Bugünden 1930'a 5,503,278 adet makale



Katalog


«
»

Çarşamba 27 Aralık 2017 2 Türkiye yaşlanıyor Guardian’dan nüfus yorumu İngiliz Guardian gazetesi, “Türkiye’nin nüfusundaki büyümenin hız kaybettiğini ve doğurganlık oranının 1. Dünya Savaşı’ndan bu yana en düşük düzeyine indiğini” yazdı. Gazete haberinde nüfusun giderek yaşlandığına dikkat çekti. Haberde “Türkiye, 79.5 milyon nüfusu ile Almanya’dan sonra Avrupa’nın ikinci en kalabalık ülkesi olmayı sürdürüyor. 31.5 yaş ortalaması ile Avrupa’nın en genci olmasına rağmen 2016 yılında ilk defa doğurganlık oranı yüzde 2.1’e düştü” ifadelerine yer verildi. Guardian’ın dikkat çektiği bir başka nokta ise Edirne gibi Avrupa’ya yakın Batı bölgelerinde doğum oranları yüzde 1.5’lerde seyrederken, mülteci nüfusun yoğun olduğu Güneydoğu kentlerinde doğurganlık oranının dört kat fazla olması. Guardian, kentlerde kaydedilen keskin gerilemeye karşın mülteciler arasında ve kırsal bölgelerde doğum oranının hızlanmasını ise önümüzdeki 10 yılda ülkenin demografisinde potansiyel büyük değişikliklerin habercisi olarak değerlendiriyor. Guardian’a görüş bildiren Koç Üniversitesi’nden sosyoloji profesörü Prof. Ahmet İçduyu, “Daha büyük nüfusun daha büyük ülke olduğu görüşü 20. yüzyıla ait. 50 yıl içinde Batı ülkelerindekine benzer sorunlarla karşılaşacağız. Üstelik eğer gençler iyi bir eğitim almaz ve ekonomik sistem onları sindirmezse mülteci topluluğunun entegrasyonu, işsizlik ve diğer başka sorunlarla karşılaşırsınız” diyor. l Cumhuriyet Eknadlpişeyloi troupyluomr “Hekimlerin efendisi İbni Sina’ya Türk hekimlerinin borcu lizmin eliyle OECD ülkelerinin ve Dünya Bankası’nın teşvikiyle Türkiye’de yerleşti. Devlet eli nu ödemek” istiyorum diye yo ni sağlık hizmetinden çekerek la çıkan Kardiyolog Prof. Dr. Gü sağlığı piyasa koşullarına ve de lümser Heper “Ben İbni Sina” ğerlerine terk etti. Ancak harca adlı bir kitap kaleme nan para elde edilen sağ aldı. Ünlü Türk dokto lık anlamına gelmediği ru İbni Sina’nın haya anlaşıldı.” tını romanlaştıran ve Sina’nın evrensel bir figür olduğunu vurgu uKnouruttmuakyı layan Heper “Bu ro Prof. Dr. Gülümser He manı yazmamın bir per ile sağlıkta yaşanan diğer nedeni, İslam felsefesinin o dönem Prof. Heper ları da konuştuk. Sağlıkta sosyalizasyon döneminin de tıbba ve bilime bakışını res bitmesiyle tıp eğitimi, semptom mederek, günümüzde modern lar üzerine tedaviyi öğreten bir tıp olarak tanımlanan tıbbın ru eğitime dönüştü’ diyen Heper hunu nasıl kaybettiğini anlata “Toplumun gerçek sağlık ihtiya bilmekti” diyor. Heper, günü cı ve açığı göz ardı edildi. Örne müz sağlık sistemini de şöyle ğin çığ gibi büyüyen ve çağımı değerlendiriyor: “Cumhuriyet zın salgını olan kalp hastalıkla döneminin sağlıkta sosyalizas rı, kanser gibi hastalıklarda ko yon dönemi bitti. Sağlıkta Dö ruyucu tedavinin yüzde 85 ora nüşüm Programı, bizzat kapita nında başarılı olduğu bilinmek ‘İbni Sina’ya borcumuzu ödemek istiyorum’ diyerek “Ben İbni Sina” adlı bir kitap yazan Prof. Dr. Gülümser Heper, bir yandan da modern SİBEL BAHÇETEPE tıbbın ruhunu nasıl kaybettiğini anlatıyor te. Bizde koruyucu tedavi öğretileceğine hasta tedavisi öğretilerek, kapitalizmin tüm sarf malzemeleri kullanıldı; bu süreçte sağlık personelinin emeği göz ardı edildi, uygunsuz sürelerde, şiddet ve tehdit altında çalıştırıldı” diye konuşuyor. Prof. Dr. Gülümser Heper “Kalp damar hastalıkları fakir, stres altında çalışan, gelecek endişesi olan toplumların hastalığıdır. Taşeron işçilerde üç kat daha fazla kalp damar hastalığı olduğu çalışmalarla gösterilmiştir. Aslında fakir grup sağlık hizmetine en çok ihtiyaç duyan ama en az ulaşan gruptur. Kalp damar hastalıklarının olmazsa olmazları, sosyal adalet, eşitlik, özgürlük, sevme, sevilme, ait hissetme, iş güvencesi, hukuk, güvenlik, yeterli ve doğru beslenme, sağlıklı çevre ve elbette eşit ve doğru bir sağlık hizmetidir” diyor. l İSTANBUL haber EDİTÖR: ELİF TOKBAY TASARIM: ŞÜKRAN İŞCAN Güneydoğu’ya gözaltı BITCOIN FABRİKA KADAR ELEKTRİK HARCATIYOR Sanal para Bitcoin üreticileri, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni kıskaca aldı. Kaçak elektrik kullanımının yoğun olduğu bölgede, Bitcoin üretildiği ihbarı alan ekipler, neredeyse bir fabrika kadar elektrik kullanan evleri incelemeye aldı. Özellikle kırsal bölgelerde üretime başlayan “madenci” diye tabir edilen Bitcoinciler, neredeyse bir fabrikanın tükettiği elektriği tüketerek Bitcoin üretmeye başladı. Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketine (DEDAŞ) kaçak elektrik kullanarak Bitcoin üretildiği ihbarlarının yapılmasının ardından ekipler, denetimlerini sıklaştırdı. İhbar yapılan yerlerde neredeyse bir fabrika kadar elektrik tüketen ev ve işyerlerine işlem yapıldı. DEDAŞ Saha Yönetim Direktörü Hasan Miroğlu, Bitcoin üzerinde yapılan ihbarları göz ardı etmediklerine dikkat çekerek şöyle devam etti: “Nasıl bir fabrikamız bizim için bir üretim kaynağı ise Bitcoin de o kadar enerji çeken sistemler kullanıyor. Onun için büyük trafoların direkt bağlı olduğu sistemlerimizi özellikle kontrol altına alıyoruz. Bu gibi ihbarlar yoğun gelmeye başladı son zamanlarda. Fakat şöyle bir şey var, bizim içeriye girip insanlar ne üretiyorlar bakabilme yetkimiz ve imkânımız yok içeride ne yapılıyor bilemiyoruz. Ama bu kadar büyük elektrik çekişi olan yerler neyse, biz nasıl diğerlerine davranıyorsak bu gibi gelen ihbarlara da aynı muameleyi gösteriyoruz." l İHA RÜZGAR ÇETİN Muşta cezası 6 bin TL Beyoğlu Asmalımescit’te 2013’te karıştığı bir kavgada, muşta kullandığı iddiasıyla yargılanan yönetmen Sinan Çetin’in oğlu Rüzgar Çetin, ‘Kasten yaralama’ ve ‘Tehdit’ suçundan toplam 6 bin lira adli para cezasına çarptırıldı. lDHA ADANA Suriyelilerin çadırları yandı Adana’da, sobadan çıkan yangın, 60 Suriyelinin yaşadığı 10 çadırı kül etti. Narenciye işçisi olarak çalışmaya başlayan 60 Suriyeli, kullanılmayan eski bir çiftliğin bahçesini yıllık 8 bin liraya kiralayıp kurdukları15 çadırda yaşıyordu. l DHA C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog