Bugünden 1930'a 5,500,335 adet makale



Katalog


«
»

DUNYA Erdoğan’a İran’dan sert yanıt Körfez turuna çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bahreyn’de “Irak ve Suriye’nin Fars milliyetçiliği yüzünden bölünmesini engellemekten” söz etmesi İran’ı kızdırdı. “Anlaşılan Erdoğan açıklamalarını bulunduğu yerin atmosferinin etkisinde ve özel bir heyecan duru munda yapmış” diyen Dışişleri sözcüsü Behram Kasimi, İran’ın Irak’ın davetiyle hareket ettiğini ve Türkiye’de eylem yapan teröristlerle savaştığını dile getirdi. Fırat Kalkanı’nın hukuksuzluğunu ima edip “Teröristleri desteklemek, kendi siyasi amaçları için kullanmak komşu ülkelerin egemenliğine saygısızlıktır” dedi. Erdoğan dün Katar Emiri Şeyh AlSani’ye konuk oldu. Perşembe 16 Şubat 2017 dishab@cumhuriyet.com.tr TASARIM: BAHADIR AKTAŞ ‘Rus ajanların cebinde’ nilgun@cumhuriyet.com.tr 7 Trump’ın ekibinin kampanya sırasında Rus istihbarat yetkilileriyle sürekli telefon görüşmesi yaptığı iddia edildi. Haber ABD istihbaratının dinlemelerine dayanıyor ABD’de Başkan Donald Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn’in resmen atanmadan önce Rus büyükelçi ile yaptırımları konuştuğu iddialarının ardından istifa etmesi, krizi yatıştırmaya yetmedi. Başkan’ın çevresindeki diğer isimlerin Rus istihbaratıyla iletişim halinde olduğu iddia edildi. New York Times ve CNN, eski ve halen görevdeki yetkililere dayanarak, seçim sürecinde, özellikle 2016’da Trump’ın kampanya danışmanlarının Rus istihbarat yetkilileriyle görüşmeler yaptığını ileri sürdü. Buna göre görüşmeler, Rusya’nın ABD seçimlerine siber saldırı yoluyla müdahale ettiği iddialarının dayandırıldığı rutin istihbarat toplama sırasında takibe takıldı. Kampanya görevlileri ile yabancı devletlerin temsilcilerinin görüşmesinin sıradışı olmadığına dikkat çeken yetkililer, görüşmelerin sıklığı ve görüşenlerin Trump’a olan yakınlığının ABD istihbarat servislerinin harekete geçmesine yol açtığını aktardı. Rus yetkililerin seçimden önceki ve sonraki konuşmalarında Trump’a yakınlıklarından bahsetmeleri de istihbaratçıların şüphelerini artırdı. Ruslarla görüşenler arasında Flynn’in yanı sıra Trump’ın eski kampanya direktörü Paul Manafort’un adı anıldı. Trump Flynn’i övdü Yetkililer dinlemeye takılan diğer isimler, konuşmaların içeriği, Rus istihbarat yetkililerinin kimlikleri, kaç danışmanının Ruslarla görüştüğü konusunda bilgi vermedi. Rusya’nın Trump lehine seçime siber saldırı yoluyla mü Flynn’in (solda) Aralık 2015’teki Putin’le samimi görüntüleri yeniden servis edildi. dahale ettiği iddialarıyla ilgili raporda bu bulguların yer aldığı öne sürüldü. Manafort iddiaları yalanlayıp “Bilerek hiçbir Rus istihbaratçıyla konuşmadığını” söyledi. FBI’ın telefon görüşmeleriyle ilgili mülakata aldığı öğrenilen Flynn’in ardından Trump “Muhteşem bir adam. Yasadışı sızdırılan belgeler yüzünden böyle muamele görmesi çok ama çok adaletsiz” dedi. Yerine Koramiral Robert Harward’ı ataması gündemde. Kremlin: İtibar etmeyin Kremlin sözcüsü Dimitri Peskov, adı açıklanmayan kaynaklara dayanan bu haberlere itibar edilmemesini istedi. Rusya Dış İstihbarat Servisi de “temeli olmayan imalara” yorum yapmayacağını duyurdu. Beyaz Saray Sözcüsü Sean Spicer’ın “Trump, Rus hükümetine Ukrayna’da gerginliği azaltmasını ve Kırım’ı iade etmesini beklediğini açıkça ifade etmiştir” açıklamasına ise Peskov Kırım’ın iadesini konuşma konusu bile yapmayacakları yanıtını verdi. Rus Dışişleri sözcüsü Maria Zaharova “Biz topraklarımızı geri vermeyiz. Kırım, Rusya’nın toprağı” dedi. ‘Vatana ihanet’ skandalına döndü Beyaz Saray tarafından Flynn’in Rus elçi ile telefon görüşmesinin sorunlu olduğunu “haftalar öncesinden bildiği” açıklanan Trump’ın başkanlığı bir ayı doldurmadan sallanıyor. Trump yönetiminin Rus istihbaratıyla iddia edilen ilişkilerine Demokrat Partililer “vatan hainliği”, “yüzyılın skandalı” tepkisini gösterirken koroya Cumhuriyet Partililer de katıldı. Senato Silahlı Hizmetler Komitesi Başkanı, önde gelen Cumhuriyetçi senatör John McCain, Flynn’in istifasının “mevcut ulusal güvenlik aygıtının iyi işlemediğine dair endişe verici bir işaret” olduğunu söyledi. McCain, “Beyaz Saray’da farklı güç noktaları, daha önce hiç şahit olmadığımız şekilde bir karışıklığa neden oluyor” dedi. Cumhuriyetçiler de soruşturma talep ederken Demokratlar hükümetin karışmadığı bağımsız soruşturma istiyor. ‘Yalan haber medyası’ Yine Twitter’a sarılan Trump, ilkin “Rusya bağlantısı saçmalığı, yalnızca Hillary Clinton’ın hatalarını örtme girişimi” diye yazdı. Ardından “Yalan haber medyası, komplo teorileriyle ve nefret söylemleriyle kafayı bozmuş durumda. MSNBC ve CNN izlenmeyecek durumda. Fox ise harika!” dedi. İstihbaratın New York Times ve Washington Post’a haber sızdırmasının yasalara aykırı olduğunu, suç teşkil ettiğini ileri sürdü. RUSYA’dan nispet gibi Kürt Konferansı Rusya’nın başkent Moskova’da dün başlayan Kürt Konferansı’na Kürt siyasilerin yanı sıra çok sayıda Rus milletvekili, diplomat, akademisyen katılıyor. Türkiye’den HDP milletvekilleri Osman Baydemir, Dilek Öcalan, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın avukatı Ebru Günay yer alıyor. Ankara’nın “terör örgütü” kabul ettiği PYD’nin davet edildiği konferansta, işbirliği yaptığı Kuzey Irak hükümetinin temsil edilmemesi dikkat çekti. Öcalan atfı yapıldı Açılış konuşmasını yapan Rusya Kürt Sosyal Kurumlar Birliği temsilcisi Araf Azmani, konferansın Öcalan’ın Kenya’dan Türkiye’ye getirildiği 15 Şubat’a denk gelmesinin bir mesaj olduğunu belirtti. Ortadoğu ve Orta Asya Araştırma Merkezi Başkanı Simyon Bagdasarov “Bu ‘Kürtler birlik olamaz’ diyen tüm kesimlere güzel bir cevap oldu” diyerek YPG’yi silahlandırmaları gerektiğini söyledi. PYD Eşbaşkanı Asya Abdullah ise Suriye krizinin çözümünde “Kürtlerin katılmadığı bir toplantı ve oluşacak bir anayasa Kürtleri bağlamaz” dedi. Baydemir, Abdullah’la el sıkıştı. Abd savunma bakanı nato’ya rest çekti ABD’nin “kuduz köpek” lakaplı Savunma Bakanı James Mattis, dün ilk kez NATO savunma bakanları toplantısına katıldı. ABD Başkanı Donald Trump’ın “köhnemiş NATO’dan çekilme” tehditleriyle endişeye sevk ettiği Avrupalı mevkidaşlarına “NATO temel ilkemiz olmaya devam ediyor” diyen Mattis, ardından “Biz, sizin çocuklarınızın güvenliğini sizden daha çok dert edinemeyiz. Amerika’nın ittifaka bağlılığının azaldığını görmek istemiyorsanız hepiniz ortak savunmamıza destek olmalısınız” diye tehdit etti. Harcamaların artırılmasıyla ilgili yılsonuna dek somut plan sunulmasını istedi. Öte yandan bugün ABD ile Rusya’nın hem genelkurmay başkanları hem de dışişleri bakanları görüşecek. iran’dan animasyon şov İran, yakında gösterime girecek “Basra Körfezi Muharebesi 2” isimli uzun metrajlı animasyon filmi konuşuyor. Film, ABD askerlerinin İran’ın bir nükleer reaktörüne saldırmasıyla başlıyor. ABD savaş gemilerine Devrim Muhafızları balistik füze yağdırıyor. Efsane komutan Kasım Süleymani’nin telsizden “Cehenneme gidince ‘Beni Kasım gönderdi’ de” demesiyle bir geminin infilak etmesi bir oluyor. Filmin sonunda tüm gemiler yönetmen Ferhad Azima’nın ifadesiyle “denizin dibindeki balıklara akvaryum” oluyor. “Bu da Trump’a ders oluyor!” Arapların askeri ittifakına İsrail eli Trump yönetimi, ABD’nin Sünni Arap müttefikleri arasında bir askeri ittifak kurulması için çalışıyor. ‘Ortak düşman İran’ Wall Street Journal (WSJ) gazetesine göre ittifakın amacı İsrail ile “ortak düşman” İran’a karşı istihbarat paylaşımı yapmak. İttifakta Suudi Arabistan, BAE’nin yanısıra İsrail ile barış anlaşmaları bulunan Mısır ve Ürdün’ün yer alacağı, diğer Arap ülkelerinin katılmasının mümkün olduğu ileri sürüldü. Bazı Arap diplomatların İsrail ile işbirliği karşılığında Batı Şeria ve Doğu Ku düs’teki Yahudi yerleşimlerine son vermesini talep ettikleri kaydedildi. NATO benzeri ittifak için detayların halen netleştirilmeye çalışıldığı, ABD’nin ittifaka askeri ve istihbarat desteği sağlamasının söz konusu olduğu ifade edildi. Bir Arap diplomat “İsrail’in rolü asker göndermek değil istihbarat paylaşımı olabilir. İsrail hedefleri ve istihbaratı sağlayabilir. Onların iyi oldukları konu bu” dedi. Dün Trump’la ortak basın toplantısında bu ittifakla ilgili soruları İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu “Hep birlikte çalışırsak İran’ın saldırganlığını geri çekmesini sağlarız” diye yanıtladı. İki devletli çözüme desteği sona erdirdi ABD Başkanı Donald Trump, dün İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’yu ağırlarken, İsrailFilistin’e iki devletli çözümden desteği resmen çekti. “Hem iki devlete hem tek devlete bakıyorum da iki tarafın hoşuna giden seçenek neyse ben onunla mutlu olurum” diyen Trump, İsrail’in yerleşim inşaatından “biraz geri durmasını” istedi. “Filistinlilerin çocukluktan itibaren muazzam nefretle yetiştirilmemesi ve İsrail’i Yahudi devleti olarak tanımasından” söz eden Trump, İsrail’in Ürdün Nehri’nin batısında güvenlik kontrolüne sahip olmasını savundu. ‘Kardeş suikastında’ kadın zanlı Kuzey Kore lideri Kim JongUn’un sürgündeki üvey kardeşi Kim YongNam’ın zehirlenerek öldürülmesiyle ilgili bir kadın zanlı yakalandı. Malezya polisi, Kuala Lumpur havalimanında işlenen cinayetten iki gün sonra yakaladığı zanlının kimliğini, Vietnam pasaportlu Doan Thi Huong (28) olarak açıkladı. Güvenlik kameraları görüntülerinde “LOL” (Çok güldüm) yazılı beyaz bluz giymiş Asyalı bir kadın saptanmıştı. Dün Adli Tıp Kurumu’na giden K. Kore diplomatlarının Malezya yetkililerini Kim’e otopsi yapılmaması için saatlerce iknaya çalıştığı ama başarısız olduğu haberi geldi. G. Kore istihbaratına göre 2012’de suikast girişiminden kurtulan Kim, babasının 3. eşinden olma üvey kardeşi Kim JongUn’a mektup gönderip kendisi ve ailesinin canlarının bağışlanması için yalvarmıştı. Kim YongNam’ı Kim JongUn’un öldürttüğü iddia edilirken Vietnamlı bir kadın zanlı yakalandı. Yeni Türkiye’nin fotoğrafı Türkiye’de felaketler hep felaketlerin üstünü örtüyor. Hiçbirini tartışamıyoruz. İki ay önceki Rus büyükelçisinin katli unutuldu bile. Sonra Reina badiresi geldi. O da arşivlendi. Bir badireden diğerine koşan insanların dumur halinde yaşamaya zorlandığı bir ülkede sanki normal bir oylama yapılabilirmiş gibi, şimdi sade referandum konuşuluyor. At izinin sürekli “it izine karıştığı” ortamda “hayır” diyenler, inanılmaz bir rehavet ve vurdumduymazlıkla “terörist” ilan ediliyor. Gerçek teröristler üzerine kafa yorulmazken, iktidarı desteklemeyen seçmenler rastgele terörist damgası yiyor. Sahi acaba kimdi Rus Büyükelçi Andrey Karlov’u Ankara’nın göbeğindeki bir sergide, salon dolusu insan önünde kan dondurucu soğukkanlılıkla katleden “radikal İslamcı” Mevlüt Mert Altıntaş? Dünyadaki cinneti anlatıyor FETÖ’cü deyip geçiverdiler. Altıntaş’ın FETÖ’cü olduğuna dair hangi somut kanıt vardı? Bunları hiç öğrenemedik. FETÖ’cü olsun ya da olmasın ilaveten çevik kuvvetin içinden bu denli tehlikeli bir “terörist”in çıkmasının anlamını ve mahiyetini hiç tartışmadık. Bütün bunlar aklıma 2017’nin büyük basın ödülü fotoğrafını alan Burhan Özbilici’nin o meşhur Karlov cinayeti karesini tekrar gördüğümde geldi. Uluslararası basının sil baştan çarşaf çarşaf yer verdiği Özbilici’nin ödüllü fotoğrafı, referandum tartışmalarına gömülen bizim gazetelerde tahmin edilebileceği gibi savsaklanmıştı. Büyükelçinin yere düştüğü tarihi anı kayda geçen Özbilici’nin “belge” değerindeki fotoğrafı, hatırlanılmasından hoşlanılmadığı bir olayı kayda geçtiğinden bizde aşikâr biçimde ilgi görmemişti. Bir karşılaştırma yapmak için söylüyorum. İtalya’da tüm büyük gazetelerin hepsi “Corriere della Sera”, “Repubblica”, “La Stampa” Özbilici’nin fotoğrafını hem “birinci sayfa”dan girdiler, hem fotoğrafa içeride boydan boya yeniden “tam sayfa” yer ayırdılar... Büyükelçi’nin yerde yattığı, gözlüğünün bir yana savrulduğu, ayakkabılarının altının görüldüğü “ikon” fotoğraftan söz ediyorum. Olay öyle yeni olmuş ki, Büyükelçi’nin kravatı havada kalmış. Yerçekimiyle henüz gövdesinin üstüne düşmemiş. Onca sıcak bir anın görüntüsünü yakalamış Özbilici. “FETÖ”cü diye geçiştirilen Mevlüt Altıntaş ise cesedin yanında iki bacağını iki yana pergel gibi açmış, sol işaret parmağı havada... Radikal İslamcıların “öfkesi ve kiniyle” tekbir getiriyor. Hani fotoğrafın dili olsa konuşacak. Dünyada 80 bin 408 fotoğraf ve 5 bin fotoğrafçı arasından Özbilici’nin bu fotoğrafının birinciliğe layık görülmesine yol açan neden; resmin böyle yalnız çok canlı bir anı tarif etmesi değil. Aynı zamanda birebir “uygarlık çatışmasının” fotoğrafı olması. Ankara’daki menfur suikast, Berlin “Noel çarşısı” saldırısıyla aynı gün yaşanmıştı. Avrupa basını, çok iyi hatırlıyorum ertesi gün baş sayfalarını ikiye bölerek; bu iki olayı, aynı “uygarlık çatışması”nın iki veçhesi olarak vermişlerdi. FETÖ filan Batı’da kimsenin umurunda olmadı. Özbilici’ye şimdi dünya basınının bu en prestijli fotoğraf ödülünü kazandıran jüri üyelerinden Mary F. Calvert bunu, “Bu fotoğraf yaşadığımız çağın nefretini özetliyor” diyerek ifade ediyor ve ekliyor: “Bu fotoğrafı dünyada görmeyen az kişi vardır. Bu muazzam bir fotoğraf. (Ben bunun) zamanımızın nefreti ile Suriye, Rusya ve ABD’de olanlar ile çok bağlantılı olduğunu düşünüyorum”. Baskıda ‘pilot model’ “Uygarlık çatışması”nın cihana nam salan bu özgün numunesini Türkiye’den çıkaran koşullar nedir, tartışması bizde hiç yapılmazken, “Türk modeli” böyle işte farklı biçimlerde simgeleşiyor. Guardian’ın açtığı son anketi duymuşsunuzdur. “Erdoğan ya da ifade özgürlükleri: Bugün Türkiye’de yaşamak nasıl bir şey?” başlığıyla önceki gün anket başlatan gazete; Türkiye’den ankete katılacak okurlara günlük yaşamlarında baskıdan nasıl etkilendiklerini soruyor ve ilginç şekilde “Başka ülkelerde benzer liderler altında yaşayan insanlara tavsiyeleriniz nelerdir?” sorusunu yöneltiyor. Türkiye’nin “dünyanın en büyük gazeteci hapishanesine dönüştüğünü” vurgulayan gazete; “ülkenin bir zamanlar Müslüman ülkeler içinde seküler demokrasisi ile modelken” bugün ABD dahil önde gelen otokrasilerinin modeli olduğuna gönderme yapıyor. Astana’da düzey düştü Suriye için RusyaİranTürkiye’nin garantörlüğündeki Astana görüşmesi silahlı muhaliflerin bir gün gecikmesiyle bugüne sarktı. Astana’yı boykotla tehdit eden muhalifler, sonuçta bir teknik heyet gönderdi. Türkiye de daha düşük düzeyde heyet yolladı. BM’nin Suriye Temsilcisi Staffan de Mistura da katılmayacağını açıkladı. C MY B nilgun
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog