Bugünden 1930'a 5,446,863 adet makale



Katalog


«
»

Cumartesi 3 Haziran 2017 12 Türkiye, barıştan uzaklaşıyor 163 ülkenin yer aldığı Küresel Barış Endeksi’nde 146’ncı sırada yer aldı Sydney merkezli Ekonomi ve Barış Enstitüsü’nün 2017 Küresel Barış Endeksi’ne göre Türkiye, 163. ülkenin olduğu listede 146. sırada. Ülkelerin iç barışını ölçen endeks sonuçları, dünyanın terör tehdidi ve siyasi huzursuzluklara karşın daha barışçıl hale geldiğini belirtiyor. Listenin birincisi 10 yıldır değişmiyor. İzlanda yine dünyanın en barışçıl ülkesi olarak ölçüldü. İzlanda’yı Yeni Zelanda ve Portekiz takip etti. Endekste en barışçıl 10 ülkeden 8’i Avrupa ülkesi olurken birçok ülkede popülist partilerin se çim zaferi ve artan terör tehdidi nedeniyle durumun geçen yıla göre kötüleştiği kaydedildi. 93 ülkede güvenlik durumunu daha iyi hale geldiği, 68 ülkede ise durumun kötüleştiği kaydedildi. Kuzey Amerika, Avrupa’nın arkasından en barışçıl ikinci bölge olarak listede yer aldı. Rapora göre, Donald Trump’ın başkan olması sonrasında ABD’nin iç birliği zarar gördü. ABD 163 ülke içerisinde 11 puan düşüşle 114. sıraya geriledi. Enstitünün kurucusu Steve Killelea, “Artan eşitsizlik, yolsuzluk algısının artması ve basın özgürlüğünün kaybolma sı, ABD’nin çarpıcı bir biçimde kötüye gitmesine katkı sağladı” dedi. Türkiye puan kaybetti Türkiye geçen seneye göre 1 puan kaybederek endekste Kolombiya ile birlikte 146. sırada yer aldı. Türkiye’nin Avrupa içerisinde “belirgin bir aykırılık” oluşturduğu belirtilen raporda, Türkiye’deki siyasi durumun son yıllarda kötüleştiği ve Temmuz 2016’daki askeri darbe girişimiyle doruk noktasına çıktığı ifade edildi. “Dünyada çok daha fazla ülke tarihsel olarak yüksek düzeyde terörizm le baş etmek zorunda kaldı” denilen raporda, Danimarka, İsveç, Fransa ve Türkiye gibi terörizm nedeniyle rekor sayıda ölümlerin yaşandığı ülkelerin sayısının arttığı ifade edildi. Raporda ayrıca “serbest bilgi akışında” bir kötüleşme kaydedilirken bu açıdan en büyük gerilemenin Yunanistan, Türkiye ve Macaristan’da yaşandığı belirtildi. Suriye arka arkaya beşinci kez Küresel Barış Endeksi’nin son sırasında yer aldı. Afganistan, Irak, Güney Sudan ve Yemen’in durumu da Suriye’den çok az daha iyi olarak değerlendirildi. l İSTANBUL / Cumhuriyet Cezaevi raporuna bakanlıktan engel Adalet Bakanlığı, Çocuk İstismarıyla Mücadele Derneği’nin bir yılda hazırladığı Şakran Cezaevi’ne ilişkin raporun açıklanmasını OHAL gerekçesiyle yasakladı Çocuk İstismarıyla Mücadele Derneği’nin (ÇİMDER) Şakran Çocuk Cezaevi raporunun ka muoyu ile paylaşılması, Adalet Bakan lığı tarafından, OHAL gerekçesiyle ya saklandı. ÇİMDER Başkanı Canan Arıt man, “Ülkemizde son yıllarda çocuk istisma rı çok arttı, telefonumu zun çalmadığı gün yok. Önümüzdeki en büyük ZEHRA ÖZDİLEK engel de bu iktidar. İktidar yapması gerekenleri yapmıyor ve yap maya çalışan sivil toplum örgütlerinin de önünü kesiyor. Onlarca bilim insa nı bu rapora bir sene emek verdi ama geldiğimiz nokta bu” diye konuştu. Arıtman, dernek olarak Şakran Cezaevi’nde bir rehabilitasyon çalış ması yaptıklarını, projede alanında uz man birçok akademisyenin de yer al dığını söyledi. Arıtman şöyle devam etti: “Çocuklara öfke kontrolünü öğ rettik, filmler izlettik. Güzel Sanat lar Fakültesi’nden öğretim üyeleri gel di. O filmlerden ne algıladıklarını sor duk, sohbetler ettik. Bir terapi progra mı içersinde bilimsel olarak çalışıldı. Program öncesi ve sonrası çocuklar daki değişimin tespitini yaptık. Ama cımız çocukların oradan topluma ve kendilerine zarar vermeyecek bireyler Mehmet Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş, anma töreninde duygusal anlar yaşadı. Ayvalıtaş oğlunun mezarını dokunarak öptü. olarak çıkması. Bu çalışmayla bunun başarılabileceğini gördük. Çalışmamızı Adalet bakanlığına izniyle yaptık. Adalet bir gün yerini bulacakRaporlaştırıpbakanlığasunduk.Onla rın aleyhine tek kelime edilmiyor, ne ler yapılması gerektiğini anlatıyoruz.” Broşürü yasaklamışlardı Arıtman, daha önce çocuklar için 12 kişilik bir akademisyen grubu ile broşür de hazırladıklarını anımsatarak bu broşürün de İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından okullara dağıtılmasına izin verilmediğini söyledi. Arıtman, “Broşür 6, 10 yaş arası çocuklara kendilerini korumayı öğretiyor. Komisyonları incelemiş 6, 10 yaş arası gruba uygun görmemiş. Bir kelime için saatlerce düşünüldü. Onların yapacağı işleri yapıyoruz. Bize destek olmaları gerekirken, tavır bu. Bilseydik izin istemezdik” diye konuştu. Gezi Direnişi sırasında Ümraniye’de TEM otoyolu üzerinde gerçekleşen yürüyüş sırasında bir aracın çarpması sonucu yaşamını yitiren Mehmet Ayvalıtaş ölümünün 4. yıldönümünde ailesi ve arkadaşları tarafından anıldı. Mehmet Ayvalıtaş’ın Çekmeköy Mezarlığı’nda bulunan gömütü başındaki tören saygı duruşu ile başladı. Daha sonra burada konuşan Baba Ali Ayvalıtaş, aradan 4 yıl geçmesine karşı acısının aynı tazeliğini koruduğunu söyledi. Önceki gün oğlunun ölümü ile ilgili görülen davanın duruşmasının yapıldığını, ertesi gün ise anmasının olduğunu anlatan Ay valıtaş, “Ben bu acıyı yaşıyorum ama Allah kimseye böyle bir acı yaşatmasın” dedi. Vakıf kuruluyor Her şeye karşı bir gün mutlaka adaletin yerini bulacağına olan inancını kaybetmediğini vurgulayan Ali Ayvalıtaş, “Biz şimdi Mehmet AyvalıtaşFadime Ana Vakfı’nı kuruyoruz. Mehmetin yaşamadığı, okuyamadığı geleceğini gençlere burs olarak vereceğiz. Yine bu vakıfta uyuşturucuya bulaşmış gençler eğitilecek ve şiddet gören kadınlarımıza sahip çıkılacak. O vakıfta benim eşim ve oğlumun ismi yaşarken, tıpkı Türkan Saylan is mi gibi insanlığa hizmet edecek” diye konuştu. Sosyalist Dayanışma Platformu adına konuşan Orhan Kok ise Mehmet Ayvalıtaş’ın Gezi’nin bayraklaşan isimlerinden olduğunu söyleyerek, “Özgürlük ve eşitlik bu topraklarda yeşerene kadar mücadelemiz sürecek. Mehmet’i hep direniş ruhunun ve devrimin ismi olarak hatırlamak gerekiyor. Gerçekten unutursak kanımız kurusun” dedi. Mehmet Ayvalıtaş’ın mezarına karanfiller bırakan gruptakiler daha sonra Mehmet Ayvalıtaş’ın annesi Fadime Ayvalıtaş’ın mezarına giderek dua ettiler. l İSTANBUL / Cumhuriyet Bir vicdanlı insan çıkmamış Ali İsmail Korkmaz, dövüldüğü sokakta anıldı. İlk kez o sokağa giden anne Emel Korkmaz, “Sapa bir yer değilmiş. Bir vicdanlı insan çıkıp da siz ne yapıyorsunuz dememiş” dedi Ali İsmail için düzenlenen anmaya annesi Emel ve babası Şahap Korkmaz da katıldı. CAN HACIOĞLU Gezi Direnişi sırasında 2 Haziran 2013 gecesi polisler ve eli sopalı siviller tarafından dövüldükten sonra yaşamını yitiren üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz, dövüldüğü Sanayi Sokak’ta anıldı. Törene Ali İsmail’in annesi Emel Korkmaz, babası Şahap Korkmaz, ağabeyi avukat Gürkan Korkmaz, Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Raşit Tükel, Taksim Dayanışması’ndan mimar Mücella Yapıcı, KESK, DİSK, TTBB ve TMMOB yöneticileri ve CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer katıldı. Ali İsmail’in dövüldüğü yere, “Ali İsmail Korkmaz ölümsüzdür” yazılı fotoğrafı ve karan filler bırakıldı. Ali İsmail’in dövüldüğü sokağa ilk kez gelen anne Emel Korkmaz, “Ali, 4 yıl önce hayatını kaybetti. Alişimi çok özledim. Onu öpemiyorum, koklayamıyorum. Sizler ona sahip çıktınız, teşekkür ediyorum” dedi. TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Neşet Ayakanat, “Bu kentin aydınlık yüzlü insanları, bu kente büyük umutlarla gelmiş olan Ali İsmail’e sahip çıkamadık. Failler ispatlanmışken, aldıkları cezalar ne bizlerin ne de kamuoyunun vicdanlarını tatmin etti” dedi. Öte yandan, Ali İsmail Korkmaz Vakfı, Eskişehir Tabip Odası, TMMOB, DİSK ve KESK’in düzenlediği “Ali İsmail Korkmaz Yaşam Ödülleri” bu yıl OHAL kapsamında KHK ile üniversiteden ihraç edilen Prof. Dr. Korkut Boratav’a ve barış bildirisine imza attıkları gerekçesiyle üniversiteden ihraç edilen barış akademisyenlerinin kurduğu Dayanışma Akademileri’ne verildi. Ödüller, Eskişehir Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Törende konuşan anne Emel Korkmaz, Ali İsmail’in dövüldüğü sokağa ilk kez gittiğini belirterek, “Keşke o sokağa gitmeseydim. O kadar da sapa bir yer değilmiş. Bir vicdanlı insan çıkıp da siz ne yapıyorsunuz dememiş” dedi. Anne Korkmaz, gözyaşlarını tutamazken törene katılanlar duygusal anlar yaşadı. l ESKİŞEHİR haber EDİTÖR: SERKAN OZAN TASARIM: ŞÜKRAN İŞCAN TAYAD’IN RAPORU Tecrit artarak sürüyor SİBEL BAHÇETEPE Tutuklu Aileleri Yardımlaşma Derneği’nin (TAYAD) MartNisan 2017 raporuna göre, F tipi cezaevlerinde hak ihlalleri artarak devam ediyor. Rapor, tutuklu ve hükümlülerin, yaşadıklarını yazdıkları mektuplara dayanıyor. Tutuklu ve hükümlülerin, mektuplarındaki “Tecrit uygulanıyor. Sohbet yok, dergi yok, mektup yok ama her zaman saldırı, disiplin cezaları var” ifadeleri dikkat çekti. Edirne F Tipi Cezaevi’nden Ümit Çobanoğlu: 22 Şubat’tan 3 Mart’a kadar iş günlerinde mesai saati boyunca kesintisiz zorla parmak izi almak için saldırdılar. Bütün siyasi tutsaklar direndi. İşkence darp, yerlerde sürüklenme yaralanmalar oldu. Sadece Şubat ayında 6 gün sohbet hakkını gasp ettiler. Dergi yok, mektup yok ama her zaman saldırı, disiplin cezaları var. Silivri 9 No’lu Cezaevi’nden Şerif Turunç: Tek kişilik hücrede kalıyorum. Buraya girerken çıplak arama işkencesini ben de yaşadım. Ayrıca arkadaşlarımdan uzak bir hücreye konuldum. Hücre dışına çıktığım zamanlarda avukat görüşü veya revir durumlarında koridor boşaltılıyor. Planlı programlı tecrit uyguluyorlar. Okumak, günlük aldığımız bir gazete ile sınırlı. Onun dışında kitapdergi vb. bir şey yok. İletişim, sohbet hakkı verilmiyor. Tam bir tecrit uygulanıyor. Kırıkkale F Tipi Cezaevi’nden Emrah Yayla: Direniş devam ediyor. İşkence de öyle. Haklarımız için direneceğiz. Aliağa Şakran Kadın Cezaevi: Hücreler fosseptikten taşan pisliklerle dolup taşmış. Tutsaklar çek paslarla sürekli taşan pislikleri temizlemek zorunda kalmaktadır. Kandıra 1 No’lu Hapishanesi: Silivri 9 No’lu Hapishane’de görüşe getirilirken gardiyanlar Remzi Uçucu’nun kolunu kırdılar. Mahir Doğan Kandıra hapishanesine sürgün sevk edildi. Götürülürken işkence yapılarak yerlerde sürükleniyor ve sevk edildiği hapishane hücresine bir çuval gibi atılıyor. Edirne F Tipi Hapishanesi: Selmani Özcan’ın ayağı sakat, hasta bir tutsaktır. Tekirdağ hapishanesinde 3’lü hücrede ve yanında refakatçi ile kalıyor. Edirne hapishanesine gelince tekli hücreye atılıyor. 3’lü hücrelerde yer olmasına karşılık tek hücreye konmuştur. Kendi yarasını pansuman edemeyen Özcan’ın durumu tedavi koşulları sağlanmadığından daha da ağırlaşmaktadır. Silivri 9 No’lu Kapalı Cezaevi’NDEN Mesude Pehlivan: Benim kaldığım yer tecrit hücrelerinin olduğu hapishane ve gerçekten tecrit hücrelerinde hiçbir kanser hastası sağlıklı bir ortam bulamaz. Ben her gün yaşıyorum, soluyorum bunu. Tecridin, hücrenin sağlıksızlığına bir de hijyenik koşulların olmaması, kemoterapi tedavisinden kaynaklı sürekli kusmalarla birlikte vücut direncinin düşmesiyle de vücut her daim enfeksiyona açık hale geliyor. Sık sık enfeksiyon kapıyorum. Uygun beslenme koşullarına da sahip değilim. Geçen hafta kemoterapi ilaçlarından kaynaklı sürekli kusmalarım oldu. Her geçen gün daha da ağırlaşıyorum. Gülmen ve Özakça Tabip Odası’ndan doktor istiyorlar CHP Ankara Milletvekilleri Murat Emir ile Ali Haydar Hakverdi, “işimi istiyorum” diyerek eylem yapan ve açlık grevlerinin 76. gününde tutuklanan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’yı cezaevinde ziyaret etti. Gülmen ve Özakça “Bizi tutuklayıp halktan koparmak istediler ama bu amaçladıklarını başaramayacaklar. Bugün eskisinden daha güçlüyüz. Çünkü biz haklıyız, kazanacağız. İşlerimizi geri alana kadar mücadele edeceğiz” dedi. CHP’li vekiller, Gülmen ile Sincan Kapalı Kadın Cezaevi’nde, Özakça ile 1 Nol’u F Tipi Cezaevi’nde görüştü. Aynı anda görüşme talebinin reddedilmesi nedeniyle vekiller de ayrı ayrı görüşmelere girmek zorunda kaldı. Temel sorunları hekimle Ziyarette, açlık grevindeki eğitimcilerin sağlık durumlarının daha da kötüye gittiği, Gülmen’in 12, Özakça’nın 22 kilo kaybettiği öğrenildi. CHP’li Emir ve Hakverdi, “Cezaevi hekiminin muayenesini kabul etmiyorlar. Ankara Tabip Odası’nın görevlendireceği bir hekimin durumlarının takibini yapması konusunda ısrarcılar. Diğer sorunları, beyni ve sinir sistemini koruması için B1 vitamini almaları ama cezaevi yönetimi Nuriye ve Semih’in yanlarında getirdiği B1 vitamini ellerinden almış, yerine Benexol yazılmış. Bu vitamin B1’in yanı sıra B6 ve B12 içeren kompleks bir preparat ancak Nuriye ve Semih, B1’in emilimini bozacağı için bunu değil kendi ilaçlarının verilmesini istiyorlar ve cezaevi yönetimine bu taleplerini iletmişler” ifadelerini kullandı. Gülmen için herhangi bir kitap sınırlaması söz konusu değilken Özakça için 5 kitap sınırlaması olduğu, cezaevi yönetiminin milletvekillerine bu konuda yardımcı olunacağı sözü verdiği belirtildi. l ANKARA / Cumhuriyet C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog