Bugünden 1930'a 5,500,162 adet makale



Katalog


«
»

Salı 1 Ağustos 2017 EDİTÖR: ÖZGÜR ÖZKÜ TASARIM: ECE KURTULUŞ Onan’dan Cumartesi Annesi heykeli Eski Türkiye güzellik kraliçesi ve oyuncu Arzum Onan’ın ‘Cumartesi Anneleri’ için yaptığı heykel büyük beğeni topladı. Birçok sergi de açan Arzum Onan, oyunculuk kariyerini geride bıraktıktan sonra heykel ve plastik sanatlara yöneldi. Onan, ‘Cumartesi Annesi’nin heykelini #CumartesiAnneleri644Hafta hastag’i ile Twitter hesabından paylaştı. Heykel, sanatçının takipçileri tarafından beğenilirken, Onan’a ‘Keşke daha çok paylaşsanız ürettiklerinizi’ çağrı sı yapıldı. Cumartesi Anneleri, 27 Mayıs 1995’ten bu yana her cumartesi günü Galatasaray Meydanı’nda oturma eylemleri düzenleyerek, gözaltında kaybolan yakınlarını ve faili meçhul siyasi cinayetlere kurban giden yakınlarının faillerini arıyor. Cumartesi Anneleri, geçen cumartesi günü 644’üncü kez Galatasaray Meydan’ında bir araya geldi. Onan’ın beğenilen heykeli. ‘MIT’çi Recep Eski Türkiye güzeli ve oyuncu Arzum Onan, 2014 yılında Bodrum’da heykel sergisi açtı. vardı’ Dink davasında savunma yapan dönemin jandarma görevlisi, Samast’ın yakalandıktan sonra götürüldüğü TEM Şube’deki mülakatına katılan esrarengiz bir isim açıkladı Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldü rülmesine ilişkin tetikçi, az mettirici, kamu görevlisi ve jandarma görevlilerinin yar gılandığı davanın dünkü du ruşmasında dönemin Samsun polis ve jandar ma görevlileri nin savunmala rı alındı. İstan bul 14. Ağır Ce za Mahkeme CANAN COŞKUN si’ndeki duruşmada savunma yapan Jandar ma İstihbarat görevlisi Birol Ustaoğlu, cinayetin incelen meyen MİT ayağıyla ilgili ifa deler kullandı. Ustaoğlu savunmasında, ya kalandıktan sonra önce Yeşil kent Jandarma Karakolu’na oradan da TEM Şube’ye götü rülen Ogün Samast’ın sorgu lanması ile ilgili, “Ben sorgu teknikleri üzerine eğitimli bir personelim. Başsavcının tali matıyla, yavaş yavaş Ogün’e sorular sormaya başladım” de di. Ustaoğlu, Samast’ın “İsta bul’daki gazeteciyi ben öldür düm” dediğini kaydederek, “Trabzon’daki samimi olduğu arkadaşlarını sordum. Erhan, Yasin, Ahmet, Zeynel Abidin’i saydı. ‘Onların olayla ilgisi yok. Ben tek başıma yaptım’ dedi. Bu konuda ısrarcı oldu. Ezberlemiş gibiydi” dedi. Başsavcı hassas Yanındaki sivil polisin Samast’ın konuşmaya başla Duruşma öncesi ‘Hrant’ın Arkadaşları’ adliye önünde basın açıklaması yaparak bir kez daha adalet taleplerini dile getirdiler. masıyla dışarı çıktığını belirterek, “Sonra içeri bir kamera geldi. Ogün kamera gelince rahatsız oldu. ‘Bayrağı çıkartabilir miyim’ diye sordu. Ben dışarı çıktım. Müdürüm ve diğer şube müdürleri vardı. Onlar da başsavcının hassasiyetini biliyordu. Bu nedenle bayrağı çıkartmasına karar verildi. Jandarmanın da kamerası geldi. Kayıt altına alındı. ‘Ogün’e bayrağı çıkartabilirsin ama sorarsak cevap vereceksin’ dedim. Olay yeri incelemenin kamerası da geldi. Odada birkaç kişi daha vardı. Onlar da telefonlarıyla görüntü çekti” dedi. Görüntülerin arşiv için çekildiğini kaydeden Ustaoğlu, “Bunu Ogün’e söyledik. Fotoğraf çekilirken bir ses çıktı. Ogün rahatsız oldu ve bir daha bayrak çıkartmak zorunda kaldık” dedi. ‘Kepaze görüntüler’ Mahkeme başkanı savunmasını tamamlayan Ustaoğlu’na jandarmanın mülakat görevi olup olmadığını sordu. Ustaoğlu da yaptıklarının sorgu değil mülakat olduğunu söyledi. Bunun üzerine Başkan Horasan bu konuda profesyonel olduğunu belirterek, “Ön mülakat adı altına bir çocukla müla kat yapıyorsunuz. Kadastrodan gelmiyorum ben de. Ben daha önce buna işlem yaptım. Ceza Muhakemeleri Kanunu’nda jandarmanın mülakat görevi var mıdır? Suçun işlendiği yer İstanbul. Burası görevli soruşturmada. Soru dahi soramazsınız bu kişiye. İstanbul’a gönderilmesi gerekirdi. Bu kepaze görüntülerin ortaya çıkmasında amaçınız nedir? Bu işlemlere girişme sebebiniz neydi” sorularını yöneltti. İfadede de vardı Birol Ustaoğlu da, savcıdan gelen izinle konuştukları nı söyleyerek, “Bana ‘yapmayın’ deselerdi yapmazdım. ‘Bayrağı alın’ deselerdi alırdım” dedi. TEM Şube’de çekilen görüntülerin duruşmada izlenmesinin ardından Ustaoğlu, “MİT’ten Recep diye biri vardı. Recep olarak biliyordum. TEM Şube müdürü de ifadesinde bir MİT görevlisinin olduğunu söylemişti. “Dink ailesi avukatlarından Hakan Bakırcıoğlu’nun Ustaoğlu’na “MİT’in çektiği görüntü oldu mu” diye sorması üzerine Ustaoğlu, “Herkeste telefon vardı. O anda tüm dikkatim bilgi almaktı” yanıtını verdi. l İSTANBUL Ne kayıt var ne tanık! Evlerine giren zırhlı polis aracının altında kalarak uykularında yaşamını yitiren Furkan ve Muhammed kardeşlerin ölümüyle ilgili iddianame hazırlandı Şırnak’ın Silopi ilçesinde 3 Mayıs gecesi evlerine giren zırhlı polis aracının altında kalarak uykularında yaşamını yitiren 6 yaşındaki Furkan ve 7 yaşındaki Muhammed Yıldırım kardeşlerin ölümüyle ilgili soruşturma tamamlandı. Dihaber’de yer alan habere göre zırhlı aracın sürücüsü tutuklu polis memuru Ömer Yeğit ve onu görevlendiren amiri Murat Maden hakkında “taksirle ölüme neden olma” suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Ayrıca şüpheli Yeğit’in ehliyetinin sürücü belgesine 3 yıl süreyle el konulması istendi. İddianamede çocukların annesi Nesime Yıldırım ve babası Mesut Yıldırım müşteki olarak yer aldı. İddianamede kafataslarında kırık olan kardeşlerin “yaşamsal beyin merkezlerinin Furkan ve Muhammed Yıldırım kardeşler tahribatı ve kardiyopulmoner arrest olması” nedeniyle yaşamını yitirdiği belirtildi. İddianamede, zırhlı aracın sürücüsü Ömer Yeğit’in olay anında alkollü olmadığının tespit edildiği, olay yerini ve anını gösteren herhangi bir kamera kaydı ve olay anını gören görgü tanığının bulun madığı belirtildi. Zırhlı araçta yapılan incelemede, üzerinde ve içinde kurulu herhangi bir kamera sisteminin olmadığının tespit edildiği kaydedildi. Kazanın araçta mevcut me İddianamede zırhlı aracın ön kısmının salonun duvar ve kolon kısımlarını yıkarak evin içine girdiği, salonda uyuyan çocukların beton kolon ve molozların altında kaldığı belirtildi. kanik, elektronik ve benzeri donanımlarından kaynaklı bir eksiklikten kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti için atanan bilirkişinin hazırladığı raporda, aracının fren sistemi nin bozuk olmadığı, fren sisteminin devreye girmesi için ana güç kaynağının açık olması gerektiği, aracın el freninin olmadığına dair tespitlere yer verildi. l Yurt Haberleri haber 11 Yazarımız yıllık izninin bir bölümünü kullandığından yazılarına ara vermiştir. KokuluGÜLMEN VE ÖZAKÇA işkence Nuriye Gülmen Semih Özakça Açlık grevinin 145. gününü geride bırakan Nuriye Gülmen ile Semih Özakça, zorla götürüldükleri Sincan Cezaevi İnfaz Kampusu Hastanesi’nde kalmaya devam ediyor. Nuriye Gülmen’in annesi Cemile Gülmen, “Bizim evlatlarımızı oraya öldürmek için mi götürdüler” diye sordu. Tutuklu eğitimci Nuriye Gülmen ile Semih Özakça, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) talebiyle götürüldükleri Numune Hastanesi’nin raporu doğrultusunda zorla kaldırıldıkları Sincan İnfaz Kampusu Hastanesi’nde kalmaya devam ediyor. Gülmen ile Özakça, AİHM’ni isteğiyle götürüldükleri Numune Hastanesi’nin Sağlık Kurulu Raporu’nda “Mevcut bulgulara göre hayati tehlike arz eder. Hayatını yalnız başına idame ettiremez” tespiti yer almasına rağmen refakat eden kimse olmadan yalnız kalmaya devam ediyor. Yemek kokusu işkencesi İkisi de ayrı ayrı 20 metrekare büyüklüğünde, havalandırma bahçesi bulunmayan, pencereleri tel ve mazgallı hastane odalarında kalan Gülmen ile Özakça’nın, gürültü çıkaran bir fanın yakınında kaldıkları için sürekli uğultu çektikleri söylendi. Gülmen ile Özakça’nın odalarının hastane mutfağına yakın olduğu ve bu yüzden sürekli yemek kokusu çekmekten rahatsız olduğu da belirtildi. ‘Devlet çözsün’ Ablası Nuriye’nin Sincan Cezaevi İnfaz Kampusu Hastanesi’ne zorla götürülmesine tepki gösteren Beyza Gülmen, “Biz artık ailesi olarak bu işin bir an önce çözülmesini istiyoruz. Yaptıkları insanlığa ve vicdana sığmaz. 144 gün oldu. Bu insanlar 144 gündür aç. Semih Hoca’yı kayışla bağlayıp hastaneye götürmüşler. Ablamı da yattığı için sarmalayıp götürmüşler. Bir an önce işlerine geri iade edilmesini ve bu açlığın sona ermesini istiyoruz” dedi. Başlarken “Adalete açız” dediklerini anımsatan Gülmen, “Bu sadece onların sorunu olmaktan çıkıp toplumun bir sorunu haline geldi. Bu devletin çözmesi gereken bir sorun haline geldi” ifadalerini kullandı. l ANKARA / Cumhuriyet DAVALARI İZLEYECEK AKP’den darbe ve KHK komisyonu AKP’de darbe davalarını izlemek ve KHK mağduriyetlerini değerlendirmek üzere hukukçulardan oluşan bir komisyon kurulduğu belirtildi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirilen son AKP MYK toplantısında darbe davalarını izlemek üzere bir komisyon kurulmasının gündeme geldiği ifade edildi. Kurulacak komisyonun hukukçu milletvekillerinden oluşması, hem davaların seyrini izlemesi hem de hem davalarda hem de KHK’ler ile oluşan mağdur şikâyetlerinin değerlendirilmesi fikri benimsendi. Konunun MYK’de gündeme gelmesinin ardından partinin Siyasi ve Hukuki İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın partinin hukukçu milletvekilleri ile bir araya geldiği ifade edildi. Komisyonda İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ravza Kavakçı Kan, Genel Sekreter Fatih Şahin ve ARGE’den sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ’ın da yer alacağı ifade edildi. l ANKARA / Cumhuriyet Gözaltına alınan HDP’li Başaran serbest Ankara’ya gitmek üzere dün sabah Batman Havalimanı’na giden HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, bir dava ile ilgili ifade vermediği için hakkında verilen yakalama kararı nedeniyle gözaltına alındı. Batman Adliyesi’ne götürelen HDP’li Başaran, burada 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde verdiği ifadenin ardından serbest bırakıldı. l DHA C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog