Bugünden 1930'a 5,498,464 adet makale



Katalog


«
»

Salı 1 Ağustos 2017 EDİTÖR: ŞEHRİBAN KIRAÇ TASARIM: BAHADIR AKTAŞ Oteller boş kaldı ekonomi 9 Turistin en yoğun olduğu haziran ayında bile İstanbul ve Ankara’daki otellerin yarıdan fazlası boş kaldı. Sadece İstanbul’da oda geliri kaybı 1 milyar Avro’yu buldu Turizmdeki kan kaybı sürüyor. Turizmin en yoğun sezonlarından haziranda bile oteller boş kaldı. İstanbul Haziran 2017’de yine en büyük gelir kaybı yaşayan Avrupa destinasyonu oldu. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, ikinci çeyrekte ziyaretçilerin kişi başına ortalama harcaması 611 dolar olarak gerçekleşti. Araştırma şirketi STR Global’in Türkiye Otelciler Birliği’ne (TÜROB) hazırladığı ‘Haziran 2017 Ülke Performans Raporu’nu açıkladı. İstanbul, Antalya ve Ankara’da STR sistemine dahil otellerin verilerinin ortalamasına göre, Türkiye’nin Haziran 2017 otel dolulukları, 2016’nın aynı dönemine yüzde 0.1 artarak yüzde 44.6 olarak kaydedildi. Türkiye, Haziran 2017’de oda başı gelirlerde 31 Avro ile Avrupa ülkeleri arasında son sırada yer aldı. Ocakhaziran dönemini kapsayan yılın ilk yarısında ise Türkiye genelin de doluluklar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 50.8’den yüzde 53.3’e yükselirken, oda başı gelirler 39.4 Avro’dan 32.7 Avro’ya geriledi. Gelir azaldı Turizmde içinde bulunduğu sıkıntıyı aşmaya çalışan İstanbul’da ise Haziran 2016’da yüzde 39.9 olan doluluk oranı, Haziran 2017’de yüzde 8.5 artarak, yüzde 43.2 olarak ölçüldü. ADR (Average Daily Rate) olarak adlandırılan ortalama günlük satılan oda bedeli 71.1 Avro olarak, 2016’ya göre yüzde 17.5 düşüş gösterdi. Haziran 2016’da bu rakam 86.2 olmuştu. Toplam oda sayısı üzerinden oda başı elde edilen gelirlerde ise (RevPAR) geçen yıla oranla yüzde 10.5 düşüş yaşandı ve 30.7 Avro olarak ölçüldü. Antalya’da Haziran 2017 otel dolulukları bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 0.3 artarak yüz Harcama düşüyor TÜİK 2017’nin ikinci çeyreğine ait ‘Turizm İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, turizm geliri ikinci çeyrekte geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 8.7 artarak 5 milyar 413 milyon 48 bin dolar oldu. Ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 18.3 artışla 8 milyon 863 bin 391 kişi oldu. Turizm gideri geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 8.2 azalışla 1.4 milyar dolara geriledi. Ziyaretçilerin kişi başı ortalama harcaması 611 dolar oldu. Bu rakam 2016 yılı genelinde 705 dolardı. 2017 ikinci çeyrekte Bu çeyrekte yabancıların ortalama harcaması 570 dolar, yurtdışında ikamet eden vatandaşların ortalama harcaması ise 845 dolar oldu. Turizm gelirinin yüzde 81.3’ü yabancı zi yaretçilerden, yüzde 18.7’si ise yurtdışında ikamet eden vatandaş ziyaretçilerden elde edildi. Bu çeyrekte yapılan harcamaların 4 milyar 442 milyon 643 bin dolarını kişisel harcamalar, 970 milyon 405 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu. Ziyaretçilerin kişi başı ortalama harcaması 611 dolar oldu. Bu çeyrekte yabancıların ortalama harcaması 570 dolar, yurtdışında ikamet eden vatandaşların ortalama harcaması ise 845 dolar oldu. Yurttaşların yurtdışındaki turizm gideri, geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 8.2 azalarak 1 milyar 386 milyon 362 bin dolar oldu. de 55.3 oldu. İlk 6 ayda ortalama günlük satılan oda bedeli 64.8 Avro’dan 59.9 Avro’ya, oda başı elde edilen gelir 32.8 Avro’dan 32.4 Avro’ya geriledi. TÜROB Başkanı Timur Bayındır, geçen yıl aynı dö nemde güvenlik sorununa ilişkin ciddi bir kaygı ortamı hâkimken, bu yıl sakinleşme olmasına rağmen doluluk artışının aksine gelirlerde pozitif etkinin söz konusu olmadığını söyledi. Bayındır, “Turistlerin gel mesi ve doluluk oranı meselesi dışında, asıl sorun bütçedestinasyon imajının yarattığı strestir. Güvenlik ve risk meselesi İstanbul’un pazar fiyatlamasında adeta bir koz haline gelmiştir” dedi. l Ekonomi Servisi AB’nin payı geriledi Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ihracat 2017 Haziran’da yüzde 2.3 artışla 13.2 milyar dolar olurken Avrupa Birliği’nin (AB) ihracattaki payı geriledi. Buna göre, 2016 Haziran’ında yüzde 48.5 olan AB ihracatı, 2017 Haziran’ında yüzde 47.5’e gerileyerek 6 milyar 249 milyon dolar oldu. Almanya’ya yapılan ihracat 2017 Haziran’ında 1 milyar 301 milyon dolar olarak gerçekleşti. Haziran 2017 ithalatını yüzde 1.5 düşüşle 19.2 milyar dolar olarak açıklayan TÜİK’e göre, Çin’den yapılan ithalat ise 2017 Haziran’da 1 milyar 924 milyon dolar oldu. Haziranda dış ticaret açığı yüzde 9.1 düşüşle 6.01 milyar dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2016 Haziran’da yüzde 66.1 iken, 2017 Haziran’da yüzde 68.7’ye yükseldi. İlk 6 ayda ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 71.5’e düştü.l Ekonomi Servisi Etiketlerde yeni dönem Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın etiketlerde kullanılabilecek tanımları ve yasakları açıklayan rehberine göre, etiketlerde ‘gerçek’ veya ‘hakiki’ ifadeleri yer alamayacak. Buna göre, ‘hakiki bal, gerçek meyve, hakiki Maraş dondurması’ gibi tanımlamalar etiketlere yazılamayacak. Mantılarda kullanılan ‘soya’ büyük puntolarla belirtilecek ve üretimi 30 yılı geçmeyen ürünler için ‘geleneksel’ ifadesi kullanılamayacak. Yufkalarda ‘el yapımı’ ifadesinin kullanılabilmesi için yufkaları elde açma şartı getiren yeni rehbere göre, ‘köy yoğurdu’, ‘çiftlik yoğurdu’ gibi ifadeler de kullanılamayacak ve pastörize edilen içme sütleri için ‘pastörize taze içme sütü’ ifadesi kullanılabilecek. l Ekonomi Servisi Konut cazibesini kaybediyor Faizlerin yıllık yüzde 1213’leri bulması sonrası konut getirisi uzun aradan sonra ilk kez faiz gelirinin altında kaldı. Knight Frank küresel konut fiyat endeksinde geçen yıla kadar en yüksek getiriyi sunan Türkiye konut piyasası, 2017’de Türk bankalarının faiz getirisinin altında kalmasıyla birlikte cazibesini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. Türkiye’de konut fiyatları mayıs ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12.58 artarak, yüzde 12.73 seviyesindeki üç ay vadeli TL cinsi ortalama mevduat faizinden daha az getiri sağladı. Emlak fiyatları, 2011 yılından bu yana ilk kez mevduat faizinin altında kaldı. Gayrimenkul yatırımcıları için bir diğer risk de konutların kira getirisinin faiz getirisinin altında kalma beklentisi. Sözgelimi 500 bin TL değerindeki bir evin aylık kira getirisi bazı bölgelerde o paranın aylık faizinin çok gerisinde kaldı. Şayet konut fiyatlarındaki yükseliş de durarsa gayrimenkul yatırımcısının yeniden faize yönelmesi gerçekleşebilir. l Ekonomi Servisi ‘Meydanlara ineriz’ TZOB Başkanı: Çiftçimiz, sorunların bir an önce çözülmesini istiyor. Uyarıyoruz. Kimse bizi tekrar meydanlara çıkmak zorunda bırakmasın Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 14 Mayıs 2017’de Ankara’da düzenledikleri mitingde, bütün mesajları verdiklerini, sorunları dile getirdiklerini, çözüm yollarını gösterdiklerini bildirerek, “Bu ülkeyi doyuran, reel sektör olan tarımın ve çiftçimizin kıymeti anlaşılmıyor dedik. Görüyoruz ki mesajlarımız yeterince anlaşılmamış. Çiftçimiz, sorunların bir an önce çözülmesini istiyor. Uyarıyoruz... Kimse bizi tekrar meydanlara çıkmak zorunda Bayraktar düzenlediği toplan bırakmasın” dedi. tıda şunları söyledi: Bayraktar, “Bu ülkeyi do n Gıdanın enflasyondaki yuran insanların kıymeti payı yüzde 3 civarında. Gı ni herkes bilmek zorundadır. da dışında yüzde 8’e yakın Bu anlaşılıncaya kadar müca bir enflasyon var. Enflasyonu delemiz devam edecek. Mey oluşturan diğer unsurlara danlara çıkarız, herkesi neden bakılmıyor? Baş uyarıyorum. Meydanlara ka tarafın üzerine ni bir çıkmaya başlarsak ar çin gidilmiyor. Çiftçi ka arkaya gelir. Kim ye cesaretiniz yetiyor se bizi durdura da onlara yetmiyor maz. Herkes ak mu? Neden sa lını başına al dece bizim üze sın” şeklin rimize gelini de konuştu. yor? Günah ke Şemsi Bayraktar çisi biz miyiz? n Ekonomi Bakanı’nın ta rım, tarım sektöründeki üretim umurunda değil. Burada dikkatli olması gereken Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı’dır. Bu gibi kararnamelere imza koymasın. Buğday üreticisi ne üretiyormuş, hangi koşullarda üretim yapıyormuş. Hiç umurunda değil. Büyükşehirler yaşanmaz hale geldi. Kırsalda müthiş göç var. Bunu görmüyor musunuz? Gözünüz kör mü sizin? l Ekonomi Servisi Üretmeden büyüdüler Capital’in bu yıl 20’ncisini hazırladığı Capital500’ün zirvesindeki ilk 3 oyuncu değişmedi. 2016’da Tüpraş birinciliğini, OMV ikinciliğini, Türk Hava Yolları da üçüncülüğünü korudu. Türkiye ekonomisi son 10 yılda çok sayıda radikal değişim yaşadı. Üretime dayalı büyümeden hizmet ve in şaata dayalı büyüme bu değişimin en öne çıkan boyutu oldu. Son 10 yıldır listenin cirosuna sektörel olarak baktığımızda, ciroya en büyük katkıyı sağlayan ilk 10 sektör arasında enerji ve otomotivin liderliğini koruduğunu, inşaat ve demir çeliğin hızlı büyümesini sürdürdüğünü görüyoruz. Son 10 yılda en büyük düşüşü yaşayan sektör ise tekstil ve konfeksiyon oldu. 2015’te 211 olan milyar TL ve üstü ciroya sahip şirket sayısı 2016’da 23 yeni üyenin katılımıyla 234’e ulaştı. 2016’da kâr bilgisi veren 317 şirketten 56’sı zarar açıkladı. 21 şirket 10 milyar TL’nin üzerinde ciro kaydetti. 2015 yılında bu sayı 15’ti. l Ekonomi Servisi Kadınlar siyasal haklarına el koyuyor 1980’li yıllarda dünya ölçeğinde kadın hakları yeniden keşfedilmiş, kadın hakları savaşımı, örgütlülüğünde sil baştan patlama sayılabilecek bir süreç yaşanmıştı. İngiltere’de maden ocaklarının kapatılması, ev kadınlığından siyasal direnişin odağına ev kadınları madenci eşlerinin oturması ile siyaset için de kadın gücü ve direngenliğinin yeniden keşfedilmesini getirmişti. Türkiye’de, 12 Eylül’ün ağır insan hakları ihlalleri ortamında insan hakları savunmasında örgütsüz kalan toplumda kıvılcım, cezaevleri kapılarında dik duran kadın dinamiğinden güç almıştı. İngiliz İşçi Sendikaları, TUC’un Londra örgütlenmesinden, “Türkiye’deki kadınların sendikal hakları, sorunları üzerine” bir dizi etkinliğe katılma daveti aldığımda, TGS eğitim sekreteri ve İnsan Hakları Derneği yönetim kurulu üyeliği kimliklerimle, 12 Eylül ortamında sakıncasız bir gündem seçimi ile dayanışma için çağrıldığımı sanmıştım... Şaşkınlığım, Amerika’da kadın işçilerin ağır bedeller ödeyerek tarihe kazıdıkları kadın hakları savaşımında, yepyeni koşullarda yeni bir milatla alınmış yolun boyutları, kazanımları üzerindendi. Aynı tarihler, paralel koşullarda yaşanan devasa gelişmelerdeki ortak paydalar ancak yüz yüze gelince algılanabiliyor. Thatcherizmin acımasız liberal politikalarında ezilmiş İngiliz İşçi Partisi, güçlü sendikal hareketi, kadın gücü, dinamiği üzerinden yaralarını sarmada etkin yol almışlardı. İngiliz İşçi Partisi’nin Lord grup temsilcisi milletvekili, kendisinden sonra gelecek milletvekilinin kadın ve de siyahi göçmen kökenli olduğunu övünerek aktarıyordu. Kadın üye sayıları kabarık sendikalar, kadınların etkin temsili için çoktan kota uygulamasına geçiş yapmışlardı. TUC’un genel merkezinde hâlâ çocuklu kadın sendikacılar için kreş bulunmadığından, binasında etkinliklere boykot kararı uygulaması yaşanıyordu. İktidarla ideolojik ittifakta, büyük medyadaki Murdoch direnişi, toplu işçi çıkarmalarında, grev kırıcıların gizli eğitiminin Yeni Asır’dan götürülmüş iki kızımızla ilişkili olması bağlantılı, “Bizim yanımızda Türkiye’den kadın sendikacılar var” kanıtı olarak, çatışmalı, bir o kadar etkin, güçlü sokak gazeteci protesto eylemlerine katılacaktım... Sonraki yıllarda kuralsız, kirli medya türetilmesinde, lotaryacılıkta Türkiye’nin başı çekmede kullanılmasının çokça örneğine tanıklık yapacaktım... HHH Uzatmadan kadın hakları, gücü, etkinliği patlamasındaki 1970’lerle başlayan, 80’lerde güçlenen dünya ve Türkiye gelişmeleri, çok parlak, kazanımlı bir sürecin ardından, bir yanı ile balon gibi sönmüştü. Uluslararası sendikal ve ağırlıklı sol partiler örgütlülükleri içinde, tıpkı savaşlar dönemini geriye çekişlerin izlenimini veren sonuçlar yaşandı. Evet kadınlar çok etkin sayılarla siyasal, sendikal hareketlerin içine girmişler, etkin yönetim gücü kazanmışlardı. Ancak zengin kuzey dünyasını, yoksul güney dünyasında yaşanan terörle savaş maskeli ABD işgallerinin ardından amaca ulaşılamaması, İslam dünyası, Ortadoğu, petrol, enerji odaklı iç savaşlar bataklığının denetlenemeyen sonuçları ortaya çıkmıştı. Denetlenemeyen öngörülemeyen Rusya, İran toparlanması, Çin’in ağırlığı, ABD, AB ülkelerine ekonomik kriz olarak yansıyıp işçi çıkarmalarını gündeme sokunca, işsiz kalan çoğunlukta her zamanki gibi kadınlar başı çekmişti. Kadın üzerinden siyaset, bir kez daha yaşam pratiğinde, çoğunluk taban güçlenme, örgütlülüğünde kadın aleyhinde sonuçları üretivermişti. Tavan örgütlenmelerde yadsınamaz bir kadın ağırlığı, yasal kazanımları, temsili ortada dururken, tabanda galiba eskisinden bile daha ağır dozlarda yoksullaşma, yoksunlaşma ile bağlantılı kadının ezilmesi, kadın üzerinden izansız, vicdansız kullanım dünya gündemine taşınmıştı. Bosnalı kadınlar ile Ezidi kadınlara sistematik tecavüz suçları tipik insanlık dramı, akıllı bombaların üst katlara taşınmış uçaksavarları hedef alması konumlarında alt katlara yerleştirilmiş kadın ve çocuk ölümlerinin dramlarından... Sizce hangileri insanlık, kadın hakları adına daha utanç verici? Kadınlar bu süreçlerden çok anlamlı dersler çıkardılar... Kadın üzerinden erkeklerin izansız, vicdansız, utanç verici çıkar savaşlarından, kadınlar “kadın üzerinden siyasete” isyan edebilecek ölçeklerde anlamlı dersler çıkardılar. Ülkemizde canını acıtması gerçeğinden yola çıkan kadınlarımızın bir araya gelmeyi başararak “Hayatıma, kıyafetime karışma...” ortak eylemlerinde buluşabilmelerini sakın hafife almayın... İki devin birleşmesi için imzalar atıldı Yazıcılar Holding, Anadolu Grubu birleşmesi için imzaların atıldığını duyurdu. Yazıcılar Holding, Özilhan Sınai Yatırım AŞ ve Anadolu Endüstri Holding AŞ’nin Yazıcılar Holding bünyesinde birleştirilmesi için bağlayıcı anlaşmalar 29 Temmuz’da imzalandı. Yazıcılar Holding tarafından yapılan açıklamaya göre birleşme 30 Haziran tarihli finansal raporlar baz alınarak yapılacak. Ağustos ayı sonunda SPK başvurusunun yapılması planlanıyor. Yazıcılar Holding pay sahiplerine ayrılma hakkı tanınacak. l Ekonomi Servisi C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog