Bugünden 1930'a 5,431,190 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

Pazartesi 12 Haziran 2017 6 haber EDİTÖR: SERKAN OZAN TASARIM: ZARİFE SELÇUK Bingöl’de çatışma: 1 asker şehit Bingöl’ün Genç ilçesinde teröristlerle çıkan çatışmada 1 uzman çavuş şehit oldu. Yeniyazı bölgesinde dün akşam güvenlik güçleri ile terör örgütü PKK üyeleri arasında sıcak temas sağlandı. Çatışmada 1 uzman çavuş şehit oldu. Bölgede geniş çaplı operasyon başlatıldı. Çifte saldırı: 9 yaralı Hakkâri’nin Kuzey Irak’a sınırının sıfır noktadaki Çukurca ilçesi Güven Dağı’nda bulunan üs bölgesine dün sabah PKK’lı teröristler tarafından Irak topraklarından havan saldırısı yapıldı. Havan mermisinin isabet ettiği mevzide bulunan 6 asker yaralandı. HakkâriÇukurca karayolunda Şine Köprüsü civarında mayın araması yapan güvenlik korucularına Davul Tepe bölgesinden uzun namlulu silahla ateş açıldı. Saldırıda 1’i ağır 3 güvenlik ko rucusu yaralandı. Öte yandan Diyarbakır 7. Ko lordu Komutanlığı’nda önceki gece bir askerin G3 piyade tüfeğini “doldur boşalt’ yaptığı sırada ateş alması sonucu mermi aynı kulübedeki er Onur Yaman’ın başına isabet etti. Yaman, yaşamını yitirdi. Al yazmasıylaBatman’da terör kurbanı olan Şenay Öğretmen toprağa verildi Batman’ın Kozluk ilçesinde karne dağıttıktan sonra evine giderken terör saldırısında yaşamını yitiren müzik öğretmeni 22 yaşındaki Şenay Aybüke Yalçın, memleketi Çorum’n Osmancık ilçesinde tabutunun üzerine örtülen duvağı ve kırmızı yazmasıyla son yolculuğuna uğurlandı. Yalçın’ın cenazesi Batman’da önceki gün düzenlenen törenin ardından uçakla Ankara’ya oradan da karayoluyla Çorum’ın Osmancık ilçesine gönderildi. Cenazenin Ankara’dan Çorum’a getirilişi sırasında konvoyda bulunan teyzesi Meral Çetin ve eşi Halil Çetin’in içinde bulunduğu otomobil aynı yöne giden TIR’a çarptı. Kazada, sürücü Halil Çetin ile eşi Meral Çetin yaralandı. Şenay Aybüke Yalçın’ın cenazesi, dün sabah saatlerinde yakınları tarafından öğretmen olan amcası Fatih Yalçın’ın, Cumhuriyet Mahallesi’ndeki evinin önüne götürüldü. Yalçın’ın tabutunun üzerine, beyaz duvak ile lise ve üniversite hayatı boyunca yer aldığı folklor ekibinde taktığı kırmızı yazma örtüldü. Öğretmene ağıt Şenay Aybüke Yalçın’ın babası Sadık, annesi Zehra, kardeşi Atıf Aybars, babaannesi Şanal ve amcaları Ertuğrul ve Fatih Yalçın, taziyeleri kabul etti. Helallik alınmasının ardından Yalçın’ın Türk bayrağına sarılı tabutu Hükümet Konağı önüne getirildi. Burada düzenlenen törene, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Çorum Valisi Necmeddin Kılıç, CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse, AKP Çorum milletvekilleri Salim Uslu ve Ahmet Sami Ceylani, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, mesai arkadaşları, meslektaşları, yakınları ve binlerce Osmancıklı katıldı. Yakınları genç öğretmenin tabutuna sarılıp gözyaşı döktü. Baba Sadık Yalçın, kızının tabutunun başında, “5 bin yıl değil, 500 bin yıl daha Allah’ın iz uğurlandı KARDEŞİ Sınava girip CENAZEYE YETİŞTİ Şenay Öğretmen’in 18 yaşındaki kardeşi Atıf Aybars Yalçın Balıkesir’de sınava girmek için başvurmuştu. Ancak ablasının yaşamını yitirmesi üzerine ailesiyle birlikte Osmancık’a geldi. Durumu öğrenen Bakan İsmet Yılmaz, Yalçın’ın sınava Çorum’da girebilmesi için düzenleme yapılmasını söyledi. Dün sabah Çorum’da sınava giren Yalçın, Hükümet Konağı önünde gerçekleşen törene katılamadı, ancak öğle namazının ardından kılınan cenaze namazına yetişti. niyle buradayız. Bu vatan tarihte Türk kalmaya devam edecek. Bugün de Türk, yarın da Türk. Ne mutlu Türküm diyene” dedi. Törende konuşan Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz gözyaşlarına hâkim olamadı. Bakan Yılmaz, Milli Eğitim camiası olarak yasta olduklarını belirterek, “Bugüne kadar 151 öğretmenizi şehit verdik. Ancak Milli Eğitim meşalemiz hiçbir zaman sönmedi, bayrağımız elden düşmedi” dedi. Duaların ardından öğretmen Şenay Aybüke Yalçın’ın cenazesi Beyler Çelebi Camii’ne götürüldü. Burada öğlen namazının ardından kılınan cenaze namazından sonra Şenay Aybüke Yalçın’ın cenazesi, ilçe mezarlı ğındaki Şehitlik’te gözyaşlarıyla toprağa verildi. Cenaze töreni sonrasında Bakan İsmet Yılmaz, Yalçın’ın amcasının evinin önünde kurulan taziye çadırında babası Sadık Yalçın ve yakınlarına başsağlığı diledi. Bu sırada baba Sadık Yalçın, Bakan Yılmaz’ın telefonuyla önce Başbakan Binali Yıldırım ardından da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü. Çirkin mesaj Twitter’da “Hak yolu AK yolu” isimli bir hesap, Aybüke öğretmenin karne sevincini paylaştığı bir fotoğrafı ile paylaşılan haberin altında “Keşke o kadar açık giyinmeseydi. Şehit sevabı kazanırdı” diye yazdı. Sosyal medya kullanıcıları çok sert tepki gösterdi. Burhan Kuzu’dan kopyalayapıştır AKP’li Burhan Kuzu, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Şenay Öğretmen için paylaştığı Twitter mesajını bir gün sonra aynen kopyalayarak paylaştı. Kılıçdaroğlu, 9 Haziran’da yayımladığı mesajında, “Karnelerin alındığı günde, çiçeği burnunda bir öğretmen Aybüke Yalçın’ı aramızdan alan, onu hayallerinden koparan teröre lanet olsun!” demişti. Aynı mesajı paylaşan Kuzu’nun noktalama işaretlerini de olduğu gibi alması dikkat çekti. l DHA İHA HDP’li vekil askerle tartıştı HDP Tunceli Milletvekili Alican Önlü’nün otomobili Tunceli kent girişindeki kontrol noktasında aranmak istendi. Bunun üzerine Önlü ile görevli astsubay arasında sert tartışma yaşandı. Önlü “Sen milletvekiline terörist diyorsun” tepkisini gösterirken, Astsubay, “Ben kabul etmiyorum senin vekil olduğunu” ifadesini kullandı. Önlü de “Sen yasaların üzerinde değilsin” dedi. 25 asker daha zehirlendi Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı’na bağlı Pirinçlik 52. Bakım Merkez Komutanlığı’nda görevli 25 asker iftar yemeğinden sonra rahatsızlanınca hastanelere kaldırıldı. Gıda zehirlenmesi şüphesi bulunan askerlere serum tedavisi uygulandı. Geçen ay Manisa’da iki ayrı olayda bini aşkın asker yemekten zehirlenmişti. l DHA 3 kişiyi öldürüp evi yaktılar İzmir Bayraklı’da, Özkan Cengiz, babası Mehmet Cengiz ve Kadir Aslan evlerinde kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından pompalı tüfekle öldürüldü. Saldırganlar evi ateşe vererek kayıplara karıştı. Vatandaşlar, evden yükselen alevler üzerine itfaiye ve sağlık ekiplerini çağırdı. Evde inceleme yapan itfaiye ekipleri, yerde kanlar içerisinde yatan 3 kişinin cansız bedenini buldu. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı. l DHA Heykel hazımsızlığı 12 yaşında 13 kurşunla öldürülen Uğur Kaymaz’ın Kızıltepe’deki heykeli kayyım tarafından kaldırıldı Kızıltepe Belediyesi tarafından 2009 yılında yaptırılan heykel dün kaldırıldı. Kayyım köprüyü söktürdü Van’ın Çatak ilçeside Çatak Çayı’nın geçtiği Körüklü Vadisi’nde bulunan demir köprü, Çatak Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Hacı Asım Akgül’ün talimatıyla sökülerek kaldırıldı. Akgül, “Körüklü Vadisi terörün yuvalandığı bir vadi. Orada vatandaşımız yaşamıyor. Sadece teröristler orada mağaralarda ve boşaltılmış bir eski yerleşim yerinde toplanıp merkez olarak kullanıyor. Bu vadiye teröristlerin talimatı ile eski büyükşehir belediyesi tarafından 450 bin liralık fotoğraf çekmelik güzel bir köprü yapılmış. Örgüt mensupları Kuzey Irak’tan Feraşin Yaylası’na oradan da Körüklü Vadisi’ne gelip bölgemizde yapacakları bütün terör eylemlerinin kararını alıyorlar. Çatak ilçe merkezi, Bahçesaray, Van ve Bitlis Hizan’a kadar yapılacak eylem için teröristler Körüklü’den çıkıp bu köprüden geçiyorlar. İşte bu köprüyü sökerek elde ettiğimiz malzemelerle ilçe merkezindeki 3 köprüyü yenileyeceğiz” dedi. l DHA Mardin’in Kızıltepe ilçesinde 21 Kasım 2004’te evinin önünde babası Ahmet Kaymaz ile birlikte öldürülen ve bedeninden 13 kurşun çıkan 12 yaşındaki Uğur Kaymaz adına, Kızıltepe Belediyesi tarafından yaptırılan heykel ilçeye atanan kayyım tarafından kaldırıldı. 4 Ağustos 2009’da ilçe merkezinde Uğur Kaymaz’ın adının verildiği bulvar üzerine konulan heykelin çevresi önceki akşam TOMA ve zırhlı araçlar ile kapatıldı. Heykel kepçelerle kaldırılırken, zırhlı araçlar ve TOMA’larla heykeli çeviren polisler çevreye kimseyi yaklaştırmadı. Kızıltepe Belediyesi’ne kayyım atanan Ahmet Odabaşı, Makbule Kaymaz’ı eşi ve oğlunun ölüm yıldönümünde geçen yıl 21 Kasım’da işten çıkarmıştı. 3 çocuğuyla yaşam mücadelesi veren anne Makbule Kaymaz, o dönem Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada, şunları söylemişti: “Eşim Ahmet ve oğlum Uğur öldürüldükten sonra mahkeme kapılarında adaleti aradık. Ama devlet bana adalet yerine daha çok yoksulluk, daha çok zorluk verdi. Hiç olmazsa sigortalı olarak çalışıyor, kimseye muhtaç olmadan çocuklarımı büyütüyordum. Şimdi ben ne yapacağım? Ekmeğimizi de elimizden aldılar” demişti. l Yurt Haberleri ‘Özgür damatlar politikası’nın anlamı ve Gül İki özgür damat olayı yaşadık... Bu bize ne anlatıyor? Biraz analiz edelim.. Bir yandan FETÖ ile zerre ilişkisi olmayanları içeri atan iktidar kafası... diğer yandan FETÖ örgütüyle ilişkileri nedeniyle haklarında dava açılan biri Topbaş’ın diğer Arınç’ın iki damadı serbest bıraktırıyor. Gerekçe: adresleri belli, karakola imza koyduk, dışarıya da kaçamazlar, o halde tutuklu yargılanmaları için neden yok. FETÖ ilişkileri sıfır insanlara, Cumhuriyetçilere, dünyanın hiçbir yerinde suç olamayacak 50 vuruşluk bir tvitten ise 10 yıllık bir ceza çıkarılabiliyor ve onlar içeride tutulabiliyor. Milyonlarca insanın, bu durum karşısında, sizin adaletinizin içine... diyen haykırışları kulaklarınızın içine kasırga uğultusu ile doluşuyor mu bilemem, ama benim kulaklarım yakında çalışamaz duruma gelebilir... Yapısal bir bozukluğa uğrayabilirler. Hukukla, adaletle, hakkaniyetle, vicdanla zerre ilişkisi olmayan bu ikili standardın arka planında siyasi tercihin olduğunu herkes biliyor. Bu iktidarı yıkacak olan da budur.. Türkiye’nin yarısını yönetenin damadı İki özgür damattan biri, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş’ın damadıdır. Topbaş ki kaç dönem İstanbul’u yönetiyor.. (Ve muhalefetin bütünü de, geleceğe yönelik en ufak bir görüş alanı olmadığı ve kör olduğu için İstanbul’u kaptıracak kadar aptaldır!) O İstanbul ki, bu iktidarın arka bahçesidir, dünyanın en büyük rant bölgesidir. Türkiye’nin yarısından büyüğüdür. İktidar ve milyonlarca ahalisinin en büyük finans kaynağıdır.. Bu kadar basit. Topbaş önemli bir mevkide oturuyor. Tabii yanı başı da iktidarın siyasi vb. komiserleriyle de sarılmıştır. Topbaş’a bir şey olmaz, yapamazlar, damadını da içeri alamazlar, dava sonunda da serbest bırakırlar. O Büyükşehir ki, FETÖ örgütüne çekmediği kıyak yoktur! Ama bu kıyak aynı zamanda iktidara ortaklığın payı ve iktidar tarafından da sağlanmış bir kıyaktır, bunu da unutmayalım. Böyle büyük işlerin açık seçik mahkumiyetli davası falan olmaz, kimse salak olmasın... İkinci damat Arınç’ın damadına gelin ce.. Bir damadı serbest bırakacaksın, ikinci damadı tutacaksın. Olmaz böyle şey. İşte burada şüphesiz çok özel uygulamalar olabilir, ama çifte standardın, düşmana uygulanan cinsinden olması mümkün değil. Arınç, AKP’nin kurucusu. Tamam, RTE’ye çok aykırı düştü, bana sorarsan, Cemaat ile de az oynaşmadı. Fakat iktidar ahalisinden kim Cemaat ile az oynaştı ki! Derseniz ki, darbe girişimine kadar olan uzun süre boyunca, RTE ile ayrılıkları sürdü.. Hatta diyebilirsiniz ki, yer yer dik durdu, ama irili ufaklı darbelerle beli sık sık büküldü, eyvallah derim! Parti yönetiminden de iktidar olanaklarından da uzaklaştırıldı.. Sadece Arınç değil, bir sürüsü.. Öyle ki, topu birden FETÖ ile kanka olmakla suçlandı.. Bir şey demek istemem şu aşamada! Özgür damatlar politikası ve Gül Bu “topu birden”, ılımlı kalıp savaş açmadıkları sürece, iktidarbaşının büyük gadrine uğramayacaklardır. İktidar için “tehdit” olmaktan, FETÖ’cülük suçlamalarıyla da iyice uzaklaştırıldıktan sonra, parti çevresinde tutulmaları her zaman için akıllı politikadır. Şimdi iktidarbaşının bu politikası devrededir. Özgür damatlar politikası bunun sonucu olsa gerek. Ayrıca RTE ile Gül arasındaki ilişkilere de dikkatinizi çekerim. İkisi, Gül’ün gelininin de diploma aldığı İstanbul Üniversitesi töreninde buluştu. Sahnedeydiler. RTE, Gül ailesinin mutluluğunu paylaştı ve sahnede alkışladı ve aile resmi verdiler. İki hafta sonra da bu kez Kayseri’de “Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Abdullah Gül, Hulusi Akar, bugün Kayseri’de Büyükşehir Belediyesi tarafından 1’inci Komando Tugayı’nda verilen ve şehit yakınları ile gazilerin de yer aldığı iftara katıldı.” Rastlantı demeyin. “Planlanmış rastlantı” derseniz komik kaçar. FETÖ falan yok, muhalefet ve kanka Bahçeli “siyasi ayak” diye çırpınsın. Hayır, her şeyi paylaşmış kurucuları FETÖ ile ilişkilendirmek, iktidarın işine gelir, ama o kadar. Savcı ve mahkemeler de hadlerini bilecekler. İfade vermemek de ifade vermek de suç HDP’li Önder hakkında gözaltında verdiği savcılık ifadesinde Cumhurbaşkanı’na hakaret ettiği gerekçesiyle fezleke hazırlandı. MAHMUT LICALI Dokunulmazlıkların kaldırılmasının ardından 4 Kasım 2016 tarihinde aralarında HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın da bulunduğu pek çok milletvekili ifade vermedikleri gerekçesiyle gözaltına alınarak haklarındaki dosyalarla ilgili savcılıklarda ifade vermişlerdi. Söz konusu tarihte gözaltına alınan milletvekilleri arasında yer alan TBMM İdare Amiri Sırrı Süreyya Önder hakkında geçen hafta TBMM’ye yeni bir fezleke daha geldi. Fezlekede, Önder’in zorla getirme işlemi sonrasında Cumhuriyet Başsavcılığına şu ifadeyi verdiği belirtildi: “Milletvekili sıfatıyla karşınızdayım. Benim temsil ettiğim bu kimliğe ve halkın iradesine saygısızlık yapılmasına izin vermem mümkün değildir. Adil ve tarafsız bir yargı hu zurunda hesap vermekten asla çekinmiyorum. Veremeyeceğim hiçbir hesabım da yoktur. Ülkemizde yargının saygınlığı ayaklar altına iken muhtemelen bu fezlekeleri düzenleyen birçok savcı ve yargı mensubunun bugün vatan hainliği suçlamasıyla tasviye edilmiş olması muhtemeldir. Sizin şahsınıza ve kişiliğinize yönelik hiçbir tereddüdüm ve saygısızlığım yoktur. Ancak şaibelerle dolu bir siyasi geçmişe sahip olan Erdoğan emretti diye başlatılan bu yargılama faaliyetini kabul etmem mümkün değildir.” Fezlekede Önder’in gözaltına alınarak verdiği ifadede Cumhurbaşkanına hakaret ettiği gerekçesiyle dokunulmazlığın kaldırılması talep edildi. Önder’in böylece ifade vermediği gerekçesiyle gözaltına alınarak zorla verdiği ifade dolayısıyla da fezlekesi oldu. C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog