Bugünden 1930'a 5,504,180 adet makale



Katalog


«
»

DUNYA Medya patronları baskıya direnemiyor Hong Kong medya devi Next Digital LTD’nin sahibi, şirketin amiral gemisi Next dergisini satışa çıkardıklarını duyurdu. Pekin yönetimine muhalif duruşundan dolayı derginin reklam gelirlerinde düşüş yaşandığı belirtiliyordu. Filipinler’de ise yönetime muhalif yayın çizgisiyle Devlet Başkanı Duterte’nin hedefindeki Philippine Daily Inquirer’ın da satışı için işlemlere başlandığı belirtildi. Salı 18 Temmuz 2017 dishab@cumhuriyet.com.tr EDİTÖR: BETÜL BERİŞE TASARIM: MÜGE KAYGUSUZ 7 BAĞIMSIZ YARGI İÇİN AYAKTALAR Polonya’da iktidara gelmesinin ardından Anayasa Mahkemesi ve medya yasasındaki değişikliklerle Avrupa Birliği’nin (AB), hukuk devleti ilkelerini ihlâl ile itham ettiği iktidardaki muhafazakâr Hukuk ve Adalet Partisi’nin (PiS) yeni yargı adımı binlerce kişiyi sokaklara döktü. Milletvekilleri ve adalet bakanına, Yüksek Mahkeme üyelerini yargı çevrelerine danışmadan atama yetkisi veren tasarının parlamentoda kabul edilmesinin ardından önceki gün ülke genelinde protestolar vardı. Başkent Varşova başta olmak üzere birçok kentte meydanlara çıkan eylemciler, hükümeti yargıyı kendine bağlamakla ve kuvvetler ayrılığını yok etmeyi istemekle suçladı. “Utanın” sloganları atan eylemciler, sadece PiS’in genel başkanı değil aynı zamanda ülkenin de facto lideri Jaroslaw Kaczynski için ise “diktatör” nitelendirmesi yaptı. Yasanın yürürlüğe girmesi için Devlet Başkanı Duda tarafından onaylanması gerekiyor. Duda’nın tasarıyı veto etmesi beklenmiyor. ‘Ruslar güneye indi’ ‘Bağdadi Rakka’da olabilir’ IŞİD lideri Ebubekir Bağdadi’nin yaşayıp yaşamadığına dair belirsizlik sürüyor. Daha önce İran’dan ve bazı Rus yetkililerden Bağdadi’nin öldüğüne dair iddialar gelirken Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nden (IKBY) bir yetkili “Bağdadi yüzde 99 yaşıyor” açıklamasında bulundu. Reuters’a konuşan IKBY’nin terörle mücadele yetkililerinden Lahur Talabani, Bağdadi’nin büyük olasılıkla Suriye’de Rakka’nın güneyinde olduğunu söyledi. Talabani, IŞİD’e karşı zafer ilanına karşın temkinli açıklamalar yaptı. Cihatçı örgütün moralinin bozulduğunu ancak tümüyle ortadan kaldırılması için 34 yılın gerektiğini kaydetti. Rusya’dan da dün “Bağdadi’nin ölümüne dair iddiaları araştırıyoruz” açıklaması geldi. IŞİD’li üç Türk kadın yakalandı Irak yönetiminin Musul’da IŞİD’e yönelik zafer ilanının ardından kentte az sayıdaki cihatçı militanın yakalanması yönünde operasyonların sürdüğü belirtiliyor. Yetkililer, 13 Temmuz’da Musul’un tarihi kent merkezinde yapılan bir operasyonda 25 IŞİD’li kadının bir tünelde yakalandığını açıkladı. Bu kişilerin üçünün Türk olduğu duyurulurken diğerlerinin Almanya, Rusya, Kanada, Çeçen, Libya, Suriye vatandaşları olduğu da kaydedildi. Kadınların silahlı ve intihar kemerleri bulundurduğuna da dikkat çekildi. Ezidiler siyasette Bu arada, Rudaw’ın haberine göre 2014’teki IŞİD işgali sırasında soykırım tehdidiyle yüzyüze kalan Irak Ezidilerinin Ezidi Demokratik Partisi’ni kurduğu duyuruldu. Oluşumun Erbil’in bağımsızlık referandumu adımına destek vereceği iddiaları da aktarıldı. Öte yandan, Rudaw’a konuşan bir yetkili ise 6 yaşındaki bir Ezidi kız çocuğunun kurtarıldığını, çocuğun ailesinin bulunması için araştırmaların sürdüğünü belirtti. ‘Irak’ta İran kazandı’ ABD’nin New York Times gazetesi, Washington yönetiminin 14 yıl önce Saddam Hüseyin’i devirip, “yüzü Batı’ya dönük” bir Ortadoğu yaratmak için işgal ettiği Irak’a hâkim olmayı başaran tarafın İran olduğu görüşünü dile getirdi. Yazıda, “ABD ülkeyi kendisine teslim ettikten sonra İran, Irak’a hükmediyor” denildi. ABD’nin 14 yıl önce işgal ettiği ve bu amaç uğruna 4500 askerin hayatını kaybettiği, 1 trilyon dolardan fazla paranın harcandığı Irak’ta İran’ın, “bağımlı bir devlet yaratma şansı” gördüğü savunuldu. ABD ile Suriye’de ateşkes uzlaşısına varan Rusya’nın, süreci denetlemek için bölgeye asker konuşlandırdığı iddia edildi ABD destekli Suriye Demok Altı yılı aşkındır süren savaş ülkeyi yerle bir etti. ratik Güçleri (SDG) IŞİD’in kalesi Rak ka operasyonlarını sürdürürken Was hingtonMosko va hattının ülkenin güneyi için uzlaş tığı ateşkes anlaş ması çerçevesinde Rus güçlerinin De ra bölgesinde mev zilenmeye başladığı savunuldu. Şam’a yakın AlMasdar’ın haberine göre, Suriye’nin güne yindeki Dera bölge sindeki İzra şehrin gün Fransa’da sert sözlerle eleş de mevzilenen Rus askeri per tiren İsrail Başbakanı Binyamin soneli bölgedeki çatışmasızlığı Netanyahu’ya Rusya’dan ya denetleyen temel güç olacak. nıt geldi. Rusya Dışişleri Bakanı Bölgede önceden de aske Sergey Lavrov, Netanyahu’nun ri danışman olarak az sayıda “çok kötü” diye nitelediği anlaş Rus subayı bulunsa da Mosko mayla ilgili İsrail’in kaygılarını va ilk kez bu büyüklükte bir anladıklarını ve bunları dikkate kuvvetle Suriye’nin güneyine alacaklarını bildirdi. iniyor. Böylelikle, Ürdün, Lübnan ve İsrail’e çok yakın me SDG ÖSO çatışması safede Rus kuvveti bulunacak. Türkiye’nin “terör örgütü” ABD ya da Ürdün askerlerinin saydığı YPG’nin merkezinde de bu bölgede ateşkes deneti yer aldığı ABD destekli SDG ise mi yapıp yapmayacağına dair Rakka’daki ilerleyişini sürdürü bilgi verilmedi. yor. SDG’nin Rakka’nın en bü Öte yandan “çatışmasızlık yük mahallelerinden Yarmuk’a bölgeleri” anlaşmasını önceki girerek IŞİD’in bir silah deposu AB’den yaptırım Avrupa Birliği, Suriye ordusunun kimyasal silah kullandığı iddia edilen Han Şeyhun saldırısıyla ilgili olduğu iddiasıyla 16 Suriyeli bilim insanı ve askeri yetkili hakkında yaptırımları devreye soktu. Batılı istihbarat ajansları, Suriye hükümetinin Han Şeyhun’da kimyasal kullandığını iddia etmiş, Suriyeli yetkililer bunu reddetmişti. Brüksel’deki AB Dışişleri Bakanları toplantısında alınan kararda sekiz Suriyeli bilim insanı ile sekiz askeri yetkili AB’nin kara listesine alındı. nu ele geçirdiği bildirildi. Öte yandan, Türkiye destek li Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) unsurlarıyla SDG’liler arasında Halep’in kuzeyindeki Menagh Hava Üssü yakınlarında çatışma çıktı. Muhaliflere yakın Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, ÖSO ilerleyişine Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Fırtına obüsleriyle SDG’ye yönelik bombardımanının eşlik ettiği iddiasını aktardı. Zarif, ABD’yi suçladı Bildik görüntüler... İsrail’in, Kudüs’teki Mescidi Aksa’nın önüne metal dedektörleri ve kameralar yerleştirmesine Filistinlilerin protestoları önceki gece ve dün de devam etti. El Aksa Camii önündeki eylemlere müdahale eden İsrail askerlerinin, çocukları da yaka paça gözaltına aldıkları anlar kameralara yansıdı. Öte yandan İsrail, “çatışma turizmine” soyundu. İşgal altındaki Batı Şeria’da oluşturulan bir kamp “çatışma deneyi mi yaşamak isteyenlere verdiği hizmetle” tepkilerin merkezinde. Kampın, İsrail ordusundan bir komutanın sahip olduğu şirket tarafından organize edildiği iddialar arasında. Çatışma ortamının yaşatıldığı, kimi hedef tahtasına Filistinlileri sembolize eden görüntülerin konulduğu kampa gelenlerin çoğunun ABD’li olduğu, Çin, Japonya, Hindistan ve Güney Amerika’dan da katılanların bulunduğu belirtiliyor. İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, CNN’e verdiği söyleşide ABD Başkanı Donald Trump’ın İran politikasını “hatalı ve yanlış yönlendirilmiş” olarak niteleyerek “IŞİD’e, Nusra’ya, Kaide’ye bakın. Hiçbirinin İran’la işi yok, onlar sadece ideolojisini değil, silahlarını da ABD’nin müttefiklerinden alıyor” dedi. “Teröristlerin nereden geldiğini biliyoruz. Dünya Ticaret Merkezi’ne kimin saldırdığını, hangi ülkelerin vatandaşları olduklarını biliyoruz. Hiçbiri İran’dan gelmiyor. 2001’den beri terörizm olaylarına karışanların hiçbiri İran’dan değildi. Çoğu ABD’nin müttefiklerindendi” ifadesini kullanan Zarif, ABD’de bir grup senatörün İran’ın nükleer uzlaşıyı ihlal ettiğine yönelik dile getirdikleri iddiaları da reddetti. ‘Güpegündüz soygun’ Washington’ın Obama döneminden bu yana Rusya’ya yaptırımlar çerçevesinde ülkedeki bazı mülklerine el koyması, diplomatları sınır dışı etmesi kararına Moskova’nın tepkisi sürü yor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Beyaz Saray’dan bir yetkilinin “ABD, el koyduğu Rus diplomatik mülklerini, karşılığında bir şeyler almadan iade etme niyetinde değil” dediği iddiaları üzerine bu ifade leri “güpegündüz soygun” olarak nitelendirdi. “Hükümetlerarası belgeyle güvence altındaki mülke el koyuyorlar, iade için de ‘benim olan benimdir, senin olanıysa paylaşalım’ prensibiyle hareket ediyorlar” dedi. Afganistan’da şiddet sarmalı ABD, Afganistan’a daha fazla asker gönderme planı üzerinde çalışadursun savaşın ve yoksulluğun pençesindeki Afganistan’da şiddetin bedelini yine siviller ödüyor. Birleşmiş Milletler’in (BM) raporunda, Afganistan’da şiddet olaylarında meydana gelen sivil ölümlerde 2017 yılının ilk yarısında büyük artış yaşandığına dikkat çekildi. BM’nin Afganistan Yardım Misyonu (UNAMA), bu çerçevede, bu yılın ilk altı ayında yaşamını yitirenlerin sayısının 1662, yaralıların ise 3500 olduğu açıkladı. Bu sayının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15 artışı gösterdiğinin altı çizildi. Can kayıplarının yüzde 20’sinin başkent Kâbil’de gerçekleştiği kaydedilirken kurbanların çoğunun Taliban ve IŞİD’in saldırılarında yaşamlarını yitirdiği belirtiyor. Geçen mayıs ayında Kâbil’in diplomatik kalbinin bulunduğu bölgede henüz hiçbir örgütün üstlenmediği bombalı saldırı düzenlenmiş, en az 92 kişi yaşamını yitirmişti. Başkenti kana bulayan saldırının ardından Devlet Başkanı Eşref Gani’nin istifası nı isteyen yüzlerce kişi sokağa dökülmüş, Başkanlık Sarayı’na yürüyen protestoculara polisin ateş açması sonucu altı kişi ölmüştü. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeid Ra’ad Al Hussein, rapordaki rakamların ne kadar korkunç olursa olsun Afgan halkının çektiklerini tam anlamıyla yansıtamayacağına dikkat çekti. PIŞaİDkisotpaenr’dasayno nu Öte yandan Pakistan ordusu, ülkenin Afganistan sınırı yakınlarındaki IŞİD hedeflerine yönelik büyük bir operasyon başlattıklarını açıkladı. Ordunun sözcüsü Korgeneral Asif Gaffur, Afganistan’a sızarak güç kazanan IŞİD militanlarının, daha fazla ilerlemeden durdurulmaları gerektiğini söyledi. Afganistan’da Taliban ve IŞİD’e karşı operasyonlar devam ediyor. KatarBAE hack krizi alevlendi Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Mısır’ın “terorizme destekle” suçladıkları Katar’a ablukaları uluslararası diplomatik çabalara karşın sürerken ABD’nin Washington Post gazetesindeki haberde, krizi büyüten olayın arkasında BAE’nin parmağı olduğu iddiasında bulunuldu. ABD Başkanı Trump’ın Ortadoğu ziyaretinin ardından 23 Mayıs’ta Katar Emiri El Tani’ye atfedilen “Körfez ülkeleriyle Trump’ın yaptığı anlaşmaları eleştiren ve İran’la işbirliği çağrısında bulunan” sözler Katar resmi haber ajansından yayımlanmış, Katar yetkilileri ajansın “hackendiğini” öne sürerek haberi geri çekmiş ancak sözler krizi tetiklemişti. Washington Post gazetesine konuşan ABD istihbarat yetkilileri, Katar Emiri’ne atfedilen sözlerin internet sitesine konulmasında BAE’nin parmağı olduğunu iddia et ti. Habere ise BAE’den yalanlama geldi. BBC’ye konuşan BAE Dışişleri Bakanı Enver Gargaş, haberin doğru olmadığını savundu. BAE Washington Büyükelçisi de Twitter’dan “Asıl gerçek, Katar’ın tavrıdır. Taliban’dan Hamas’a, Kaddafi’ye köktencilere finans sağladığı, desteklediğidir. Bölgede radikalleşmeyi teşvik ettiği, şiddeti kışkırttığıdır” diye yazdı. Britanya’nın Guardian gazetesi geçen ay, Amerikan Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI) incelemesi sonucunda siteye korsan giriş yapanların Rus hacker’lar olduğunun ortaya çıktığını iddia etmişti. “Hackleme” iddiasıyla başlayan kriz sonrası Riyad liderliğindeki blok, Katar medyasını engellemiş; iki hafta sonra da “teröre destek verdiği” iddiası ve İran’la ilişkileri nedeniyle Katar’la diplomatik bağları koparmıştı. Sembolik seçime ‘7 milyon katılım’ Siyasi krizin sürdüğü Venezüella’da Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun çağrısıyla yeni Anayasa’yı yazmak üzere oluşturulacak Kurucu Meclis için ön seçimler dün yapılırken sağcı muhalefet de kendi gayri resmi referandumunu düzenledi. Muhalefetin 7 milyon 200 bin kişinin oy kullandığını iddia ettiği referandumda oy kullananların yüzde 95’i Maduro’nun Kurucu Meclisi’ne “Hayır” dedi. Ateş açıldı Muhalefetin 19 milyon seçmenden 11 milyonunun oy kullanmasını beklediği gayri resmi referandumda katılım 7.2 milyonda kaldı. Muhalefetin yurtdışındaki yurttaşlar için 70 ülkede 505 sandık kurduğu referandumda 639 bin 789 oy da yurtdışındaki sandıklardan geldi. Ulusal Seçim Kurulu’nun saymadığı referandum için iktidar tarafından mükerrer oylarla sayının yükseltildiği eleştirileri yapılırken muhaliflerse üniversitelerden yabancı devletlerden davet ettikleri gözlemcilerin seçimleri denetlediğini öne sürdü. Muhalifler ABD’nin Miami kentinde de sandık kurdu. Öte yandan başkent Caracas’ın yoksul bölgelerinden Catia’da muhalefetin seçiminde oy kullanmak için bekleyenlerin üzerine bir grup motosikletlinin açtığı ateş sonucu bir kadın yaşamını yitirdi, beş kişi yaralandı. Maduro yanlıları ise 30 Temmuz’da yapılacak Kurucu Meclis nihai seçimleri öncesindeki ön seçimlere katıldı. Hükümet 1942 seçim makinesini deneme amacını da taşıyan seçimlere katılımın çok yüksek olduğunu duyurdu . C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog