Bugünden 1930'a 5,499,814 adet makale



Katalog


«
»

Perşembe 16 Şubat 2017 EDİTÖR: ELİF TOKBAY TASARIM: ZARİFE SELÇUK 40/ 3 0 140/0 0 00/ 3 0 60/ 1 0 50/ 5 0 50/ 1 3 0 60/ 2 1 0 00/ 4 0 90/0 0 60/ 2 0 10/ 8 0 110/6 0 90/ 1 0 110/8 0 100/4 0 40/ 1 0 0 130/7 0 140/2 0 90/5 0 160/1 0 30/ 1 0 140/1 0 TARİHTE BUGÜN 1950: Çoğunluk sistemine dayalı seçim yasası onaylandı. Demokrat Parti’nin kurucularından Adnan Menderes, yeni tasarının savunuculuğunu yaptı. Yasaya karşı çıkanların sözcülüğünü ise Millet Partisi’nden Hasan Dinçer üstlenmişti. Dinçer, yeni kurallara göre tek oy farkıyla önde olan partinin bir ildeki tüm vekilleri çıkaracağını, bunun da çok sakıncalı durumlar yaratacağını söylemişti. Ancak yasa 10 hayıra karşı 341 evet oyla kabul edildi. KINA, MÜDÜR YAP! Haymana’da öğrencilere cinsel tacizle suçlanıp serbest kalan okul müdürü S.K.’nin 2014’te Edirne’de bir öğrenciyi taciz ettiği ve soruşturma sonucunda ceza aldığı belgelendi Masharipov Traore Reina’da 5 tutuklama Reina katliamına ilişkin yürütülen soruşturmada gözaltına alınan, Reina saldırganı Abdulkadir Masharipov’un dini nikâh kıydığı kadının da aralarında olduğu 5 kişi tutuklandı. Saldırgan Masharipov’un, dini nikâh kıydığı kadınla Google Translate kullanarak anlaştığı tespit edildi. Hâkimliğe gönderilen sevk yazısında, şüpheli Ali Jameel Mohammed’in IŞİD terör örgütü bünyesinde “Ebu Yusuf” kod adını kullandığı ve Reina saldırısının planlayıcısı Ebu Cihad ile doğrudan bağlantılı olduğu belirtildi. Şüpheli Tene Traore’nin Reina saldırganı Masharipov ile birlikte Esenyut’taki örgüt evinde yakalandığı, buraya da Suriye’ye gitmek amacıyla Fransa’dan geldiği kaydedildi. Dini nikahla evlenen Tene Traore’nin Masharipov ile Fransızca’dan Rusça’ya Google Translate kullanarak anlaştığı ifade edildi. Yazıda şüpheli Eyüp Korkusuz’un Reina saldırısını planlayanlardan biri olduğu kaydedilerek, Ebu Katade kod ismini kullandığı ve telegram üzerinde yapılan görüşmelerde de bu ismi kullandığı belirtildi. Şüpheli Aysha Mohammed’in de Somali vatandaşı olduğunun belirtildiği yazıda, bu kişinin de Reina saldırganı ile birlikte Esenyut’taki örgüt evinde yakalandığı, buraya da Suriye’deki çatışma bölgesine gitmek amacıyla geldiği kaydedildi. l İSTANBUL/Cumhuriyet Haymana’da bir lisenin yurdunda kalan öğrencilere cinsel tacizde bulunduğu iddia sıyla hakkında soruşturma açılan mü dür S.K.’nin, 2014 yılında Edirne Kız Teknik ve Meslek Lisesi müdür yar dımcılığı görevini sürdürürken öğren cisi A.N’yi taciz et tiği gerekçesiyle soruşturulduğu ve kınama cezası aldı FAigtaelany ğı ortaya çıktı. S.K. meslekten atılmak yerine Haymana’da müdür yapılmış. Tacize uğrayan öğrenciler, ifadelerin de, Kurt’un kendileriyle defalarca cinsel temaslarda bulunduğunu söylediler. Yönetici olamaz Edirne Milli Eğitim Müdürlüğü’nün, “İlimiz Merkez Kız Teknik ve Meslek Lisesi Müdür Yardımcısı S.K.’nin üniversiteye hazırlanan eski öğrencisi A.N’ye 10/01/2014 tarihinde cinsel içerikli ve rahatsız edici mesajlar attığı” konulu soruşturma, 21 Şubat 2014’te başlayıp 4 Haziran 2014’te tamamlanmış. Raporun sonuç bölümü şöyle: “İlimiz Edirne Merkez Kız Teknik ve Meslek Lisesi müdür yardımcısı S.K.’nin; ADisiplin yönünden: “Üniversiteye hazırlanan eski öğrencisi A.N’ye 10/01/2014 tarihinde cinsel içerikli ve rahatsız edici mesajlar attığı’’ iddiasının sübuta erdiği, sübuta eren fiilin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/B(d) maddesi “Hizmet dışında devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte bulunmak” kapsamında “KINAMA” cezası ile tecziyesi, Bİdari yönden: Mesajların cinsel içerik çağrıştıran sözler ifade etmesi, konunun toplum vicdanında rahatsız edici oluşu, öğrenci ve veliler arasında mesaj içeriklerinin öğrenilmesi ya da duyulması durumunda toplum vicdanında telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceği, olayın öğretmenlik mesleğinin toplumdaki güvenirliğini olumsuz etkileyebileceği, ayrıca görev yapılan ilde kalınması durumunda müdür yardımcısı S.K. ve ailesinin süreçte yıpranabileceği/yıpratabileceği, belirtilen gerekçelerle yöneticilik görevinin üzerinden alınması, norm kadro esaslarına uygun olarak il dışında branşına uygun bir okula atamasının yapılması.” 10 yıllık bebek HAYALİ depremle yıkıldı ÇANAKKALE’nin Ayvacık İlçesi’nde, 6 Şubat Pazartesi günü meydana gelen 5.3 büyüklüğündeki depremde, 33 yaşındaki Kadir Köse ve 32 yaşındaki Ramize Köse çiftinin sadece evleri değil, 10 yıldır kurdukları bebek sahibi olma hayalleri de yıkıldı. 2,5 aylık hamile Ramize Köse, depremin neden olduğu korkunun etkisiyle bebeğini kaybetti. Ramize Köse, bebeğini kaybetmenin acısıyla, depremde evlerinin yıkılması üzerine yerleştikleri konteyner eve kendini kapattı. l DHA Hastanede tecavüz iddiası Samsun’da 17 yaşındaki genç kız trafik kazası geçiren akrabasının yanında hastanede refakatçi olarak kaldığı sırada hasta bakıcı M.Y.’nin (40) çamaşırhanede kendisine tecavüz edip hamile bıraktığını iddia ederek şikâyetçi oldu. Gözaltına alınan ve evli olduğu öğrenilen M.Y. kendisine iftira atıldığını ileri sürdü. “Cinsel saldırı” suçundan dün Samsun Adliyesine sevk edilen M.Y., adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Mahkeme, hamile kalan kızın bebeğinin M.Y.’den olup olmadığını tespiti için DNA testi yapılmasına karar verdi. l İHA ‘Usta’ya ömür boyu hapis Zonguldak’ta geçen yıl 24 Şubat’ta Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda (TTK) memur olan Necla Sağlam’ı evinde boğazını keserek öldüren boya ve tesisat ustası Tolga Kudu’nun yargılanmasına Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Kudu, davanın karar duruşmasına tutuklu bulunduğu Kocaeli 1 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan video konferans sistemiyle katılarak hakkındaki suçlamaları reddetti. Mahkeme, “kasten öldürme” suçundan sanığın ömür boyu hapsine karar verdi. l DHA Savunmayı savunun Cemevine polis baskınının ardından tutuklanan Timtik bugün hâkim karşısında Esenyurt Kıraç Cemevi’ne düzenlenen polis baskınının ardından tutuklanan Halkın Hukuk Bürosu (HHB) avukatlarından Barkın Timtik’in de aralarında bulunduğu 25 kişi, bugün ilk kez hâkim karşısına çıkıyor. Tutuklananlar arasında ciddi sağlık sorunu yaşayan Ekimcan Yıldırım da var. İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Timtik ve 24 kişinin davası, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde 10.30’da başlayacak. Özgürlükçü Hukukçular Platformu’ndan yapılan açıklamada, Timtik’in 15 Aralık’ta, polisin olası haksız müdahalesine karşı müvekkillerinin talebi üzerine cemevine gittiği belirtildi. Gözaltı süresince, avukatların müvekkilleriyle işkence gördüğü belirtilerek, “Tüm meslektaşlarımızı duruşmaya katılarak savunmayı savunmaya çağırıyoruz” denildi. l İSTANBUL/Cumhuriyet Savaşa gider gibi adliyeye gitmişler İstanbul Kartal’daki Anadolu Adalet Sarayı’na girişlerdeki aramalarda son 6 ayda ele geçirilen suç aletleri ile adliye girişinde emanete bırakılıp unutulan yaklaşık 7 bin 500 eşya sergilendi. Bıçak, odun, makasın çoğunluğunu oluşturduğu aletler arasında cep telefonu görünümlü şok cihazı, granit spirali, kazma, kürek, keser de bulunuyor. Bazı sopaların üzerinde “Haydar”, “hakyemez”, “ağrı kesici”, “cennetten çıkma” gibi yazıların bulunması dikkat çekti. l Haber Merkezi Cezaevinde işkence iddiası İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi Cezaevi Komisyonu, Elazığ T Tipi Kapalı Cezaevi’nde yaptığı incelemeye ilişkin raporu açıkladı. Avukat Muhterem Süren, tutukluların cezaevinde çıplak aramadan geçirildiğini ve sistematik işkence uygulandığını belirtti. Tutuklulara askeri bir içtima alırcasına sayım yapılmaya çalışıldığını ifade eden Süren, şunları anlattı: “Karşı çıkanların sürüklenerek havalandırmaya götürüldüğü, tıraş olmak isteyen mahpusların bir numara saç tıraşına zorlandığı, mahpusların inşaat pisliği içerisinde bulunan odalara yerleştirildiği, mahpusların özel eşyalarına keyfi bir şekilde el koyulduğu tespit edilmiştir.” l MAHMUT ORAL / DİYARBAKIR haber 3 Ahmet Şık kazanacak M eşhur İngiliz futbolcu Garry Lineker’in neredeyse kendi kadar meşhur sözüdür: “Futbol; 22 kişinin 90 dakika bir topu kovaladığı ve sonunda her zaman Almanların kazandığı basit bir oyundur.” Herhalde Türkiye’deki siyasi davalar için de benzer bir tanımlama yapılabilir: “Türkiye’de siyasi davalar cemaatin ya da iktidarın güç kovaladığı ve sonunda hep Ahmet Şık’ın tutuklu olduğu basit bir oyundur.” Dün, İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde cemaatin kumpaslarından Odatv davasının karar duruşmasına Ahmet Şık’ın Gülencilikten tutuklu halde getirilmesinin başka bir izahı var mı? Odatv davasının orijinal savcı ve hâkimi kaçmış, senelerce her yerde bas bas bağırılmasına rağmen yargı davanın bir komplo olduğuna yeni uyanmış, cemaatin dalaveresi ortaya çıkmış. Cemaatin emniyete nasıl sızdığını anlattığı için tutuklanıp kitabına el konmuş Ahmet Şık ise cemaatçi olduğu iddiasıyla tutuklu. Duruşmaya Silivri’den katılıyor. Diğer koğuşlarda ise Cumhuriyet gazetesinin yönetici ve yazarları var. Onlar da cemaatçi olduğu gerekçesiyle hakkında ömür boyu hapis cezası istenen ve yurtdışı çıkış yasağı bulunan bir savcının marifetiyle 100 günden fazla bir süredir tutuklu. Peki, Odatv davasının gönüllü savcıları nerede? Bütün siyasi kariyerini cemaat davalarını savunmaya borçlu şahıs milletvekili olmuş, 15 Temmuz darbe girişimini araştırması beklenen komisyona başkanlık yaptı. Köprüden önce son çıkışı yakalayıp direksiyonu ustaca kıran gazeteciler bugün cemaatçi avında. Odatv davasındaki hile ve hurdayı görüp yazdığımızda cemaatçi köşedaşları tarafından tehdit edilirken onlara destek olanların en vicdanlıları iktidarın “kandırıldık” şemsiyesinin altına sığınmış. “Zekeriya Öz’ün heykeli dikilecek” diye kostaklanan Bank Asya kredi borçluları cemaatle ilk defa dün karşılaşmış gibi pişkin. Odatv’den yargılananlar tutukluyken cemaatin yemeklerinden, gezilerinden, Türkçe Olimpiyatları’ndan çıkmayanlar suçluların telaşı içinde en büyük cemaat düşmanı olmuş. Gülencilerin Ahmet Şık’ın kitabını toplatmasına “Bazı kitaplar var bombadan etkilidir. Bomba kullanmak suçtur, bombanın yapılacağı maddeleri kullanmak da suçtur. Bomba ihbarı gelmişse, güvenlik güçleri bunları toplamaz mı” diye sahip çıkan sayın Erdoğan, bugün Şık’ın mağduriyetinden kendine meşruiyet devşirmek için “Kitap yazdı diye değil, hazırlığını yaptı diye insanlar mahkum edildi” diyor. “Aynı menzile varmayı hedefledikleri” dönemde kumpas davalarının savcılığını üstlenenler bugün başka davaların savcılığına soyunmuş. İlk savcılıklarının neticesi ortada. İkincisininki de farklı olmayacak. Kumpas siyasi davalar oyunu bitmedi. İlk devreye damgasını cemaatiktidar ortaklığı vurdu. İkinci devrede ise iktidar eski ortağından öğrendiği taktikleri uyguluyor. Ama maç bitmedi. Sonunda Ahmet Şık kazanacak. AKP ve MHP’yi ‘izdivaç’ ayırdı MHP, televizyonlarda sıkça yayımlanan ve çeşitli şikâyetlere neden olan evlilikizdivaç programlarının toplumun çekirdeği olan aile kurumuna olumsuz etkilerinin araştırılması için verdiği araştırma önergesinin dün görüşülmesi için grup önerisi verdi. Ancak, grup önerisi AKP’lilerin oylarıyla reddedildi. Oylamanın ardından söz alan önergenin sahibi MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, “Böyle hayırlı bir konuda AKP’nin niye ‘hayır’ dediğini ben anlayamadım. Burada AKP adına konuşan 2 arkadaş, buradan doğacak siyasi sıkıntıları gidermek için konuşma yapıyor, ancak sorunun çözümüne yönelik olarak, Meclis’in siyasal bir duruş koyması için gereken bir Meclis araştırma komisyonu kurulmasına da karşı çıkıyor” dedi. AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan ise MHP’nin grup önerisini önemsediklerini, toplumsal bir sorunla karşı karşıya olduklarını, üç kuruş reklam ve reyting derdi için getirilen bu tarz yayınlardan kendilerinin de şikâyetçi olduğunu sözlerine ekledi. l ANKARA (Cumhuriyet) C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog