Bugünden 1930'a 5,502,732 adet makale



Katalog


«
»

Pazartesi 3 Temmuz 2017 10 Vedat ARIK EDİTÖR: HAKAN AKARSU TASARIM: ZARİFE SELÇUK haber 11 Okumasanız da olur bir yazı Bugün yazı günüm olmasa hiçbir güç beni bilgisayar başına oturtamazdı. Beni karşı bakkala kadar bile gidemeyecek hale getirmiş belimin ağrısı olmasaydı hiçbir güç beni evde, İstanbul’da tutamazdı. Dışarıda, Sakarya İzmit yolunda on binler yürüyor ve garibim Aydın Engin hamam sıcağından beter bir odada, masa başına çökmüş yazı gününü kurtarmaya, bir Tırmık kotarmaya çalışıyor. Ne diyeyim? Çocukluğumdan kalma, türkü müydü, tekerleme miydi bu kafayla çıkaramayacağım bir cümle kafamda turlamakta: “Kara bahtım, kem talihim; ağustosta suya girsem balta kesmez buz olur”... Valla “balta kesmez buza” razıyım. Oysa şu anda cumartesi günkü Tırmık’ta başlığa oturan “ter dereleri” terfi etmişler; dere irisi, ırmak küçüğü “çay”a dönüşmüş, ha bire sırtımdan aşağı akıyorlar. Bense bir yandan “Oğlum Aydın Engin, bak Cumhuriyet’te kapı yoldaşın Zeynep Oral arkadaşın da dün o boğucu sıcakta, sıvılaşmış asfaltta yürüdü. Onun da beli ağrıyor ama yürüdü işte. Haydi davran” diye kendime nafile yere gaz veriyorum. Nafile dedik ya... Salt bel ağrısı da değil. Benim gibi safkan bir Ege çocuğunu, hem de Ege’nin “En Ege”sinde, Küçük Menderes Ovası’nın dibinde, Ödemiş’te doğup büyümüş birini bile yıldıran, pelteleştiren bir çöl sıcağı dışarıda ve içeride kol geziyor. Kendimi “Acaba duşa içi buz dolu bir plastik torba bağlasam; sonra o torbaya iğne ile küçük delikler açsam; duştan buzlu sular akıtabilir miyim” yollu “Zihni Sinir projeleri” üretirken yakalıyorum. Ustalarımın öğütlerindendir: “Oğlum konu sıkıntısı, yazı kabızlığı çekiyorsan, trafik yaz, havadan söz et, araya bir iki fıkra sıkıştır” derlerdi. O da nafile... Bu kafayla onu bile beceremeyeceğim... HHH Ey okur!... Geçen yılın 5 Temmuz’unda Cumhuriyet’in o sırada henüz “dışarıda” olan elebaşıları “Gel, bir işe yara” deyip çağırmışlardı. Haftada dört yazıdan ibaret Cumhuriyet mesaimi, Liman Kahvesi’nde adaçayına okey partileri ile tamamlayıp, Marmara Adası’nda günümü gün ederken yollara düşmüş İstanbul’a zorunlu dönüş yapmıştım. On gün sonra da “Allah’ın lütfu” gelmiş, tepemizde jetler uçmaya başlamış, daha gün kararmadan darbeye kalkışan salaklar yüzünden Cumhuriyet binasına demir atmıştım. İki gün sonra tam bir yıl geçmiş olacak. Ne bir yıl ama! 12 arkadaşımı “Reis’in devleti”nin tutsak ettiği, benim bile bu yaşta beş gün polis nezarethanesinde konuk edildiğim, gazeteyi aksatmadan sürdüren genç arkadaşlarımın sürmenaj sınırında dolandıkları bir yıl. Yani 52 hafta, yani 365 gün... (Saat, dakika filan da sıralayacaktım ama bu kafa ile hesaplayamıyorum. Onu da siz yapın). Tamam, bu yazı bu kadar. Ben şimdi, duşun başlığına içi buz dolu bir plastik torba bağlayıp, o torbada iğne ile küçük delikler açıp... HHH Not: “Bu ne biçim yazı ey gazeteci” diyenlere. Başlığa bakın. Ben baştan uyardım. Özgür Mumcu’ya insanlık dışı yanıt Gazetemizin katledilen yazarı Uğur Mumcu’nun oğlu gazetemiz yazarı Özgür Mumcu’nun, CHP’nin ‘Adalet Yürüyüşü’ ile ilgili paylaştığı tweet’e çirkin bir yanıt geldi. Ankara’da 24 Ocak 1993’te arabasına yerleştirilen bombayla katledilen gazetemiz yazarı, araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu’nun oğlu Özgür Mumcu, Twitter’dan ‘Adalet Yürüyüşü’ ile ilgili “Bir lider bin odasında bin klima olan sarayda. Diğer lider 40 derecede asfaltta yürüyor. Akp, elitlerin partisidir” mesajını paylaştı. Mumcu’nun paylaşımı AKP’lileri kızdırırken, paylaşımlarından AKP yandaşı olduğu anlaşılan bir kişi Mumcu’nun mesajına “insanlık dışı” bir yanıt verdi. Hesabını kapattı “@atigonati” isimli kullanıcı Mumcu’nun mesajına, Uğur Mumcu’nun katledildiği aracın fotoğrafını paylaşarak, “Baban da sıcağı severdi” ifadeleriyle yanıt verdi. Bu yanıtın ardından “@atigonati” isimli kişi sosyal medyada büyük tepki çekti. Bu kişi yoğun tepkilerin ardından önce profil fotoğrafını Hz. Ali’nin resmi ile değiştirirken, daha sonra da hesabını kapattı. l Haber Merkezi 78 kuşağı kayıplar için adalet istedi Adalet arayan her kesim Kılıçdaroğlu’nun başlattığı yürüyüşe destek veriyor. Dün yürüyenler arasında 12 Eylül 1980 askeri darbesi sırasında gözaltına alınan ve gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren’in arkadaşları da vardı. Hayrettin Eren’in fotoğrafının bulunduğu tişörtler giyen ‘Bizi suçlamasınlar, dinlesinler’78kuşağınıntemsilcileri,gözaltındakayıplariçindeadaletistedi. Zaman zaman 45 dereceyi bulan sıcaklığa rağmen her geçen gün katılımın arttığı yürüyüşün 18. gününde Sakarya aşıldı. Dünkü bölüme Türkiye Emekli Subaylar Derneği, Tüm Sivil Emekliler Derneği, taşeron işçiler, sanatçılar Sabahat Akkiraz, Muammer Ketencoğlu, Melek Baykal, Şevket Çoruh, yazar Sahrap Soysal da destek verdi. Kılıçdaroğlu’nun önderliğindeki Adalet Yürüyüşü’nde Ankara, Bolu, Düzce ve Sakarya geçilirken, İstanbul’a varmak için tem ile Kocaeli kaldı. En az 20 bin kişinin katıldığı 18. günün sonunda 316 kilometre tamamlanırken Kılıçdaroğlu Sakarya’dan güllerle uğurlandı. CHPGenel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Adalet Yürüyüşü’’ne ülkeyi yönetenlerin daha fazla kulak ka bartmış olmasını umduğunu belirterek, “Suçlamak yerine dinlemek, bir yöneti cinin temel görevidir. Bize yapılan bü tün hakaretlere rağmen neden sessiz kalıyoruz, neden inançla ve kararlılıkla adalet, adalet, adalet diyoruz. Bizi suç lamasınlar, bizi dinlesinler. Biz bu ülke nin insanlarıyız. Biz teröre karşıyız” dedi. Hazreti Vedat ARIK Muhammed’in hadisi şe rifinden örnek veren Kı lıçdaroğu, “‘Bir gün ada letli davranmak 60 yıllık İKLİM ibadetten üstündür” ifa ÖNGEL delerini kullandı. Bugü nün 2 Temmuz olduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, “‘Sivas katlia mında hayatlarını kaybeden vatandaşla rımı rahmetle anıyorum. Adalet arayış ları hâlâ devam ediyor. Bizim bu Adalet Yürüyüşü’nün ne kadar anlamlı olduğu nu gösteren temel göstergelerden biri dir. İnsanı düşünceleriyle kabul edip fi kirleriyle kabul edip baş tacı etmek zo rundayız. Onlar ne zaman düşüncelerini açıklarlarsa o düşüncelerine de hepimiz ortaklaşa saygı göstermeliyiz. Farklı dü şüncelere sahip olabiliriz ama bir likte yaşama irademizi her zaman ortaya koymalıyız” dedi. HDP de bugün yürüyeceklSmdhdmyddYdcmbKbigrAdldydrBkteıçaııeüaüiiaaaaiaiıaeauüıdnnilrr...eieodCTlndrrşrrkznvrelgraıııvsdSlBSyoooelşsüadçiH,beüaadüuliakkbiğoığğğiaeoşede,şnorrilyecSznrlPeniaoknaullenetyüanaadnalıiüeuuaürsr4rtinniikauşrYnelklgdkkşvlu,,oıgmikao5me’gyddrnüüedüeyepsyanyaderğhreaügieetrnüeradmaraüışrçünkulacdikaenenüiyrauokerziskyrerşçeekvurr1olüciliyatvırüüıüçeolınoeednadlrekl7neKzbeküo0vaiycanykrrtDane”eülc.rvukblekşreeüdı7şüüeatçaiıenölgenıdaüjaahağtanen.drıekşşmsimyr0ırüdçdiesşşii’rnaes.üalt1çnien1d0igsiynledaaayyliiaeKblksia8dde7üyçifüra’rolkiünksroıidnadaelkıoic’lere.rrnnnıelinalnırhetıleknnoltsngı,kaer.ıkbedeçktğiedeaibcsKorsoeiuşenk“ltziazşaaitrekuli‘nıniaçeiu,B.gaştlk,mueıridsilmlv“NtürğiMçkseTTaşjözAiesln7diabiYeıkğükeeeüyinöurndp’eünididanraemtldvyrorirşnsaeiYn,nkuatnroaaeelllYeHaöliyıkueeddEü’ehlylsttlKzıüadbdevDbaKdeltlrteılakarlMaimdndasiiezunevciUiyoPra.sll.h,uatlemıkesailiıdnlcKicarea“nıb”hzlnrrEoğllıMeBaDnagıdkça.iaıçımutçudllnıtlşlee,iadlııloYıaıgezrkirbanrç,,MraGarKüalıçamGaağineSıyCts,mkü’rihn,ıaluaEeAlnylaaaEerladhPSortrfreapzreeıdiuietinldntteişteatanlnymlkuyuvaiKBhBSdneapruek1daeGlaetlğytlairıı’iaaevraea4aupiez.slmiköbrnelsnrnşirışnt.ktiaiuHuBinç0iaişsnikökacliYlmc’ipOdll0ıkıeşzDuneealbssaaenynaüaeKasti’alıayiliniPnrrtıinülukoraltzrrnrtezcivüazBviıtü’lov.niğçgli.ylruaCioeşr,deySğaiFeylln,de,2koDderenıAkueölşhÜüielSğibterkçituAdoidninAlağklleruşıirlsaeüildğ,deluzihk,easluaydüzıdtlz,ugidinikAtğAemünhe.a.y’aiDgiFde’endullnlcTdtİ’hodigöaereeteeokieimstra,eaaeenrkntlteieauerenlkrllltuvrsedsyözeerbeiveAlösenritzgira.riösrüSrinrnkrnruiyyamNailiünBvşöKzegukteaoenmeöoezhnürehıveikgiğilçtiaerk,lnrzkçmmbçdmt,nebieeçölmıullKebiiiaezalaikainrepracnsagze.aniltdhisrmar.edg”yıişlızi,ötıluenşnlebilyianBbcvücaslıeekklharıdeçdnkimoiikeiealitaemnkrnnızayelzdiüıratğçgnyavlklkr‘anituiaeuirneeylyetanmü,ie.ymtkapdıegzedkkrPhüaieeağTorrstt,leıirmtaia,rrlrüardeeıallraıeröneingiaeaeüpbruylyar.dvaeeenlikzolkiaıre.ındıniğ1cKhddbdrtrkvtllsldlsglmreeeeaaıaeie8oiueeaaeaeeu.eılşntekYBtrlilpşnnynvz3YıkseirıymY.rtumklsluükleüçordmnuüadaaageavıngidrengrnierseltirkşidnşeeniüü.tbaaüssrurüdilayMka,açıyülnceıis1riyaiyğnaneynağicrlaneraioıkiü8şeaüınnn,üaşnlıdpsdeğeeygitdtr.ş5bşaikaişıılgaltdşslüenüsgoü.nkairnaeunaklükzıobrhıdrlünGtenson”mp’revaielniyiaünyatmırnelnaslütrkvan”ny1aarktvyoaeuaisdanneeaomçnn‘za8vdamresüsnınakeijellnipıelıas.oikşiflçiüannoseyksilSrridngkousüaeıadkneglitetomlakiıaüalskrazntreatr’ndardtionklıkkaerunlkllitaealünelcubekerlsyauehlaaianıümmanaıiaslrtini.brmatnriraazrrmnmrrtoideibMyrdmaaeaulgılyrnpaıdtıiıiasşalsksiıonelzeakmdsnntaiokoyeürkeıinalçuıpıötindirlsıl3alenrnanleianenad0aanksı7aidnt.ydrmenyy5e,7tak“yün“vv.üb“küemad3aeiksa‘.oelHieaekalğO0neyrerdioltoklgrogrrkşlüüki0inaannünüirkldd”kenSblleil’nkotaialur.rldçröemiıbeçadaey.emomün,naüdç.ıntğeizşavjerkkaleerıiyıiişoeed.napnnklütikr.şyailkBEmrrriyignğBrİbryğldayAmeylsıaıeadıöiaüıuaaginnnnmktisenGKçlnielpartİnşiaıkııd,tenyoalsmiglüeoınneerriul“eaavtllkaguzöknedrydnddabAg1atrzenTaıtllveielinıuauzlb’ue6ikd.ezlaaüğevakelköezbjğlneiKauorÇırerd’piBvrngdiuudadtlarreklbleoeaameeünapsatkliıenkia1vriörkzecntşvyoKzaylÇtoknçiğ2lijmkdidudYeleekadeliaHtlemair2ei,aanüjaa’zürsgtdüvreddgrKKngiunis7işleirkniaedneeelnirelıötkvnüyu’.ğedninYiçmaSül3dçlarlyelveyvidgiihoıKeaadk.eikr.oarekivülıseOmlnkavrSsideelşulşlsüeidşlçadeuleyeaaHıilaevıcnteeüBrne.oırryşerğetkivnmtneeAe”idGmityşdanrlrbyyçnekıkiıtğiınLaeasğücldneaklte.akeagleiıeıiıivpbnktGK5urşdölysraadçrıiasedaıis,aıl0leayççöaemluaa’ornseeıtlasvküıT0glriltarrulıdlnrğüpiaonpbrıulnendduukikltaiağlaıguunklaışudm.gunmşşilkalr.ıüylzenlidşaaekşılküamenoaü,vunkairkıtlny’liavln.ukerakrtniahlBee6jsyalükeanzğaeaulraintn0aaaulnnnnani0,, tiriyorum. Onlar için de adalet istiyo rum. Onlar çalışıyorlar, üretiyorlar alın teri döküyorlar onlar da kadrolu çalış ‘ADALETSİZLİK ARTIK DENİZİ TAŞIRDI’mak isterler, kadrolarının, iş güvencele rinin olmasını isterler. Dolayısıyla adalet isterler, adaleti sağlamak zorundayız. Sevgili peygamberimizin şöyle bir hadisi şerifi var; ‘Bir gün adaletli davranmak 60 yıllık ibadetten üstündür. Hepimiz, destek veren yurttaşlarımız adaletli yönetim, adaletli bir devlet, adaletli bir toplum istiyoruz” dedi. ‘Bizi suçlamasınlar’ Adaletin egemen olduğu ve herkesin rahatlıkla konuşabildiği, düşüncelerini ifade edebildiği, düşüncelerini ifade ettiği için hapse atılmadığı bir düzen istediklerini belirten Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: “O açıdan umuyoruz bizim Adalet Yürüyüşümüze ülkeyi yönetenler daha fazla kulak kabartmış olurlar. Türkiye emekli Subaylar Derneği Genel Başkanı emekli Hava Korgeneral Erdoğan Karakuş: Adalet için buradayım. Adalet Türkiye’de var olmuş olsaydı zaten kumpas davaları olmazdı. Demek ki Türkiye’de bazıları adalet sistemini bozuyor. Bozuk olmasaydı Balyoz, Ergenekon, Askeri Casusluk davaları olmazdı. Sanatçı Sabahat Akkiraz: Ne yazık ki artık adaletsizlik bardağı değil denizi taşırıyor. Bu, bugünün de sorunu değil, son 60 yıldır ülkemizi yöneten sağ iktidarlar isimlerine adalet koyuyorlar ama uygulamada adaletsizlik aldı başını yürüdü. Tek kurşun atmamış 3 genç idam edildi, evlerine çarpı koyulup katledilen insanların kanı Fı rat oldu. Otele insan doldurup yakanlar Sivas’ta ellerini kollarını sallayarak gezdiler. Bu yüzden kime oy verirseniz verin, hangi partiden ya da inançtan olursanız olun bu sesi duyun. ‘Maltepe’de bitmemeli’ Sanatçı Muammer Ketencoğlu: Adalet için buradayım. Herkes için adalet istiyoruz. Burada içeride olan herkez Turhan (Günay) Ağabey için de, diğer tutuklular için de daha özgür bir ülke istediğimiz için buradayız. Bu yürüyüş, heyecan dalgası, bu tutku, sahip çıkış Maltepe de bitmeli. Maltepe’de durursak yalnızca Enis Berberoğlu için gibi olabileceğini düşünüyoum. Sanatçı Melek Baykal: Adalet hak ve hukuk için buradayız. Müthiş bir oluşum başlatıldı ve umutlar yeşerdi. Bu yürüyüş bana göre partiler üzeridir. Her kesimden insan burada. Herkesin bir gün adalete ihtiyacı olacak. Yemek uzmanı ve yazar Sahrap Soysal: Karınca kararınca destek vermeye geldik. İnsanlar çok güler yüzlü, enerji çok yüksek. Bu sıcakta nasıl yürüdüklerine inanamadım. Adalet, hak ve hukuk diyorum. Herkesin eşit olmasını istiyoruz. Bize en çok lazım olan şey adalet. Tüm Sivil Emekliler Derneği Genel Başkanı Gültekin Kurdoğlu: Türkiye’de 12 milyona yakın emekli var ve yüzde 70’i açlık sınırının altında yaşıyor. En büyük adaletsizlik bu. l SAKARYA ‘KOŞ KEMAL, YÜRÜ KEMAL’ Ankara’nın Bozkır ayazında başlayıp Bolu’nun yer yer sis gün gibi aşikâr. Çünkü, Kemal Kılıçdaroğlu, haziran sonudan bu yana li, yer yer doluyla karışık sağ yaşamını seyyar biçim nak yağmuru altında geçilen de programlamış. ‘Adalet Yürüyüşü’nde gündem Yakınlarına, tanıyan sıcak hava son günlerde. lara sordum, “Kemal Sıcak dediysek, öyle böyle bir sıcak değil. Her ne kadar akıllı telefonlardaki ısı ölçerler 3536’ları gösterse de AKırzifılyalın Bey’in sırrı ne” diye. Aslında, kendisinden izin almayı gerektiren özel bilgiler de var CHP lide çay bahçelerinin babadan kal rinin ‘tempolu yürüyü ma termometreleri 40 bandını çok şünün sırrında, ama artık bu yü tan aşmış durumda. Hatta, Sakarya rüyüş Kemal Bey’in değil, ‘adalet’ Sanayi Sitesi girişinde lafladığımız arayan herkesin yürüyüşü. O yüz lastikçi Osman’a göre, “45’ten aşa den de CHP liderinin yürüyüşün ğı değil” bu hava: “Yumurta kır, 3 deki sır bilinmeli.. dakikada sahanda kıvamına gelir” Efendim, Kemal Bey, Tunce dedi ikram ettiği soğuk suyu başı li Nazımiye doğumlu, doğa şartla mıza dikerken... rının çetin geçtiği, dağlık, tepelik Gerçekten de soluk almanın bile bir iklim. Çocukken futbol topu, zorlaştığı kilometreleri geçiyor Ke tabancası, legosu olmadığı için, mal Kılıçdaroğlu şu günlerde.. çelik çomak, uzun eşek, ipten sa Ve yüzünde biraz yorgunluk be lıncak tepesinde geçmiş günleri. lirtisi olsa da oldukça dinç ve ka Keza ilk ve ortaöğrenim sürecinde rarlı. Anlaşılan o ki, istenci vücut de Tunceli, Erciş, Elazığ arasında değerlerinin çok önünde. mekik dokumuş... Hatta yarı yaşındaki siyasetçilerden Ali Şeker neredeyse 78 kilo Çanta sırtta koşuyor vermiş, keza Eren Erdem’in avurt Yani, okula servisle giden, otobü ları çökmüş, Özgür Özel, bel böl se, dolmuşa binen jenerasyondan gesindeki yağlanmayı yarı yarıya değil. Kimi zaman kilometrelerce azaltırken ses tellerini kaybetmiş, yol kat edermiş, 5 saatlik müfredat Erdoğan Toprak’la Tekin Bingöl ara için, kimi zaman çantasını sırtına ara yürüdükleri halde bayılma sını heybe yapar koşarmış. Ortaokul ve rında, Yasemin Cankurtaran soluk lise de bu gelenek sürmüş. Vurur soluğa, Barış Yarkadaş’ın saçları muş kitaplarını sırtına, bazen za beyazlamış, Mahmut Tanal, her fır man normal tempo, bazen koşar satta ayaklarını dinlendirecek bir adım varırmış hedefe. Üniversite gölgelik peşinde. yıllarında ise Ankara macerası baş Peki, CHP Genel lamış. Öğrenci hali, bir otobüs bileti parasının hesaplandığı günler. Başkanı’nın sırrı ne? Öncelikle şunu belirtelim ki, Kemal Bey, aktif spor yapan, her sabah kalkıp yürüyen, cimnastik meraklısı biri değil. Vakti olmamış, ilgi de duymamış. Sadece yediğine içtiğine dikkat ettiği için kilo almayan Tanrı vergisi bir bünyeye sahip. Peki, sporla hiç ilgisi olmayan bir lider 300 küsur kilometreyi nasıl geride bıraktı tek solukta? Gerçi yandaş medyaya göre dublör kullanıp, akşam 5 yıldızlı otellerin Saray odalarında dinleniyor, ama bunların ucuz saf Okul ile ev ve yurt arasındaki mesafeler eğer 2 aktarma gerektiriyorsa tek otobüse biner, geri kalan yolu yürürmüş ki, artan para ile tiyatroya, sinemaya gidebilsin, arkadaşları ile Sakarya Caddesi’nde bir çay içebilsin.. İşte Kemal Bey’in tempolu yürüyüşünün sırrı bu: “Koş Kemal, yürü Kemal...” O yüzden sakın ola, yürüyüşün perde arkasında kilosu 4 bin 500 lira olan beyaz çay, köpekbalığı solungacı ya da anabolic streoid aranmasın... sata olduğu CHP lideri Kılıçdaroğlu, Adalet Yürüyüşü’nün ilk günlerinde kalp krizi geçirerek yaşamını yitiren CHP Mamak İlçe Örgütü’nden Hasan Tatlı’nın kızlarıyla el ele yürüdü. Mnaöltbepeet’DiEsüardüayloert CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasının ardından CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın Maltepe Cezaevi önünde başlattığı “Adalet Nöbeti”ni CHP Kadıköy İlçe Başkanlığı 17. gününde devraldı. Sivas katliamında yaşamını yitirenlerin de anıldığı nöbette “2 Temmuz 93 Sivas katliamını unutmadık unutturmayacağız”, “Adaletle öreceğiz anayurdu dört baştan” yazılı pankart ve dövizler taşındı, “Hak hukuk adalet” sloganı atıldı. Yaşamını yitirenler için yapılan saygı duruşunun ardından hazırlanan anma masasına sembolik olarak karanfiller bırakıldı. CHP Kadıköy İlçe Başkanı Ali Narin “2 Temmuz 1993 tarihe kara bir leke olarak geçmiştir. Demokrasiden, laiklikten ve insan haklarından yana olan bizlerin bu vahşeti gündemde tutması gerekmektedir. Sivas katliamının unutturulmaması gerekir” dedi. Tüm hak arayanlar için Maltepe Cezaevi önünde tutulan nöbete ilişkin de konuşan Narin, “Bura daki nöbetimiz Enis Berberoğlu ve adalet arayan tüm yurttaşlarımız içindir. Enis Berberoğlu ile ilgili karar aslında MİT tır’ları davası sürecinin yarattığı korkuyu göstermiştir. Dönemin bakanları, MİT tır’larında taşınan silahların o bölgedeki Türkmenlere götürüleceğini itiraf etmişlerdir. Bu bir gizli bilginin ortaya çıkarılması değildir. Ortadaki asıl yanlış MİT tır’ları ile yollanan mühimmatın bölgedeki Türkmenlere değil oradaki öteki terörist gruplara ulaşmış olmasıdır. Bu gelişme dünya kamuoyunda da büyük yankı uyandırmıştır. Hal böyleyken ‘davaya dokunan yanar’ türü bir durum, süreç başlamıştır. Cumhuriyet gazetesinin yaşadığı durum da tüm gerçekliği ile ortadadır, Enis Berberoğlu’ndan önce yargılanması gerekenler o bölgeye o tır’ları yolla emri verenler ve bu kanunsuz emre göz yumanlardır” diye konuştu. Konuşmaların ardından CHP’liler nöbete başlarken, cezaevine gelen tutuklu yakınları da nöbetteki gruba destek verdi. l İSTANBUL/Cumhuriyet Anılar kırmızı defterde... Adalet Yürüyüşü’nün başından beri CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba’nın sorumluluğunda “Ankara’dan İstanbul’a Adalet Yürüyüşü” başlıklı kırmızı kaplı bir defter de tutuluyor. Defterde hem gelen ünlü isimler hem de yürüyüşe katılan yurttaşlar, adalet yürüyüşüne ilişkin düsüncelerini kaleme alıyor. Defterden bazı örnekler şöyle: Genco Erkal: Uzun zamandır ülkemiz siyasetinde böylesine umut verici, heyecan uyandıran bir eylem olmamıştı. Bu etkinin güçlenerek sürmesini bekliyorum. Grup Abdal: Birey ve toplum olarak (diğer canlıları da katabiliriz) insanın doğasında var olan ve herkese eşit mesafede olan bir duygudur adalet. Bencillikten arınamayan, kendisini dünyanın merkezine koyan, empati kuramayan birinin adalet duygusu olmaz. Eşitler arasındaki eşitsizlikler giderilmeden adalet duygusundan bahsedilemez. Dünyayı sadece kendi bildikleri gibi sunanlar olmaz olsun. Enis Fosforoğlu: Hayatımın en gururlu yürüyüşü bu. Sizinle ve adalet için... Hüseyin Turan: Sayın Genel Başkan’a; Kendi tarihimize tanıklık ettiğimiz bu onurlu yürüşte başlattığınız Adalet Yürüyüşü, umuyorum ki gelecek güzel günler için bir kıvılcım olacaktır. İyiliğin, doğruluğun hak ve özgürlüğün hüküm süreceği güzel günler özlemiyle var olun. Emre Kongar: Türkiye siyasetinde yeni bir dönem başlatan Adalet Yürüyüşü gerçekten heyecan verici. Yeni bir CHP, yeni bir Kılıçdaroğlu doğuyor bu yürüyüşle. Alsancak Şen (Adalet Yürüyüşü’nün tamamında yürüyen, sloganlara öncülük eden, etrafa çöp atılmaması için çevredekileri uyaran Alsancak Şen en fazla 10 yaşında): Çocukların ölmesini istemiyonum, sapıkların tutuklanmasını istiyorum. Bitmeyen bir dava Sivas... Sivas katliamında babası şair Metin Altıok’u yitiren CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Altıok, şunları kaydetti: Örgütleyen, planlayan, bu katliamın arkasındaki karanlık güçlerin araştırılarak gün yüzüne çıkarılmasını sağlayacak adımlar atılmadı. 8 saat boyunca bilinçli bir şekilde devletin izlediği katliamda, 15 bin kişilik vahşiler güruhundan sadece 190 kişi yargıya taşındı. Akabinde birçoğu tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılarak kaçmasına olanak sağlandı. Sivas kat liamının akıl almaz bir şekilde zamana şımına uğratılması karşısında “hayırlı olsun” diyen ve bunu mahkumlar lehine sıklıkla dile getiren bir anlayış, adalet sizliğin perçinlenen boyutu ile karşımıza çıkıyor, daha dün kaç sanığın tutuklu olduğuna ilişkin sorum Meclis Başkanlığı tarafından ‘Uzun ve şahsi bulunarak’ iade edildi. Bu yıl 2 Temmuz’un, büyük Adalet Yürüyüşü sürecine denk gelmesi ve başından beri tüm faili meçhuller için adalet talep eden bizlerin bu talebinin ülkenin çoğalan bir sesle güçlü bir şekilde ifade etmesi çok anlamlı. 24 yıldır adalet talebimizi yineliyoruz. Herkes için adalet, ayrıştırılan, hedef gösterilen, hakkı yenen, emeği gasp edilen, sesi kesilen herkes için adalet isteğimizi 2 Temmuz günü or taklaşan bir duygu ile paylaştık. CHP, yürüyüşten sonra adaleti ve sahici demokrasiyi tesis etme mücade lesine devam edecektir. Bu bir parti yürüyüşü değil, son derece meşru barışçı bir adalet çığlığıdır. Zeynep Altıok C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog