Bugünden 1930'a 5,418,095 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

Salı 20 Haziran 2017 12 ‘Akın İpek’i Gül önerdi’ Darbe girişiminin ardından tutuklanan Altanlar ve Nazlı Ilıcak hâkim karşısına çıktı. Ilıcak, Bugün gazetesinin devri için Akın İpek ile temas kurduğunu dile getirdi 15Temmuz darbe girişiminin ardından Fethullah Gülen Terör Örgütü (FE TÖ) soruşturması kapsamında 9 aydır tutuklu bulunan gazeteciler Ahmet ve Mehmet Altan ile 10 aydır tutuklu bulunan Nazlı Ilıcak hâkim kar şısına çıktı. İstanbul 26. Ağır Ce CANAN COŞKUN za Mahkemesi’nde dün görülen duruşmaya “darbeye teşebbüs”, “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” ve “örgüte üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etme” su çundan tutuklu Mehmet Altan, Naz lı Ilıcak, Şükrü Tuğrul Özşengül, Ya kup Şimşek ve Fevzi Yazıcı ile tutuk suz Tibet Murat Sanlıman katıldı. Ah met Altan duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıy la katıldı. Ahmet ve Mehmet Altan’ın savunmaları kitap halinde duruşma dan önce izleyicilere dağıtıldı. Duruş ma salonunun küçük olması nede niyle duruşma İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nin büyük salonuna alın dı. Ses sistemindeki arıza nedeniy le ancak öğleden sonra 15.00 civarın da başlayan duruşmada akşam saat lerine kadar 247 sayfalık iddianame okundu. Davanın müştekileri arasın da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve 65. hükümet yetkilileri yer alıyor. Duruşmada ilk olarak savunma ya pan Nazlı Ilıcak, hayatında hiçbir te rör örgütü ve dini cemaatle ilişkisi olmadığını kaydederek, “Benim ba bam Demokrat Partiliydi, Yassıada’da kaldı. Biz 27 Mayıs darbesinin acısı nı bizzat yaşadık. Darbe denilen la fa benim herkesten fazla antipatim var. Hayat boyu darbelerde mücade le etmiş Nazlı Ilıcak bugün hakare te uğruyor. FETÖ’cü demek darbe ci, hilekâr, soruları çalarak, kul hak kı yiyerek birtakım insanları bir ye re getirmek demek” dedi. Ilıcak 28 Şubat sürecinden önce Süleyman Demirel’i desteklediğini anımsatarak, “İkinci desteklediğim önemli adam Erdoğan’dı. 28 Şubat’ta kimse yanına yanaşmazken, ben Akşam gazetesin Bakan Ergin’e Savcı Öz’ü sordum Nazlı Ilıcak iddianamede darbeye teşebbüsle suçlanarak 3 kez müebbet hapsinin istendiğini kaydederek, “Somut belge olarak ikinci belge ise kartopu oynayarak Zekeriya Öz’ü aklamak. Öz, o sırada açığa alınmıştı. Bir kartopuyla nasıl akladım” diye sordu. Ilıcak, Öz OdaTV operasyonunu gerçekleştirdikten sonra hakkında HSYK tarafından soruşturma açılması gerektiğini yazdığını söyleyerek, “Operasyondan sonra dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin’i aradım. ‘HSYK’de Öz hakkında birikmiş talepler var. Neden HSYK izin vermiyor’ dedim. Sadullah Ergin de ‘Zekeriya Öz hakkında şikâyetler hayli kabarık, inceleniyor ve zaman alıyor’ demişti. Öz’ü korumak bahis değil. Ama Abdulkadir Selvi ‘yürekli bir savcı o’ diye yazıyordu. Hiçbir zaman hiç kimsenin rüzgârına kapılmadım. Ben onun FETÖ’yle ilişkisini de bilmiyordum” dedi. de çalışıyordum. Bu yüzden Akşam gazetesinden atıldım, Yeni Şafak’a geçtim. Tavrım nedeniyle parlamentodan atıldım” dedi. Ilıcak, Balyoz ve Ergenekon’un bir dönem iddianamede anlatıldığı kumpas şeklinde nitelendirilmediğini belirterek, şöyle konuştu: “Tayyip Erdoğan buna kumpas demiyordu. Askeri vesayetle mücadele diye anlattık. Hayrünisa Gül’ün elini tutmuyorlardı askerler o dönem. Askeri vesayet yoktu diyemezsiniz, iktidarın önünü kesiyordu. Ben de o sırada Erdoğan’ı tutarken milli iradeyle gelmiş iktidarın yanındaydım. Ama iktidar gibi görmüyordum” dedi. 1725 Aralık yolsuzluk operasyonuna kadar Sabah gazetesinde yazdığını anımsatan Ilıcak, “Oradan ayrılınca Zaman ve Bugün’den teklif geldi. Zaman’ı istemedim, Mehmet Bar las müdahaleler olduğunu söylemişti. Bu yüzden Bugün’e gittim. 2000’lerin başında Bugün’ü oğlum Mehmet Ali Ilıcak’la birlikte kurduk ama yaşatamadık. O dönem Abdullah Gül’e gittik, ‘bir isim tavsiye edin, devretmek için’ dedik. Akın İpek’i bize o tavsiye etti. Akın İpek’i o vesile ile tanıdım” ifadelerini kullandı. ‘Yaşam tarzım uymuyor’ Ilıcak, “Ben FETÖ ile irtibatlandırılacak en son kişiyim. Yetişme tarzım dünya görüşüm hiç uymuyor. Ben 12 Eylül’de de Sağmalcılar’da zor şartlarda yattım. Ama şimdi artık tahammül seviyesi kalmamış durumda” dedi. İddianamede Temmuz 2006 ile Aralık 2015 arasındaki telefon irtibatlarının neden incelendiğini soran Ilıcak, “Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanı Harun Tokak ile görüştü Gazeteciler engellendi Duruşmayı izlemek üzere çok sayıda yabancı ülkeden konsolosluk ve büyükelçilik temsilcisi ve gazeteci İstanbul Adalet Sarayı’na geldi. Adliyenin güvenlik personeli, gazetecileri duruşma salonuna almadı. Gazetecilerin bazıları isimlerini ‘sanık yakını’ şeklinde yazdırarak salona girebildi, bazıları da tartışmaların sonunda salona girebildi. Yargılanan gazeteci ve yazarlarla dayanışmak için HDP Milletvekilleri Garo Paylan ve Altan Tan, Gazetecileri Koruma Komitesi’nden (CPJ) Özgür Öğret, Uluslararası Gazetecilik Enstitüsü’nden (IPI) Mehveş Evin, Uluslararası PEN’den Sarah Clarke, Norveç PEN’den Jorgen Lorentzen, Uluslararası Af Örgütü’nden Milena Buyum, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden (HRW) Emma SinclairWebb, Article 19’dan Georgia Nash, Uluslararası Gazeteciler Federasyonu’ndan (IFJ) Rafaele Larusso, Index on Censorship’ten Melody Patry, İngiliz Barosu İnsan Hakları Komitesi’nden Pete Weatherby QC, Uluslararası Üst Düzey Avukatlar Projesi’nden Richard Winfield, Norveç, İsveç, İngiliz, Danimarka, Alman ve Çek konsoloslukları ile Avrupa Birliği delegasyonundan temsilciler de salonda yer aldı. ğüm söyleniyor iddianamede. Başbakanından Cumhurbaşkanına kadar herkes görüştü. O zaman Harun Tokak’ın örgüt üyesi olduğu biliniyor muydu? Akın İpek Marmaris’teki otelinde bütün hükümet üyelerini ağırladı. Ekrem Dumanlı dış seyahatlere devlet erkânıyla giderdi, herkesten daha fazla ayrıcalığı olan bir insandı. 10 senede toplam 5 kere görüşmemişimdir. Ben görüşürken örgüt üyesi değildi bu kişiler” dedi. Telefonla görüştüğü 5 kişinin darbenin sivil kanadındaki kişilerle görüşmüş olmasının iddianamede darbeyle ilişkilendirilmesine sebep olarak gösterildiğini anlatan Ilıcak, “Bunların hiçbirinin tarihi ve sayısı belli değil. İçerik de belli değil. Keşke dinlemeye takılsaydım” dedi. Duruşma bugün, Ilıcak ve Altan’ların savunması ile devam edecek. T.C. BEYKOZ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NDEN ESAS NO: 2017/22 Esas KARAR NO: 2017/130 Davacı HÜLYA YILDIZ tarafından davalılar Beykoz Nüfus Müdürlüğü ile davalı Senem BAĞLCI aleyhine mahkememizde açılan Nüfus (AnaBaba Adının Düzeltilmesi/Değiştirilmesi İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; HÜKÜM: “Davacının davasının KISMEN KABÜLÜ İLE; Ardahan ili Ardahan Merkez ilçesi Gölgeli mah., CN:5 3, Hane no: 34, BSN: 85, TC KİMLİK NO: 74347033854’da nf. kayıtlı, Selim ve Senem kızı DAVACI HÜLYA YILDIZ’IN NÜFUSTA SENEM YAZAN ANNE ADININ İPTAL EDİLEREK; Ardahan ili Ardahan Merkez ilçesi Gölgeli Mah., İsmail ve Zennure kızı Aralık 21/08/1948 d.lu, TC KİMLİK NO: 74182039318’da nüfusa kayıtlı RAZİYE YILDIZ OLARAK DÜZELTİLMEK SURETİYLE NÜFUS KÜTÜĞÜNE KAYIT VE TESCİLİNE” Tebliğ yerine geçmek üzere ilanen tebliğ olunur. “Resmi ilanlar: www.ilan.gov.tr’de” (Basın: 623614) T.C. KASTAMONU 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NDEN KAMULAŞTIRMA DOSYA ESAS NUMARALARI: 2017/129 2017/130 KAMULAŞTIRILAN TAŞINMAZLARIN BULUNDUĞU YERLER DOSYA NUMARALARI MALİKLERİ 1 2017/129 Esas Kastamonu ili, Merkez Budamış köyü 253 ada 1 parsel sayılı maliki Ümit YÜRÜCÜOĞLU 2 2017/180 Esas Kastamonu ili, Merkez Budamış köyü 254 ada 1 parsel malikleri Muzaffer TANYEL, Nurhayat EŞİYOKBOSTANCI, Muhittin Erdinç EŞİYOKBOSTANCI, Hasan Dinçer EŞİYOKBOSTANCI, Yasemin BAYINDIR, Niyazi HORUZOĞLU, Nesrin ÇAKIRCALI KAMULAŞTIRMAYI YAPAN İDARENİN ADI: TÜRKİYE ELEKTRİK İLETİM A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Kamulaştırmayı yapan davacı idare, malikleriyle cinsi ve niteliği yukarıda yazılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili için davacı idare tarafından mahkememizin 2017/129 ve 2017/130 Esas sayılı dosyalarında dava açılmıştır. 2942 sayılı Kamulaştırma Yasası’nın 10. maddesinin 4. bendi uyarınca ilan olunur. 12/06/2017 “Resmi ilanlar: www.ilan.gov.tr’de” (Basın: 621236) MERSİN VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI URAY VERGİ MÜKELLEFİN S. No VERGİ NO.SU 1 3130064669 DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN VERGİ VE CEZANIN ADI SOYADI/UNVANI BİLİNEN ADRESİ NEV’İ TANRIÖVER DOĞUŞ SAĞLIK.A.Ş BARIŞ MAH. 4518 SK. G.STPDV6736 6/3 MAD. DÖNEMİ 2016 MİKTARI (TL) 1.427.740,60 KANUNİ TAMSİLCİ: KASIM TANRIÖVER LAÇİN APT. N0: 24/7 8210031401 AKDENİZ/MERSİN 2 4590301252 HATAŞ NAK. PETROL TUR. MERSİN ADANA YOLU ATALAR DAMGA V.G.STOPAJÖZ.USL. 201220132014 1.111.058,37 GIDA İNŞ.SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ. M.C GÜRSEL CD. CEZKDVG.FAİZİVER.ZİY.CEZ. NO: 134 TARSUS/MERSİN 3 6140175635 MEMİŞSAN GIDA VE AMBALAJ ÇİLEK MAH. 6310 SOK. KVKDVGFVZCÖUCDİĞER HARÇLAR 201020122016 1.519.611,14 PAZARLAMA SAN.VE TİC.LTD.ŞT. NO: 9 AKDENİZ/MERSİN Yukarıda belirtilen mükelleflere ait ödeme emirleri bilinen adreslerine tebliğ edilememiştir. İlgililerin işbu ilan yazısının askıya çıkarıldığı tarihi izleyen 15 (onbeş)’inci gün ilan tarihi olarak kabul edilip, ilan tarihinden başlayarak bir ay içerisinde ilan yapan makama biz zat veya bilvekale müracaat etmeleri halinde yerinde, taahhütlü mektup veya telgrafla adres bildirmeleri halinde kendilerine süre ile kayıtlı resmi teb liğ yapılacağı, ilan tarihinden başlayarak bir ay içerisinde ne vergi dairesine müracaat etmiş ne de adresini bildirmiş olanlara bir ayın sonunda tebliğ edilmiş sayılır. Dava açma süresi tebliğ tarihinden itibaren 7 gündür. İLAN OLUNUR. “Resmi ilanlar: www.ilan.gov.tr’de” (Basın: 616121) İLANEN TEBLİGAT AD – SOYAD/ İZMİR GÜMRÜK MÜDÜRLÜĞÜ TC KİMLİK/ BEYANNAME SAYI/ VERGİ BİLDİRİMİ/CEZA TUTARI UNVAN VE ADRES VERGİ NO TARİHİ KARARI SAYI/TARİHİ SANDAL TERLİK TEKS. AYAK. 7430314259 06350300IM019833/ VERGİ BİLDİRİMİ 1.345,15.TL VE MALZ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.– 16.03.2006 16CK3503007295 27.232,92.TL HASANBEY KÖYÜ NO: 460 06350300IM027246/ VERGİ BİLDİRİMİ 840,36.TL GÖNEN/BALIKESİR 10.04.2006 16CK3503007303 21.889,68.TL Not: Gecikme faizi ödeme anında tekrar hesaplanacaktır. Yukarıda unvanı belirtilen yükümlü hakkında 4458 sayılı Gümrük Kanununa göre düzenlenen Vergi Bildirimleri ve Ceza Kararları yükümlünün bili nen adresinde bulunamamasından dolayı tebliğ edilemediğinden 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 28 ila 31’inci maddelerine istinaden; 1 İlan tarihinden başlayarak onbeş (15) gün içerisinde müdürlüğümüze bizzat veya bilvekale müracaat etmeleri veyahut taahhütlü mektup veya telgrafla açık adreslerini bildirmeleri; 2 Kendilerine kayıtlı süre içerisinde bizzat veya bilvekale müracaat edenlere yerinde; adres bildirenlere ise posta ile tebliğ yapılacağı, ilan tarihin den başlayarak onbeş (15) gün içerisinde müdürlüğümüze müracaat etmeyen veya açık adresini bildirmeyenlere ilan tarihinden (15) gün sonra teb liğ yapılmış sayılacağı; Ayrıca, kararın tebliğ yapılmış sayılacağı tarihten itibaren 4458 sayılı Gümrük Kanunun 242. maddesi gereğince onbeş (15) gün içerisinde Ege Güm rük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü’ne itiraz edilebileceği hususları ilan olunur. “Resmi ilanlar: www.ilan.gov.tr’de” (Basın: 620635) haber EDİTÖR: HAKAN AKARSU TASARIM: İLKNUR FİLİZ Ahmet! Kardeşim Ahmet, Altı yıl önce bir pazar günü senin için yürüyüş yapmıştık. Ha va fıstık gibiydi, zifiri kar kıştan bir an da yaza geçivermiştik, seninle Ergene kon arasındaki ‘bağlantı’ kadar olmasa da epey şaşırtıcıydı. Gazetecilere Özgür lük Platformu’nun senin için hazırladığı lo lipoplar pek hoş olmuştu, dikdörtgen, bü yükçe ve kalın, arkasına vurunca acayip ses çıkıyordu, ortalık ayağa kalkıyordu, el acıtan alkıştan kurtarıyordu, tutulan ye ri ise dayanıksızdı, çubuğu kırılıveriyordu, ne zamandır kırgınlık hissini unutmuştum, seni altı yıl önce tutukladıklarında, tek rar, çok derinden hissetmiştim… Altı yıl sonra, kıştan bırak ani den yaza geç meyi, bahara bi le eremedik. Ha va her daim puslu, sıkıntı lı, boğucu... Twitter’daki zeki çocuklar, “Ba har özlendin krdşm” falan yazıyorlar. Bu gü neşsizlik, bu gecikme hiç şaşırtıcı değil, hat ta basbayağı manidar geliyor bana artık. Al tı yıl önceki kırgınlığımın yerinde ise kesif bir mide bulantısı var, artık... Ahmet, altı yıl önce de yazmıştım sana: Benim rahmetli babaannem çok küfürbaz dı, muhacir damarı vardı, hafiften deliydi, otuz sekiz sene boyu, doktor muayeneleri haricinde evinden çıkmadı, saçma sapan mevzulara, boş muhabbetlere hiç katla namazdı, sanki pencerenin önüne kurulup gelen geçeni seyretmek ve bakla falı aç mak dışında yapacak çok işi varmış gibi. İşte babaannem Şükriye, dandik mevzular karşısında suratını ekşitip, “Üfür uçtum, tut kaçtım!” der, ardından galiz bir küfür sal lardı. Babaannem yaşasaydı, eminim sana yapılanlara bakıp en sıkı tarafından üfürür dü. “T.şakları kuruyasıcalar” diye eklemeyi de ihlal etmezdi… Kardeşim, sen benden daha iyi bilirsin, iktidar öyle pis bir nanedir ki, onun kiri ne bulaşanı on cabbar tellak keselese arı tamaz. Sen zoru seçtin, tekinsiz bir araf ta durdun hep, hepimiz buna şahidiz, ikti darın eskisine de yenisine de yüz verme din, muktedirlerin kanlı gözlerinin ta içine dimdik baktın, kim hayatlarımızı cehenne me çeviriyorsa, kim rezil çıkarları için ca nımıza okuyorsa onun karşısında durdun. Her daim hedefe konmanın sebebi budur, işte o kadar. Kendi kirlerinde boğulacak lar, bilmiyorlar… Ahmet, ben şimdi desem ki, ben sana kendimden çok güvenirim, eminim sen de bana küfrederdin, küfrederken bile gülme den edemezdin, gülerken o tuhaf çocuksu edanla iki de şık espri patlatırdın. Elbet öf kelisindir şimdi, yerden göğe haklısın, biz de öfkeliyiz, lakin senin öfkenin bizimkinden yine çok daha neşeli ve güleç olduğundan hiç kuşkum yok… Seninle en son Beşiktaş’ta oturmuştuk, bunlar beni yine alacak demiştin, e ama yuh artık, olmaz öyle şey demiştim ben de, tatlı tatlı gülüp çayını yudumlamıştın, dediğin oldu, sen zalimleri iyi tanırsın çün kü. Ama yine de yuh artık... Ve ama çare sizlik duygusundan kaynaklı bir “yuh” da değil bu. Günün birinde o zindanların seni hapsedenlerle dolacağından da hiç kuş kum yok... Ahmet, kardeşim, sana altı yıl önce de yazmıştım: Seni neredeyse yirmi yıldır tanı yorum, bu süre zarfında az görüştük öz gö rüştük, sen yazdın ben yazdım, bu uğurda saçları döktük, yoksul kaldık ama aç da kal madık çok şükür. ‘Biz’ kipinde konuşma ya burada son veriyorum, çünkü cesaret ten söz edesim var. Ben cesur de ğilim, cesaretin herkesten bekle nebilecek bir hususiyet olduğu na inanmıyorum, korkaklığın he sap sorulabilir bir zaaf olduğu na inanmadığım gibi. Ama cesa ret karşısında hayranlık duymak iyidir. Cesaretin bana kuvvet ve ümit veriyor. İnsanın ar kadaşına hayranlık duy ması ne güzel, arkadaşın olmaktan onur duyuyo rum, gülen gözlerinden öpüyorum… Kardeşin Murat. Ahmet Şık Almanya Yücel için AİHM’yi bekliyor Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, tutuklu gazeteci Deniz Yücel konusunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) bir an önce karar vermesini umduklarını söyledi. Alman Bakan, Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin “çok sertleştiğini, o nedenle Yücel’in kısa bir süre içerisinde serbest kalmasını beklemediklerini” ifade etti. Die Welt gazetesinin haberine göre, AİHM’den, gazetecinin avukatı Veysel Ok’a gönderilen belgede, Yücel adına yapılan şikâyet başvurusunun “en kısa sürede inceleneceği” iletildi. Karacagil’in ailesi serbest bırakıldı Suriye’nin Rakka kentinde IŞİD’e karşı savaşırken hayatını kaybeden ve Gezi Parkı gösterileri sırasında “Kırmızı fularlı kız” olarak tanınan Ayşe Deniz Karacagil’in annesi ve babası, kızlarının cenaze töreninin dönüşünde “örgüt propagandası” yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen anne Nuray Erçağan ile baba Ömer Karacagil, çıkarıldıkları nöbetçi hâkimlikçe adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakıldı. l İSTANBUL/Cumhuriyet C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog