Bugünden 1930'a 5,446,570 adet makale



Katalog


«
»

Cuma 17 Şubat 2017 2 sibelbahcetepe@gmail.com Ösonncrea essetlefiteikysUbödaöamuazzyyçmhreugleaüanlıiknyydnioelamaalatrsş.irlatnma,errt(ıatnstisığeığnıyilıfnliaeı ) Selfie yani özçekim nedeniyle son yıllarda estetik ameliyatlara olan ilginin arttığı belirtiliyor. Uzmanlar, sel fie yapan kişilerin fotoğraflarda nasıl çıktıklarını önemsedikleri ni belirterek, daha çok burun es tetiğine yöneldikle rini söylüyorlar. Modern yaşamda artık insanların da ha çok estetik kay gılarının olduğu SİBEL BAHÇETEPE nu söyleyen İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Kulak Burun Boğaz Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Denizhan Dizdar, gerek yaşanan problemler ge rekse estetik kaygılardan günümüzde estetik ame liyatlara ilginin arttığını vurguluyor. Dr. Denizhan Yüzdeki ifade değişiyor Dizdar tilecek olan hastamızı “Günümüzde insanlar selfie aynı esnada böyle bir talebi de çekimlerinin yaygınlaşması ile varsa, bu sorunun çözümündeki birlikte fotoğrafta nasıl çıktık ameliyatta estetik kaygısını da larını önemsiyor” diyen Dizdar ortadan kaldırabiliyoruz” açıkla “Burun da profil olarak değer masını yapıyor. lendirdiğimiz zaman çok önemli bir noktada duruyor. Sonuçta Tam iyileşme 1 yıl yüzümüzdeki ifadeyi bile değiş Dizdar, şöyle devam ediyor: tirebiliyor. Bu yüzden de estetik “Biz bu ameliyatları genel ameliyat talepleri çok arttı. Biz anestezi ile yani hastayı tama de burun problemi olan ve zaten men uyutarak yapıyoruz. Gü nefes almadaki problemi düzel nümüzde bu tarz ameliyatlar için kullanılan gerek teknoloji ve aletler gerçekten üst düzeyde. Türkiye estetik ameliyatı ve malzemeleri konusunda çok ileride. Burun estetiğinde o kadar milimetrik işlemler yapıyoruz ki o yüzden kullanılan aletler de çok ince bir işçilikle yapılıyor. Türkiye hakikaten bu konuda hem malzeme üretiminde hem de estetik ameliyatı konusunda başkent diyebiliriz. Bizim için çok önemli bir gelişme. OPERASYON RİSKLERİ NEDİR? Dizdar, bu ameliyatlardaki riskleri şöyle özetliyor: “Genel anestezi ile yapılan tüm işlemlerin kendine ait riskleri var. Bu riskleri biz hastalarımızla her zaman konuşuruz. Bu riskin yaşanması, uçağa bindiğimizde uçağın düşmesi ile aynı orandadır. Fakat burun ameliyatı olarak baktığımızda ameliyat hayati bir risk taşımaz. Bu bizim beklediğimiz bir durum değildir. Ameliyat sonrası kanamalar, ağrılar olabilir ya da sonrasında rötuşların yapılacağı bir ortam ortaya çıkabilir. Bunun dışında burun ameliyatının kendine ait riskleri yoktur.” Estetik ameliyatların tam sonuçlarını 9 ay ile 1 yılın sonunda alıyoruz. Yani ameliyat sonrası ödemin gitmesi ve burnun kendi şeklini alması 9 ayı buluyor. Ama hedef şudur; ameliyatın 1. ayında sizi tanımayan birisi sizin ameliyat olduğunuzu kestirememesi. Yani ameliyat şişkinliği ve ödemin yüzde 80’i ilk ayda iner. Bunun dışındakiler için ise sabrederek 9 ay ile 1 yıl arası beklememiz gerekiyor.” vitamini, gripten koruyabilir İngiltere’de yapılan bir araştırma sonuçları sağlıklı beslenmenin yanında, D vitamini kullanmanın grip ve nezleyi önleyebileceğini ortaya koydu. Ancak İngiltere Sağlık Bakanlığı’na bağlı sağlık kurumu Public Health England (PHE), verilerin kesin bir sonuç vermediğini söylüyor. Prof. Louis Levy, “Araştırmaya bakarak D vitamininin üst solunum yolla rı hastalıklarını önlediğini söyleyemeyiz çünkü yeterli bir kanıt sunmuyor” derken; Birmingham Üniversitesi’nden Prof. Martin Hewison da “Araştırmanın D vitaminin yalnızca kemik sağlığından daha fazla önemi olduğunu gösterdiğine katılıyorum” diyor. ‘Obez olsaydım neleri yapamazdım’ Türk Böbrek Vakfı tarafından ilk ve ortaöğrenim öğrencilerine yönelik düzenlenen video ve fotoğraf yarışması başladı. “Ben obez olsaydım neleri yapamazdım” temalı yarışmaya başvurular 28 Şubat tarihlerine dek sürecek. Yarışmacılar, en fazla 20 saniyelik bir video veya bir fo toğraf ile turkbobrekvakfi@ gmail.com adresine, iletişim bilgileri ile birlikte başvurabilecek. Tüm başvurular vakfın sosyal medya hesaplarından paylaşılacak. En yüksek beğeni alan iki katılımcı, biri video diğer fotoğraf/resim alanında sürpriz ödüle sahip olacak. sağlık EDİTÖR: SİBEL BAHÇETEPE TASARIM: ZARİFE SELÇUK Parti devletine hayır Bir devletin bir partiyle özdeşleştirilmesi, tüm bir devlet aygıtının, yargısıyla, yasamasıyla, yürütmesiyle bir partinin emrine verilmesi, Faşizmin en net ve en saf biçimlerinden biridir: Yakın tarihte Avrupa’da, Almanya’da ve İtalya’da çok kanlı bir biçimde yaşanmıştır! Ne yazık ki, 16 Nisan’da referanduma sunulacak olan Anayasa değişiklik önerileri, Türkiye’de de, Cumhuriyet rejimini bitirecek ve yeni bir Parti Devleti kuracak maddeler içeriyor: 1) Cumhurbaşkanı partili olacak; elbette sıradan bir “partili” değil, bir partinin lideri, Genel Başkanı olacak. 2) Partili Cumhurbaşkanı, yardımcılarını kendisi atayacak ve atanmış olan bu kişiler gerekli olduğunda seçilmiş Cumhurbaşkanı’nın yetkilerini kullanarak bizi yönetecek. 3) Partili Cumhurbaşkanı’nın seçtiği bakanlar, Meclis tarafından denetlenemeyecek. 4) Partili Cumhurbaşkanı, ülkeyi Meclis’in çıkardığı kanunlara gerek duymadan kararnameler ile yönetebilecek. 5) Partili Cumhurbaşkanı, devletin bütün yöneticilerini atayacak, yeni vilayetler kurabilecek. 6) Partili Cumhurbaşkanı, Anayasa Mahkemesi üyelerini ve HSK üyelerini seçecek. Seçtiği HSK üyeleri de yargıçları tayin edecek. Anayasa Mahkemesi ve HSK ile birlikte Danıştay ve Yargıtay da, yani tüm adalet mekanizması da partinin emrine girecek. HHH Türkiye bu noktaya nasıl ve neden geldi? 1) Çok partili düzene geçildiğinde Demokrasi’den yararlanacak olan sermaye sınıfı ve işçi sınıfı gelişmemişti. İktidara toprak ağalarının temsilcisi olan Demokrat Parti geldi ve temel hak ve özgürlükleri sınırlayıp kısıtlayarak Demokrasiyi yozlaştırdı. 2) 1950’den beri Türkiye’yi yöneten sağ parti ve askeri darbe liderleri demokrat olmaktan çok demagogdular. Temel hak ve özgürlükleri savunmak yerine halkın duygularını okşayarak çoğunluk baskısı oluşturdular. 3) Muhalefet hakkı ve özgürlüğü, ifade hakkı ve özgürlüğü gibi temel hak ve özgürlüklerin, sınıfsal destekten yoksun olması, Demokrasiye inanmayan iktidarların önünü açtı. 4) Toplumun mevcut değerler sisteminin, çok hızlı değişmesi, bir Anomi durumunu (değersizlik, kuralsızlık durumu) doğurdu, bu durum iktidarların siyasal/ahlaki değerleri kolaylıkla yozlaştırmalarına yardımcı oldu. Bu 4 maddede özetlediğim gibi, “Parti Devleti” önerisi, uzun dönemli sınıfsal gelişme, siyasal ve kültürel/sosyoekonomik kalkınma, eğitim ve örgütlenme yetersizliklerinin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır! HHH Parti Devleti önerisi, başarısız olduğu için gittikçe zayıflayan bir iktidarın, kendisini güçlendirmek için attığı son bir adım olarak ülkenin önüne konmuş izlenimi veriyor. 15 yıldır iktidarda olanların artık ülke sorunları için önerebilecekleri hiçbir yeni çözüm kalmadığı için de, kişisel iktidarlarının güçlendirilmesine yönelik değişiklik önerilerinin halka açıklanması ve anlatılması yerine, “Hayır” diyenlerin suçlanması gibi çok yanlış ve tehlikeli bir yol seçilmiş görünüyor. Türkiye’deki demokrasi bilincinin, insanlık tarihinde bir kara leke olan, “Parti Devleti” önerisine “Hayır” diyecek bir düzeye eriştiğini düşünüyorum. Erkan Çetin Işıl Çetin DTra.şSdeevmalir 11 haftalık hamile olan Işıl Çetin bebeğinin cinsiyetini öğreneceği günü bekliyor. ‘Asla pes etmeyin’ Çetin çiftinin yedi yıllık çocuk özlemi altın yumurta yöntemi ile son buldu Yedi yıllık evli olan Işıl ve Erkan Çetin çiftinin çocuk özlemi beş aşılama tedavisinden sonra ilk tüp bebek denemesinde son buldu. İzmir’de yaşayan çift, İstanbul’da gördükleri tedavi sonucunda “altın yumurta” sayesinde müjdeli haberi aldı. Anne adayı Çetin, tedavi sürecinde asla pes etmediklerini belirterek “Çocuk özlemi çeken aileler kesinlikle pes etmesinler” mesajını verdi. 6 yılda 5 aşılama İzmir’de yaşayan yedi yıllık evli Işıl (30) ve Erkan (33) Çetin çifti, bebek sahibi olabilmek için çok sayıda hekime gitti. Açıklanamayan kısırlık tanısı ile altı yılda tam beş kez aşılama tedavisi gören çift, bir türlü annebaba olamadı. Çift, tedavi için İstanbul’a gelme kararı aldı. Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Seval Taşdemir ile görüşen çift, detaylı incelemeden geçirildi ve rahim içerisinde polipler tespit edildi. Tüp bebek öncesinde histeroskopi ile yani kameralı sistemle rahim içerisindeki polipler alındı. Işıl Çetin’e tüp be bek tedavisi öncesinde üç ay boyunca bağışıklık aşısı tedavisi yapıldı. Sonrasında çift tüp bebek tedavisine alındı. Tüp bebek tedavisinde mikro enjeksiyon tekniği ve sperm seçiminde de mikroçip tekniği kullanıldı. Işıl Çetin’den elde edilen yumurtalardan bir tane sağlıklı yumurta (altın yumurta) elde edildi. Bu sağlıklı altın yumurta, eşinden elde edilen kaliteli spermle birleştirildi. Elde edilen sağlıklı embriyoya, anne rahmine yerleştirmeden önce embriyonun dış kabuğunun inceltilmesi yöntemi uygulandı, sonra transfer yapıldı. Heyecanlı bekleme süreci başladı. 11 haftalık hamilelik Tam 10 gün sonra müjdeli haber aile ile paylaşıldı. Işıl Çetin hamileydi. Sevinçten havalara uçan çift, bebeklerini kucaklarına alacakları günü iple çekiyor. 11 haftalık hamile olan Işıl Çetin “2017’nin ilk günü müjdeli haberimizi aldık. Bizim hayattaki en büyük hediyemiz; 11 haftalık miniğimiz. Çocuk özlemi çeken aileler pes etmesinler” dedi. Gaziosmanpaşa’ya fizik tedavi hastanesi Gaziosmanpaşa Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi yakında hizmete girecek. 350 yatak kapasiteli olacak hastanede, 270 kişilik konferans salonu, egzersiz havuzları, atölyeler, teknik birimler, alternatif tedaviler gibi fonksiyonel alanlar olacak. 4 kat ve zemin +3 kat bodrumdan oluşan hastanenin 6 bin 100 metrekare alandan oluşan zemin katında; standart hasta yatak ünitesi, poliklinikler, idari birim, çocuk oyun alanı ve bekleme salonu yer alacak. l İHA C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog