ve Komutanın hayatını korumaktı yoksa ölmek kolay” yanıtını verdi. Kendisi hakkında 15 Temmuz’da Akıncı Üssü’nde “aracı ve ikna edici” ifadelerinin kullanılmasını kabul etmediğini belirten Dişli, “Aracılık ve ikna edicilik yapmadım. Sa Askeri Duruşmada, eski Genelkurmay Dönüşüm Dairesi Başkanı Tümgeneral Mehmet Dişli’nin yarım kalan çapraz sorgusu devam etti. yın Komutanın emirlerini ilettim. ki bulunduğunu öne sürerek, sanık Dişli, Orgeneral Akar ile aynı araçta, Akın Öztürk’ün, Orgeneral Akar’ın kendilerini Çankaya Köşkü’ne gö emriyle Akıncı Üssü’ne geldiği türecek helikoptere gittiklerini, he ni, Öztürk’ün daha sonra Çankaya likopter hazırlanırken Akar’ın pilot Köşkü’ne gelmek üzere, planlama ile ayaküstü konuştuğunu, helikop gereği orada kaldığını kaydetti. Diş terin Genelkurmay Karargâhı’na li, bu konuda en doğru ve net ifade gitmek için havalandığını ancak yi Orgeneral Akar’ın vereceğini söy daha sonra Başbakanlık Özel Kale ledi. Sanık Akın Öztürk’ün avuka minden gelen telefon üzerine Çan tı Hicabi Durmuş, Dişli’ye Orgenekaya Köşkü’ne indiklerini, pilotlara ral Akar’ın Akıncı Üssü’nde bulun Çankaya Köşkü’ne inme emrini de telefonla görüştükten sonra kendisinin verdiğini anlattı. 15 Temmuz günü Genelkurmay Karargâhı’nda darbecilerin kendisine söylediği notları Akar’a ilettikten sonra Akar’ın “Sakin ol tedbirler alındı” dediğinin hatırlatılarak, olay anında neler olduğunun sorulması üzerine Dişli, şöyle konuştu: “Komutana ‘Uçaklar yola çıkmış, duğu sürede eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ya da başka bir siyasi ile konuşup konuşmadığı ve helikopter pilotu Uğur Kapan’a “Erken davrandık, beklemeliydik” ifadesini söyleyip söylemediğini sordu. Orgeneral Akar’ın hiçbir siyasiyle konuşmasına şahit olmadığını ifade eden Dişli, Akar ile pilot Kapan arasında geçen konuşmayı da duymadığını ifade etti. 5 tugay geliyormuş’ dediğimde zannederim Komutan hava sahasını ka ‘Geri zekâlı’ gerginliği pattıklarını, tedbirler aldıklarını Duruşmada daha sonra sanık kastetti. Ben de bunları bilmediğim Dişli’nin avukatı savunmasını yap için ‘Ne tedbiri almışsın, iş bitmiş’ tı. Avukatın savunması sırasında tepkisini gösterdim. Darbe olmuş ilk mağdur ve müştekilerden bazıla benim ağzımdan duydu, belki de bu rı tepki gösterdi. Bir müşteki avuka ülkede bu kelimeleri ilk ben kullan tının “yalan bulamıyor” ifadesi üze dım. Arabuluculuk yapmadım, ora rine Dişli’nin avukatı “Kim o geri da Komutanın yanında başka kimse zekâlı?” dedi. Bu sözler üzerine mağyoktu, sekreterlik değil belki tek ki dur, müşteki ve müşteki avukatla şilik karargâhı gibi de görev yaptım rı tepki gösterdi. Mahkeme Başkanı diyebilir, emirlerini ilettim.” Selfet Giray’ın uyarılarıyla tartışma Dişli’nin, iddianamede çok çeliş sona erdi. l ANKARA/Cumhuriyet hattan davet Dişli’nin çapraz sorgusunun ardından “darbenin koordinasyonunu sağladığı” öne sürülen eski Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurumsal Dönüşüm Şube Müdürü Kurmay Albay Muzaffer Düzenli savunma yaptı. Düzenli, 15 Temmuz’dan birkaç gün önce askeri hattan, kendisini Binbaşı Eren veya Emin olarak tanıtan biri tarafından arandığını öne sürdü. Bu kişinin, Hava Kuvvetleri’nden aradığını, 15 Temmuz akşamı Akıncı Üssü’nde iş yemeği şeklinde bir sosyal faaliyet düzenleneceğini, Kara ve Hava Kuvvetleri’nin müşterek projeleri ile faaliyetleri üzerinde konuşma fırsatının olacağını söyleyerek kendisini Akıncı Üssü’ne davet ettiğini belirten Düzenli, “Arayan kişiye, KKK Kurmay Başkanı Orgeneral İhsan Uyar’dan izin isteyeceğimi, aksi bir durum olursa bilgi vereceğimi bildirdim” diye konuştu. ‘Bundan bize hayır yok’ Düzenli, 15 Temmuz gecesi ile ilgili olarak, “Bina içinde küçük bir odaya aldılar. Karşıma oturan şahıs bana TSK üst yönetim kademesinin ülkenin bulunduğu durumdan rahatsızlık duyduğunu, geçici bir süreyle yönetime el konulacağını, bunun emir komuta zinciri içinde gerçekleştirileceğini, beni de aralarında görmek istediklerini söyledi” dedi. Düzenli, “Düşünmek için birkaç gün süre vermelerini istediğimi söyledim. Bu cevabımın ardından aynı şahıs, ‘O kadar süremiz yok, faaliyet bu gece başlayacak’ diye karşılık verdi. 510 saniyelik bir bekleyişin ardından bize yakın olan ayaktaki silahlı şahıs, ‘Anlaşıldı, bundan bize hayır gelmeyecek’ diyerek masanın üstüne koyduğum telefonu aldı, bileklerime plastik kelepçe takarak, kapıyı da kilitlediler” dedi. Öğleden sonraki bölümünde Düzenli’nin “Darbe girişimi olmasaydı Akıncı Üssü’ne gidip gitmediğimi de hatırlamayacaktım” diye konuşmasına salondakiler tepki gösterdi. Çapraz sorgunun ardından onuncu celse tamamlandı. AzaBrialer gilöişrkdilüerdiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, TBMM Başkanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın ardından AB Bakanlığı da Akıncı davasına müdahillik talebinde bulundu. AB Bakanlığı’nın talebini, “FETÖ’nün ‘hükümeti ortadan kaldırmaya çalıştığı ve Türkiye’nin AB ile ilişkilerinin zarara uğramasına yol açtığı” gerekçesine dayandırdığı öğrenildi. C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog