Bugünden 1930'a 5,433,387 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

Cuma 23 Haziran 2017 10 haber EDİTÖR: SERKAN OZAN TASARIM: BAHADIR AKTAŞ Bahçeli hükümetKılıçdaroğlu’ndan, ‘Pensilvanya’ya kadar gidin’ diyen Bahçeli’ye yanıt: 236 gündür özgürlüğünden yoksun... sözcüsü olabilir NECATİ SAVAŞ Myüukhsaelletfeecteiğiz Adalet yürüyüşü’nde 8 günü tamam mi seviyorum. Hiçbir zaman başka bir ülkeden özel olarak destek arayı layan CHP Lideri Ke şına girmedim. Girme mal Kılıçdaroğlu, MHP yi de düşünmüyorum. Sa Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin eleştirile İKLİM ÖNGEL yın Bahçeli eleştirebilir. Canı sağolsun. Hatta ba rine, “Bana göre hükü na göre hükümet sözcülü met sözcülüğüne de soyunabi ğüne de soyunabilir. Kendisine lir. Ne Pensilvanya’ya gittim, teşekkür ederiz eleştirileri için. ne Pensilvanya’da konuştum, Ne Pensilvanya’ya gittim, ne ne de Pensilvan’ya bana teşek Pensilvanya’da konuştum, ne de kür etti’’ karşılığını verdi. Pensilvan’ya bana teşekkür et Gerede’ye 10 kilometre mesa ti. Açın gazeteleri Fethullah Gü fede konaklayan Kılıçaroğlu ve len rahatsız olduğu zaman gaze adalet korteji, sabah saatlerinde telere verilen ilanlar var. Kime yeniden hareket etti. Hareket teşekkür ettiği var orada. Genel ten önce bir basın açıklaması ya başkan olarak sadece ben yo pan Kılıçdaroğlu, “Adaletin oldu kum. Ben bu ülkenin birliği ve ğu ülkede hepimiz huzur içinde dirliği için mücadele ediyorum. yaşarız. Eğer adalet, hukuk bas Ben bu ülkede kan akmasın di kı aracı olarak kalıyorsa, mah yorum. Huzur olsun barış olsun kemeler siyasi otoritenin emri diyorum. Aç ve açıkta kimse kal ne göre karar veriyorsa o ülke masın istiyorum. Ben bu ülkede de rejim değişmiştir’’ diye ko adalet istiyorum. Adaletin olma nuştu. Kılıçdaroğlu Bahçeli’nin dığı yerde insanın hayatının bir yürüyüşe ilişkin sosyal medya önemin yoktur. Ben bunu savu hesabından paylaştığı ‘’Soluğu nuyorum. Devlet Bahçeli de bun nuz yeterse Pensilvanya’ya ka ları savunuyorsa yanıma gelsin dar gidin, geri gelmeyin’’ sözle burada yürüsün. Adaletsizlik ol rine şu yanıtı verdi: “Ben ülke sun diyorsa demeç versin.” Rize’de saldırı girişimi Rize’nin Ardeşen ve Pazar ilçelerindeki yürüyüşlerin ardından araçlarla Çayeli ilçesine gelen CHP’liler, ilçe başkanlığı önünde toplandı. Yaklaşık 50 partili, kaymakamlık binasına yürüyüşe geçti. Bu sırada yol kenarındaki plastik dubaları grubun üzerine atan bazı kişiler, CHP’lilere saldırmaya çalıştı. Bunun üzerine Çevik Kuvvet ekibi CHP’lilerin çevresini sardı. CHP’li grup, takviye polis ekiplerinin de gelmesiyle ilçeden çıkarıldı. AKP’lilerden tehdit Öte yandan İzmir’de bir grup AKP’li, sosyal medyada “tehdit” videosu yayımladı. Videoda bir kişi “Bize Rabia işaretimizi bırakmamızı söyleyen Kılıçdaroğlu sana sesleniyoruz. Bizler ümmetin liderinin, Reis’in ağzından çıkacak tek kelimeye bakıyoruz. Bu halk, bırak yürümeyi ölürüz, şehadet için koşar öldürürüz” diye konuştu. Videodaki bazı kişilerin bozkurt işareti yapması dikkat çekti. Son durak Kırkağaç Kılıçdaroğlu’na destek için İzmir’den yürüyüşe geçen CHP’li grup, Soma’nın ardından 1.5 kilometre yürüyerek Kırkağaç’a geldi. Yürüyüş, Kavun Kavşağı’ndan başladı. 400 kişilik grup açıklamanın ardından başlangıç noktasına dönüp yürüyüşü sonlandırdı. Grubun, Kılıçdaroğlu’nun Gebze’ye ulaştığı gün yürüyüşe katılacağı belirtildi. CHP çadırı kaldırıldı Kılıçdaroğlu’nun, Adalet Yürüyüşü’ne Antalya İl Başkanlığı kent merkezi ve ilçelerde eşzamanlı çadır kurarak destek verdi. Kent merkezindeki Aydın Kanza Parkı içerisinde kurulan “adalet çadırı” önceki gece Antalya Valiliği’nce OHAL gerekçesiyle kaldırıldı. CHP İl Gençlik Kolları tarafından bu kez park içerisine minyatür bir çadır kuruldu. Çadırın iki tarafına “adalet” yazılı dövizler asan CHP’liler, 23.00’e kadar nöbet tuttu. Güven ve huzur yok CHP Arguvan İlçe Başkanlığı önünde toplanan partililer, ellerinde “Adalet” yazılı pankartlarla İlçe Emniyet Müdürlüğüne kadar yürüdüler. Basın açıklaması yapan CHP Malatya İl Başkanı Enver Kiraz, “Adaletin yeri olmadığı toplumlarda insanlar mutlu değildir. Devlete karşı güven duymazlar, güven olmayan toplumlarda huzur hâkim olmaz ve gelişmiş bir toplum ortaya çıkmaz” dedi. Kılıçdaroğlu, yürüyüşün ilk haftasını değerlendirdi CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 8. günü biten Adalet Yürüyüşü’nü İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun kaldığı Maltepe Cezaevi’nde sonlandıracaklarını, ancak “Adalet arayışları”nın, mitingler, farklı etkinliklerle devam edeceğini açıkladı. Kılıçdaroğlu yedinci günün sonunda, yürüyüşün bundan sonraki süreçleri, sağlığı, beslenmesi ve özlemlerini anlattı: n MHP Genel Başkanı Bahçeli, sosyal medyadan “Pensilvanya’ya kadar gitsinler, geri dönmesinler” dedi. Yorumunuz nedir? Bu yürüyüşü normalde adalet olmadığına inanan bütün siyasi partilerin destek vermesi gerekiyor. Gelip yürümesi değil yani ama bu ülkede adalet açısından sorun var, dolayısıyla “Bunun toplumun gündemine getirilmesini saygıyla karşılıyoruz” demelerini beklerim. Bahçeli’den de aynı açıklamaları beklerim ama o bizi suçlayan açıklamalar yapıyor, istediği kadar suçlayabilir. ‘Dökülmedik, arttık’ Adaletin olmadığını, adaletin büyük ölçüde siyasi otoritenin tekeline girdiğini onlar kabul ediyorlarsa oturulup sorgulanması lazım. Onların beklentileri şuydu: “Nasıl olsa yürüyemezler, ikinci gün dökülürler”. Şunu gördüler bırakın dökülmeyi, giderek artan bir kitle var. Toplumun her kesiminden buraya geliyorlar. Bizim seslendirmemizden de cesaret alarak yürüyorlar. Adaletin kendisi birleştirici bir kavramdır, ama maalesef iktidar olanlar kendi söylediklerinin geçerli olmasını savundukları ve ona göre davrandıkları için adalet yara alıyor. n İstanbul’dan sonra ne olacak? Adalet arayışı devam edecek. Mitingler de yapılabilir, başka şeyler de yapılabilir, her halükârda adalet arayışını kararlılıkla ve inançla sürdürmemiz gerekiyor. Maltepe bir sembolik yer, mitingimizi yapacağız, herkes evine gidecek. Toplum, bu yürüyüşle hafif şöyle bir doğruldu, hem parlamento içinde hem parlamento dışında muhalefetimizi yükselterecek sürdüreceğiz. Bu kadar insan baskı altındaysa, toplum bu kadar baskı altındaysa bir yerde patlayacak. 20 Temmuz darbesi oldu. Belleklerde bu yerleşmeli. 20 Temmuz’da bu ülkede bir sivil darbe oldu. Darbenin lideri belli, çıkan OHAL kararnameleri, her şeyi yapıyorlar, Anayasa Mahkemesi karar veremiyor, eski kararında bile direnemiyor. Bugün Osman Kaçmaz gelmişti, Antalya’dan. Emekli bir hâkimin adalet için yürümesi ne demektir. Bu ülkede adaletin olmadığının tanığı olan bir kişi o. ‘Farkları yok’ n Erdoğan ve Kenan Evren benziyor mu? İkisinin arasında hiçbir fark yok. Onun sıkıyönetim mahkemeleri vardı, bunun özel mahkemeleri var. O bütün yargıyı kontrol edemiyordu, bu bütün yargıyı kontrol ediyor. O da üniversiteden hocaları attı, bu da üniversiteden hocaları attı. Onun döneminde görevlerine son verilenler mahkemelerine başvurma hakkına sahipti, bu dönemde kimsenin mahkemeye başvurma hakkı yok. O dönemde kolektif suç yoktu, bu dönem daha ağırlaştırılarak kolektif suç oluşturuldu. Batılı kaynaklarda buna sivil ölüme mahkum etme diyorlar. İş bulamıyor çünkü bu kişi fişleniyor, hiçbir işveren işe bile almıyor. Sanatın düşmanı. Onlar da gazetecileri hapse atıyorlardı, bunlar da atıyorlar. Aralarında hiçbir fark yok. Bu dönemde çok da ha fazla insan tutuklu ve gözaltında. Bu dönemde de işkence var, o dönemde de vardı. 12 Eylül döneminde dava dosyalarında bölük pörçük de olsa bir delil vardı. Bu dönemde dosyanın içinde delil olup olmadığına bakılmıyor, bakılıyor yukarıya, “mahkum et” denilince dosyada delil olsun olmasın mahkum ediliyor. İşkence konusunda Türkiye epey mesafe almıştı, 20 Temmuz darbesinden sonra BM’ye verdikleri bir yazıyla, tutulanlara insanca davranmayacağız, adil yargılamayacağız diye Türkiye Cumhuriyeti oraya yazı yazdı. Bir de bize dönüp diyorlar ki “Türkiye’de adalet var”. Bu çekinceden Bahçeli’nin haberi var mı bilmiyorum. Madem hükümetle bu kadar içli dışlı, sorması lazım Bahçeli’nin “Neden arkadaş, Türkiye’yi dünyaya rezil ediyorsunuz?” n Enis Berberoğlu’nun tutuklanması son damla mıydı? Bardağı taşıyan son damla. Ergenekon, Balyoz kumpas oldu denilince toplum biraz rahatladı, haklarını aramaya başladılar, kumpas mağdurları da vardı, biz de “Bu insanlar mağdur edildi, itibarlarını iade edin” diye yasa teklifi verdik. Bu, yapılmadı, samimi olmadıkları belli. 15 Temmuz darbesinin Türkiye’ye getirdiği çok farklı bir tablo vardı. Herkes karşıydı, 20 Temmuz oldu farklı bir şey çıktı ortaya. Uzlaşma alanı tamamen yok oldu. “Ben bildiğimi yaparım, bildiğimi okurum” diye bir yapı çıktı. Sağlığım iyi n Yürüyüşe Başbakan ya da Cumhurbaşkanı’nı davet eder misiniz? Gelirlerse, yürüyüşümüze katılırlarsa ve vatandaşları dinlerlerse memnun olurum. Adalet sadece Saray’da değil, Saray’ın dışında bakmak lazım adalet var mıdır, yok mudur diye. Pembe gözlüklerle dünyaya bakmaya gerek yok ki! Herhangi bir vatandaşa sorsunlar, ’’Bu ülkede adalet var mı” diye. Üstelik sordukları kişi de AKP’ye oy veren vatandaş olsun. “Adalet yoktur” diyecekler. n Sağlık durumunuz nasıl? Sağlığım iyi, çok şükür. Cihangir İslam ve Metin Lütfi Baydar sağlığımla ilgileniyorlar. Onlar her yürüyüşten sonra hangi hareketi yapmam gerektiğini söylüyorlar, onlara uyuyorum, beslenmem konusunda da onların hazırladıkları listeler var. Sütlacı özledim n Yürüyüşle ilgili bir haftalık değerlendirmeniz nedir? Yalnız yürüyeceğimi söylemiştim, her partiden, sivil toplum kuruluşlarından, sanat dünyasından insanlar bizi yalnız bırakmadı. Adalete duyulan özlem artıyor ve bu adalet talebimizin karşılanması, sesine kulak verilmesi bence çok çok önemli. Şunu da ifade edeyim, bir toplumun verdiği tepkinin amacına ulaşmasını sağlayan yol, tepki verdiğiniz kişi ve kurumların ne kadar demokrat olduğuyla ölçülür. Gandhi Hindistan’da yürüdü, İngiltere demokrasinin beşiğidir ve her tepkiye demokrasinin gereği olarak bir şekilde cevap veriyor. Bizim karşımızda üzülerek ifade edeyim, demokrasi kültürünü özümsemiş bir grup ya da bir kişi yok. Kişiler var ama korkudan ses çıkaramıyorlar, bir kişinin tahakkümü altına girmiş vaziyetteler, özgür iradelerini dile getirip onu söyleyemiyorlar. n Evi özlediniz mi? En çok eşimin yaptığı sütlacı özledim. NECATİ SAVAŞ Mehmet Alkan Yapılan haksızlık değil, zulüm Şırnak’ta şehit olan kardeşi Ali Alkan’ın Osmaniye’deki cenazesinde devlet yetkililerine tepki göstermesiye gündeme gelen, ardından da TSK’den ihraç edilen Yarbay Mehmet Alkan yürüyüşün dünkü kısmına katıldı. Alkan, “Bize yapılan haksızlık daha doğrusu buna haksızlık değil zulüm denir, eziyet denir. Kardeşimin şehit olmasından sonra gelinen süreçte 15 Temmuz da fırsat bilinerek bizi malum eylülde FETÖ iftirasını atarak ihraç ettiler. Buna karşı haksızlığı dile getirmek için Kılıçdaroğlu’nun başlattığı yürüyüşe biz de katılıyoruz’’ dedi. Kardeş Türküler, Suavi, insan hakları savunucusu Eşber Yağmurdereli, TMMOB temsilcileri, gazeteci Saygı Öztürk de yürüyüşe katılanlar arasındaydı. Gerede’de Rabialı kışkırtma girişimi Gerede’ye yürüyüşün sekizinci günü ulaşıldı. Gerede girişinde kortejin en önünde yürüyen Kılıçdaroğlu’nun etrafını, korumaları ve partinin Gençlik Kolları bir sıkıntı olma ihtimali nedeniyle çevirdi. İlçenin girişindeki bir apartmanın balkonuna Tayyip Erdoğan posterinin asılması dikkat çekerken, yine ilçe girişinde bazı kişiler Rabia işareti yaparak tahrike çalıştı. Gerede’nin de geçildiği 8. günün ikinci etabı bugüne kadarki en uzun yürüyüş oldu. Hem yürüyor hem oruç tutuyor Yürüyüşün başından beri hem yürüyüşü hem de orucu bırakmayan Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, alanlarda ikram edilenlerle veya kamp alanına yakın yerlerde iftar ve sahurunu yaptığını söyledi. Gürer, “İnanç ayrı bir değerdir, düşünce ayrı bir değerdir. ‘Yürüyüş benim için bir bahane olmaz’ dedim ve şimdi son iki günümüz kaldı. İnsanlar tanımadıkları bir parti hakkında yorum yapıyorlar ve günahımızı alıyorlar’’ diye konuştu Kılıçdaroğlu’na her kesimden destek var. C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog