Bugünden 1930'a 5,503,278 adet makale



Katalog


«
»

Salı 18 Temmuz 2017 EDİTÖR: ALPER İZBUL / Burak Yurttaş TASARIM: EMİNE BİLGET tanımınaKTIIMLIÇESD’AARKOOĞNLUUŞTU: ‘Terörist’ gülüyorum Erdoğan’ın sözlerini değerlendiren CHP lideri, ‘Eğer biri demokratik olmayan bir kültürden geldiyse, terörist yürüyüş diyecektir’ dedi Britanya’da yayımlanan The Times gazetesinin, pazartesi günkü başyazısında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümü etkinliklerini “düşmanlarının canına okumak ve gücünü artırmak için kullandığı” ifadesi yer aldı. Gazete, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile de bir röportaj yaparak, Erdoğan’ın, “Artık terör örgütleriyle birlikte hareket etme noktasına geldiği” suçlamasını nasıl değerlendirdiğini sordu. Gazetenin muhabiri Hannah Lucinda Smith’in Kılıçdaroğlu ile yaptığı röportaj, Adalet Yürüyüşü’nü merkezine aldı. Kılıçdaroğlu röportajında Türkiye’yi “demokrasiye geri döndürme” sözü verdi. “Terörist tanımını kabul etmiyorum, hatta buna gülüyorum” diyen Kılıçdaroğlu, “Özgür bir ruhum olduğu gerçeğiyle baş ‘AYRIMI KASTEN ATEŞLİYOR’ Times gazetesinde yayımlanan başyazıda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Tayyip Erdoğan “kendilerini güçten ve nüfuzdan dışlayan dindarlar ile laikler arasındaki ayrımı kas ten ateşlemekle” suçlanıyor. Yazıda, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun öncülük ettiği Adalet Yürüyüşü’ne karşı Erdoğan’ın verdiği tepkinin de bunun bir tezahürü olduğu yorumuna yer verildi. edemiyorlar. Eğer biri demokratik olmayan bir kültürden geldiyse, benim yürüyüşüme de terörist yürüyüş diyecektir” ifadelerini kullandı. ‘Daha fazla sokak’ Bundan sonra daha fazla sokak protestosu düzenleyeceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz 15 Temmuz darbe girişiminin karşısındayız. Yaşananları, ‘halkın demokrasi sa vaşı’ olarak tanımlıyoruz. Ama diğer yanda bir de ‘Saray’ın 15 Temmuz’u var. Saray darbe girişiminden yararlandı ve beş gün sonra olağanüstü hal ilan etti. Biz buna ‘Saray’ın darbesi’ diyoruz.” “Ankara’nın Sultanı” başlıklı yazıda ise darbe girişiminin İstanbul’da yapılan yıldönümü etkinliklerinde Erdoğan’ın “destekçilerini toplama”, ayrıca gözaltı ve tutuklamaları “meşrulaştırma” fırsatı bulduğu belir Kılıçdaroğlu’nun öncülüğündeki ‘Adalet Yürüyüşü’ne halk yoğun ilgi göstermiş, Ankara’dan başlayan yürüyüşün sonunda İstanbul’da düzenlenen ‘Adalet Mitingi’ne 2 milyona yakın yurttaş katılmıştı. tildi. İstanbul’daki etkinlikler için “Gösterişli dili ve tehditkâr tonuyla bir Sovyet komünist partisi prodüksiyonuna” benzediği görüşünü paylaşan gazete, yazıda şu ifadelere yer verdi: “Kimse darbeye direnmek için sokaklara çıkan insanların cesaretinden şüphe etmiyor. Hiçbir Batılı hükümet darbeyi hoş görmezdi ve hoş görmedi de. Erdoğan ve partisi ise şimdi CIA’i gizlice darbecileri desteklemekle suçluyor. Ancak Batı’yı ve Türkiye’deki birçok insanı rahatsız eden, duygusal Cumhurbaşkanı’nın etkinlikleri düşmanlarıyla ve siyasi muhaliflerle hesaplaşmak için nasıl kullandığıydı.” ‘Dış politika alarmı’ Darbe girişimi sonrası geçen bir yılda yaklaşık 150 bin kişinin tutuklandığı, gözaltına alındığı, kovulduğu ya da görevden alındığı kaydedilen yazıda, Erdoğan’ın dış politikada attığı adımlara da dikkat çekildi: “Erdoğan IŞİD’e karşı savaşan Kürt gruplara saldırarak ABD’yi kızdırdı. Bir Rus jetini düşürerek, Vladimir Putin’le yakın bir ittifak kurarak ve son dönemde Katar’a olan ambargosu sonrası Suudi Arabistan’a meydan okuyarak, NATO’lu müttefiklerini alarma geçirdi.” Yazıda Erdoğan’ın yaptığı ‘Nazi’ benzetmesi ile “Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) olası üyeliğini belirleyecek olan Almanya ve Hollandalı liderlere de hakaret ettiği” belirtildi. “Ama bunların hiçbiri Erdoğan’ı kaygılandırmıyor” diye devam eden yazıda, “Cumhurbaşkanı Türkiye’yi düşman dış güçlerin mağduru gibi resmederek, destekçilerine onları ve Türk’ün haysiyetini ayakta tutacağını söyleyerek başarıya ulaştı” denildi. Times gazetesi, izlenimler ve kısa analizlerle, darbe girişiminin yıldönümü etkinliklerine geniş yer verdi. CHP’li Altay, Anayasa Komisyonu’nda içtüzük değişikliği önerisini sert sözlerle eleştirdi ‘TBMM harakiri yapıyor’ TBMM Anayasa Komisyonu’nda, AKP ve MHP’nin içtüzük değişikliği önerisinin maddeleri üzerindeki görüşmelere dün başlandı. CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, önerinin yasama organının harakiri yapması anlamına geldiğini vurgulayarak, Meclis’in yalnızca yasa üreten bir imalathane olmadığını söyledi. İçtüzük değişikliği önerisi görüşmelerinde konuşan CHP’li Altay, öneriyi ‘Dimyat’a pirince giderken, evdeki bulgurdan olma teklifi’ diye nitelendirerek, iktidar partisinin Meclis’teki ço ğunluğunu kullanarak lemez. Çoğunluğumuz hızla çıkardığı düzen var her istediğimi ya lemeleri bir süre son parım diyorsanız, o za ra değiştirmek zorun man parlamentoyu ka da kaldığını dile getir patalım. Kanunları par di. Altay, anayasa deği tiler genel merkezlerin şikliğiyle getirilen ye de yapsın. Demokrasi el ni sistemin yürürlüğe kaldıran iki ördeğin bir girmesiyle TBMM’nin Engin Altay file üstünlük sağladı sembolik bir kurum ha ğı rejim değildir. Bir ço line dönüşeceğini, içtüzük de ğunluk şımarıklığı içinde hare ğişikliğinin bu durumu daha da ket edildiğini görüyoruz. Meclis ağırlaştıracağını kaydetti. Altay, sadece yasa üreten bir imalatha “Bir yerde yürütme güçlü, par ne değildir” diye konuştu. lamento sembolik ise yürütme HDP’li Meral Danış Beştaş da ne kadar iyi niyetli olursa olsun yeminle ilgili değişiklik öneri orada demokrasiden bahsedi sinin “Leyla Zana düzenlemesi” olduğunu vurgulayarak, “Yemin metni düzenlemesi, tekçi, baskıcı, totaliter bir yaklaşımın sonucudur. İçtüzük bu mantıkla önümüzde. Ağzımızı bantlayıp mı çıkalım, pandomimle mi anlatalım? Gelin yeni yemin metni üzerinde uzlaşalım” dedi. Sürekli anayasanın ruhundan bahsedildiğine vurgu yapan Beştaş, “Ruh çağırıcılığını bırakalım, ne ruhu ya, ilkeleri değerleri konuşalım” dedi. MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ise içtüzük çalışmasında hiçbir partinin dışlanmadığını savundu. l ANKARA/Cumhuriyet FT: tarihi yeniden yazmaya çalışıyor Britanya’nın Financial Times gazetesinde yayımlanan yorum haberde, “Büyük ölçüde dinselleştirilmiş törenlerle 15 Temmuz, ülkenin ulusal tarihinin ayrılmaz bir parçası haline getirildi” ifadelerine yer verildi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘hainlere Guantanamo gibi hapishane vaadinin’ hatırlatıldığı haberde, “Erdoğan’ı desteklemiyorsan, iyi bir Türk ve iyi bir Müslüman değilsin havası estirilmeye çalışılıyor” yorumu yapıldı. Laura Pitel imzalı haberde, CHP’nin yapılan anmalara katılmadığı vurgulandı ve Kılıçdaroğlu’nun “Son bir yılda adalet yok edildi. Hızlı bir normalleşme süreci yerine kalıcı bir OHAL rejimine geçildi” sözlerine yer verildi. l Dış Haberler Guardian gazetesi, ‘idam’ açıklamalarına dikkat çekti ‘Erdoğan’ın intikam arayışı’ Britanya’da yayımlanan Guardian gazetesinin, 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümü kutlamalarına ilişkin başyazısında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘idam’ açıklamalarına değinildi. Yazıda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘toplu intikam’ arayışında olmasının endişe verici olduğu ifade edildi. Erdoğan, darbe girişiminin yıldönümünde Guardian için bir köşe yazısı kaleme almıştı. Erdoğan yazısında “Darbe girişiminin püskürtülmesi demokrasi tarihi için bir dönüm noktasıdır. Diktatörlerin yönetimi altında yaşayan herkes için bir ilham ve umut kaynağı olacaktır. Maalesef Türkiye’nin müttefikleri, özellikle de Batılı dostları, olanların önemini kabul edememişlerdir” mesajını vermişti. ‘Ne tür bir adalet?’ Pazartesi günü gazetenin iç sayfalarında yer verilen başyazıda, Erdoğan’ın gazete için kaleme aldığı köşe yazısında kullandığı “Adalete bağlı kalmaya devam ediyoruz” ifadesi hatırlatılarak “Asıl soru, Erdoğan’ın ülkesinin ne tür bir adalete bağlı kalmasını istediği” deniliyor. Guardian’ın yazısına göre, idamın geri getirilmesi Türkiye’yi ‘iç ve dış siyasette geriye götürür’. AB üyelik müzakerelerinin sona erdirilmesi, bu risklerden biri. Yazı şöyle devam etti: “Batılı güçler, milyonlarca mülteciye kapısını açan, NATO üyesi bir ülkedeki darbe girişimini kınamak için öne çıkmakta gecikerek, Türkiye’yi yüzüstü bıraktı. Güçlü adam da, demokrasiyi yeniden kurmak yerine, güçlerini sıklaştırma arayışına girdi. Cumhurbaşkanı’nın Türkiye’yi yeniden biçimlendirme amacındaki fikirleri, birçok nedenden dolayı kaygı verici en önemlisi de, toplu cezalandırmaya dayanıyor olmaları.” haber 5 Aydınlanma... İnsanın yaşam sevincini elinden alan, sıkıcı, bunaltıcı bir hava... Tam o sırada önüme bir fotoğraf, yüreğime hüzün düşüyor. Bir kıyı kasabasında o bilenmeyen mevsimleri bekler gibi soluksuz duruyorduk. Sanki taş kesilmiştik... Gökyüzüne bakıyorduk durmadan. Bir yıldız mıydı başımızın üzerinden kayan. Eski yazılarına baktım ustanın. Zamanın hızla akışını göndüm. Yaşamı, varoluşu. Edison’un ampulü Amerika’da icat edildi, bütün dünyayı sardı, herkes kullanıyor. Aydınlanma felsefesi de Batı’da keşfedildi. 18. yüzyıldan bu yana dalga dalga dünyayı sarıyor; her ülkenin yapısına göre biçim, biçem ve ad kazanıyor. Anadolu’da Aydınlanma Devrimi’nin adını tarih koydu: “Kemalizm!” İlhan Selçuk bir yazısında şöyle der: “Osmanlı İmparatorluğu yıkılıyor. Anadolu’da emperyalizme karşı bir savaş veriliyor, padişah kaçıyor, halifelik kaldırılıyor, laik cumhuriyet kuruluyor, demokrasinin ‘olmazsa olmaz’ koşulunun temeli atılıyor.” Yalnız siyaset değil bu... İdeoloji kapsamını da aşıyor... Felsefeyi içeriyor... İnsanlıkta her toplumun Aydınlanması ya yaşanmıştır ya da yaşanacaktır; Edison’un ampulü gibidir bu icat, ister istemez odalarımıza girecek... Anadolu’da kimler yaşıyor? Türk mü, Kürt mü, Çerkes mi, Ermeni mi, Abaza mı, Arap mı, Rum mu, Yahudi mi? Ne fark eder ki? Herkes Aydınlanmadan payını alacak ya da geçmişin karanlığında yaşamak için direnecek... HHH Sıkılmış bir yumruk gibi gergin olan hava yağmurla birlikte dağıldı... O anda uygar toplumun ne anlama geldiğini düşündüm... Uygar toplumların tümü ölüm cezalarını çıkarmıştır yasalarından, Portekiz 1876 yılında çıkarmıştır. Hollanda 1870, Norveç 1902, Danimarka 1930, İsviçre 1937, İngiltere 1971 yılında. Fransa 1981, İspanya 1978’de... Gerçekten de öldürme, uygarlığa aykırı bir eylemdir. İnsan, öldürülmesi gereken bir yaratık değil, yaşatılması, eğitilmesi gereken bir varlıktır. Ölüm cezası aslında bir ceza da değildir... Yok edilen, ortadan kaldırılan kişinin cezalandırıldığı söylenebilir mi kolay kolay. Bir insana verilen ceza, ancak yaşadığı sürece verilebilir. Yeryüzünde ilk kez İslam dünyasında Aydınlanma Devrimi’ni gerçekleştirmenin bir faturası var. Devrim bedelini ödeyecek... Ödüyoruz! Ne demek Müslüman toplumda laik cumhuriyeti kurmak? Birkaç yüzyıl öncesine değin, Hıristiyanlık dünyasında da tek laik devlet yoktu. Batı’da Aydınlanma, kimi yerde devrimle, kimi yerde evrimle gerçekleşti. Ama Aydınlanmanın milliyeti yoktur. Aydınlanma, Türkçesi Kemalizmle Anadolu’ya yayıldı. Bu büyük devrimi, ne mezhep, ne din, ne de milliyet çerçevesine sığdırabiliriz; aydınlanma herkese lazımdır. Uygarlığın güneşine şemsiye açılmaz... Demokrasi, insan hakları, milliyetçilik, sanayi kapitalizmi, laiklik kavramları iç içe. Hepsi birbirine bağlı... İlhan Selçuk, yıllar önce şöyle demiş: “Aydınlanma Felsefesi’nin toplumsal bir devrimin özünü oluşturması, insanlık tarihinde tan yerinin ışıması anlamına geliyor; devrimin en kısa tanımı da şöyle: ‘Bilimin dinden, aklın inançtan bağımsızlaşmasına Aydınlanma denir’. ” HHH Yakın tarihin sayfalarına zaman zaman bakmakta yarar var... Ümmeti aşıp millete geçmek için laiklik gerekiyor... Eski Yunancadan gelen laiklik (laikos) halk anlamına gelir. Halkın kendi kendini yönetmesi. Laiklik din düşmanlığı değildir. Demokrasiler laiklik temelinde yükselir. Laiklik olmadan demokrasi olmaz. Demokrasinin olmazsa olmaz koşuludur laiklik... Aydınlanma devrimi güneşi simgeler bu yüzden... Başvurular ‘acil’ koduyla işlemde AİHM, HDP’lilere öncelik verecek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), HDP yöneticilerinin dava başvurusunu ‘acil’ koduyla işleme koydu. Strasbourg Mahkemesi, başta HDP yöneticilerine yönelik tutukluluk kararının yasallığı olmak üzere Türk hükümetinden savunma istedi. HDP üyeleri adına AİHM’ye başvurular bu yıl mart ve nisan aylarında yapılmıştı. AİHM içtüzüğünün 41’inci maddesi temelinde yapılan başvuruların mahkeme tarafından “öncelikli dosya” olarak ele alınıp “ivedilikle incelenmesi” talebinde bulunulmuştu. DW Türkçe’nin haberine göre; AİHM bu talebe olumlu yanıt verdi. AİHM, aralarında Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da bulunduğu 12 HDP’li hakkındaki geçici tutukluluk karar ve koşullarının yasallığı ve bu koşulların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile uyu mu konusunda Türk hükümetine bir dizi soru yöneltti. Mahkemenin yönelttiği sorular arasında, geçici tutukluluk kararlarına karşı Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) itiraz aşamasının, özellikle de AYM’nin bu itiraza yanıt vermekte gecikmesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uygun olup olmadığı da var. Türk hükümetinin yıl sonundan önce AİHM’ye savunmasını sunması bekleniyor. Demirtaş ve Yüksekdağ’ın avukatı Reyhan Yalçındağ, AİHM başvurusuna ilişkin müvekkillerinin, “iç hukuktaki düzenlemelere, AİHM içtihatlarına ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) serbest seçim hakkıyla ilgili 1 numaralı Ek Protokolü’ne rağmen tutuklu yargılanmalarına devam edildiği için AİHM’ye başvurma kararı aldıklarını” söylemişti. l Haber Merkezi Ayhan’a 15 ay hapis Tunceli’de güvenlik güçleri ile çıkan çatışmada öldürülen terör örgütü PKK’nin ‘Tunceli sorumlusu’ olan ‘Baran Dersim’ kod adlı İsmail Aydemir ile Suriye’nin Kobani kentinde IŞİD ile çıkan çatışmada ölen Aziz Güler’in fotoğraflarını 2015 yılında sosyal medya hesabından paylaşan HDP milletvekili İbrahim Ayhan hakkında ‘terör örgütü propagandası yapma’ iddiasıyla açı lan davaya Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Avukat Sevda Çelik Özbingöl müvekkilinin yöneltilen suçu işlemediğini, siyasi kimliğinden dolayı yargılandığını belirterek beraatini istedi. Mahkeme Ayhan’a ‘terör örgütü propagandası yapmak’ suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Ayhan’ın avukatı Özbingöl, kararı temyiz edeceklerini söyledi. l DİYARBAKIR/Cumhuriyet C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog