Bugünden 1930'a 5,499,166 adet makale



Katalog


«
»

Perşembe 16 Şubat 2017 2 100 bin TL’ye özel okul eğitim EDİTÖR: figen atalay TASARIM: zarife selçuk Özel okulların önümüzdeki öğretim yılı için eğitim ücretlerine yapacakları zam oranları velileri kara kara düşündürüyor Türkiye’de ekonomide yaşanan dalgalı görünüm ve kriz beklentisinin özel okulları da etkileme si bekleniyor. Dolarda, özellikle 2017 ba şında yaşanan artışla birlikte kurun 3.90 TL.’ye kadar çıkması velileri önümüzde ki yılın özel okul ücretlerine yapılacak zam konusunda endişelendirdi. Özel Okullar Yönetmeliği’ne göre okullar ücret artışlarını belli bir oranın üzerine çıkaramıyor. Bu oran da ÜFE+TÜFE/2+5 formülü ile hesaplanıyor. Enflas yon rakamları dikkate DENİZ alındığında bu yıl özel ÜLKÜTEKİN okullar en çok yüzde 16 civarında bir zam yapa bilecek. Ancak okulların üst sınırda bir zam uygulamayacağı ve ortalama yüzde 10 civarında bir zam yapacağı tahmin ediliyor. Yüzde 10 civarında bir ücret artışı ya pılması halinde Robert Kolej’in 2016 2017 için 92 bin TL olan yatılı eğitim üc reti, yıllık 100 bin TL’yi geçecek. Yine yıllık 56 bin TL. olan Üsküdar Amerikan Lisesi’nin yıllık eğitim ücreti ise 60 bin TL. sınırına dayanacak. Yıllık ortalaması 38 bin TL olan Fransız okullarının ücret lerinin ise tahmin edilen zam oranını uy gulamaları durumunda 50 bin TL. sını rına dayanması bekleniyor. İstanbul’da ki en ucuz okullar 15 bin TL seviyesin de bir yıllık ücrete sahipken, önümüzde ki yıl ortalama bir özel okulun yıllık üc retinin 30 bin TL sınırında olması bekleniyor. Özel Okullar Derneği Başkanı Cem Gülan, birçok okulun yüzde 16 oranında zam yapmayacağını belirterek, “Yönetmelik belli. Özel okulların birçok masraf kalemi dolar üzerinden ama dolar arttı diyerek o artış oranında zam yapmaları mümkün değil” dedi. Çocuklarını özel okullara gönderen velilerin ekonomik kriz sırasında birçok masrafı kıstığını ama “çocuğum eğitiminden geri kalmasın” düşüncesiyle okul ücretini ödemeye devam ettiğini belirten Gülan, sözlerini şöyle sürdürdü; “Özel okullardaki kayıt talepleri, ekonomik krizden aynı paralelde etkilenmiyor. Veliler çocuklarının eğitimini mutlaka devam ettirme eğiliminde oluyor. Bu yTeeştvmiekz Çocuğunu özel okula gönderen velilerin son yıllarda ücretleri ödemekte büyük zorluk çek tiğini anlatan Feray Aytekin Ay doğan ise özel eğitim teşvikleri nin başta bir talep artışı yarattı ğını, ama özel okulların fiyat artışı sonrası bu teşviğin de anlamı kal madığını söyledi. Aydoğan, sözle rini şöyle sürdürdü; “Aslında bu talep artışının al tında, devlet okullarındaki 4+4+4 eğitim politikası yatıyor. Veli ler, çocuklarını devlet okulların nun için de birikimlerini kullanıyorlar. dan kaçırmak için neredeyse büt Eğer birikimleri yoksa da anneanneler çelerinin yarısını eğitim için harcar ve dedeler devreye giriyor.” hale geldi. Talep artışı sebebiyle Son günlerde kendilerine ücret ar teşvik sayıları da sınırlı tutuluyor. tışlarına engel olmaları yönünde talep Birçok arkadaşımız, devlet memu ler geldiğine değinen Gülan, dernek ola ru veya dar gelirli olmasına karşın rak okulların belirledikleri ücret artışla teşvikten yararlanamadı.” rına karışmadıklarını söyledi. Okulların Önümüzdeki yıl için İstan da bu dönemde velileri mağdur etmek is bul’daki en düşük okul ücretinin 15 temeyeceklerini düşündüğünü belirten 18 bin aralığında olacağını belir Gülan şunları söyledi: ten Aydoğan, “Bahsettiğim okul “Okullar yatırım kalemlerini bekleme lar zaten bahçesi, eğitim gereçle ye alabilirler. Sıra, tahta veya tablet alı ri, çevre düzenlemesi olan kurum nacaksa veya bina bakımı yapılacaksa, lar değil. Apartmanlara kurulmuş krizin geçmesi beklenebilir. Ancak bu okullar. Önümüzdeki yıl bu okullar nu eğitim kalitesine yansıtacaklarını dü bir de varolan yatırımlarından ta şünmüyorum. O da bünyelerindeki öğ sarrufa gidince, eğitim kalitesi iyi retmeni enflasyona yenik düşürmeyerek ce düşecek” dedi. olur. Bunu da sağlayacaklardır.” Ortaöğretim müfredat taslağı incelendi: Tarih algısını çarpıtır Tarih Vakfı Öğretmenler Platformu, Ortaöğretim Tarih dersi (9,10 ve 11. Sınıflar) taslak programları üzerine bir atölye çalışması gerçekleştirdi. Yapılan inceleme sonucuna göre, ta rihsel ilişkileri, siyasi ve ekonomik yapı ları “güç” üzerinden açıklayan ve güce indirgeyen, Türkİslam toplumlarının dı şındaki halkları ve insan gruplarını öte kileştiren, cinsiyetçiliğin izlerinin hâlâ derin biçimde hissedilmekte olduğu bu taslak programı; çoğulcu, sorgulayıcı, öğrenci merkezli, tarihi sosyal bilimle rin bir parçası olarak gören ve farklı di siplinlerden beslenen, dünya tarihiyle bütünleşen pedagojik yaklaşımların bir örneğiymiş gibi sunulması “ciddi bir tu tarsızlık’’ olarak değerlendirildi. İnceleme sonuçlarından bazıları şöyle: n Programın, merkezine ulusdev letler için makbul yurttaş yetiştirme perspektifini koyan ve kökenleri 19. yüzyıla dayanan tarih eğitimi anlayışının yerine, 21. Tarih Vakfı yüzyılda tarihsel düşünme becerilerini geliştirmeye ortaöğretim dönük bir yak tarih müfredatı inceleme laşım koymasını olumlu buluyoruz. Bununla sonuçlarını birlikte progra MEB’e iletti ma etkin biçimde damgasını vurdu ğu söylenen “bütün cül eğitim felsefesi”nin ka zanımlar bazında ne tür somut de ğişikliklere yol açtığı bu taslaktan net olarak anlaşılmamaktadır. n Taslak programın dilinin; karma şık, çelişik ifadeler ve anlaşılması zor kavramsallaştırmalarla dolu olduğu gözlemlenmiştir. “Kadim insanlık”, “Ka dim Türklük”, “Kadim Müslümanlık” tü ründen tarihsel bağlama oturtmakta zorlandığımız kavramların hangi amaç la metne yerleştirildiği anlaşılmamış tır. Tek bir Türklük, tek bir Müslüman lık varmış gibi sunulan “kadim” kavra mının ve bunun kültürleri tarif etmek için “otantik” kelimesi ile birlikte kulla nılmasının farklılıkları yok sayan, tek tipleştirici etkisi olacağını düşünüyoruz. Çok farklı bağlamlarda gerçekleşen olay ve olguların tarihselleştirilmeden sunulmasının anakronizme hizmet ede ceği ve öğrencilerin tarih algısını çarpı tacağı endişesini taşımaktayız. n Öğretim Programında Temel Be ceriler ve Yeterlilikler kısmında, bu programın 21. yüzyıl insanının temel becerilerini önemsediği vurgulanma sına rağmen bu taslak program ken disiyle çelişen, kendini dayatan ve öğrencilerin eleştirel düşünme ve sorgulama yeteneklerini körelten çok sayıda kazanım içermektedir. 53 gence Üstün Başarı Bursu Türk Eğitim Vakfı (TEV), 2016 2017 döneminde Üstün Başarı Burs Fonu’ndan yararlanacak gençleri tanıttı. 23 il ve 13 üniversiteden toplam 53 genç burs almaya hak kazandı. TEV Üstün Başarı Bursu ile öğrencilere ayda ortalama 1120 TL’lik eğitim desteği sağlanacak. Vakfın 50. yılını kutlamanın mutluluğunu yaşadıklarına değinen TEV Yönetim Kurulu Başkanı Rona Yırcalı, Türk gencinin eğitimine destek olma misyonunu südürdüklerini söyledi. Yırcalı’nın sözleri şöyle; “50 yıldır böyle bir amacın parçası olmanın kıvancı içindeyiz. Burs verdiğimiz çocuklar geleceğe olan umutlarımızı temsil ediyor. Her birinin gelecekte başarılarıyla adlarından söz ettirecek liderler olacağına inanıyoruz. Üstün Başarı Bursu’nu kazanan gençlerimizin, öğrenimlerinin ardından ülkemizin seçkin kuruluşlarında önemli görevler üstlenecekler ve gururumuz olmaya devam edeceklerdir.” Etkinlikte konuşmaların ardından burs kazanan öğrencilerden bazıları sahneye çıkarak yaşamöykülerini konuklarla paylaştı. Üstün Başarı Bursu kazanan ama sonrasında lösemi olduğunu öğrenen ve hastalığı sebebiyle etkinliğe katılamayan Yıldırım Beyazıd Üniversitesi öğrencisi Fikrican Adıgüzel’in arkadaşları sahneye çıkarak destek mesajı verdi. 2007 yılında hayata geçirilen TEV Üstün Başarı Bursu’ndan bugüne kadar toplam 530 kişi yararlandı. üRCüeyHtePnl’leiridveneFrsEitTeÖa’draeznisei yl ukortnoulldaun Deniz Kepenek Deniz Yazgan Hukuk yarışması İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, “Uluslararası Hukuki Danışmanlık Yarışması”nın Türkiye bölümüne ev sahipliği yaptı. Yarışmada, Bilgi Üniversitesi öğrencileri birincilik ve ikincilik derecesini kazanırken, İstanbul Üniversitesi’nden iki ekip de üçüncü oldu. Yarışma birincisi olan Deniz Yazgan ve Deniz Kepenek, nisan ayında İngiltere’de düzenlenecek Uluslararası Hukuki Danışmanlık Yarışması’nda Türkiye’yi temsil edecek. FETÖ’ye ait olduğu gerekçesiyle kapatılan Murat Hüdavendigar Üniversitesi’nin arazisi yurt alanı yapıldı. FETÖ’ye ait olduğu gerekçesiyle kapatı tan oluşan okul binaları ve bahçesiyle birlikte toplam 38 bin lan Murat Hüdavendigar metrekarelik arazinin KYK Ge Üniversitesi’nin Başakşehir, nel Müdürlüğü talebi doğrultu İkitelli Mahallesi’ndeki arazisi sunda yurt yapılması için geçi yurt alanı yapıldı. CHP’li üyeler, İstanbul Büyükşehir Be HAZAL OCAK ci olarak KYK’ye tahsis edildiği belirtildi. Kısmen imar planı lediyesi (İBB) Meclisi’ne ge olmayan, kısmen de özel proje len imar planı teklifine, ‘Yüksek Öğ alanı olan araziye KYK’nin amacına renim Kredi ve Yurtlar Kurumu’nun uygun yatırım yapabilmesi için öğ (KYK) kullanımı ve kamu kurumu dı renci yurdu yapılması istendi. şında kullanılamaz’ notu düşülmediği gerekçesiyle ‘ret’ oyu kullandı. Katalog vakıf ve dernekler İstanbul’da, 2012 yılında açılan Mu CHP’li Meclis üyesi Hüseyin Sağ, rat Hüdavendigar Üniversitesi, 23 “Bu araziyle ilgili daha önce de çok Temmuz 2016 tarihinde, KHK ile ‘FE kez fonksiyon değişikliği yapıldı. Bu TÖ aidiyeti, iltisakı veya irtibatı be plan teklifine kamu kurumu dışında lirlenen’ kurumlar arasında yer aldı kullanılamayacağına ilişkin not düşül ğı gerekçesiyle kapatıldı. Okulun, İki meli. İBB’nin katalog vakıf ve dernek telli Mahallesi’ndeki Akşemsettin leri var. Daha sonra onlara verilmeme Caddesi’nde yer alan arazisi, kapatıl li” dedi. AKP’li Meclis üyesi Hadi Diler masından bir gün sonra Hazine mül de “Teklif zaten KYK’den geldi. İlave kiyetine geçti. İBB Meclisi’ne önceki not eklenmesine gerek yok” dedi. gün gelen imar planı teklifinde, 3 blok l İSTANBUL DİSK 50 yıllık devrimci deneyimle ‘Hayır’ diyor DİSK’in 50’nci kuruluş yıldönümünde Genel Başkan Kani Beko 13 Şubat 2017’de bir konuşma yaptı: Bu konuşmada DİSK’in devrimci tarihini özetleyen Beko, referandumda niçin “Hayır” diyeceklerini de açıkladı. Benim “Demokrasi İşçinin Ekmeğidir” sloganımı ve kitabımdaki tezleri de doğrulayan Beko’nun bu tarihsel konuşmasından bazı satır başlarını buraya aktarıyorum. HHH Şimdi yeni bir destan yazmanın vaktidir! Cumhuriyet adına, demokrasi adına, laiklik adına, haklarımız ve özgürlüklerimiz adına, sosyal devlet adına, hukuk devleti adına ne kazandıysak hepsini ortadan kaldıracak bir Anayasa dayatması ile karşı karşıyayız. İşçilerin hakları ancak demokrasi geliştikçe korunabilir ve geliştirilebilir. Demokrasinin gelişmesi de ancak işçilerin haklarının gelişmesine bağlıdır. Demokrasiyi ortadan kaldıran, halkın en temel sorunlarına, can güvenliği sorununa, iş ve aş sorununa yanıt üretmeyen, hatta işimizi, aşımızı, canımızı tehlikeye sokabilecek bir değişikliğe işçilerin yanıtı “hayır” olacaktır. İşçilerin ve memleketin geleceği için hayır diyeceğiz. Başkanlık sisteminin işçilere zararlı olduğunu işyerlerinde anlatacağız, işçi servislerinde anlatacağız, yemekhanelerde anlatacağız. Nerede işçi varsa orada işçileri “hayır” demeye çağıracağız! İşçilere düşen görev “demokrasiyi kurmak”tır. Biz demokrasi için hayır diyeceğiz. OHAL hükümeti KHK’lerle kamu çalışanlarını sorgusuz sualsiz işten atarak, belediye başkanlarını ve milletvekillerini tutuklayarak, gazeteleri, televizyon kanallarını, kültürsanat kurumlarını kapatarak yeni toplumsal çatışmalara yol açmaktadır. Üniversitelerden akademisyenleri ihraç eden, bilim insanlarını üniversite kapılarında tartaklayan, cüppeleri ayaklar altına alan bu anlayış yurttaşların demokrasi ve hukuk devletine dair umutlarına zarar vermektedir. Demokrasi ve hukuk devletinden umudunu kesmiş bir ülke herkesin korkulu rüyası olmalıdır. Bize düşen görev bedeli ne olursa olsun eşitlik, özgürlük, demokrasi, adalet ve aydınlık bir Türkiye için birlikte mücadele etmektir. Emeğin hakları için, ülkemizin laikdemokratiksosyal bir hukuk devleti olması için örgütlenen ve mücadele eden işçiler asla yenilmezler. DİSK’in 50 yıllık tarihi bunun sayısız örnekleriyle doludur. Hey işçiler, karanlığa küfür etmeyin, aydınlık bir Türkiye için bir mum yakalım. Biz işçiler “toprakta karınca, suda balık ve havada kuş kadar çok”uz. Haydi hep beraber yeni destanlar yazalım! “Bir şafak vakti karanlığın kenarından ellerimizi toprağa basıp ayağa kalktığımız zaman” aydınlanır bu ülke. HHH Beko’nun konuşmasının tam metni önemli bir tarihsel belge, mutlaka tümü okunmalı! Türkiye’de Demokrasi, feodal din/tarım toplumunun demagojik prangalarıyla engellenmeye çalışıldı: Önümüzdeki referandum, demokrasiye karşı girişilen çok büyük ve çok yanlış bir hamledir! Türkiye’nin çağdaşlaşma düzeyi ve bilinci, çok yanlış olan bu hamleyi önleyecektir diye umut ediyorum! H.S’yi ‘çocuk gelin’ olmaktan kurtardılar Mardin’in Yeşilli ilçesine bağlı Bahçelievler Mahallesi’nde yaşayan 17 yaşındaki H.S, 3 Şubat günü akşam saatlerinde bir araca zorla bindirilerek kaçırıldı. Aynı mahallede oturan 7 kız çocuğu babası 55 yaşındaki M.A.S. tarafından kaçırıldığı iddia edilen H.S. ile ilgili haberlerin kamuoyuna yansımasından sonra emniyet özel bir ekip oluşturarak kaçırılan kızın izini sürmeye başladı. Polis ekibi, genç kızın merkez Artuklu ilçesine bağlı Kabala Mahallesi’ndeki bir evde tutulduğunu belirledi H.S’yi ailesine teslim etti. Polis ekipleri, H.S.’yi kaçırdığı belirtilen M.A.S. ile ona yardım eden 2 kişiyi de gözaltına aldı. H.S’nin babası Muhsin Semin, kızının bulunması ve kurtarılması için çaba sarf eden herkese teşekkür etti. l MARDİN/DHA Özel öğrenci statüsü YÖK Başkanı Yekta Saraç, terörle mücadelede ve Fırat Kalkanı harekâtında şehit olan asker ve güvenlik görevlileri ile 15 Temmuz darbe girişimi sırasında şehit olan vatandaşların yükseköğretimde eğitimlerine devam eden eşleri ve çocuklarının, önümüzdeki yıldan itibaren istedikleri üniversitede “özel öğrenci’’ statüsünde eğitim almaya devam edebileceğini açıkladı. C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog