Bugünden 1930'a 5,492,642 adet makale



Katalog


«
»

Pazartesi 24 Temmuz 2017 haber EDİTÖR: MÜNEVER OSKAY / Elif Tokbay TASARIM: EMİNE BİLGET 7 Başkent’te Nuriye ve İlknur Üstün Nalan Erkem İki insan ahaktkilvairsıti tutuklandı Büyükada’da gözaltına alındıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılan ve haklarında yakalama kararı çıkarılan Kadın Koalisyonu’ndan İlknur Üstün ve Helsinki Yurttaşlar Derneği’nden Nalan Erkem önceki gün tutuklandı. Uluslararası Af Örgütü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılan 4 insan hakları aktivisti hakkında yeniden yakalama kararı çıkarılmasına tepki gösterdi. Büyükada’da gözaltına alınan ve 12 gün sonra ifadeleri alınan 10 insan hakları aktivistinden 2’si yabancı uyruklu 6’sı tutuklanmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca serbest bırakılan şüpheliler Nalan Erkem, Şeyhmus Özbekli, Nejat Taştan, İlknur Üstün hakkında 21 Temmuz’da yakalama kararı çıkarılmıştı. Serbest bırakılan 4 kişi arasında bulunan Erkem, emniyet işlemlerinin ardından önceki gün öğleden sonra İstanbul Adalet Sarayı’na getirildi. Savcılık sorgusunun ardından Erkem, tutuklama talebiyle Nöbetçi 9. Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarıldı. Mahkeme Erkem’in tutuklanmasına karar verdi. İlknur Üstün de emniyet işlemlerinin ardından Ankara Adliyesi’ne götürülerek SEGBİS sistemi ile bağlandı. Üstün de savcılık sorgusunun ardından tutuklama talebiyle Nöbetçi 9. Sulh Ceza Hakimliği’ne sevlk edildi. Sorgusunun ardından Üstün de tutuklandı. ‘Türkiye, absürdlük çıtasını yükseltiyor’ Uluslararası Af Örgütü Avrupa direktörü John Dalhuisen yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Bu acımasız ve geriye doğru adımla Türkiye, giderek sivil toplum aktivistlerinin herhangi bir ayrım gözetilmeksizin hapse atıldığı, hukuk devletine yabancı bir ülke haline geldiğini gözler önüne serdi. Bu dört kişinin aslında hiç gözaltına alınmaması gerekirdi. On iki gün boyunca parmaklıklar ardında kaldıktan sonra aynı çileyi yeniden yaşamak zorunda bırakılıyorlar. Bu temelsiz soruşturmaya son vermek yerine, Türkiye yetkilileri absürtlük çıtasını yükseltiyor.” Tutuklanan altı isim arasında Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direktörü İdil Eser de bulunuyor. l İSTANBUL / Cumhuriyet Eylem cezasına AİHM’den tazminat AİHM, Adana’da toplantı ve gösteri yürüyüşüne muhalafet suçlamasıyla 143 lira ceza kesilen Güven Boğa’ya 2 bin avro tazminat ödenmesine hükmetti. O dönemde Eğitim Sen Adana Şube Başkanı ve Af Örgütü yöneticilerinden olan Güven Boğa, 19 Aralık 2010’da cezaevlerinde hak ihlalleriyle ilgili düzenlenen bir eyleme katıldı. Eylemin izinsiz olduğu gerekçesiyle polisler, Kabahatler Kanunu uyarınca ‘toplantı ve gösteri yürüyüşüne aykırı davranış’ suçlamasıyla Güven Boğa’ya 143 liralık idari para cezası yazdı. Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesi’ne cezanın iptali için itirazda bulunan Boğa’nın istemi reddedildi. Boğa, İç hukuk yolları tükendiği için cezaya karşı 24 Mayıs 2011’de AİHM’e başvurdu. Dosyayı kabul eden AİHM, taraflara ‘Dostane çözüm’ önerisinde bulundu. Bunun kabul edilmesi ile AİHM, 27 Haziran’da Türkiye Cumhuriyeti’nin Güven Boğa’ya 1560 avro maddi ve manevi, 500 avro da yargılama gideri olarak toplam 2 bin 60 avro tazminat ödenmesine karar verip taraflara tebliğ etti. l DHA Semih demek yasak Açlık grevinin 137. gününde bir araya gelmek isteyen yurttaşlara sert müdahale OZAN ÇEPNİ / ŞEYMA PAŞAYİĞİT KHK ile işten atılmalarının ardından “işimi geri istiyorum” diyerek direnişe başlayan aka demisyen Nuriye Gülmen ve öğret men Semih Özakça’ya, açlık grevleri nin 137. gününde destek olmak isteyen yurttaşlar, başkentte polisin sert mü dahalesi ile karşılaştı. Yüzlerce polis Ankara’da slogan atan, Nuriye ve Se mih isimlerini kullanan, alkışlarla tep ki gösteren, yaşananları görüntüleyen 61 kişiyi darp ederek gözaltına aldı. İn san Hakları Anıtı önündeki polis ablu kası Kızılay Meydanı’na taşındı. “OHAL kaldırılsın KHK’ler iptal edil sin” talebiyle siyasi parti, kitle örgüt leri, sağlık örgütleri ve hukuk örgüt lerinin bulunduğu 43 kurumdan olu şan “Nuriye ve Semih İçin Dayanışma Platformu”nun, günden güne yaşam riskleri artan 2 eğitimcinin tutuklulu ğuna tepki göstermek için Ankara’ya yaptığı çağrı polisin sert müdahalesine sahne oldu. Önce Türkiye’nin dört bir yanından Ankara’ya gelen yurttaşların şehir girişlerinde otobüsleri durdurula rak, başkente girişlere izin verilmedi. Sonra Kızılay Meydanı’nda bir araya gelmek isteyen yurttaşlara karşı sert İlk müdahalede kol kırıldımüdahalede 61 kişi gözaltına alındı. Abluka büyüdü Gülmen ve Özakça’nın tutuklanmasının ardından yaklaşık 2 aydır polis ablukası altında, başında çevik kuvvet Dayanışma eyleminin başlayacağı saat 12.30’dan itibaren sokakları dahi kapatan polis ekipleri ilk müdahaleyi Güvenpark’a 100 metre kala yaptı. Ellerinde “Nuriye ve Semih yalnız değildir” yazılı dövizler bulunan yurttaşlara sert müdahale ile başlayan gerginlik ara sokaklara taşındı. Bir eylemcinin kolu kırılırken, polisin gözal ekiplerinin nöbet tuttuğu İnsan Hakları tına alınanları dakikalarca yerde ters kelepçeli olarak bekletmesi, tekmelemesi ve Anıtı’na yürümek isteyen yurttaşların yerlerde sürüklemesi dikkat çekti. Yaşanan müdahalede çok sayıda avukat da, kim toplanmalarına bile izin verilmedi. Sa liklerini belirtmelerine karşın darp edilerek gözaltına alındı. bah saatlerinden itibaren Güvenpark’ta alanları kapatan polis ekipleri, öğle saatlerinden itibaren kimsenin Kızılay Meydanı’nda duraklamasına dahi izin vermedi. Yüksel Caddesi’nde başlayan polis ablukası, Kızılay Meydanı’na taşınarak yüzlerce çevik kuvvet, sivil polisler, TOMA ve gözaltı araçları ile eylem saatini beklemeye başladı. ‘Polis konuşuyor’ İlk müdahalenin ardından Kızılay Meydanı ve çevresindeki sokaklarda gerginlik arttı. Polisin müdahalesine tepki gös ‘Devlet olmak İçişleri Bakanlığı’nın kitabına istiyorsanız Esra Özakça’dan hak yemeyin’ yanıt teren, eylemcileri alkışlayan ve cep telefonları ile yaşananları görüntülemek isteyen herkes çevik kuvvet kalkanları ile alandan uzaklaştırıldı ve bir kısmı dağılmayı reddedince gözaltı uygulaması genişletildi. Güvenpark’a doğru bütün alanlarda küçük gruplar halinde bulunan ve dayanışma eylemine katılmak üzere gelen yurttaşlara polis tarafından gaz bombası, basınçlı su, cop, kalkan, yum İçişleri Bakanlığı’nın OHAL KHK’leri ile ihraç edilmelerini açlık grevi ile protesto eden Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın eylemleri için yayımladığı “Bir Terör Örgütünün Bitmeyen Senaryosu” başlıklı kitaba ilişkin olarak Semih Özakça’nın eşi Esra Özakça’dan geldi. Özakça, “Yargı demek Bakan Soylu mu demek? Konuşanı, hak arayanı terör yanlısı ilan etmek devlete ne kazandırır? Devlet olmak istiyorsanız insanların hakkını yemeyin” dedi. Özakça, İçişleri Bakanlığı’nın hüküm veren kitabına karşı yazılı açıklama yaptı. Açıklamasına anayasının 9. maddesindeki “Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız mahkemeler ce kullanılır” hükmü ile başlayan Özakça, “Anayasasında böyle ya ruk ve tekmelerle müdahale edildi. zan bir ülkenin İçişleri Bakanı bu Alan çevresinde bulunan in anayasaya neden uymuyor? Yok sanların devam eden müdahale sa yargı demek Bakan Soylu mu ler karşısında dağılmayı reddet demek? Süren bir dava hakkın meleri üzerine ise polis aracından da kimse konuşmazken yargıyı yapılan, “Dikkat, polis konuşu etkilemeye teşebbüs etme hak yor. Şu anda Güvenpark ve çevre kı sadece Bakan Soylu’ya mı ait? sinde yasadışı eyleme müdahale İçişleri Bakanlığı bir devlet kuru edilmektedir. Müdahaleden etki mudur, kişilerle uğraşır mı? Ha lenmek istemiyorsanız alanı terk edin” anonsu da dikkat çekti. Müdahale sırasında çevrede bulunan kafe ve mağazalarda çalışanların bazılarının da polis tarafından tartaklandığı görüldü. Polis, mü Gözaltına alınanlara ters kelepçe uygulandı. ni devlet herkese eşit davranırdı. Hani yasalar, işlemler, kurallar geneldi, herkese eşit uygulanırdı. Bunların hepsi masal mı?” ifadelerini kullandı. l ANKARA / Cumhuriyet dahaleyi Kızılay AVM önünden iz leyen onlarca yurttaşı ise kalkanlarla kuvvet ekipleri ile kafelerde bulunan lı taleplerine geldiğinde 3 kişiyi bir ara sürükleyerek alışveriş merkezine soktu. yurttaşlar arasında atışmalar yaşandı. ya getirmeden gözaltına aldılar” dedi. Yüksel’e yüksek güvenlik Yurttaşların gözaltına alınanların yerde sürüklenmesine verdiği tepkilerin ardın ‘Çok işkence gördük’ Güvenpark civarındaki gerginliğin düş dan polis amirlerinin küfürlerle karşılık KHK ile işten atılmasının ardından Gül mesinin ardından polis, Yüksel Cadde vermesi gerginliği büyüttü. men ve Özakça ile Yüksel Caddesi’nde di si’ndeki İnsan Hakları Anıtı önüne çekil CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar renen Veli Saçılık da yaşananlara ilişkin di. Anıta çıkan sokaklar 100 metre çapın Hakverdi, Ankara girişlerinden başlaya “Yapılmayan zulüm ve işkence kalmadı. da kapatılırken, sadece Konur Sokak’ta rak yaşanan müdahaleye tepki göstere Sonra üstüne komplolar eklendi. Örgüt ki kafelere insanların girişine tek yol rek “Bundan bir hafta önce kendi ikti üyeliği vb. Ne zaman sesimiz çok çıktıy dan izin verildi. Çevre sokaklardan yük dar algıları doğrultusunda günlerce yine sa o kadar çok işkence gördük. Ama bu selen slogan sesleri karşısında müdaha Kızılay’da kaldılar, sokakları, yolları ka na rağmen yılmadık. Bilerek isteyerek iş le etmek için o sokaklara yönelen çevik pattılar. Ama iş Nuriye ve Semih’in hak kence yapıyorlar” ifadelerini kullandı. NECATİ SAVAŞ Anne Özakça: İki elim yakasında İçişleri Bakanlığı’nın OHAL KHK’leri ile ihraç edilmelerini açlık grevi ile protesto eden Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın eylemleri için yayımladığı “Bir Terör Örgütünün Bitmeyen Senaryosu” başlıklı kitabına Özakça’nın annesi Sultan Özakça’dan da tepki geldi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya seslenen anne Özakça, “Defalarca terörist olarak iftiralar attı. Çocuğumun hiçbir zaman boğazında haram lokma geçmedi. Süleyman Soylu’nun iki elim yakasında olacaktır” dedi. Sosyal medyadan bir video paylaşan anne Sultan Özakça, şunları söyledi: “Defalarca terörist olarak iftiralar attı. Bunları söyledi. En sonunda da bir kitapçık çıkardı. Oğluma terörist damgasını vurdu. Fakat ben alnımın teriyle haram lokma yedirmeden çocuğumu büyük bir emekle okuttum, büyüttüm bir meslek sahibi ettim. Öğretmen oldu. Çocuğumun hiçbir zaman boğazında haram lokma geçmedi. Süleyman Soylu’nun iki elim yakasında olacaktır. Ahrette nasıl hesabını verecek bunu soruyorum. Hakkımı helal etmiyorum.” l İSTANBUL / Cumhuriyet Kardeş kardeşe mektup yazamıyor SEYHAN AVŞAR Silivri Cezaevi’nde tutuklu ikiz kardeşi Seda Kaya’nın serbest bırakılması için Cevahir AVM önünde aylarca nöbet tutan, iki ay önce ise DHKP/C üyesi olduğu iddiasıyla tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne konulan Eda Kaya’nın gazetemize yolladığı mektuplara cezaevi yönetimi tarafından el konulduğu öğrenildi. Eda Kaya’yı ziyaret eden avukatı Yaprak Türkmen, “Silivri 9 No’lu Cezaevi’nde yoğun bir haberleşme hakkı ihlali var. Eda, gazetenize 3.5 sayfalık bir mektup yazmış. Mektuba el konulmuş” dedi. Türkmen, Eda Kaya’nın ikizi ile aynı cezaevinde kaldıklarını hatırlatarak, “Hapishane içi kardeş görüşü yapılıyordu. OHAL bahanesiyle Eda ve Seda görüştürülmüyor. Sadece bir kez sohbet hakkında görüşebilmişler. Diğer tutsakların da iletişim hakkı engelleniyor. Dışardan gelen postalar tutsağa ulaştırılmıyor. Mektupların akıbeti hakkında bilgi verilmi yor. Tutsakların kendi içinde de iç posta hakkı var. O ise tamamen rafa kaldırılmış durumda” diye konuştu. ‘İçim acıyor’ İkizlerin babası Enver Kaya ise kızı Eda’nın Ankara’da ailesiyle yaşıdığını söyleyerek “Seda tutuklanınca onun için ‘nöbet tutacağını’ söyleyip İstanbul’a gitti. Nöbetini tutup evine geliyordu. Kardeşinin serbest bırakılmasını istiyordu. Onu da tutukladılar. Anneleri şu an peri şan bir halde. Zaten bir ameliyat geçirdi. Şimdi teselliyi torununda arıyor. Çocuklarımın mahkemeye çıkarılmasını bekliyorum” dedi. Çocuklarını geçen bayram açık görüşte ziyaret ettiğini aktaran Kaya, “Üç çocuğum var. İkisi cezaevinde. Çocuklarımın neden tutuklandığını bilmiyorum” dedi. Çocuklarının cezaevinde darp edildiğini aktaran Kaya, “Bellerine vurmuşlar. Ağrıları vardı. İçim acıyor” ifadelerini kullandı. l İSTANBUL C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog