Bugünden 1930'a 5,447,148 adet makale



Katalog


«
»

Pazartesi 12 Haziran 2017 4 ‘EVE DÖNMÜYORUM’ Meral Akşener’in yeni bir parti kurup, başına geçtikten sonra 2019’daki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de “aday olabileceği” dillendiriliyor İhraç edildikten sonra MHP’de siyaset şansı “zor” görünen Me ral Akşener’in, “Eve dönmü yorum, babaanne de olmu yorum” sözle ri siyasi kulis leri yeniden ha reketlendirdi. Akşener’e ya kın kaynaklar, SELDA GÜNEYSU yeni bir parti kurmak için kendisinin, “MHP Genel Merkezi’nin iti razı üzerine muhaliflerin 19 Haziran’da gerçekleştirdiği olağanüstü tüzük kurultayı nın yürütmeyi durdurması na yönelik 20 Haziran’da gö rülecek duruşmayı bekledi ğini” belirtirken, Akşener’in yeni bir parti kurup, başına geçtikten sonra 2019’daki Cumhurbaşkanlığı seçimle rinde de “aday olabileceğini” dillendiriyor. 16 Nisan anayasa deği şikliği referandumu sonra sı Saadet Partisi ile Demok rat Parti’yi ziyaret eden Ak şener, Antalya’daki Milli yetçi Meslek Adamları Birli ği Derneği’nin The Marma ra Hotel’deki iftar programın da verdiği mesajlar, yeni siya si yol haritası konusunda ku lisleri hareketlendirdi. Prog rama katılan Akşener, yaptığı konuşmada, “Şimdi Musa Baş kan dedi ki, ‘Bize bir haber ver.’ Şunu söyleyebilirim, kul kurar, kader gülermiş. Ama, eve geri dönmüyorum, baba anne olmuyorum. Zaten to run bana dede diyor. Oğlan bi zim baştan aşağı babaanneliği koydu bir kenara, dede aşağı dede yukarı. Demeye getiriyor ki, ‘Sen bir yol yürüyorsun ba ‘Hiç içiniz sızlamaz mı?’ MHP’den ihraç edilen Meral Akşener, Milliyetçi Meslek Adamları Birliği Derneği’nin Antalya’da önceki akşam düzenlediği iftara katıldı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi eleştiren Akşener, “Referandumda ‘evet’ çıktığı dakikadan itibaren Türkiye’nin güllük gülistanlık olacağını, uçacağını, kaçacağını söyleyenler bugün Türk milletini yanıltmış olmaktan acaba utanıyorlar mıdır? Bir arkadaşımızın kızı, Aybüke öğretmen şehit edildi. Biri FE TÖ terör örgütünün kumpasıyla mesleğinden atılan Songül Yarbay ve sonra kendisine iftira atılan ve hâlâ denetimli serbestlikle imza vermek durumunda olan Aydoğan Paşa aynı helikopterde beraber şahadet şerbeti içtiler. Buradan sormak isterim; Songül Yarbay için havuz medyasında övgü düzenler, utanmıyorsunuz? Siz aynı hanımefendinin namusuna dil uzattınız. Utanmıyor musunuz bugün ağıt yakmaya, yüzünüz yere düşmüyor mu? Ey Sayın Bahçeli, hiç içiniz sızlamaz mı, fiili durumu hukuki durum çerçevesine aldınız, hiç içiniz sızlamaz mı? Bugün neyin, nasıl olduğu belirsiz bir partili başkanlık sistemiyle karşı karşıyayız” diye konuştu. Mesut Barzani’nin bağımsızlık için referanduma gideceklerine ilişkin açıklamalarını da hatırlatan Akşener, “Şimdi bugün ‘vay efendim Barzani referandum yapıyormuş’ veryansını. Siz yüz verdiniz, Sayın Bahçeli, Balgat ağaları memnun musunuz? ”dedi. baannem, yürümeye devam et, bana dedem yeter.’ Dolayısıyla, çocuk bile 1.5 yaşında karar vermiş durumda, hiçbirimiz geri eve dönmeyeceğiz. Başımıza gelenler pişmiş tavuğun başına gelmedi” sözleriyle “evine çekilmeyeceği” mesajını verdi. Akşener, Sinan Oğan, Koray Aydın ve Ümit Özdağ’ın MHP Genel Başkan adayı olduğu süreçte, delegelerin yaklaşık üçte ikisinin oyuyla, mahkemenin yetkilendirdiği çağrı heyeti, MHP’yi 19 Haziran’da olağanüstü tüzük kurultayına götürmüştü. Mahkeme, parti tüzüğünün sadece “olağanüstü seçimli kurultay yapılmasının önünde engel teşkil eden maddenin kaldırılması” yönünde karar vermiş ancak muhalifler, mevcut MHP tüzüğündeki pek çok maddeyi söz konusu kurultayda değiştirmişti. MHP Genel Merkezi de kurultaya itiraz etmiş ve MHP’nin itirazı üzerine 19 Haziran’daki tüzük kurultayına üst mahkeme tarafından durdurma kararı verilmişti. Durdurmanın ‘gayri hukuki ve yetkisiz mahkemeler tarafından yapıldığını’ belirten 4 genel başkan adayı ise karara itiraz etmişti. Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi de kurultayla ilgili davanın duruşmasını 20 Haziran’a ertelemişti. Akşener’e yakın kaynaklar, “kendisinin aslen 20 Haziran’dan sonra harekete geçeceğini” belirtiyor. “Lehte karar zor” 20 Haziran’daki duruşmadan muhalifler lehine bir karar alınmasına “sürpriz” gözüyle bakılıyor. Duruşmadan herhangi bir karar çıkmaması ve davanın ileri bir tarihe ertelenmesi halinde ise Akşener’in yol haritasını da ona göre şekillendireceği ifade ediliyor. Ancak davadan bir karar çıkması ve bu kararın “olumsuz” olması halinde ise Akşener’in artık “referandumdaki hayır blokunun itici gücü olarak yeni bir parti kuracağı” ifade ediliyor. Yakın kaynakların verdiği bilgiye göre, Akşener, bu kapsamda uzun süredir tabandan gelen önerileri dinliyor. Akşener’in bir haftada bin kişiyle bir araya geldiği ve önerileri değerlendirdiği de konuşuluyor. Görev dağılımı kanunsuz 9 ay istatistiği Yargıda ‘istinaf’ hızı EMİNE KAPLAN Hükümetin Yargıtay ve Danıştay’ın iş yükünün azaltılması, ara kademede davaların sonuçlandırılması için kurduğu bölge idare ve bölge adliye (istinaf) mahkemelerinin ilk 9 ayı istatistikleri belli oldu. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın verdiği bilgiye göre, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerine gelen dosyaların yüzde 77’sinde karar verilirken, yüzde 5.2’si temyize gitti. Bölge idare mahkemelerinde ise 36 bin dosyada karar verilirken, temyize gitme oranı yüzde 11.8 olarak belirlendi. Adalet Bakanı Bozdağ, istinaf mahkemelerinin faaliyete başladığı 20 Temmuz 2016 ile 30 Nisan 2017 tarihleri arasında verdiği kararlarla ilgili olarak TBMM Adalet Komisyonu üyelerine bilgi verdi. Buna göre, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerine gelen 136 bin 928 dosyadan 106 bin 477’si hakkında karar verildi. Karar verme oranı yüzde 77 olarak gerçekleşirken, karar verilen 106 bin 477 dosyadan 5 bin 537’si temyiz edildi. Ceza dairelerinin kararlarındaki temyiz oranı yüzde 5.2 olarak belirlendi. Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerine gelen 111 bin 141 dosyadan 75 bin 182’si hakkında karar verilirken, karar verme oranı yüzde 67 oldu. Karar verilen dosyalardan 8 bin 417’si temyiz edilirken, temyiz oranı yüzde 11 olarak gerçekleşti. Bölge idare mahkemelerinde ise 36 bin dosyada karar verilirken, temyize gitme oranı yüzde 11.8 olarak belirlendi. Bozdağ, bu istatistiklerin Yargıtay ve Danıştay’a giden dosya sayısında ciddi oranda azalma yaşandığını gösterdiğini belirtti. Eminağaoğlu, HSK’nin yasasında değişiklik yapılmadan görev dağılımı yapılamayacağını, bunun “kanunsuz” olduğunu kaydetti ALİCAN ULUDAĞ YARSAV Kurucu Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, henüz uyum yasası çıkmadan toplantı yapan yeni HSK’nin “İşbölümü kanunu uygun” açıklamasına yanıt verdi. Anayasanın 159. maddesinin “dairelerin işbölümünün kanunla düzenleneceği” hükmüne işaret eden Eminağaoğlu, “HSK, görev sınırını aşmış, bir yasa koyucu gibi hareket etmiş, uyum yasası öncesinde o süreye kadar adeta kendi alanında bir uyum yasası çıkarmış” dedi. 16 Nisan’da yapılan anayasa değişikliği ile oluşan yeni HSK, henüz uyum yasası çıkmadan 7 Haziran’da toplanarak, göreve dağılımı yaptı. YARSAV Kurucu Başkanı, Avukat Ömer Faruk Eminağaoğlu, HSK’nin yasasında değişiklik yapılmadan görev dağılımı yapılamaycağını, bunun “kanunsuz” olduğunu kaydetti. HSK ise ertesi gün yaptığı yazılı açıklamada, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nun Başkan vekili ve Daire Başkanlarını seç meye, kaldırılan üçüncü dairenin görevlerinin mevcut iki daire arasında nasıl paylaştırılacağı hususundaki uyuşmazlığı karara bağlamaya; ayrıca üyelerin hangi dairede asıl ve tamamlayıcı üye olarak görev yapacağına seçimle karar vermeye yetkili olduğunu bildirdi. Cumhuriyet’e konuşan emekli Yargıç Ömer Faruk Eminağaoğlu, daha önceki görüşünde ısrar etti. Eminağaoğlu, anayasanın geçici 21/C maddesinde “...Yeni üyeler, il Anayasanın 159. maddesinin “dairelerin işbölümünün kanunla düzenleneceği” hükmüne işaret eden Eminağaoğlu, “HSK, görev sınırını aşmış, bir yasa koyucu gibi hareket etmiş, uyum yasası öncesinde o süreye kadar adeta kendi alanında bir uyum yasası çıkarmış” dedi. gili kanunda değişiklik yapılıncaya kadar mevcut kanunun anayasaya aykırı olmayan hükümleri uyarınca çalışır” dendiğine dikkat çekti. HSK dairelerinin görevlerinin ve bu görevler ile ilgili konuların yasa ile düzenlenmesi gerektiğini vurgulayan Eminağaoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı: “HSK’nin bu durumu ve konunun tamamen yasama organının görevinde olduğunu görmezden gelerek, uyum yasasını da beklemeden adeta daire kapatabilirmiş gibi hareket ederek, kapanacak dairesinin hangi daire olduğuna karar verip, bir dairesini kapatıp, iki dairesinin görevlerini ‘her yönüyle bütünüyle’ düzenlemesi, yasama yetkisi kullanmak niteliğinde. HSK, mevcut yasanın anayasaya aykırı olmayan hükümleri uyarınca görev yapacak iken, HSK bununla yetinmemiş, görev sınırını aşmış, bir yasakoyucu gibi hareket etmiş, uyum yasası öncesinde o süreye kadar adeta kendi alanında bir uyum yasası çıkarmış. Hukukun üstünlüğünü gözetmesi gereken HSK, iktidarın çıkaracağı anlaşılan uyum yasalarını daha iktidar çıkarmadan, durumdan vazife çıkartarak iktidardan önce davranıp, aldığı kararla henüz çıkmayan o uyum yasaları hükümlerine fiilen geçerlilik sağlamış. HSK, iktidarın beklentilerini değil, yargının güvence ve bağımsızlığı için var olduğunu unutmamalı. HSK’nin göreve başlar başlamaz attığı ilk adımda, varlık nedeni gereği yargıya güvence olma değil, yargıyı iktidar adına yönetme şeklinde irade sergilemesi son derece manidar.” Sivil toplumdan HSK’ye Mustafa Karadağ çağrısı Aralarında çok sayıda baro ve hukuk derneği ile demokratik kitle örgütlerinin bulunduğu 64 sivil toplum kuruluşu, Ankara hâkimi ve Yargıçlar Sendikası Başkanı Mustafa Karadağ’ın yazdığı bir yazı nedeniyle Şanlıurfa’ya sürgün edilmesine tepki gösterdi. Sivil toplum kuruluşlarından Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na yapılan çağrıda Karadağ’ın önceki gö revine iade edilmesi talep edildi. Ankara 11. Aile Mahkemesi Hâkimi ve Yargıçlar Sendikası Başkanı Mustafa Karadağ’ın, HSK tarafından fikri sorulmadan, onayı alınmadan Şanlıurfa’ya tayin edildiği belirtilen açıklamada “Bununla da yetinilmemiş, kuruluşundan bu yana 14 yıldır aile mahkemesi hâkimi olarak görev yaptığı halde uzmanlık ala nı dışında daha önce hiç çalışmadığı iş mahkemesinde görevlendirilmiştir” denildi. Açıklamada, 30 yıllık mesleki kıdeme sahip bir yargıcın onayı alınmadan Şanlıurfa’ya atanmasının anayasal koruma altındaki hâkimlik teminatına, sendika yöneticisinin sendika merkezinin bulunduğu yerden başka bir yere tayininin kanuni sendikal güvenceye aykırı olduğu kaydedildi. haber EDİTÖR: HAKAN AKARSU TASARIM: ŞÜKRAN İŞCAN Zeytin ağacı... Ben ‘Zeytin Ağacı’yım. Doğanın bütün canlılara armağanıyım. Meyvemi insanlar kadar kuşlar da yer, öteki canlılar da. Barışı simgelerim ben. Güvercinin ağzındaki zeytin dalı barışın simgesidir. Yaşamsever ağacım. Toprağın üzerinde dururum. Siz, ah insanlar, evet siz, toprağın altına meraklısınız. Madenler sizin tutkunuzdur. Altın çıkarmak istersiniz. Toprağı yağmalarsınız. Altın hiçbir işinize yaramaz. Süs için kullanırsınız, para yerine saklarsınız. Benim toprağımı zehirliyorsunuz. Benim köklerimi zehirliyorsunuz. Aslında, ah insanlar, evet siz, kendinizi zehirliyorsunuz. Yaşamınızı zehirliyorsunuz. Siz, ölümsever oldunuz. Öldürmeyi seviyorsunuz. Öldürdüğünüz her şeyle birlikte kendinizi de öldürüyorsunuz. Yaşamseverlik. Ölümseverlik. Bu ikisinden ölümü neden seçiyorsunuz? Bilmiyorum. HHH Bildiğim bir şey var. Aslında hiçbir şeyin hakkına saygı duymuyorsunuz. Sizi burdan görüyorum. Güçlünüz güçsüze zalim. Erkeğiniz kadınına zalim. Büyüğünüz küçüğünüze zalim. Zulüm sizin günlük işiniz olmuş. İnsansınız ama insanlığı unutmuşsunuz. Üstüne bastığınız toprak anayı yağmalıyorsunuz. Doğanın evlatları ağaçları kesiyorsunuz. Yeşile düşman olmuşsunuz. Ben zeytin ağacıyım. Bin yıldır burdayım. Kimleri gördüm, nelerin tanığı oldum. Barışlar gördüm, savaşlar gördüm. Bu denli yaşam düşmanını hiç görmemiştin. İşte, şimdi sizi görüyorum. Ölümseverler. Ağaç kesiciler. Toprak kazıcılar. Aslında mezarlarınızı kazıyorsunuz. Aç kalacak, birbirinizi yiyeceksiniz. Sizi uyarmanın hiç faydası yok, biliyorum. Siz ancak kendi felaketinizden öğrenirsiniz. Bu toprakların yağmacıları. Ama bilmediğiniz şeyler var, öğreneceksiniz. Görmediğiniz şeyler var, göreceksiniz. HHH Doğa, ona yaptığınızı unutmaz. Akarsularının önünü tıkarsınız, sel olur evlerinizi yıkar. Temeline bakmaz evler yaparsınız, deprem olur sizi mahveder. Toprağını zehirlersiniz, ürün vermez, aç kalırsınız. Havasını kirletirsiniz, sizi hastalıklara boğar. Doğa ile oynamayın derler, dinlemezsiniz. Bedelini ağır ödersiniz, ödeyeceksiniz. Yaptığınız bunca haksızlık. Hapishanelere kapattığınız onca suçsuz insan. Sizden haklarını istemeyecek mi? İşten attığınız binlerce insan. Sizden haklarını almayacak mı? Şimdi kendinizi güçlü sanıyorsunuz. Güçlü değilsiniz. Haklı olmayanın gücü geçicidir. Doğru olmayanın kazancı sahtedir. Sizin sandığınız güç sizin değildir. O güç size verilmiş bir emanettir. Haksızlık, o emanete hıyanet etmektir. Bunun hesabını verirsiniz. Bu hesabı sizden doğa sorar. Bu hesabı sizden ağaçlar sorar. Bu hesabı sizden topraklar sorar. Bu hesabı sizden insanlar sorar. Bu hesabı sizden ben sorarım. Ben, bin yıllık zeytin ağacı. Bu hesabı sizden ben sorarım. Beni kesersiniz, olabilir. Benim hesabımı binlerce zeytin ağacı sorar. Yunanistan’da, İtalya’da, İspanya’da yaşayan binlerce zeytin ağacı kardeşim. Sizden benim hesabımı sorarlar. Hiç gözüm arkada kalmaz benim. Sizin vicdanınıza seslenmem, bilirim ki yoktur. Sizin insafınıza seslenmem, bilirim ki yoktur. Ama bilirim ki ülkenizin vicdanı vardır. Ülkenizin vicdanlı insanları vardır. Ülkenizin adaletli insanları vardır. Onlar, sizin emanet gücünüzü elinizden alacaklardır. Ve sizden hesap soracaklardır. Benim hesabımı da. Toprağın hesabını da. Ağaçların, yeşil doğanın hesabını da soracaklardır. O zaman sizinle ödeşmiş olacağız. Şimdi, getirin baltanızı, görelim. Hesabınıza bunu da ekleyelim. Biz unutmayız, sen de unutma... C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog