Bugünden 1930'a 5,492,155 adet makale



Katalog


«
»

Pazartesi 24 Temmuz 2017 2 haber EDİTÖR: MÜNEVER OSKAY / Elif Tokbay TASARIM: İLKNUR FİLİZ Yetkililerden Ali Kurtoğlu Canan Dereli LimandaKurtoğlu’nun cenazesi Türkiye’de gözyaşlarıyla karşılandı Sinan Kurtoğlu Ölümün Yunanistan’ın İstanköy (Kos) Ada ya Dereli, cenazeyi alıp ‘Hızır Reis’ feribotuyla Bodrum sı’ndaki depremde yaka Limanı’na geldi. Limanda ladığı 39 yaşındaki Sinan Kurtoğlu’nun akrabaları ve Kurtoğlu’nun cenazesi, dün arkadaşlarının yer aldığı Bodrum’a getirildi. Baba 20 kişi, cenazeyi gözyaşları sı Ali Kurtoğlu, annesi Si içinde karşıladı. Aile cena min Kurtoğlu, kardeşi Ca ze ile birlikte memleketleri nan Dereli ve eniştesi Zi İzmir’e doğru yola çıktı. YUNANİSTAN BAŞBAKANı ÇİPRAS’TAN TAZİYE MESAJI Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, depremde Kos Adası’nda yaşamını yitiren Türk vatandaşı Sinan Kurtoğlu’nun ailesine Twitter hesabı üzerinden taziye mesajı yayımladı. Yunanistan’da yayın yapan www.in.gr internet sitesinin haberine göre Çipras, mesajında, “Beklenmedik bir şekilde Kos depre minde yaşamını yitiren Sinan Kurtoğlu’nun ailesine sabırlar ve başsağlığı diliyorum. Böyle felaketlerde iki ülkenin birbirine uzatacağı yardım ve dostluk eli nin çok önemli olduğuna inanıyorum. Acılarımızı sevinçlerimizi birlikte paylaşıyoruz. Kurtoğ lu ailesinin acısına yürekten katılıyorum” dediği belirtildi. l DHA Ege sallanıyor Gökova Körfezi’nde meydana gelen 6.6’lık depremin ardından Ege’de artçı sarsıntılar devam ediyor. Önceki gece de Çanakkale’de gece yarısı 4.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Yakın çevreden hissedilen depremde ilk belirlemelere göre can ve mal kaybı yaşanmadı. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nden alı nan bilgiye göre önceki gece saat 01.12’de merkez üssü Çanakkale’nin Çan ilçesine bağlı Çomaklı mevkiinde deprem meydana geldi. 11 kilometre derinlikteki deprem merkezin yanı sıra Çan ve Biga ilçelerinde hissedildi. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığı Deprem Dairesi Başkanlığı ise depremin büyüklüğünü 4 olarak açıkladı. l Haber Merkezi Otostoplu deprem İ zmir’den Bodrum’a otostop yaparak gelen üniversiteli iki genç, deprem korkusunu yaşadıktan sonra yolculuklarına “Depremden Kaçıyos” yazılı pankart ile devam etti. Gençler Antalya’ya doğru gideceklerini belirterek, “Deprem bahane, otostoplu tatil şahane” dedi. Aileleri İzmir’de oturan Uludağ Üniversitesi sınıf öğretmenliği 2. sınıf öğrencisi Aydın Koç ile arkadaşı Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2. sınıf öğrencisi Alper Kocar, bir hafta önce İzmir’den otostop yaparak Bodrum’a gelmişlerdi. l DHA ses yok gari Şubattaki depremde yüzlerce bina yıkılan Ayvacık’ta yaralar sarılmadı. Evler yapılmadı. Konteynırda yalnız yaşayan yaşlılar hastalıkla boğuşuyor DEMET YALÇIN GÜNEŞ Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Gülpınar köyü yakınlarında 6 Şubat sabahı meydana gelen 5.3 bü ‘EVİMİZ YAPILSA DA, BAŞIMIZI SOKSAk’ K ocaköy’deki konteynırda kalan Nazire Hanım, “Benim de evim dı, bacalarımız uçtu. Allah razı olsun ki bu konteynırlara başımızı soktuk ama yüklüğündeki depremde çok sa yıkıldı. Kız kardeşim ve yeğenimle bir eve benzer mi hiç? Bir kere çok sıcak. yıda ev hasar gördü. En büyük likte bir konteynırda kalıyorum. Ev Ağaç bile olmadığı için gölgede otu yıkım da Yukarıköy’de yaşandı. Depremin en fazla çilesini ise, imkânsızlık ve sağlık sorunları nedeniyle evlerini yaptıramayan ve beş aydan fazla bir sü lerimiz yapılacak dediler ama ne zaman ve nasıl teslim olacak onu bilmiyoruz. Bir an önce yapılsa da biz de başımızı soksak. Buralarda ser sefil olmasak. Depremde evlerimiz yıkıl racak bir yer bulamıyoruz. Bir an önce evlerimiz yapılmalı. Çünkü durumu olan kendine ev yaptırdı. Bizim gibi yaşlılar için bu durum çok zor” sözleriyle yaşadığı sıkıntıyı özetliyor. redir AFAD’ın kurduğu kontey nırlarda yaşayan yaşlılar çeki yor. Kimi hastalıklarıyla boğu şurken ev yapmaya para bula mıyor, kimi de torunlarının ge leceği için 70’inde çalışmaya de vam ediyor. Ege’nin yeşil yamaçların dan kopup Kocaköy’ün tepe sindeki kupkuru bir alana di zilmiş, AFAD’ın depremzede ler için kurduğu konteynırların arasında dolaşırken camından Arkadaşımız Demet Yalçın Güneş, depremde baktığım ya da kapısını çaldı evi yıkılan Ayvacıklı depremzedeleri, yaşadık ğım depremzedelerden çoğunun ları konteynırlarda ziyaret etti. kendi olanaklarıyla onardığı evlerine taşındığını veya işe gittikleri için boş olduğunu görüyorum. Tam geri dönmeye karar verdiğim sırada 1213 yaşlarında bir kız çocuğu bakmayı akıl edemediğim gerideki konteynır “Konteynırın ikinci bölmesinde tek kişilik yatağında oturur vaziyette beni tüm Egeli kadınların içtenliğiyle karşılayan Müzeyyen Abla’yı gördüğüm an, sağlığın ne denli önemli ve çare sin. Depremden sonra köyün yiyecek ve giyecek ihtiyaçlarını karşıladı ama bir an önce yetkililer evlerimizi yaptırmalı. Söz verdiler ama ne zamana belli değil. Beklemek zor.” YAZı aşırı SICAK, KIŞI ise SOĞUK evinin kapısında beliriyor. Gözlerimizle selamlaştıktan sonra ona burada nasıl bir yaşam sürdüğünü soruyorum. Cevap gecikmiyor: Şubatta çok üşüdük. Hem de çok. Şimdi ise çok sıcak oluyor. Biz üç güne kadar kendi yaptırdığımız eve taşınaca sizliğin de çok zor olduğunu bir kez daha anlıyorum. Yalnızlıktan sıkılan ve dört yıl önce kocasını kaybeden Müzeyyen Abla, yanındaki sandalyeye oturttuyor beni. Elinin altındaki kolonyadan ikram ediyor. Sonra da oğullarının evli oldu İmkânsızlıkla savaş Yatalak biri olarak yaşam standartlarının bu konteynırda daha da dayanılmaz hale geldiğini anlatan Müzeyyen Hanım, “Depremde çok korktuk. Yer gök gümbür gümbür oldu ga Depremin en çok hasar verdiği Yukarıköy’de, yöre halkı tarafından Yörük Teyze olarak anılan Neslihan Hanım, yöresel kıyafetinin ceplerine dizdiği tahta kaşıklar, iki elinde taşıdığı poşetlerdeki yemeni ve kekikleri satmaya gi ğız. Babamın anlatmasına göre ğunu, nöbetleşe yanında kaldık ri. O korktuyu henüz atamadan, derken çıkıyor karşımıza. Yıkı bizim paramız larını, parası olan şimdi de hem canımla hem de lan evinin bir an önce yapılma olduğu için taşınıyoruz. Ancak şu ilerideki konteynırda yaşayan birkaç yaşlı teyze var. Onların durumu hepsinden vahim. Bir tane Müzeyyen Teyze var ki bacaklarından hasta olduğu için yürüyemiyor bile. çÇoakrezsoizr.l.ik. köylülerin yıkılan evlerini yaptırdığı nı ama kendisinin böyle bir imkânının olmadığını ve de bu yatağa bağlıyken her şeyin çok da ha güç olduğunu şu sözlerle anlatıyor: Depremde çok korktuk. Allahtan kimse ölmedi ama evlerimiz yıkıldı ya da hasar gördü. Yi Müzeyyen Teyze ne bu köy (Kocaköy) o kadar kö tü değil ama başka köyler, örne imkânsızlıklarla uğraşıyorum. Kocaköy’de parası olan kendi evini yaptırdı ve gitti. Biz ise burda birkaç yaşlı ve birkaç aile kaldık. Evimin içi çok hasarlı. Girilemez durumda. Bu söz verilen evler ne zaman yapılacak? Yapılacak dediler ama ne zaman teslim edileceğini söylemiyorlar. Bu kışı da burda geçirirsek vay halimize. Küçücük konteynırda ne tuvalete gidebiliyorum ne de yıkanabiliyorum. Kışın soğuklar da başlayınca çok zor olacak. Hastanede bile bakımım zor. sını isteyen Yörük Teyze, “70 yaşına gelmiş biri olarak artık ayaklarımı uzatıp oturmam gerekmez mi a benim kızım? Ancak bu köyün çoğu evi gibi benim evim de büyük hasar gördü. Yetkililerden ses yok gari. Bu ev ne zaman yapılacak? Kış kapıya dayandı. Soğukta ne ya pacağız. Bir konteynırda üç büyük, bir çocuk kalıyoruz ama yatacak iki yatak var. Bizim yerimizde olsalar nasıl dayanacaklar. Her gün dağdan yürüyerek inip çevre belde lere gidiyorum. Akşam geldiğimde, O sırada kızın sözünü kesip ğin Yukarıköy’de çok ev yıkıl Yatalak olmak zor iki büklüm oluve yürüyemeyen yaşlı kadının yaşadığı konteynıra beni götürmesini istiyorum. İkiletmiyor. Daracık kapısından girdiğim bu bölmede, sıcakla daha bir keskinleşen ağır metal kokusu karşılıyor beni. Bu konteynır da tıpkı diğerleri gibi iki bölmeden oluşuyor. İki odada da tek kişilik yatak. Bir oda mutfakla iç içe. Bir de küçük tuvalet var. İki kişiden fazla insanın yaşayamayacağı bu konteynırda, sonradan öğreniyorum ki çoğu aileler üç ya da dört kişi de yaşamak zorunda kalmış. dı. Perişanlar. Benim derdimse herkesten başka. Şeker ve bacaklarımdaki sıvı oranı tükendiği için yürüyemiyorum. Resmen bu yatağa çakılıp kaldım. Bir emekli maaşım var. Onunla da tüm bakımımı yapmak zorundayım. Yemek yapma gibi bir imkânım olamadığı için de hep hazır yemek yiyorum. Getirecek kişi geç kaldığı an aç susuz beklemek zorunda kalıyorum. Köydeki evimde öyle miydi? Yemek olmasa bile komşulardan birine seslenirdim anında getirirlerdi. Allah devletimize zeval verme gari ama burda daha zor. Zaten bir gözüm kör diğeri de puslu görüyor. Oğullarım kışın Çanakkale’ye evlerine gidecekler. Ben burda dağ başında nasıl kalacağım. Devlet yetkilileri bir an önce evlerimizi yapmalılar” diyor. riyorum gari. Dizlerim tutmuyor a be kızım. Ben to runların geleceği için bu yaşımda çabalıyorum” diyor ve ekliyor: “Bizim köyde çok ev yıkıldı çok. Zaten du rumumuz iyi değil. Nasıl olacak bu iş? Konteynır yazın aşırı sıcak, kışın da çok soğuk oluyor.” Depremde ‘siyanür’ endişesi • Havuz, çocuk havuzubahçesi • Açıkkapalı restaurant, bar • Odalarda: Klima, TV, fön, balkon • Sabah, öğle, akşam açık büfe, ikramlar • Alkolsüz içeceklerimiz LİMİTSİZDİR. • AİLE OTELİNİZ, WiFi 12 ADALAR, KELEBEKLER VADİSİ, DALYAN, GÖCEK, JEEP ile SAKLIKENT TURLARINA KATILMA İMKANI *89 TL TAM PANSİYON PLUS 5 gece konaklamalarda geçerlidir. Tel: 0252.616 76 11 12 • www.starotel.com.tr Siyanür kullanılan Bergama’daki altın madeni yeni atık havuzlarıyla felakete davetiye çıkarıyor HAKAN DİRİK Ege’deki son deprem, altın madeninin siyanür liçinden kalan atık havuzlarının bulunduğu Bergama’yı daha fazla korkuttu. Çevreciler ve bölge halkı, mahkeme kararlarıyla kapatılması gerekirken kayyımla işletilen Koza Altın Madeni’ne ait iki atık havuzunun bölgedeki bir depremle Bakırçay Havzası’na felaket getirmesinden endişe ederken, şirket yeni bir atık havuzu için ÇED süreci başlattı. Kütahya’daki gümüş madenine ait atık havuzundaki taşma nın bölgeye verdiği zararı anımsatan yöre halkı, çevreci hukukçularla birlikte “itiraz dilekçesi kampanyası” başlattı. Hâlâ faaliyette Bergama Ovacık’taki altın madeni, çevre sağlığı ve canlı yaşamı için riskli olduğunu ortaya koyan onlarca bilimsel rapora, aralarında AİHM’nin de olduğu onlarca mahkeme kararına karşın faaliyetini sürdürüyor. Geçen ay ÇED raporunun iptal edilmesi, siyanür liçi yöntemini kullanan madenin faaliyetini engelleyemedi. Üs telik tehlikeli atıkların doldurulduğu 2 atık depolama tesisinde yer kalmadığından üçüncüsü için ÇED süreci başlatıldı. Duyurusu İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü sitesinde, 11 Temmuz’da yapılan yeni atık depolama tesisine karşı çevreciler itiraz dilekçesi hazırladı. Bölgenin daha fazla kirletilmemesi ve yeni hukuksuzlukların önüne geçmek için hazırlanan dilekçede, hukuken madenin kapatılması gerekirken yeni bir atık havuzu yapılamayacağı kaydedildi. CANGI: DOĞA UYARISINI YAPIYOR Sürecin hukuki takip çilerinden avukat Arif Ali Cangı, “Ege, sallanıp duruyor. Doğa uyarısını yapıyor. Bergama’daki atık havuzları patlarsa Bakırçay bölgesi ölür. Bergama’da yargı kararları 1997’den bu yana yok sayılıyor. Koza’nın ardından TMSF’nin kayyımlığında da aynı yöntemler kullanılıyor” dedi. C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog