Bugünden 1930'a 5,502,228 adet makale



Katalog


«
»

Salı 18 Temmuz 2017 haber 6 EDİTÖR: HAKAN AKARSU TASARIM: ZARİFE SELÇUK Konvoya saldırı: 19 yaralı Esendere beldesine 15 kilometre uzaklıktaki Ovaiçi köyü yakınlarında askeri aracın geçişi sırasında PKK’li teröristler tarafından yola döşenen el yapımı patlayıcıyla saldırı düzenlendi Hakkâri’nin Yüksekova İlçesi Esendere Beldesi yakınlarında askeri aracın geçişi sırasında teröristlerin döşediği el yapımı patlayıcını inflak etmesi sonucu 1’i ağır 19 asker yaralandı. Hakkâri’nin Yüksekova ilçesine 20 kilometre, İran sınırındaki Esendere beldesine ise yaklaşık 15 kilometre uzaklıkta bulunan Ovaiçi köyü yakınlarında dün saat 11.00 sıralarında askeri aracın geçişi sırasında PKK’li teröristler tarafından daha önceden yola döşenen el yapımı patlayıcıyla saldırı düzenlendi. Meydana gelen patlamada, 1’i ağır 19 asker yaralandı. Yaralı askerler bölgeye sevk edilen ambulanslarla Yüksekova’ya, ağır yaralı 4 asker ise helikopterle Hakkâri’ye getirilerek tedavi altına alındı. Bölgede hava destekli operasyon başlatılırken, YüksekovaEsendere ka rayolu trafiğe kapatıldı. Türk silahlı Kuvvetleri’nden yapılan bilgilendirmede, “Bölücü terör örgütü mensubu teröristler tarafından Hakkâri İli Yüksekova İlçesi, Esendere Beldesi yakınlarında 17 Temmuz 2017 tarihinde intikal halinde bulunan askeri aracın geçişi esnasında el yapımı patlayıcının infilakı neticesinde 4’ü ağır olmak üzere 17 kahraman silah arkadaşımız yaralanmıştır. Yaralı silah arkadaşlarımız derhal hastaneye sevk edilerek gerekli müdahalelere başlanmıştır. Bu hain saldırıda yaralanan kahraman silah arkadaşımıza acil şifalar dileriz” denildi. Hakkari Valiliği, akşam saatlerinde yaptığı ikinci açıklamada saldırıda yaralı sayısının 19 olduğunu, 1 askerin hayati tehlikesinin devam ettiğini, 18 askerin sağlık durumunun iyi olduğunu açıkladı l DHA/İHA Tayyip Fidan PKK’nin öldürdüğü çobanın oğlu korucu Şırnak merkeze bağlı Aslanbaşar Köyü’nde hayvanları otlatan çoban Tayyip Fidan, pazar günü akşam saatlerinde bir grup PKK’li terörist tarafından kaçırıldı. Jandarma ve korucular tarafından Fidan’ın bulunması için operasyon başlatılırken, aramalarda dün sabah saatlerinde, silahla öldürülen Fidan’ın cesedi bulundu. 8 çocuk babası çobanın 1 oğlunu güvenlik korucusu olduğu belirtildi. Tayyip Fidan’ın cesedi Şırnak Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. PKK’lı teröristler tarafından kaçırılarak öldürülen çoban Tayyip Fidan (53) için Aslanbaşar köyünde cenaze töreni düzenlendi. Fidan’ın kızı Züleyha Fidan, geçtiğimiz yıl kuzeninin de PKK’lılar tarafından öldürüldüğünü belirterek, “babamı ensesinden vurulmuş bir halde gördük. Babamın kolunu da kırmışlardı” dedi. l DHA/İHA Islak imzada 2 tahliye “İrtica ile Mücadele Eylem Planı” belgesinde ıslak imzası bulunduğunu öne sürerek Çiçek’e “kumpas” kurduğu gerekçesiyle 3’ü tutuklu 18 sanık yargılanıyor. FETÖ’nün, CHP İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek’e, Ergenekon davasında delil kabul edilen, “İrtica ile Mücadele Eylem Planı” belgesinde ıslak imzası bulunduğunu öne sürerek “kumpas” kurduğu gerekçesiyle 3’ü tutuklu 18 sanığın yargılandığı davada, 2 tutuklu sanık tahliye edildi. İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Eyüp Kandemir, Gürol Berber, Mehmet Akın ile bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları katıldı. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Gürol Berber ve Mehmet Akın’ın savunmalarının alınmış olması, tutuklu kaldıkları süre, mevcut delil durumu gibi nedenleri dikkate alarak, sanıkların adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Ayrıca heyet tutuklu sanık Eyüp Kandemir‘in dosyadaki mevcut delil durumu, soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki bir kısım sanık savunmaları, tanık beyanları, dosya içerisindeki arama tutanakları ve tutanak içerikleri, eşine ait kullandığını kabul ettiği telefonlardan “ByLock” görüşmeleri yaptığına dair gerekçeleri dikkate alarak sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti. İddianamede tüm sanıkların “Gerçeğe aykırı bilirkişilik ve ya tercümanlık yapma” ve “Silahlı terör örgütüne üye olmak’” suçlarından 8.5 yıldan 18 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. l İSTANBUL/Cumhuriyet Dursun Çiçek Tuzla’da hırsızlık şüphelileriyle girdiği çatışmada şehit olan polis Battal Yıldız (solda) büyük bir kalabalık tarafından uğurlandı. Konya’da trafik uygulaması sırasında bir aracın çarpması sonucu şehit olan polis Erkan Kurşun da (üstte) Emniyet Müdürlüğü’nde düzenlenen törenin ardın 3 şehit polis için törendanmemleketiKaraman’agönderildi. İstanbul Tuzla’da hırsızlık şüphelileriyle girdiği çatışmada şehit olan polis memuru Battal Yıldız (31) için Konya’nın Akşehir ilçesinde cenaze töreni düzenlendi. Şehidin cenazesi ilk olarak evine getirilerek helallik alındı ardından Nasreddin Hoca Meydanı’nda tören düzenlendi. Şehit eşi Emine Yıldız, eşinin tabutuna sarılıp, “Battalım sana doyamadım, bu ömür sensiz nasıl geçecek” diyerek gözyaşları içinde ağıt yaktı. Şehit annesi Kezban, babası Ali ve kardeşleri tabuta sarıldı. Şehit annesi Kezban Yıldız, “Yavrum bizi bırakım gitme, kuzum” diye ağladı. Şehidin 6 yaşındaki oğlu Hasan İlyas, babasının polis yeleğini giyerek katılırken. 2 yaşındaki oğlu Mehmet Ali ise her şeyden habersiz bir yakınının kucağında törenleri izledi. Şehidin cenazesi törenin ardından Akşehir Şehitliği’nde toprağa verildi. Uşak’ta önceki gün trafik kazasında yaşamını yitiren polis memuru Ramazan Bülbül (41) için Uşak Emniyet Müdürlüğü’nde cenaze töreni düzenlendi. Şehidin annesi, ablası, eşi ve çocuklarının gözyaşları sel oldu. Törenin ardından şehidin cenazesi toprağa verilmek üzere Kütahya’nın Gediz ilçesine gönderildi. Konya’nın Kadınhanı Bölge Trafik İstasyon Amirliğinde görevli olan ve pazar günü trafik uygulaması bitiminde yoldaki dubaları topladığı sırada, Afyon istikametinden gelen aracın çarpması sonucu olay yerinde şehit olan polis memuru Erkan Kurşun da dün Emniyet Müdürlüğünde düzenlenen törenin ardından memleketi Karaman’a uğurlandı. l DHA/İHA hâkimden bayrak tepkisi Doğan Medya’yı işgal davasında sanıklar için ağırlaştırılmış müebbet istendi 15Temmuz darbe girişimi sırasında Doğan Medya Center’ın işgal edilip yayı rından 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve “Silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7.5’er yıldan 15’er yı yınının hukuka aykırı şekilde engellenmesi” suçlarından 4 yıldan 12.5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmala nının kesilmesi ve çıkan olaylarda 1 la kadar hapisle cezalandırılmaları ta rı öngörüldü. vatandaşın şehit edilmesine ilişkin lep edildi. Sanık Süleyman Ahmet Sanık 14 erin çeşitli suçlardan 4’er görülen davaya 3’ü tutuklu olmak Kaya’nın, Vedat Barceğci’nin öldürül yıldan 200’er yıla kadar hapis ceza üzere toplam 17 sanık katıldı. mesi eyleminden dolayı “Kasten öldür sına çarptırılması talep edildi. Mah İddianamede, sanıkların “Cebir ve me” suçundan ağırlaştırılmış müeb keme başkanı, bazı müşteki yakınla şiddet kullanarak, Anayasa’nın öngör bet ile “Silahla tehdit”, 9 kez uygulan rının Türk bayrakları ile geldiklerini düğü düzeni ortadan kaldırmaya veya mak üzere “Kasten öldürmeye teşeb söyleyerek “Türk bayrağı başımızın bu düzen yerine başka bir düzen ge büs”, “Basın ve yayın organının yayı tacı. Ancak protesto amaçlı bu şekilde tirmeye veya bu düzenin fiilen uygu nının hukuka aykırı şekilde engellen bulunmasını istemiyoruz. Bu salonda lanmasını önlemeye teşebbüs”, “Cebir mesi” suçlarından 125 yıldan 215 yıla sabırla yargılamamızı yapacağız” uya ve şiddet kullanarak TBMM’yi ortadan kadar hapis cezasına çarptırılması is rısında bulundu. Doğan Medya Cen kaldırmaya veya görevlerini kısmen tendi. Sanık Mehmet Akif Aslan’ın “Si ter binasını basan 3’ü tutuklu 19 as veya tamamen yapmasını engellemeye lahla tehdit”, iki kez uygulanmak üze kerin yargılandığı davayı izlemeye ge teşebbüs“, “Cebir ve şiddet kullanarak re “Kişiyi hürriyetinden yoksun kıl len AKP Şişli İlçe Teşkilatı üyeleri ve hükümetini ortadan kaldırmaya veya ma” suçlarından 12 yıldan 39 yıla ka müşteki yakınları, adliye önünde dar görevlerini yapmasını kısmen veya ta dar, sanık Erdal Şeker’in “Silahla teh beci askerlere turuncu tulum giydiril mamen engellemeye teşebbüs” suçla dit” ve “Basın ve yayın organının ya mesini talep ettti. l İstanbul/DHA darbeyle ilişkili 130 kişi vatansız kalacak ‘Yurtdışında doğan bebeklere Türk vatandaşlığı verilmiyor’ Reuters haber ajansı, 15 Temmuz 2016’daki başarısız darbe girişimiyle ilişkilendirilen 100’den fazla Türk vatandaşının ve gelecekte doğacak çocuklarının haymatlos (vatansız) kalma ihtimalinin bulunduğunu bildirdi. Türkiye hükümeti, ülkeye dönmesini talep ettiği 130 kişiye, üç ay içinde ülkeye dönmemeleri durumunda vatandaşlıktan atılacakları uyarısında bulunmuştu. Ajansa konuşan Haymatlosluk ve Katılım Enstitüsü (ISI) Eş Direktörü Amal de Chickera, uygulamanın insanları keyfi olarak vatandaşlıktan çıkarmayı yasaklayan uluslarara sı yasalarla çeliştiğini belirtti: “Bu uygulamanın, muhalif olarak görülen kişilerin keyfi bir şekilde kitlesel olarak vatandaşlıktan çıkarılmasının başlangıcı olmasından endişeleniliyor.” Pazartesi günü bir rapor açıklayan enstitü, uluslararası toplumu vatansız kalma ihtimali olan Türklerin durumlarını takip etmeye ve gerektiğinde onlara sığınma hakkı vermeye, bu kişileri Türkiye’ye iade etmemeye davet etti. Enstitünün yeni araştırmasına göre Türk konsoloslukları, fişlenmiş kişilerin pasaportlarını da yenilemiyor ve çocukları doğduğu zaman onlara vatandaşlık vermiyor. İktidar stratejiyi belirledi: Derin çatışmacı ve kamplaştırıcı “Adalet” Yürüyüşü ve mitinginin toplumda uyandırdığı büyük ilgi ve sevecenlik karşısında, bunun 2019 seçimleri için bir başlangıç olduğunu yazmıştım. Şunu merak ediyordum: Acaba, “Tek Adam” Cumhurbaşkanı, 2019 seçim yılına kadar olan süreçte nasıl bir strateji izleyecekti!.. Çünkü anayasa referandumunun sonuçları, iktidarı yeterinden fazla germişti. Referandum sonuçları tüm seçimlerin kaybedilebileceğinin de sinyallerini taşıyordu. AKP yüzde 40’lara, 2015 7 Haziran genel seçimlerinde aldığı oya doğru iniyordu. Gerginlik stratejisi yerine, “yumuşama” gösteren bir stratejiye dönerek yurttaşlara “gelecek güvencesi”, “sakinlikhuzur”, “adalet”, “birlik”, aynı ülkede dayanışma ve bütünleşme duygusu verecek bir değişiklik yapar mıydı? Umutsuz bir soru ve bekleyiş olacağını bile bile. Hayır tabii ki! Mesela mitingde toplanan insanların sayısı 170 bin demesinden durum anlaşıldı. “Sokağa çıkamaz hale gelirsin” gibi ağır mı ağır, hiçbir “demokrasi”de hele hele hiçbir ülke yöneticisinin dile getiremeyeceği bir tepki, meydan okuma ve gerektiğinde halkın birbiriyle çarpışmasını bile göze alan bir karşı atak görüyoruz. 15 Temmuz törenlerinde Kılıçdaroğlu’na saldırının dozunu artırdı. Gece Meclis’e gelmesi engellendi. Kanlı darbenin baş aktörü F.G. yerine adeta Kılıçdaroğlu konulmuştu. Bu işaretler seçim sürecine yönelik izlenecek stratejinin göstergeleri sayılabilir.. Kamplaşmanın şahını yaşarız Öyle gözüküyor ki iktidar sert bir “çatışmacı çizgi” izleyecek. Bunu, 7 Haziran 2015 seçim sonuçlarından sonra (Yüzde 41’in altı) izlenen politikaya benzetebiliriz. O zaman daha çok PKK, Hendekler savaşı, HDP başroldeydi. Barış süreci karşılıklı bitirilmişti. Millet bu hedeflere yoğunlaştırılmıştı ve bu politikanın sonucu da devşirilmişti: Yüzde 49’un üstü bir oy. Şimdi ise 7 Haziran seçimi sonuçlarına benzer bir durum var. Önümüzdeki 19 ayda durumun AKP lehine dönüşeceğine ilişkin iktidar için umutlu bir durum gözükmüyor. AKP’ye oy verenlerde dökülmenin sürmesi devam edebilir. Bu durumlarda geçmişte “test edilmiş” strateji “kamplaşma”, “gerginlik”tir. Bunun, AKP çevresinde seçmen kitlesini istikrarlılaştıracağına inanıyorlar (konsolidasyon). Seçim yapılabilir bir ülke “Seçimlerin yapılıyor olması”, bu iktidarın en büyük meşruluk kaynağıdır. Kavga, gürültü, basına baskı, hukuksuzluk, adaletsizlik... tamam da “bak hâlâ seçim var, iktidar gidebilir..” görüşü, dünyanın da Türkiye’nin de tutunduğu “son ilmik”tir. Bu ilmik de koptu mu, olay biter. AKP bu ilmiği kopartır mı? Henüz seçim yapılabilir bir ülke konumunu son ana kadar koruyabilir iktidar. Tahminime göre, bu ilmiği korumayı sürdürecektir. Süreç müthiş sert ve kavgalı geçeceğe benziyor. 2019 Mart seçimlerine yaklaşılırken, sonucu herkes görecek. Seçim yapılabilir, iktidar el değiştirilebilir bir ülke miyiz, değil miyiz.. “Yeni Türkiye”nin yine bugüne kadarki gibi “meşru zeminde” değiştirilerek, adım adım dönüştürülmesi ve arzulanan “RTE Cumhuriyeti” kurulması için iktidarın bu seçimleri “mutlaka alması” gerektiğine inanması, ülkeyi raydan çıkaracak en önemli “ideolojik siyasal” dogma saplantı gibi gözüküyor. Karamsar bir analiz oldu. Ama bu karamsarlık yaşayabileceğimiz olasılıklar içinde ne yazık ki yer ediyor. Diyarbakır Vali Yardımcısı FETÖ’den tutuklandı Diyarbakır Vali Yardımcısı Sercan Gökdemir, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen FETÖ soruşturması kapsamında darbe girişiminin yıldönümünde Ankara’dan döndüğü sırada eşi ile birlikte Diyarbakır Havalimanı’nda gözaltına alındı. Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimi tarafından sorgulanan Gökdemir, “terör örgütüne üye olmak” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Gökdemir’in eşinin ise emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. l İHA Hadımköy işgal girişimi davasında 2 tahliye kararı 15Temmuz darbe girişiminde Hadımköy Kışlası’nda bulunan askeri cezaevini ele geçirip darbe karşıtı askerleri buraya kapatmayı amaçlayan 12’si tutuklu 62 askerin yargılandığı davada bir astsubay ile bir uzman çavuş tahliye edildi. İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Astsubay Soner Polat ile Uzman Çavuş Ahmet Çakır adli kontrol şartıyla tahliye edildi. Duruşma aralığa erteledi. C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog